EDİTÖRDEN…

dedektif 6. sayı
Paylaş:

Hepinize  MERHABA! sevgili polisiyeseverler. Dedektif, okumakta olduğunuz 6. sayısıyla birlikte birinci yılını doldurdu. Bir yıl boyunca bizimle birlikte olan tüm okurlarımıza, yazı ve hikayeleriyle Dedektif’e hayat veren tüm değerli yazarlarımıza içtenlikle çok teşekkür ediyoruz. Polisiyeyi tanıtmak, sevdirmek, yazarlarımızı okurlarıyla buluşturmak, onlara destek olmak amacıyla çıktığımız bu yolculuk aynı hızla sürmekte. Polisiye yazan herkese, ister amatör ister profesyonel olsun, Dedektif’in sayfalarında her zaman yer var. Bize çalışmalarınızı ne zaman isterseniz gönderebilirsiniz. …

Devamını OkuEDİTÖRDEN…

Paylaş:

ÇAĞATAY YAŞMUT’LA RÖPORTAJ

roportaj
Paylaş:

Türk Polisiyesinin son yıllardaki en önemli yazarlarından biri olan Çağatay Yaşmut’un yazarlık serüveni 2001 krizinde işini kaybetmesiyle başladı. İktisat Fakültesi mezunu olan ve uzun yıllar bankacılık yapan yazar, o günden sonra mesleğini değiştirmeye ve yaşamını polisiye yazarı olarak sürdürmeye kara verdi. Çağatay Yaşmut’un, okurlarını Başkomiser Galip’le tanıştırdığı ilk romanı Beyoğlu Çıkmazı 2008’de yayınlandı.   Onu, Şarkılar Susunca ve Beni Yavaş Öldür isimli romanlar izledi. Her yıl bir roman yazmak amacındaydı ama …

Devamını OkuÇAĞATAY YAŞMUT’LA RÖPORTAJ

Paylaş:

EDİTÖRDEN…

Paylaş:

Dedektif’in 5. Sayısından hepinize MERHABA polisiyesever dostlar! Türkiye’de polisiye edebiyatın her gün biraz daha gelişip adını duyurmasından dolayı çok mutluyuz. Yeni yazarlar, yeni kitaplarla genişleyen polisiye dünyamız, polisiye yazarlarımızın bir birlik oluşturmasıyla daha da  güçlendi. Önümüzdeki haftalarda Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği’nin resmen kuruluşuna da tanıklık edeceğiz. Birliğin ilk iş olarak üye yazarların yepyeni öykülerinden oluşan bir kitap yayınlayacağını daha önce duyurmuştuk. Bu kitabın da çok yakında polisiyeseverlerin masasında olacağını müjdeleyelim. …

Devamını OkuEDİTÖRDEN…

Paylaş:

Öykü: Çarşamba pazarı

oyku carsamba pazari
Paylaş:

Türker Beşe’nin kaleminden merakla okuyacağınız bir öykü. Hatırladığım kadarıyla, bugünü dördüncü kez yaşıyorum. Her şey bundan altı sene önce başladı, ya da iki sene sonra. Sanırım her şeyi en baştan anlatmam daha doğru olacak. Sıradan bir çarşamba günüydü. Çarşambaların hiçbir özelliği yoktur. Ortanca kardeş naifliğinde, kendi halinde bir gündür. İnsanlar cumayı bekler, pazarı sevmez, pazartesiden nefret eder, ama çarşamba sadece çarşambadır. Hafta içi her gün ve dolayısıyla her çarşamba olduğu gibi, eşim Didem yine beni sabahın köründe kaldırdı. Her günkü …

Devamını OkuÖykü: Çarşamba pazarı

Paylaş:

Berlinli Apartmanı | Yaprak Öz

berlinli apartmanı
Paylaş:

Berlinli Apartmanı Yaprak Öz’ün ilk romanı. Bu romanı belki de şu soruyla özetlemek mümkün: Korku dolu bir apartmanda insan nasıl yaşar? Olay, Agatha Christie ve Georges Simenon romanlarını Türkçe’ye çeviren Oya’nın, anlı şanlı Berlinli Apartmanı’ndaki bir daireye yerleşmesiyle başlar. Komşularıyla tanışıp onlarla muhabbeti biraz ilerlettikçe etrafında bir takım acaip olayların dönmeye başladığını hisseder.  Giderek, bazı garip olaylara tanık olur. Gördükleri onu korkutur. Ve kafasında bir takım soru işaretlerinin belirmesine yol …

Devamını OkuBerlinli Apartmanı | Yaprak Öz

Paylaş:

Fener Balığı | Nuray Atacık

Fener Balığı
Paylaş:

Fener Balığı’nda olaylar güneşli bir haziran sabahı başlar. İstanbul Prens Adaları açıklarında kafatası parçalanmış yirmili yaşlarında genç bir erkeğin cesedi bulunur. Cinayet Büro Ekibi işi ele alır, araştırma gittikçe çetrefilleşir. Çözmeye çalıştıkları düğümün bir yandan kendi hayatlarını da temelinden sarsacağından, en karanlık kâbuslarıyla hesaplaşmak zorunda kalacaklarından habersizdirler. Amir Murat Karasu hangi cinsiyetten, milliyetten, eğitimden, kültürden, sosyal sınıftan, ya da ideolojiden olursa olsun, her bireyin gerçek kimliğini belirleyen özündeki temel bir …

Devamını OkuFener Balığı | Nuray Atacık

Paylaş:

2042-Sıfır Yılı | Çağan Dikenelli

2042 Sıfır Yılı
Paylaş:

Bir gün, 2042, tüm karanlığıyla üstümüze çökecek; dünya, Doğu-Batı Federasyonları olarak bölünecek, varoşlarda ve yasak şehirlerde büyüyen Hayalet Yoldaşlık kemikleşmiş sömürü devletlerini kıyısından ısırmaya, canını acıtmaya başlayacak. Ve artık cafcaflı neonlarla gizlenemeyen böylesi bir kaos ortamında kimsenin adamı olmamayı seçen, hiçbir güce boyun eğmeyen ve küresel güçlerin oyunları karşısına mertçe dikilmekte bir an bile tereddüt etmeyen bir dedektif o zaman da olacak. Birleşik Batı Konfederasyonu’na bağlı ülkelerdeki güvenlik ve kontrol …

Devamını Oku2042-Sıfır Yılı | Çağan Dikenelli

Paylaş:

Çağan Dikenelli

Paylaş:

Çağan Dikenelli, 1969 yılında, İzmir’de doğdu. St. Joseph Koleji’nden sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümü’nü bitirdi. Montreal Üniversitesi’nde arşivcilik okudu. Aynı zamanda müzisyen olan ve 2004 yılından sonra yazdığı mizahi bir romanla edebiyat dünyasına merhaba diyen Çağan Dikenelli, polisiye ile yazarlık yaşamına devam etmektedir. Bu sayfa kaç defa görüntülendi: 263

Paylaş:

12 Eylül Dönemi Cinayetler Ve Tuhaf Yargılamalar

Paylaş:

12 Eylül Dönemi, KÜLTÜRLÜ TANIK Tetiği, İbrahim Çiftçi çekmişti; hem de altı kez.  Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz’e neden altı kurşun sıkılmıştı. Sıkılan kurşun sayısıyla bir siyasi mesaj mı verilmek istenmişti? O kadarını bilemiyorum;  ama kurşunların sayısı bana çok ilginç geldi. Silah seslerini duyan herkese balkonlara, pencerelere koşmuş, cinayeti görmüşlerdi. (Emniyet kayıtlarında cinayeti görenlerin sayısı on sekizdir.) Ama her nasılsa bir kişi dışında hiç kimse tetiği çekeni görmemişti. Emniyete …

Devamını Oku12 Eylül Dönemi Cinayetler Ve Tuhaf Yargılamalar

Paylaş:

TÜRKİYE’DE ÖZEL DEDEKTİFLİK

türkiyede özel dedektiflik
Paylaş:

TÜRKİYE’DE ÖZEL DEDEKTİFLİK “Bir Meslek İçin Onur Mücadelesi” Dünyada yüzyıllardır var olan Özel Dedektiflik / Profesyonel Araştırma Hizmetleri, ülkemizde henüz bir yasal dayanağı olmadan altyapısının oluşturulması sürecinde yaşanan tüm engellemelere ve ihanetlere rağmen onur mücadelesini sürdürmektedir “Merak ve Araştırma Duygusunun” insanlık tarihinden beri yaşamın içinde hep var olduğu gerçeğiyle çağdaş toplumlarda gelişerek günümüze kadar profesyonel bir meslek haline gelen “Özel Dedektiflik / Profesyonel Araştırmacılık” mesleğinin zorunlu bir ihtiyaç olduğu kabul …

Devamını OkuTÜRKİYE’DE ÖZEL DEDEKTİFLİK

Paylaş:

Batman Filmi | NEUROSCİENTİST KİLLER QU’EST-CE QUE C’EST

batman filmi kara sovalye
Paylaş:

Bu başlığa fa fa fa fa fa fa fa fa fa fa şeklinde şarkı söyleyerek devam etmek mümkün. Ancak şunu da kabul edeyim; nörobilimci bir katil fikri gerçekten tüylerimi ürpertiyor. İşin kötü tarafı bu bir olasılık değil, 2012 yılında, Colorado Üniversitesi’nde Neuroscience alanında doktora eğitimi gören, dolayısıyla yürüyen IQ olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir adam, gayet sofistike bir biçimde tasarlanmış, Batman filmi ile özdeşleşen korkunç katliamın gerçekleştiricisi oldu. James Holmes, Batman …

Devamını OkuBatman Filmi | NEUROSCİENTİST KİLLER QU’EST-CE QUE C’EST

Paylaş:

Hikaye: Gömü

hikaye gömü
Paylaş:

  Niyazi Dayı, toprağa sapladığı pulluğu ile tarlasını sürerken bir yandan da aklından, geçen seneki mahsulden ellerinde kalan hayal kırıklığını geçiriyordu. Besmeleyle başlamıştı işe bu sabah da. Bereket fışkıran topraklar, iki senedir suya hasret bir sekilde kuraklık çekiyordu. Kuruyan toprak cılızlaşmış, sanki amansız bir derde yakalanmış dermansız bir hasta gibi günden güne eriyordu. 15’lik oğlan Nizam, topraga ayak bastığında ayağının altında uzanan yarıklara bakarak “ninenim elleri gibi” deyip sırıtmıştı. Oğlunun …

Devamını OkuHikaye: Gömü

Paylaş:

Hikaye: Makul Doktor

bir suc hikayesi makul doktor
Paylaş:

İnsanların makul hayatlar yaşadığımızı düşünmesini isteriz. Hayatlarımız makul olmasa da, öyleymiş gibi davranırız. Canımız sıkkınken arkadaşlarımızdan saklarız, sevdiğimiz bir insana kızgınsak bunu onun yüzüne söylemez, her şey normalmiş gibi davranırız. Böylece, önünde sonunda her şeyin normale döneceğini biliriz. Ya da öyle olacağını umarız. Kırklı yaşlarımda bekar olmam çevrem tarafından pek makul karşılanmasa da, seçtiğim makul meslek sayesinde inandırıcı bahaneler üretebiliyorum. Okulu ve askerliği bitirip doktor olarak atandıktan sonra çevremin evlenmeme …

Devamını OkuHikaye: Makul Doktor

Paylaş:

Polisiye bulmaca: Ruhların Cinayeti

polisiye bulmaca 2 ruhların cinayeti
Paylaş:

Dedektif e-Dergi’nin ikinci sayısında gene bir polisiye bulmaca var. Kerim Güner’in kaleminden çıkan polisiye bulmacamızda bu kez Komiser Mitat, Beyoğlu’ndaki bir borsa şirketinde işlenen garip bir cinayeti aydınlatmaya çalışıyor. Komiser Mitat’tan önce siz olayı aydınlatabilir, katili yakalayabilirsiniz. Bütün yapmanız gereken, öyküdeki ipuçlarını değerlendirmek ve biraz da –her dedektifte olması gereken- hayal gücünüzün yardımıyla mantıklı bir sonuca varmak. Tüm okurlarımıza keyifli dakikalar ve bol şans diliyoruz. Doğru cevabı veren üç okurumuza …

Devamını OkuPolisiye bulmaca: Ruhların Cinayeti

Paylaş:

GELİŞEN TEKNOLOJİ, POLİSİYE EDEBİYATINI VE OKURUNU NASIL ETKİLEDİ?

gelisen teknoloji
Paylaş:

İnsanların sosyal medyada 149 harf ile çok ağır felsefeler yapabildiği bir ortamda, yüzlerce sayfalık bir roman nasıl okunabilirliğini korur?   Twitter, Facebook ve daha bir çok sosyal medya uygulaması artık hayatımızın her anında. Akıllı telefon denilen ve avuç içimize dahi sığabilen cihazlar, gerçek dünyayla olan ilişkimizi günden güne sınırlarken, o ufacık ekranlarından açılan sanal dünya ile bağımızı ise giderek güçlendirmekte. Etrafımıza şöyle bir baktığımızda hemen hemen herkesi başı öne eğilmiş, …

Devamını OkuGELİŞEN TEKNOLOJİ, POLİSİYE EDEBİYATINI VE OKURUNU NASIL ETKİLEDİ?

Paylaş:

Bir Percule Hoirot Macerası: Mr. Monaldi’nin Endişesi

polisiye hikaye dedektif dergi
Paylaş:

Dedektif Dergi, Percule Hoirot ’yu iftiharla sunar. Gencoy Sümer tarafından kaleme alınan Mr. Monaldi’nin Endişesi, kelimenin tam anlamıyla bir dedektif hikayesi. Başından sonuna kadar merak ve heyecanla okuyacağınız  bu polisiyenin kahramanı  ise www.polisiyedurumlar.com izleyicilerinin yakından tanıdıkları bir isim: Mösyö Percule Hoirot. Adı ve bazı özellikleri bir başka ünlü dedektife çok benzediği için bu iki kişinin aynı insan olup olmadıkları konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bazıları, onların aynı kişi olduklarını iddia …

Devamını OkuBir Percule Hoirot Macerası: Mr. Monaldi’nin Endişesi

Paylaş:

Emrah Poyraz

Paylaş:

Emrah Poyraz, 1983 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini bu şehirde tamamladı. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümün’de okumak için gittiği Tokat’ın Zile ilçesinde, ilerki yıllarda hem yakın dostu hem de edebiyat partneri olacak olan Ulaş Özkan’la tanıştı. Emrah Poyraz ve Ulaş Özkan, Dedektif Dergi’de de yayınlanan bir çok polisiye hikaye kaleme aldılar. İkilinin ortaklaşa yazdıkları Uzunyuva’da Uyanış adlı roman, 2017 Özel bir şirkette yönetici olarak çalışan Emrah Poyraz Ankara’da …

Devamını OkuEmrah Poyraz

Paylaş:

Nuray Atacık

Paylaş:

Nuray Atacık 1967 yılında doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesini bitirdi. Yirmi beş yıl yurtiçi ve yurtdışında birçok projede görev aldı, özel sektörde yöneticilik yaptı. Ancak bütün bu süre zarfında edebiyatla ilgisini kesmedi. Kendi deyimiyle “insandaki gerilimin kaynağına, direncin dayanıklılığına ve akımın duygusal şiddetine merak sardı” ve böylece polisiyenin limanına demir atmaya karar verdi. Nuray Atacık’ın ilk romanı Fener Balığı 2017 yılında yayınlandı. Bu sayfa kaç defa görüntülendi: 389

Paylaş:

Nurhan Işkın

Nurhan Işkın
Paylaş:

  Nurhan Işkın, Almanya’da dünyaya geldi ve eğitim hayatını orada tamamladıktan sonra, Türkiye’ye gelerek İzmir’e yerleşti.  Aslen Sivas’lı olan yazar, evli ve iki çocuk sahibidir. Nurhan Işkın’ın ilk polisiye romanı Katilin Özrü 2014 yılında basıldı. Onun devamı niteliğindeki Geçmişten Gelen Cellat ise 2017’de yayınlandı. Bu sayfa kaç defa görüntülendi: 169

Paylaş: