Batman Filmi | NEUROSCİENTİST KİLLER QU’EST-CE QUE C’EST

Paylaş:

Bu başlığa fa fa fa fa fa fa fa fa fa fa şeklinde şarkı söyleyerek devam etmek mümkün. Ancak şunu da kabul edeyim; nörobilimci bir katil fikri gerçekten tüylerimi ürpertiyor. İşin kötü tarafı bu bir olasılık değil, 2012 yılında, Colorado Üniversitesi’nde Neuroscience alanında doktora eğitimi gören, dolayısıyla yürüyen IQ olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir adam, gayet sofistike bir biçimde tasarlanmış, Batman filmi ile özdeşleşen korkunç katliamın gerçekleştiricisi oldu.

James Holmes, Batman filminin gösteriminde önce ortalığı sise boğdu, sonra da sisler arasından Joker görüntüsünde çıkarak sinema seyircilerine kurşun yağdırdı. Onlarca kişinin hayatını kaybettiği ve yine onlarca kişinin de yaralandığı bu acayip saldırı kalıp-yargılarımızı da kırdı döktü.

James Holmes kağıt üzerinde son derece parlak bir genç. Okul hayatı üstün başarı hikayeleri ile dolu. Zaten Coloroda Üniversitesi’nin neuroscience bölümünde doktora yapmak üzere seçilebilmişseniz, bu hayatta başaramayacağınız pek bir şey yoktur. Az kalsın yakalanmamayı da başarıyormuş zaten. Holmes’in evine kurduğu bubi tuzakları sebebiyle polis ecel terleri dökmüş. Peki bu yürüyen IQ’nun EQ’su ne olacak? İşte bu ciddi bir sıkıntı. Çünkü Holmes’i tanıyanlar, büyük şaşkınlık yaşamışlar. Onun birine zarar verebileceği ihtimali kimsenin aklına gelmemiş. Onunla ilgili olarak son derece nazik, sessiz ve “zararsız” yorumları yapılmış. Yani eğer yeterince zekiyseniz, karşınızdaki insanları EQ seviyeniz konusunda kandırabilirsiniz. Bu da işin tehlikeli boyutu.

Hep söylerim; duygusal zeki olmak ile iyi insan olmak aynı şeyler değildir. Tıpkı Anakin’den Darth Vader doğması gibi her an herkes dark side’a geçebilir. Bununla birlikte neyse ki, J.Holmes’in anti sosyal kişilik bozukluğu olduğu belirlenmiş durumda. Yani o zeki –şüphesiz ama duygusal zeki değil. O bir sosyopat. Dolayısıyla empati yetkinliğini besleyen ayna nöronları düzgün çalışmıyor. Yani karşısındaki insanların acı çekmesinden de, acı çekeceği fikrinden de etkilenmiyor. Yüksek zekası ile birleşen yaratıcılığı onun kusursuz planlar yapmasına ve hayaller kurmasına sebep oluyor. Bu planların gerçekleşmesi ona keyif veriyor olmalı, çünkü onu durduracak acı empatisinden de değerlerden de yoksun.

Bir beyin bilimcisi olarak mutlaka kendisini daha önce test etmiştir. Yani bence Holmes sosyopat olduğunu bilen bir psikopat ve kendini gerçekleştirdi. Bunu da unutmamak lazım.

Ayça Mumkule Erşipal Ekim’16

Paylaş:

Yorum Bırakın:

yorum