Polisiye Roman Tefrikası – Satırlar Arasında – 4

Polisiye Roman Tefrikası - Suleyman baş
Paylaş:

4.Bölüm (30 Aralık 1973 pazar) Ertesi gün geceleyin üzerime kâbus gibi çöken düşüncelerimin gün ağarınca birden bir hayal bulutu gibi yok olduğunu fark ettim. Gece boyunca içimde büyüyen sıkıntı yerini sükûnete bırakmıştı. Mithat da gece boyunca mesele üzerine kafa patlatmaktan doğru dürüst uyku uyuyamadığını itiraf etti. “Bizim sorunumuz ne biliyor musun?” dedi kahvaltı esnasında çayını yudumlarken. “Çok detaylı düşünüyoruz. Adam muhtemelen bu numaraları çok basit bir şekilde başardı. Tıpkı sihirbazların …

Devamını OkuPolisiye Roman Tefrikası – Satırlar Arasında – 4

Paylaş:

SATIRLAR ARASINDA -3

POLİSİYE ROMAN
Paylaş:

3.Bölüm (29 Aralık 1973 Cumartesi) Saat on iki gibi uyandığımda arkadaşımı yine telefonun başında buldum. Deja vu! Cılız güneş ışınının aydınlattığı odada parmağını şakağına dayamış, düşünceli gözlerle yerdeki halıyı, püsküllerine kadar inceliyordu. Piposunun gövdesini avucunda sıkmış, kafası hafifçe yana düşmüştü. Beni fark edince birden heyecanla üstüme doğru yürüdü. “Cemay” dedi bağırarak. “Çok korkunç bir şey oldu. Yani sanırım.” Kaşlarını çatarak, parmağını dudağına götürdü. “Sanırım mı?” dedim büyük bir kesinlikle başlayıp …

Devamını OkuSATIRLAR ARASINDA -3

Paylaş:

SATIRLAR ARASINDA

Paylaş:

2.Bölüm (28 Aralık 1973 Cuma) Cuma günü uyandığımda kendime gelebilmem öğleden sonrayı bulmuştu. Zonklayan başımın ağrısını dindirmek için ağrı kesici alarak oturma odasına geçtim. Mithat telefonun başına geçmiş, ilk yüz yüze buluşmadan sonra evine gelip karşı tarafın aramasını bekleyen genç kızlar gibi heyecanla alete bakıyordu. Az sonra tutamacı eline alarak birkaç saniye durakladı. Ağır ağır numarayı çevirdi. “Alo, Hüseyin Bey’le görüşecektim. Ben Mithat Uzunlar” dedi hızlı hızlı. Beni fark edince …

Devamını OkuSATIRLAR ARASINDA

Paylaş:

Satırlar Arasında

satırlar arasında
Paylaş:

Polisiye Roman Tefrikası/ Bu sayımızdan itibaren  altı bölümde tamamlanacak bir polisiye roman tefrikasına başlıyoruz. Süleyman Baş’ın yazdığı bu romanı eminiz ki, ilgi ve beğeniyle okuyuyacaksınız.   Loş bir ışıkla aydınlanan odamda, önümdeki minik beyaz masanın üzerine eğilmiş suyumu yudumluyor ve başımı kaldırıp küçük pencereden sisli havaya bakarak kendi kendime aynı şeyleri sorup duruyorum: Bütün bunlar gerçekten yaşandı mı? Her şey tam olarak nasıl başladı ve nasıl bu kadar hızlı gelişti …

Devamını OkuSatırlar Arasında

Paylaş: