Bir Kırlangıçın Çığlığı

‘’Vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem’’

 

Böyle başlıyor Ahmet Ümit’in son romanı. Kırlangıç Çığlığı. Bir Başkomiser Nevzat polisiyesi. Önceki tarihi romanlarının aksine, bu defa güncel olaylar üzerine kurgulanmış bir kitap yazmış Ahmet Ümit. Profesyonelce işlenmiş cinayetler, katilin olay yerinde bıraktığı gizemli oyuncaklar, ipucu dahi bulunamayan ölümler ve tüm bunların merkezinde, cinayetleri çözmeye çalışan bir Başkomiser Nevzat görüyoruz.

Romanın kahramanı başkomiserimiz, serinkanlı ve aceleci olmayan, bilge yapısıyla soğukkanlı bir görüntü çizmektedir okurun gözünde. Olayları akıl ve mantık yoluyla çözmekten yanadır, her ne olursa olsun şiddet kullanılmasına karşıdır. Telaşa kapılmadan, cinayetleri en küçük ayrıntısına varana kadar inceleyen, işinde son derece titiz biridir. İki tane de yardımcısı vardır, Ali ve Zeynep. Ali, çok sevdiği başkomiserinin tam aksine tez canlı bir polistir. Fazla düşünmeden, karşına çıkan hemen her durumda duygularını ve hislerini hesaba katarak hareket eden bir yapıdadır. Gerektiğinde ya da bazen hiç gerekmediğinde şiddete başvurmaktan kaçınmaz. Yani başkomiserinin tam zıddı bir karakterdir, Nevzat’ın demir yumruğudur. Zeynep ise tıpkı bir bilim adamı edasındadır, bilimin kanıtlayamadığı şeylere pek inanmaz. Cinayetleri ipuçları üzerinden çözmeyi seven, naif kalpli ve nazik, aynı zamanda oldukça güzel bir kriminologdur.

Kitabın ana teması, son yılların kronikleşen mülteci sorunu ve toplumda gittikçe artan pedofili vakalarını konu alıyor. İstanbul’un  orta yerinde, Kasımpaşa’daki çocuk parkında bir ceset bulunur. Katil ya da katiller, geride herhangi bir ipucu bırakmamıştır. Cinayetin işleniş şekli, cinayet ekibimize oldukça tanıdık gelmiştir. Daha bu cinayetin etkisi sıcaklığını henüz korurken, aynı yöntemlerle başka bir cinayet daha işlenmiştir. Sonra bir cinayet daha.. Ve artık bir seri katille karşı karşıya olduklarını anlamıştır ekibimiz. Öldürülenler ise pedofili suçlusudur, geçmişlerindeki bu kara leke ise öldürülmeyi hak edip etmedikleri konusunda herkesi ikilemde bırakmaktadır. Kim daha masumdur? Ölen mi yoksa öldürülen mi? Bu sorunun cevabı aranırken katil yeni cinayetler işlemeye devam etmektedir. Tüm bunlarla uğraşırken ister istemez bir de Suriyeli mülteciler ve beraberinde organ mafyası sorununa bulaşmıştır Başkomiser Nevzat. Bakalım bunun üstesinden de gelebilecek midir aklıselim sahibi başkomiserimiz?

Ahmet Ümit kitaplarının sevdiğim özelliği, olayların belirli bir düzen içinde, okuyucuyu yorup sıkmadan ilerlemesi. Cümleler sizi yormuyor, yazar gayet açık ve net bir dil kullanarak anlatıyor söylemek istediğini. Kelimelerden edebi bir anlam çıkarmanıza da gerek kalmıyor böylece. Tıpkı diğer kitaplarında olduğu gibi Kırlangıç Çığlığında da benzer bir yöntem izlemiş Ahmet Ümit. Dönemin en revaçta konusu olan mülteci sorunu ve neredeyse gün aşırı karşımıza çıkan pedofili vakaları üzerine bir polisiye yazılması, bana biraz işin kolaycılığına kaçılmış gibi geldi. Romanın karakterleri daha önceki kitaplarda yer alan bilindik isimler, bu romanda da diğer kitaplarda olduğu gibi kendi çizgilerine bir nebze değişiklik katmadan yer alıyorlar. Roman, bir zamanlar televizyonda gösterilen polisiye dizi Kanıt’ı hatırlattı bana. Sıradan polisiye vakaları üzerine oturtulmuş bilindik polis karakterleri, bu karakterlerin arada bir iç dünyalarına giriş yapılmaya çalışılması, romanı vasattan öte bir kategoriye sokamıyor ne yazık ki. Kanımca polisiye romanları diğer roman türlerinden ayıran en önemli özellik, yazarın beklenen gizem ve heyecanı okuyucuya hissettirip, sayfalar arasında adeta yaşatmasıdır. Katilin kim olduğundan ziyade romanın kurgusu dikkat çekmektedir. Farklı türlerde polisiye romanlar okumuş biri olarak, Kırlangıç Çığlığında beklediğim heyecanı bulamadığımı söylemek isterim. Romanın temel eksiğinin de bu olduğunu düşünüyorum. Kitapta edebi yönden bir doyuruculuk bulamadım, olayların istikrarlı ilerlemesi güzel ancak okuyucuda bir merak uyandırmıyor. Ezcümle; polisiye unsurlarla süslenmiş, heyecansız ve sıradan bir kitap ötesine geçemedi benim için. Katilin neden cinayet işlediğinden ziyade, aklın dolambaçlı yollarını kullanarak olaylar daha zekice tasarlanabilirdi, böylelikle romana zekâ ve merak unsuru eklenmiş olurdu. Cinayetlerin işleniş biçimleri ise polisiye dosyalarda yazan klasik formatından çıkarılarak daha karmaşık hale getirilebilir, bu da okuyucunun gizem duygusunu tetikleyerek, polisiye gerilimi net bir şekilde hissetmesi sağlanabilirdi.

Bununla beraber Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit okumak alışkanlığı olanların beklentisini istikrarlı bir şekilde karşılayacaktır.

Polisiye kitabınız bol, geriliminiz sadece roman okurken olsun.

 

Künye:

Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit, yayın tarihi:04.04.2018, sayfa sayısı:400, Everest yayınları.

 

Mutlaka Oku

Yorum Bırakın:

yorum