Generated by All in One SEO v4.9.10, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site.
# Dedektif | Polisiye Dergi
İpuçlarını takip edin!
## Sitemaps
- [XML Sitemap](https://dedektifdergi.com/sitemap.xml): Contains all public & indexable URLs for this website.
## Yazılar
- [Polisiye Dergi](https://dedektifdergi.com/polisiye-dergi/) - Beyaz Elbiseli Kadın… Korku… Bir Zamanlar Uzak Bir Ülkede… Limonlu Kurabiyeler… Satırlar Arasında… Acımasız Katil Henry Hayden… Gencoy Sümer ile Sohbet… Rüyalarına Güvenen Dedektif… Son Durak… Zıddıygacuk Vakası… Kusursuz Polisiye Yoktur… Kadın Seri Katiller | Arsenik Çağı… Türkiye Polisiye Yazarları Birliği… Boş Ev…
- [GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumer-secti-en-iyi-on-polisiye-film/) - Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye filmler hangileri" sorusuna hep temkinli yaklaşmışımdır. Çünkü bir filmi polisiye yapan şeyin, içindeki cinayet ya da dedektif değil, çözülmeyi bekleyen bir muamma olduğuna inanırım. Aşağıdaki on film, bu inancı en iyi karşılayan, üstelik bunu yaparken beni gerçekten sarsan yapımlar. 10. 12
- [AGATHA CHRISTIE DOSYASI](https://dedektifdergi.com/editorun-masasi/) - Agatha Christie'nin ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Elli yıl…Bir yazarın unutulması için fazlasıyla yeterli bir süre. Ama Christie unutulmadı. Kitapları hâlâ basılıyor, hâlâ okunuyor, hâlâ tartışılıyor. Bu ellinci yılda, ona yakışır kapsamda bir dosya hazırladık. Christie hakkında konuşmak, aslında polisiye hakkında konuşmaktır. Onu küçümseyenler, genellikle türü küçümserler. Onu savunanlar, genellikle türün ne olduğunu bilirler. Bu
- [AGATHA CHRISTIE'NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ ÇİĞDEM ÖZTEKİN’LE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/agatha-christienin-turkcedeki-sesi-cigdem-oztekinle-soylesi/) - Türkiye'de Christie okuyan herkesin üç çevirmene borcu vardır. İlk ikisi kuşaklar boyu okurun Christie'yi kendilerinden dinlediği Gönül ve Gül Suveren kardeşlerdir. İkincisi ise aynı yazarı bu kez eksiksiz biçimde Türkçeye kazandıran isim: Çiğdem Öztekin. 1953'te Mersin'de doğdu. Sankt Georg Avusturya Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirdi. İlk çevirileri 1971'de yayımlandı; Böll'den Zweig'a, Baldwin'den Schlink'e
- [AGATHA CHRISTIE: BİR HAYATIN KRONOLOJİSİ](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-bir-hayatin-kronolojisi/) - 15 Eylül 1890 - Agatha Christie Devon'un güney kıyısındaki tatil kasabası Torquay'de dünyaya geldi. Tam adı Agatha Mary Clarissa Miller'dı. Babası Frederick Miller, New York'lu zengin bir Amerikalıydı. Annesi Clara ise İrlanda kökenli, değişken mizaçlı bir kadındı. Güçlü ama sürekli değişen fikirleri vardı. Yetenekli ve hayal gücü zengin bir hikâyeciydi. Agatha, ailenin üçüncü ve son
- [AGATHA CHRISTIE NEDEN HÂLÂ OKUNUYOR?](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-neden-hala-okunuyor/) - Agatha Christie, 1976'da öldü. Arkasında onlarca roman, hikâye, oyun bıraktı. Ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Bu elli yılda dünya değişti, okuma alışkanlıkları değişti, teknoloji değişti, suç kavramının kendisi değişti. Ama Agatha Christie hâlâ raflarda, hâlâ okunuyor, hâlâ izleniyor ve hâlâ tartışılıyor. Her nesil, onu yeniden keşfediyor. Peki ama neden? Bu soruya cevap vermeden önce,
- [AGATHA’NIN KAYIP 11 GÜNÜ GİZEMİNİ HÂLÂ KORUYOR (MU?)](https://dedektifdergi.com/agathanin-kayip-11-gunu-gizemini-hala-koruyor-mu/) - Agatha Christie, tüm zamanların belki de en çok okunan, en ikonik polisiye roman yazarlarından biri… Onun 11 günlük kayboluşu bugün bile hâlâ gizemini koruyor ve çeşitli kitaplara, makalelere konu olmayı sürdürüyor. 3 Aralık 1926 Cuma günü saat 21.45’te, kariyerinde yükselişe geçmiş olan polisiye roman yazarı Agatha Christie, küçük bir bavulu, ehliyetini, küçük kızının fotoğrafını ve
- [AGATHA CHRİSTİE’NİN HAYATI VE MİRASI-BİR AÇIK OTURUM - 5 HAZİRAN 2026](https://dedektifdergi.com/agatha-christienin-hayati-ve-mirasi-bir-acik-oturum-5-haziran-2026/) - Beş yaşında olduğunuzu ve babanızın anneanne dediği o çok yaşlı kadının, hani hep evine gittiğinizde uslu durmanız, ses çıkarmamanız söylenilen kadının öldüğünü hayal edin. Ölüm haberi televizyondan veriliyor, BBC günlerce ondan bahsediyor. Elbette o zaman bunda bir tuhaflık olduğunu hissedersiniz. James Prichard için de öyle olmuş. Daha o yaşta, büyük babaannesinin ölümüyle onun farklı biri
- [AGATHA CHRISTIE’NİN TİYATRO OYUNLARI VE FARE KAPANI'NIN SIRRI](https://dedektifdergi.com/agatha-christienin-tiyatro-oyunlari-ve-fare-kapaninin-sirri/) - Perde Hiç Kapanmadı Onu hep malikânelerdeki zehirli çay fincanlarıyla, Doğu Ekspresi'ndeki gizemli yolcularla ya da Nil Nehri'ndeki sessiz ve sinsi cinayetlerle hatırlıyoruz. Agatha Christie, polisiye edebiyatının tartışmasız kraliçesi. Peki ya onun tiyatro sahnelerini de fethettiğini söylesem? Bugünlerde elimde 'Fare Kapanı' var. 1952 yılından beri Londra’da, her akşam perdelerini hiç kapatmadan açan o rekortmen oyun... Beni
- [AGATHA CHRİSTİE VE GERÇEK SUÇ](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-ve-gercek-suc/) - Kurmaca Nerede Biter? Gerçek Suç Nerede Başlar? Polis, Florida'nın kırsalındaki evi ararken buldukları arasında sıradan olmayan bir şey vardı: sehpanın üzerinde, sanki az önce bırakılmış gibi duran bir Agatha Christie romanı. Kitabın adı The Pale Horse (Ölümün Beyaz Atı). Yanında bir talyum şişesi, bir kapak kapatma makinesi ve komşularını zehirlemekten suçlu bulunacak bir adamın, George
- [AGATHA CHRISTIE UYARLAMALARI NEREYE GİDİYOR?](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-uyarlamalari-nereye-gidiyor/) - CİNAYET AYNI, DÜNYA FARKLI Agatha Christie'nin romanları onlarca yıldır sinema ve televizyon için tükenmez bir kaynak. Dünyanın en çok okunan polisiye yazarlarından biri (hatta direkt kendisi) olmasının doğal sonucu olarak eserleri pek çok kez uyarlandı; bunların bazıları ufak/makul değişikliklerle romana sadık kaldı, bazıları ise aynı ismi taşımasına rağmen bambaşka hikâyelere dönüştü. Özellikle son yirmi beş
- [AGATHA CHRISTIE VE ZEHİR SANATI](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-ve-zehir-sanati/) - Agatha Christie demek biraz da zehirle işlenen ustaca cinayetler demektir. Christie’nin eserlerinde zehri cinayet aracı olarak tercih etmesinin nedenlerinden biri, ünlü yazarın tabanca, bıçak veya balta gibi araçları “kaba” bulması, kanlı sahnelerden hoşlanmaması ve ateşli silahlar konusunda fazla bilgisinin olmayışıdır. Bir diğer önemli neden, bu “sessiz ve zarif” cinayet yönteminin kurguya sağladığı avantajlardır. Zehir, katilin
- [AGATHA CHRISTIE ROMANLARINDAKİ İNGİLTERE](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-romanlarindaki-ingiltere/) - “İçimdeki soğuğu ısıtmaya güneşin bile yetmediği yıllardan sonra o sabah nedense gülümseyerek uyandım. Perdelerin arasından sızan ışık, halının üzerinde yollar oluşturmuştu. Bilirsiniz, bizim buralarda güneş biraz nazlıdır, sever bulutların ardına gizlenmeyi. Perdeleri aradım ve Edward’ı Büyük Savaş’ta kaybettiğimizden beri bahçeye karşı ilgimi kaybetmiş olmamın acı tablosu ile karşılaştım. Her tarafı yabani otlar bürümüş, tüm köyde
- [AGATHA CHRISTIE'NİN KARANLIK REALİZMİ](https://dedektifdergi.com/agatha-christienin-karanlik-realizmi/) - Konfor Alanının İllüzyonu: "Cozy" Türünün Sapması ve Agatha Christie'nin Karanlık Realizmi Giriş: Bir Kavramın Anatomisi ve Haksız Bir Etiket Edebiyat sosyolojisi ve tür teorisi, zaman içinde kavramların nasıl büküldüğünü gösteren ampirik örneklerle doludur. Anlamı yerinden eden bu bükülmeler çoğu zaman piyasa güçlerinin, okuyucu beklentilerinin ve eleştirel tembelliğin bileşiminden doğar. Son dönemin en çarpıcı örneği, polisiye
- [AGATHA CHRISTIE'NİN EN KARANLIK 7 ROMANI](https://dedektifdergi.com/agatha-christienin-en-karanlik-7-romani/) - Agatha Christie okurlarının büyük çoğunluğunun zihninde benzer bir sahne canlanır: güneş alan bir oturma odası, şömine başında dikkatli gözlerle örgü ören yaşlı bir hanım ya da bıyıklarını düzelten küçük bir Belçikalı ve her şeyin sonunda adaletin zarif biçimde tecelli ettiği tatmin edici bir final. Bu, "rahat polisiye" olarak adlandırılan ve Christie'nin adıyla özdeşleşmiş bir atmosferdir.
- [AGATHA CHRISTIE VE KADIN KAHRAMANLARIYLA BEŞ ÇAYI](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-ve-kadin-kahramanlariyla-bes-cayi/) - 1890 yılında, Victoria Çağı İngiltere’sinin sonunda dünyaya geldim. Kraliçe Victoria’nın ismiyle müsemma bu dönem, 64 yıllık hükümdarlığının ardından 1901’de kraliçenin vefatı sonucu Kral VII. Edward’ın gelmesiyle sona erdi. Erkeklerin iş ve ev hayatı kavramlarının ayrılması fikri, evde kocalarını bekleyen kadınların, ‘eve ekmek getiren’ kocalarına, evlerine ve dahi çocuklarına kul köle olmalarını dayattı. Kadınların yasal hakları
- [AGATHA CHRISTIE NASIL BİR İNSANDI?](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-nasil-bir-insandi/) - Agatha Christie'yi anlamanın en doğru yollarından biri, onun sesini değil, sessizliğini dinlemektir. Yıllarca onun romanlarını çevirdim; cümlelerinin içinden geçtim, kelimelerini didik didik ettim. Ama Christie'nin asıl sırrının yazdıklarında değil, yazmadıklarında saklı olduğunu zamanla anladım. Çünkü Christie büyük laflar eden, sahnede konuşmayı seven bir yazar değildi. O bir izleyiciydi. Hayata hep bir adım uzaktan bakan, ama
- [AGATHA CHRISTIE SORUŞTURMASI](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-sorusturmasi/) - SUNUŞ Yüz Yıldır Süren Soruşturma Bir yazarın ölümünün üzerinden elli yıl geçtikten sonra hâlâ okunuyor olması, edebiyat tarihinde nadir rastlanan bir ayrıcalıktır. Agatha Christie, bu ayrıcalığı hak eden birkaç isimden biri. Üstelik onun okurları, çoktan klasikleşmiş bir yazarı saygıyla anmakla yetinmiyor; her yeni kuşak, ilk kez keşfetmenin heyecanıyla açıyor kitaplarını. Christie sadece okunmuyor, yeniden keşfediliyor.
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-9/) - ROGER ACKROYD CİNAYETİ – AGATHA CHRISTIE Basım Tarihi: 2024 Yayınevi: ALTIN KİTAPLAR Sayfa Sayısı: 304 Çevirmen: ÇİĞDEM ÖZTEKİN Tür: POLİSİYE-ROMAN Polisiyenin kraliçesi Agatha Christie’nin külliyatı içinde öyle bir eser vardır ki yazıldığı günden beri her polisiye severin kitap listesinin en tepesinde yer almıştır. Roger Ackroyd Cinayeti… Agatha Christie’nin en sevilen eserlerinden biri olan Roger Ackroyd
- [GÜNAY GAFUR İLE İLK ÇOCUK ROMANI KAOS OYUNLARI 1- KELEBEK ETKİSİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/gunay-gafur-ile-ilk-cocuk-romani-kaos-oyunlari-1-kelebek-etkisi-uzerine-soylesi/) - Günay Bey, Dedektif Dergi sayfalarında sizi yeniden ağırlamaktan mutluyuz. Geçen sene bir çocuk romanı üzerinde çalıştığınızı duyduğumda çok heyecanlanmış ve sizden söyleşi sözünü peşinen almıştım. Kitabı aynı heyecan ve merakla okuyunca beklentimin yerinde olduğunu gördüm. Beni kırmadınız ve bu sefer ilk çocuk romanınız üzerine konuşma fırsatı bulduk. Hoşgeldiniz. Polisiye edebiyatımıza gerek ürettiğiniz yetişkin polisiye romanlarla
- [İSKEMLE GICIRTILARI ARASINDA](https://dedektifdergi.com/iskemle-gicirtilari-arasinda/) - “Herkes karşısındakini sadece bildiği ve sevgiden anladığı biçimde sevebiliyor.” “Sevmek ya da sevgiyi göstermek geliştirilebilir bir eylem değil mi yani?” “Bence değil. Mesela babam çocuklarına sevgisini göstermek isterse sadece başımızı okşardı. Bize sarıldığını hiç bilmem. Ben de çocuklarıma sarılmadım hiç. Şimdi torunumu kucaklamak istiyor, beceremiyorum. Elim hemen saçlarına gidiyor.” “Kendindeki eksiğin farkındayken bunu düzeltmek istememen
- [SUÇUN MUTFAĞI](https://dedektifdergi.com/sucun-mutfagi-4/) - Planlı Kusursuzluğun Peşinde Bir Öykü Ustası, Reha Avkıran! Suçun Mutfağı köşemizde bu sayı, ev sahibi sayılacak kadar bizden, çok üretken ve türe gönül vermiş bir ismi ağırlıyoruz: Dergimizin değerli editörlerinden, polisiye öykü yazarı Reha Avkıran. Avkıran, polisiye yazımında tesadüflere yer bırakmayan, haritasız yola çıkmayan ve ipin ucunu asla kaçırmayan o titiz yazarlardan. Katili en baştan
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYE KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiye-kitaplar-2/) - BIR BERBER BIR BERBERE / ZEHIRLI KALEM ÖYKÜLERI 6 Derleyici: Gencoy Sümer Yayınevi:Herdem Kitap Dedektif Dergi’nin 2020 yılında başlattığı ve polisiye edebiyatımıza nitelikli eserler kazandırmayı amaçlayan köklü geleneği, Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülleri altıncı yılında yeni ve taze kalemlerle geri dönüyor. Daha önceki yıllarda yayımlanan seçkilerin ardından gelen bu altıncı kitap, edebiyatımızın gelecekteki önemli polisiye
- [POLİSİYE FİLM VE DİZİ REHBERİ](https://dedektifdergi.com/polisiye-film-ve-dizi-rehberi/) - BIG MISTAKES (2026-) IMDb: 7.2 Schitt’s Creek dizisinin Emmy ödüllü yaratıcısı Dan Levy ile Rachel Sennott (I Love LA) birlikte yarattığı Amerikan yapımı suç komedi dizisi Big Mistakes, 9 Nisan’da Netflix’te izleyiciyle buluştu. İlk sezonu 8 bölümden oluşan dizi 2. sezon onayını da aldı. Başrolleri Dan Levy ve Taylor Ortega paylaşırken kadroda ayrıca Laurie Metcalf,
- [BAŞKOMİSER ÇAKIR VE OLAĞANÜSTÜ ŞÜPHELİLER/3. BÖLÜM: ÖFKE](https://dedektifdergi.com/baskomiser-cakir-ve-olaganustu-supheliler-3-bolum-ofke/) - Anne ve babalar çocuklarıyla beraber okuyabilsin diye yazılan bu hikâyede, coğrafi yer isimleri dışında tüm isimler ve olaylar hayal ürünüdür. Hikâyenin yazılışında sınırda ve satıhta ülkemizi hainlerden koruyan tüm emniyet güçlerimizden ve insanoğlunu kayıtsız şartsız seven güzel hayvanlardan ilham alınmıştır. 3 Ekim 2018 sabahı Veteriner Nalan Hanım'ın Safranbolu Bağlar'daki müstakil evinin sokağı: Peyami, Hilmi ve
- [MOR DÜĞÜM 2 / GÜN IŞIĞI VE ZİFT](https://dedektifdergi.com/mor-dugum-2-gun-isigi-ve-zift/) - Cinayet Büro’nun öğleden sonrası, bayat çay kokusu ve floresan lambanın vızıltısı arasına sıkışıp kalmıştı. Başkomiser İhsan, masasında beşinci sigarasını yakmıştı ama yine içmiyordu. Sigara, kemikli parmaklarının arasında kendi kendine yanıyor, külü ağır ağır masadaki "Murat Aydın" dosyasının üzerine dökülüyordu. Komiser Levent, gürültülü yürüyüşü ve dünyadan bihaber gülümsemesiyle içeri girdi. İri gövdesini sandalyeye sığdırmaya çalışarak masasına
- [AKSAK TİMUR 4 – PAPARAZZİNİN GÜNLÜĞÜ](https://dedektifdergi.com/aksak-timur-4-paparazzinin-gunlugu/) - Yumuşak, şerbetli bir mayıs gündüzüydü. İnsanın kanını kaynatan, rehavetle umut arasındaki o ince çizgide gidip gelen, bahar yorgunluğunun iliklere kadar hissedildiği o sinsi günlerden biri. Şehrin bu yakasında, denizin tuzlu kokusu genelde çürümüş yosun ve mazot kokusuna karışır. İsimsiz şehrimizin iki yüzü vardır; bir yanda gökdelenlerin camlarına çarpan kibirli güneş ışıkları, diğer yanda benim de
- [TAŞ KONAKTA BİR GARİP CİNAYET](https://dedektifdergi.com/tas-konakta-bir-garip-cinayet/) - -I- Kar Yağarken Kimse Girip Çıkmadı! “Bazı odalar kilitle değil, mantıkla açılır.” Telefonum gece saat 03.17’de çalmıştı. Polislikte belirli saatler vardır. Gündüz saatleri bir arama geldiyse genellikle hayırlı bir haber olur; bir ipucu yakalanmıştır, bir tanık ortaya çıkmıştır gibi… Fakat gece saatlerinde gelen telefonlar ya hayat değiştirir ya da bir hayatı bitirir. Bu telefon da
- [PARK CADDESİNDE CİNAYET](https://dedektifdergi.com/park-caddesinde-cinayet/) - Şaşmaz Sanayi Sitesi, gürültülü bir günü geride bırakmıştı. İçeriden çekiç sesleri gelen birkaç kaportacı dışında her yer sessizliğe gömülmüştü. Sanayinin arka sokaklarından birindeki küçük oto tamirhanesinde ise ışıklar henüz sönmemişti. Ankara'nın puslu ve yağmurlu akşamında Rasim gün sonu hesabını yapıyor, bir yandan da demleniyordu. Raflardaki lokma takımlarıyla paslı motor parçaları, köşedeki varilde yanan ateşin titrek
- [KANLI KARDAN ADAM](https://dedektifdergi.com/kanli-kardan-adam/) - ‘‘Cinayet mahallinde anlamsız bir şey yoktur. Her şeyin bir anlamı vardır.’’ Grotesqueire Kar sadece çocukları değil yaşını başını almış insanları da mutlu eder. Sokaklarda kartopu savaşları ve kardan adam yaparak sevinç içinde olurlar. Adına ‘beyaz kıyamet’ denilse bile kar yağdığında bedenler mutlulukla dolar. ‘‘Okullar tatil olmadı mı?’’ ‘‘Oldu amirim.’’ Üzerinde okul kıyafetleriyle liseli bir kızın
- [KÜÇÜREK ÖYKÜLER](https://dedektifdergi.com/kucurek-oykuler-3/) - 61. sayımızdan itibaren yayımlamaya başladığımız ‘Küçürek Öyküler’ sayfamız çok ilgi gördü. Bölüme gösterilen bu ilgi ve gelen öykülerin başarısı bizi çok mutlu etti. Umarız polisiye öyküleri seven siz değerli okurlarımız da bu kısa hikayeleri okurken bizim gibi heyecan duyar, keyif alırsınız. Küçürek öykü yazarlarımızdan talebimiz; aşağıdaki görselden ilham alarak 500 kelimeyi geçmeyen, muamma içeren ve
- [KÜÇÜREK ÖYKÜLERİNİZİ BEKLİYORUZ](https://dedektifdergi.com/kucurek-oykulerinizi-bekliyoruz-2/) - Her sayı yeni bir iz sürerek açıyoruz sayfalarımızı. Kimi zaman karanlık bir sokak lambasının titrek ışığından sızan bir gölge, kimi zaman masum görünen bir eşyanın ardına gizlenmiş bir sessizlik, kimi zamansa sıradan bir bakışın içinde saklanan çarpıcı bir gerçeklik yakalıyoruz. Bir polisiye dergisi için tüm bunlar doğal gibi görünse de, aslında en büyük gerilim her
- [OKURLARDAN KÜÇÜREK ÖYKÜLER](https://dedektifdergi.com/okurlardan-kucurek-oykuler/) - Her sayı yeni bir iz sürerek açıyoruz sayfalarımızı. Kimi zaman karanlık bir sokak lambasının titrek ışığından sızan bir gölge, kimi zaman masum görünen bir eşyanın ardına gizlenmiş bir sessizlik, kimi zamansa sıradan bir bakışın içinde saklanan çarpıcı bir gerçeklik yakalıyoruz. Bir polisiye dergisi için tüm bunlar doğal gibi görünse de, aslında en büyük gerilim her
- [KÜÇÜREK ÖYKÜLER](https://dedektifdergi.com/kucurek-oykuler/) - Her sayı yeni bir iz sürerek açıyoruz sayfalarımızı. Kimi zaman karanlık bir sokak lambasının titrek ışığından sızan bir gölge, kimi zaman masum görünen bir eşyanın ardına gizlenmiş bir sessizlik, kimi zamansa sıradan bir bakışın içinde saklanan çarpıcı bir gerçeklik yakalıyoruz. Bir polisiye dergisi için tüm bunlar doğal gibi görünse de, aslında en büyük gerilim her
- [KÜÇÜREK ÖYKÜLERİNİZİ BEKLİYORUZ](https://dedektifdergi.com/kucurek-oykulerinizi-bekliyoruz/) - Her sayı yeni bir iz sürerek açıyoruz sayfalarımızı. Kimi zaman karanlık bir sokak lambasının titrek ışığından sızan bir gölge, kimi zaman masum görünen bir eşyanın ardına gizlenmiş bir sessizlik, kimi zamansa sıradan bir bakışın içinde saklanan çarpıcı bir gerçeklik yakalıyoruz. Bir polisiye dergisi için tüm bunlar doğal gibi görünse de, aslında en büyük gerilim her
- [SUÇUN MUTFAĞI](https://dedektifdergi.com/sucun-mutfagi-3/) - Sevgili Dedektif okurları, suçun mutfağına girdiğimiz bu sayıdaki yolculuğumuzda, kelimeleriyle atmosfer kuran, kurgunun ve sahadaki gerçekliğin peşini bırakmayan üretken bir isimle, Hakan Güneri ile bir araya geldik. Yazma ritüellerinden polisiye edebiyatın en sancılı süreçlerine kadar derinlemesine konuştuğumuz, "suçun mutfağındaki" bu samimi sohbetle sizleri baş başa bırakıyoruz. Bir polisiye fikri sizde genellikle nerede ve nasıl doğar?
- [MANTO](https://dedektifdergi.com/manto/) - Aylin haftalardır çıkamadığı sokağa bakarak, “Hadi ağlama artık küçük kızım, babayı uyandıracaksın. Bak şu kediye, nasıl da çöp bidonuna atladı,” diye fısıldadı kucağında salladığı bebeğine. O sırada yolun ortasından yürüyen kadını gördü. Temmuz sıcağında manto giyen kadın, tekerlekli bir valizi çekerek ilerliyordu. Tekerleklerin çıkardığı tıkırtılardan ürken kedi çöpten dışarı fırladı. Aylin pencereye iyice yaklaştı ve
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiyeler-6/) - ZAVALLI Yazar: Timur Soykan Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi Bir cinayetle başlar her şey. Yağmurun altında, yeni yükselen gökdelenlerin gölgesinde gerçekleşen bir infazla...Gürkan’ın öldürülmesi, İstanbul’un arka sokaklarından devletin en derin koridorlarına uzanan bir hikâyenin kapısını aralar. Cinayetin ardındaki sır; geçmişten bugüne taşınan kirli hesaplaşmaların, faili meçhullerin ve saklanan gerçeklerin izini sürmeye zorlar.Timur Soykan, Zavallı’da polisiye gerilimi politik
- [KÜÇÜREK ÖYKÜLER](https://dedektifdergi.com/kucurek-oykuler-2/) - 61. sayımızdan itibaren yayımlamaya başladığımız ‘Küçürek Öyküler’ sayfamız çok ilgi gördü. Bölüme gösterilen bu ilgi ve gelen öykülerin başarısı bizi çok mutlu etti. Umarız polisiye öyküleri seven siz değerli okurlarımız da bu kısa hikayeleri okurken bizim gibi heyecan duyar, keyif alırsınız. Küçürek öykü yazarlarımızdan talebimiz; aşağıdaki görselden ilham alarak 500 kelimeyi geçmeyen, muamma içeren ve
- [GÜNEŞİN ALTINDAKİ KÖTÜLÜK](https://dedektifdergi.com/gunesin-altindaki-kotuluk/) - AKDENİZ KARA ROMANI İÇİNDE İTALYA POLİSİYESİ: KISA BİR GİRİŞ[1] [1] Bu yazı ilk defa 11 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen 2. İzmir Polisiye Şenliği’nde sunulmuştur. Profesyonel polisiye okuru olarak birkaç senedir, Akdeniz kara romanı içinde sayılabilecek Jean-Patrick Manchette, Dominique Manotti, Didier Daeninckx, Léo Malet, DOA ve Jean-Claude Izzo gibi yazarların eserlerini okurken İtalyan Leonardo Sciascia’ya yönelmiş
- [EDİTÖRÜN MASASINDAN](https://dedektifdergi.com/editorun-masasindan-2/) - Dedektifin işi sabır işidir. Dağınık görünen bir manzaraya bakar ve orada başkalarının göremediği düzeni yakalar. Tek bir ipucunu, tek bir ayrıntıyı sıkıca kavrar ve bırakmaz. Biz de her sayıda tam olarak bunu yapıyoruz: Polisiyenin izini sürüyor ve türün kıyı köşelerine el feneri tutuyoruz. Bu sayımızda sizi hem tanıdık hem de şaşırtıcı bir yolculuğa çıkartacağız. 62.
- [MEHMET BERK YALTIRIK'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/mehmet-berk-yaltirikla-soylesi/) - Bu sayımızda kıymetli yazar dostumuz Mehmet Berk Yaltırık konuğumuz. Korku edebiyatı sevenlerin, tarihi kurgularla ilgilenenlerin yakından tanıdığı bu isimle romanları ve öyküleri üzerinden keyifli bir edebiyat söyleşisi yapmak istedik. Gamze Yayık: Mehmet Bey, Dedektif Dergi sayfalarında sizi ağırlamak ve sohbet etmek benim için büyük mutluluk. Zamanında imzanızı almış, ayaküstü de olsa sohbet imkânı bulmuş bir
- [TATİL VE POLİSİYE](https://dedektifdergi.com/tatil-ve-polisiye/) - Yılda bir kez geliyorum Türkiye'ye. Her seferinde aynı ritim: İstanbul, sohbetler, buluşmalar; sonra güney, deniz, sessizlik. İkisi de gerekli. Alper Kaya ile Kadıköy'de bir kafede buluştuk, sohbet ettik. Dergi meselelerini, Türk polisiyesinin nereye gittiğini, neler yapılabileceğini konuştuk. Bu tür sohbetlerin güzel yanı şu: Tam bitmez hiçbir zaman. Bir sonraki buluşmada kaldığı yerden devam eder. Sevin
- [JOHN LENNON CİNAYETİ](https://dedektifdergi.com/john-lennon-cinayeti/) - BİR DÜZENİN SONU: JOHN LENNON CİNAYETİ VE ÜTOPİK ÇAĞIN ÇÖKÜŞÜ 8 Aralık 1980 gecesi, New York'un Dakota Apartmanı'nın önünde ateşlenen dört kurşun, yalnızca bir adamın yaşamını değil bir dönemi de sona erdiriyordu. Mark David Chapman'ın John Lennon'a yönelik cinayeti, dünya tarihinin en ilgi çekici vakaları arasında ilk sıralarda yer alır. Lennon'un öldürülmesi, olayın sansasyonel boyutu
- [DEDEKTİFİN VİCDANI](https://dedektifdergi.com/dedektifin-vicdani/) - POLİSİYE DEDEKTİFLERİNİN/KAHRAMANLARININ SUÇ ÖRGÜSÜNÜ ÇÖZERKEN KULLANDIĞI YÖNTEMLERİN AHLAKİ VE ETİK BOYUTU Polisiye edebiyat, suç ve adalet kavramlarını ele alırken, dedektif karakterler bu iki kavram arasında etik bir köprü işlevi görür. Polisiye romanlarda dedektif karakterin etik durumu, türün en ilginç ve en tartışmalı yanlarından biridir. Çünkü dedektif çoğu zaman yasanın içinde, kenarında ya da tam karşısında
- [SIRADAN GÖRÜNEN (NEREDEYSE) KUSURSUZ CİNAYETLER](https://dedektifdergi.com/siradan-gorunen-neredeyse-kusursuz-cinayetler/) - 62. sayımızdan merhaba sevgili Dedektif okurları. Bildiğiniz üzere cinayet denilince aklımıza genellikle belirli bir uygulayıcı (fail), bir alet (silah) ve bir niyet (gerekçe) gelir. Hâlbuki bazı durumlarda, ilk bakışta basit bir dikkatsizlik, beklenmedik bir sağlık sorunu, teknik bir arıza ya da talihsiz bir tesadüf eseri yaşanmış gibi görünen olaylarla da karşılaşırız. Çoğu zaman “kötü şans”
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-8/) - CERRAH - TESS GERRITSENYayınevi: Doğan KitapBasım Tarihi: 2001Sayfa Sayısı: 370Çevirmen: Ayşegül CebenoyanTür: Polisiye-Gerilim Tess Gerritsen’in Cerrah romanı, Jane Rizzoli serisinin başlangıç kitabıdır. Boston’da kadınları hedef alan bir seri katil, kurbanlarını evlerinde yakalayıp canlıyken rahimlerini çıkararak öldürmektedir. Cinayetlerin yöntemi, iki yıl önce Savannah’da Andrew Capra tarafından işlenen saldırıların birebir aynıdır. Oysa Capra, son kurbanı Dr. Catherine
- [SERT POLİSİYENİN KARANLIK YÜZÜ](https://dedektifdergi.com/sert-polisiyenin-karanlik-yuzu/) - Raymond Chandler’a hâlâ yalnızca “büyük üslup ustası” diye bakmak, edebiyat tarihinin cilalı vitrinine aldanmaktan başka bir şey değildir. Evet, Chandler’ın cümleleri parlaktır. Los Angeles’ı çürümüş bir rüya olarak anlatma becerisi olağanüstüdür. Ama iyi yazmak, kötü fikirleri masum hale getirmez. Güzel kurulmuş bir cümle, içine yerleştirilmiş önyargıyı ortadan kaldırmaz. Chandler’ın romanlarını bugün yeniden okuyan biri, yalnızca
- [ÖLÜM ZAMANI NASIL TESPİT EDİLİR?](https://dedektifdergi.com/olum-zamani-nasil-tespit-edilir/) - Adli tıp, hukuk ile tıp arasında köprü görevi üstlenen, şüpheli ölüm olayları başta olmak üzere her türden adli vakanın aydınlatılmasında vazgeçilmez bir bilim dalıdır. Bu yazı dizisinde suç soruşturmalarının merkezinde yer alan ve doğal olarak polisiye edebiyatta kendine yer bulan adli tıp konularına mümkün olduğunca teknik dilden uzak kalarak bakmaya çalışacağız. Eski bir polis memuru
- [POLİSİYENİN İTİBARI](https://dedektifdergi.com/polisiyenin-itibari/) - Edebiyat Çevresi ve Akademi Dünyası Dedektif Romanına Nasıl Bakıyor? Eskiden İngiltere’de halk baladlarından doğan adil haydutların hikayeleri anlatılırdı. Robin Hood ile en iyi temsilini bulan bu haydutlar, Rönesans’ta ve ardından gelen Romantizm döneminde sempatik ve romantik karakterlere evrildiler. Modern dedektif romanının da bu haydutlar hakkındaki popüler edebiyatın uzantısı olduğu söylenir. Hoş Cinayet’in yazarı Ernest Mandel,
- [DEDEKTİFİN SÖZLÜĞÜ - 3](https://dedektifdergi.com/dedektifin-sozlugu-3/) - Bir önceki sayıda, gerçeğin çıplak gözle görülmeyen taraflarına, laboratuvarın sessiz ve sistemli dünyasına odaklanmış; parmak izinden DNA’ya, balistikten iz delillerine kadar mikroskobik hikayelerin peşine düşmüştük. Ancak laboratuvarda üretilen en kesin bilimsel sonuçlar bile, tek başına adaleti sağlamaya yetmez. Bir delilin kaderi, laboratuvarda mühürlendiği an değil, mahkeme salonunun ışıkları altında, hukukun süzgecinden geçtiği an belli olur.
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-19/) - YOUR FRIENDS AND NEIGHBORS (2025-) IMDb: 7.7 Kara mizah ve suç unsurlarını bir araya getiren Amerikan yapımı bir drama dizisi olan Your Friends and Neighbors, dijital platformlardan Apple TV’de ekrana geliyor. Dokuz bölümlük ilk sezonu geçtiğimiz yıl yayınlanan dizinin ikinci sezonu 3 Nisan itibarıyla başladı. Yeni sezon öncesi 3. sezon için onay aldığı da duyuruldu.
- [GÖKYÜZÜNDEKİ AYAKİZİ](https://dedektifdergi.com/gokyuzundeki-ayakizi/) - Çeviren: Gencoy Sümer John Dickson Carr (1906–1977), Amerika'nın en üretken ve yaratıcı polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilir. "Kilitli oda" (locked room) gizemlerinin tartışmasız ustası olan Carr, kurbanın kimsenin giremeyeceği ya da çıkamayacağı bir mekânda ölü bulunduğu, fiziksel olarak imkânsız görünen cinayetleri ustalıkla çözüme kavuşturmasıyla ün kazanmıştır. Hem kendi adıyla hem de Carter Dickson takma
- [BİR GARİP YOK OLUŞ](https://dedektifdergi.com/bir-garip-yok-olus/) - "İstemem ulan!" diye bağırdı Haydar abi, ona bağırmak denirse tabii. "Kaçakçılık şubenin gözü üstümde zaten," diye devam etti. Etti etmesine ya, bir süre ardını getiremedi. Çaresizliğini, çektiği çileyi belli etmemeye çalışıyordu, orası kesindi ya, boşa çabaydı. Belli olmayacak gibi değildi ki be kardeşim. Koca adam... Çıkçıkçıkçık... Tövbe haşa, çarpılmış gibi. Derin bir nefes çekti içine
- [BAŞKOMİSER ÇAKIR VE OLAĞANÜSTÜ ŞÜPHELİLER / BÖLÜM 2: KAOS](https://dedektifdergi.com/baskomiser-cakir-ve-olaganustu-supheliler-bolum-2-kaos/) - Anne ve babalar çocuklarıyla beraber okuyabilsin diye yazılan bu hikâyede, coğrafi yer isimleri dışında tüm isimler ve olaylar hayal ürünüdür. Hikâyenin yazılışında sınırda ve satıhta ülkemizi hainlerden koruyan tüm emniyet güçlerimizden ve insanoğlunu kayıtsız şartsız seven güzel hayvanlardan ilham alınmıştır. 30 Eylül 2018, Bartın Limanı Sarı konteynerler, Tekirdağ’dan gelen Anemurium isimli gemiden limana indirilirler. Bekçi
- [AKSAK TİMUR/3. MACERA: ŞUBAT SOĞUĞU](https://dedektifdergi.com/aksak-timur-3-macera-subat-sogugu/) - Bilgisayarımı yeni açmış, takip ettiğim gazetenin internet sayfasına yeni tıklamıştım kapıdan girdiğinde. Şehrin puslu, geniz yakan kömür kokulu sabahlarından biriydi. Klima anca ısıtmaya başlamıştı ofisimi. Kuru ama dehşet bir şubat soğuğu vardı dışarıda. Yeni yılda kendini fragman niyetine şöyle bir gösterip geri çekilen kar yeniden gelse, bize uzun metrajlı bir film şöleni sunsa da, şu
- [KIRMIZI DEFTER](https://dedektifdergi.com/kirmizi-defter/) - -I- Kayıp Ben, Cinayet Büro Başkomiseri Rıfat Alagöz. Otuz yıllık meslek hayatım boyunca öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu olmuştur: Bir insanın kaybolması, ölmesinden daha tehlikelidir. Ölüler konuşmaz biliyorum… Ama deliller konuşur ve katili ele verir. Kayıplarsa her an konuşur; hem de herkesin zihninde. Sonuçta ortaya öyle bir gürültü çıkar ki işin içinden çıkamazsınız. Antalya’nın
- [VAMPİR-KÖYLÜ: SON OYUN](https://dedektifdergi.com/vampir-koylu-son-oyun/) - “Her cinnet bir cinayettir” Bora, iki av köpeğinin yaralı bir geyiği sıkıştırdığı tabloyu izliyordu. Hava kararmış, yağmur çiselemeye başlamıştı. Damlalar konağın ahşap çatısına vurdukça içeride ritmik bir ses yankılanıyordu. Şehre uzak sapa bir konumda bulunan bu köy, yazlıkçıların çekilmesiyle neredeyse tamamen boşalmıştı. Ağır sessizliği sadece komşu köylere giden birkaç aracın motor sesi bozuyordu. Arabaların cılız
- [ŞAHİNLER TEKKESİ CİNAYETİ](https://dedektifdergi.com/sahinler-tekkesi-cinayeti/) - Temmuz 2006’da bir ikindi vakti, Fatih Çatladıkapı’daki sur dibinde parçalara ayrılmış ve bavula yerleştirilmiş bir ceset bulundu. Bu ceset Zeytinburnu’nda yerleşik Şahinler Tekkesi Şeyhine aitti. Şahinler Tekkesi yüzyıllardır kendi hâlinde yaşayan insanlardan oluşan minik bir tekkeydi. Orijinali tarihi bir ahşap konakken zaman içinde yapılan eklemelerle büyük bir betonarme yapıya dönüşse de Şeyhin mimari zevki sayesinde
- [KANLI KAR](https://dedektifdergi.com/kanli-kar/) - Çetin bir kış havası Daskazan’ı çepeçevre sarmıştı. Kar, Dartma Dağı’nın civarındaki köy ve kasabaların üzerini beyaz bir yorgan misali örtmüştü. Heybetli Kazdak Nehri coşmuş; yatağındaki bağ ve bahçeleri önüne katıp süpürmüştü. Daskazan’ın güneybatısında, nehrin öte yakasında kalan Tepeder kasabası ise kışın ayazından çok daha karanlık bir musibetle çalkalanıyordu. Bir hafta kadar önce kasabada bazı tuhaf
- [MOR DÜĞÜM](https://dedektifdergi.com/mor-dugum/) - Sabahın körüydü. Parkın demir kapısı yarı aralıktı, içeriden gelen rutubetli soğuk sokağa ağır ağır yayılıyordu. Çimenlerin üzerinde ince bir kırağı tabakası vardı; adım attıkça çıtırdıyordu. Sokaktaki kuru ayaz, içeride yerini ağır, nemli ve küf kokulu bir serinliğe bırakmıştı. Başkomiser İhsan, cesedin beş adım uzağında durdu. Esmer yüzü, uykusuzluktan ve boşanma davasının bitmek bilmeyen evrak yükünden
- [HİKÂYENİN SONU](https://dedektifdergi.com/hikayenin-sonu/) - Ofiste uzun zamandır hazırlandığım sunum için son tekrarları yapıyordum. Cep telefonum ısrarla titredi. Tanımadığım bir numara. Firma sahipleri koridorun başında, başımla selamladım uzaktan. Cep telefonum yine titremeye başladı. Aynı numara. Bu sefer birine bir şey mi oldu diye meraklandım. “Alo!” “Eren Bey ile mi görüşüyorum?” “Evet, siz kimsiniz?” “Avukat Ateş. Dedenizin vasiyeti ile ilgili aramıştım.”
- [ARMUT BAHÇESİ](https://dedektifdergi.com/armut-bahcesi/) - İşçi kadınlar, ilk sıradan itibaren ikişer ikişer karşılıklı dağıldı. Toplama kovaları kollara takıldı. Armut bahçemizde hasat başlamıştı. Biraz geri çekilip kadınları izlemeye koyuldum. Her şey yolunda görünüyordu. Ta ki… Toplama sıralarının sonundan bir ses yükselene kadar. “Patroon! Buraya gelir misin?” Bu çağırıda bir tuhaflık vardı… Ne acele ne panik… ama kesinlikle “normal” de değildi. Yanlarına
- [DEDEKTİFİN BİLMECESİ](https://dedektifdergi.com/dedektifin-bilmecesi-2/) - ÇİFTE DUL Semiramis Erden her gazetecinin hayalindeki kadındı. Güzeldi, çekiciydi ve hayatı trajikti. Üstelik adı bir skandala karışmıştı. Henüz yirmi sekiz yaşında olmasına rağmen, ikinci kez dul kalmıştı. RTV’nin izlenme rekorları kıran magazin programı Deli Dolu’nun acar muhabiri Volkan Uğur, Semiramis Erden’in yaşadığı trajediden olabildiğince dramatik bir hikâye çıkarmak için kolları çoktan sıvamıştı. Kameramanı Ateş’le
- [2. İZMİR POLİSİYE ŞENLİĞİ](https://dedektifdergi.com/2-izmir-polisiye-senligi/) - İzmir’de polisiye edebiyat meraklılarını buluşturacak olan 2. İzmir Polisiye Şenliği, 11 Nisan 2026 Cumartesi günü Kültürpark’taki Konak Gençlik Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlik, Kelime Sahaf ve İzmir Dayanışma Akademisi’nin iş birliğiyle düzenleniyor. Polisiye yazarları ile okurlarını buluşturacak etkinlik, söyleşi ve sunumlarla ülkemizde ve dünyada polisiye anlatının izini sürmeyi hedefliyor. Etkinlik programı: 11.00-11.30 Açış Konuşması: "Şiddeti Sıradanlaştırmakla Sorgulamak
- [JO NESBØ: ON PARMAĞINDA KAÇ MARİFET OLAN ADAM](https://dedektifdergi.com/jo-nesbo-on-parmaginda-kac-marifet-olan-adam/) - Hary Hole isimli polis kahramanı için 2003 yılında yazdığı The Devil’s Star, Şeytan Yıldızı romanından Netflix’e uyarlanan Detective Hole dizisiyle gündeme oturan Norveçli yazar Jo Nesbø’yu tanıyalım mı? Nesbø, yazar, ekonomist ve futbolcudur. Norveçli müzik grubu Di Derre’nin vokalisti, gitaristi ve şarkı yazarıdır. Dedektif Harry Hole tiplemesinin de yaratıcısıdır. 2014 itibariyle Norveç’te 3 milyon satan
- [OTOPSİDE ATIŞ MESAFESİ NASIL TESPİT EDİLİR](https://dedektifdergi.com/otopsi-odasi/) - Adli tıp, hukuk ile tıp arasında köprü görevi üstlenen, şüpheli ölüm olayları başta olmak üzere her türden adli vakanın aydınlatılmasında vazgeçilmez bir bilim dalıdır. Bu yazı dizisinde suç soruşturmalarının merkezinde yer alan ve doğal olarak polisiye edebiyatta kendine yer bulan adli tıp konularına mümkün olduğunca teknik dilden uzak kalarak bakmaya çalışacağız. Otopside Atış Mesafesi Nasıl
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-7/) - DUMAN OLAN ADAM - MAJ SJÖWALL VE PER WAHLÖÖ Yayınevi: AYRIKSI KİTAPBasım Tarihi: 2019Sayfa Sayısı: 288Çevirmen: BİGE TURAN ZOURBAKİSTür: POLİSİYE-ROMAN Komiser Martin Beck'in uzun süredir beklediği yıllık izin vakti nihayet gelmiştir. Tatile erken başlayan ailesi onuİsveç takımadalarında sabırsızlıkla beklemektedir. Ancak Martin Beck'in özel ve gizli bir görev için acilen Stockholm’e çağrılmasıyla, tatili daha ilk günden
- [LEOPOLD & LOEB VAKASI: ÜBERMENSCH, CİNAYET VE MÜKEMMEL SUÇUN İMKANSIZLIĞI ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/leopold-loeb-vakasi-ubermensch-cinayet-ve-mukemmel-sucun-imkansizligi-uzerine/) - 21 Mayıs 1924'te Chicago Üniversitesi'nde öğrenci olan ve zengin/seçkin ailelerden gelen Leopold (19) ve Loeb (18), Loeb'in uzaktan akrabası ve komşusu olan Bobby Franks'ı kiralık arabalarına bindirirler ve Loeb, Franks'ın kafasına bir keskiyle vurarak onu öldürür. Cesedi Indiana sınırı yakınlarındaki bir menfezde saklayıp kimliğini gizlemek için yüzüne asit döktükten sonra, ikili Franks ailesine 10.000 dolar talep
- [POLİSİYE EDEBİYAT ÖDÜLLERİ: KİM SEÇİYOR, NEYE GÖRE SEÇİYOR?](https://dedektifdergi.com/polisiye-edebiyat-odulleri-kim-seciyor-neye-gore-seciyor/) - Polisiyenin, insanların en karanlık taraflarını anlatan, suçun doğasını didikleyen adaletin ne kadar kırılgan olduğunu gösteren tuhaf bir tür olduğunu hep söyleriz. Söyleriz söylemesine de iş ödüllere geldiğinde aynı türün, garip bir şekilde uslu, sessiz ve kabul edilmiş bir alana dönüştüğünü fark etmeyiz. Fark etsek de pek sorgulamayız. Bir kitap ödül alır ve biz otomatik olarak
- [TUĞBA TURAN İLE KEYİFLİ BİR YAZAR-EDİTÖR SOHBETİ](https://dedektifdergi.com/tugba-turan-ile-keyifli-bir-yazar-editor-sohbeti/) - Hoş geldin sevgili Tuğba! Seninle Dedektif Dergi sayfalarında sohbet etmek ayrı bir keyif zira sen dergimizin en özel kalemlerinden birisin. Dile kolay, tam 61 sayıdır fire vermeksizin yazıyorsun. Bildiğim kadarıyla es geçtiğin hiçbir sayı olmadı. Salt bununla da kalmıyor, yetişkinler için polisiye eserlerin dışında çocuk kitapları da yazıyorsun. Nedir bu disiplinin, çalışkanlığın, üretkenliğin sırrı? Sevgili
- [OKURLARDAN KÜÇÜREK ÖYKÜLER](https://dedektifdergi.com/okurlardan-kucurek-oykuler-2/) - DEŞİFRE EKİN TOPRAK ERTUĞRAL Profesör Osman Yücel; Prag uçağından iner inmez dekanın şoförü tarafından karşılanmış, eski model bir beyaz Skoda’yla Karl Üniversitesi’ne gelmişti. Yerine görevlendirildiği sanat tarihi profesörü Alain Marcel, 21 Aralık 2023 tarihinde üniversitedeki silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti.Profesör Yücel'in İstanbul'da kimsesi yoktu. Çalıştığı üniversiteye kayyum atanması üzerine istifa edip evde oturmaktansa, Karl Üniversitesi’nde açılan
- [CHANDLER'IN YANILSAMASI VE ALTIN ÇAĞIN HAKLILIĞI](https://dedektifdergi.com/chandlerin-yanilsamasi-ve-altin-cagin-hakliligi/) - Raymond Chandler yıllarca Altın Çağ’ı “yapay” diye aşağılayarak polisiye tarihinin en büyük yanılgılarından birini yarattı. Oysa gerçek cinayet dünyası onun karanlık sokaklarından değil; aile içi hesaplaşmalardan, kıskançlıktan, miras kavgasından, sessiz ve planlı ölümlerden oluşuyor. Chandler’ın realizmi bir mit; Altın Çağ’ın mantığı ise çıplak gerçeğin ta kendisi. Bu yazı, o miti paramparça ediyor. Raymond Chandler, ünlü
- [EDİTÖRÜN MASASINDAN](https://dedektifdergi.com/editorun-masasindan/) - Değerli polisiye severler, Dedektif Dergi’nin 61. sayısıyla, suçun, gizemin ve adaletin izini sürdüğümüz soluk kesici bir yolculuğa bir kez daha çıkıyoruz. Bu sayımızda, “İşte polisiye dediğin böyle olur” dedirten eserlerden suçun teknik ve bilimsel yönlerine uzanan zengin bir içerik sizleri bekliyor. Öykü sayfalarımızda bu ay, farklı coğrafyalara ve insan zihninin karanlık dehlizlerine doğru sürükleyici bir
- [BURAK AKGÜÇ’LE POLİSİYE EDEBİYAT VE TALİHSİZ BİR HADİSE ROMANI HAKKINDA KONUŞTUK](https://dedektifdergi.com/burak-akgucle-polisiye-edebiyat-ve-talihsiz-bir-hadise-romani-hakkinda-konustuk/) - Burak Bey, sizi Dedektif sayfalarında ağırlamaktan mutluluk duyuyorum. Sizinle yolumuz bir yarışma vesilesiyle üçüncü Cemil Arıkan macerasında kesişti. Ödülünüzü tebrik ediyor kendi adıma sizi okumakta gecikmemi “talihsiz bir hadise” olarak addediyorum. Boğaziçi Üniversitesi’nde siyaset bilimi okuduktan sonra uzun süre bankacılık yapmış ve emekli olmuş biri neden edebiyat dünyasına girmeye karar verdi? Gençliğimden beri edebiyat ve
- [DEDEKTİF KİTAP KULÜBÜ: SESSİZ HASTA / ALEX MİCHAELİDES](https://dedektifdergi.com/dedektif-kitap-kulubu-sessiz-hasta-alex-michaelides/) - Bu sayı, kitap kulübümüzde güncel bir polisiye roman okuduk. Alex Mihalides’in çok satan ve ses getiren kitabı Sessiz Hasta’yı konuşmak ve tartışmak için Dedektif Dergi yazarları Gencoy Sümer, Emel Aslan, Güneş Barguş, Mehtap Sezer, Gamze Yayık ve Zehra Acicbe toplandık. Aşağıda, sunumu Güneş Barguş tarafından yapılan bu toplantıya ait metni okuyabilirsiniz. Kitabı okumayı isteyenler için
- [KIYIDAKİ DÜŞMAN](https://dedektifdergi.com/kiyidaki-dusman/) - Güneş eğilmiş, gölgeler denize doğru uzuyordu. Isınmaya başlayan biradan koca bir yudum aldım, maviliğe uzanan iskeleye, daha ötelerde ağır ağır dönen rüzgârgüllerine baktım. Uykum vardı, serinlersem açılacağımı biliyor ama harareti yükselmiş bedenimi soğuk suya sokmaya ikna edemiyordum. Sahilin araç girişini engellemek için iki beton blokla kapatılmış kısmında bir hareketlenme oldu. Kocam uzandığı yerden başını kaldırıp
- [SUÇUN MUTFAĞI](https://dedektifdergi.com/sucun-mutfagi-2/) - Bu sayıda polisiye edebiyatımızın seçkin kalemlerinden Ayşe Erbulak’ın suç mutfağındaydık. Romanlarını nasıl hazırladığını kendisine sorduk. İşte sorularımız ve Ayşe Erbulak’ın verdiği cevaplar: Bir polisiye fikri sizde genellikle nerede ve nasıl doğar? Tek bir görüntü, bir cümle, bir karakter mi tetikler yoksa önce suç mu gelir? Polisiye fikri her daim aklımdadır, her görüntü beni çok etkiler;
- [MİSK-İ AMBER](https://dedektifdergi.com/misk-i-amber/) - Yine aynı kuytu köşede durmuş, onun gelmesini bekliyordu. Bu gece bekleyişleri sona erecek, bu gece her şey hayal ettiği, planladığı gibi olacaktı. Başını gökyüzüne çevirdi. Gün boyu etrafı yakıp kavuran güneş çoktan batmış, yıldızlar birbiri ardına geceye yerleşmeye başlamıştı. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Burnuna, altında dikildiği yasemin ağacının mis kokusu doldu.
- [HÜSEYİN HOCA’NIN NOT DEFTERİ’NDEN GERİYE KALAN](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defterinden-geriye-kalan/) - Bazı insanlar vardır; yaptıkları işi meslek olarak tanımlamak eksik kalır. Çünkü onların yaptığı şey, bir uğraşın ötesinde, bir tavırdır. Hüseyin Sadıç da tam olarak böyle biriydi. Asıl mesleği öğretmenlikti; hayatını bu işle sürdürdü. Ama okuduklarını ciddiye alan, gördüğünü sakınmadan söyleyen ve bunu yaparken kimseye yaranma ihtiyacı duymayan nadir okurlardandı. Dergimizde “Hüseyin Hoca’nın Not Defteri” başlığıyla
- [EDWARD HOCH'TEN BİR ÖYKÜ: SEKİZGEN ODA VAKASI](https://dedektifdergi.com/edward-hochten-bir-oyku-sekizgen-oda-vakasi/) - Çeviren: Gencoy Sümer İkinci kez zil çaldığında kapıyı yaşlı Dr. Sam Hawthorne açtı ve sert öğle güneşinden gözlerini kırpıştırarak dışarı baktı. Elli yıldır görüşmedikleri hâlde, kapıda duran kişiyi hemen tanıdı. “İçeri gel, içeri!” diye ısrar etti. "Uzun zaman oldu, değil mi? Northmont'taki o günden bu yana uzun zaman oldu. Hayır, hayır, rahatsız etmiyorsun. Aslında başka
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiyeler-5/) - YAŞAMA ÖVGÜ - Gisele Pelicot Yayınevi: EVEREST YAYINLARI Gisèle Pelicot’yu tüm dünya 2024 yılında tanıdı: Evli olduğu erkek dokuz yıl boyunca Gisèle’e bilgisi dışında uyuşturucu vermiş ve bilincini kaybetmiş haldeyken onlarca erkeğin ona tecavüz etmesine zemin hazırlamıştı. Bu korkunç gerçeğin ortaya çıkmasının ardındanGisèle, konuyla ilişkili davanın kamuya açık görülmesini talep ederek ataerkiyle mücadelede bir a-kırılma
- [AKSAK TİMUR - TAVŞAN KANI](https://dedektifdergi.com/aksak-timur-tavsan-kani/) - Bu emeklilik denen zımbırtıya alışıyorum galiba. Ben eski Başkomiser Timur, emekliliğimin üçüncü yılında bütün gün kahve köşelerinde pinekleyip ölmeyi beklemek yerine yeni kararlar aldım. Ev sahibim, herkesin “Alamancı” bildiği, eksi istihbaratçı İsmail amca -namıdiğer Dede- sağ olsun, bana dükkânlarından birini tahsis etti. Emlakçılık yapmaya başladım. Artık çengel bulmacalarımı ofisimde çözüyorum ama çayım yine köşedeki kahvehaneden.
- [BAŞKOMİSER ÇAKIR VE OLAĞANÜSTÜ ŞÜPHELİLER-1](https://dedektifdergi.com/baskomiser-cakir-ve-olaganustu-supheliler-1/) - BÖLÜM 1: KAÇAKÇILIK Anne ve babalar çocuklarıyla beraber okuyabilsin diye yazılan bu hikâyede, coğrafi yer isimleri dışında tüm isimler ve olaylar hayal ürünüdür. Hikâyenin yazılışında sınırda ve satıhta ülkemizi hainlerden koruyan tüm emniyet güçlerimizden ve insanoğlunu kayıtsız şartsız seven güzel hayvanlardan ilham alınmıştır. Hikâyedeki karakterler (sahneye çıkış sırasıyla) Bembeyaz: Kar gibi beyaz tüylü sarı gözlü,
- [MANİPÜLASYON YOLUYLA İŞLENEN SUÇLAR](https://dedektifdergi.com/manipulasyon-yoluyla-islenen-suclar/) - 61. sayımızdan merhaba sevgili Dedektif okurları. Bildiğiniz üzere suç işlemek söz konusu olduğunda insan, doğası gereği, son derece yaratıcı bir canlı olabiliyor. Kullanılan alet edevatın sınırı yok neredeyse. Peki, cinayet işlemek için muhakkak ellerimizi veya başka bir aleti kullanmak zorunda mıyız? Elbette hayır. Failin kendi ellerini kirletmeden, azmettirmek suretiyle işleyebildiği suçların oranı hiç de düşük
- [FERMUAR](https://dedektifdergi.com/fermuar/) - Temmuz sonuydu. Akşam vaktinde rüzgâr sertleşmeye başladı. Yağmur, asfalttaki kum tanecikleriyle çamurlaşırken oyuklara dolan suyun seviyesi yavaş yavaş artıyordu. Karanlık bastıkça binanın bulunduğu sokağa sessizlik hâkim oldu. İki yana sıralanmış, dış cephelerinin rutubetten renk attığı bitişik apartmanlar, gökyüzünü dar, siyah bir boşluğa hapsediyordu. Alt katlardaki dükkânların paslı kepenkleri ise kapalıydı. Sokak boyu dizilmiş dev lambalardan
- [YEDİLERİN GİZEMİ Mİ DEMİŞTİNİZ?](https://dedektifdergi.com/yedilerin-gizemi-mi-demistiniz/) - Agatha Christie’nin kitaplarından uyarlanan film ve dizilerin izleyiciyle buluşma süreci düzenli biçimde devam ediyor. BBC’nin on yılı bulan bu serüveni sürerken yanına Netflix de katıldı ve 15 Ocak’ta Agatha Christie’s Seven Dials’ı ya da kısa adıyla Seven Dials’ı yayınladı. Dizi, ülkemizde “Yedilerin Gizemi” adıyla yayımlanan “The Seven Dials Mystery” adlı romandan uyarlanmış. Chris Chibnall’ın (Broadchurch,
- [SLOW HORSES: KUSURLU KARAKTERLERLE GERİLİM KURMA](https://dedektifdergi.com/slow-horses-kusurlu-karakterlerle-gerilim-kurma/) - Kusursuz ajanların hüküm sürdüğü casusluk dünyasında Slow Horses, sahneyi hatalarıyla yaşayanlara bırakıyor. Slough House’un sürgün ajanları, başarısızlığın da güçlü bir hikâye anlatabileceğini gösteriyor. Dizi, bürokrasi, mizah ve çürüme atmosferiyle modern polisiye gerilimine bambaşka bir açıdan bakıyor. Casusluk hikâyeleri yıllarca aynı kahraman tipini parlatıp durdu. Ajanların hepsi mükemmel eğitilmişlerdi. Kusursuz operasyonlar yapıyorlardı. Soğukkanlı bir profesyonellik anlayışına
- [MODA’DA CİNAYET](https://dedektifdergi.com/modada-cinayet/) - Lambaların hiçbirinin çalışmadığı, binaların kentsel dönüşümü beklediği sokaklar bomboştu. Gecenin karanlığı çökmüşken etraf açık restoran ve kafelerin dışarıya verdiği cılız ışıkla pek aydınlanamıyordu. Milenyum Filo Kiralama’ya ait, siyah lüks arazi aracı Moda Caddesi’nde kırmızı ışık yokmuşçasına hızla ilerlerken, Ferit Tek Sokak’a saptı. Elli yıllık apartmanın önüne yanaşan araçtan boynunda altın zinciri, beyaz gömleğinin çoğu düğmesi
- [DEDEKTİFİN SÖZLÜĞÜ – 2. BÖLÜM](https://dedektifdergi.com/dedektifin-sozlugu-2-bolum/) - Bir önceki sayıda soruşturmanın sahadaki temellerini oluşturan kavramları ele almıştık: Olay yeri, olay yeri incelemesi, delil ve kordon altına alma. Bu kavramlar, gerçeğin ilk kez görünür hâle geldiği noktayı temsil eder. Ancak soruşturmanın kaderi çoğu zaman olay yerinden sonra, laboratuvarın sessiz ve sistemli dünyasında şekillenir. Çünkü bazı gerçekler çıplak gözle değil, mikroskopla; bazı hikâyeler tanıkla
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-18/) - DEATH BY LIGHTNING (2025) IMDb: 7.7 Death By Lightning, 6 Kasım 2025’te Netflix Türkiye’de izleyiciyle buluşan bir suç dizisi. Gerçek olaylara dayanan ve ABD tarihinin politik dönemeçlerinden birini konu alan mini dizi, Mike Makowsky tarafından yaratıldı ve Matt Ross tarafından yönetildi. Yazar Candice Millard’ın, 2011’de yayımlanan Destiny of the Republic romanından ekrana uyarlandı. Sezonu dört
- [OTOPSİ MASASINDA DİRİLMEK MÜMKÜN MÜ?](https://dedektifdergi.com/otopsi-masasinda-dirilmek-mumkun-mu/) - Adli tıp, hukuk ile tıp arasında köprü görevi üstlenen, şüpheli ölüm olayları başta olmak üzere her türden adli vakanın aydınlatılmasında vazgeçilmez bir bilim dalıdır. Bu yazı dizisinde suç soruşturmalarının merkezinde yer alan ve doğal olarak polisiye edebiyatta kendine yer bulan adli tıp konularına mümkün olduğunca teknik dilden uzak kalarak bakmaya çalışacağız. 2021 yılında Hindistan’da trafik
- [DANYAL PEYGAMBER’İN ÇÖZDÜĞÜ İKİ POLİSİYE OLAY](https://dedektifdergi.com/danyal-peygamberin-cozdugu-iki-polisiye-olay/) - Toplum düzeninin kurulmasında başat unsurlardan biri olan adalet kavramı, insanoğluna erdemli bir yaşam öğütleyen kutsal kitaplarda da derinlemesine işlenmiştir. Diğer pek çok başlıkta olduğu gibi adaletin önemi de okuyucuya -bir dinî metin anlatı tekniği olarak- tarihte yaşanmış kimi olayların hikâyeleştirilmesi yöntemiyle, yani “kıssalar” aracılığıyla aktarılarak, konunun daha iyi anlaşılması ve sonuçlardan ders çıkartılması amaçlanmaktadır. İşte,
- [NİZAM](https://dedektifdergi.com/nizam/) - Sabahları gri sis şehri yutar. Alarm çalar. Yataktan kalkar. Ayakları soğuk betona basar. Terliklerini arar, bulamaz. Mutfak tezgâhına yönelir. Çaydanlığın altını yakar. Kibritin sülfür kokusu genzini yakar. Pencereden dışarıya, asfalta bakar. Sokak lambaları titrer, söner. Her şey sıradan görünür. Her şey kusursuz bir sessizlik içinde bekler. Tezgâhın üzerindeki kırmızı lekeye kayar gözleri. Sıradan bir vişne
- [POLİSİYE ATÖLYESİ-2: HER POLİSİYE BİR İPUCUYLA İLERLER](https://dedektifdergi.com/polisiye-atolyesi-2-her-polisiye-bir-ipucuyla-ilerler/) - Bu sayfada polisiyenin nasıl işlediğine bakıyoruz. Suçun kendisinden çok, merakın nasıl kurulduğunu; bir hikâyenin okuru hangi tekniklerle sayfalar arasında tuttuğunu anlamaya çalışıyoruz. Klasik polisiyelerden günümüze uzanan örneklerle, bir soru nasıl doğar, bir şüpheli nasıl yaratılır, tempo nasıl düzenlenir, gerilim nasıl artırılır, ipuçları nasıl gizlenir gibi konuları ele alıyoruz. Burada kurallar koymuyoruz, formüller vermiyoruz. Her sayıda
- [POLİSİYENİN DAR SOKAĞI](https://dedektifdergi.com/polisiyenin-dar-sokagi/) - Polisiyenin Kısır Döngüsü: Okur, Yazar ve Genişlemeyen Evren Polisiye edebiyatında sık duyulan bir yargı var: “Yerli yazarlar yabancılar kadar iyi değil!” Peki, gerçekten öyle mi? Bu denklemde asıl suçlu kim suçlu? Okur mu? Yazar mı? Yoksa edebiyat ortamını belirleyen koşullar mı? Türkiye’de yazarların yabancı meslektaşlarıyla aynı imkânlara sahip olmadığı bir iklimde, polisiyenin yeterince genişlememesi yalnızca
- [DERİNLERDEKİ MAVİ KORKU](https://dedektifdergi.com/derinlerdeki-mavi-korku/) - Kesif bir rutubet kokusu burun deliklerinin cidarını yalayıp bütün bedeninin içine doldu. Bu berbat kokunun kaynağı yarısına kadar küflenmiş, sıvaları yer yer dökülmüş duvarlarla, oraya buraya saçılmış bir zamanlar ne olduğu anlaşılmayan kirli eşyalardı belli ki. Buluşma yerinin kaçıncı katta olduğunu bilmediğinden bina girişinden ilk koridora dönmüştü. Yüreği ağzında, karşıda gördüğü merdivenlere doğru hızla seyirtti.
- [“KEŞKE BUNU BEN YAZSAYDIM…” DEDİĞİMİZ POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/keske-bunu-ben-yazsaydim-dedigimiz-polisiyeler/) - Öyle polisiyeler vardır ki; kurgusuyla, karakterleriyle, atmosferiyle, diliyle bir anda sarıp sarmalar bizi. Suçun, suçlunun, adaletin peşinde soluk soluğa yaptığımız baş döndürücü yolculuk nihayet son bulup da arka kapağa ulaştığımızda bile, hemen bırakamayız elimizden. Arkamıza yaslanır, okumaktan yorgun düşmüş fakat heyecandan büyülenmiş gözlerle bakarız ona bir kez daha. “İşte polisiye dediğin böyle olur,” diye alkışlarız
- [SORGU](https://dedektifdergi.com/sorgu/) - Akşam ezanı okundu, Karanlıkçöktü. Bakkalın göbeğinden peynir bulaşmış bıçağı çektim. Planlı değildi. Kanlı peynir gördünüz mü hiç? İlk darbede gözlerindeki o şaşkınlık. Korkmadım.Paniklemedim. Birkaç hamle yetti. “Ah!” dedi. Sonra bir hırıltı duyuldu. Susturmak için Dört darbe daha. Devam ederdim belki. Tost kokusu yüzünden durdum. Açtım.Beyaz peynirli. Bu kalabalık kimseye endişe vermez. Bakkal, ben, bozacı. Geçti dükkânın
- [BANU AKELOĞLU İLE SON KİTABI ÜZERİNDEN POLİSİYE SOHBETİ](https://dedektifdergi.com/banu-akeloglu-ile-son-kitabi-uzerinden-polisiye-sohbeti/) - Sevgili Banu Akeloğlu sizi Dedektif sayfalarında görmek büyük mutluluk. Davetimizi kabul ettiğiniz için okurlarımız adına teşekkür ederim. Klasik bir giriş yapalım. Ben sizi POYABİR(Polisiye Yazarları Birliği)’in İstanbul, Rami Kütüphanesi’nde düzenlediği etkinlikte tanıma fırsatı buldum. POYABİR yönetimindesiniz ve birlik içinde aktif görevleriniz var. Bize önce yazar kimliğinizden sonra da birlik içinde üstlendiğiniz sorumluluklardan bahseder misiniz? Öncelikle
- [İmkansız Cinayet Öykülerinin Ustası: Edward D. Hoch](https://dedektifdergi.com/imkansiz-cinayet-oykulerinin-ustasi-edward-d-hoch/) - 1930 doğumlu Edward Dentinger Hoch, kariyerine 1950’lerin ortalarında Ellery Queen’s Mystery Magazine (EQMM) dergisinde yayımlanan öyküleriyle başladı. Kısa sürede derginin demirbaş yazarlarından biri haline geldi. 1962’den ölümüne kadar, yani tam 46 yıl boyunca, EQMM’in her sayısında en az bir öyküsü yayımlandı. Bu, edebiyat tarihinde neredeyse benzersiz bir rekordur. Düşünün: 46 yıl boyunca derginin her sayısında
- [SUÇUN MUTFAĞI](https://dedektifdergi.com/sucun-mutfagi/) - Bir polisiye roman, okurun eline ulaştığında artık tamamlanmış bir hikâyedir. Oysa o hikâye ortaya çıkana kadar geçen süreç; not defterleri, yarım bırakılmış taslaklar, silinmiş cümleler, defalarca değişen planlar ve çoğu zaman yalnız geçirilen uzun saatlerden oluşur. “Suçun Mutfağı”, tam da bu görünmeyen alanı aydınlatmayı amaçlayan bir yazı dizisi. Bu dizide, polisiye yazarlarının yaratım süreçlerinin perde
- [FARELİ KÖYÜN KAVALCI İLE İMTİHANI](https://dedektifdergi.com/fareli-koyun-kavalci-ile-imtihani/) - BÜYÜKLERE POLİSİYE MASALLAR – 2 Serinin ilk masalı için buraya bakınız Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak mı uzak bir ülkede, zümrüt yeşili bir ormanın içindeki güzel mi güzel sarayda Kral, Kraliçe ve biricik oğulları Prens birlikte yaşardı. Bahçedeki mis kokulu ağaçlarda şakıyan kuşların cıvıltıları kulaklarını doldursa, güneşin altın hareleri tüllerin arasından odaya neşeyle
- [RAPUNZEL İÇİN ADALET](https://dedektifdergi.com/buyuklere-polisiye-masallar-3/) - BÜYÜKLERE POLİSİYE MASALLAR – 3 Serinin ilk masalı için buraya bakınız Serinin ikinci masalı için de şuraya bakınız Develerin tellal, pirelerin berber olduğu, beşiklerin tıngır mıngır sallandığı dolambaçlı rüyaların içinde oradan oraya savurulurken, kapının alacaklı gelmiş gibi güm güm vurulmasıyla uzun, kumral kirpiklerini araladı Prens. Bir anlığına nerede olduğunu hatırlayamadı. Bu ahşap tavan, saraydaki odasının
- [DEDEKTİF'TE 2025'İN EN İYİ ÖYKÜSÜNÜ SEÇİYORUZ](https://dedektifdergi.com/dedektifte-2025in-en-iyi-oykusunu-seciyoruz/) - 2025’in En İyi Öyküsü Dedektif Dergi olarak 2025 yılı boyunca yayımladığımız polisiye öyküler arasından “Yılın En İyi Öyküsü”nü seçiyoruz. Bu seçimi bu yıl okurlarımız yapıyor. Yani jüri sizsiniz! Dijital bir dergi olmamızın sağladığı imkânla, geçen yıl yayımlanan her sayımızda en çok okunan öyküleri belirledik ve bu ölçüt doğrultusunda 12 öyküden oluşan bir kısa liste oluşturduk.
- [Arka Sokakların Dar Vizyonu: Raymond Chandler’ın "Gerçekçilik" Yanılsaması](https://dedektifdergi.com/arka-sokaklarin-dar-vizyonu-raymond-chandlerin-gercekcilik-yanilsamasi/) - Edebiyat tarihinde, kendi yaratıcılık sınırlarını gerçekçilik ilan ederek başkalarının dehasını küçümsemek, eşine sık rastlanmayan bir kibir türüdür. Raymond Chandler, 1944 tarihli o çok övülen Cinayetin Basit Sanatı makalesinde tam da bunu yapmış, polisiye edebiyatın kraliçesi Agatha Christie’yi steril bulmacalar yazmakla itham ederek aslında kendi edebi miyopluğunu ifşa etmiştir. Chandler’a göre arka sokakların pisliğini anlatmayan her
- [FASARYA MAHALLESİ](https://dedektifdergi.com/fasarya-mahallesi/) - Televizyonda Ziraat Bankası’nın reklamı dönüyordu. Firdevs’in eli bir türlü ocaktaki çaydanlığa uzanmadı. Suyun fokurtusu evin sessizliğini parçalayacak kadar güçlüydü. Ama o duymadı. Başını eğmiş, pencereden karşı eve bakıyordu. Neriman’ın balkonundaki çamaşırlar rüzgârla savruluyordu. Kırmızı bir etek Firdevs’in gözünü aldı. Etek uçuştu, göğe karışır gibi olacakken duvara çarptı. “Ne oldu Mahmut?” diye sordu Firdevs, gözlerini adama
- [SIRA DIŞI CİNAYET ALETLERİ](https://dedektifdergi.com/sira-disi-cinayet-aletleri/) - Merhaba sevgili Dedektif okurları… Hepinizin bildiği üzere insan denen canlı var olduğundan beri suçla birlikte anılmış, Habil ile Kabil’den bu yana iki kişi yan yana rahat durmamış, kan ve cinayet hayatımızdan hiç eksik olmamıştır. Hâl böyleyken tarih boyunca birbirinden enteresan ve çeşitli suç aletleri kullanılmış, kullanılmasa da hayal edilmiştir. Önümüzdeki birkaç sayı boyunca sizlere gerek
- [RAHAT POLİSİYE GERÇEKTEN “RAHAT” MI?](https://dedektifdergi.com/ters-kose-rahat-polisiye-gercekten-rahat-mi/) - “Rahat polisiye” dendiğinde genellikle aynı imgeler akla gelir: Küçük kasabalar, çay saatleri, nazik dedektifler, sahne dışında işlenen cinayetler ve kan görünmeyen ölümler. Bu yüzden rahat polisiye çoğu zaman zararsız, yumuşak, konforlu diye tanımlanır. Peki, bu tür gerçekten rahat mı, yoksa bize rahatmış gibi mi sunuluyor? Önce şunu netleştirelim. Rahat polisiye, cinayeti ortadan kaldırmaz. Aksine, cinayeti
- [EMMETT TILL: CİNAYETİN ÖTESİNDE, BİR YÜZLEŞMENİN SEMBOLÜ](https://dedektifdergi.com/emmett-till-cinayetin-otesinde-bir-yuzlesmenin-sembolu/) - “Dikkatli ol. Güney’deki beyazlara karşı saygılı davran.” Annesi Chicago’dan Mississippi’ye akrabalarını ziyaret etmek için gitmek üzere olan Emmett’e böyle öğüt vermişti. 14 yaşındaki bir çocuğun ölümü, Amerika’nın ırkçılık ve adalet arayışı tarihinde hiç silinmeyecek bir iz bıraktı. Emmett Till’in trajik hikayesi, sadece bir linç vakası değil; aynı zamanda sivil haklar hareketini ateşleyen ve dünyanın gözünü
- [GENCOY SÜMER’LE SON KİTAPLARI ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumerle-son-kitaplari-uzerine/) - Merhaba sevgili Gencoy Sümer. Daha önce merhum polisiye yazarı Celil Oker’in Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu isimli bir çalışması yayınlanmıştı ancak doğrudan polisiye roman yazımına odaklanan bir kitap yoktu. Birkaç ay önce yayınladığınız Polisiye Roman Nasıl Yazılır isimli kitabınız büyük bir boşluğu doldurdu. Öncelikle neden böyle bir kitap yazma ihtiyacı hissettiniz, dört roman üç
- [—… .. . —... . —.— . —.. .. —.—[1]](https://dedektifdergi.com/1/) - “Doğru yolda olduğumuzdan emin misin?” diye sordu etrafına bakan Amirim. Eskişehir istikametine giden ana yoldan sola dönünce kendimizi buğday tarlalarının arasından geçen bozuk, toprak bir yolda bulmuştuk. “Eminim,” diye cevap verdim. “Oktay Komiser’in attığı konuma göre doğru yoldayız. Varış noktasına beş kilometre kaldığını yazıyor navigasyonda.” “Hadi bakalım,” dedi sigarasının dumanını açık camdan dışarı savuran Amirim.
- [UMUT KAYGISIZLA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/umut-kaygisizla-soylesi/) - Merhaba Umut Bey. Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldiniz. Sizi Zehirli Kalem Öykü Yarışması’ndan hatırlıyor ama daha yakından tanımak istiyoruz, bize kendinizden bahsedebilir misiniz? Kimdir Umut Kaygısız? Merhaba. Öncelikle nazik davetiniz için çok teşekkür ederim. Yazarlar için kendilerini ifade etme fırsatı bulmak paha biçilemez doğrusu. Ben Hacettepe Uluslararası İlişkiler bölümü mezunuyum ve özel sektörde üretim planlama
- [KIRMIZI BALIK CİNAYETİ*](https://dedektifdergi.com/kirmizi-balik-cinayeti/) - Bu bir Altın Çağ polisiyesi parodisidir. “Demek kapı zorlanmamış?” dedi Dedektif. Genç yardımcısı bakışlarını yerdeki ölüden ayırmadan yanıtladı, “Katil, tanıdığı yahut beklediği biri olmalı.” Gece boyu esip gürleyen hava durulmuş, şimşekler yerini ufkun üzerindeki zayıf parıltılara bırakmıştı. Dedektif, özenle şekillendirdiği bıyıklarını çekiştirerek küçük adımlarla pencereye yürüdü. Uzaklaşan gri bulutlara, ıslanmış çatılara baktı. İnsanlar günün ilk
- [Polisiye Atölyesi-1](https://dedektifdergi.com/polisiye-atolyesi-1/) - Bu sayfada polisiyenin nasıl işlediğine bakıyoruz. Suçun kendisinden çok, merakın nasıl kurulduğunu; bir hikâyenin okuru hangi tekniklerle sayfalar arasında tuttuğunu anlamaya çalışıyoruz. Klasik polisiyelerden günümüze uzanan örneklerle, bir soru nasıl doğar, bir şüpheli nasıl yaratılır, tempo nasıl düzenlenir, gerilim nasıl artırılır, ipuçları nasıl gizlenir gibi konuları ele alıyoruz. Burada kurallar koymuyoruz, formüller vermiyoruz. Her sayıda
- [POLİSİYE EDİTÖRÜ HÜLYA BALCI İLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/polisiye-editoru-hulya-balci-ile-soylesi/) - Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldiniz sevgili Hülya Balcı. Sizi ağırladığımız için mutluyuz. Öncelikle sizi biraz tanımak isteriz. Ne tür eğitimler aldınız? Çalışma hayatınızda hangi yollardan geçerek bugünlere geldiniz? Ne zamandır Doğan Kitap’ın editörüsünüz? Polisiye dosyalara özel ilginiz nasıl başladı? Dedektif Dergi’ye konuk ettiğiniz için ben teşekkür ederim. Boğaziçi Tarih Bölümü’nde okudum. Aynı üniversitede tarih alanında
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-6/) - KAYIP DÜŞ'MAN - AYLA KOCA Yayınevi: REN KİTAPBasım Tarihi: AĞUSTOS 2025Sayfa Sayısı: 304 Ayla Koca, Kayıp serisinin (Kayıp Kurban ve Kayıp Ruh Kayıp Beden) devamı niteliğindeki Kayıp Düş’man ile klasik polisiyenin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Serinin önceki kitaplarında olduğu gibi, bu romanda da normal ile paranormal iç içe geçiyor ve gerilim yalnızca polisiye olay örgüsüyle
- [DİYALOGLAR](https://dedektifdergi.com/diyaloglar/) - Sabah 07.00. Önce kapı kilidine sokulan anahtar sesi duyulur, ardından kapı açılır. Camilo Branca’nın tatlı gitar nameleriyle “DayBreak” işitilir derinden. Tereyağı, kızarmış yumurta ve pastırma kokusu aynı anda gelir kadının burnuna. Kadın mı? Nazan, Nazan Coşkun. Muhtemelen arabayla apartman kapısı arasındaki kısacık mesafede ıslanmıştır. Çok ama çok güzeldir. (Az önce yaptıklarına rağmen hâlâ bu kadar
- [CEYDA’NIN ERKEKLERİ](https://dedektifdergi.com/ceydanin-erkekleri/) - Kadın yavaş hareketlerle aynanın önünde makyajını sildi. İşlettiği güzellik salonundan geç ayrılmak zorunda kalmıştı. Hep o salak Tarık yüzünden. Sünepe herif! Kaç defa söylemişti peşini bırakmasını, anlamıyordu ki! Yine geç saatte kapısına dayanmış, yalvarıp durmuştu. Bir şans verseymiş ne olurmuş falan filan… Giyinirken, “Erkek de olsa insanda biraz gurur olur,” diye geçirdi içinden. Şu erkekler
- [BEŞE DÖRT SOKAĞI](https://dedektifdergi.com/bese-dort-sokagi/) - “Yazgı değişebilir ama kendi niteliğimiz hiçbir zaman değişmez.” ARTHUR SCHOPENHAUER Değişim, yavaş gerçekleşen bir devrimdir ve değişime ayak uyduran evrimleşir. Evrimleştikçe insan, değişimin bağıntısı olur. Fakat bundan rahatsız olan bir güruh her zaman vardır. Bu bağıntıya karşıdır. Hatta derler ki: “Bazı devrimler kıyametleri, kıyametler de başkaldırıları çağırır.” Bunlar, Geri Dünya’yı özleyen, Geri Dünya’ya dönmek isteyenlerin
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-17/) - MURDER BEFORE EVENSONG (2025) IMDb: 7.0 Richard Coles’un 2022’de başlayarak kaleme aldığı, şimdiye dek beş kitaba ulaşan Canon Clement serisinden uyarlanan dizi, adını serinin ilk romanından almış. İngiliz suç-gizem draması Murder Before Evensong’un senaryo yazarı Nick Hicks-Beach yönetmen David Moore, yapım The Lighthouse tarafından üstlenildi. İlk sezonu altı bölümden oluşan dizi; ABD’de Acorn TV, İngiltere’de
- [ROMANLA SENARYO ARASINDAKİ KÖPRÜNÜN DAYANILMAZ UZUNLUĞU](https://dedektifdergi.com/romanla-senaryo-arasindaki-koprunun-dayanilmaz-uzunlugu/) - “Off harika bir polisiye roman, film olur mu acaba?” “Bu hikayelerden dizi yapacaksın, bak nasıl seyrediliyor.” “Kaleminize bayılıyorum, kitabınız film olsa keşke.” “Soluksuz okudum. Senaryosunu yazmayı düşündünüz mü hiç?” “Mutlaka siz yazmalısınız. Sizden başka hiç kimse seyirciye o duyguyu aktaramaz.” Bu tarz talep ve serzenişlerin yanı sıra dergimiz Dedektif’in ve bazı yayın organlarının belki de
- [CEZALANDIRICI](https://dedektifdergi.com/cezalandirici/) - AKSAK TİMUR – Birinci Macera Okuduğum gazetenin üzerinden takip ettim kahvehaneden içeri girenleri. Beş gündür ikindi sonrası hemen hemen aynı saatlerde kapıyı açıyorlar, bakışlarıyla aradıkları boş masayı buluyorlar, sözleşmişçesine tek sıra hâlinde, gözlerine kestirdikleri en kuytudaki masaya oturuyorlar. En öndekinin dazlak kafasında gri renkte Ecevit kasketi. Boyu nereden baksan 1.90 civarı. Hafif kamburu çıkmış, oldukça
- [ÖRÜMCEK BURGACI VE ZAMANLARÜSTÜ SARKACI](https://dedektifdergi.com/orumcek-burgaci-ve-zamanlarustu-sarkaci/) - Yazar: Alper Canıgüz Editör: Beyza Ertem Kapak Resmi: M. K. Perker Everest Yayınları 1-15. Basım: Ekim 2025 312 sf. Polisiyemizin en oyunbaz kalemlerinden Alper Canıgüz, süregiden dörder yıllık döngüsünü bozmadı ve 2025’in son aylarında nihayet yolunu gözlediğimiz yeni romanına kavuştuk: Örümcek Burgacı. Everest Yayınları’nın raflara taşıdığı bu “retro bilim-kurgu polisiye” edebiyatımıza yepyeni ve sıra dışı
- [OZAN ILGIN 30: RUBİKON](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-30-rubikon/) - Ben Ozan Ilgın, artık süper polis olmakla övünemezdim, çünkü artık süprüntü bir polistim. Memleketimin özgür sokakları ve caddelerinden geriye ne kaldıysa, oralarda dolaşıp düdük çalan bir kuklaydım. Artık benim anlatılacak bir hikâyem yoktu. Size anlatacağım hikâye, canım şehrimdeki kadınların hikâyesiydi. Tıpkı İkram Papazoğlu’nun bir zamanlar ağzına sakız ettiği gibi artık bir beka sorunumuz vardı. Ama
- [YAPBOZ ADAM](https://dedektifdergi.com/yapboz-adam/) - 1938'de doğan Amerikalı bilimkurgu yazarı Larry Niven yazarlık kariyerine 1964'te yazdığı “The Coldest Place” öyküsü ile başlamıştır. Birçok romanı ve kısa hikâyesi bulunan yazar aynı zamanda bilimkurgu dizilerinde senaryo yazarlığı da yapmıştır. Türkçeye Çeviren: Benan ERES YAPBOZ ADAM Organ nakli teknolojisi iki yüz yıllık gelişiminin ardından kendini göstermeye başlamış ve kendi içsel sorunlarını ortaya koymuştu. Kuşak en
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜNDE BU SAYI: CİNAYET İLANI – AGATHA CHRISTIE](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-sayi-cinayet-ilani-agatha-christie/) - -60. sayımız için yaptığımız kulüp toplantısında polisiye edebiyatın kraliçesi, Agatha Christie’nin ünlü romanı Cinayet İlanı’nı konuştuk. Kitap sunumu Gencoy Sümer tarafından yapılan toplantıya altı Dedektif yazarı katıldı. Yazımız içinde geçen bazı roman detaylarının polisiye maceranın sürprizini bozabileceğini anımsatarak keyifli okumalar dileriz. Gencoy Sümer: Yazar hakkında teferruatlı bilgi vermeyeceğim. Artık hepimiz Christie’nin yüzlerce polisiye roman yazdığını,
- [KAYIP ARANMIYOR](https://dedektifdergi.com/kayip-aranmiyor/) - 1 Üst katlardan silkilen bir yatak örtüsü parmaklardan kurtulup çamurlu suya düşerken kadının çığlığını da peşinden sürüklüyor. Yerde yiyecek arayan guguk kuşları korkuyla havalanıyor. Bir tüy yavaşça süzülüyor. Onu bir ağaç dalı durduruyor. Dalın uzandığı balkonda iki kalıp buz, rakı bardağının içine kayarken bardağı tutan kadın düşen örtüye, uçuşan kuşlara, aşağıda gazetesini açmış oturduğu bankı
- [DEDEKTİFİN SÖZLÜĞÜ](https://dedektifdergi.com/dedektifin-sozlugu/) - Dedektiflik, sezgiden çok tanım, tahminden çok yöntem, rastlantıdan çok kayıt işidir. Bir suçun aydınlatılması; doğru soruları sormaktan önce, kullanılan kavramların ne anlama geldiğini bilmeyi gerektirir. Çünkü soruşturma dili belirsizleştiğinde, deliller de anlamını yitirir. “Dedektifin Sözlüğü”, gerçek dedektiflik ve polis prosedürlerinde kullanılan temel terimleri açık, net ve bağlamı içinde ele almak üzere hazırlandı. Bu yazı dizisi,
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-11/) - Merhaba sevgili Dedektif Dergi okurları… 2026 yılının ilk, Dedektif Dergi’nin 60. sayısında sizlerleyiz. Dergimiz 10 yaşına girdi. Kutlu olsun. Bu vesileyle 60 sayı boyunca emek veren tüm yazarlarımıza ve bizi sadakatle takip eden okurlarımıza teşekkür etmek isterim. Heyecanımızın ve azmimizin sürekli olması dileğiyle… Dergiye uzun süredir emek verenlerden biri olarak genel yayın yönetmenliği ve editörlük
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiyeler-4/) - SAFRANBOLU’DA 1002. GECE – TUĞBA TURAN Sayfa Sayısı: 224 Yayınevi: Duino Kitap Tuğba Turan’ın Safranbolu’da 1002. Gece adlı romanı, tarihî Safranbolu’nun sokaklarını fon olarak kullanan, geçmiş ile bugünü birbirine bağlayan bir polisiye ve şehir romanı. Hikâye, 1950’li yıllarda, aynı zamanda yerel seçim gecesi de olan bir düğün gecesinde başlıyor. Meşhur Mermerli Konak’ın sahibesi Mübeccel’in kızı
- [DEDEKTİFİN BİLMECESİ](https://dedektifdergi.com/dedektifin-bilmecesi/) - Dedektifin Bilmecesi’ne hoş geldiniz. Bu sayıdaki bilmecemize geçmeden ve hediye kazanan okurumuzun adını açıklamadan önce geçen sayıda yayınladığımız bilmecenin cevabını verelim. Geçen sayıda Julia Edwards’ı kimin öldürdüğünü sormuştuk. Sorumuzun doğru cevabı “Fred” olacaktı. Julia, nişanlısına evlilik için baskı yapıyor ancak Fred türlü bahanelerle bu isteği geri çeviriyordu. Gece kulübündeki tartışmalarından bunalan Fred erkenden kulüpten ayrıldı.
- [Polisiyeseverler! Sizin de hikaye ve yazılarınız Dedektif Dergi'de yayınlanabilir, işte detaylar:](https://dedektifdergi.com/dedektifte-yazar-olmak/) - En çok aldığımız sorulardan biri, Dedektif'e yazı gönderebilir miyiz? Evet, elbette bize konusu polisiye olan öykülerinizi ve gene polisiye üzerine yazılmış denemelerinizi, incelemelerinizi, kitap/film eleştirilerinizi ve makalelerinizi gönderebilirsiniz. Öykü ve yazılarınız yayın kurulumuz tarafından değerlendirildikten sonra dergimizde yayınlanacaktır. Dedektif'te yazar olmak için ne gerekir? Dedektif Dergi'nin yazar menüsünde yer almak isterseniz; en az iki adet, daha
- [DEDEKTİF DERGİ 2025 YAZAR SORUŞTURMASI](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-2025-yazar-sorusturmasi/) - Polisiye edebiyat dünyasından yazar dostlarımıza geçtiğimiz yılın polisiye olayları ve eserleri hakkında sorular sorduk. Onlar da zaman ayırıp yanıtladılar. Keyifle okuyun. 1. 2025’te okuduğunuz ve sizi en çok etkileyen üç polisiye kitap hangileriydi? Neden? 2. Sizce 2025’te polisiye edebiyatımızda yaşanan en önemli gelişme veya olay neydi? 3. Türk polisiye edebiyatının bugün karşı karşıya olduğu temel
- [ARSEN LÜPEN KİTAPLARI HANGİ SIRAYLA OKUNMALI?](https://dedektifdergi.com/arsen-lupen-kitaplari-hangi-sirayla-okunmali/) - Polisiye roman ve hikayeleri sıralı okumak, okurların kitaplardan alacağı keyfi artırır, ayrıca karakterlerin değişimini, yazarın anlatım tekniği ve üslubundaki gelişimi takip edebilmeye imkân tanır. Maurice Leblanc’ın ölümsüz karakteri Arsen Lüpen’in maceraları çok erken tarihlerde -1910’lu yıllarda- Türkçeye çevrilmeye başlansa da yayınevleri kitapları sıra gözetmeden, kimi zaman da farklı adlarla yayınlamışlardı. Serideki kitapların Dorlion Yayınları tarafından
- [POYABİR’DEN NEDEN AYRILDIM?](https://dedektifdergi.com/poyabirden-neden-ayrildim/) - Polisiye edebiyata yıllardır romanlarım, kurgu dışı çalışmalarım, Dedektif Dergi ve Zehirli Kalem yarışmasıyla katkı veriyorum. Yeni yazarların yetişmesi için çaba gösteriyor, dergiye emek veren tüm kalemlerin okurla buluşmasına yardımcı oluyorum. Bu birikimimle girdiğim Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nden (Poyabir) ayrılma nedenimi açıklamam artık ertelenemez hale geldi. Bugün sizlerle bu konudaki düşüncelerimi paylaşacağım. Poyabir’in Yapısı Öncelikle şunu
- [SİZİ TANIYALIM](https://dedektifdergi.com/sizi-taniyalim/) - Sevgili Okurlarımız, Polisiye dünyasının karanlık sokaklarında birlikte yol alırken, sizlerin fikirleri bizim için her zaman en değerli pusula olmuştur. Yeni sayımızı şekillendirirken, sizlerin görüşlerini, beğenilerini ve merak ettiğiniz konuları daha iyi anlayabilmek istiyoruz. Bu anket, dergimizin içeriğini sizlere göre daha heyecanlı, sürükleyici ve ilgi çekici hâle getirmemize yardımcı olacak. Her yanıtınız, gizem dolu hikâyelerimizden röportajlarımıza
- [TÜRKÇEDEKİ SHERLOCK HOLMES PASTİŞLERİ](https://dedektifdergi.com/turkcedeki-sherlock-holmes-pastisleri/) - A. Conan Doyle, 56 kısa öykü ve dört romanla Sherlock Holmes’u gelmiş geçmiş en popüler kurmaca karakterlerden biri -belki de birincisi- haline getirmeyi başardı. Ancak Doyle, Holmes’u yazan tek yazar değildi. Yazar henüz hayattayken bile ünlü dedektifi kendi hikâyelerinde kullanan yazarlar vardı. Bunlardan biri olan Maurice Leblanc, Arsen Lüpen öykülerinden birinde Sherlock Holmes’e yer vermiş
- [6. ZEHİRLİ KALEM ÖYKÜ ÖDÜLÜ SAHİBİ BURAK UYAK İLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/6-zehirli-kalem-oyku-odulu-sahibi-burak-uyak-ile-soylesi/) - Burak Bey, sizi dergimizin 59. sayısında ağırladığımız için mutluyuz. Zehirli Kalem başarınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Okurlarımızın da sizi çok merak ettiklerinden eminiz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Teşekkür ederim. 1988’de İstanbul’da doğdum. 2010’da Muğla Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldum. O zamandan bu yana çeşitli dershane ve özel okullarda tarih öğretmeni olarak çalışıyorum. Bununla birlikte,
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-10/) - Sevgili Dedektif Dergi okurları… 2025 yılının son, Dedektif Dergi’nin ise 59. sayısında sizlerle olmaktan mutluluk duyuyorum. Dedektif Dergi yazarları gönüllü, dergimiz ücretsizdir. 59 sayı boyunca karşılık beklemeden metinlerini paylaşan, manevi destek veren, sosyal medyada ismimizin duyulmasını sağlayan tüm dostlara yürekten minnettarız. Bize verilebilecek en büyük ödül yazdıklarımızın okunması ve polisiye edebiyatın yükselmesidir. Bu sayımızda da
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜNDE BU SAYI: SEN ÖLÜRSÜN BEN YAŞARIM - CELİL OKER](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-sayi-sen-olursun-ben-yasarim-celil-oker/) - 59. sayımız için yaptığımız kulüp toplantısında polisiye edebiyatımızın önemli ismi, erken yitirdiğimiz Celil Oker’in son Remzi Ünal macerası Sen Ölürsün Ben Yaşarım romanını konuştuk. Yazımız içinde geçen bazı roman detaylarının polisiye maceranın sürprizini bozabileceğini anımsatarak keyifli okumalar dileriz. Celil OKER KİMDİR? Türk polisiye edebiyatın önde gelen isimlerinden Celil Oker 1952’de Kayseri'de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz dili ve
- [SON ZAMANLARIN EN ÇOK KONUŞULAN 5 DİZİSİ](https://dedektifdergi.com/son-zamanlarin-en-cok-konusulan-5-dizisi/) - Dijital platformların içerik rekabeti her geçen yıl artarken, polisiye türündeki yapımlar yalnızca suçun izini süren değil insan psikolojisinin karanlık katmanlarını açığa çıkaran en güçlü anlatı biçimlerine dönüştü. Bu yazıdan son zamanların en çok konuşulan beş polisiye dizisini güçlü ve tartışma yaratan yönleriyle derledim. TRUE DETECTIVE: NIGHT COUNTRY (HBO MAX) Alaska’nın karanlığa gömülmüş Ennis kasabasında, bir
- [Aile Cinayetleri’nin Karanlık Anatomisi](https://dedektifdergi.com/aile-cinayetlerinin-karanlik-anatomisi/) - Aile Cinayetleri, akıcı diliyle rahat okunan, bir suçu çözmekten çok, suçun nasıl mayalandığını okura gösteren bir roman. Ayşe Erbulak, alt-türler arasında gezinen bu romanında aile kurumunun karanlık yüzüne ışık tutuyor ve okuru en yakınındaki evlerin sessizliğine şüpheyle bakmaya davet ediyor. Ayşe Erbulak’ın Aile Cinayetleri, aile kurumunun görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki çatışmayı ele alan bir
- [LAWRENCE BLOCK’UN ‘BABALARIN GÜNAHLARI’ ROMANI ÜZERİNDEN BABA VE SUÇA İTİLEN ÇOCUK KAVRAMI](https://dedektifdergi.com/lawrence-blockun-babalarin-gunahlari-romani-uzerinden-baba-ve-suca-itilen-cocuk-kavrami/) - Lawrence Block’un Babaların Günahı romanı alışılagelmiş polisiyelerden iki konuda ayrılmaktadır. Bunların ilki, Block’un daha romanın başında cinayetin kurbanı ve katilini okura bildirmesi ve davanın çözülmüş oluşudur ki bu daha ilk sayfalarda başkarakteri şaşırttığı gibi okura da ‘peki şimdi ne olacak’ hissi verir. Romanı diğer polisiyelerden ayıran başka bir unsur da metnin asıl muammasının ‘cinayetin nedeni’
- [TEKNE EV MESELESİ](https://dedektifdergi.com/tekne-ev-meselesi/) - Çeviren: Gencoy Sümer 1929 yazıydı… Bir bakıma bir dönemin sonu sayılabilirdi, çünkü o yazdan sonra ülke bir daha eskisi gibi olmadı. Ekim ayında borsa çöktü ve Büyük Buhran başladı. Ama o yaz, hayat her zamanki gibi devam etti. Northmont yakınlarında, çevresinde yazlık evler bulunan küçük bir göl vardı. Bölgenin ilk toprak sahiplerinden birinin adından esinlenerek
- [MEKSİKA MORGUNDA DOKUZ CESET](https://dedektifdergi.com/meksika-morgunda-dokuz-ceset/) - Senaryosu Anthony Horowitz tarafından kaleme alınan İngiliz yapımı polisiye-gerilim türünde televizyon dizisi. 2 Mart 2025'te “MGM+”ta yayınlanmaya başlayan dizinin ilk sezonu altı bölüm sürdü. Henüz ikinci sezonla ilgili bir bilgi bulunmuyor. Aslına bakılırsa dizinin altı bölüm sonunda tam olarak bittiği söylenebilir. Çünkü tabiri caizse pek fazla açık kapı bırakmadı ve tüm sorular cevaplandı. Bu yüzden
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-5/) - TROÇKİ EVİ - ÖNAY YILMAZ Yayınevi: Destek YayınlarıBasım Tarihi: Temmuz 2025Sayfa Sayısı: 239Tür: Polisiye/Roman Önay Yılmaz'ın tarihle polisiyeyi harmanladığı romanı Troçki Evi, Sovyet Devrimi’nin öncülerinden Lev Troçki’nin sürgün yıllarında kaldığı Büyükada’daki Troçki köşkünün bahçesinde boğazı kesilerek öldürülmüş bir kadın cesedinin bulunmasıyla başlar. Cinayet Büro Amiri Başkomiser Çetin Akın soruşturma için en güvendiği komiseri Ömer Erdem'i
- [TAŞIN SIRRI: İSHAKPAŞA'NIN BEKÇİSİ](https://dedektifdergi.com/tasin-sirri-ishakpasanin-bekcisi/) - Sessiz bir akşamdı. Bahçedeki sardunyaların kokusu havayı dolduruyordu. Bir esinti yüzümü usulca okşarken, televizyonda beliren bir sahne bütün dikkatimi anında üzerine çekti. Hafızamın yaşlı ve tozlu sayfaları aralanmaya başlamadan hemen önce, sahneye dikkatlice baktım. Evet, gözlerim doğru görüyordu. İshak Paşa Sarayı’ydı bu. Ve işte tam oradaydı, o bazalt taş. Hafızam yıllar önceki o anı, bütün
- [MÜGE İBRİKÇİ BARAN'LA İLK KİTABI ÜZERİNDEN POLİSİYE EDEBİYAT KONUŞTUK](https://dedektifdergi.com/muge-ibrikci-baranla-ilk-kitabi-uzerinden-polisiye-edebiyat-konustuk/) - Sevgili Müge İbrikçi Baran, Dedektif sayfalarına hoş geldiniz. Söyleşi teklifimi kabul ettiğiniz için Dedektif yazarları ve okurları adına teşekkür ediyorum. Asıl ben çok teşekkür ederim. Kitap üzerine ilk söyleşiyi Dedektif Dergi ile gerçekleştirdiğim için ayrıca mutlu oldum. Klasik bir giriş yapalım, bize kendinizi tanıtır mısınız? 1987 İstanbul doğumluyum. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünü
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-16/) - LYNLEY (2025) IMDb: 7.2 Lynley, İngiliz yapımı bir suç-gizem dramasıdır. 4 Eylül’de BBC One’da izleyiciyle buluşan dizinin ilk sezonu dört bölümden oluşuyor, bölüm süreleri yaklaşık 90 dk. uzunluğunda. Dizi, Elizabeth George’un Inspector Lynley roman serisinden esinlenilmiş yeni bir uyarlama. 2001-2007 yılları arasında, yine BBC’de ekrana gelmiş altı sezon/23 bölümlük The Inspector Lynley Mysteries adlı bir
- [BİR DOĞRUNUN ÖLÜMÜ](https://dedektifdergi.com/bir-dogrunun-olumu/) - “Bütün tehlikeler, özellikle de en kötü olanları, tekrarlanır.” THOMAS DE QUINCEY Bozulan klima yüzünden evinin sıcaklığı dayanılmayacak raddeye gelmişti ve nem, tecavüz eder gibi tenine yapışmıştı. Bundan ötürü lacivert geceyi evinin terasında geçiriyordu. Gölün karşısındaki ışıkları seyrederek bir sigara yaktı ve uyku problemini yazın halledemeyeceğini anladı. Bu sorunu çözmeyi sonbahara saklayacaktı. Çünkü bekleyen başka problemler
- [SESSİZ HASTA- GERÇEK NEREDE BİTER, KURGU NEREDE BAŞLAR?](https://dedektifdergi.com/sessiz-hasta-gercek-nerede-biter-kurgu-nerede-baslar/) - Sessiz Hasta, bir gerilim polisiyesi ama aynı zamanda türün sınırlarını zorlayan, türler arasında geçişler yapan bir roman. Postmodern polisiyenin yenilikçi romanlarından biri. SESSİZ HASTA Orijinal Adı: Silent PatientYazar: Alex MichaelidesÇeviri: Aslı PerkerYayınevi: DomingoSayfa Sayısı: 309 Goodreads Yılın En İyi Gerilim Romanı ödülünü kazanan Alex Michaelides’in Sessiz Hasta romanı, ilginç bir polisiye. Kitabın arka kapağında “Hitchcock
- [OZAN ILGIN 29: METASTAZ](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-29-metastaz/) - Tek kolumla adamın boğazına sıkıca sarıldım. Boştaki elimde bir karambit vardı. O kadar keskindi ki ben aleti adamın boğazına değdirir değdirmez boynundan ince ince sızan kanın kokusunu aldım. Hayır, ellerim titremiyordu. Bir insanı kanun namına, vatanı kurtarmak adına ya da nefsi müdafaa için değil sadece ben onun ölmesi gerektiğini düşündüğüm için öldürmek üzereydim. Tam o
- [POLİSİYE EDEBİYATIN AYRIKSI DEDEKTİFLERİ](https://dedektifdergi.com/polisiye-edebiyatin-ayriksi-dedektifleri/) - Dedektif deyince aklımıza son derece zeki kahramanlar gelir ama polisiye edebiyat tarihi sadece zekalarıyla değil sıradışı yönleriyle de öne çıkan dedektiflerle doludur. Sherlock Holmes’un tuhaflıklarını, Hercule Poirot’nun düzen takıntısını bilmeyen yoktur ama polisiye edebiyatın ayrıksı dedektifleri bu iki ünlü isimden ibaret değildir. Önce meslekleriyle dikkat çeken dedektiflere bakalım. Tıpkı hırsızların piri sayılan Arsen Lüpen gibi
- [KÜL](https://dedektifdergi.com/kul/) - Okuduğum itiraflar içimi parçaladı. Düşündüm, insanlar bunu neden yapar diye. Hem kötü şeyler yapacaksınız hem de bunu âleme ilan edeceksiniz. Bu sayfayı açtığımdan beri gelen mesajların adedini bir bilseniz siz de en az benim kadar şaşırırsınız. İçindeki pisliği dökmeye meraklı ne çok insan varmış bu dünyada. Öyle günler oldu ki bilgisayarımı açmaya korkar oldum. Kim
- [SELİN BAK İLE İLK ROMANI HAKKINDA KEYİFLİ BİR SOHBET](https://dedektifdergi.com/selin-bak-ile-ilk-romani-hakkinda-keyifli-bir-sohbet/) - Sevgili Selin, seni Dedektif sayfalarında yazar olarak görmeğe alışığız. Bu sefer konuğumuz oldun, hoş geldin sefalar getirdin. Genelde klasik bir tanıtım sorusuyla başlamak adettendir ancak polisiye camiasında bilmiyorum Selin Bak’ı tanımayan var mıdır. Biz yine de senden kısaca kendini tanıtmanı rica edelim. Çok teşekkür ederim, burada olmak benim için gerçekten çok keyifli. Dedektif Dergi sayfalarında
- [FLORANSA CANAVARI: Gizemli Bir Seri Cinayet Vakası Üzerine](https://dedektifdergi.com/floransa-canavari-gizemli-bir-seri-cinayet-vakasi-uzerine/) - Orijinal dilinde Firenze... Florance veya Floransa... Hangi dilde nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, dünyanın en güzel kentleri arasında; benim için en güzel beş kentten biri. Rönesans’ın beşiği; görkemli mimarisi ve sokaklarını süsleyen sanat yapıtlarıyla ‘açık hava müzesi’ klişesinin ötesine geçerek, tahayyüllerin adeta gerçeğe dönüştüğü bir kent. Son dönem İtalyan Sineması’nın en önemli yönetmeni Paolo Sorrentino’nun başyapıtı La
- [ADALET](https://dedektifdergi.com/adalet/) - Pınar Gültekin’e… Babamı hiç sevmem, korkak ve itaatkârdır. Korkaklığı yirmi dokuz yılını verdiği devlet memurluğundan geliyordu. Her şeyi usulüne uygun yapıp dosyaları düzgün arşivleyince ve karıştırmayıp zamanında cevaplayınca ülkeyi kurtardığını sanıyordu. Emekliliğinin ilk aylarında boşa düşünce ablamla bana sardı; az esir almadı. Allahtan annem başımızın üstünden çıkan dumanı görebiliyordu da, “Ahmet artık bahanen de
- [UÇURUMUN KENARINDA](https://dedektifdergi.com/ucurumun-kenarinda/) - Uçurumun Kenarında: Falezlerdeki Karşılaşma Gece, Didim’in falezlerinde sessizliğiyle hüküm sürüyordu. Deniz karanlıkta bir boşluk gibi uzanıyor, dalgaların kayalıklara çarpması ay ışığında gümüş bir parıltı yaratıyordu. Rüzgâr geceyi hırpalıyor, ince çalıları hışırdatıyordu. Kadın montunun yakalarını sıkıca kapatmış, kayalığın ucunda hareketsiz duruyordu. Gözleri aşağıdaki uçsuz bucaksız karanlıkta. Dudaklarından yalnızca bir fısıltı çıktı: “Bırak artık… Yorgunum.” Tam o
- [ÖNAY YILMAZ İLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/onay-yilmaz-ile-soylesi/) - Sevgili Önay Yılmaz, öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Polisiye edebiyat ve gazetecilik dünyasında tanınan bir isim olmanızın yanı sıra, eserlerinizle hem gerçekliğe hem kurguya farklı bir bakış açısı sunuyorsunuz. Ancak sizi yeni tanıyacak okurlarımız için sohbetimize küçük bir tanışma sorusuyla başlamak isteriz. Önay Yılmaz kimdir? Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? Öncelikle
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiyeler-3/) - KİLİTLİ ODALARIN ESRARI Derleyen: Gencoy SümerEditör: Emel AslanSayfa: 354Yayınevi: Herdem Polisiye Klasik polisiyenin en merak uyandıran alt türlerinden biri olan kilitli oda kurgusu, ilk kez bu kitapta Türk yazarlarının kaleminden özgün öykülerle hayat buldu.Bu kitap sadece bir öykü derlemesi değil; aynı zamanda Türk polisiyesinde bir dönüm noktası. Kilitli Odaların Esrarı, yıllardır eksikliği hissedilen bir boşluğu
- [MR. MERCEDES: KATİL OLUNMAZ KATİL DOĞULUR (MU?)](https://dedektifdergi.com/mr-mercedes-katil-olunmaz-katil-dogulur-mu/) - “Bazı insanların derilerinin ve kemiklerinin altında, Tanrı’ya şükür ki çok az kişinin, kara delikler vardır.” Dedektif Bill Hodges rolünde harikalar yaratan Brendan Gleeson’un sözü bu. Dizinin Adı: Mr. Mercedes Başroller: Branden Gleeson, Harry Treadaway, Holland Taylor Yayınlandığı Tarih: 2017-2019, 3 sezon, 30 bölüm Senaryo: David E. Kelly Uyarlandığı Kitap: Stephen King’in aynı adlı romanı Yayınlandığı
- [ÖDÜLLÜ POLİSİYE BULMACA-Sokaktaki Cinayet](https://dedektifdergi.com/odullu-polisiye-bulmaca-sokaktaki-cinayet/) - Toplantı odasından çıkan Peter, kendi kendine gülümseyerek masasına oturdu. Yazı işleri müdürü, dün sabah şehrin orta yerinde işlenen cinayetle ilgili haberi hazırlama görevini ona vermişti. Yazısını üçüncü sayfada, kendi adıyla yayınlayabilecekti ki bu onun için çok önemli bir gelişmeydi. Sonunda yazı işleri müdürü Marlowe’un gözüne girmeyi başarmıştı. Bunu devam ettirmesi gerekiyordu. Bu cinayetten iyi bir
- [POLİSİYEYE DAİR KURGU DIŞI KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/polisiyeye-dair-kurgu-disi-kitaplar/) - Polisiye metinler yazılıp çoğaldıkça, okurlar bu türe yönelik nadir rastlanan bir ilgi gösterdikçe, polisiye edebiyat onu edebiyattan saymayanların bile reddedemeyecekleri bir değer ve anlam kazandı. Böylece polisiyeyi tanıtmak, eksileri ve artılarıyla değerini ortaya koymak ya da polisiyeye yönelik rağbetin ardında yatan itkileri anlamak için düşünsel çalışmalar yapıldı. Bu yazıda polisiyeye dair kurgu dışı çeviri-telif kitapları
- [10. KARA HAFTA İSTANBUL POLİSİYE FESTİVALİ BAŞLIYOR](https://dedektifdergi.com/10-kara-hafta-istanbul-polisiye-festivali-basliyor/) - 10. Kara Hafta İstanbul Festivali, bu yıl 13-14 Kasım 2025 tarihleri arasında yine tarihi mekân Pera Palace’ta gerçekleştirilecek. Türk polisiye edebiyatına katkı sağlayan pek çok ismin yer alacağı etkinlik programı açıklandı. Programı paylaşmadan önce geçtiğimiz yıllarda Kara Hafta etkinliklerinde neler olduğuna ve mekân olarak seçilen Pera Palace’a kısaca bir göz atalım. Kara Hafta İstanbul Festivali’nde
- [TÜRKÇEYE EKSİKSİZ ÇEVRİLEN POLİSİYE SERİLERİ](https://dedektifdergi.com/turkceye-eksiksiz-cevrilen-polisiye-serileri/) - Polisiye serilerdeki her romanın müstakil olarak okunmasının önünde bir engel bulunmasa da polisiyeseverler hayran oldukları karakterlerin romanlarını sırasıyla ve eksiksiz okuma konusunda haklı bir istek duyarlar. Çünkü ilişkileri, karakterleri, hayata bakış açıları değişip başkalaşan karakterlerin hikâyelerini yazıldığı sırayla takip edebilmek okuma zevkini katlayan bir durumdur. Bundan üç beş yıl öncesine kadar yabancı dillerden dilimize çevrilen
- [TÜRKÇE POLİSİYEYE YENİ BİR TERİM ÖNERİSİ: İZOLE MEKÂN POLİSİYESİ](https://dedektifdergi.com/turkce-polisiyeye-yeni-bir-terim-onerisi-izole-mekan-polisiyesi/) - Closed circle mystery, Türkçede henüz doğru ve yaygın kabul görmüş bir karşılığı bulunmayan, zaman zaman kapalı oda polisiyesi şeklinde ifade edildiği için kilitli oda polisiyesi (locked room mystery) ile karıştırılan bir terimdir. Tanım olarak sınırları belli, dış dünyadan yalıtılmış bir ortamda işlenen bir cinayetin, ipuçları ve karakterler arasındaki etkileşimler sayesinde çözüldüğü bir polisiye alt türüdür.
- [HİKAYEMİ MURAT MENTEŞ YAZMADI](https://dedektifdergi.com/hikayemi-murat-mentes-yazmadi/) - ‘‘Aşk üçgeni ‘seveni sevmeme’ ilkesiyle hareket eden üç salağın oluşturduğu geometrik osuruktur.’’ MURAT MENTEŞ Bölüm Bir: Tabutta Amuda Kalkılmaz ‘‘Aşk, bedeli ödenir fakat satın alınmaz.’’ MURAT MENTEŞ Hass… bunun böyle olmaması lazımdı. Her insanın hayatı bir hikayeydi ve benim hikayemin sonu da böyleymiş demek ki! Herkes ölümü bilir, bazıları nasıl öleceğini düşünür. İlkini bilsem de
- [SORUŞTURMA: BU YAZ OKUDUĞUMUZ POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/sorusturma-bu-yaz-okudugumuz-polisiyeler/) - Dedektif Dergi yazarlarına bu yaz okudukları yerli ve yabancı polisiye kitaplarla, bu kitaplara ilişkin değerlendirmelerini sorduk. İşte yanıtları… AYŞE ERBULAK Yırtıcı Kuşlar Zamanı (Ahmet Ümit): Çok severek okudum. Ustanın yeniden doğuşu gibi olmuş bu kitap. Perşembe Günü Cinayet Kulübü Serisi (Richard Osman): Seriden çıkan üç kitabı okudum. Netflix’e film de oldu. Sıradan ama eğlenceli kitaplardı.
- [KARA DEFTER: BİR RAUF KARA POLİSİYESİ](https://dedektifdergi.com/kara-defter-bir-rauf-kara-polisiyesi/) - Siz hiç amaçsız kaldınız mı? Yalnızlığa bulanmış bir hayatın penceresinden geride bıraktığınız elli yılı seyre daldınız mı? Koskoca elli yıl! Kafamda canlanan, kimi rüyalar kadar güzel, kimi ölüm kadar soğuk anılar ve amaçsız, biçare bir başkomiser emeklisi: Bendeniz Rauf Kara. İri kemikli ama yılların beraberinde getirdiği yorgunlukla omuzları kamburlaşmaya başlamış, her gün düzenli içilen puronun
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-15/) - DEPT Q (2025) IMDb: 8.2 Dept Q, 29 Mayıs 2025’te dokuz bölümlük ilk sezonuyla Netflix’te izleyiciyle buluşan yeni bir İngiliz suç-gerilim dizisi. Jussi Adler-Olsen’in Department Q roman serisinden esinlenen yapım, Scott Frank ve Chandni Lakhani tarafından hazırlandı. Şimdiye kadar on kitaba ulaşan serinin Hücre ve Sülün Katilleri adlı ilk iki kitabı ülkemizde (üstünden uzun bir
- [KANARYA SOKAK'TA AKŞAM VAKTİ](https://dedektifdergi.com/kanarya-sokakta-aksam-vakti/) - “Karayolunda doğuya doğru giderken … yazan yan yola dikkat etmek gerekir. Yoksa çarpılmış, harflerden kalan yerlere kalın kalemlerle ayıp sözler yazılmış tabelayı göremezsin. Yolunu şaşırırsın. Hemen hemen on kilometre (sapaktan sonra yani) devam ediyorsun, anladın mı? Bir tepeyi aşmış olacaksın. İkinci tabela bu tepededir... yazar. Devam edersin. Belediyenin görmezden geldiği, kentin bağırsaklarındasın, anladın mı? İlerle.
- [YAZARIMIZ AYTAÇ KARA İLE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/yazarimiz-aytac-kara-ile-roportaj/) - Sevgili Aytaç, röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkür ederim. Dedektif sayfalarına bir de bu şekilde konuk olmanı istedik, hoş geldin. Öncelikle bu röportaj daveti için, dahası derginin sayfalarını bana da açıp bir yer verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Dizi ve film dendiğinde aklıma gelen birkaç isimden birisin. Bunun ilk nedeni seni ismen bir zamanların efsane
- [HÜSEYİN’İN ALTINLARI](https://dedektifdergi.com/huseyinin-altinlari/) - Tüfekçi Hüseyin’in son karısı Alma’nın nikâhta takılan altınlarla kaçtığı haberi kahveye bomba gibi düştü. Oyuncakçı İsmail “Gördün mü bak,” dedi çayını hırsla karıştırırken. “Bu yaştan sonra dünya zevkine dalarsan işte böyle…” Bunları elbette Tüfekçi Hüseyin’in yüzüne karşı değil, kahvede beleş çay kovalayan emeklilere, boyuna taş dizen okeycilere söyleyebilirdi. Tüfekçi Hüseyin, bizim gibi her Allah’ın günü
- [ARMAĞAN TUNABOYLU İLE “BERKUN İSTANBULLU” ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/armagan-tunaboylu-ile-berkun-istanbullu-uzerine/) - Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldiniz sevgili Armağan Tunaboylu. Nasılsınız görüşmeyeli? Hayat nasıl akıyor? Son romanınız İnci Küpeli Kadınlar’a yönelik ilgi ve tepkiler nasıl? Fatih Altaylı tutuklandığında YouTube kanalına konuk olanlar da bu soruyla karşılaşıyorlar. “Eh! İyiyiz de memleketin hâli fena,” diyorlar. Eh, ben de iyiyim işte, “olabildiğince.” Her şeyin dışında Berkun İstanbullu’nun üçüncü macerasını yazmaya
- [Pınar Kür: Edebiyatın Cesur Sesi](https://dedektifdergi.com/pinar-kur-edebiyatin-cesur-sesi/) - Bazı yazarlar yalnızca kitaplarıyla değil, cesaretleriyle, hayata bakışlarıyla edebiyat tarihine kazınırlar. Pınar Kür işte o yazarlardan biriydi. Onu yalnızca bir romancı olarak anmak haksızlık olur; o aynı zamanda akademisyen, çevirmen, feminist bir yazar ve en önemlisi toplumun gizlemek istediği hakikatleri açığa çıkaran cesur bir sesti. 15 Temmuz 2025’te, 82 yaşında aramızdan ayrıldığında ardında sadece romanlar
- [BAŞKOMİSER GALİP'İN YARATICISI, POLİSİYE YAZARI ÇAĞATAY YAŞMUT'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/baskomiser-galipin-yaraticisi-polisiye-yazari-cagatay-yasmutla-soylesi/) - Merhaba Çağatay Bey. Başkomiser Galip’in yeni macerası yakın zamanda yayınlandı. Hayırlı ve okuru bol olsun. Öncelikle Ölüm Fırsat Kollar’ın konusundan, hazırlık ve yazım sürecinden bahsedebilir misiniz? Güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Ölüm Fırsat Kollar kısa ve hızlı okunan bir roman olmasına karşın, hazırlık ve yazım süreci için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yazarken en çok zorlandığım bu
- [SORUŞTURMA: EN SEVDİĞİMİZ AMATÖR DEDEKTİFLER](https://dedektifdergi.com/sorusturma-en-sevdigimiz-amator-dedektifler/) - Dedektif Dergi yazarlarına polisiye edebiyatta en sevdikleri amatör dedektifleri ve onları etkileyen özelliklerini sorduk. İşte öne çıkan isimler: Yerli Karakterler: Alper Kamu (Alper Canıgüz) Berna Tekdemir (Esra Türkekul) Yabancı Karakterler: Prof. Robert Langdon (Dan Brown) Lisbeth Salander (Stieg Larsson) Auguste Dupin (Edgar Allen Poe) Ve işte anketimize verilen yanıtların ayrıntıları… AHMET ZİYA YILDIRIM Alper Kamu
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiyeler-2/) - TROÇKİ EVİ Yazar: Önay Yılmaz Yayınevi: Destek Yayınları Adalar’daki tarihi köşklerin geçmişini araştıran mimar Maria Kalamaris, Troçki’nin sürgün yıllarını geçirdiği Büyükada’daki köşkün bahçesinde ölü bulunur. Başta sıradan bir cinayet gibi görünse de, köşkten art arda başka cesetlerin çıkması işin seyrini değiştirir. Komiser Ömer Erdem bu karmaşık cinayeti çözerken sadece acımasız bir katille değil, geçmişten bugüne
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-9/) - Sevgili Dedektif Dergi okurları… Sıcak ve bunaltıcı günleri neredeyse geride bıraktık. Maalesef yaz boyunca ülke gündemi de en az havalar kadar kavurucuydu. Bizler geleceğe dair umudumuzu canlı tutarak polisiyeye tutunduk, her sayıda olduğu gibi keyifle okuyacağınız polisiye öyküler, makale, inceleme ve tanıtım yazılarıyla dopdolu bir dergi hazırladık; umarım beğenirsiniz. Bu sayıda kıymetli yazarlarımız Serap Gökalp,
- [OZAN ILGIN 28: İSTİLA](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-28-istila/) - Sultanat Eyalet-Şehri’m içinden nehir geçen tüm başkentler gibi eşsizdi. Ama artık ben, Tangsuk Ozan Ilgın, Sultanat Şehri Özel Kuvvetler-SSOK polisi, bu şehirde nefes alamıyordum. Bir tokmakla sürekli köstebeğin kafasına vurulan o oyundaki gibi kötü adamlardan birinin kafasına vuruyordum, diğer delikten başka bir kötü adam fışkırıyordu. Süper polis, süper kadın, süper insan filan olmam artık kâr
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-4/) - ŞEYTANIN GÖZLERİ – SABRİ SAYDAM Yayınevi: Herdem Kitap Yayın/Herdem Polisiye Basım Tarihi: Mayıs 2024 Sayfa Sayısı: 302 Tür: Polisiye/Öykü Şeytanın Gözleri yönetmen, senarist ve yazar Sabri Saydam’ın ikinci kitabı. Herdem Polisiye etiketiyle çıkan kitabın editörlüğünü yazar Emel Aslan üstlenmiş. Sayfaları çevirdiğimizde yazarın kitabı hakkındaki duygu ve düşünceleri, ardından Gencoy Sümer’in önsözü karşılıyor okuru. Üçleme olacağı
- [ÇAPKIN AVCI](https://dedektifdergi.com/capkin-avci/) - TÜRKÇEYE KAZANDIRAN: Benan Eres YAZAR HAKKINDA Richard Horatio Edgar Wallace, İngiliz romancı ve tiyatro yazarıdır. Bir artistin çocuğu olarak Greenwich, Birleşik Krallık, 1 Nisan 1875’te doğdu. Sokağa terkedilen yazar bir balıkçı ailesi tarafından büyütüldü. 12 yaşında gazete satıcılığı yaptı. 18 yaşında orduya girdi, Güney Afrika’da savaştı. Ordudan ayrılınca “Daily Mail” gazetesinin muhabiri olarak çalıştı. Tiyatro
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜ'NDE BU SAYI- ÖLÜMCÜL OYUN](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-sayi-olumcul-oyun/) - Dedektif Dergi yazarları olarak polisiye metinler üretmek için hem güncel hem de eski eserleri okumak kadar tartışmak gereğini hissetmiş ve kendi kitap kulübümüzü kurmuştuk. Kasım 2023 tarihinden itibaren iki ayda bir yaptığımız toplantılarımıza ait notlarımızı önceki sayılarımızda sizinle paylaştık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere bir göz atmalarını salık veririz. Bu sayı için Amerikalı yazar David
- [ÇAV BELLA 2 / EFSANE](https://dedektifdergi.com/cav-bella-2-efsane/) - Konforlu oyuncu koltuğunda başı önüne düşmüş halde oturan adamın kapalı gözleri insana huzurlu derin bir uykuda olduğunu düşündürüyordu. Yumuşak yüz ifadesi o uykudan hemen şimdi kalkıp gidecekmiş gibiydi. Mete bilgisayar masasına döndü. 49 inç monitör açıktı, 83 lvl dişi bir okçu çar düştüğü yerde cansız yatıyordu. Mete bu iyi donanımlı okçunun, yeşil vadide yattığı zamansız
- [YAYINLANMASINDAN 50 YIL SONRA TINKER, TAILOR, SOLDIER, SPY](https://dedektifdergi.com/yayinlanmasindan-50-yil-sonra-tinker-tailor-soldier-spy/) - Casus Edebiyatının Gelmiş Geçmiş En İyi Romanı Üzerine Geçen sayıdaki yazımda da belirttiğim üzere, casus edebiyatına merakımı doğuran ve zamanla bir John Le Carré hayranı olmamı sağlayan yapıt, bir kitap değil, bir diziydi. Daha doğrusu, casus edebiyatının gelmiş geçmiş en iyi romanı olarak gördüğüm Le Carré’nin Tinker, Tailor, Soldier, Spy başyapıtından BBC tarafından televizyona uyarlanan ve Türkiye’de
- [ARZU](https://dedektifdergi.com/arzu/) - Arzu yalnızca sevilmek istiyordu. Çok şey miydi istediği? Çoktu herhalde! Babası bile sevmemişti, sevse kendisinden on altı yaş büyük bir adamla evlendirir miydi? Sevgisizlik bulaşıcıydı sanki Arzu’nun çevresindeki herkes, sevmemeye başlamıştı onu. Amcasının oğlu mesela… Sevse çalıştığı markette ‘abim’ dediği bir adamla ilişkisinin olduğunu iddia eder miydi? Üstelik bunu babasına söyler miydi? Hiç utanmadan hem
- [MAESTRO IN BLUE: YUNANİSTAN ADALARINDA GEÇEN BİR WHODUNNIT](https://dedektifdergi.com/maestro-in-blue-yunanistan-adalarinda-gecen-bir-whodunnit/) - Üç sezondur Netflix ekranlarında izleyici ile buluşan Maestro in Blue’nun senarist, yönetmen ve başrol koltuğunda Christopher Papakaliatis var. IMDb puanı: 8,1 Bazı filmleri ya da dizileri izlerken keşke ben de hikâyelerimi anlatırken kelimeleri değil görüntüleri kullanabilseydim diyorum. Çünkü bazen bir görsel, bir adım, bir el, bir gölge bin kelimeden daha etkili olabiliyor. Bu dizide de
- [Futbol Asla Sadece Futbol Değildir | Hikaye | İki Messi Bir İpte Oynamaz](https://dedektifdergi.com/iki-messi-bir-ipte-oynamaz/) - On beş-on altı yaşlarındaydı. Kaldırımda yatıyordu. Parçalanmış kafasından akan kanlar, iki gün önce yağan kardan arta kalanları kırmızıya boyamıştı. "Hah," dedi Olay Yeri İnceleme Şubesi'nden Oktay Komiser, "biz de sizi bekliyorduk." Delikanlının cansız bedeninin yanına çömelen Amirim, "Kötü dağıtmışlar kafasını çocuğun," dedi. "Cinayet silahını bulabildik mi?" "Beyzbol sopası," diye cevap verdi Oktay Komiser. "Yüz metre
- [SİNEMATEKE'DE BİR YAZ SÖYLEŞİSİ](https://dedektifdergi.com/sinematekede-bir-yaz-soylesisi/) - Bu sayımızda Muğla Akyaka’da bulunan Sinemateke Kitap Kafe’nin sahibi Ahmet Dağdelen ile keyifli bir söyleşi yaptık. Merhaba Ahmet Bey. Bize kendinizden ve işletmenizin konseptinden bahseder misiniz? Ben Ahmet Dağdelen. Yaklaşık on bir yıldır Akyaka’da yaşıyorum. Uzun yıllar İstanbul’da yayıncılık sektöründe çalıştıktan sonra büyük şehrin giderek daha kaotik ve yaşanmaz hale gelen koşullarına dayanamayarak buraya taşınmaya
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-3/) - GARİP, ÇOK GARİP - KOLEKTİF KİTAP Yayınevi: İTHAKİ YAYINLARI Yayın Tarihi: 2025- 01 Sayfa Sayısı: 136 Türü: POLİSİYE / ÖYKÜ İthaki yayınlarının Pangea Kitaplığı'ndan çıkan, 9 yazarı bir araya toplayan "Garip, Çok Garip" polisiye unsurların ağır bastığı öykülerden oluşuyor. Yazarların hepsi birbirinden güçlü, kalemlerini ustaca konuşturmuşlar ve garipliklerle dolu, gizemli ve sürükleyici öykülere imza atmışlar.YAZARLAR
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-8/) - Sevgili Dedektif Dergi okurları… Yaz bir geldi pir geldi. Tatil şansı olanların bile sıcaktan yakındığı, orman yangınları yüzünden canımızın sıkkın olduğu günler yaşıyoruz. Ülke yine bildiğimiz gibi. 57. sayımız için Dedektif yazarları olarak çok çalıştık, bir kez daha huzurlarınızdayız. Her zaman olduğu gibi keyifle okuyacağınız polisiye öyküler, makale, inceleme ve tanıtım yazılarıyla dopdolu bir dergi
- [KALEMİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT](https://dedektifdergi.com/kaleminin-goturdugu-yere-git/) - Bu yıl haziran ayı, benim için sıradan bir yaz başlangıcından çok daha fazlasıydı. Uzun bir aradan sonra Türkiye’ye gidişimle birlikte, heyecan, mutluluk ve ilham dolu günler yaşadım. Yolculuğumun her anı, hem kalemime hem ruhuma dokunan, unutulmaz bir deneyime dönüştü. İlk durağım İzmir oldu. Rüzgârının sıcaklığı, denizinin tuzlu kokusu ve sokaklarına sinmiş eski zamanlara has neşesiyle
- [POLİSİYE YAZARLIĞININ HARİTASI: GENCOY SÜMER’DEN USTACA YAZILMIŞ BİR REHBER](https://dedektifdergi.com/polisiye-yazarliginin-haritasi-gencoy-sumerden-ustaca-yazilmis-bir-rehber/) - POLİSİYE ROMAN NASIL YAZILIR? Yazan: Gencoy Sümer Editör: Emel Aslan Yayınevi: Herdem Kitap Yayın Tarihi: 30.06.2025 Sayfa Sayısı: 288 Polisiye romanlara tutkun okurlar için katilin kim olduğunu merak ettiren hikâyeler kadar o hikâyenin nasıl yazılacağını öğreten kitaplar da ilgi çekicidir. Gencoy Sümer’in geçtiğimiz günlerde Herdem Kitap’tan çıkan “Polisiye Roman Nasıl Yazılır?” başlıklı kitabı, bu türde
- [YEDİ KİLİTLİ KAPI: EDGAR WALLACE’TAN GOTİK BİR SAPMA](https://dedektifdergi.com/yedi-kilitli-kapi-edgar-wallacetan-gotik-bir-sapma/) - Edgar Wallace’ın polisiye külliyatındaki sıra dışı örneklerden Yedi Kilitli Kapı, dedektiflik kurgusunun sınırlarını zorlayan gotik bir gerilim. Ne tam anlamıyla bir polisiye ne de tamamen dışında… Ancak türün meraklılarını tuhaf bir labirentin içine çekmeyi başarıyor. İngiliz gerilim ve gizem edebiyatının usta kalemi Edgar Wallace, Yedi Kilitli Kapı adlı romanını 1926 yılında yayımlamış. Yani elimizdeki eser,
- [GAZETECİ-YAZAR ELÇİN POYRAZLAR İLE GÖLGENİN ELİ VE SUAT ZAMİR ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/gazeteci-yazar-elcin-poyrazlar-ile-golgenin-eli-ve-suat-zamir-uzerine/) - Sevgili Elçin Poyrazlar, Dedektif Dergi sayfalarına bir kez daha hoş geldiniz! Sizinle en son 2020 yılında söyleşmiştik; ondan kısa bir süre sonra Suat Zamir hayatımıza girdi. Girmekle de kalmadı, peş peşe dört romanla polisiye edebiyatımıza adını perçinledi: Ecel Çiçekleri, Kayıp Yüz, Çıplak Kalp ve son olarak Gölgenin Eli. Beş yılda dört romanı okurla buluşturmak ciddi
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-14/) - SUSPECT: THE SHOOTING OF JEAN CHARLES DE MENEZES (2025) IMDb: 7.8 Suspect ya da tam ismiyle Suspect: The Shooting of Jean Charles de Menezes, gerçek olaylara dayanan biyografik bir suç draması. Disney+’ta izleyiciyle buluşan ve Türkiye kütüphanesinde de yer alan mini dizinin sezonu dört bölümden oluşuyor. 7 Temmuz 2005'te Londra'da eş zamanlı bombalı saldırılar meydana
- [MEKTUP](https://dedektifdergi.com/mektup/) - “İyi geceler Komiserim,” dedi Mert. Elinde tuttuğu karton bardaktan mis gibi çay kokusu geliyordu. “Sana da,” diye cevap verdi, sıcaklığına aldırmadan koca bir yudum içti Filiz Komiser. Gece işlenen cinayetleri sevmiyor ama sırf çayın yüzü suyu hürmetine katlanıyordu. “Anlat,” dedi. “Ben anlatmayayım, siz kendi gözlerinizle görün,” dedi genç Komiser Yardımcısı. Genellikle “maktul” diye başlar ve
- [SON DÖNEMİN DİKKAT ÇEKİCİ CASUS DİZİLERİ](https://dedektifdergi.com/son-donemin-dikkat-cekici-casus-dizileri/) - Benim espiyonaj dünyasına ve sonrasında da casus edebiyatına ve sinemasına yönelik merak ve ilgim Tinker, Tailor, Soldier, Spy isimli diziyle başladı. Dünya edebiyat tarihinin en iyi casus romanı olarak gördüğüm John Le Carré’nin Tinker, Tailor, Soldier, Spy romanı 1979 tarihinde yedi bölüm olarak BBC tarafından John Irvin yönetmenliğinde televizyona uyarlanmıştı. Dizinin yayınlanışının 40. yılı dolayısıyla
- [RÜZGÂR SÖYLÜYOR ŞİMDİ O YERLERDE BİZİM ESKİ ŞARKIMIZI](https://dedektifdergi.com/ruzgar-soyluyor-simdi-o-yerlerde-bizim-eski-sarkimizi/) - Çok değil on yıl geri gidebilseydin… Ardına dek açık balkon kapısıyla mehtabı kucaklamak için bekleyen bağrı yanık bir delikanlı(!) olmazdı şimdi bu ev. İçine giren sokak ışıkları, evin yüreğine karabasan gibi çökmüş sana çarpıp tuzla buz olmazdı… Kafatasının içinde böcekler sağa sola seğirtip anılarını kemirmezdi. Ağır ve nemli bir güneş, denizi taşırmak üzereydi o koltuğa
- [“NARİN” BİR KONU: POLİSİYE EDEBİYATTA ve BEYAZ PERDEDE KAYIP ÇOCUKLAR](https://dedektifdergi.com/narin-bir-konu-polisiye-edebiyatta-ve-beyaz-perdede-kayip-cocuklar/) - Kayıp vakaları, gerçek hayatta nasıl can yakan ve toplumda derin yaralar açan olaylarsa, polisiye edebiyatta da yazarların önde gelen muamma kaynaklarından biridir. Hepimiz bir kayıp vakasını okurken gizemin yarattığı merak duygusunun sarhoşluğunu yaşarız. Kayıp şahsın nerede olduğu, başına neler geldiği ana unsur gibi görünse de arka planda ailenin ve toplumun içinde bulunduğu durum ve vermek
- [OZAN ILGIN 27: DE(RİN)VLET](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-27-derinvlet/) - Bazen insanlar ayakta uyur. Ben de masum ve mazlum sandığım Güvercin Ana isimli bir kadın tarafından ayakta uyutulmuştum. Bu kadını mafya lideri, kumar ve uyuşturucu taciri Uçhan Kaçan Rüçhan’ın elinden kurtarmaya çalışırken domuzun asıl başının Güvercin Ana olduğunu öğrenince Fight Club filminin son sahnesindeymişim hissi yaşadım kafamda. Ne izledim lan ben? Asıl suçlu benim “Şükür
- [Taştan Parmak](https://dedektifdergi.com/tastan-parmak/) - Türkçeye Çeviren: Benan ERES Gilberth Keith Chesterton (1874-1936) bir ilahiyatçı (teolog), eleştirmen ve gazeteci olmasının yanı sıra on parmağında on marifet bir isimdir. Yarattığı kurgusal dedektif karakterinin başarısı günümüzde diğer meziyetlerinden daha öne çıkmaktadır. Katolik mezhebine geçmiş ve bazı destekçileri onu azizlik mertebesine aday göstermiş olduğundan, zamanında anti-semitik olup olmadığıyla ilgili ateşli tartışmalar yaşanmıştır. Polisiye
- [TESPİH TANELERİ](https://dedektifdergi.com/tespih-taneleri/) - Rahmetli mi desem, demesem mi bilemediğim Fehmi Efendi’nin, dededen kalma tespihinin sesi, yalnızlıkla dolu koca evin içinde adeta ünlü bir senfoninin hüzünlü ezgisi gibi parmaklarımın arasından gönlüme dokunuyordu. Bu ses salonun sessizliğini bozmakla kalmayıp Lokum’un mırıltısına da eşlik ediyordu. Müştemilatta kalan Erdal, karısı Saliha, kiracım Osman, sevgilisi komşumuz Pınar neredeyse benle yaşıt koltuklarda oturuyor, merakla
- [ÖLÜLER UYURKEN KONUŞUR](https://dedektifdergi.com/oluler-uyurken-konusur/) - Fidel, sabahları kahveyi hep saat sekizi çeyrek geçe içerdi. Ne bir dakika önce, ne sonra. Bu alışkanlık değil, sığınaktı. Zihninin tedirgin kıvrımlarında sadece dakikalar değil, gölgeler de sayılırdı. Ve bu sabah, kahvesini içerken çocukluğunu gömdüğü kasabaya geri dönmüştü. İsmi hâlâ aynıydı kasabanın: Kalburlar. Ama kasabanın kendisi, Fidel’in hatırladığı yer değildi artık. Ya da belki de
- [MOBLAND DİZİ İNCELEME: TOM HARDY’YE AŞIKSANIZ ONU BU DİZİDE DE İZLEMELİSİNİZ](https://dedektifdergi.com/mobland-dizi-inceleme-tom-hardyye-asiksaniz-onu-bu-dizide-de-izlemelisiniz/) - Birinci sezonun onuncu ve sonuncu bölümünün kapanış şarkısı Rolling Stones’dan Sympathy For the Devil olan bir diziyi anlatmaya son sahneden başlanır mı? Elbette başlanır. Âşık olduğum adam Tom Hardy başrolde ya da başrollerden birinde diyebiliriz. Çünkü bu dizide herkes başı çekeceğim diye uğraşıyor. Eski James Bond’lardan dillere destan yakışıklı Pierce Brosnan, İrlandalı bir ailenin mafya
- [SON YAZ](https://dedektifdergi.com/son-yaz/) - Kumkapı’daki eski meyhanede akşamüstünün hafifliği vardı. Tabelası silinmiş, sandalyeleri birbirinden farklı, duvarında sararmış futbolcu posterleriyle hâlâ 80’lerden kalma gibi görünen o meyhanede, iki adam rakı kadehlerini tokuşturuyordu. Can, buz kovasına baktı. “Bitiyor lan bu, aynı senin gibi.” Arif güldü. “Ben bitmiyorum Can. Emekli oluyorum. Aradaki farkı yakında sen de öğreneceksin.” Kadehinden bir yudum aldı. Sokaktan
- [Kusursuz Cinayet](https://dedektifdergi.com/kusursuz-cinayet/) - Her zaman takip ettiği polisiye derginin sitesinde, o çok ünlü polisiye yazarının yapay zekâyla oluşturulmuş bot’u tarafından verilecek öykü eğitimi hakkındaki ilanı okuduğunda aklı başından gitti. Bot, yazarın romanları, günlükleri, fotoğrafları gibi çok çeşitli materyal kullanılarak hazırlanmış ve çalıştıkları öykü taslağı üzerine yazardan öneri almak isteyen yazar adaylarının hizmetine açılmıştı. Ücreti çok da yüksek olmayan
- [KİM OLDUĞUMU BİLİYORUM!](https://dedektifdergi.com/kim-oldugumu-biliyorum/) - Başım birkaç saat daha bu şekilde zonklamaya devam ederse muhtemelen bayılacaktım. Derin bir nefes almaya çalışsam da bu ağrı için nafile olduğunu biliyordum. Buradan dışarıya çıkmak zorundaydım, ancak beni neyin karşılayacağını bilmiyordum. Gardırobun kapısını aralamaya çalışmak işe yarayacak gibi değildi. Kendimi geri çekerek, zonklayan başımı bilmediğim bir nedenden dolayı yapış yapış olan ellerimin arasına aldım.
- [ELVEDA HUZUR](https://dedektifdergi.com/elveda-huzur/) - Eğer hayatımda iyi bir şey olacaksa bugün olsun Tanrım. Başka günlere yıllara saklama. Bana sadece bir kere bugün baksan yeterli. Her şey döndü dolaştı, sıkıştı. Kördüğüme dönen yaşamımı kolaylaştır. Amin. Sabahları savsakladığım diş fırçalamayı bu sefer inadına, kanatırcasına uzattıkça uzattım. Neden beyazlamadı diye düşünecek yaşı çoktan geçmiştim, yine de bir ümit aynaya baktım. Sarıydı; sigara
- [SÜTLAÇ](https://dedektifdergi.com/sutlac/) - Burası beni çok sıktı. Belki sokakta biraz hayat vardır; hep olur. Perdeyi hafifçe aralayıp aşağıya, caddeye bir göz atıyorum. Soğuk bir kış gecesi… Kalın kıyafetlerine sokulmuş insanlar telaş içinde bir yerlere koşturuyor. Köşedeki binanın önünde bir kestane satıcısı başı önüne düşmüş, kımıltısız duruyor. Uyuya kalmış galiba. Bir müşteri tezgâhın önünde durup bir şeyler söylüyor. Satıcıdan
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜNDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay-6/) - DON ISIDRO PARODİ'YE ALTI BİLMECE- Jorge Luis Borges , Adolfo Bioy Casares Dedektif Dergi yazarları olarak polisiye metinler üretmek için hem güncel hem de eski eserleri okumak kadar tartışmak gereğini hissetmiş ve kendi kitap kulübümüzü kurmuştuk. Kasım 2023 tarihinden itibaren iki ayda bir yaptığımız toplantılarımıza ait notlarımızı önceki sayılarımızda sizinle paylaştık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere bir
- [ZEHİRLİ KALEM ÖYKÜ YARIŞMASI 2025 YILI BAŞVURULARI BAŞLADI](https://dedektifdergi.com/zehirli-kalem-oyku-yarismasi-2025-yili-basvurulari-basladi/) - Dedektif Dergi’nin polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımıza nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla düzenlediği Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü için başvurular başladı. İlki 2020 yılında düzenlenen ve gelenekselleşen yarışma için polisiyeseverler olarak heyecanlıyız. Dergimizin sosyal medya hesapları ve Zehirli Kalem sitesi üzerinden yapılan duyuruya göre, her yaştan okurun katılabileceği yarışmada polisiye türde yazılacak öyküler
- [ARKADAŞIMIZ, YOLDAŞIMIZ, KIYMETLİMİZ TURGUT ŞİŞMAN İLE KEYİF DOLU BİR SOHBET](https://dedektifdergi.com/arkadasimiz-yoldasimiz-kiymetlimiz-turgut-sisman-ile-keyif-dolu-bir-sohbet/) - Sevgili Turgut; kurucusu, geliştiricisi, sosyal ilişkiler üstadı, yetenek avcısı, her bir şeyi olduğun Dedektif sayfalarında bu kez seni ağırlamak ne mutluluk, hoş geldin! Hayretle fark ettik ki seninle bugüne dek hiç röportaj yapmamışız ve hakkında pek az şey biliyoruz. O yüzden yakalamışken her şeyi soracağım, senin için de uygunsa. En çok merak ettiğim şey şu:
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-7/) - Merhaba sevgili Dedektif okurları.Yaz mevsimine adım atmaya hazırlandığımız şu günlerde 56. sayımızla bir kez daha huzurlarınızdayız. Her zaman olduğu gibi keyifle okuyacağınız polisiye öyküler, inceleme ve tanıtım yazılarıyla dopdolu bir dergi hazırladık sizlere. Bu sayıda ağırlıklı olarak ‘adalet’ kavramını sorgulayan yazılara yer verdik. Adalet, edebiyatta olduğu gibi sanatın her dalında kendine yer bulan, insanoğlunun üzerinde
- [NEDEN POLİSİYE YAZIYORUZ?](https://dedektifdergi.com/neden-polisiye-yaziyoruz/) - Elinde bir polisiye roman, koltuğa yayılmışsın. Kitabın sayfalarını tatlı tatlı çevirirken birden kaşların çatılıyor ve ipucunu fark edemeyen dedektife “Salak!” diye bağırıyorsun. Sonra katilin bariz bir hatası, “Ben olsam böyle yakalanmazdım!” diye havalara girmene yol açıyor. Ve nihayet, “Ben dedektifin yerinde olsaydım katili ilk sayfada enselerdim,” noktasına gelerek kitabın kapağını kapatıyorsun. İşte, seni, beni hepimizi,
- [ARSEN LÜPEN İSTANBUL’DA](https://dedektifdergi.com/arsen-lupen-istanbulda/) - 1 GECENİN KONUĞU Avenue Foch’taki Türk Büyükelçiliğinde sessiz bir akşam yaşanıyordu. Yerleri kaplayan kalın halılar, camın arkasında ürkekçe yanıp sönen lambalar, kristal avizelerin ağır ışıkları… Her şey olması gerektiği gibiydi. Sakin, şık ve kusursuz… Konak, Osmanlı'nın zarafetini Batı’nın düzeniyle birleştiren bir estetiğe sahipti. Kristal aynalar, işlemeli perdeler ve duvarlardaki gravürler, bu evin sadece bir diplomatik
- [ELVİS’İ ZİYARET EDEN HIRSIZ](https://dedektifdergi.com/elvisi-ziyaret-eden-hirsiz/) - (THE BURGLAR WHO DROPPED IN ON ELVİS) Çeviren: Ramazan Atlen “Seni tanıyorum,” dedi kadın. “Bernie Rhodenbarr’sın. Bir hırsız.” Etrafıma baktım, dükkânımdaki müşteri kıtlığından genelde mutluluk duymam ama bu defa ikimiz dışında boş olmasına sevindim. “Eskiden,” dedim. “Eskiden mi?” "Evet eskiden. Sabıkam var, bunu sır gibi saklasam da inkâr edemem. Artık sahaflık yapıyorum, Bayan eee?” “Danahy,”
- [ADALETİN GÖLGESİNDE](https://dedektifdergi.com/adaletin-golgesinde/) - ‘Kanlı Sırlar’, ‘İntikam Yolcusu’, ‘Piskoposun Tetikçisi’, ‘Ölümle Hesaplaşma’ ve ‘Kapanacak Hesabım Var’ romanlarının yazarı Muhammed Selman Anasal’dan eserlerindeki adalet anlayışını siz Dedektif okurları için anlatmasını istedik. İnsanlık tarihi kadar eski, insan yüreği kadar kırılgan bir kavram adalet. Nice medeniyetler onun adına kuruldu, nice saraylar yıkıldı, nice hayatlar karardı. Kimi zaman bir kılıcın ucunda arandı, kimi zaman
- [OZAN OLGIN 26: ADALET](https://dedektifdergi.com/ozan-olgin-26-adalet/) - Sultanat Eyalet-Şehri Özel Kuvvetler- SSOK süper kadın polisi olan ben, görevimi ihmal ederek ve SSOK yetkilerimi kötüye kullanarak eyalet-şehrin güvenliğini sarsacak davranışlarda bulunduğum için vatan hainliğiyle suçlandım. Hâkim bey savunmam yapıldıktan sonra konuştu: “Tangsuk Ozan Ilgın. SSOK süper polisi. Bana içinde ÖZGÜR kelimesi geçmeyen bir cümle kurabilirseniz sizi affedeceğim.” Muhtaç olduğum kudret, damarlarımdaki asil kanda
- [FİKİR SANAT TİYATROSU: "SHERLOCK HOLMES" BASKERVİLLE'LERİN KÖPEĞİ LANET Mİ? CİNAYET Mİ?](https://dedektifdergi.com/fikir-sanat-tiyatrosu-sherlock-holmes-baskervillelerin-kopegi-lanet-mi-cinayet-mi/) - Sevgili Volkan Demirci, Dedektif sayfalarına hoş geldiniz. Oyununuzu büyük bir zevk ve beğeniyle izledim. Sizi ve diğer oyuncuları tebrik ederim. Doğrusu özel tiyatrolardan beklentimi epey yükselttiniz. Bize önce kendinizi sonra da Fikir Sanat Tiyatrosu nasıl kuruldu anlatın lütfen. Volkan Demirci: Sevgili Dedektif Dergisi, öncelikle nazik davetiniz ve güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Bu iltifatlar
- [SOYGUN](https://dedektifdergi.com/soygun/) - Banka şubesi olarak kullanılan iki katlı tarihi bina, işlek caddenin sonunda yer alır. Ön cephede park yapmak mümkün değil. Arka sokağa açılan kapısı, malzeme ve para giriş çıkışı için kullanılmakta. Sabah saatlerinde zırhlı para aracı da buraya, tenha ve kamera olmayan girişe, yanaşır. İki görevli ağır para balyasını uçlarından tutarak güvenlik görevlisinin açtığı kapıdan içeri
- [BİR AGATHA CHRISTIE UYARLAMASI: TOWARDS ZERO (2025)](https://dedektifdergi.com/bir-agatha-christie-uyarlamasi-towards-zero-2025/) - Polisiye külliyatının usta ismi Agatha Christie’nin romanlarını ekrana taşımayı sürdüren BBC, yeni dizi uyarlamasını yakın zaman önce izleyiciyle buluşturdu. 2 Mart 2025’te yayınlanan Towards Zero, yazarın 1944’te piyasaya çıkan ve ülkemizde “Sıfıra Doğru” adıyla bilinen romanından uyarlandı. Üç bölümden oluşan mini dizinin senaryosunu Rachel Bennette (World on Fire, Ripper Street) kaleme aldı, yönetmenliği Sam Yates
- [O SİNEĞİ ÖLDÜRELİM](https://dedektifdergi.com/o-sinegi-oldurelim/) - Size bir melek hikâyesi yazdım bugün. Melekler iyi işler yaparlar, bilirsiniz. Benim meleklerimin yaşadıkları yerde –siz düşleyin– kadınlar acı çekiyorlar. Kadınlar ölüyorlar. Kadınların çığlıkları toplumun sünger duvarlarında yok oluyor… Ve bir gün bir dönüşüm gibi o melekler oluştu. Gece melekleri. Onlara damgalayıcılar yardım ediyor. Şimdi benimle gelin, onların yanına sokulacağız. Gece melekleri, acı çeken kadınlara
- [Poirot’nun Ahlaki Kararı Üzerine Bir İnceleme](https://dedektifdergi.com/poirotnun-ahlaki-karari-uzerine-bir-inceleme/) - “En mükemmel adalet vicdandır.” Victor Hugo Agatha Christie’nin bazı romanlarında suçluların hukuki yaptırımlardan kurtulması, sadece kurguya dair bir tercih değil, aynı zamanda adaletin doğasına dair bir sorgulamadır. Gerek bireysel vicdan, gerekse kolektif bilinç düzeyinde şekillenen adalet anlayışı, Christie’nin eserlerinde zaman zaman yasal çerçevelerin ötesine geçer. Bu yönüyle yazar, yalnızca bir dedektif öyküsü anlatmakla kalmaz; aynı
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan-2/) - AYŞE ERBULAK – ANNE BAK ÖLÜM GELDİ Yayınevi: EKSİKPARÇA YAYINLARI Yayın Tarihi: 18.07.2024 Türü: POLİSİYE – ROMAN Dil: TÜRKÇE Basım Sayısı: 2 BASKI Sayfa Sayısı: 216 Ayşe Erbulak’ın yıllar önce "Anne Bak Kim Geldi“ adıyla yayımlanmış romanı geçtiğimiz aylarda yeni adı, yeni kapağı ve düzenlenmiş yeni haliyle Eksikparça Yayınları etiketiyle yeniden basıldı. Romanın baş kahramanı,
- [İHSAN CİHANGİR İLE HOŞ BİR SOHBET & “YEDİ HAFTA ON İKİ CİNAYET”](https://dedektifdergi.com/ihsan-cihangir-ile-hos-bir-sohbet-yedi-hafta-on-iki-cinayet/) - Uzun zamandır öykülerin ve incelemelerinle katkıda bulunduğun Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldin sevgili İhsan! Yeni kitabın “Yedi Hafta On İki Cinayet” hayırlı, uğurlu, bol okurlu olsun. Kitabınla ilgili konuşmaya geri döneceğiz. Öncelikle seni okurlarımıza tanıtmak isteriz. Kendinden biraz bahseder misin? Nerede doğdun, nerede yaşarsın, neler yaparsın? Merhaba, öncelikle hoş bulduk. Yeni kitabımla ilgili güzel dilekleriniz
- [KIRMIZI EV](https://dedektifdergi.com/kirmizi-ev/) - BÖLÜM 1 “Buket, tatlım.” “Neler oluyor?” “Buket dinle…” “Neden silahın var?” “Beni dinler misin? Her şeyi anlatamam, dışarda birileri var.” “Dışarda kim var?” “Kim olduğu ne fark eder? Buradan hemen ayrılmalısın. Güvenli yerde olmalısın.” “Anlamıyorum. Kimden kaçıyoruz?” “Fazla vaktimiz yok. Daha fazla soru sorma lütfen. Bunu al, hemen yeni aldığımız eve git.” “Bunlar ne anlama
- [FREDRİC BROWN’UN GÜLEN KASAP ÖYKÜSÜNE İLİŞKİN BİR OTOPSİ](https://dedektifdergi.com/fredric-brownun-gulen-kasap-oykusune-iliskin-bir-otopsi/) - Geçen sayımızda Kilitli Oda Muammaları seçkisiyle ilgili bir incelemeyi ve kitabı dilimize kazandıran Algan Sezgintüredi ile yapılan bir söyleşiyi okumuştuk. Ben de bu günlerde tadını çıkara çıkara okuduğum o seçkideki Fredric Brown’un Gülen Kasap öyküsüne değinmek istiyorum. Bazen okuduğunuz metni öyle beğenirsiniz ki arkanıza yaslanıp bir süre beyninizdeki hazzın tadını çıkarır sonra da bununla ilgili
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-13/) - TOXIC TOWN (2025) IMDb: 7.6 BBC’nin gerçek olaylara dayanan mini drama dizilerinden Toxic Town, dört bölümlük sezonuyla 27 Şubat’ta Netflix’te izleyiciyle buluştu. Birleşik Krallık’ın en büyük çevre skandallarından biri olan Corby’deki zehirlenmeler nedeniyle çocuklarında doğum kusurları görülen üç anne, atık madde bertarafını doğru yönetemediği ve insanların zehirlenmesine neden olduğu iddiasıyla kasaba yönetimiyle karşı karşıya gelmişti.
- [Gri’nin Cazibesi: Suç Edebiyatında Ahlaki Belirsizlik](https://dedektifdergi.com/grinin-cazibesi-suc-edebiyatinda-ahlaki-belirsizlik/) - “İnsanlar hangi şartlarda sınırlarını aşar, hangi kırılmalar onu suça iter.” Eskiden işler daha kolaydı. Bir iyi adam, bir kötü adam bir de her şeyi çözen bir dedektif vardı. Suç anlatısı net sınırlarla çizilmişti. Katil, sadece kötüydü. Geçmişi yoktu. Çocukluğu, hayalleri, çöküşleri anlatılmazdı. Fakat çağdaş polisiye yazarlarının bir kısmı bu yapıyı dönüştürüyor ve bu da okurun
- [5025](https://dedektifdergi.com/5025-2/) - Dünya üzerinden bir pislik daha temizlenmişti. Geri çekilip her şeyi olması gerektiği gibi bırakıp bırakmadığını kontrol ederken tek düşünebildiği buydu. Hepsine gücünün yetemeyeceğini biliyordu ama biri daha gitmişti işte. Zaten asıl amacının yanında bu sadece eşantiyondu. İstediği tek şey onun, kendisini neyin beklediğini bilerek, kaçınılmaz sona kadar alacağı her nefeste korku içinde yaşamasını sağlamaktı. Mesajın
- [SİNEMA VE ADALET](https://dedektifdergi.com/sinema-ve-adalet/) - Fertlerin ve toplumların huzur içinde bir arada yaşamasını sağlamada en önemli denge unsuru adalettir. Adalet insanlık tarihinin en temel ve en karmaşık kavramlarından biridir. Mutlak adalet ancak bir ideal olarak tasavvur edilebileceğinden, sıkça sorgulanır ve tartışılır. Sinema, bu evrensel temayı ele alan güçlü bir araç olmuş, adaletin farklı yüzlerini, ahlaki ikilemlerini ve insan doğasıyla ilişkisini
- [KİMSE GÖRMEDİ](https://dedektifdergi.com/kimse-gormedi/) - Dönem sonu sınavları bittiğinden, ekim ayına kadar okula uğramama gerek kalmamıştı. Hoş, neredeyse sınavdan sınava uğruyordum zaten. Çalışmalı, paramı kazanmalıydım. Ailem memleketteydi ve bana maddi anlamda yardımları çok kısıtlıydı. Mimarlık öğrencisiydim. Okumayı oldum olası sevdiğimden üniversitede pek sorun yaşamıyordum. Adım soyadım yazıyordu yaka kartımın üzerinde; Selim Kartal. Küçücük, plastik ve kâğıttan müteşekkil, hiçbir özelliği olmayan
- [SANATÇILAR SOKAĞINDA CİNAYET](https://dedektifdergi.com/sanatcilar-sokaginda-cinayet/) - O gün Suadiye’de bir arkadaşımla buluştum. Öğle saatleriydi, güneş tepedeydi. Bağdat Caddesi’nde bir kafede soluklandık, soğuk meşrubat içtik, kitaplara göz attık. Bu saatte dışarıda dolaşmak deli işiydi. Tren sesiyle sık sık bölünen muhabbetimiz ikindi serinliğine kadar devam etti. Mevzu, çok satan dedektif romanlarıyla meşhur Orhan Avcı adlı yazarın esrarengiz şekilde ortadan kaybolmasıydı. Kırk, elli yıldır
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiyeler/) - SAFRANBOLU'DAN BODRUM'A ZEKİ MÜREN'LE BİN KİLOMETRE Yazar: Tuğba Turan Yayınevi: KDY Eflani’nin 17 yıllık eczacısı Tuğba Turan, beş maceraperest çocuk ve onların sadık dostu Şanslı ile karavanlarına atlayıp Safranbolu’dan bir yolculuğa çıkıyorlar. Ancak bu sıradan bir yolculuk değil. Çünkü bu karavanın içinde birbirinden ihtişamlı Zeki Müren kostümleri var.Ne var ki, göz kamaştıran bu kostümleri ele
- [İZMİR 1. POLİSİYE ŞENLİĞİ’NDE YAZARLAR OKURLARLA BULUŞTU](https://dedektifdergi.com/izmir-1-polisiye-senliginde-yazarlar-okurlarla-bulustu/) - Türkiye’de güncel polisiye edebiyat örnekleri ve yazarları her geçen gün çoğalıyor. Yazar- okur buluşmaları genellikle kitap fuarları ve kitabevi etkinlikleriyle sınırlı kalıyor. POYABİR (Polisiye Yazarları Birliği)’in her sene ekim ayında düzenlediği etkinlikler ve (bu yıl düzenlenemeyen) Kara Hafta, polisiyeseverlerin bir araya gelmesini, suç edebiyatı üzerine konuşmasını sağlıyor. İzmir’de bir şenlik düzenleme fikri Kelime Sahaf’ın sahibi
- [İREM BAĞI TURİZM’İN SAYIN YOLCULARI](https://dedektifdergi.com/irem-bagi-turizmin-sayin-yolculari/) - Şiddetli bir sarsıntıyla uyandım. Deprem oluyor sandım. Bir depremzede olarak travmamı henüz atlatamamıştım ve depremi düşünmeden geçirdiğim bir gün bile olmamıştı nicedir. Otobüste olduğumu hatırlayınca rahatladım. Meğer bozuk yoldan geçerken sarsılmışız. Otobüste uyumaktan nefret etmeme rağmen yoğun ve yorgun bir günün ardından başladığım yolculuğun ilk saatlerinde dalmıştım. Diğer yolcular horul horul uyuyorlardı. Yaşı geçkin muavin
- [MESUT DEMİRBİLEK’LE POLİSİYE VE GÜNCEL HAYATA DAİR UFAK BİR ŞÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/mesut-demirbilekle-polisiye-ve-guncel-hayata-dair-ufak-bir-soylesi/) - Mesut Bey, Dedektif sayfalarına hoş geldiniz. Polisiye okurları sizinle ilk olarak Onur Akhan ile birlikte kaleme aldığınız Cinayet Sohbetleri ve Hepimiz Katiliz kitaplarıyla tanıştı. Sonra April Yayınları etiketiyle basılan ve Algan Sezgintüredi ile birlikte yazdığınız yarı kurgu Kavgaz serisinin ilk iki kitabını okuduk: Kavgaz Çantacı ve Pilot. İlgili okurlar siz, meslek hayatınız ve kitaplarınız üzerine verdiğiniz
- [OZAN ILGIN 25: MAHKEME](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-25-mahkeme/) - Kırılsa da kanadımız. Asiye çıksa adımız. Bilen bilsin. Duyan duysun gülüm. Böyledir bizim sevdamız. Ben, uyuşturucu ilaçlarla tuzağa düşürülüp Güvercin Ana isimli hain kadının evinde hapsedilmişken, replikam Ozan, Sultanat Eyalet-Şehri’nde fırtına gibi esmişti. İnandığım, uğrunda yaşadığım, yolunda öleceğim tüm değerleri yerle bir etmekle kalmamış üstelik bunu güya bana ait olan sosyal medya hesaplarından dünya aleme
- [THE DAY OF THE JACKAL DİZİ İNCELEME: KOMEDİYE RAMAK KALA](https://dedektifdergi.com/the-day-of-the-jackal-dizi-inceleme-komediye-ramak-kala/) - Dizinin başrol oyuncusu Eddie Redmayne’i 2015 yılının en iyi erkek oyuncu Oscar’ını aldığı The Theory of Everything filminde Stephen Hawking’i canlandırmasından ve 2016 yılının en iyi erkek oyuncu Oscar adaylığı olan Danish Girl filminde Lili rolündeki performansından tanıyoruz. Bu filmde Redmayne Çakal yani kötü adam ama çok iyi bir keskin nişancı rolünde. Başroldeki polis yani
- [YENİ ÇIKAN KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-kitaplar-5/) - YEDİ HAFTA ON İKİ CİNAYET- İHSAN CİHANGİR Yayınevi: DORLİON YAYINLARI Yayın Tarihi: 2025 Sayfa Sayısı: 174 Emekli Baskomiser Rıfat Alagöz, başından geçen gerçek hikâyeleri anlatıyor. Katilleri, canileri, kurbanları, maktulleri ve yaşananları ise bir yazar bütün gerçekliğiyle hikâyeleştiriyor. ‘Yedi Hafta On İki Cinayet’te temposu hiç düşmeyen, soluksuz okuyacağınız yedi polisiye hikâye sizi bekliyor. MÜNTEHİR Yayınevi: ÖTÜKEN NEŞRİYAT Yayın
- [BİR SERİ KATİLİN İZİNDE: ROSTOV KASABI](https://dedektifdergi.com/bir-seri-katilin-izinde-rostov-kasabi/) - Andrei Çikatilo, 1978 – 1990 yılları arasında işlediği 52 cinayetten suçlu bulunarak 14 Şubat 1994 yılında idam edilmiştir. Çok sayıda cinayet işlemesi Çikatilo'nun bu kadar ilgi çekmesinin asıl sebebi değildir. Onun bu kadar merak konusu olmasında en önemli neden işlediği cinayetlerde tanık olunan vahşet ve on bir yıldan uzun bir süre yakalanamamış olmasıdır. ÇİKATİLO KİMDİR?
- [MAHUR BESTE](https://dedektifdergi.com/18808-2/) - Rutubet kokan deponun birkaç mobilyasından biri olan rafa yaklaştı. Üzerindeki kasetçaların mazide kalan anılar kadar tozlu düğmesine dokundu. Mekanik bir ses çıkardı alet ve ağır hareketlerle açtı ağzını. Elindeki kaseti boşluğa yerleştirdi. Çıt sesiyle kapandı kapak. ‘Başlat’ tuşuna basmasıyla deponun nemli duvarlarında tanıdık bir melodi yankılandı. Bir süre gözleri kapalı dinledi, tüylerini diken diken eden
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-6/) - Değerli okurlarımız, içerik açısından yoğun bir sayıyla yine karşınızdayız. İki aylık yoğun bir çalışmanın ürünü 55. sayımız umuyorum sizi çok memnun eder. Bu sayıda öykülerimizi Yeşim Yörük, Mehtap Sezer, Nimet Şengül, Serap Gökalp, Güneş Barguş, Mine Sıraçe, Rıdvan Adıyaman, Nuray Karadağ ve Tuğba Turan yazdı. Ayrıca Edgar Wallace’ın 'Pazartesinin Gizemi' öyküsünü İpek Yayık çevirisiyle okuyabilirsiniz.
- [Ters Köşe: RAYMOND CHANDLER BALONU](https://dedektifdergi.com/ters-kose-raymond-chandler-balonu/) - General’in Kızına Yapılan Şantaj Kimin Umurunda? Raymond Chandler hikayelerini yeniden okuma sürecim büyük bir hayal kırıklığıyla devam ediyor. Chandler’ı polisiye edebiyatın baş köşesine oturtan kimi yazarların polisiye anlatı hakkındaki düşüncelerinin sığlığına şaşkınlığım da giderek artıyor. Hele onun klasik polisiyenin altın çağına yönelik eleştirilerinin dayandığı argümanların bir bumerang gibi kendisine döndüğünü görmem beni hayretler içinde bırakıyor.
- [BENİM KİTAPLIĞIMDAN](https://dedektifdergi.com/benim-kitapligimdan/) - AHMET ÜMİT – YIRTICI KUŞLAR ZAMANI Yayınevi: YAPI KREDİ YAYINLARI Yayın Tarihi: 2024 Sayfa Sayısı: 448 Ahmet Ümit, son romanı Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda serinin sevilen karakteri Başkomiser Nevzat’ı karmaşık geçmişiyle yüzleştirirken okura onun hakkında bilmediği birçok gerçeği öğrenme fırsatı veriyor. Serinin diğer kitaplarında hiçbir koşulda yıkılmayan, güçlü ve zeki bir adam olarak akıllarımıza kazınan Nevzat
- [IŞIK SÖNDÜ, IŞIĞI KİM SÖNDÜRDÜ?](https://dedektifdergi.com/isik-sondu-isigi-kim-sondurdu/) - Sirkeci Şaban Sokak hafif bir yokuştur, kimini yorar, kimini yormaz. Yukarı doğru hilal şekli mi desem, kanca mı, kıvrılarak tırmanırsın. Arif Efendi Caddesi’ne kestirmeden gitmek isteyenler, çoğu öğretmenler, öğrenciler bir de onların ana babaları gelir gider diyeceğim ama yokuşun sonunda okulla karşı karşıya bir de cami vardır. Oraya gidenler de kullanır bu yolu sanırım. A,
- [ALGAN SEZGİNTÜREDİ İLE KİLİTLİ ODA MUAMMALARI ÜZERİNE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/algan-sezginturedi-ile-kilitli-oda-muammalari-uzerine-soylesi/) - Polisiye edebiyatın güçlü kalemlerinden, Polisiye Yazarları Birliği (POYABİR)başkanı Algan Sezgintüredi, aynı zamanda usta bir çevirmen olarak çevirileriyle de edebiyatseverlere önemli eserler kazandırmaya devam ediyor. Son olarak, suç ve gizem türünün en ilginç anlatılarından biri olan ‘Kilitli Oda Muammaları’ adlı derlemeyi dilimize kazandırdı. Bu kitap, polisiye edebiyatın en klasik ve en zorlu alt türlerinden biri olan
- [Haliç Manzaralı Cinayet: Remzi Ünal Geri Döndü](https://dedektifdergi.com/halic-manzarali-cinayet-remzi-unal-geri-dondu/) - Türk polisiyesinin usta kalemi Celil Oker’in ardından, onun mirası yeni bir kitapla buluşmak büyük bir heyecan yarattı. "Haliç Manzaralı Cinayet", Oker’in daha önce çeşitli mecralarda yayımlanmış ancak hiçbir kitapta yer almamış on dört hikayesini bir araya getirerek okurlarına sunuyor. Remzi Ünal, yıllar sonra yeniden sokaklarda, ipuçlarının peşinde ve keskin zekasıyla olayları çözmeye devam ediyor. Celil
- [RAŞEL MESERİ’DEN DEDEKTİF ŞERİFE MACERALARININ İLKİ – KAYIP GÖLGELER PEŞİNDE](https://dedektifdergi.com/rasel-meseriden-dedektif-serife-maceralarinin-ilki-kayip-golgeler-pesinde/) - Köpek Balıklarının Kayıp Şarkıları, Meskûn Zaman, Kırık Şehir, Küt Olmayan Kadınlar, Elsa Niego’nun Cenaze Alayı romanlarından kalemine aşina olduğumuz yazar Raşel Meseri, basılı çocuk kitaplarının yanına bir de çocuk polisiyesi ekledi. Dedektif Şerife- Kayıp Gölgeler Peşinde Dinozor Çocuk etiketiyle genç polisiye okurların beğenisine sunuldu. Roman, hikâye içinde hikâye anlatarak kurgunun yazarın zihninde nasıl oluştuğuna canlı
- [ÇAYLAR GELDİ, HESAP KİMDE?](https://dedektifdergi.com/caylar-geldi-hesap-kimde/) - Bu adamlar okulda böyle öğretildiği için mi, yoksa doğaları gereği mi polis olurlar bilinmez ama çoğu hikâyenin başını anlatmayı sevmez. Bu sefer de değişen bir şey yoktu. Yüzündeki bıkkın ifade dış görünüşüyle birleşince, suçluları yakalamak için pek koşmadığı izlenimini veriyordu. Göbeğine denk gelen düğmeleri kapanmayan gömleğiyle sorgu odasında, bakışlarını karşısındaki genç adama dikmiş kıpırdamadan oturuyordu.
- [MUSTAFA KALENDER İLE KISA BİR POLİSİYE SOHBETİ](https://dedektifdergi.com/mustafa-kalender-ile-kisa-bir-polisiye-sohbeti/) - Merhaba Mustafa Bey, Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldiniz… Nasılsınız bu günlerde, hayat nasıl gidiyor? Öncelikle nazik davetiniz için teşekkür ederim. Hoş bulduk. İyiyim, şükür. Öncelikle sizi okurlarımıza kısaca tanıtmak isteriz. Kimdir Mustafa Kalender? Ne işlerle iştigal eder? Nerede yaşar? Günlerini nasıl geçirir? 1980 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde doğdum. Kırgız-Türk Manas Üniversitesi, Türkoloji (Türk Dili
- [KİLİTLİ ODA MUAMMALARI](https://dedektifdergi.com/kilitli-oda-muammalari/) - Polisiye edebiyatın belki de en özel alt türlerinden biri olan kilitli oda polisiyelerinde cinayet içeriye girilmesi mümkün görünmeyen kilitli bir mekân içerisinde işlenir ve asıl gizem, katilin kim olduğundan çok cinayetin nasıl işlendiğiyle ilgilidir. Edgar Allan Poe’nun 1841’de Graham’s Magazine’de yayınlanan Morg Sokağı Cinayeti polisiye edebiyatı başlatan öykü olduğu gibi kilitli oda muammalarının da ilkidir.
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-12/) - LOCKERBIE: A SEARCH FOR TRUTH (2025) IMDb: 7.6 21 Aralık 1988 Çarşamba günü, Londra’dan New York’a giden PanAm Havayolları’na ait 103 sayılı uçak kalkıştan yaklaşık 38 dakika sonra İskoçya’nın Lockerbie kasabası üzerinde infilak etti. İnsanlık, havacılık ve medya tarihine geçen bu olayda 259 yolcunun ve mürettebatın tamamı hayatını kaybetti. Bunlara uçağın düşmesiyle kasabada hayatını kaybeden
- [UMUT ŞEDDADİ İLE “KUSURSUZ” VE “KANKARANLIK” OYUNLARI ÜZERİNDEN POLİSİYE TİYATRO SÖYLEŞİSİ](https://dedektifdergi.com/umut-seddadi-ile-kusursuz-ve-kankaranlik-oyunlari-uzerinden-polisiye-tiyatro-soylesisi/) - İzmir, tıpkı İstanbul veya Ankara gibi sanatseverlerin sergi, söyleşi, tiyatro oyunu vb. etkinliklere ulaşabilmesi açısından şanslı bir şehir. Devlet tiyatroları dışında bağımsız tiyatro salonlarımız ve zorlu koşullara ve kimi yokluklara rağmen inatla seyirci karşısına çıkan nitelikli tiyatro gruplarımız var. Geçtiğimiz sayıda Boyoz Akademi hakkında Bülent Aydoslu ve Buse Sevindik ile röportaj yapmıştık anımsarsanız. Okumayanlar yahut
- [TAMU SAHAF İLE KİTAP VE POLİSİYE ÜZERİNE BİR SOHBET](https://dedektifdergi.com/tamu-sahaf-ile-kitap-ve-polisiye-uzerine-bir-sohbet/) - Bu sayımızda İzmir Konak’taki Nebioğlu Pasajı’nda hizmet veren Tamu Sahaf’ın sahibi Ahmet B. Tamu ile sahaflık, kitapseverlik ve polisiye edebiyat üzerine bir söyleşi yaptık. Kendilerine bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Bize kendinizden bahseder misiniz? Ne kadar zamandır sahaflık yapıyorsunuz? Sahaflık hikâyeniz nasıl başladı? İzmir doğumlu bir kitapseverim. Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Genelde
- [PAZARTESİNİN GİZEMİ](https://dedektifdergi.com/pazartesinin-gizemi/) - TÜRKÇEYE KAZANDIRAN: İPEK YAYIK May Antrim, adil bir dünyada böyle şeylerin gerçekleşebileceğini hiç düşünmemişti. Somerset’in en şahane vadisine bakan büyük evlerinin terasında bir ileri bir geri yürüyordu. Ellerini arkasında bağlamış, kafasını öne eğmişti. Güzel suratı, kafasının karışık olduğunu açığa vuracak şekilde asıktı. Her şey ellerinden gidecekti. Sommercourt, çiftlikler, Curzon Caddesi’ndeki ev, atları… Hıçkırarak ağlamak üzereydi
- [İCAZ](https://dedektifdergi.com/icaz/) - Bölüm Bir “Hoş geldiniz Dedektif R. Lütfen sağ tarafa doğru geçiş yapınız. Şahalin Clay sizi bekliyor.” Mekanik seslerden nefret ediyorum! Cansız, ruhsuz, robotik bedenlerin hepsini öldürmek, yok etmek istiyorum. Ama imkânsızı istemeyi çok uzun bir süre önce bıraktım. Gezegendeki bütün insanlığın tüm bilgilerine sahip olan bu metal yığınlarını bırakın öldürmeyi, yanlışlıkla çarpsanız bile hemen tutuklanır,
- [CASUSLAR, MEKÂNLAR VE KENTLER: Casus Filmlerinde İstanbul](https://dedektifdergi.com/casuslar-mekanlar-ve-kentler-casus-filmlerinde-istanbul/) - Dünyanın hemen hemen her kentinde az ya da çok, ulusal veya uluslararası casusluk/haber alma faaliyeti gerçekleştirilir. Ancak bazı kentler vardır ki, politik ve tarihsel konumları nedeniyle casusluk faaliyetleri neredeyse gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu kentlerde casuslar ve ajanlar adeta cirit atar. Berlin, bu konuda elbette özel bir yere sahiptir. Şehir, Soğuk Savaş'ın
- [ÜÇ VAKTE KADAR](https://dedektifdergi.com/uc-vakte-kadar/) - Saate bakmayalı kaç hafta oldu bilmiyorum. Karımla göz göze gelmeyeli kaç gün oldu. Evde uzun süre oturunca burnum, sırtım, avuç içlerim kaşınmaya başladı. Artık umutsuz gözlerim salonda, mutfakta, antrede sessizlik arar oldu. Bir cesaret etseydim de başımı alıp gitseydim. İhtimaller paslandı otobüs duraklarında, istasyonlarda, limanlarda. Hem evde oturdukça kalbimin güzelliğine rehavet çöküverdi. Koltuğa iyice gömüldüm.
- [POLİSİYEFİL: POLİSİYE TUTKUNLARININ YENİ KİMLİĞİ](https://dedektifdergi.com/polisiyefil-polisiye-tutkunlarinin-yeni-kimligi/) - Sosyal medyada dolaşırken, polisiyeye dair oldukça yenilikçi ve güzel bir terime rastladım: “Polisiyefil”. Bunun üzerine kafamda bir şimşek çaktı ve bu terim hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Tabii burada bu terimi kullanan Instagram hesabının da adını geçirmezsem olmaz: @polisiyeokuyorum Yeni bir isim... Polisiye, hem edebiyat hem de sinema dünyasında büyüleyici bir tür olarak milyonlarca insanı
- [KAYIP ÇOCUK VAKASI](https://dedektifdergi.com/kayip-cocuk-vakasi/) - Siyah saçları da su yeşili gözleri gibi ışıl ışıldı. İncecik vücudu, dar kısa mini eteği, gözlerinin rengindeki straplez bluzuyla hoş bir görünümü vardı. Söylediği Beatles şarkıları bedeninde hayat buluyor, ona ayrı bir hava katıyordu. Vücudunun ve ellerinin hareketi şarkılarla tam bir uyum içindeydi. Burası Londra’daki publardan esinlenerek dekore edilmiş, yirmi-otuz kişinin sığacağı bir bardı. Çalışan
- [SOĞUK TOPRAK ve BİR TEMSİLİYET OLARAK DEDEKTİF DUFFY](https://dedektifdergi.com/soguk-toprak-ve-bir-temsiliyet-olarak-dedektif-duffy/) - Suç edebiyatı içinde yer alan dedektif anlatısının belirleyici özelliği esrarengiz bir olaya dayanmasıdır. İster ipuçları dedektifi -dolayısıyla okuru- adım adım suçluya götürsün, isterse suçlu baştan ilan edilsin olay esrarengizdir. Bunun anlamı iki zamansal dizinin var olmasıdır. Birincisi, gerçekte neler olup bittiğini anlatan suç hikâyesidir ve bu hikâye, anlatının sonuna kadar ortada değildir. Anlatıcının ve okurun
- [KARANLIK](https://dedektifdergi.com/karanlik/) - Terliğimin içine sızmış namussuz. Bir bastım, kıtırtısı bütün tüylerimi ayağa kaldırdı. Duyularım tamamen uyarıldı. Ayak parmaklarımın arasında can çekişiyordu. Çatırdarken kulağımı çınlattı. Ezik kan kokusu ta ciğerlerime geldi. Terliği ayağımdan fırlatınca yassılaşmış kabuğunu ve siyah kanını gördüm. Allak bullak olan midem ayaklanmış, bu küçük siyah kırkayak, günümü böyle bombok ederek başlatmıştı. Avaz avaz bağırdığımı hatırlıyorum.
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜNDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay-5/) - ÖLÜM TEHDİDİ- NICHOLAS BLAKE Dedektif Dergi yazarları olarak polisiye metinler üretmek için hem güncel hem de eski edebiyat eserlerini okumak kadar tartışmak gereğini hissetmiş ve kendi kitap kulübümüzü kurmuştuk. Geçtiğimiz sayılarda Kasım 2023 tarihinden itibaren iki ayda bir yaptığımız toplantılarımıza ait notlarımızı sizinle paylaştık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere eski sayılara bir göz atmalarını salık
- [İZMİRLİ POLİSİYESEVERLER İÇİN İKİ OYUN, "KUSURSUZ" VE "KANKARANLIK"](https://dedektifdergi.com/izmirli-polisiyeseverler-icin-iki-oyun-kusursuz-ve-kankaranlik/) - İzmir, tıpkı İstanbul veya Ankara gibi sanatseverlerin sergi, söyleşi, tiyatro oyunu vb. etkinliklere ulaşabilmesi açısından şanslı bir şehir. Devlet tiyatroları dışında bağımsız tiyatro salonlarımız ve zorlu koşullara ve kimi yokluklara rağmen inatla seyirci karşısına çıkan nitelikli tiyatro gruplarımız var. Geçtiğimiz sayıda Boyoz Akademi hakkında Bülent Aydoslu ve Buse Sevindik ile röportaj yapmıştık anımsarsanız. Okumayanlar yahut
- [FUNDA MENEKŞE'NİN SON ÖYKÜ KİTABI - UĞURSUZ](https://dedektifdergi.com/funda-meneksenin-son-oyku-kitabi-ugursuz/) - Yayınevi: AYSİMA YAYINLARIYayın Tarihi: EKİM 2024Türü: POLİSİYE- ÖYKÜDil: TÜRKÇEBasım Sayısı: 1 BASKISayfa Sayısı: 192Türk polisiyesinin dikkat çeken yazarlarından Funda Menekşe’nin Aysima Yayınları etiketiyle geçtiğimiz aylarda raflarda yerini alan yeni öykü kitabı “UĞURSUZ” sekiz öyküden oluşuyor. Her bir öykü, sıradan hayatların içine sızan suç temalı ve gizemli olaylar, beklenmedik sürprizlerle dolu. Öykülerinde farklı karakterler ve olaylar sunan Funda Menekşe, karakterlerin psikolojik derinliklerini
- [TERS KÖŞE-2](https://dedektifdergi.com/terskose-2/) - AGATHA CHRISTIE’NİN SIRRI Türkiye’den bir çuval kitapla dönecektim İngiltere’ye. Büyük çoğunluğu polisiye romandı. Özellikle de yerli yazarlarımızın romanları. Ne yazık ki kitapları yerleştirdiğim çantayı yanıma almayı unuttum. Yolda aklıma geldi ama artık geriye dönmek için vakit çok geçti. Şimdi hepsi kuzu kuzu Türkiye’de beni bekliyorlar. Geldiğimde ilk işim malum çantayı bir kez daha unutmama imkân
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-5/) - Değerli okurlarımız, 2025 yılının ilk sayısıyla birlikteyiz. 2024 yılı polisiye edebiyat açısından verimli bir yıldı. Polisiye roman ve öykü kitaplarının art arda basıldığını ve okunduğunu görmek, sinema ve dijital kanallarda kaliteli polisiye yapımları izleyebilmek biz polisiyeciler için sevindirici. Bizler için yoğun ama keyifli bir hazırlık dönemiydi. 54. sayımızda çok özel bir ismi ağırlıyoruz. Bu sayıda
- [OZAN ILGIN 24: REPLİKA](https://dedektifdergi.com/replika/) - Burgaziçi Nehri’nin iki yakasına kurulmuş Sultanat Eyalet-Şehri’nin Batı Yakası, zenginliğin, gökdelenlerin ve parlak ışıkların debdebesiyle her gece parlardı. Benim hikâyem ise mahallemin bulunduğu şehrin fakir Doğu Yakası gibiydi; varoş, az gelişmiş ve Ortadoğu’nun kadın ve erkek eşitsizliği balçığına saplanmış. Ben, aşk hikâyemi mutsuz sonla sonlandırmış, eskiden benim gibi bir süper güçlü kadın polis olan anneannem
- [GENCOY SÜMER EDEBİYATI, İYİ EDEBİYATTIR](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumer-edebiyati-iyi-edebiyattir/) - Gencoy Sümer kitapları, “İyi polisiye iyi edebiyattır,” düsturunun ete kemiğe bürünmüş hâli gibidir. Yazar, Türkçeyi en doğru şekilde kullanmak için azami özen gösterir. Yeri geldiğinde cümle içindeki tek bir kelimeye karar vermek için saatler harcadığını bilirim. İyi edebiyattan kastımız ağdalı bir dil kullanımı, bitmek bilmeyen açıklamalar, lastik gibi uzatılmış tasvirler değildir elbet. Kitaplarında hikâyeye katkısı
- [KIYMETLİ HOCAMIZ GENCOY SÜMER İLE CİNAYETLİ MUHABBET](https://dedektifdergi.com/kiymetli-hocamiz-gencoy-sumer-ile-cinayetli-muhabbet/) - Hoş geldiniz sevgili Gencoy Hocam. Kurucusu, geliştiricisi, hocası, her bir şeyi olduğunuz yuvamız Dedektif Dergi sayfalarında bu sefer sizi konuk etmek ne güzel… Konuşacak öyle çok konumuz var ki nereden başlasam bilemiyorum. Sizi usta polisiye yazarı kimliğinizle iyi tanısak da hepimiz için hayli gizemli bir kişiliksiniz. Bu röportajı hazırlarken hakkınızda çok az şey bildiğimi hayretle
- [2024 ZEHİRLİ KALEM ÖDÜLÜ SAHİBİ DİLAN YAMAÇ'A SİZİN İÇİN SORDUK](https://dedektifdergi.com/2024-zehirli-kalem-odulu-sahibi-dilan-yamaca-sizin-icin-sorduk/) - Dilan Hanım, öncelikle Zehirli Kalem başarınızdan ötürü sizi tebrik ediyoruz. Okurlarımız ve yarışmadaki adaylarımızın kim olduğunuzu çok merak ettiklerinden eminiz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çok teşekkür ederim inceliğiniz için. Bahsedeyim kendimden: İstanbul’da doğdum, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesinde Yeni Türk Edebiyatı alanında yüksek
- [2024 KRİSTAL KELEPÇE TEŞVİK ÖDÜLÜ SAHİBİ MUHAMMED SELMAN ANASAL'LA RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/2024-kristal-kelepce-tesvik-odulu-sahibi-muhammed-selman-anasalla-roportaj/) - Öncelikle tüm Dedektif Dergi yazarları ve okurları adına sizi Ölümle Hesaplaşma romanınıza verilen Kristal Kelepçe Teşvik Ödülü için kutluyorum. İsminize aşina olmayan okurlarımız için kendinizi tanıtmanızı rica ederim. Çok teşekkür ederim. İsmim Muhammed Selman Anasal. 1991 Ayancık doğumluyum, evliyim, memleketim Kastamonu’da ailemle yaşıyorum. Neredeyse altı yaşına girecek tatlı mı tatlı bir oğlumuz var. Bir kamu
- [BÜLENT AYDOSLU VE BUSE SEVİNDİK İLE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/bulent-aydoslu-ve-buse-sevindik-ile-roportaj/) - Dedektif Dergi okurları adına röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Bir İzmirli olarak şehrimde özel tiyatrolara erişebiliyor olmak, iyi oyunlar izleyebilmek ve İzmirlilerin tiyatro başta olmak üzere sanata ilgi duyması mutluluk verici. Kasım ayı içinde Cani oyununuzu Boyoz Akademi’nin Karşıyaka’da bulunan sahnesinde izleme imkânım oldu. Suç ve polisiye temalı oyunları sahnede daha çok görme
- [GENCOY SÜMER KİTAPLARI](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumer-kitaplari/) - FENERYOLU CİNAYETLERİ Yayınevi: HERDEM POLİSİYE/HERDEM KİTAP YAYIN Yayın Tarihi: 2017 Türü: POLİSİYE ROMAN Basım Sayısı: 3. BASKI Sayfa Sayısı: 320 Akıcı anlatımı, sürükleyici olay örgüsü, gizemli kurgusu ve sürpriz sonuyla paha biçilmez bir okuma deneyimi sunan Feneryolu Cinayetleri Gencoy Sümer’in ilk romanıdır. Klasik dedektif romanlarının yapısını benimseyen roman enfes bir kapalı oda polisiyesidir. Romanın farklı
- [GENCOY SÜMER'İN DERLEDİĞİ ÖYKÜ SEÇKİLERİ](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumerin-derledigi-oyku-seckileri/) - Türk polisiye yazarları arasında polisiyenin edebiyattan sayılmadığı, küçümsendiği, polisiye edebiyata haksızlık yapıldığı görüşü yaygındır. En azından birkaç yıl öncesine kadar böyleydi. Son yıllarda artan nitelikli eserler sayesinde polisiye -hak ettiği kadar diyemesek de- daha geniş bir okur kitlesine ulaşır oldu. Haksızlığa, ayrımcılığa uğradıklarını dile getiren polisiye yazarlarının büyük bir kısmı da yıllar boyunca polisi öykü
- [PERCULE HOİROT POLİSİYELERİNDE KARAKTERLER VE MEKÂNLAR](https://dedektifdergi.com/percule-hoirot-polisiyelerinde-karakterler-ve-mekanlar/) - Percule Hoirot (Perkül Huaro), Gencoy Sümer’in Kerim Ülkü’den sonra yarattığı ikinci özel dedektiftir. Geçmişi hakkında pek bilgi sahibi olmadığımız Hoirot, İngiliz değildir ancak kökeni konusunda net bir bilgi yoktur. İsmi kadar bu ismi almasının hikayesi de ilginçtir. Koyu bir Agatha Christie hayranı olan annesi oğluna Hercule Poirot adını vermek istemiş ancak nüfus kaydı yapılırken yanlışlık
- [GENCOY SÜMER DERGİCİLİĞİ: POLİSİYE DÜNYASINA LOKOMOTİF OLMAK](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumer-dergiciligi-polisiye-dunyasina-lokomotif-olmak/) - Dedektif Dergi kurucusu Gencoy Sümer’in dergiciliği için neler yazılabilir ki? Ziya Paşa’nın meşhur sözü buraya çok yakışacaktır mesela: Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Sümer, lider, öğretmen ve mentor özellikleriyle, bilgisi ve donanımıyla hem Dedektif Dergi’yi hem de yazarlarını 54 sayıdır her sayıda bir adım daha ileriye taşımaya devam ediyor. Bu
- [GENCOY SÜMER’İN HAVUZ PROBLEMİ HİKAYESİ ÜZERİNE BİR OKUMA DENEMESİ](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumerin-havuz-problemi-hikayesi-uzerine-bir-okuma-denemesi/) - Havuz Problemi, Gencoy Sümer’in Dedektif Dergi’nin 53. sayısında yayınlanmış bir kısa hikayesi. Odağında mirasına konmak için amcasını öldürmeyi planlayan genç bir adamın ve romanları çok satan ünlü bir polisiye roman yazarı olan amcasının olduğu yapıt yapısı açısından düz; üslup açısından sade, kolay okunan ve rahat bir tarzda kaleme alınmış. Öte yandan bu özelliklerine karşın Sümer’in
- [DEDEKTİF DERGİ YAZARLARINDAN, GENCOY SÜMER’E DAİR…](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-yazarlarindan-gencoy-sumere-dair/) - Dergimizin kurucusu, güncel Türk polisiyesinin öncü yazarı kıymetli hocamız Gencoy Sümer'i Dedektif emekçisi yazar dostlarımıza sorduk. İşte aldığımız yanıtlar. REHA AVKIRAN 2017-2018 yılları… Sherlock Holmes ve Edgar Allan Poe öykülerini tekrar tekrar okumaktan gına gelmiş. Bizimkiler neler yazmış acaba diye bakacak örnek arıyorum. Kitabevi raflarında bolca yerli polisiye roman var. Öykü kitabı ara ki bulasın.
- [B A S T O N](https://dedektifdergi.com/b-a-s-t-o-n/) - Kamile Atasoy, ihtilalle sonuçlanan 1960 yılındaki kargaşa dönemi durulur durulmaz, eniştesi Seyfi Sabuncu’yu Dragos’daki evinde ziyaret etmeye karar verdi. Bir mektup yazarak, cuma günü geleceğini, birkaç gün kalacağını bildirdi. “Aramızdaki şu eski meselenin artık kökünden çözülmesini istiyorum. Umarım buna hazırsınızdır,” demeyi de unutmadı. Emrivaki yapmadan eniştesiyle görüşemeyeceğini biliyordu. Neredeyse bir yıldır bütün iletişim talepleri sonuçsuz
- [GÖLGE KATİL ](https://dedektifdergi.com/golge-katil/) - -I- O gün orada ne aradığımı ben de bilmiyorum. Polislerin deyişiyle olay yerindeydim. Cinayet günü ve saati, deseler hemen yapıştırabilirdim cevabı. Ama katilin kimliği deseler, uzun boylu, iri yapılı bir erkek demekten daha ileri gidemezdim. Çünkü karanlıkta kalıyordu adam. Ben de ışıktan yoksun bir yerdeydim. Fakat bıçak darbelerinin inişini, katilin hançerini görebilmiştim. Daha doğrusu ay
- [STRETELLİ DOSYASI](https://dedektifdergi.com/stretelli-dosyasi/) - Yazan: Edgar Wallace Çeviren: İpek Yayık YAZAR HAKKINDA Richard Horatio Edgar Wallace, İngiliz romancı ve tiyatro yazarıdır. Bir artistin çocuğu olarak Greenwich, Birleşik Krallık, 1 Nisan 1875’te doğdu. Sokağa terkedilen yazar bir balıkçı ailesi tarafından büyütüldü. 12 yaşında gazete satıcılığı yaptı. 18 yaşında orduya girdi, Güney Afrika'da savaştı. Ordudan ayrılınca "Daily Mail" gazetesinin muhabiri olarak
- [ADA SAHİLLERİNDE BEKLİYORUM](https://dedektifdergi.com/ada-sahillerinde-bekliyorum/) - Eğri büğrü peynir tenekesinde ateş yanıyordu. Isınmaya uzanan ellerin gölgeleri dar sokaktaki duvar resimlerinin üstüne düşüyor, şekiller olduğundan daha korkunç, sokağa bakan metruk binalar daha karanlık, pencereleri daha ilgisiz görünüyordu. Bu için için küflenen binalarda yaşayan, kireç beyazı, çoğu çocuk insanlar, kapılardaki paslı posta kutuları kadar umutsuzdular. Karanlık Bakkal sokakta tenekeye yansın diye konanlar, kimsenin
- [KİRACI](https://dedektifdergi.com/kiraci/) - “Ay, bağırma çocuklara kız, oynasınlar rahat rahat.” “Ah, vallahi de kırılırım. Ne demek rahat durun. Çocuk onlar ayol.” “Aa, lütfen. Çocuklardan değerli mi? Oynayacaklar da kıracaklar da yaramazlık da yapacaklar.” “Bırak oynasınlar, rica ederim. Bizim çocuklarımız hepsi.” Apartmanın dördüncü katındaki eşyalı daireye kiracı olarak taşınan Mehtap, vakit geçirmeden komşularıyla kaynaşmak için herkesi evine çaya davet
- [NAZ BİTTİ](https://dedektifdergi.com/naz-bitti/) - “Evet efendim, doğru aradınız. Tam ihtiyaç duyduğunuz adrestesiniz. Bizim işimiz bu. Rahat olun. Aklınızda soru kalmasın. Peki. Görevli personelimiz siparişinize uygun paket hakkında bilgi verecektir. Ücretlendirme ve diğer hususlar kişisel e-postanıza göndereceğimiz sözleşmede teferruatlı şekilde yer almaktadır. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkürler. Yetkili servise yönlendiriliyorsunuz.” Mazhar kararlıydı, o herifi ortadan kaldıracaktı. Yeterince sabretmişti. Onunla aynı
- [MELEKLER ŞEHRİ: ALEVLER ve İLLÜZYONLAR](https://dedektifdergi.com/melekler-sehri-alevler-ve-illuzyonlar/) - Bölüm 1: Yangının Ardındaki Gölge Los Angeles’ın kuru sıcağında sararan gökyüzü, haftalardır süren yangının dumanıyla kaplanmıştı. Görüş mesafesi azalıyor, kül parçacıkları havada dans ederek şehir sakinlerinin üzerine iniyordu. Hollywood’un görkemli malikâneleri ve o malikânelerdeki şaşaalı hayat, alevlerin arasında kaybolmuştu. Şehir bir yıkımın eşiğindeydi. Ama yangından daha korkutucu olan şey, bu olayın ardındaki sessizlikti. Elenor, 27
- [YENİ ÇIKAN POLİSİYE KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-polisiye-kitaplar/) - GARİP, ÇOK GARİP Yazar: Derleme Yayınevi: İthaki Sayfa Sayısı: 136 “2023 baharında Tuhaf, Çok Tuhaf isimli derlemeyi yayımlarken, tuhaflıkların kurgularda sınırlı kalmasını dilemiştik. Çünkü dört bir yandan gelen görüntülerle dünyayı artık tanıyamadığımız gibi, yüzümüzdeki maskeler nedeniyle birbirimizi de tanıyamadığımız bir dönemi ardımızda bırakıyorduk. Böylesi iyi dileklere ihtiyacımız vardı. Peki, gerçekten de tuhaflıklardan kurtulabildik mi? Geri dönüp baktığımızda,
- [GELİŞMİŞ BİR ÜLKE OLABİLMEK- ADLİ TIP, LİYAKAT VE TV PROGRAMLARI](https://dedektifdergi.com/gelismis-bir-ulke-olabilmek-adli-tip-liyakat-ve-tv-programlari/) - Kıymetli Dedektif Dergi okuyucuları, Sizlere bu sayıda ABD’de yayımlanan Dr. G: Medical Examiner (Adli Tıp Uzmanı) adlı TV yapımından ve onun merkezinde yer alan Dr. Carla Jan Garavaglia’dan bahsetmek istiyorum. 1998 yılında Florida eyaletinin Orlando şehrindeki adli tıp ofisi, bir adli tıp uzmanı şef ve dört adli tıp uzmanından oluşuyordu. Bu ofisin görevi hizmet verdiği
- [Polisiye Cadısı-1](https://dedektifdergi.com/polisiye-cadisi-1/) - Polisiye yazmaya heves eden kimi popüler roman yazarlarının kitaplarını okumayı bir süredir ertelemiştim. Sonunda sezonu Tuna Kiremitçi’nin Mezun Cinayetleri romanıyla açtım. Kiremitçi, bildiğiniz gibi, yani herhalde biliyorsunuzdur, şair, müzisyen, romancı ve de yönetmen. Gazetelerde köşe yazıları da yazıyor. Bütün bunlara bakarak onun ülkemizde ikinci bir Zülfü Livaneli olmaya doğru hızla ilerlediği söylenebilir. Bu hızın son
- [MUAMMA- BİRKAÇ CİNAYET, BİRAZ MERAK, BİR MÜYESSER](https://dedektifdergi.com/muamma-birkac-cinayet-biraz-merak-bir-muyesser/) - Bir karakter, beş yazar, beş farklı ses... Bir okur olarak romandan ziyade öyküye her daim ilgi duymuşumdur. Ortak öykü kitapları, birden fazla yazarın kısa öykülerini bir araya getiren kitaplar olarak edebiyat dünyasında önemli bir yere sahip. Farklı yazarların eserlerini tanıtan, belli bir tema ve/veya tür etrafında zengin bir anlatı dünyası oluşturan, çeşitli bakış açılarını bir
- [ALTIN ÇAĞ’DAN GELEN BİR MÜCEVHER: KANIT SORUNU](https://dedektifdergi.com/altin-cagdan-gelen-bir-mucevher-kanit-sorunu/) - Yazar: Nicholas Blake Çeviren: Ramazan Atlen Yayın Tarihi: 28.06.2024 Sayfa sayısı:272 Yayınevi: Ayrıksı Kitap Altın Çağ’ın önemli yazarlarından Nicholas Blake’in kitapları nihayet Türkçede. Ayrıksı Kitap, Dedektif Nigel Strangeways'in macaralarını geçtiğimiz yılın ortalarından itibaren yayınlamaya başladı. İlk kitap, Kanıt Sorunu. Bu aynı zamanda dedektifin de ilk macerası. Çeviriyi dergimizin editörlerinden Ramazan Atlen yapmış. Çevirmen Türkçeye hakim,
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-11/) - THE DAY OF THE JACKAL (2024) IMDb: 8.2 Frederick Forsyth’ın 1971’te piyasaya çıkan romanı The Day of the Jackal, 1973’te Fred Zinnemann’ın yönettiği ve Edward Fox ile Michael Lonsdale’in rol aldığı aynı adlı film seyirciyle buluşmuştu. Gel zaman git zaman romandan esinlenen bir de dizi ekrana geldi. ABD’de dijital platform Peacock’ın, Avrupa’da Sky’ın yayınladığı The
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜNDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay-4/) - BÜYÜK UYKU- RAYMOND CHANDLER Dedektif Dergi yazarları olarak polisiye metinler üretmek için hem güncel hem de eski edebiyat eserlerini okumak kadar tartışmak gereğini hissetmiş ve kendi kitap kulübümüzü kurmuştuk. Kasım 2023 tarihinden itibaren iki ayda bir yaptığımız toplantılarımıza ait notlarımızı sizinle paylaşmıştık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Bu
- [SERİ KATİLLER RÜŞTLERİNİ İSPATLAYINCA](https://dedektifdergi.com/seri-katiller-rustlerini-ispatlayinca-2/) - Sınır Tanımayan Arena 1960’da ünlü yönetmen Alfred Hitchcock’un Psycho (Sapık) isimli ünlü filmi vizyona girdi. Siyah beyaz film, seri katil Ed Gein’den esinlenmişti. Annesine aşırı bağlı olan antisosyal Norman Bates, tek başına işlettiği otelin bayan müşterisini, ölmüş annesinin kıyafetlerini giyerek öldürür (meşhur duş sahnesi). Bu film, Amerika halkını adeta şoke etmişti. Çünkü onlar seri katillerin
- [OZAN ILGIN 23: CENA{BET}](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-23-cenabet/) - Benim gibi, öncesinde cılız, kuvvetsiz olan ama vücudu kimyasal maddelerle güçlendirilmiş ve özel kuvvetler polisi yapılmış bir kadının, aşkla meşkle ne işi olabilirdi ki? Sonunun hüzünlü biteceği daha ilk notasındaki hüzzam makamından anlaşılan bir şarkıydı benimkisi. Aşk hikâyem de Sultanat şehrim gibi varoş, Sultanat şehrim gibi az gelişmiş, Sultanat şehrim gibi Ortadoğu’nun kadın ve erkek
- [DEDEKTİF YAZARLARI 2024 YILINI DEĞERLENDİRDİLER](https://dedektifdergi.com/dedektif-yazarlari-2024-yilini-degerlendirdiler/) - 2024 yılını geride bırakırken yazarlarımıza bu yıl okuyup, izleyip, beğendikleri polisiye kitapları, film ve dizileri, 2024’ün en önemli polisiye edebiyat olaylarını ve 2025’ten beklentilerini sorduk. GAMZE YAYIK Bu yıl hem dergiye yazı hazırlamak amacıyla hem de katıldığım kitap kulüplerinde güzel polisiyeler okuma fırsatı buldum. Hepsini sayamayacağım. 53. sayıda dosya konumuz Lawrence Block olunca onun güzel
- [GÜMÜŞPETEK YANGINI](https://dedektifdergi.com/gumuspetek-yangini/) - Koray Erdivanlı’nın romanı, bir gece yarısı İstanbul’un Gümüşpetek mahallesinde çıkan feci bir yangınla başlar. Alevler söndürüldükten sonra, yanan evin salonunda bıçakla delik deşik edilmiş bir ceset bulunur. Bu kişi, evin sahibi, ünlü yontucu Yıldıray Gökdemir'dir. Medyada büyük yankı bulan bu cinayetin bir an önce çözüme kavuşturulması için Ankara’dan gelen siyasi baskı gerginliği iyice arttırır. Cinayeti
- [CAN ÇIKAR, HUY ÇIKMAZ](https://dedektifdergi.com/can-cikar-huy-cikmaz/) - “Allah cezanı versin senin Enver! Neredeydin bu saate kadar? Sabah olmak üzere be, sabah...” “Nerede olacağım Müncibe? Cinayet Büro ekibiyle iş üzerindeydik tabii ki.” “Hay ben sizin işinize de gücünüze de ekibinize de...” “Ayıp valla ayıp... Sabahlara kadar katil kovaladım, insan kocasını bi öper, bi, ‘Hoş geldin,’ der.” “Sen o yalanları benim külahıma anlat Enver.
- [ALKARISI](https://dedektifdergi.com/alkarisi/) - Karanlık, rutubet kokan bir mahzende, soğuk ve ıslak taş zeminde yatıyordu. Rahminden sızan kan bacaklarının arasında küçük bir göl oluşturmuştu. Kıpkırmızı göle, demir parmaklıklı pencereden sızan ay ışığı vuruyordu. Yattığı yerden doğruldu. Bedenindeki acı artık dinmişti. Yerini, yüreğini parçalayan tanıdık bir sızı almıştı. Az evvel son çığlığıyla birlikte dünyaya armağan ettiği bebeği, yaşlı kadının kollarında
- [YÜZ YÜZE](https://dedektifdergi.com/yuz-yuze/) - “Lütfen patron, bunu istemeyin benden.” “Hadi ama Leyla, sen tuttuğunu koparan bir gazetecisin. Bu iş senin için çocuk oyuncağı.” “İşimi ne kadar çok sevdiğimi ve bu uğurda neleri göze aldığımı sizden iyi bilen yoktur Kemal amca fakat bu istediğiniz...” “Ne varmış istediğimde? Alt tarafı bir seri katille röportaj yapacaksın.” “Onun sadece bir seri katil olmadığını
- [3. TOMRİS UYAR ÖYKÜ ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU](https://dedektifdergi.com/3-tomris-uyar-oyku-odulleri-sahiplerini-buldu/) - Edebiyatımızın en güçlü isimlerinden, yazar ve çevirmen Tomris Uyar anısına, Yazı-Yorum Dergisi'nin düzenlediği üçüncü Tomris Uyar Öykü Armağanı sahiplerini buldu. Ödül töreni 30 Kasım 2024 Cumartesi akşamı Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca’da gerçekleşti. Törende Tomris Uyar’ın oğlu H. Turgut Uyar, eleştirmen ve editör Sevengül Sönmez konuşma yaptılar. Dedektif Dergi Genel Yayın Yönetmeni Gamze Yayık
- [RAHAT POLİSİYE, KİLİTLİ ODA...](https://dedektifdergi.com/ters-kose/) - Merhaba sevgili okur… Tam 52 sayı boyunca üstlendiğim Dedektif Dergi genel yayın yönetmenliğinden bu sayıyla birlikte ayrılmış bulunuyorum. Bundan böyle dergimizin genel yayın yönetmenliğini hepinizin yazılarından, öykülerinden tanıdığınız değerli meslektaşım Gamze Yayık sürdürecek. Onun, Dedektif Dergi’yi bugün bulunduğu noktadan çok daha ilerilere taşıyacağından hiç kuşkum yok. Kendisini tekrar tebrik ediyor ve yeni görevinde başarılar diliyorum.
- [STRANGE DARLING: SON YILLARDA BEYAZPERDEYE ATILAN EN TERS KÖŞE GOL](https://dedektifdergi.com/strange-darling-son-yillarda-beyazperdeye-atilan-en-ters-kose-gol/) - Kaçmalı kovalamacalı filmleri izlemeyi, romanları okumayı oldum olası severim. Peki neden polisin suçlu peşine düştüğü, hırsızları elinden kaçırdığı veya katilleri yakaladığı hikayeleri anlatan heyecanlı kitapları okumayı severiz? Çünkü gün boyu çalışıp her gün aynı şeyleri tekrarladığımız sıkıcı ve durağan hayatımızda bizim yerimize heyecan yaşayan kurgu karakterlere ait hikayeleri okurken kendimizi onların yerine koyarız. Seri katillerin
- [MAVİ PAYET](https://dedektifdergi.com/mavi-payet/) - Çeviren: Ramazan ATLEN MAVİ PAYET Thorndyke, trenin hareket saati yaklaştıkça giderek artan bir endişeyle peronun bir sağına bir soluna bakınıyordu. Biletçi yeşil bayrağını salladığında boş yolcu vagonuna isteksizce adım atarken “Tüh, korkarım arkadaşımızı kaçırdık,” dedi. Kapıyı kapattı ve tren harekete geçerken başını pencereden dışarı uzattı. “Belki de treni kıl payı yakalamıştır ve şu anda arka
- [KARAKTERLİ BİR TETİKÇİ: JOHN KELLER](https://dedektifdergi.com/karakterli-bir-tetikci-matthew-keller/) - Keller, dünya polisiyesine Matthew Scudder ve Bernie Rhodenbarr gibi unutulmaz karakterler kazandıran Edgar ödüllü Lawrence Block’un esas oğlanlarından biridir. Alkolik, lisanssız özel dedektif Matthew ve hırsız Bernie’den daha rafine bir karakter olduğunu da söyleyebiliriz. Yalnızca ufacık bir kusuru var: Kendisi bir tetikçi, para için insanları öldüren bir kiralık katil. On altı adet M. Scudder ve
- [INTERVIEW WITH LAWRENCE BLOCK](https://dedektifdergi.com/interview-with-lawrence-block/) - In this issue, we interviewed Lawrence Block, the great master of crime, mystery and thriller novels, author of more than a hundred books published over sixty years and the creator of unforgettable characters such as Matt Scudder, Bernie Rhodenbarr, Evan Tanner and Keller. Hello, Mr. Lawrence Block. Thank you very much for agreeing to give
- [GÖNÜLÇELEN BİR HIRSIZ](https://dedektifdergi.com/gonulcelen-bir-hirsiz/) - Meşhur, münzevi ve müteveffa Amerikalı yazar J.D. Salinger’ın (1919-2010) ilk, tek ve en bilinen romanı The Catcher in the Rhye ülkemizde, yanlış hatırlamıyorsam 1990 yılı civarında bana ve muhtemelen birçok okura pek hoş gelen Gönülçelen adıyla yayımlanmıştı. Okuduğumda sevmiş, şöhretini hak ettiğini düşünmüştüm. Yıllar sonra Oğlak Yayınları, 90’ların sonunda Mystery Writers of America’nın (kabaca Amerika
- [SERİ KATİLLER RÜŞTLERİNİ İSPATLAYINCA](https://dedektifdergi.com/seri-katiller-rustlerini-ispatlayinca/) - SINIR TANIMAYAN ARENA 1960’da yönetmen Alfred Hitchcock’un ünlü filmi Psycho (Sapık) vizyona girdi. Siyah beyaz film, seri katil Ed Gein’den esinlenmişti. Filmin meşhur duş sahnesinde annesine aşırı bağlı, antisosyal Norman Bates, tek başına işlettiği otelin kadın müşterisini, ölmüş annesinin kıyafetlerini giydirerek öldürür. Amerikan halkı filmi izlediğinde adeta şoke olmuştu. Çünkü henüz seri katillerin potansiyelini idrak
- [İŞLENMEMİŞ CİNAYETLER](https://dedektifdergi.com/islenmemis-cinayetler/) - Şirketten sessizce istifa ettim ve ailemin desteğiyle yurt dışına gittim. Olanlar beni haliyle çok kötü etkilemişti. İngiltere’de bazı kafe ve restoranlarda çalıştım önceleri. Kalıcı ve formasyonumla ilgili bir iş bulana kadar. Beş altı ay sonra şansımın da yardımıyla bir bankanın merkezinde fena sayılmayacak bir pozisyonda işe girdim. Yaklaşık yirmi beş yıldır da aynı bankadayım. Şu
- [KIRMIZI MİKSER](https://dedektifdergi.com/kirmizi-mikser/) - Dört çarpı dört cip, yönetim binası önünde öyle bir fren yaptı ki gelenin bir bela çıkaracağını anlamayan kalmadı. “Patronu görecem!” dedi, orta boylu tıknaz genç adam. “Benim adım Ethem Doruk.” “Elbette,” dedi sekreter en tatlı sesi, en zarif gülüşüyle. “Sizi beklemiyorlardı sanırım.” “Hayır,” dedi adam ağzının kenarıyla. “Kimdir buranın sahibi?” Pis bir koku duymuş gibi
- [EN ÖZEL DEDEKTİFLERİMİZ](https://dedektifdergi.com/en-ozel-dedektiflerimiz/) - Soruşturmamızın bu bölümünde, Dedektif Dergi yazarlarına polisiye edebiyatta en sevdikleri özel dedektif karakterleri ve bu karakterlerin onları etkileyen özelliklerini sorduk. İşte öne çıkan isimler: Yerli Karakterler: Remzi Ünal (Celil Oker) Kerim Ülkü (Gencoy Sümer) Vedat Kurdel ve Tefo (Algan Sezgintüredi) Yabancı Karakterler: Philip Marlowe (Raymond Chandler) Cormoran Strike (Robert Galbraith / J.K. Rowling) Dave Gurney
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-10/) - SLOW HORSES (2022) IMDb: 8.2 Apple’ın dijital yayın platformu Apple TV+’ta yayınlanan casus draması yapım, 9 Ekim 2024’te dördüncü sezonunu tamamladı ve altıncı sezon onayını aldı. Yayınlanan sezonları altışar bölümden oluşuyor. Mick Herron imzalı roman serisinden uyarlanarak hazırlanan dizi, ilk romanın adını taşıyor. Yayımlanmaya 2010’da başlayan seri, novella olanlarla birlikte şimdiye kadar 13 kitabı buldu.
- [DEDEKTİ DERGİ KİTAP KULÜBÜNDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedekti-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay/) - LAWRENCE BLOCK- UMDUĞUNU DEĞİL BULDUĞUNU YİYEN HIRSIZ Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş, toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Okuma kulübümüzde yaptığımız toplantıları önceki sayılarda yayımladık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Bu sayı için büyük usta L. Block’un Umduğunu Değil Bulduğunu Yiyen Hırsız romanını okuyup konuştuk.
- [DUL AYŞE](https://dedektifdergi.com/dul-ayse/) - Kadın, Emniyet'in taş merdivenlerini ağır ağır tırmanıyordu. Kuruyan gözyaşları, kirli yanaklarında yol yol iz bırakmış, çıplak ayakları soğuktan mosmor olmuştu. Cılız bedeni, dalından düşmeye yeltenen bir yaprak gibi titriyordu. Rüzgârda hoyratça havalanıp merhametsizce yüzüne çarpan saçları, darmadağındı. Vücudunun her zerresinde hissettiği ıstırap dayanılacak gibi değildi. Son basamağa gelmeden durdu, başını kucağında taşıdığı yüküne çevirdi. Yüreğinin
- [HAVUZ PROBLEMİ](https://dedektifdergi.com/havuz-problemi/) - Amcasını öldürme fikri ilk kez geçen cumartesi gecesi düşmüştü aklına Haldun’un. Belki çok daha önceden de vardı kafasında belli belirsiz bir düşünce ama ilk kez o gece bir şeyler somutlaşmış, Perihan’la partiden dönerken yaptıkları tartışma gerçekleri kavramasını sağlamıştı. Hayatının en yalın gerçeği beş parasız oluşuydu. Babasından kalan üç beş kuruşluk servet uzun zaman önce suyunu
- [YENİ EV](https://dedektifdergi.com/yeni-ev/) - Kırk yaşlarındaki adam gözlüğünü, göbeğini kapatmakta zorlanan atletine sildi, bakışlarını ufka dikti. Derin bir nefes alarak, “Burası resmen cennet,” dedi. “Şu güzelliğe bir bakar mısın?” Deniz hafif bir meltemle kabarıyor, güneşin son ışıkları suyun üzerinde altın şeritler bırakıyordu. Mankenleri kıskandıracak güzellikteki uzun boylu, dalgalı sarı saçlı genç karısı, adamın yanında durup gülümsedi. Başını onaylarcasına salladı.
- [DÜNYANIN EN VAHŞİ HAYVANI](https://dedektifdergi.com/dunyanin-en-vahsi-hayvani/) - Ben bu mahalleyi adım adım bilirim. Çocukluğum burada geçti, gençliğim de. Gerçi o zamanlar buralar sakindi, daha yeşil ve daha temizdi. Havası ciğere çekilir, suyu içilir cinsten bir yerdi yani. Herkes birbirini tanırdı. Şimdi her yer insan ve ev doldu. Yine de severim bu mahalleyi. İnsanları çok zengin olmasa da kibardır, saygılıdır, yardımseverdir. Benim fakirhane
- [POLİSİYEDE VE ADLİ TIPTA ORGANİZE İŞLER](https://dedektifdergi.com/polisiyede-ve-adli-tipta-organize-isler/) - Kıymetli Dedektif Dergi okuyucuları, Kasım-Aralık sayısında Lawrence Block ile bir röportaj gerçekleştirildiğini ve özel dosya konusunun Lawrence Block’un polisiye eserleri olduğunu öğrenince yazar hakkında kısa bir araştırma yapma gereği hissettim. Lawrence Block’un “Mystery Writers of America (MWA)” “Amerikan Gizem (Suç) Yazarları Birliği” bünyesinde 1994 yılında “büyük usta” ödülünü aldığını gördüm. Bu yazımda söz konusu birlikten
- [BÜYÜK USTA LAWRENCE BLOCK BEYAZPERDEDE](https://dedektifdergi.com/buyuk-usta-lawrence-block-beyazperdede/) - Kalemini suç edebiyatı hokkasına banan her yazarın olmak istediği yerde, en tepedeki koltuğunda, sonbaharın keyfini süren Lawrence Block’u özellikle yarattığı iki ölümsüz karakter (özel dedektif Matthew Scudder ve kibar hırsız Bernie Rhodenbarr) ile tanıyoruz. Doğup büyüdüğü New York kentini mekân tutan, karakterlerini o şehrin sokaklarında dolaştırıp maceradan maceraya koşturan büyük ustanın ‘Edgar’ başta olmak üzere pek
- [MATTHEW SCUDDER VE ALKOL BAĞIMLILIĞI](https://dedektifdergi.com/matthew-scudder-ve-alkol-bagimliligi/) - Sert polisiyenin en bilinen klişelerinden biri, çok içki içen özel dedektif karakteridir. Sadece sık sık gittikleri barlarda değil, yalnız kaldıklarında da iki tek atmadan duramazlar. Arada bir sarhoş olsalar da hemen hemen hepsinin alkol toleransı oldukça yüksektir. Bu konuda eli öpülmesi gereken kişi ise James Bond’dur. Martiniden viskiye kadar çok çeşitli içkiyle haşır neşir olan,
- [KARA ROMANIN SON DÖNEMLERDEKİ EN BÜYÜK USTASI: LAWRENCE BLOCK](https://dedektifdergi.com/kara-romanin-son-donemlerdeki-en-buyuk-ustasi-lawrence-block/) - Lawrence Block (1938 - ), kara roman okulunun bugün için en büyük ustasıdır. Daha kolejde öğrenci iken yazarlığa başlamıştır. Hayran olunacak bir yazma tekniği vardır; çok üretkendir. Matthew Scudder ve Bernie Rhodenbarr gibi birbirine zıt, çeşitli tiplerin seri öykülerini kaleme aldığı gibi, seri dışı öyküler de yazmaktadır. Özellikle Scudder öyküleriyle 14 ödül kazanmıştır; bunlar içinde
- [POLİSİYEYE ADANMIŞ BİR ÖMÜR- LAWRENCE BLOCK’UN HAYATI](https://dedektifdergi.com/polisiyeye-adanmis-bir-omur-lawrence-blockun-hayati/) - 24 Haziran 1938 tarihinde New York eyaletinin Buffalo şehri büyük bir ustanın hayata gelişine şahit oldu. Ailesi Lawrence adını verdiği bu küçük oğlanın bir gün gelip A.B.D ve dünyanın çağdaş polisiye yazarlarının önde gelen isimlerinden biri olacağını tahmin etmemişti. Yazarak hayatını idame ettirebileceğini Antioch Koleji'nin üçüncü sınıfında kavrayan, böylece okul hayatını bitirmeye karar veren genç
- [POLİSİYENİN BÜYÜK USTASI: LAWRENCE BLOCK](https://dedektifdergi.com/polisiyenin-buyuk-ustasi-lawrence-block/) - Bu sayımızda, suç, gizem ve gerilim romanlarının büyük ustası, altmış yılı aşkın bir süredir yayımlanmış yüzden fazla kitabın yazarı, Matt Scudder, Bernie Rhodenbarr, Evan Tanner ve Keller gibi unutulmaz karakterlerin yaratıcısı Lawrence Block ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Merhaba, Lawrence Block. Dedektif Dergi’ye röportaj vermeyi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Öncelikle kitaplarınızın Türkçe baskılarına değinmek
- [2024 KRİSTAL KELEPÇE "EN İYİ ÖYKÜ KİTABI" ÖDÜLÜ SAHİBİ ERCAN AKBAY’LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/2024-kristal-kelepce-en-iyi-oyku-kitabi-odulu-sahibi-ercan-akbayla-soylesi/) - Merhaba Ercan Bey, röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Öncelikle “İyi Ki Varsınız” adlı kitabınızla Türkiye Polisiye Yazarları Birliği 2024 Kristal Kelepçe Yılın Öykü Kitabı Ödülü’nü kazandığınız için tebrik ediyoruz. Sizi romanlarınızdan ve öykülerinizden tanıyor, beğeniyle takip ediyoruz. Bize, sizi biraz daha yakından tanıma olanağı verirseniz seviniriz. Ülkemizde yayımlanan polisiye kültürü dergilerini en
- [ALTINCI KRİSTAL KELEPÇE ROMAN ÖDÜLÜ BABA ROMANININ OLDU.](https://dedektifdergi.com/altinci-kristal-kelepce-roman-odulu-baba-romaninin-oldu/) - YAZAR GÜNAY GAFUR İLE KONUŞTUK Sevgili Günay, öncelikle POYABİR Kristal Kelepçe ödüllerinde En İyi Polisiye Roman ödülüyle taçlanan başarıların ve hak edilmiş bu ödül için seni tebrik etmek istiyorum. Bu röportajı yapma şansı bana verildiğinde seninle Dedektif çatısı atında yeniden bir araya gelecek olmanın mutluluğunu hissettim. Çünkü yıllar önce bu çatı altında tanışmış, yıllardır sıcaklığını
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-4/) - Kıymetli okurlarımız Dedektif Dergi’nin 53. sayısına ulaştık. Bir yılı daha bitirmiş oluyoruz böylece. Geçtiğimiz aylarda hem dergimizde hem de polisiye edebiyat dünyasında ilgi çekici gelişmeler yaşandı. Öncelikle POYABİR’in ekim ayında İstanbul’da, Rami Kütüphanesi’nde düzenlediği üç günlük polisiye şenliğine katıldık. Organizasyonun geçen senelere kıyasla daha verimli ve başarılı geçtiğini düşünüyor, emek veren arkadaşlarımı kutluyorum. Dergimizin ilk
- [ZODIAC KATİLİ VAKASI](https://dedektifdergi.com/zodiac-katili-vakasi/) - BİR DELİNİN BİR KUYUYA ATTIĞI ELLİ YILDIR ÇIKARILAMAYAN TAŞ Bizde derler ki “Bir deli bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.” Bu vakada olaylar tam da bu atasözünün etrafında gelişiyor. Vaka adını, Zodiac isminden yani 12 burç işaretine bölünmüş olan ve kemer şeklinde olduğu varsayılan gökyüzündeki -aslında uzaydaki- alana verilen isimden alıyor. Zodiac lakabını kullanan
- [DEDEKTİF DERGİ’NİN DÜZENLEDİĞİ ZEHİRLİ KALEM POLİSİYE ÖYKÜ YARIŞMASI SONUÇLANDI](https://dedektifdergi.com/dedektif-derginin-duzenledigi-zehirli-kalem-polisiye-oyku-yarismasi-sonuclandi/) - Dedektif Dergi’nin beşincisini düzenlediği Zehirli Kalem Öykü Ödülü’nü 31 finalist arasından Şeytan Tuzağı öyküsüyle Dilan Yamaç kazandı. İkinciliği Bu Sabah Pek Tadım Yok adlı öyküsüyle Gökcan Şahin alırken, üçüncülük Oyuncak Tabanca öyküsüyle Damla Adam’ın oldu. Yarışma sonuçları 14 Kasım saat 21.00’de derginin Instagram hesabından canlı yayınlanan bir törenle duyuruldu. Sunumu yazar Funda Menekşe tarafından yapılan
- [Kristal Kelepçe Ödülleri: 'Yılın Polisiye Romanı Ödülü' Günay Gafur’un oldu](https://dedektifdergi.com/kristal-kelepce-odulleri-yilin-polisiye-romani-odulu-gunay-gafurun-oldu/) - Kristal Kelepçe Ödülleri sahiplerini buldu. Yılın Polisiye Romanı Ödülü, ‘Baba’ adlı kitabıyla Günay Gafur’un oldu. En İyi Polisiye Öykü Kitabı dalındaki ödülü ise ‘İyi ki Varsınız’ kitabıyla Ercan Akbay kazandı. Yerli polisiye edebiyatı geliştirmeyi amaçlayan ‘Kristal Kelepçe Ödülleri’ sahiplerini buldu. 2017 yılında kurulan Türkiye Polisiye Yazarları Birliği, bu sene 6.’sını düzenlediği Kristal Kelepçe Ödülleri ile
- [POYABİR POLİSİYE ŞENLİĞİ BAŞLIYOR](https://dedektifdergi.com/poyabir-polisiye-senligi-basliyor/) - Türkiye Polisiye Yazarları Birliği (POYABİR) tarafından bu sene ilki düzenlenen Polisiye Şenliği, 17 Ekim 2024’te Rami Kütüphanesi’nde başlıyor. Polisiye edebiyatı desteklemek ve yaygınlaştırmak amacıyla 2017 yılında kurulan ve 2019 yılından beri her sene Kristal Kelepçe Polisiye Ödülleri adıyla polisiye edebiyat yarışması düzenleyen POYABİR, bu sene ilk kez 19 Ekim’deki Kristal Kelepçe Ödül Töreni öncesinde iki
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-3/) - Kıymetli okurlarımız Dedektif Dergi’nin 52. sayısı ile yine beraberiz. Geçtiğimiz haftalarda ülkemiz sarsıcı cinayet haberleriyle adeta çalkalandı. Ülke gündemimizin çok hızlı değişmesinden ve unutmanın toplumsal bir hastalık olduğundan dem vurduğumuz günlerde birtakım suçların toplumda çok derin çalkalanmalara neden olduğunu gördük. Bu suçların uzman konukların katıldığı TV programlarında, sosyal platformlarda etraflıca tartışıldığını görüyor ve neredeyse her
- [KUPON](https://dedektifdergi.com/kupon/) - 90'ların ortasında yaşadığım öğrenci evine, neden bilmiyorum, düzenli olarak Milliyet Gazetesi geliyordu. Evde tuvalet kâğıdı bile arada sırada oluyordu ama kapıcı her sabah Milliyet bırakıyordu, biz de parasını bir şekilde bakkala veriyorduk. Spor haberleri filan okuduğumuzdan –internet de olmadığından– üç kişilik ev ahalisi buna iki yıl kadar hiç itiraz etmedi. Evde Hasan Cemal’in kolları bağlı
- [FIRTINALI BİR GECE](https://dedektifdergi.com/firtinali-bir-gece/) - Eylülün ortalarında güneşli ve sıcak bir pazar sabahı kahvaltıdan sonra karım, “Büyükada’ya gidelim mi Mitat?” dedi. Yüzümü buruşturduğumu görünce, “Çamlar altında romantik takılacak hâlimiz yok,” diye devam etti. “Deniz kıyısında biraz yürürüz, sonra sahildeki lokantalardan birinde yemek yeriz. Ne dersin?” Fena fikir değildi ama hazır İstanbul’da asayiş berkemalken, benim gibi hafta sonunu evde tembellik yaparak geçirmeye
- [ALPER KAYA İLE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/alper-kaya-ile-roportaj/) - Merhaba Alper Bey. Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldiniz. Sizi kitaplarınızdan ve SUÇÜSTÜ Dergisi sayfalarındaki işlerinizden tanıyor, beğeniyle takip ediyoruz. Bize, sizi biraz daha yakından tanıma olanağı verirseniz seviniriz. Kimdir Alper Kaya? Merhaba, hoş buldum! Öncelikle nazik takdiminiz için teşekkür ederim. Ben de bu vesileyle, 52 sayı gibi ciddi bir rakama ulaşma azminizin fevkalade takdire
- [SİGARA İZMARİTİNDEN ALINAN DNA](https://dedektifdergi.com/sigara-izmaritinden-alinan-dna/) - Kıymetli Dedektif Dergi okuyucuları... Dedektif Dergi’nin bu sayı için belirlenen teması “çözülememiş cinayetler”. Maalesef ülkemiz bu konuda oldukça yürek yakan olgulara sahip. Bu yazımda gelişmiş batı ülkelerine kıyasla ülkemizde bu tür olguların çözülebilip çözülememesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunacağım. Geçtiğimiz günlerde Demirören Haber Ajansı bir haber paylaştı: ABD’de 44 yıl önce işlenen bir cinayet sigara izmaritinden
- [D. B. COOPER: YAKALANAMAYAN TEK HAVA KORSANI](https://dedektifdergi.com/d-b-cooper-yakalanamayan-tek-hava-korsani/) - D. B. Cooper, Amerikan havacılık tarihindeki ilk ve tek, uçak kaçıran ve yakalanamayan adam oldu. Filmlerde ve dizilerde suçluların tozunu atan FBI, 49 yıl boyunca yürüttüğü soruşturmada hava korsanının kimliğini ve yerini tespit etmeyi başaramayınca dosyayı kapatmak zorunda kaldı. 24 Kasım 1971 tarihinde, Dan Cooper adı ile bilet alan bir kişi, diğer yolcularla birlikte Northwest Orient
- [GERÇEK VE KURGUNUN BULUŞTUĞU VAKA:JOSEPH BOWNE ELWELL CİNAYETİ](https://dedektifdergi.com/gercek-ve-kurgunun-bulustugu-vakajoseph-bowne-elwell-cinayeti/) - Kilitli oda gizemi, polisiye türünün en sevilen ve karmaşık alt türlerinden biridir. Bu türde bir cinayet ya da suç, dışarıdan herhangi bir müdahale olmadan, kapalı ve kilitli bir odada işlenmiş gibi görünür. Suçun nasıl işlendiği, kimin işlediği ve suçlunun nasıl kaçtığı üzerine kurulan bu hikâyelerde okurlar çözülmesi zor bir bilmeceyle karşı karşıya kalırlar. Kapı içeriden
- [BLACK DAHLİA](https://dedektifdergi.com/black-dahlia/) - Öldüğünde daha yirmi iki yaşındaydı.. Gencecik bedeni haddinden fazla zulüm görmüştü. Öyle ki cesedi bulunduğunda belinden aşağı kısmı parçalanmış haldeydi ve iki parçaya ayrılmıştı. Bahsettiğim insan bir zamanların Amerika’sında California’da yaşayan genç bir kadındır; Elizabeth Sorth... Ölümünden sonra Black Dahlia, yani Kara Yıldız Çiçeği lakabıyla tanınmaya başlamıştır. Hunharca katledilmiş olması Amerika’da büyük yankı uyandırmış, bu
- [KARINDEŞEN JACK: KATİL KİM?](https://dedektifdergi.com/karindesen-jack-katil-kim/) - 1888 yılında, Londra’nın Whitechapel semtinde, kimliği asla tespit edilemeyen ve Karındeşen Jack “Jack the Ripper” olarak anılan bir seri katil, tarihin en korkunç ve gizemli cinayetlerine imza attı. O dönemin sosyal yapısındaki karmaşıklıklar ve polis teşkilatının karşılaştığı zorluklar nedeniyle bu cinayetler hiçbir zaman aydınlatılamadı. 19.yüzyılın sonlarına doğru Londra, sanayi devriminin getirdiği hızlı büyüme ve şehirleşmenin
- [KAVİM / AHMET ÜMİT’TEN BİR KOMİSER NEVZAT MACERASI](https://dedektifdergi.com/kavim-ahmet-umitten-bir-komiser-nevzat-macerasi/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş, toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Okuma kulübümüzde yaptığımız toplantıları önceki sayılarda yayımladık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Bu sayı için Gencoy Sümer’in tavsiyesiyle Türk polisiye edebiyatının sevilen ismi Ahmet Ümit’in Kavim romanını okuduk ve tartıştık. Beş Dedektif Dergi yazarının
- [UCUZ ETİN YAHNİSİ](https://dedektifdergi.com/ucuz-etin-yahnisi/) - Sıradan bir mahallede öylesine bir gündü. Güneş, Boğazkesen sokağının dar kaldırımlarına sessizce doğdu. Tarihi çeşmeden başlayıp levhası iyice tozlanmış taksi durağına kadar kıvrılarak uzanan sokakta, dükkânlar sağlı sollu dizilmişti. Afyonu henüz patlamamış esnaf, uyuyan mahalle sakinlerine aldırmadan kepenkleri gürültüyle kaldırdı. Babadan kalma çay ocağını açan, kaldırımı kuyu suyuyla ıslatan kahveci, gelen geçene selam veriyor, az
- [SİYAH EL](https://dedektifdergi.com/siyah-el/) - Yazan: Arthur B. Reeve Çeviren: Bünyamin Tan Kennedy ve ben bir akşam geç saatlerde aşağı Batı Yakası’ndaki küçük bir İtalyan restoranı olan Luigi’nin Yeri’nde yemek yiyorduk. Burayı öğrencilik yıllarımızdan iyi bilirdik ve o zamandan beri de uzun spagetti çubuklarını incelikle yeme sanatını unutmamak için ayda bir kez gitmeye özen gösterirdik. Bu nedenle işletme sahibinin bizi
- [BEN GÖRDÜM KATİLİ](https://dedektifdergi.com/ben-gordum-katili/) - “Şeker?” diye sordu. Avucunun içindeki pembe hapları gösterdi sırıtarak. Kuruyla aram iyiydi ama bu haplardan sonra kendimi başka biri olarak buluyordum hep. Bana yaramıyordu. “Yok,” dedi. “Bunlar yeni. Nirvana’ya bilet garantili. Maksat gecemiz daha da güzelleşsin.” Başımı salladım. “İyi madem,” dedim. “Ver.” Balkonda oturuyorduk. En son kanepeye geçtik. Televizyon açık. Uzak denizlerle, deniz canlılarıyla ilgili
- [HEDONİST KURDUN UNUTAMADIĞI AYAZ](https://dedektifdergi.com/hedonist-kurdun-unutamadigi-ayaz/) - Kasım ayının serinliğine rağmen şehrin sokaklarında gündüzleri yaz mevsiminin izleri hala hissedilebiliyordu. İnsanlar ceketlerini omuzlarına atmış, kafelerde açık havada oturup kahvelerini yudumluyorlardı. İzmir’in kendine has sıcaklığı insanın içini ısıtıyordu. Fakat Ekim ayı, İzmir’in önemli üniversitelerinden birinin Felsefe bölümü başkanı olan Profesör Cemal Postacı için daha sert ve soğuk hissedilmişti. Bir ay önce, büyük bir felaket
- [OZAN ILGIN 22: MABAT](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-22-mabat/) - Sultanat Eyalet-Şehri’ni ikiye bölen Burgaziçi Nehri, Marmare Nostrum isimli bir iç denize dökülüyordu. Bu iç deniz ise Dardanella isimli şehri ikiye bölen aynı adlı nehirle sıcak denizlere açılıyordu. Vali başkanımız İkram Papazoğlu’nun, kendi şehrimizde 4’lü çete denen müteahhitlere yaptırdığı köprüler, yollar ve otoyollardan yüksek ücretler ödeyerek geçen halkımızı adeta Deli Dumrul gibi haraca kestirdiği yetmiyordu.
- [ABDÜLHAMİT ve SHERLOCK HOLMES](https://dedektifdergi.com/abdulhamit-ve-sherlock-holmes/) - Dedektif Dergi’nin önceki sayısında bir arkadaşımızın Abdülhamit ve Sherlock Holmes konusuna değinmesi, benim de çok ilgilendiğim ve üzerinde çalıştığım bu konu hakkındaki bilgilerimi sevgili Gencoy Sümer ile paylaşmam ve onun bu bilgileri siz sevgili okuyuculara iletmemi istemesi üzerine bu satırları yazıyorum. Abdülhamit 1876-1909 yılları arasında 33 yıl hükümdarlık yapmış çok ilginç bir padişahtır. Hep ekstremlerde
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-9/) - SUGAR (2024-) IMDb: 7.5 Sugar, Apple’ın dijital yayın platformu Apple TV+’ta yayınlanan bir gizem/suç, drama dizisi. İlk sezonu 5 Nisan’da başlayan yapım sekiz bölümden oluşuyor. Sugar’ın başrolünü ve yönetici yapımcılığını Oscar adaylığı da bulunan Colin Farrell üstleniyor. Kadroda kendisine Kirby, Amy Ryan, James Cromwell, Anna Gunn, Dennis Boutsikaris, Nate Corddry, Sydney Chandler ve Alex Hernandez
- [DEVR-İ ALEM SAHAF'LA SOHBET](https://dedektifdergi.com/devr-i-alem-sahafla-sohbet/) - Bu sayımızda Ankara’nın köklü sahaflarından, Tunalı Hilmi Caddesi’ndeki Devr-i Alem Sahaf’ın sahibi Ayhan Ataman’la sahaflık, kitapseverlik ve elbette biraz da polisiye edebiyat üzerine bir söyleşi yaptık. Kendilerine bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Bize kendinizden bahseder misiniz? Ne kadar zamandır bu işi yapıyorsunuz? Sahaflık hikâyeniz nasıl başladı? Sahaflık hem zor hem de keyifli bir
- [Maurice Halperin Olayı](https://dedektifdergi.com/maurice-halperin-olayi/) - Kapanmayan Casusluk Davalarının En Uzun Soluklusu 1953 yılı, modern ABD tarihinin en karanlık dönemi. Arthur Miller’in 1952’de yazdığı The Crucible (Cadı Kazanı) oyunda alegorik bir şekilde anlattığı üzere McCarthyciliğin cadı kazanı kaynatılıyor ve hakkında herhangi bir şekilde şüphe duyulan herkes içine atılıyordu. McCarthycilik, Amerikan entelektüel yaşamına ve demokrasisine büyük zarar veren kara ve çıkmayan bir
- [ERKEK SERİ KATİLLER](https://dedektifdergi.com/erkek-seri-katiller-3/) - Bombacı 1940 ile 1950 arasında psikolojiyle suç vazgeçilmez bir alana dönüşmüştü. Bu zaman diliminde sadece New York’ta otuzdan fazla bombalama suikastı gerçekleşmişti. Radio City Music Hall ve Grand Central Station gibi önemli yerlerin bombalanması büyük yankı uyandırdı. Bazı bombalama olaylarında suikastçıdan gelen mektuplar birçok makama ulaştı. Psikiyatrist James Brussel’e başvurarak bombalayıcının yakalanması için yardım talep
- [EN SEVDİĞİMİZ POLİSLER](https://dedektifdergi.com/en-sevdigimiz-polisler/) - Dedektif Dergi yazarlarına polisiye edebiyatta en sevdikleri polis karakterleri ve bu karakterlerin onları etkileyen özelliklerini sorduk. İşte öne çıkan isimler: Yerli Karakterler: Başkomiser Nevzat (Ahmet Ümit) Başkomiser Galip (Çağatay Yaşmut) Eşrefzâde İdris Bey (Ayfer Kafkas) Mutlu Kavgaz (Algan Sezgintüredi & Mesut Demirbilek) Yabancı Karakterler: Harry Hole (Jo Nesbø) Jane Rizzoli (Tess Gerritsen) Kurt Wallander (Henning
- [YANILGI](https://dedektifdergi.com/yanilgi/) - Bütün masallar bizi aynı şeyler hakkında uyarır. İyi çocuklar ormana asla yalnız gitmemelidir. Yoldan çıkarsanız neyle karşılaşacağınız hiç belli olmaz. Aç bir kurtla yakışıklı bir prens arasında kalabilirsiniz. Ya da çok daha kötüsü olabilir. Yakışıklı prens gibi görünen aç bir kurt... Ormana giren hiç kimse aynı şekilde geri dönmez. Hepsi kökten bir değişim geçirir. Bu
- [LIZZIE BORDEN’İN BALTASI](https://dedektifdergi.com/lizzie-bordenin-baltasi/) - Lizzie Borden baltayı aldı Babasına kırk kere salladı Ne yaptığına bakınca Anacığına da kırk bir kere salladı Lizzie Borden vakası, Amerikan kamuoyunu uzun süre meşgul eden bir cinayet davasıdır. Anne ve babasını öldürmekle suçlanan Lizze Borden’in bu cinayetlerdeki rolü uzun yıllar tartışılmıştır. Bugün hâlâ olayla ilgili cevaplandırılamamış pek çok karanlık nokta vardır. Lizzie Borden, zaman içinde
- [REHİNCİ DÜKKÂNI CİNAYETİ](https://dedektifdergi.com/rehinci-dukkani-cinayeti/) - Yazan: Shizuko Natsuki Çeviren: Emel Aslan Shizuko Natsuki 1938'de Tokyo'da dünyaya geldi. Keio Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı okudu. Japonya'nın çok satan ve üreten yazarlarından biridir. Seksenden fazla roman ve öykü seçkisi yazmış, bunların kırkı filme uyarlanmış, neredeyse tamamı İngilizceye çevrilmiştir. Eserlerinde aile içi çatışmalara (kıskançlık, zina, boşanma ve miras rekabeti) odaklanmıştır. 2016'da kaybettiğimiz Natsuki, halen Japonya'nın
- [KELİME SAHAF'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/kelime-sahafla-soylesi/) - Boyozu, gevreği ve kitapseverliğiyle bilinen İzmirliler geçtiğimiz aylarda Kelime Sahaf isimli yeni bir kitapçıyla tanıştı. Biz de Kelime Sahaf adına İshak Kocabıyık ve Necmettin Özdemir ile sahaflık, kitapseverlik ve elbette biraz da polisiye edebiyat üzerine bir söyleşi yaptık. Kendilerine bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Bize kendinizden bahseder misiniz? Ne kadar zamandır sahaflık yapıyorsunuz?
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden-2/) - Merhaba sevgili polisiyeseverler... Geçen sayımızda suç ve polisiye edebiyat ayrımı üzerine bir dosya hazırlamıştık. Sizlerden gelen olumlu eleştirilerden aldığımız cesaretle, suç ve polisiyenin kesiştiği karanlık bölgede bir süre kalmaya karar verdik. Bu alana kara (noir) diyoruz. Kara roman ve filmlerin en bilinen özelliklerinden biri de olay örgüsünde femme fatale (ölümcül kadın) denen arketipik bir figürün
- [POLİSİYE YAZARI, SENARİST VE YÖNETMEN SABRİ SAYDAM’LA POLİSİYE, SİNEMA VE “ŞEYTANIN GÖZLERİ” ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/polisiye-yazari-senarist-ve-yonetmen-sabri-saydamla-polisiye-sinema-ve-seytanin-gozleri-uzerine/) - Bu sayıdaki röportaj konuğumuz çok yönlü bir isim: Yazar, senarist ve yönetmen Sabri Saydam... Hoş geldiniz sevgili Sabri Bey! Öncelikle geçtiğimiz aylarda Herdem Polisiye etiketiyle raflarda yerini alan ilk polisiye öykü kitabınız “Şeytanın Gözleri” hayırlı, uğurlu, bol okurlu olsun. Nasılsınız? Kitabınıza gelen ilk tepkiler nasıl? İmza günleri ve söyleşilerle dolu hareketli günler geçirdiğinizi görüyorum. Merhabalar.
- [PENCEREDEKİ KADIN](https://dedektifdergi.com/penceredeki-kadin/) - Salı günü sabah saat onda, dükkanımdaki telefon çaldı. İncelemekte olduğum Ahmet Mithat’ın 1884 basımı Esrar-ı Cinayat adlı kitabının sayfalarının arasından başımı kaldırıp ahizeye uzandım. Jale Paksoy adında bir hanım arıyordu. “Erenköy’de oturuyorum,” dedi kibar bir sesle. “Umarım size çok uzak değildir. Babamdan kalan bir kütüphanem var. İçinde en az dört bin kitap olduğunu sanıyorum. Aslında
- [ŞIPSEVDİ](https://dedektifdergi.com/sipsevdi/) - Kaldırımda yankılanan topuk sesi çamurlu, dar sokağın köşelerinde yitip gitti. Ayağının birini öğretildiği gibi ileri uzatarak file çorabının altında ay gibi parlayan beyaz bacağını sergiledi. Şayet tozlu vitrinlerde gördüğü yansıması gerçekse güzel kadındı. Yüzündeki makyajın kızıl ağırlığını taşımak zordu. Takma tırnaklarına alışamamıştı henüz. Elini ağzına götürdüğünü, hepsini söküp attığını hayal etti. Soğuğun incecik kıyafetinden kemiklerine
- [HÜSEYİN BUL'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-bulla-soylesi/) - “Evet, yazmayın kardeşim; edebiyat hayatınızın merkezinde değilse yazmayın. Nedir o merkez? Bir karakter, kurgu ya da cümle için uykusuz kalmıyor, bütün gün onunla dolaşmıyorsanız yazmayın; güdük kalıyor.” Merhaba Hüseyin Bey. Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldiniz. Öncelikle bize kendinizden bahsedebilir misiniz? Kimdir Hüseyin Bul? Evvela teşekkür ederim nezaketiniz için. Dedektif Dergi takip ettiğim bir mecra, davet
- [TUTANAK](https://dedektifdergi.com/tutanak/) - “Öhm… Tamam mıyız Sacit?” “Bir saniye savcım. Tam açılmadı bilgisayar.” “Hadi Sacit hadi. Daha çok işimiz var.” “Bir saniye savcım… Hah. Şimdi hazır.” “Başlayalım, o zaman. Bir bakayım… Şu şeyi kaldır önce, otopsiyi.” “Neyi savcım?” “Olay yeri inceleme, ölü muayene ve otopsi tutanağı yazıyor ya…” “Evet savcım?” “Otopsiyi sil…” “…” “Ya Sacit bakma öyle aval
- [OZAN ILGIN/21: KULÜBE](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-21-kulube/) - Bir zamanlar üzerime üç beden büyük gelen siyah kot pantolonum ve dedemden kalan siyah deri ceketimle kendimi gizleyerek gezen sıska çelimsiz bir kadındım. Kemoterapi iğneleriyle iğneden ipliğe dönmüştüm ama belime sıkı bir kemer takıp kısacık, simsiyah saçlarıma da bir kasket geçirdim mi kadın mı erkek mi olduğum belli olmadan yaşayıp gidiyordum. Anneannem Cilmaya “İnsan için
- [ADLİ TIP UZMANI PROF. DR. NEVZAT ALKAN'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/adli-tip-uzmani-prof-dr-nevzat-alkanla-soylesi/) - Nevzat Bey, adli tıp bilimi biz polisiye yazarların kurgularında sıkça gereksinim duyup başvurduğu bir dal. Metinlerimizi edebiyata yani sanata yakın tutarken gerçekçi görünmesi adına siz kıymetli bilim insanlarından destek alabilmek büyük ayrıcalık. Bu konuda ne kadar verici olduğunuzu biliyor ve takdir ediyoruz. Bu nedenle Dedektif Dergi yazarları ve okurları adına röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için
- [İPUÇLARINI TAKİP EDİN - 5. VE SON BÖLÜM](https://dedektifdergi.com/ipuclarini-takip-edin-5-ve-son-bolum/) - Devran, dergi binasından çıkarken, aklını kurcalamaya başlayan bir detay yüzünden huzursuzdu. Zihnine yerleşen şüpheyi yok saymak istiyordu. Ne var ki o şüphe, zehirli bir sarmaşık gibi bütün vücudunu sarmaya başlamıştı. Böyle kıvranmaktansa, onu bertaraf etmek en iyisi olacaktı. Direksiyonu Kriminoloji’ye kırdı. Arkadaşının, aynı gün içinde üçüncü kez karşısında gördüğü için Devran’a soktuğu laflara aldıracak değildi.
- [ÇETREFİL](https://dedektifdergi.com/cetrefil/) - “Yalnızlık ölüm gibidir,” demişti bir arkadaşım. “Mezarda da yalnız olur insan,” diyerek benzetmesine gerekçe getirmişti. Bana kalırsa yalnızlık özgürlüktü. Kalabalıkların içinde hiçbir zaman duyumsayamayacağınız bir özgürlük… Özüne dönüş, diğer sesleri susturup kendini dinlemek. Ölümle uzaktan yakından alakası yok. Sanki... Yine de bilemiyordum. “Ben mi haklıyım yoksa arkadaşım mı?” diyerek emekli olur olmaz bu dağın başına
- [KADERİNİ SEÇEBİLİR MİSİN?](https://dedektifdergi.com/kaderini-secebilir-misin/) - Asım, kendine geldiğinde eski, terkedilmiş bir fabrika binasındaydı. Sırtı duvara yaslı, bileğinden kalorifer peteğine zincirlenmiş, ayakları bağlıydı. Serbest olan sol elinin yakınına üzerine bir şeylerin yazılı olduğu bir dosya kâğıdı, kalem ve bir tabanca yan yana bırakılmıştı. Başı ağrıdan çatlıyordu. Yavaş yavaş hatırlamaya başladı. Önceki geceyi ve son birkaç gününü... Sabahki tartışmanın birkaç günlük gerginlik
- [50. SAYIYI GERİDE BIRAKIRKEN...](https://dedektifdergi.com/50-sayiyi-geride-birakirken/) - Dedektif Dergi'nin yayınlandığı ilk günden beri her sayısında yer alan iki değerli yazarımız var: Tuğba Turan ve Arkın Gelişin. Her iki yazarımızdan duygu ve düşüncelerini okurlarımızla paylaşmasını istedik. Onlar da bizi kırmadılar ve aşağıdaki satırları kaleme aldılar. Birlikte okuyalım... Tuğba Turan Ellinci Yıl Marşı’nın ilk dizelerini pek fazla kişi hatırlamaz: “Müjdeler var yurdumun toprağına taşına
- [POLİSİYE EKRANI-FİLMLER VE DİZİLER](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-filmler-ve-diziler/) - SUGAR (2024-) IMDb: 7.5 Sugar, Apple’ın dijital yayın platformu Apple TV+’ta yayınlanan bir gizem/suç, drama dizisi. İlk sezonu 5 Nisan’da başlayan yapım sekiz bölümden oluşuyor. Sugar’ın başrolünü ve yönetici yapımcılığını Oscar adaylığı da bulunan Colin Farrell üstleniyor. Kadroda kendisine Kirby, Amy Ryan, James Cromwell, Anna Gunn, Dennis Boutsikaris, Nate Corddry, Sydney Chandler ve Alex Hernandez
- [SULAR ÇEKİLDİĞİNDE / BİR RAYKJAVİK POLİSİYESİ - ARNALDUR INDRIDASON](https://dedektifdergi.com/sular-cekildiginde-bir-raykjavik-polisiyesi-arnaldur-indridason/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş, toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Okuma kulübümüzde yaptığımız toplantıları önceki sayılarda yayımladık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Bu sayı için Gencoy Sümer’in tavsiyesiyle İzlanda polisiye edebiyatının yüz akı Arnaldur Indrıdason’un Sular Çekildiğinde romanını okuduk ve tartıştık. Altı Dedektif Dergi
- [POPÜLER EDEBİYATIN BİR ALT TÜRÜ OLARAK POLİSİYE](https://dedektifdergi.com/populer-edebiyatin-bir-alt-turu-olarak-polisiye/) - Popüler kültürün bir kolu olan popüler romanlar, estetik roman anlayışına karşıt kategoride yer alır. İngilizcede romanın “romance” (şairane, gerçek dışı roman) ve “novel” (gerçekçi roman) şeklinde iki türü vardır. Novel, gerçek hayatın, insan davranışlarının ve yazıldığı devrin tasviridir. Romans ise hiç olmamış ve olması mümkün olmayan şeylerin tumturaklı bir dille anlatımıdır. Bu çerçevede novel estetik
- [ABDÜLHAMİD VE SHERLOCK HOLMES](https://dedektifdergi.com/abdulhamid-ve-sherlock-holmes/) - Kimine göre Kızıl Sultan, kimine göreyse Ulu Hakan olan II. Abdülhamid, imparatorluğun en karmaşık döneminde padişahlık yaptı ve deyim yerindeyse "kazasız-belasız" ülkeyi yönetti. Ne bir tarafın iddia ettiği gibi Osmanlı'nın en muhteşem devirlerinden biriydi bu ne de diğer tarafın iddia ettiği gibi halkın inim inim inlediği bir dönemdi. II. Abdülhamid devrinde toprak da kaybedilmiştir, ekonomi
- [SİNEMADA FEMME FATALE KARAKTERLER](https://dedektifdergi.com/sinemada-femme-fatale-karakterler/) - Femme fatale Fransızca olmasına rağmen tüm dillerde ve tüm sanat dallarında aynı kelimelerle anılan bir tabir. Fransızcadan ‘ölümcül kadın’ olarak çevirebileceğimiz ve sanatın her türünde karşımıza çıkabilecek bu kadın tiplemesi aslında insanlık tarihinin başlangıcına dayanıyor. İnsanlık tarihindeki ilk ‘femme fatale’ kim diye sorsam hangi cevabı verirdiniz? Tarifine bakarsak, karşı konulmaz cazibesi ile özellikle karşısındaki erkekleri
- [FEMME FATALE KİMDİR?](https://dedektifdergi.com/femme-fatale-kimdir/) - Femme fatale, felakete sebep olan kadın anlamına geliyor. Tam karşılığı ise ölümcül kadın. Bir femme fatale, kadınsı hilelerini ustaca kullanarak erkekleri baştan çıkarır ve onları kendi cinsel arzularının esiri haline getirir. Yani o, karşı konulamaz bir karakterdir. Erkekler onun için birer kurbandır. Aldatma konusunda eşi benzeri yoktur. Hedeflediği kurbanı şehvet yoluyla ağına düşürdükten sonra, soğukkanlılıkla yok eder.
- [ERKEK SERİ KATİLLER](https://dedektifdergi.com/erkek-seri-katiller-2/) - McCarthy Dönemi A.B.D. “komünizm korkusu” ile sarsılıyordu. Halk A.B.D. hükümeti tarafından sistematik bir şekilde komünizm oluşumuna karşı diken üstünde tutuluyordu. Sanki Amerika, komünist ajanlar tarafından kuşatılmıştı. Ciddi ciddi bu ihtimal üzerinde duruluyordu. “Kırmızı Tehlike” dönemi içerisinde tüm hükümet çalışanları testlere tabi tutuluyorlardı. Herkes her alanda Rus ajanı olabilirdi. FBI, herkesi fişlemeye başlamıştı. En ufak “gerekçe”
- [EDEBİYATIN UNUTULMAZ FEMME FATALE KARAKTERLERİ](https://dedektifdergi.com/edebiyatin-unutulmaz-femme-fatale-karakterleri/) - Edebiyat, sinema, sanat dünyasında, cazibesi ve çekiciliğiyle erkekleri baştan çıkaran, ancak genellikle onların başına bela olan kadın karakterleri tanımlamak için kullanılan "Femme fatale" terimi, Fransızca kökenli olup "ölümcül kadın" anlamına gelmektedir. Güzellikleri ve zekâları ile erkekleri etkileyen, manipülasyon gücüne sahip, tehlikeli ve gizli amaçları ve kendi çıkarları uğruna başkalarını kullanmaya meyilli kadınlardır. Karşı konulmaz cazibeleri
- [FEMME FATALE, FEMİNİST BİR KAHRAMAN MI?](https://dedektifdergi.com/femme-fatale-feminist-bir-kahraman-mi/) - Bu yazıda, kara filmlere özgü Femme Fatale karakterinin ideolojik boyutunu incelemeye çalışacağım. Kara film klasiklerinin çoğu 1940’lı ve 1950’li yıllarda üretilmiştir. Çoğunlukla suç türüne yakın olan bu filmlerin bazıları da polisiye sınıfına dahil edilebilir. Ortak özelliklerinin başında ahlaki yönden zayıf bir erkek kahramanın varlığı gelir ki bu genellikle bir dedektiftir. Yine büyük çoğunluğu siyah-beyaz çekilen
- [MEYDAN OKUYAN KADINLAR NASIL GİYİNİR?](https://dedektifdergi.com/meydan-okuyan-kadinlar-nasil-giyinir/) - Muhafazakâr Viktorya dönemi kadınlarından sonra, 19. yüzyılın ikinci yarısında femme fatale olarak tabir edilen kadınlar Avrupa sanatında sıklıkla yer almaya başladı. Kötücül, yıkıcı ancak aynı zamanda cazibesiyle baş döndüren bu kadınlar çoğunlukla kadın düşmanı, muhafazakâr erkekler için bir ilham kaynağı olmuştur ki bu ilhamın esas kaynağını da kutsal kitaplar oluşturmuştur. Tevrat ve İncil'de adı geçen
- [KARADULUN İNTİKAMI](https://dedektifdergi.com/karadulun-intikami/) - 1940'ların Kara Filmlerinden Günümüz Sinemasına Femme Fatale Karakterlerinin Evrimi “Romantik olarak ilişki kurduğu herkese felaket getiren baştan çıkarıcı ve güzel kadın.” Britannica sözlük femme fatale kavramını böyle açıklıyor. Türkçeye ‘öldürücü/ölümcül kadın’ olarak çevirebileceğimiz Latince kökenli Fransızca bir deyim olan femme fatale kökenlerini mitolojiden kutsal kitaplara; gerçek tarihsel kişiliklerden sinema ve edebiyatın kurmaca karakterlerine, farklı kaynaklarda
- [ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ VE ÇATIŞAN ARZULAR](https://dedektifdergi.com/ozgurlugun-bedeli-ve-catisan-arzular/) - Dedektif, Femme Fatale'e Karşı Sert polisiyenin iki temel karakteri vardır. Dedektif ve femme fatale. Dedektif, satın alınabilen politikacıların, yozlaşmış polislerin ve her türlü yasa dışılığın kol gezdiği bir cangılda işini yapmaya çalışan tipik, sert, yalnız, alaycı bir erkektir. Suçluların dünyasıyla yasaların dünyası arasındaki sınırda yaşar. Kendi ahlaki kuralları vardır ve bunlara daima riayet eder. Yalnız
- [SUÇ ROMANI İLE POLİSİYE ROMAN ARASINDAKİ FARKLAR](https://dedektifdergi.com/suc-romani-ile-polisiye-roman-arasindaki-farklar/) - Edebi metinleri neden sınıflandırma, türlerine ayırma ihtiyacı hissederiz? Çünkü okumaya niyetlendiğimiz kitapta neyle karşılaşacağımızı bilmek isteriz, çoğu zaman kitap seçerken adından, kapağından, kitapla ilgili duyduklarımız ya da okuduklarımızdan yola çıkarak edindiğimiz izlenimlerle hareket ederiz. Bu izlenimler bizde ister istemez bir beklenti oluşturur. Bu beklenti doğru karşılandığında daha fazla keyif alır, aksi durumda ise hayal kırıklığına
- [2024 ZEHİRLİ KALEM POLİSİYE ÖYKÜ ÖDÜLÜ](https://dedektifdergi.com/2024-zehirli-kalem-polisiye-oyku-odulu/) - Dedektif Dergi’nin düzenlediği Zehirli kalem Polisiye Öykü yarışması başlıyor. Bu yıl beşincisi yapılacak yarışmada birinci seçilecek öykünün yazarı Zehirli Kalem Ödülü’nü kazanacak. Birinci gelen öykünün yazarına verilecek para ödülü ise bu yıl 5.000 TL olarak belirlendi. Yarışmaya katılmak için öykülerinizin Türkçe yazılmış, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış ve herhangi bir başka yarışmada ödül almamış olması
- [EMEL ASLAN'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/emel-aslanla-soylesi/) - Bu sayıda okurlarımızın yakından tanıdığı çok yönlü bir kalemle, polisiye yazarı, editör ve çevirmen Emel Aslan’la keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Merhaba Emel. Dedektif Dergi sayfalarına hoş geldin. Öncelikle bize kendinden bahsedebilir misin? Şu sıralar hayat nasıl gidiyor? Nelerle meşgulsün? Merhaba Ramazan… Dedektif Dergi ailesine ilk kez 2019 yılında yayınlanan 16. sayısında bir öykümle dâhil olmuştum.
- [ALGAN SEZGİNTÜREDİ'YLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/algan-sezginturediyle-soylesi/) - Dedektif Dergi’nin 50. sayısında özel bir röportaj konuğumuz var. Yazar, editör, çevirmen ve Türkiye Polisiye Yazarları Birliği başkanı Algan Sezgintüredi. Yazarımız Özlem Solak, 2019 yılında Dedektif Dergi’nin 17. sayısı için Algan başkanla röportaj yapmıştı. Her ne kadar ülke şartları değişmese de bizler aynı yerde değiliz, ilerledik. O nedenle soruları bıraktığımız yerden devam ederek soralım. Merak
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/editorden/) - Merhaba. Türkiye’nin en köklü polisiye edebiyat dergisi Dedektif 50. sayısına ulaştı. Her zaman olduğu gibi yine dopdolu bir içerikle karşınızdayız. Polisiyenin tanımı, sınırları ve suçla ilişkisi/ilişkisizliği eskiden beri tartışılan bir konudur. Polisiye bir eser illa suç içermeli midir, suç içeren bütün kurmacalar polisiye midir? Peki ya suç romanı ya da öyküsü nedir? Polisiyeyle aynı şey
- [SPONSOR](https://dedektifdergi.com/sponsor/) - “Onu bunu bilmem,” dedi Amirim merdivenleri çıkarken, “Asansörsüz binalarda işlenen cinayetlere daha fazla ceza verilmeli.” Bu gibi durumlarda söylediği olmazsa olmaz cümlenin gelmesini bekledim. Beni yanıltmadı. “Şu sigarayı bırakmanın da zamanı geldi artık.” Dördüncü kattaki dairenin önünde biraz soluklanıp kendimize geldikten sonra galoşlarımızı takıp içeri girdik. Olay Yeri İnceleme’nin elemanları eşyaları parmak izi tozuna bulamış,
- [ÇAPRAZ](https://dedektifdergi.com/capraz/) - Dizleri çıkmış, dar, rengi siyahtan kurşuniye dönmüş kanvas pantolonla maviye yakın koyu gri gömlek giymiş kirli sakallı adam, koluna taktığı metal bileklikleri şıngırdatarak ikide bir kalın çerçeveli çirkin gözlüklerini düzeltiyor, ayakkabıları sıkıyormuş gibi sık sık ayaklarını birbiri üstüne koyup topuktan çekiştiriyordu. Huzursuz ve mutsuz olduğu her hâlinden belliydi. Korkuya yakın bir tedirginlikle etrafına bakıyor, kısa
- [GÜNAYDIN SEVGİLİM](https://dedektifdergi.com/gunaydin-sevgilim/) - ‘Günaydın sevgilim, ne güzel bir gün değil mi? Kahvaltıdan önce biraz daha sevişelim mi?’ Yanı başımda, komodindeki telefonda çalan alarmı susturdum. Her sabah Şebnem Ferah’ın sesiyle güne başlarım. Her ne kadar kimseye itiraf etmesem de, uzun zamandır süregelen yalnızlığıma, bir kadının hoş sesiyle günaydın demesi iyi hissettiriyor. Bunları düşünüp de sabah sabah melankoliye
- [MEZARLIKTAKİ CESET](https://dedektifdergi.com/mezarliktaki-ceset/) - İkimiz de uyku sersemiydik. Gömleğinin cebinden çıkardığı paketten bir sigarayı dudaklarına götürdü. Ceplerinde çakmak aradı, bulamadı. Benim çakmağı çıkardım, avucumu rüzgâra karşı kapatarak yaktım sigarasını. “Çakmağım arabada kalmış olmalı,” dedi. Etrafına bakındı. Sigarası iki dudağının arasında. Huzursuzca söylendi. “Ne olmuş? Ne işimiz var burada? Sabahı bekleyemeyecek kadar önemli olan neymiş?” Arkamızdaki karanlığı işaret ediyordu. Gösterdiği
- [DÜNYA’DAKİ SON ADAM](https://dedektifdergi.com/dunyadaki-son-adam-2/) - Yazan: Craig Rice Çeviren: Gamze Yayık Craig Rice adıyla bilinen Georgiana Ann Randolph Craig 1908 yılında doğdu. “Dedektif kurgunun Dorothy Parker'ı" olarak ünlenen Amerikalı roman ve kısa öykü yazarıdır. Anne ve babası dünyayı gezerken Ann akrabalarının yanında büyüdü. Amcası Elton Rice'ın, Edgar Allan Poe'nun şiir ve öykülerine düşkünlüğü küçük kızın gizemlere olan ilgisini artırdı. Yazı
- [SUÇ ROMANI-POLİSİYE ROMAN SARMALINDA BİZİM ZANAAT](https://dedektifdergi.com/suc-romani-polisiye-roman-sarmalinda-bizim-zanaat/) - Kanaatimce, suç romanı ve polisiye roman türleri arasında somut çizgilerle kesin bir ayrım yapmak zordur, çünkü ikisi büyük ölçüde iç içe geçmiştir. Bu sebeple başlıkta sarmal dedim. Biz, suç olgusunu tarihin eski devirlerinden beri kutsal kitaplar, mitoloji, Antik Grek tragedyaları gibi bir çok kaynakta görürüz. Gelgelelim, suçun tahkikat ve gizem örgüsüyle, analitik bir yapıda edebiyat
- [Çifte Tazminat & Beklenmeyen Şahit](https://dedektifdergi.com/cifte-tazminat-beklenmeyen-sahit/) - Suç Mu Vereyim Yoksa Polisiye Mi Olsun? Double Indemnity ya da dilimizde bilinen adıyla Çifte Tazminat, 1944’te vizyona gelen, ABD yapımı bir psikolojik gerilim ve noir filmi. Billy Wilder ve Raymond Chandler’ın senaryosunu kaleme aldığı filmi Wilder yönetti. Senaryo James M. Cain'in aynı adlı 1943 tarihli romanına dayanıyor. Başrol oyuncuları Fred MacMurray ve Barbara Stanwyck’e
- [SUÇSUZ POLİSİYE](https://dedektifdergi.com/sucsuz-polisiye/) - Bir açıdan bakıldığında, polisiye roman ya da öyküde anlatılan şey, işlenen faili belirsiz bir suçun aydınlatılma sürecinden başka bir şey değildir. Yani suçlunun belirlenip yakalanması ve bununla ilgili tüm aksiyonlar polisiyenin konusunu oluşturur. Birçok polisiye romanda ya da öyküde katilin kimliğinin belirlenmesi birinci derecede önemli olduğu için bu oldukça yaygın bir görüştür. Sadece katilin kimliği
- [TÜRKİYE’DE POLİSİYE VE SUÇ ROMANLARI](https://dedektifdergi.com/turkiyede-polisiye-ve-suc-romanlari/) - Ülkemizde polisiye edebiyat denildiğinde; vahşice işlenilmiş cinayetler, parçalanmış cesetler, eli kanlı, ruh hastası katiller ve bol komiserli polis ekipleri geliyor aklımıza. Şimdi bu nahoş manzaraya biraz daha yakından bakalım istiyorum. Polisiye Edebiyat; Rahat Polisiye, Sert Polisiye, Tatlı Sert Polisiye ve Gerilim Polisiyesi olarak alt dallar ayrılmıştır ve bütün bu hikâyelerin olmazsa olmazı muammadır. Polisiye
- [İKİ KADIN İKİ ROMAN](https://dedektifdergi.com/iki-kadin-iki-roman/) - Bu yazının temelde iki sorusu/sorunu olacak: İlki “iyi edebiyat nedir?” ve ikincisi “suç edebiyatı ve polisiye edebiyat aynı şey midir?” sorusu. İlk soruyla başlayayım: iyi edebiyatın bir sürü tanımı var aslında. Yani herkesin vereceği farklı bir yanıt olabilir bu soruya. Apayrı bir yazının/denemenin/makalenin konusu da olabilir. O yüzden ben öznel cevabımı vereceğim burada size. İyi
- [POSTACI KAPIYI İKİ KERE ÇALAR](https://dedektifdergi.com/postaci-kapiyi-iki-kere-calar/) - Sene 1930’lar. Yer Amerika. Bütün dünyayı avuçlarının içine alıp Taş Devri’ndeki Bambam gibi yerden yere çalan Büyük Buhran’ın etkileri hala sürmekte. Hikâyenin anlatıcısı Frank Chambers, sonradan başrolü paylaşacağı lokanta sahibinin karısı Cora’yla tanışmadan önce oradan oraya sürüklenmiş bir serseridir. Arada başını derde sokup ufak tefek cezalar da almıştır. California kırsalında bir yolüstü lokantasında karşılaştığı Cora,
- [SUÇ VE BELA ÖYKÜLERİ](https://dedektifdergi.com/suc-ve-bela-oykuleri/) - EMEL ASLAN’DAN GÜÇLÜ SÖZCÜKLERİN TEKİNSİZ DİYARINDA BİR GEZİNTİ “Her şey değişti; yerle gök, güneşle ay yer değiştirdi. Nereye gittikleri de umurumda değildi.” (“Sürpriz!”, Emel Aslan, Suç ve Bela Öyküleri, s. 64) Emel Aslan’ın Suç ve Bela Öyküleri, İthaki Yayınları’nın Pangea Kitaplığı’ndan 2023 yılı sonunda çıktı. İçinde dokuz öykü barındıran kitabın kapak illüstrasyonu Ebrahel Lurci’ye, editörlüğü
- [İPUÇLARINI TAKİP EDİN!](https://dedektifdergi.com/ipuclarini-takip-edin/) - DÖRDÜNCÜ BÖLÜM “Bilmiyorum, dedim ya Devran Bey! Neden inanmak istemiyorsunuz? Rica ederim, bırakın şu saçma ithamlarınızı! Anlayın artık şunu, Gencoy’u kaçıran kişi ben değilim.” “Sizin itirazlarınızı dinleyerek daha fazla burada vakit harcamayacağım Önay Bey. Bir saattir suçlu olmadığınızı söylüyorsunuz fakat hâlâ telefon sinyalinin neden bu pansiyonda tespit edildiğini açıklayamıyorsunuz. Kitap konusuna girmiyorum bile. Ne düşünmemi
- [OZAN ILGIN 20: PATLAMA](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-20-patlama/) - Derin V yaka, uzun kollu, diz altı, siyah kadife elbisenin altına siyah yüksek topuklu stilettolar giymiş, kocaman güneş gözlükleri ve geniş kenarlı siyah hasır şapka takmış ince uzun bir kadın, Sultanatmak Meydanı’nda yavaş adımlarla yürümeye başladı. Kulağındaki minik kulaklıklarda AC/DC’nin Thunderstruck / Yıldırım Çarpması isimli şarkısı çalıyordu. Gitar riff’lerine Brian Johnson’ın çılgın vokali karıştığında şarkı
- [DERİN GEZMİŞ İLE “SUÇUN RENGİ” VE POLİSİYE ÜZERİNE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/derin-gezmis-ile-sucun-rengi-ve-polisiye-uzerine-soylesi/) - Hoş geldin sevgili Derin! Öykülerin ve incelemelerinle emek verdiğin Dedektif Dergi sayfalarında bu kez röportaj konuğu olarak ağırlıyoruz seni. Bize biraz kendinden bahseder misin? Ne işlerle meşgulsün? Yazma, özellikle de polisiye tutkun ne zaman, nasıl başladı? Teşekkür ederim Emel. Dedektif Dergi’nin sayfalarında adımın yer bulması benim için onurdur. Bu söyleşiyi seninle yapmak ayrıca bir mutluluk.
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-8/) - The Sixth Commandment (2023) IMDb: 7.8 Gerçek hayattan uyarlama suç dramalarını izleyiciyle buluşturmaya devam eden BBC’nin yakın dönem dizilerinden biri The Sixth Commandment oldu. 17-18 ve24-25 Temmuz 2023 olmak üzere iki haftalık dönem içinde yayınlanan mini dizinin sezonu dört bölümden oluşuyor. Yapımın senaryosunu başta Agatha Christie olmak üzere BBC’nin Charles Dickens ve J.K. Rowling uyarlamalarını
- [DEDEKTİF DERGİ POLİSİYE KİTAP KULÜBÜ 50. SAYI TOPLANTISI](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-polisiye-kitap-kulubu-50-sayi-toplantisi/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş, toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Okuma kulübümüzde yaptığımız toplantıları önceki sayılarda yayımladık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Bu sayı için Emel Aslan’ın tavsiyesiyle, Osmanlı-Türk polisiye geleneğinin bir parçası olmakla birlikte edebiyatımıza yeni kazandırılmış bir eseri okuduk; “Kesik Baş Cinayeti”.
- [CASUS EDEBİYATINDA KARAKTERLER GEÇİDİ-4](https://dedektifdergi.com/casus-edebiyatinda-karakterler-gecidi-4/) - Jack Ryan: Küresel Amerikan Hegemonyasının Temsilcisi Casus edebiyatının iz bırakan karakterinin bazılarına odaklandığım serinin sonuna geldim. Bu son yazıda ele alacağım karakter Jack Ryan’ın, serinin önceki yazılarında ele aldığım karakterlerden çok temel bazı farkları var. Bu farklara gelmeden önce kısaca karakterin yazarı Tom Clancy ve onun oluşturduğu Ryanverse (Ryan Evreni) konsepti hakkında bilgi vereyim. Aslen
- [MURAT YÜKSEL İLE “CENNETTEN BİR CEHENNEM” VE POLİSİYE ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/murat-yuksel-ile-cennetten-bir-cehennem-ve-polisiye-uzerine/) - Hoş geldin sevgili Murat! Bize biraz kendinden bahseder misin? Ne işlerle meşgulsün? Yazma, özellikle de polisiye tutkun ne zaman, nasıl başladı? Merhaba, hoş bulduk. Ben Murat Yüksel. Bafralıyım. Bir kamu kuruluşunda çalışıyorum. Yazma maceramın başlangıcı lise yıllarına dayanıyor. Yazmaya şiirle başladım, deneme düz yazı türüyle devam ettim. Son durağım ise öykü oldu. Polisiye öykü yolculuğumda
- [ERKEK SERİ KATİLLER](https://dedektifdergi.com/erkek-seri-katiller/) - KÖTÜNÜN MODERN YÜZÜ TEMKİNLİ GELİŞİM 1950 itibariyle Çekosloavakya’dan Mao Tse-tung’un yönetimi ele aldığı Çin’e kadar dünyanın bir kısmında komünizm hakimdi. Dünyanın üçte biri bu siyasî oluşumun içerisindeyken, marksist felsefenin ne şekilde uygulanacağı konusunda ciddi görüş ayırlıkları vardı. Örneğin Çin ile Sovyetler Birliği yoğun bir tartışma içerisindeydi. Batı ülkeleri ve Japonya kapitalist oluşum içerisindeydi. Kapitalist ülkelerin
- [SUÇ VE CEZA POLİSİYE ROMAN MI?](https://dedektifdergi.com/suc-ve-ceza-polisiye-roman-mi/) - Başlıktaki soruyu duyduğunda tüylerinin diken diken olacağından emin olduğum H. W. Auden’e göre, Suç ve Ceza bir sanat eseridir ve bir sanat eseri olmayan polisiye romanla asla mukayese edilemez. Auden iddiasını şöyle temellendirir: Suç ve Ceza, okuyucunun "başka birinin acısını" paylaşmasına imkân tanıdığı için bir sanat eseridir. Polisiye ise bir fantezi olup okurun gerçeklerden kaçmasını,
- [HOŞÇA KAL SEVGİLİM](https://dedektifdergi.com/hosca-kal-sevgilim/) - Yüzüne baktım. Kar yağmış saçlarına, incecik, şeffaf tenine, içinde ışıklar yanan ela gözlerine, inci gibi dişlerine… Hâlâ ilk günkü gibi güzelsin. Seni ilk gördüğüm an geldi aklıma, içim titredi. “Ne çok seviyorum seni,” dedim, gülümsedin. Cebimden kanyak şişesini çıkarıp kapağını açtım. Hevesle uzanıp aldın. Kafana hemen dikip şişeyi neredeyse yarıladın. “Oh!” dedin sonra. “Tadını unutmuşum.”
- [ROMAN TÜRÜNDEKİ DÖNÜŞÜM: POSTMODERNİZME GEÇİŞ](https://dedektifdergi.com/roman-turundeki-donusum-postmodernizme-gecis/) - Postmodernizm, çağdaş edebiyatın üzerine çokça kafa yorduğu yeni bir kavram. Bu bağlamda postmodernizm kavramını tanımlayabilmek oldukça güç. Bilimsel, teknolojik, ekonomik gelişmelerin bir tüketim toplumunu oluşturması, bu tüketim toplumunda sürekli yeni şeyler üretmek zorunluluğu, üretilebilecek her şeyin üretilmiş olduğu artık yeni bir şeyin üretilemeyeceği gibi görüşlerin ortaya çıkması böylece bir taklitçiliğin başlaması, insanın toplumdaki hızlı gelişmeler
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-7/) - Black Bird (2022) IMDb: 8.1 Gerçek suç konulu dramalardan biri olan Black Bird, 8 Temmuz 2022’de Apple TV+’ta yayına başladı. Altı bölümlük mini dizi, 2010’da yayımlanan James Keene ve Hillel Levin’in yazdığı biyografik roman In With The Devil: A Fallen Hero, A Serial Killer, and A Dangerous Bargain for Redemption’dan uyarlanarak hazırlandı. Dennis Lehane imzalı
- [Gizemli Hikayeler - Bir Yaz Günüydü](https://dedektifdergi.com/gizemli-hikayeler-bir-yaz-gunuydu/) - O korkunç günün sabahında sandalımı küçük iskeleye bağlarken kafamın içi hala karmakarışıktı. İki saat boyunca kürek çekmiş, yorulmuştum. Ellerim bıçakla kesilmiş gibi acıyordu. Avuç içlerim su toplamıştı. Ama umurumda değildi. Ne yapmam gerekiyorsa onu yapmıştım. Huzursuzca son bir kez daha puslu denize çevirdim gözlerimi. Sonra arkama dönüp çakıl taşlarının çıplak ayaklarıma batmasına aldırmadan eve doğru
- [ÜÇ UĞURLU BIR SAYIDIR](https://dedektifdergi.com/uc-ugurlu-bir-sayidir/) - Yazan: Margery Allingham Çeviren: Gencoy Sümer Margery Allingham, Polisiyenin Altın Çağı'nın dört büyük kadın yazarından biridir. 1904'te Londra'da dünyaya geldi. Yazarlık kariyeri boyunca çok sayıda roman ve kısa hikaye kaleme aldı. En tanınmış kahramanı maceraperest centilmen Dedektif Albert Campion'dır. Dorothy Sayers'ın kahramanı Lord Peter Wimsey'in bir parodisi olarak ortaya çıkan Campion, zamanla olgunlaştı ve on
- [POLİSİYE MASASI](https://dedektifdergi.com/polisiye-masasi-5/) - SUAT DUMAN-DÜNYANIN LEŞLERİ Suat Duman’ın Rakun’dan önce yazdığı Dünyanın Leşleri muazzam bir edebiyat eseri. Hayret ederek, şaşırarak, başım dönerek okuduğumu söylemem gerek. ‘İyi polisiye iyi edebiyattır’ ilkesinin dört dörtlük bir örneği olarak Dünyanın Leşleri, iyi yazılmış polisiyelerin edebiyata ne kadar güzel katkıları olacağının bir çeşit ispatı gibi. Edebiyatımız için bir gurur vesilesi, hakikaten. En azından
- [EDİTÖRDEN](https://dedektifdergi.com/bu-sayida/) - Türkiye’nin ilk dijital polisiye dergisi Dedektif’in 49. sayısı yine dopdolu. Ayşe Erbulak, yeniden basılan “Dokuz Oda Cinayetleri” romanını ve polisiye edebiyata ilişkin görüşlerini Emel Aslan’a anlattı. Emel Aslan’ın bir diğer röportaj konuğu ise, ilk kitabı “İşaret”le polisiye edebiyatımıza başarılı bir giriş yapan Onur Dikenova’ydı. “Birtakım Cinayetler” adlı kitabıyla adından söz ettiren Yeşim Yörük’le sohbeti
- [SAVAŞ TRAVMALARI](https://dedektifdergi.com/savas-travmalari/) - 20 Haziran 1946’da Londra’da bir taksi şoförü Margery Gardner’i bir şirkete bıraktı. Margery’nin cesedi, ertesi sabah Pembridge Court Hotel’in odasında bulundu. Ceset yatağa bağlanmış, kırbaçlanmış, göğüs uçları ısırılarak koparılmış ve tecavüze uğramıştı. Vücudunun tamamı kanla kaplıyken yüzü tertemizdi. Sadece burun deliklerinde kan vardı. Polis otel odasını kiralayan Neville Heath isimli adamın peşine düştü. Ancak adamın
- [AYŞE ERBULAK İLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/ayse-erbulak-ile-soylesi/) - Polisiye edebiyatımızın önde gelen isimlerinden Ayşe Erbulak ile “Dokuz Oda Cinayetleri” ve polisiye üzerine konuştuk. Hoş geldiniz sevgili Ayşe Erbulak! Sizi bir kez daha Dedektif Dergi sayfalarında ağırlamak ne güzel… Nasılsınız bu aralar? Yine hızlı ve üretken günler yaşıyorsunuz takip edebildiğim kadarıyla. Dedektif Dergi benim çok beğendiğim ve Türk polisiyesine pozitif anlamda büyük katkılar sağlayan
- [SUÇÜSTÜ](https://dedektifdergi.com/sucustu/) - BİRİNCİ BÖLÜM Kimden: jalemorales72@gmail.com Alıcı: hkalander@yahoo.com 20 Şubat Salı, 19.47 Merhaba Hüseyin Bey, Ben Jale. Size Amerika’dan yazıyorum. Buraya yerleşeli otuz yıldan fazla oldu. Size yazma nedenim, babam Yusuf Tekin’in ölümü. Pazartesi günü intihar ettiğini öğrendim. Çok şaşırdım çünkü pazar günü görüştüğümüzde sesi iyi geliyordu. Bir gün içinde ne yaşadı ne oldu da hayattan ümidini
- [GECE YOLCUSU](https://dedektifdergi.com/gece-yolcusu/) - Ed Frank, siparişini getiren garson kıza gülümseyerek teşekkür etti. Tepsideki hamburger pek iştah açıcı görünmese de gecenin bu saatinde ve bu berbat yerde bundan daha iyisini bulamayacağını biliyordu. Stockwell’den sonra yol iyice tenhalaşmış, o küçük şehirde bir kafeye girip akşam yemeğini yemediği için bin kere pişman olmuştu. Boğazına düşkün biri değildi ama açlığa karşı
- [ENSE](https://dedektifdergi.com/ense/) - Emekli olduktan iki yıl sonra tekrar buraya gelmek ilk olarak kötü kahvenin ağzımda bıraktığı berbat tadı hatırlamama neden oldu. “Demek ki en çok bu yer etmiş aklımda,” diye düşündüm. Nasıl etmesin ki? Karımdan, kızlarımdan çok mesai arkadaşlarımı gördüm yıllarca. Fulya’nın doğumunda uzatmalı bir komiser yardımcısı olarak Balıkesir Genelevi’nde katil kovalıyordum. Ha, yalan yok, Miran’ın doğumunda
- [HARİKA, KIZIM HARİKASIN](https://dedektifdergi.com/harika-kizim-harikasin/) - Ölmek için güzel bir gün Word sayfasına yazdığı kelimelere beğeniyle baktı Fırat. Bu fazla bildik cümle şu anki ruh halini tam olarak anlatan yegâne sözdü. Şimdi sıra kafasının içinde iyice şekillenmiş olan hikâyeyi satırlara dökmeye gelmişti. Sade kahvesinin üstünde tüten dumana baktı. Az sonra damağıyla buluşacak, boğazını yakacak acı tadı düşündü. Kahvesinin kokusunu derin bir nefesle
- [ESRA GÜREL ŞEN'LE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/esra-gurel-senle-soylesi/) - Esra Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Gerçi bunu bir röportajdan ziyade aile içi bir sohbet diye niteleyelim isterseniz. Çünkü Dedektif Dergi yazarları arasında dostluk neredeyse kardeşlik makamında. O halde öykülerinizin takipçisi olup sizi daha yakından tanımak isteyen okurlar adına sorayım; kimdir Esra Gürel Şen? Gamze Hanım, asıl ben bu zarif röportaj
- [OZAN ILGIN 19: MERMİ](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-19-mermi/) - İpek görünümlü naylon sabahlığı kırmızılı morlu şal desenliydi. Sabahlığın içine poposunu zar zor örtebilecek kısalıkta kırmızı bir kombinezon giymişti. Ayağında üzeri ponponlu topuklu kırmızı terlikleriyle, tek katlı gecekondu evin tahtadan zeminini tıkırdata tıkırdata geziyordu. Ağır makyajlı yüzünün ortasından deli deli bakan siyah eyeliner’lı kahverengi gözleri, 80’ler stilinde kat kat kesilip kabartılmış simsiyah saçlarıyla çevrelenmişti. Ruju
- [İPUÇLARINI TAKİP EDİN! -3-](https://dedektifdergi.com/ipuclarini-takip-edin-3/) - ÜÇÜNCÜ BÖLÜM “Demek sen Gencoycuğumun kardeşisin? Ne ketum adamdır şu Gencoy. Bunca senedir tanışırız, bir kardeşi olduğundan hiç bahsetmedi. Görüyor musun Ali Rıza Bey? Gencoy’un kardeşiymiş... Neydi adın evladım?” “Devran efenim...” “Avrupa’daydın demek.” “Evet efenim, Almanya’daydım uzun yıllardır.” “Kesin dönüş mü yaptın?” “Öyle oldu.” Devran’ın canının sıkkınlığı yüzünden okunuyordu. Aradan daha on iki saat geçmeden
- [ONUR DİKENOVA İLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/onur-dikenova-ile-soylesi/) - Hoş geldiniz sevgili Onur Dikenova. Öykülerinizle emek verdiğiniz Dedektif Dergi sayfalarında bu kez sizi röportaj konuğu olarak ağırlamak istedik. Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Ne işlerle meşgulsünüz? Yazma, özellikle de polisiye tutkunuz nasıl başladı, bahseder misiniz? Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bir okulda İnşaat Teknolojisi Alanı öğretmeniyim. İş dışında genelde ailemle olurum. Bir oğlum var. Tüm bunların
- [ANTİFRİZ](https://dedektifdergi.com/antifriz/) - İstanbul, bardaktan boşanırcasına yağan yağmura teslim olmuştu. Şehir uykuya yatmışken Başkomiser Aylin Türkoğlu ve yardımcısı Sinan bir ihbarı araştırmak için olay yerine intikal etmişlerdi. Sanayi sitesine geldiklerinde sokak hayvanları dışında ortalıkta kimseler görünmüyordu. Zayıf bir ışığın sızdığı işyerinin kepenginin önünde arabayı park edip indiler. Aylin kepenge doğru kolunu uzatmıştı ki nereden çıktığını görmedikleri biri yan
- [YEŞİM YÖRÜK’LE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/yesim-yorukle-soylesi/) - Dedektif Dergi’nin gülen yüzü Yeşim Yörük, öncelikle bu sohbetin benim için güzel ve kıymetli bir anı olarak kalacağını bilmeni isterim. Kabul ettiğin için ayrıca teşekkür ediyorum. Dedektif Dergi’ye çok emek veren ve iki şahane öykü kitabına imza atmış ödüllü bir yazar olduğunu biliyoruz. Bizlere kendinden kısacık bahseder misin? Sevgili Derin, övgü dolu sözlerin için asıl
- [CASUS EDEBİYATINDA KARAKTERLER GEÇİDİ -3](https://dedektifdergi.com/casus-edebiyatinda-karakterler-gecidi-3/) - Harry Palmer: İşçi Sınıfının James Bond’u Casus edebiyatının en ünlü karakteri James Bond, 1960’larla beraber popüler kültürü sallamaya başlamıştı. Arka arkaya çekilen filmler (Dr. No, 1962; From Russia With Love, 1963; Goldfinger, 1964) Bond’un edebiyatın sınırlı alanından çıkıp modern dönemin en büyük sinema ve popüler kültür fenomenlerinden birine dönüşeceğini göstermişti. Albert R. Broccoli ile birlikte
- [BİR AGATHA CHRİSTİE UYARLAMASI: MURDER IS EASY (2023)](https://dedektifdergi.com/bir-agatha-christie-uyarlamasi-murder-is-easy-2023/) - Agatha Christie Limited’le bir içerik anlaşmasına imza atan BBC, son birkaç yıldır usta yazarın -Poirot-Marple maceraları dışındaki – bağımsız romanlarını mini dizi olarak ekrana taşıyor. Yeni yıl öncesi, 27-28 Aralık’ta bir kez daha yeni bir uyarlamayla, “Murder is Easy” dizisiyle buluştuk. İki bölümlük dizinin senaryosunu Sian Ejiwunmi-Le Berre kaleme aldı, bölümlerini Meenu Gaur yönetti. Mammoth
- [ARMAĞAN TUNABOYLU İLE POLİSİYE KURGU ATÖLYESİ ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/armagan-tunaboylu-ile-polisiye-kurgu-atolyesi-uzerine-bir-soylesi/) - Armağan Bey, söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için dergimiz adına teşekkür ederim. Ülkemizin en tanınmış polisiye yazarlarından birisi olduğunuz için tanıtım kısmını geçiyorum. Dedektif Dergi okurları zaten kim olduğunuzu ve kitaplarınızı biliyorlar. Sizinle düzenlemiş olduğunuz Polisiye Kurgu Atölyesi hakkında konuşmak istiyorum. -Bu fikir nereden esti? Okurlardan gelen talep mi sizi böyle bir çalışma yapmaya yönlendirdi yoksa
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜ](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubu/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş, toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Okuma kulübümüzde yaptığımız toplantıları önceki sayılarda yayımladık. Okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Bu sayıdaki toplantımız için Türkiye’nin büyük yazı ustası Çetin Altan’ın “Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri” kitabını seçtik. Altı Dedektif Dergi yazarının katıldığı toplantıdan
- [DERVİŞANE SAHAF’LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/dervisane-sahafla-soylesi/) - Bu sayımızda benim de müdavimlerinden olmakla gurur duyduğum, Sapanca’daki tek sahaf olan Dervişane Sahaf’ın sahipleri Neva Hanım ve Mehmet Bey’le sahaflık, kitapseverlik ve elbette biraz da polisiye kitaplar üzerine bir söyleşi yaptık. Kendilerine bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyorum. Bize kendinizden bahseder misiniz? Ne kadar zamandır sahaflık yapıyorsunuz? Sahaflık hikâyeniz nasıl başladı? Tam da
- [THOMAS HARRIS'İN SERİ KATİLLERİ](https://dedektifdergi.com/16949-2/) - THOMAS HARRIS, SAPIK, ALTIN KİTAPLAR, 425 SAYFA Suç ve gerilim edebiyatının karanlık dünyasına giriş yapmaya hazır mısınız? O zaman size Thomas Harris'i tanıtmak istiyorum. Harris, edebiyat dünyasının en çarpıcı karakterlerinden bazılarını yaratarak okuyucuları soluksuz bırakan bir yazar. 1960'ların sonlarından itibaren yazmaya başlayan Harris, ilk büyük çıkışını 1981'de yayımladığı “Kuzuların Sessizliği” ile yaptı. Bu roman, FBI
- [TİMUR SOYKAN’IN SİYASİ POLİSİYE ÜÇLEMESİ](https://dedektifdergi.com/timur-soykanin-siyasi-polisiye-uclemesi/) - Gazeteci Yazar Timur Soykan’ın üç kitaptan oluşan polisiye roman serisi, dünyanın en büyük yalanı olan siyasetin örümcek ağlarına yakalanıp kalmış polislerin hikâyelerini anlatıyor. Katiller devletin her yerindeyse gerçeğe nasıl ulaşılır? Peki, gerçek kimin umurunda? ZAVALLI 2013 yılında Postacı Yayınevi’nden çıkan serinin ilk kitabı Zavallı, üç idealist polisin hikâyesini anlatıyor. Erdal, Gürkan ve Kurt. Erdal
- [DİKKATLERDEN KAÇMIŞ BİR POLİSİYE YAZARI: İLHAMİ SAFA](https://dedektifdergi.com/16923-2/) - “Şair-i mader-zât” İsmail Safa’nın oğlu, siyasetçi ve çevirmen Ali Kâmi Akyüz’ün yeğeni, romancı ve gazeteci Peyami Safa’nın ağabeyi, ressam Behçet Safa’nın babası olan İlhami Safa, daha çok Babıali’nin emekçilerinden bir gazeteci olarak tanınır. İsmail Safa’nın Sivas’ta 24 Mart 1901’de vefatından sonra İstanbul’a gelen aile, akrabalarının yanına, Gedikpaşa civarında bir eve sığınırlar. Bu dönemde İlhami 7,
- [GECE GELEN-3](https://dedektifdergi.com/gece-gelen-3-2/) - 3. BÖLÜM Kriminolog gece on ikiye on kala buz gibi fabrika deposundaydı. Binanın iç yapısını tamamen ezberlediğinden, kumar masasına neredeyse gözü kapalı ulaştı. Küçük tabureye oturarak misafirini bekledi. Etraf öylesine sessizdi ki aralık bıraktığı kapının ardında nadiren geçen araçların motor sesleri bile duyuluyordu. Bulunduğu odada bir yıl önce bir adam kendi başına sıkmış, kafasından boşalan
- [KAMBUR](https://dedektifdergi.com/16910-2/) - Katil’in demir kapıyı açması zor olmadı. İçeriye doğru ilk sinsi adımını attığında “Yumak, sen misin oğlum?” diye bir ses duydu. Hırıltısız, tertemiz bir sesti. Bir kadın sesi. Katil tereddüde düştü. Sesin sahibi iki üç saat önce karşılaştığı, çöp toplayan kambur olamazdı. Kadın tekrar seslendi: “Yumak, gel oğlum.” Dış kapıya uzanan küçük koridorun karanlığında, kadın ve
- [RAGIP BEY KONAĞI](https://dedektifdergi.com/ragip-bey-konagi/) - Gece uyurken koridordan gelen bir tıkırtıya açtım gözlerimi. Kedim Toffy odanın açık kapısından koridora dikkatli bir şekilde bakıyordu. Tek bir noktaya odaklanmış, hiç hareket etmeden bakışlarını koridorun göremediğim derinliklerine kilitlemişti. O an yataktan kalkmak istemedim. Yorganı başımı örtecek şekilde çektim ve öylece beklemeye başladım. Kafamda bu sabah gördüğüm şamana benzer kadının sözleri yankılanıyordu. “Aynaların gücünü
- [O GECE](https://dedektifdergi.com/o-gece/) - Küçük banyosunun kırık aynasında bir yandan ıslık çalıp, bir yandan saçlarını düzeltirken hâlâ geçen gecenin etkisindeydi Kemal. Kırkını geçeli pek de az bir zaman olmamıştı ancak yine de oldukça iyi görünmekteydi. Köydeki akrabaları halen evlenmemiş olmasının ardında bir bit yeniği arasalar da o kendinden emindi, ömrünün sonuna kadar da olsa Züleyha’sını bekleyecekti. Ah Züleyha, kimselere
- [İZMİR’DE POLİSİYECİLER SÖYLEŞTİ](https://dedektifdergi.com/izmirde-polisiyeciler-soylesti/) - POLİSİYE EDEBİYATTA ŞEHİR VE KADINLIĞIN İZLERİ Polisiyeye gönül vermiş İzmirli okurlar pek yakında yeni bir sahafla tanışacaklar. Uzun yıllar Ankara’daki mekânında kitapseverleri ağırlayan İshak Kocabıyık ve Necmettin Özdemir, artık Kemeraltı, İkinci Beyler 45 numaralı pasajda yer alan Kelime Sahaf’ta biz polisiye okurlarını karşılamaya hazırlanıyor. Kitap ve polisiye dostu bu iki insan rafları yerleştirmeye bir süre
- [MARİO LEVİ’NİN ANISINA](https://dedektifdergi.com/mario-levinin-anisina/) - Nasıl doğmakla başlarsa ölüm Ölmekle başlar öyle hayat Attila İlhan Hepimiz bir gün öleceğimizi bilerek yaşıyoruz ama ölümü bilmek başka, ölümü beklemek başka. Mario Levi henüz çok erken yaşta, 66 yaşında, 31 Ocak 2024’te ölüm haberiyle tüm sevenlerini derinden üzdü. Edebiyata, yazmaya, yaşamaya ve hayata dair romanları, öyküleri, röportajları, tv programları, dersleri, sözleri ile
- [KAYIP](https://dedektifdergi.com/kayip/) - Sema sitenin otoparkında arabaya eşyalarını yerleştiriyordu. Yaman elinde bir kutuyla yanına geldi. “Onu neden kamyona vermedin?” diye sordu Sema kocasına. “Değerli hatıralarımızın olduğu bir kutuyu kamyona veremem,” diye yanıtladı Yaman. Adam, uzun yıllar çalıştığı büyük bir şirketin finans müdürlüğünden yeni emekli olmuştu. Sema’ysa evlendikten sonra bir süre çalışmış, daha sonra Yaman’ın kariyerine destek olmak için
- [KELEPÇE](https://dedektifdergi.com/kelepce/) - Aspar, hayatıyla alakalı düşüncelere dalmış manzaraya kendini teslim etmişti. Telefonunu çalınca düşüncelerden sıyrılıp kokuşmuş cesetlerle dolu iş dünyasına geri döndü. Bir can daha göçmüş, bir ateş daha düşmüştü yüreklere. Her ne kadar işini profesyonelce yapsa ve bunda başarılı olsa da her telefon çaldığında huzursuz oluyordu. Çayını yarım bırakıp arabasına geçti. Olabildiğince hızlı olay mahalline vardı.
- [AN’KARA ÖLÜM VE AŞK](https://dedektifdergi.com/ankara-olum-ve-ask/) - “Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da giderBir nehir gibi susarım yüzünün deltasındaYanlış adresteydik, kimsesizdik belkiSarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklarBiz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardıÜşür müydük narçiçekleri ürperirken” Ahmet Telli Bir zamanlar ölüm kokuyordu Ankara. Hukuk fakültesinde öğrenciydim ben. Bitirip hâkim ya da savcı olacaktım. Belki de ünlü bir avukat. Büyük hayallerle girdiğim fakültede işlerin
- [ATEŞ TANRIÇASI](https://dedektifdergi.com/ates-tanricasi/) - 2020 Pandemi yasakları tüm dünyada hafifletilmiş, halk taşıdığı maskeleri derin bir uykudan uyanır gibi atmıştı. İki sene zarfında insanlık onca teknoloji ve bilime rağmen büyük kayıplar vermişti. Türkiye’de salgın insan hayatını sadece ölümlerle vurmamış, ekonomik olarak da çoğu ailenin ciğerlerine kadar işlemişti. Yokluk, sefalet ve işsizlik dört yanı sarmıştı. Umut, ince parmaklarını klavyenin tuşlarında bir
- [İKİ YAŞAM ARASINDA](https://dedektifdergi.com/iki-yasam-arasinda/) - Güneş ışınları odayı aydınlatırken, kedisi yatağa çoktan atlamıştı. Her sabah olduğu gibi kedisiyle oynaşmış, ona sahip olduğu için mutlu bir şekilde yataktan çıkmıştı Eylül. Bugün mağazada gece sayımı vardı. Gece sayımlarını çok seviyordu diğerlerinin aksine. Hem hiç müşteri olmuyordu, hem gecenin bir yarısı pizza söyleyip, çalışma arkadaşlarıyla istedikleri gibi yiyip içiyorlardı, mola dakikasını düşünmeden. Tek
- [TÜRK DEDEKTİF](https://dedektifdergi.com/turk-dedektif-2/) - THE TURKİSH DETECTİVE: Yerli Malı Yurdum Malı, Herkes Onu… ABD merkezli dijital platformlardan Paramount+’un, hikâyesi Türkiye’de geçen ilk dizisi kendisinden önce ülkemize ayak bastı. The Turkish Detective (Türk Dedektif), aralık ayında Turkcell’e bağlı dijital platform TV+’ta ikişer bölüm halinde yayınlanmaya başladı ve sekiz bölümlük sezonunu 5 Ocak’ta tamamladı. Barbara Nadel'in kaleme aldığı Çetin İkmen serisinin
- [TİNDARİ GEZİSİ](https://dedektifdergi.com/tindari-gezisi/) - TİNDARİ GEZİSİ ANDREA CAMILLERI MYLOS KİTAP ÇEVİRMEN: SEMİH TOPÇU 239 SAYFA Ahh Montalbano… Nasıl bu kadar yiyip, içip de kilo almıyor, hayret! İlgi çekici dürüst, terbiyeli, sadık bir kahraman. İşleri kendine özgü bir şekilde yaptığından üstleri onu başıboş bir mermi gibi görüyor. Beşinci kitapta da durum değişmiyor. Yine bildiğini okuyor; leziz yemekler yiyor, Livia’nın evlilik taleplerini
- [SERİ KATİLLER: SON VE BAŞLANGIÇ](https://dedektifdergi.com/seri-katiller-son-ve-baslangic/) - 1944 sonunda müttefikler Ren nehrine ulaşmışlardı. Diğer taraftan da Rusya saldırmaktaydı. Almanya abluka halindeydi. Nisan 1945’te kaçınılmaz sonu algılayan Hitler çareyi intihar etmekte buldu. Müttefikler nihayet Nazilerin meşhur ölüm kamplarına ulaştılar. İlk kez kampın içerisinden çarpıcı bilgiler ulaşmaya başladı. Keşifler dehşet vericiydi. Birçok kadın, erkek ve çocuk açlıktan ölmek üzereydiler. Kampların her yerinde yığınla cesetler
- [GUGUK KUŞU](https://dedektifdergi.com/guguk-kusu/) - SİNEMA TARİHİNE DAMGA VURAN EN ETKİLEYİCİ DRAM - GERİLİM FİLMLERİNDEN BİRİ: GUGUK KUŞU Orijinal film adı: One Flew Over the Cuckoo's Nest IMDB: 8,7 / 10 Tür: Dram, Gerilim Süre: 2 sa. 13 dk. Renk: Renkli Yapım yılı: 1975 Ülke: ABD Yönetmen: Milos Forman Oyuncular: Jack Nicholson, Louise Fletcher, Michael Berryman, Danny DeVito Selamlar! Efsane oyuncu kadrosu ve gerçekten etkileyici konusuyla muhteşem bir
- [CASUS EDEBİYATINDA KARAKTERLER GEÇİDİ -2](https://dedektifdergi.com/casus-edebiyatinda-karakterler-gecidi-2/) - Soğuktan Gelen Casus Alec Leamas: Espiyonaj Oyununun Büyük Kaybedeni Yazının başlığı üzerine düşünürken kendime şu soruyu bir kez daha sordum: Espiyonaj, sonunda kazananı olmayan bir oyun mu? Yıllar önce videoda seyrettiğim 1983 tarihli War Games filminden aklımda kalan bir söz var; "Bazı oyunları kazanmanın en iyi yolu onları hiç oynamamaktır”. Bu söze referansla espiyonaj hiç
- [SABIKALI DEDEKTİF VİDOCQ...](https://dedektifdergi.com/sabikali-dedektif-vidocq/) - Hem suçlu hem güçlü... Öykü ve romanlarda, yarattığımız karakterlerin metnin başından sonuna gelişip değişmesini bekleriz. Buna karakterin yolculuğu denir. Bu yazının konusu olan ünlü Fransız suçlu, dedektif Eugene François Vidocq kurgusal edebiyatta bile eşine zor rastlanan gerçek bir karakter. Bu sayıda, pek çok polisiye kurgu karaktere esin kaynağı olmuş bu enteresan adamın hayatına göz atacağız.
- [HOTEL İSTANBUL](https://dedektifdergi.com/hotel-istanbul/) - ‘Öyle yaralıyım ki ölmem ben artık. Ölmem de kanarım, kanarım seve seve.’ Hakan Güneri’nin ‘Suç Mahalli’ ismini verdiği polisiye serinin ikinci kitabı Hotel İstanbul, 2023 Kasım ayında okurlarıyla buluştu. Hotel İstanbul, yazarın ilk kitabı Turan Caddesi No: 25 gibi Mona Polisiye etiketini taşıyor. Yazıma kitap kapağıyla ilgili bir küçük eleştiriyle başlayacağım. Ön kapaktaki karanlık kalabalık
- [BENİM ADIM KIRMIZI](https://dedektifdergi.com/benim-adim-kirmizi/) - Ömürlerini Renklere Adayan Nakkaşların Sanat Yolculuğu Kırmızı… Kanın ve acının, gülün ve aşkın rengi… Güle aşık bülbülün döktüğü kan, güle rengini verip aşka dönüşür. Aşk acıyla yoğrulur, hasretle büyür, sabırla şekillenir, sevgi ile gönüle yerleşir. Kırmızı, bazen aşkın bazen ıstırabın şekline bürünür; sabredene aşkı, vazgeçene ıstırabı gösterir. Aşık olanlar, vazgeçenler, kazananlar ve kaybedenlerin hikâyelerini okuyacağınız
- [DEDEKTİF DERGİ YAZARLARININ BEĞENMEDİĞİ POLİSİYELER](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-yazarlarinin-begenmedigi-polisiyeler/) - Bir polisiyeyi kötü yapan nedenleri objektif biçimde tanımlayabilir miyiz? Gencoy Sümer’e göre işlevsiz unsurlara yer verilen polisiyeler kötüdür. Yaprak Öz, çok fazla ayrıntı, upuzun cümleler ve çekirdek karakter grubu dışında kafa karıştırıcı başka karakterlerle dolu kitapları kötü polisiye sayar. Suphi Varım için kurguda şiddetten başka şey bulunmayan, rasyonalite yoksunu polisiyeler, mesnetsiz metafizik temalarla okuyucunun zihnini
- [OZAN ILGIN 18: CEZAEVİ](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-18-cezaevi/) - Sultanat Eyalet-Şehrim insan haklarında, eğitimde, sağlıkta ve adalette 17 Megabit Şadiye’nin Babylon Sultanat isimli kulübü gibi gittikçe daha derine batıyordu. Kulübün konsepti gereğince yerin yedi kat dibine indiğimizde bundan daha aşağısı olamaz diye düşünmüştüm. Ama Dante’nin İnferno’sunda olduğumuzu unutmuşum. Cehenneme bile %28,5 zam gelmiş ve kendimizi yerin dokuz kat dibinde bulmuştuk. Dünyanın en büyük gece
- [GURURUM](https://dedektifdergi.com/gururum/) - -I- Mezar üstüne mezar Bizim ilçeye pek kar yağmaz fakat aralık ayının sonuna doğru toprağı sertleştiren bir soğuk oturur yere, marta kadar da kalkmaz. Öyle günlerden biriydi. Elimde fincanımla kalorifer peteğinin başında camdan dışarıyı seyrederken Amirim telaşla beni çağırmış, “Mezarlığa gidiyoruz!” demişti. Evet, ölülerle uğraşıyorduk ama normal yollardan ölenlerle, dosyası kapananlarla değil. Bu yüzden Amirimin
- [İPUÇLARINI TAKİP EDİN!-2](https://dedektifdergi.com/ipuclarini-takip-edin-2/) - “Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Neydi adınız?..” “Devran efenim, adım Devran Devridaim. Özel dedektifim ve Gencoy Sümer’in kaçırılması vakasına bakıyorum.” “Ne ara kaçırılmış Gencoy? Saçmalamayın lütfen! Bu bir şaka falan mı? Eğer öyleyse, baştan söyleyeyim, böyle saçmalıklara ayıracak vaktim yok, Devran Bey. Ayrıca, dediğiniz gibi Gencoy kaçırılmış olsa, şu anda karşımda bir özel dedektif yerine,
- [MERAKLI FİKRİ’NİN TALİHSİZ SERÜVENİ](https://dedektifdergi.com/merakli-fikrinin-talihsiz-seruveni/) - “Vakti gelince bir gün,” dedi çakır gözlerini uzaklara dikerek. “Bir gün mutlaka bu dağların ardında neler vardır, hangi sular çağlar, hangi dereler akar, ninemin masallarındaki acayip insanlar oralarda mı yaşar, gidip öğreneceğim.” Hemen her gün bu tepeye gelir, karşıdaki dağlara bakıp hayal kurardı. Merak ediyordu o dağların ardında, gözün göremediği uzaklarda neler var. Bulduğu her
- [GECE GELEN-2](https://dedektifdergi.com/gece-gelen-2/) - Biraz sonra polis depoda ilk ifadeleri alıyordu. Söylenmesi gereken her şey söylendi. Kapının ve pencerenin kilitli olduğunu duyan memurlar, ifadeleri kuşkuyla karşıladı. “Hepiniz bu kadar mısınız? Dördünüz ve bir de maktul arkadaşınız?” “Hayır. Celal vardı. Celal Çimen. O da merhum gibi oyunun bitmesini beklemeden evine gitmişti. Volkan’dan beş dakika sonra filan. Aradık ama ulaşamadık.” “Adresini
- [MEZARLIKTA PİKNİK](https://dedektifdergi.com/mezarlikta-piknik/) - Çeviren: Gencoy Sümer 1932 baharı herkes için kötü bir zamandı. Fabrikalar kapanıyor, insanlar işsiz kalıyordu. Kasabada morali bozuk olmayan kimse yoktu. Bu da yetmezmiş gibi başkanlık seçimi yaklaştıkça ortalıkta devrim söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Northmont, ülkenin geri kalanı kadar kötü durumda olmasa da ekonomik krizden hepimiz etkilenmiştik. Harcamalarımızı kısmak, birikimlerimizi idareli kullanmak için elimizden geleni
- [DEDEKTİF DERGİ POLİSİYE KİTAP KULÜBÜ’NDE BU AY: GÜLÜN ADI](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-polisiye-kitap-kulubunde-bu-ay-gulun-adi/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş, toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Kendi okuma kulübümüzde yaptığımız toplantıları önceki sayılarda yayımladık, okumayanlar veya tekrar okumak isteyenlere önceki sayılara bir göz atmalarını salık veririz. Şimdilik sadece Dedektif Dergi yazarlarına açık olan kulübümüze ilerleyen aylarda belki sizlerin de katılımını planlamaktayız. Bu sayıdaki toplantımız için ünlü yazar Umberto
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-6/) - Under the Banner of Heaven (2022) IMDb: 7.5 Sezonu yedi bölümden oluşan Under the Banner of Heaven, Nisan 2022’de izleyicisiyle buluşan bir mini dizi. ABD’de Hulu kanalında yayınlanan diziyi ülkemizde yine Disney’in bünyesindeki dijital platformlardan Disney+ Türkiye ekrana getiriyor.. Gerçek olaylardan esinlenen bir suç draması olan Under the Banner of Heaven’ı Milk filmiyle 2009’da En
- [BU AYIN KİTAPLARI](https://dedektifdergi.com/bu-ayin-kitaplari/) - YILAN AVI Yazarı: John Verdon Yayınevi: Koridor Yayıncılık Yayımlanma Tarihi: 2023 Sayfa Sayısı: 440 Uzun bir bekleyişin ardından John Verdon’ın belki de en sürükleyici polisiyelerinden Yılan Avı (Emekli NYPD dedektifi Dave Gurney’in son macerası) Koridor Yayıncılık etiketiyle raflarda yerini aldı. Eski tenis oyuncusu, yeni uyuşturucu satıcısı Ziko Slade, küçük çaplı bir suçlu olan Lenny Lerman'ı
- [POLİSİYE YAZARI MELİH GÜNAYDIN İLE SON ROMANI “BUZLAR ÇÖZÜLÜNCE” ÜZERİNE](https://dedektifdergi.com/polisiye-yazari-melih-gunaydin-ile-son-romani-buzlar-cozulunce-uzerine/) - Dedektif Dergi adına size yeniden hoş geldiniz diyorum. Bu söyleşimizde sizinle ağırlıklı olarak yeni romanınız Buzlar Çözülünce üzerine konuşmak istiyoruz. Dedektif Dergi ikinci kez bana sayfalarında yer veriyor, bütün ekibe buradan teşekkürlerimi sunuyorum. İlk romanınız Sürgün Avı ile polisiye edebiyatımıza kendinden emin bir giriş yapmıştınız. Sürgün Avı okurların büyük beğenisini topladı. 2020 yılında okur oylarıyla
- [KİLİTLİ ODALARIN DAYANILMAZ CAZİBESİ](https://dedektifdergi.com/kilitli-odalarin-dayanilmaz-cazibesi/) - Polisiyeyi diğer edebi türlerden ayıran en büyük özelliği gizemli bir suçu içermesidir. Başlı başına gizem ya da suç anlatısı da polisiyeye yakındır belki ama tam anlamıyla polisiye sayılmazlar. Hiç kimse kendini kandırmasın, gizem içermeyen bir suç hikâyesi sadece suç hikayesidir. Polisiyenin çıkış noktasını suç ve gizem oluşturur. İyi polisiye denen bütün kitaplarda bu iki unsur
- [2023 KRİSTAL KELEPÇE ÖDÜLÜNÜ KAZANAN HASAN BULUT’LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/2023-kristal-kelepce-odulunu-kazanan-hasan-bulutla-soylesi/) - Sayın Hasan Bulut, öncelikle Dedektif Dergi’ye röportaj vermeyi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Bize kendinizden söz edebilir misiniz? Vakit ayırdığınız için asıl ben teşekkür ederim. Son dönemde polisiye edebiyatı görünür kıldığınız için ayrıca minnettarım. Ben Hasan Bulut, okumaya, yazmaya ve üretmeye tutkun sıradan biriyim. Mayıs 1994, Giresun doğumluyum, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi mezunuyum ve mezun
- [MURAT MENTEŞ’LE AFİLİ BİR HASBİHÂL](https://dedektifdergi.com/murat-mentesle-afili-bir-hasbihal/) - Bu sayımızdaki özel röportaj konuğumuz hiperaktif, şaşırtıcı, muammalı ve sıra dışı romanların müellifi Murat Menteş... Hoş geldiniz sevgili Murat Menteş. Sizi Dedektif Dergi sayfalarında misafir etmek ne güzel… Öncelikle ALFA Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan, her zaman olduğu gibi sürprizlerle dolu, derinlikli, eğlenceli ve fantastik polisiye romanınız Afili Hafiye hayırlı, uğurlu, bol okurlu olsun. Hayat
- [RÖNESANS VE KATİL](https://dedektifdergi.com/ronesans-ve-katil/) - Tarih 8 Ekim 1992’yi gösterirken İtalya’nın Viterbo şehrindeki Faggeta del Monte Cimino Ormanı, belki de ilk kez bu kadar çok misafiri aynı anda ağırlıyordu. Yaklaşık elli kişilik polis ekibi, ünlü iş adamı Stefano Conte’nin ölüm sebebini araştırmak üzere ormanın derinliklerinde inşa edilen tatil evine ilerliyordu. Baykuşlar susmuştu, ağaçlar rüzgâra direnircesine hışırdamıyordu. Orman bunca misafirden ürkmüş,
- [ÖDEŞME](https://dedektifdergi.com/odesme/) - “Şimdi silahlar konuşacak!” Faruk, titreyen elindeki tabancayı kendisine tepeden bakan hasmına nişanlamıştı. Saat gece yarısından sonra üç buçuk civarıydı. Tarlabaşı’nın ıssız ara sokaklarından birinde yere çökmüştü, sırtını yasladığı duvar sidik kokuyordu. Yediği tokat ve üzerine doğrultulmuş namlu yüzünden kendisi de biraz kaçırmış olabilirdi, bilemiyordu. Koruması Adem’in silahı yoktu, karşısındaki Kâmil ise daha önceden insan canına
- [ŞÜPHE](https://dedektifdergi.com/suphe/) - Bir yandan cep telefonuyla konuşuyor, diğer yandan teknede her şeyin mükemmel olmasına çalışıyordu. Servis elemanını yanına çağırdı. “Bu masa örtülerinin değiştirilmesini istiyorum. Daha önce şefinize söylemiştim. Neden dediklerim hemen yapılmıyor!” diye bağırdı, sonra güverteye çıktı. Semiha, otuzuncu doğum günü partisinin kusursuz olması için çabalıyordu. Ancak bu hem kendisini hem etrafındakileri strese sokuyordu. En ufak şey
- [SAVAŞ PSİKOZU](https://dedektifdergi.com/savas-psikozu/) - Uzmanlar seri katilleri yakalama konusunda büyük çaba içine girmişlerdi. Los Angeles Polis Teşkilatı’ndan Hugh Macdonald, 1940’da Identi KIT isimli icadı kullanmaya başladı. Bu alet yardımıyla yüz üzerinde burun, göz ve dudak gibi belirgin uzuvları kartlar vasıtasıyla değiştirerek doğru eşkâle ulaşılabiliyordu. Aynı yıl içerisinde Karl Landsteiner, Phillip Levine ve Alex Wiener, Rhesus (Rh faktörünün bulunduğu maymunun
- [VENEDİK'TE CİNAYET](https://dedektifdergi.com/venedikte-cinayet/) - A Haunting in Venice ya da ülkemizdeki vizyon ismiyle Venedik'te Cinayet, Kenneth Branagh’ın yönetmeni ve başrolü olduğu yeni Agatha Christie uyarlaması olarak izleyicisiyle buluştu. Doğu Ekspresi’nde Cinayet (2017) ve Nil’de Ölüm (2022) filmlerinin üçüncü devam halkası olan film 15 Eylül’de vizyona girdi. Filmin senaryosunu Michael Green kaleme alırken yapımını 20th Century Studios üstlendi. Ridley Scott’ın
- [YÜZDE 99 ÇIPLAK](https://dedektifdergi.com/yuzde-99-ciplak/) - Geçtiğimiz günlerde Dedektif Dergi'nin sosyal medya hesabında en çapkın kurgusal dedektifler sorulduğunda aklıma gelen ilk isim, çoğumuzun da aklına gelen, Mike Hammer olmuştu. Aslında bir isim daha var gibiydi ama çıkaramamıştım. Ta ki Akba Yayınları külliyatıma bakana kadar. Ah Shell Scott… Seni yaramaz şey! Ben seni nasıl hatırlamam? Savaş sonrası polisiye kurguda çok
- [CASUS EDEBİYATINDA KARAKTERLER GEÇİDİ -1](https://dedektifdergi.com/casus-edebiyatinda-karakterler-gecidi-1/) - Casus edebiyatı söz konusu olduğunda, türün hayranı sağlam bir okuyucu olsun olmasın hemen herkesin aklına tek bir karakter gelir: James Bond. Bu çok anlaşılabilir bir durum; keza Bond karakteri, konu olduğu filmler, bu filmler etrafında oluşturulan fantezi ve casusluk dünyasıyla nerdeyse özdeş hale gelmiş modern zamanların en önemli popüler kültür ikonlarından biridir. Öte yandan Bond
- [AGATHA CHRISTIE’NİN GÖLGEDE KALMIŞ DEDEKTİFİ](https://dedektifdergi.com/agatha-christienin-golgede-kalmis-dedektifi/) - ‘KALP UZMANI’ PARKER PYNE "Uzun yıllar edindiğim deneyimler bana en iyi yöntemin en basit yöntem olduğunu öğretti." Parker Pyne Polisiye okurlarının çoğu Agatha Christie’nin kurgu karakterleri Hercule Poirot ve Miss Marple karakterlerine aşinadır. Kısıtlı sayıda macerayla Agatha Christie’nin ölümsüz karakterleri arasında arka sıralarda da olsa yer bulan Parker Pyne, İngiliz polisiye okurlarının karşısına ilk olarak
- [2023 ZEHİRLİ KALEM POLİSİYE ÖYKÜ YARIŞMASI BİRİNCİSİ SERHAN OK’LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/2023-zehirli-kalem-polisiye-oyku-yarismasi-birincisi-serhan-okla-soylesi/) - Merhaba Serhan Bey, bu yılki Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü’nü kazandığınız için tebrik ederim. Öncelikle sizi tanımak istiyoruz, Serhan Ok’un hikâyesini kendisinden dinleyebilir miyiz? Kayseri’de küçük bir ilçede doğup büyüdüm. Sonrasında iyi okullarda eğitim aldım. Aslen endüstri mühendisiyim ama kendimi iyi bir mühendis saymıyorum. Şimdilerde kendim için Toplum Bilimci sıfatını daha uygun görüyorum. Sosyal bilimlere
- [HÜSEYİN HOCA’NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri-7/) - Aras Gençtürk – Tuzak Geçen yıl Kristal Kelepçe yarışmasında "Kabus" adlı romanıyla ipi göğüsleyen Aras Gençtürk'ün ikinci romanı "Tuzak". Beklenmedik bir şekilde İzmir'den İstanbul'a atanan Komiser Doruk, Emniyet Müdüründen gelen yine beklenmeyen bir teklifle karşılaşır. Köstebek olarak takip edilen bir örgüte sızacaktır. Öte yandan kendi halinde bir yaşam sürdüren, değişik duygular yaşayan ve ekonomik zorluklarla
- [MATEMATİK-POLİSİYE EDEBİYAT İLİŞKİSİ](https://dedektifdergi.com/matematik-polisiye-edebiyat-iliskisi/) - Yazarımız ÖNAY YILMAZ, bu yılki TÜYAP Kitap Fuarı'nda Aydınlık Nesiller Derneği’nin (AND) konuğu oldu. Yazarımızın izlenimlerini ve katıldığı söyleşiyi kendi kaleminden polisiyesever okurlarımızla paylaşıyoruz. Kitap Fuarında Matematik-Polisiye Edebiyat İlişkisi Üzerine Söyleşili Bir Gün Uluslararası 40’ıncı TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı’nın eski yıllardaki coşkusundan her ne kadar eser kalmasa da insanın kendisini kitapların arasında bulması, onların kokularını
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-5/) - THE GIRL FROM PLAINVILLE (2022) IMDb: 6.4 The Girl from Plainville, dijital platform Hulu’da 29 Mart-3 Mayıs 2022 tarihleri arasında ekrana gelen bir suç draması. Hikâyesi gerçek hayattan alınan dizi, Jesse Barron’un 2015 yılında Esquire’da yayımlanan makalesi kaynak alınarak uyarlandı. Kriminal sorumluluğun sınırlarını sorgulayan mini dizinin sezonu sekiz bölümden oluşuyor ve hikâyesi Massachusetts eyaletini merkez
- [YAPAY ZEKÂ](https://dedektifdergi.com/yapay-zeka/) - “Tarih kokmak” deyiminin gerçek olduğunu Tünel’deki eski hana girince anladı Profesör Murat Ünlütürk. Bu şehirde doğmuş, büyümüş, buralardan belki yüz kere geçmiş, her seferinde hayranlıkla seyretmiş ama içeri girmeyi hiç düşünmemişti. Altmış bir yıllık hayatında böylesine düşünmeden, kayıtsızca es geçtiği o kadar çok yeri vardı ki gizemli kentin. Hoş zaten İstanbul’un böyle tarih kokabilen kaç
- [KARMANIN RENGİ: TURUNCU](https://dedektifdergi.com/karmanin-rengi-turuncu/) - Dar kapısından başka aydınlık girecek yeri olmayan dükkânında tek başına gece gündüz çalışıp evini geçindiren, ellerine sinen ayakkabı yapıştırıcısını sabahın erken saatlerinde demlenmeye bıraktığı çaydan arta kalan sıcak suyla ovalayan Mahmut Usta’nın uğraşı dakikalardır sürmekteydi. Çelimsiz vücudu, içeriye basık yanakları, çıkık elmacık kemikleri, iri yosun yeşili gözleriyle bugünü de bitirmenin zaferini yaşıyor gibiydi. On yıldır
- [DURU GÜZELLİK SALONU](https://dedektifdergi.com/duru-guzellik-salonu/) - İlk deneyimim olan kayıp kızı bulma işimden sonra özel dedektifliği yürütebileceğime karar vermiştim. Birikimlerimin de suyunu çekmesiyle, emekliliğimin bir işe yaraması gerektiğini düşünmüştüm. Polis kökenli olmanın verdiği avantajla dedektiflik bürosu açmam kolay olmuştu. İzmir'in en merkezi yerinde eski bir iş hanının ikinci katında büro buldum. İki odalıydı, biraz bakım gerektirdiği için kirası düşük bir yerdi.
- [BİR EFSANE BİR CİNAYET](https://dedektifdergi.com/bir-efsane-bir-cinayet/) - KALFA YUNUS/21 Ağustos Ağustos sıcağı sanayi sitesinin metal kaplı çatılarını kızdırıyordu. Dayanılmaz bir sıcak vardı. Sam yeli dükkânların arasındaki şose yoldan ağız, burun dolduran cinsten bir toz bulutu kaldırıyordu. Köpekler bir yudum su, bir lokma öğün bulmak umuduyla başları yerde, çaresiz dolaşıyordu. O gün tek derdimiz sıcak değildi. Benim ve sanayi ahalisinin hararetini artıran başka bir
- [İPUÇLARINI TAKİP EDİN! (1)](https://dedektifdergi.com/ipuclarini-takip-edin-1/) - Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura rağmen hızını kesmeden koşmaya devam etti. Kahrolasıca şehirde, şu yok olasıca caddeden, bir tane bile taksi geçmez miydi? O lanet arabasının bozuk olmadığı günleri görebilecek miydi acaba? Telaştan telefonunu klozete düşürmeseydi, hiç olmazsa bir taksi çağırabilirdi. “Daha taksiti bitmemişti yahu...” diye inledi koşarken. Keşke son sevgilisine kızıp evdeki sabit hattı kapattırmamış
- [GECE GELEN](https://dedektifdergi.com/gece-gelen/) - Hakan Haznedar’ın gençliği, hepsi yasal çerçeveler içinde olmak üzere, başından geçen ilginç hadiselerle doluydu. Emekliliği ise yeni kariyerinin başına sardığı yeni vakalarla geçecekti. Ancak bu kez Emniyet bünyesinde çalışan bir polisten farklı olarak, biraz daha pis kokulu işler… Krimonolog Hakan Haznedar’ın sıra dışı vakalarının bugün ağızdan ağıza büyüyerek efsane halini aldığı, her efsaneleşen karakter gibi
- [OZAN ILGIN 17: İNFERNO](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-17-inferno/) - Sultanat Eyalet-Şehri’ni ortadan ikiye bölen Burgaziçi Nehri bir iç denize dökülüyordu. Marmare Nostrum isimli bu denizde Grand-ada denen bir ada vardı. Kapalı Kapılar Ardında Komünizm Partisi- KKKP devleti eski başkanlarından Vladimir İyice-eğ Lenin’in sağ kolu Levent Davidoviç Trollski, ülkesinden sınır dışı edilince Sultanat’a sığındı. Trollski, daha güvenli olacağını düşündükleri için Grand-ada'da bir köşke yerleştirildi. İvmelenen
- [KOLOKAS](https://dedektifdergi.com/kolokas/) - Kaldırımda kanlar içinde yatıyordu güvenlik görevlisi. “Pompalıyla vurmuşlar,” dedi Olay Yeri İnceleme Şubesi’nden Oktay Komiser. “Soyguncular kaçarken arkalarından mı gitmiş?” diye sordu Amirim. “Evet, anlaşıldığı kadarıyla da birini vurmayı başarmış.” “Silahı nereden bulmuş?” diye sordu Amirim. “Adamlar içeri girdiklerinde silahını almamışlar mı?” “Almışlar, uzak bir köşeye atmışlar. Biri tüfeğin dipçiğiyle kafasına vurunca kendinden geçmiş. Herifler
- [DEDEKTİF DERGİ POLİSİYE KİTAP KULÜBÜ’NDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-polisiye-kitap-kulubunde-bu-ay/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş ve toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Kendi okuma kulübümüzün ilk toplantısını geçen sayıda yayımladık, okumayanlar veya tekrar okumak isteyenler bu linkten yazıya ulaşabilirler. Şimdilik sadece Dedektif Dergi yazarlarına açık olan kulübümüze ilerleyen aylarda belki sizlerin de katılımını planlamaktayız. İkinci toplantımızda konuşmak üzere postmodern polisiye olarak tanımlanan
- [KARADENİZ DAĞLARINDA BİR HAFİYE](https://dedektifdergi.com/karadeniz-daglarinda-bir-hafiye/) - Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nin düzenlediği Kristal Kelepçe ödülleri beşinci kez sahiplerini buldu. Genç yazar Hasan Bulut’un kaleme aldığı Aynadaki Düşman, yılın en iyi polisiye romanı olarak seçildi. Herdem Yayınları tarafından, Herdem Polisiye etiketiyle okuyucuya sunulan Aynadaki Düşman’ı yayına Gencoy Sümer hazırladı. Kitabın editörü ise Emel Aslan. İlk romanı Bir İntikam Polisiyesi’yle 2017 yılında okuyucusuyla tanışan
- [RAFLARDAKİ YENİ KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/raflardaki-yeni-kitaplar-4/) - Eylülde Dört Yıl - Bir Kurtuluş Savaşı Kitabı Yazarı: Aslı Perker Yayınevi: Epsilon Yayınevi İlk Yayınlanma Tarihi: 2023 Sayfa sayısı: 376 Aslı Perker imzalı “Vakit Hazan” romanı “Eylülde Dört Yıl: Bir Kurtuluş Savaşı Kitabı” yeni adı ve baskısı ile yeniden raflardaki yerini aldı. 1918-1922 yılları arasında geçen roman, Millî Mücadele Dönemi’nde vatanın geldiği durumu ve
- [MUTLU SON](https://dedektifdergi.com/mutlu-son/) - Kalın perdelerin arasından sızan güneş yastığına kadar uzanıp seni uyandırıyor. Alarmın çalmasına hâla birkaç dakikan var. Uzun zamandır böyle deliksiz bir uyku çekmediğini düşünüyorsun. Tasasız! Odana döndün. Camı açtın; karşındaki parkta gün başlamış bile. Sokakta da… Biri ıslıkla neşeli bir türkü tutturmuş… Bildiğin bir ezgi. Çıkartmaya çalışıyorsun. Bulamadın. Elele tutuşmuş iki kız çocuğu salıncaklara yürüyor.
- [GANGSTERLER DÖNEMİ-3](https://dedektifdergi.com/gangsterler-donemi-3/) - UYARI: Bu yazı şiddet ögeleri içermektedir. 18 yaş altı okuyucular için uygun değildir. 1928'de Budd ailesiyle yakınlaşan Fish, onların güvenini kazandıktan sonra küçük kızları Grace Budd'ı, yeğeninin doğum günü eğlencesine götürmek bahanesiyle kaçırarak boş bir eve soktu. Grace'nin cesedini parçalayan Fish, bazı parçaları kaldığı pansiyona getirdi ve dokuz gün boyunca hiç dışarı çıkmadan bu parçaları
- [AVCININ AVCISI](https://dedektifdergi.com/avcinin-avcisi/) - -I- Hayvanlarımı beslemem lazım! Hem içimdekini hem de beni dört gözle bekleyen, kanlı canlı olanı. İstanbul’un sisli, puslu caddelerinde yürüyorum. Nereden çıktığı belli olmayan bir duman kaplamış ara sokakları. Soğuk bir kasım gecesindeyiz, ondan herhalde. Yağmur sonrası ana yollar ışıl ışıl parlıyor, şehrin ışıklarını yansıtıyor. Fakat asfalt emmiyor dumanı, dışarı üflüyor sanki. Köşede bucakta saklanan,
- [KEMAL AKÇAY'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/kemal-akcayla-soylesi/) - Hoş geldin sevgili Kemal Akçay. Sinemaya gönül vermiş ve bu alanda filmleri doğru anlamak için birçok farklı kanalla yol gösterici olmayı tercih eden, sinemaseverlerle sürekli bir araya gelmeye özen gösteren son derece dinamik ve üretken biri olduğunu görebiliyoruz. Seni takip etmekten büyük keyif alan, günden güne artan sinemasever bir kitlen var. Hatta ben de seni
- [ALTIN ÇAĞ’DAN GÜNÜMÜZE](https://dedektifdergi.com/altin-cagdan-gunumuze/) - “Bir dedektif öyküsünün ana ilgi alanı bir gizemin çözülmesi olmalıdır; unsurları okuyucuya açıkça sunulan bir gizem.” - Ronald Knox Polisiyenin Altın Çağı nedir? Her şeyden önce bu, bir dönemi ifade eder. Yani belli bir zaman aralığı söz konusudur. Genellikle iki Dünya savaşının arasında kalan dönemde yazılan polisiye romanlar kastedilir Altın Çağ derken. Ancak, gerçeğe biraz
- [KİRALIK KATİLLER VE FİLMLER: SİNEMADA KİRALIK KATİL TEMSİLLERİ](https://dedektifdergi.com/kiralik-katiller-ve-filmler-sinemada-kiralik-katil-temsilleri/) - Bir itirafla başlayayım yazıma: Ben küçükken kiralık katilleri çok karizmatik bulurdum ve tek başıma oynadığım bazı oyunlarda, western filmlerinden ilhamla o dönemki tabirle ‘kovboyculuk’ oynamadığım zamanlarda, bu filmlerdeki karaktere öykünerek onları canlandırırdım. Sanırım o döneme ait hatırladığım ve bana ‘kiralıkların’ karizmatik olduğunu düşündürten film Don Siegel tarafından yönetilen ve başrollerinde Lee Marvin, Angie Dickinson, John
- [NEREDE O ESKİ GÜNLER?](https://dedektifdergi.com/nerede-o-eski-gunler/) - Kıymetli Dedektif Dergi okurları merhabalar... Eskiden bir zat cemiyete girdiğinde mevcut bulunanlara selam verir, kibar bir lisanla kendini takdim ederdi. Şimdilerde öyle mi? Genç beyefendiler, hanımefendiler birbirleriyle hiç de münasip olmayan lisanlarla konuşuyorlar. Üstelik sosyal medya denilen mecrayı adabıyla kullanmaya muvaffak olamayan çok affedersiniz bazı terbiyesizler çirkin, münasebetsiz, hadsiz mesajlar, yorumlar yazıyorlar efendim. Asabileştim affedin…
- [DEDEKTİF DERGİ’NİN ÖDÜLLÜ YAZARI RAMAZAN ATLEN İLE POLİSİYE ÜZERİNE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/dedektif-derginin-odullu-yazari-ramazan-atlen-ile-polisiye-uzerine-soylesi/) - Bu sayıdaki röportaj konuğumuz, okurlarımızın polisiye öykü ve incelemelerinden yakından tanıdığı, Zehirli Kalem Ödüllü yazarımız Ramazan Atlen... Merhaba sevgili Ramazan! Yayın kurulu üyesi, editör ve yazar olarak emek verdiğin Dedektif Dergi sayfalarında seni bu kez röportaj konuğu olarak ağırlıyoruz. Okurlarımıza seni biraz daha yakından tanıtalım. Tıp doktoru olduğunu biliyoruz. Mesleğini seviyor musun? Mesleğinin yazın hayatına
- [HEY TEKO!](https://dedektifdergi.com/hey-teko/) - Rihanna’nın “Lift me up” adlı şarkısı Barbados sokaklarında yankılanıyordu. Tüm ada halkı hemşehrileri olan Rihanna ile gurur duyuyordu. Ulusal kahramanlarıydı Rihanna onların. Devlet nişanı ile ödüllendirilmişti. Caddelerde onun sesi yankılanırken Barbadoslular şarkıya dans edip tempo tutarak ayak uydurmaya çalışıyorlardı. Bunlardan biri de Tekin Karo’ydu. Barbados caddelerinde Rihanna’nın şarkılarına eşlik etmeyi her zaman severdi. “Teko” lakabıyla
- [HÜSEYİN HOCA'NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri-6/) - Hasan Bulut – Aynadaki Düşman Duru bir dille yazılmış, gereksiz ayrıntı ve sayfa doldurmaya yönelik uzatmalara girmeyen kitapları seviyorum. Hele bir de “taşra” dediğimiz İstanbul dışında bir şehrimizde geçiyorsa. Kurtuluş Savaşı sırasında sıhhıye yardımcılığı yaptığı için lakabı Sıhhıye İhsan olan baş rolümüz, Karadeniz’de köy köy dolaşarak elinden geldiğince şifa dağıtıyor. Bir köyün imamını öldürdüğü için
- [BODRUMDAKİ CESET](https://dedektifdergi.com/bodrumdaki-ceset/) - “Bekçisi filan yok muymuş bu inşaatın?” diye sordu Amirim. “Yok yahu, ne bekçisi,” diye karşılık verdi Olay Yeri İnceleme Şubesi’nden Oktay Komiser. “Uyanığın biri milletten paraları toplamış, göstermelik birkaç kat çıkmış, sonra topuk. Koydunsa bul herifi.” “Dört tane koca blok. Her birinde yüze yakın daire olmalı. Epey bir insanın canını yakmış herif.” Son nefesini çektiği
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜ’NDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay-3/) - Dedektif Dergi olarak geçtiğimiz sayılarda farklı kitap kulüplerine konuk olmuş ve toplantı notlarımızı sizlerle paylaşmıştık. Yaz tatili nedeniyle kulüp çalışmaları sona erdi, biz de neden bizim kendi okuma kulübümüz olmasın diye düşündük. Şimdilik sadece Dedektif Dergi yazarlarına açık olan kulübümüze ilerleyen aylarda belki sizlerin de katılımını planlamaktayız. İlk toplantı için Gencoy Sümer önerisiyle Brigitte Aubert’in
- [KARA FATMA'NIN SELAMI VAR](https://dedektifdergi.com/kara-fatmanin-selami-var/) - Kapı yumruklanınca irkilerek uyandı. Bütün gece pencere önünde kocasını beklemiş, sabaha karşı yorgun düşüp oturduğu çekyatta uyuya kalmıştı. Uyuşan bacaklarını ovup yalpalayarak kapıya gitti. Başından kayan çemberini, belinden düşmüş eteğini düzeltti, kapıyı açtı. “Nerdesin kız, öldün kaldın sandım vallaha!” diye içeri daldı ablası. Ağrıyan başını sardığı beyaz tülbentin altından sarı patates dilimleri görünüyordu. Yüzü kızarmıştı.
- [EĞLENCELİ BİR MACERA: HASTALIK HASTASI KİRALIK KATİL](https://dedektifdergi.com/eglenceli-bir-macera-hastalik-hastasi-kiralik-katil/) - Bir düşünün; kısa öyküler yazıyorsunuz, bu öykülerinizle ulusal ve uluslararası elliden fazla ödül alıyorsunuz… Rüya gibi değil mi? İspanyol yazar Juan Jacinto Munoz Rengel tam manasıyla bir rüyayı gerçekleştirmiş. Durun, daha bitmedi. Rengel’in bu çok ödüllü öyküleri Braille alfabesine aktarılmış ve yedi ayrı dile çevrilerek ondan fazla ülkede yayımlanmış. Bu şanslı ülkeler arasında olup olmadığımızı
- [İTALYA'DAN BİR SİYASİ POLİSİYE: FARE KRAL](https://dedektifdergi.com/italyadan-bir-siyasi-polisiye-fare-kral/) - MERHABA DEDEKTİF ZEN!... Bize derin İtalya'yı anlatan eşsiz bir polisiye rehberliğinde harika bir Umbria gezisine ne dersiniz? Karizmatik, hafiften bıkkın ama tam da vazgeçmemiş, üzerine doğu kaderciliğine benzer bir bilgelik sinmiş dedektif Aurelio Zen yaşlı annesi ile birlikte Roma'da antika eşyalar ile dolu dairesinde yaşamaktadır. Gizlice görüştüğü Amerikalı sevgilisini annesinin onaylamadığını söylemeye gerek bile yok. Emekliliğinde bu lanet şehirden ayrılıp Venedik'teki aile evine yerleşmek
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-4/) - A FRİEND OF THE FAMİLY (2022) IMDb: 7.3 NBCUniversal’a bağlı dijital yayın platformu Peacock’ta ekrana gelen, gerçek hayattan uyarlama bir suç draması. Nick Antosca imzalı mini dizinin sezonu dokuz bölümden oluşuyor. Yapımını şirketin alt kuruluşlarından Universal Content Productions üstlendi. Kadrosunda Jake Lacy, Colin Hanks, Anna Paquin, Mckenna Grace, Hendrix Yancey, Lio Tipton, Austin Stowell, Patrick
- [DEDEKTİF DERGİ YAZARLARININ EN SEVDİĞİ POLİSİYE ÖYKÜLER](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-yazarlarinin-en-sevdigi-polisiye-oykuler/) - Geçenlerde “Ustaların Seçtikleri”[i] isimli bir öykü seçkisi okuyordum. Lawrence Block bu kitabı hazırlarken polisiye gerilim yazarlarından iki hikâye seçmelerini istemiş; Yazmaktan Gurur Duyduğum Hikâye ve Yazabilmeyi İstediğim Hikâye. Yazabilmeyi istediğim hikâye ifadesi bana çok çarpıcı geldi. Kurmaca yazıyorsanız bazı zaman olur ki keşke ben yazsaydım dediğiniz bir metinle karşılaşırsınız. Kıskançlıkla hayranlığın at başı gittiği bir
- [SİNEMA TARİHİNE DAMGA VURAN EN ETKİLEYİCİ KİRALIK KATİL TEMALI FİLMLER](https://dedektifdergi.com/sinema-tarihine-damga-vuran-en-etkileyici-kiralik-katil-temali-filmler/) - Selamlar! Efsane oyuncu kadroları ve etkileyici birbirinden muhteşem senaryolarıyla kiralık katil temalı filmlerle bu sayımızı renklendirmek isterim. Hemen başlayalım: YANLIŞ NUMARA Orijinal film adı: Sorry, Wrong Number IMDB: 7,3/ 10 Tür: Dram, Gerilim, Gizem, Kara-Film Süre: 1 sa. 29 dk. Renk: Siyah, Beyaz Yapım yılı: 1948 Ülke: ABD Yönetmen: Anatole Litvak Oyuncular: Barbara Stanwyck, Burt Lancaster, Ann Richards Küçük yaşta annesini kaybedince, Leona'yı babası
- [OZAN ILGIN 16: YANGIN](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-16-yangin/) - Bir kızıl goncaya benzer dudağın dizesindeki kızılı ayrı goncayı ayrı öptünüz mü hiç? Ben öptüm. Elli yaşındaki bu adam hayatının gonca döneminde değildi. Güz gülleri açan döneminde bile değildi ama Çete Gevera’dan Hugo Çömez’e, Salvatore Ayyende’den Mustafa Kâmil Atasult’a kadar tüm devrimci liderlere öncülük etmiş bir adamdı. Önce aklıyla sevişti benle, ruhumdan öptü. Ona o
- [SERİ KATİL](https://dedektifdergi.com/seri-katil/) - Seansın başında cep telefonu çalan kadın istifini bozmadan bacak bacak üstüne atıp yanında tuttuğu Hermes marka çantasından Iphone 14’ünü çıkardı. “Kusura bakma, kapatmayı unutmuşum fakat buna bakmam lazım, kocam arıyor.” Oysa kendisine daha ilk gün, görüşmeye geldiğinde cep telefonunu kapalı tutması gerektiği söylenmişti. Halit’in yanağı seğirdi, yüzü kireç gibi oldu. Kalkıp pencerenin bir kanadını açtı,
- [RAFLARDAKİ YENİ KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/raflardaki-yeni-kitaplar-3/) - AFİLİ HAFİYE Yazarı: Murat Menteş Yayınevi: Alfa Yayıncılık İlk Yayınlanma Tarihi: 2023 Sayfa sayısı: 312 Kusursuz cinayet işle sonsuz aşkı bul! Alp Laçin O, Kayıp Şahıslar Bürosu’nda komiser. Gizli görevdeyken, cazibeli bir kadına rastlar. Küçük bir maymun, kadının fotoğrafını çeker. Eski ‘hacker’ Merih Kızıl’a göre, kadın dünyadaki 1 milyar 800 milyon kameranın hiçbirine yakalanmamıştır: “Komiserim,
- [ÖRÜMCEK](https://dedektifdergi.com/orumcek/) - Çok ilginçtir; kitabında, annesiz babasız kalınca bakımevinde büyüyen bir katil yaratan yazar Michael Morley, kimsesiz olduğundan Manchester’da bakımevinde büyümüş. TV prodüksiyonunda muhteşem bir kariyerin yanı sıra çok satan kitaplar yazmış. İngiliz televizyonundaki çok sert suç programlarından bazılarının kamera arkasında yer almış. Bu programlar sadece sınırları aşmakla kalmamış, aynı zamanda ona hem Royal Television Society hem
- [AGATHA CHRİSTİE - HAYATIN ORTASINDA ÖLÜMÜN İÇİNDEYİZ](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-hayatin-ortasinda-olumun-icindeyiz/) - “Bana iyi bir şişe zehir verin, size kusursuz cinayeti yazayım.” “Tek bir tesadüf sadece tesadüftür, iki tanesi ipucu, üç tanesi ise kanıttır.” Agatha Christie’yi tanıtırken kimisi polisiye edebiyatının kraliçesi der kimisi de klasikleşmiş bir şekilde dünyada İncil’den ve Shakespeare’in eserlerinden sonra kitapları en çok satan yazar diye bahseder. Haksız veya yanlış tabirler olduğundan değil elbette.
- [DERVİŞ](https://dedektifdergi.com/dervis/) - Bir yaz günü, güneşin tüm ışığını en sıcak ve en sarı gönderdiği gün ortasında mavi bir derenin çağıltılarla akan serin sularının yamacında sırtını bir ağaca dayamış oturuyordu Derviş. Derviş diyordu kendine ve Derviş diyordu ona onu bilenler. İlahi bir görevin yükünü taşır gibi hep omuzları çökük, beli eğik dolaşırdı. Sessizdi, yalnızdı. Kimse bilmezdi nerede oturur
- [KORKU](https://dedektifdergi.com/korku/) - Karanlık bir gecenin arkasında bekler ölüm. Yere yatırılmış bir insan vücudunun üzerine basa basa, kalın harflerle ve italik olarak yazar katilinin ismini. Sır tutmasını bilen duvarlar, açık bırakılmış pencereden sızan güneşi asla geri çevirmez. Odaya ilk gelen kişinin gölgesi olurlar, adam veya kadın, çığlığı basmasın diye. Gölge görünce insan, olması gerekenden çok daha sessiz olur
- [NİHAN APARTMANI](https://dedektifdergi.com/nihan-apartmani/) - Yıllardır bu şehrin bir parçasıyım. Beni görenler “Hala ilk günkü gibi güzel,” dese de mutlaka başka bir sıfatla tanımlamaya devam ediyorlar beni. Bakımsız, atıl, gizemli, yorgun, esrarengiz, karanlık…Ama ben bu sıfatların içinde en çok gizemliyi seviyorum. Ne de olsa bu gizem benim adımda saklı. Sahi tanışmadık değil mi sizinle? Bendeniz Nihan Apartmanı. 1900’lü yıllarda temelim
- [POLİSİN KARISI](https://dedektifdergi.com/polisin-karisi/) - Odasına girdiğimde Başkomiser ayaklarını masanın üzerinde üst üste atmış, günlük gazetesini okuyordu. “Günaydın Amirim,” dedim. Gazeteyi indirip önce kolundaki saate ardından yüzüme baktı. “Şükür kavuşturana,” dedi. “Ben de seni bekliyordum.” Duvardaki saate göz ucuyla baktım, sadece beş dakika gecikmişim. Masanın önündeki koltuklardan birine oturdum. Peşimden içeriye çaycı girdi. Başkomiserin poğaçasıyla şekersiz büyük çayını bıraktı. Başkomiser,
- [KİTAPLAR VE CESETLER](https://dedektifdergi.com/kitaplar-ve-cesetler/) - Normal şartlar altında insanlar öldükten sonra geri gelmez. Eğer geliyorlarsa bunun sadece iki açıklaması vardır: Ya zaten ölmemişlerdir ya da… Diğer seçenek biraz ürkütücü, tuhaf ve birazcık da imkânsız. Amirlerim yine en kıytırık vazifeyi bana -tabiri caizse- itelemişlerdi. Adamın biri en yakın arkadaşını öldürmüş. Üstelik bir tane kitap için. Maktul birkaç hafta önce arkadaşından bir
- [KISAS](https://dedektifdergi.com/kisas/) - Kilidine takılı anahtarlar sallanacak kadar sarsılıyordu kapı yumruklanırken. Hangi ses onu uyandırmıştı, kestiremiyordu. Var gücüyle vuranın hiddeti mi, yoksa beklenmediği bir anda ölümle karşılaşan kadının gelecekte yaşayamayacağı yılları telafi etmek istercesine isyankâr çığlığı mı? Önce kumandaya uzandı, onun için ninni yerine geçen korku filminin sesini kapattı. Sonra kapıya doğrulttu kumandayı ve üstündeki “back” tuşuna bastı.
- [GANGSTERLER DÖNEMİ-2](https://dedektifdergi.com/gangsterler-donemi-2/) - 1933’te John Dillinger bir banka soygununa karıştığında izini sürmek zor olmadı. Çünkü kendisi zaten uluslararası anlamda aranan bir suçluydu. Parmak izi bırakmamak için, parmak boğumlarını ameliyat yoluyla aldırmıştı. 1934’te polis ile girdiği çatışmada vurularak öldü. Bir tiyatro gösterisi sonunda başlayan çatışmanın ardından, ölen kişinin John Dillinger olduğunu fark eden kadınlar, yerde duran kanına mendillerini batırarak
- [KATİLİMİ BULUN](https://dedektifdergi.com/katilimi-bulun/) - Telsiz cızırtıyla çalışmaya başladığında Unkapanı’ndan Eminönü’ne doğru yol alıyorduk. Gelen bilgiye göre Gülhane Parkı’nda yaşlı bir kadın cesedi bulunmuştu. Olaya acil müdahale için bizi yönlendirmişlerdi. Aracın sirenini açıp trafiği yara yara on dakika içinde olay yerine ulaştık. Unkapanı, Eminönü, Sirkeci'deki trafik yoğunluğunu gözünüzün önüne getirirseniz bu söylediğimin ne büyük bir marifet olduğunu anlarsınız. Tabii, Hasan’ın
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜ’NDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay-2/) - Dedektif Dergi olarak Nahoş Cinayet: Suç Edebiyatı Kulübü’ne tekrar konuk olduk ve üyelerle Esra Türkekul’un Kapalıçarşı Cinayeti romanı üzerine konuştuk. Bu keyifli toplantıya geçmeden önce sizlere kısaca Nahoş Cinayet: Suç Edebiyatı Kulübü hakkında bilgi verelim. İzmir Dayanışma Akademisi (İDA) İzmir’deki “Bu Suça Ortak Olmayacağız” metnini imzalayan ve üniversitelerinden ihraç edilen akademisyenlerce kurulmuş bir platformdur. Ancak
- [PAMUK PRENSES VE YEDİ ŞÜPHELİ BİREY](https://dedektifdergi.com/pamuk-prenses-ve-yedi-supheli-birey/) - Bir varmış, bir yokmuş… Yemyeşil ulu ağaçların görkemli kollarıyla gökyüzüne uzandığı, gür şelalelerin olanca gücüyle çağıldadığı, tüm canlıların huzur ve güven içinde ömür sürdüğü uçsuz bucaksız ormanın içindeki güzeller güzeli ülkede bir Kral, bir Kraliçe ve biricik oğulları Prens yaşarmış. Ilık ve güneşli bir bahar günüymüş. Uzun yeleli beyaz atını, avucunun içi gibi bildiği ormanın
- [BAYRAMLIK ÇİKOLATALAR](https://dedektifdergi.com/bayramlik-cikolatalar/) - Merdivenleri silmeyi henüz bitirmişti. Aniden çalan zille yerinden sıçradı. Ömürlerinde özgürlükle ilk kez tanışan tutsaklar gibi küçük bedenler, saniyeler içinde ve şaşılası bir hızla açılan kapılardan sel olup dışarı akmaya başladı. Merdivenler yüzlerce adımın yüküyle az önce kendilerini pirüpak eden Bayram’a “kurtar bizi” der gibi gıcırdadılar. Çocuklardan kimi karnını bir an önce doyurma telaşıyla kantine
- [KÜP](https://dedektifdergi.com/kup/) - İnsan kendi sesini duyamazmış, biliyor musun? Daha doğrusu, başkaları gibi duyamazmış. Sesini bir gramofona kaydet ve dinle; tanıyamayacaksın… Çünkü kendi sesimiz bize eti, kemiği ve tüm o dokuları aşarak, kendi filtremizden geçerek geliyor. Ses bizim, ama onu gerçek haliyle duyamayan bir tek biziz. Sana daha ilginç bir şey söyleyeyim mi? Bence aynı şey kendi görüntümüz
- [FROM](https://dedektifdergi.com/from/) - BU KASABADAN ÇIKIŞ YOK Gerilim ve gizem dizilerinin değişmezi ormanlar içinde bir kasabamız var yine. Ancak bu kasabayı farklı kılan, hava kararınca sokaklara insanları parçalayarak öldüren insan görünümlü garip yaratıkların çıkması ve buraya bir kere gelenin bir daha geri dönememesi… Amerika’nın çeşitli yerlerinden gelen birtakım insanlar ve aileler, ıssız orman yolunda ilerlerken yola düşmüş bir
- [Kim Bu Komiser Columbo?](https://dedektifdergi.com/kim-bu-komiser-columbo/) - Ünlü Amerikan polisiye dizisi Columbo’nun baş kahramanıdır Komiser Columbo. İnce zekası, alçakgönüllü kişiliği ve dikkatli gözlem yeteneği ile izleyicilerin sevgisini kazanmıştır. Gerçek adının Frank olduğunu sıkı takipçileri bilir; 1979’da dizinin “Murder under Glass” isimli bölümünde bahsi geçer isminin. Daha sonra ismiyle anılmaz. Columbo’dur o yalnızca. Komiser Columbo, yaratıcısı olan Richard Levinson ve William Link tarafından
- [DEADLOCH](https://dedektifdergi.com/deadloch/) - KADINLARIN YÖNETTİĞİ BİR KASABADA İŞLENEN ERKEK CİNAYETLERİNE DAİR BİR TRAJİKOMEDYA Yer Avustralya’nın güneyindeki Tazmanya Adası. Deadloch isimli hayali bir kasabadayız. Belediye başkanı olan heteroseksüel kadın aynı zamanda kasabanın doktorudur. Küçücük polis karakolunun başı lezbiyen bir kadın dedektiftir ve partneri de kasabanın avukatlık eğitimi almış olan kadın veterineridir. Neden cinsiyetleri ve cinsel tercihleri ön plana çıkararak
- [PICASSO VE MONA LIZA SOYGUNU](https://dedektifdergi.com/picasso-ve-mona-liza-soygunu/) - Picasso ve Polisiye: Picasso Çetesi ve Mona Liza Soygununun Hikâyesi 22 Ağustos 1911… Sıcak bir salı sabahı muhtemelen Paris Polis Teşkilatı normal bir günde rutin işleriyle meşgul olacağını düşünürken hiç olmaz denen bir şey olur: Sanat tarihinin en ünlü ve pahalı tablosu Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sının edebi mekanı Louvre Müzesi’nden çalındığına dair bir ihbar
- [POLİSİYE MASASI](https://dedektifdergi.com/polisiye-masasi-4/) - YAPRAK ÖZ- ŞEYTAN DİSKO Dört dörtlük bir gerilim kitabı Şeytan Disko. Yaprak Öz'ün önceden okuduğum Berlinli Apartmanı'nda da bazı yerler beni germişti, ama uykusuzluktan gece bir buçukta kitabı okumaya devam edince gerim gerim gerildim, bu saatlerde okumamak daha iyiymiş. Yaprak Öz bu kitabı nasıl böyle başarılı bir şekilde yazmış olabilir? Tekrardan kaçarak, çok özgün bir
- [HÜSEYİN HOCA'NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri-5/) - Sanem Gonzalez – Şevrole Belayir Geçtiğimiz günlerde bir yerde gördüğüm bir listede yılın en iyi polisiye romanlarından biri olarak nitelendirilmişti. Açıkçası aynı fikirde değilim. Akıllıca bir kurgu oluşturulmuş. Pek çok farklı insanı bir araya bağlayan bir kurguyu kah 1960'lı yıllara dönerek, kah günümüzden takip ederek gizemi çözmeye çalıştım okurken. Muhtemelen şu ana dek yaratılan en
- [SUAT DUMAN’IN ‘1918’ SERİSİYLE İŞGAL GÜNLERİNE POLİSİYE BİR BAKIŞ](https://dedektifdergi.com/suat-dumanin-1918-serisiyle-isgal-gunlerine-polisiye-bir-bakis/) - Polisiye yazarı Suat Duman’ı POYABİR (Polisiye Yazarlar Birliği)’in üyeleri için düzenlediği çevrimiçi bilgilendirme seminerinde tanıma fırsatı buldum. O akşam her yazar gibi kitaplarını yayımlama hususunda sıkıntılarla karşılaştığını ve çıkar yolu kendi yayınevini kurmakta bulduğunu anlatmıştı. Yazar olarak karşılaştığı sıkıntıları ve tecrübelerini paylaşmış, yasal haklarımız konusunda kapsamlı bilgiler vermişti. Aylar sonra bir söyleşi videosunda 1918 roman
- [SİNEMA TARİHİNE DAMGA VURAN EN ETKİLEYİCİ DRAM - GERİLİM FİLMLERİNDEN BİRİ: TEHLİKELİ FISILTI](https://dedektifdergi.com/sinema-tarihine-damga-vuran-en-etkileyici-dram-gerilim-filmlerinden-biri-tehlikeli-fisilti/) - Orijinal film adı: The Children's Hour IMDB: 7,8/ 10 Tür: Dram, Gerilim, Romantik Süre: 1 sa. 48 dk. Renk: Siyah, Beyaz Yapım yılı: 1961 Ülke: ABD Yönetmen: William Wyler Oyuncular: Audrey Hepburn, Shirley MacLaine, James Garner Selamlar! Efsane oyuncu kadrosuyla ve gerçekten etkileyici konusuyla muhteşem bir filmle bu sayımızı renklendirmek isterim. Daha önce sizlere "Korkunç Koleksiyoncu" filminde detaylı bir şekilde bahsettiğim usta yönetmen William
- [YAMAN GAZETECİ](https://dedektifdergi.com/yaman-gazeteci/) - Başkomiserimin gür sesi bir kez daha duyulunca büroda bütün bakışlar bana çevrilmişti. Ben, biraz sonra yiyeceğim fırçayı düşünerek odaya doğru giderken diğerleri için eğlenceli dakikalar başlıyordu. -I- KİM BU CEMAL? “Tolgaaa!” Başka bir gün olsa Başkomiserimin bana bu denli bağıracağını, ismimi İstanbul Boğazı’ndan dolaşıp gelecek desibelde seslendireceğini düşünmezdim. Çok stresliydi bugünlerde. Beşliler cinayetlerinin beşinci kurbanının
- [YAPBOZ](https://dedektifdergi.com/yapboz/) - BİR EFE İLDİZ MACERASI... Mavişehir’in gözde rezidanslarından SkyHome’un her tarafı polis araçlarının mavi ve kırmızı ışıklarıyla boyalıydı. Trafik kapatılmış tüm taşıtlar alternatif güzergâhlara yönlendirilmişti. Mütevazı bir hayat süren, Türkiye’nin önemli isimlerindendi Başer ailesi. Anne Başer sekiz yıl, baba Başer ise on yıl önce kaybetmişti hayatını. Üç kardeşten en büyüğü Sevgi Başer Türkiye’de kalmış ve işleri
- [OZAN ILGIN 15: FAKİRHANE](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-15-fakirhane/) - Sultanat Eyalet-Şehri’nde üst düzey yönetimde olan birilerinin güçlerimden korkması sonucu alelade bir polise çevrilmem için suratıma nano-partikül püskürtülmüş ve bu iş için kişisel çıkarları için vatandaşların sağlığını tehlikeye atmaktan imtina etmeyen Madam Köri kullanılmıştı. Kullanışlılığı bitince tutuklanmıştı. Sade Vatandaş Partisi-SEVAP lideri ve aynı zamanda eyalet-şehir vali-başkanı İkram Papazoğlu’nun beraber yürüdüğü insanlara yaptığı temel işlemdi bu:
- [YÜZÜM KALDI TAŞ ÜSTÜNDE](https://dedektifdergi.com/yuzum-kaldi-tas-ustunde/) - Çilli kolları nemle yapış yapış, otuzlarına göz kırpan, dolgun dudaklı, güzel yüzlü bir kadın mahzenden bozma barın kapısından girdi. Dağınık kızıl saçlarını başının üstünde bir paket lastiği ile toplamıştı. İçerideki serin hava, çıplak omuzlarını ürpertti. Kaçamak içilen sigaraların dumanlarına karışmış serin, rutubetli kokuyu derhal hissetti. Kalbi garip; korkuya benzer bir duyguyla sıkıştı. Kapıda durup salona
- [ŞİRK VE İHANET](https://dedektifdergi.com/sirk-ve-ihanet/) - Saki Reyhanlı öldü. Niçe’nin dediği gibi, onu biz öldürdük. Tanrı’yı tanrı yapan nedir? Yaratması mı, hükmetmesi mi? Yaratmasıysa en-el hakk, tanrı benim; hükmetmesiyse Saki Reyhanlı, çünkü bütün Orta Anadolu’ya hükmetti. Söğüt gölgesine uzanmış bozkırı seyrediyorum. Uçsuz bucaksız. Ezelden ebede uzanıyor sanki. Tanrı’yı tanrı yapan nedir, diye düşünüyorum. Ezeli ve ebedi, Esma-ül Hüsna’ya dahil miydi bunlar?
- [DENEYİMLİ GAZETECİ / POLİSİYE YAZARI ÖNAY YILMAZ İLE KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/deneyimli-gazeteci-polisiye-yazari-onay-yilmaz-ile-keyifli-bir-soylesi/) - Bu sayıdaki röportaj konuğumuz, Dedektif Dergi okurlarının polisiye öykü ve denemelerinden aşina olduğu, deneyimli gazeteci-yazar Önay Yılmaz... Sevgili Önay Yılmaz, hoş geldiniz! Öncelikle birbiri ardına yayımlanan üç yeni kitabınız için sizi tebrik ederim. Yaklaşık altı aylık bir süreç içerisinde polisiye öykü kitaplarınız “Öğleden Sonra Cinayetleri”, “Matematik Cinayetleri” ve polisiye dışı romanınız “Cemre Düştü” okurlarla buluştu.
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-3/) - Waco (2018) IMDb: 7.9 ABD tarihinin en kanlı baskınlarından biri olan Waco Kuşatması sonucunda, 1993’te, 76 erkek, kadın ve çocuk hayatını kaybetti. Kuşatmanın hikâyesi yıllar içerisinde farklı yapımlara konu oldu. Hatta Netflix, Waco: American Apocalypse adlı belgesel dizisini 22 Mart’ta izleyiciyle buluşturdu. Ondan çok öncesinde ise olayı geniş çaplı olarak ele alan Waco dizisi 2018’de
- [BU SAYININ YAZARLARI](https://dedektifdergi.com/bu-sayinin-yazarlari-6/) - Louise Penny Louise Penny, 1 Temmuz 1958 tarihinde Ontario, Kanada'da doğan ve Armand Gamache adlı karakteri içeren polisiye romanlarıyla tanınan bir Kanadalı yazardır. Penny, yazdığı romanlarla geniş bir okuyucu kitlesi edinmiş ve çeşitli ödüller kazanmıştır. Penny'nin en ünlü romanları, Quebec'in kurgusal Three Pines kasabasında geçen dedektiflik hikayelerini anlatır. Romanları sadece suçları çözmekle kalmaz, aynı zamanda
- [RAFLARDAKİ YENİ KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/raflardaki-yeni-kitaplar-2/) - YARGICIN LİSTESİ Yazarı: John Grisham Çevirmen: Füsun Doruker Yayınevi: Remzi Kitabevi İlk Yayınlanma Tarihi: 2023 Sayfa sayısı: 352 Adli gerilim türünün en üretken yazarlarından John Grisham’ın son romanı “Yargıcın Listesi” Remzi Kitabevi etiketiyle 2023 yılına şimdiden damgasını vurdu bile. Grisham’ın Muhbir adlı romanında, Florida Adli Denetim Kurulu’nda görevli Lacy Stoltz, rüşvetçi bir yargıcı soruşturmuştu. Sonuçta
- [TUZAK](https://dedektifdergi.com/tuzak/) - Genç yazar Aras Gençtürk aldığı ödülün kendisini rehavete sokmasına izin vermiyor ve çok keyifli bir kitapla, uzun süre polisiye dünyasında olacağını bize kanıtlıyor. Genç yazar Aras Gençtürk, TÜRVAK Sinema ve Televizyon Eğitim Merkezi Spikerlik/Sunuculuk bölümünü birincilikle tamamladı. Akabinde Haliç Üniversitesi İngilizce Mütercim Tercümanlık bölümünü bitirdi. Yazmış olduğu öyküleri çeşitli antolojilerde yayımlandı. Hatta bunlardan biri
- [4. ZEHİRLİ KALEM POLİSİYE ÖYKÜ YARIŞMASI BAŞLIYOR](https://dedektifdergi.com/4-zehirli-kalem-polisiye-oyku-yarismasi-basliyor/) - Dedektif Dergi, polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımıza nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla, her yıl olduğu gibi bu yıl da “Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü” adı altında bir polisiye öykü yarışması düzenlemiştir. Ödüle katılmak için son başvuru tarihi 15/Ağustos/2023’dür. Konu serbesttir. Ancak, öyküler polisiye türünde olmak zorundadır. Gizem ve suç unsurlarını içermeli ve mutlaka mantıklı bir sonuca bağlanmalıdır. Bu
- [DEDEKTİF DERGİ KİTAP KULÜBÜ’NDE BU AY](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-kitap-kulubunde-bu-ay/) - Dedektif Dergi olarak Nahoş Cinayet: Suç Edebiyatı Kulübü’ne konuk olduk ve üyelerle Sue Grafton’un ünlü polisiye serisinin ilk kitabı Ateşin A’sı üzerine konuştuk. Bu keyifli toplantıya geçmeden önce sizlere kısaca Nahoş Cinayet: Suç Edebiyatı Kulübü hakkında bilgi verelim. İzmir Dayanışma Akademisi (İDA) İzmir’deki “Bu Suça Ortak Olmayacağız” metnini imzalayan ve üniversitelerinden ihraç edilen akademisyenlerce kurulmuş
- [TÜRKİYE’NİN İLK HOMOSEKSÜEL SERİ KATİLİ: ÇUMRA CANAVARI ABDULLAH AKSOY](https://dedektifdergi.com/turkiyenin-ilk-homoseksuel-seri-katili-cumra-canavari-abdullah-aksoy/) - Ülkemizde seri katil vakası çıkmadığına dair yaygın inanışın aksine 1960’lardan bu yana ondan fazla seri katil kayıtlara geçmiştir. Bazılarının seri cinayet tanımına uyup uymayacağı konusunda şüpheler olsa da Çumra Canavarı olarak da bilinen 1934 doğumlu Abdullah Aksoy’un işlediği cinayetler ve takip ettiği ritüeller bu olayların ciddi bir seri cinayet vakası olduğunu ispatlamaktadır. Aksoy 1962 yılında
- [POLİSİYE MASASI](https://dedektifdergi.com/polisiye-masasi-3/) - CİNAYET MÂLİKÂNESİ-SEMA FENER Sema Fener’in yeni kitabı ne yazık ki oldukça kötü bir polisiye örneği. Açıkçası birkaç saat içerisinde bitirdiğim Cinayet Malikânesi, radyo tiyatrosu havası veren hafif, kolay, hızlı tüketilebilir yapısı sebebiyle ilk başlarda hoşlanıp hoşlanmama konusunda kararsız kaldığım bir çalışma oldu öncelikle. Bunun yerini kitaptaki bir çok karakterin atışmalarını içeren bol diyaloglu yapısı sebebiyle
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani-2/) - Poker Face (2023) IMDb: 8.0 Knives Out film serisinin senaristi/yönetmeni Rian Johnson’ın hazırladığı suç ve gerilim dizisi Poker Face, 26 Ocak’ta başladığı 10 bölümlük sezonunu 9 Mart’ta tamamladı. NBCUniversal’ın dijital platformu Peacock’ta yayınlanıyor ve 2. sezon onayını aldı. Bölümlük bir antoloji drama olan Poker Face’in başrolünde Natasha Lyonne (Russian Doll, Orange is the New Black)
- [POLİSİYE EDEBİYATTA DENEYSEL BİR ROMAN GİRİŞİMİ](https://dedektifdergi.com/polisiye-edebiyatta-deneysel-bir-roman-girisimi/) - “Deneysel edebiyat, teknik ve stil açısından yeniliklere büyük ölçüde vurgu yapan ve bunlarla karakterize olan edebiyat türü, yazındır,” diyor Vikipedi. Postmodernist çizgide yazılmış romanlarına farklı bakış açıları, teknikler, dil ve biçimler ekleyip edebi ögelerle oynayan Cortazar, Calvino, Stein ve Cummings gibi yazarlar günümüzde deneysel edebiyatın güçlü kalemleridir. Türkçe karşılığı “Potansiyel Edebiyat İşçiliği” anlamına gelen OULİPO grubu
- [SARI DOSYA](https://dedektifdergi.com/sari-dosya/) - KADIN Bugün işe gelmedi. Mesaimi ofisteki boş masasına, bir türlü ilerlemek bilmeyen saate bakarak bitirdim. Bir ara evrak imzalatmak bahanesiyle müdürün odasına girip laf arasında hastalandığını öğrendim. Personel işlerindeki kızdan adresini almam zor olmadı. İki abi, bir babayla büyüdüm ben, her duruma uygun bir bahanem, bir yalanım vardır. İş arkadaşlarım öğlen yemeği için yemekhaneye koşturunca
- [Polisiye Romanda Ezberler Bozulacak](https://dedektifdergi.com/polisiye-romanda-ezberler-bozulacak/) - Daha önce kurgu dışı kitapları ile tanınan yazar ve eğitimci Çağlayan Babacan, masumları katleden bir katil ile mücadele eden ama polis olmayan ana karakterlerin maceralarını anlattığı ve Rubens’in tablosundan esinlenerek ismini verdiği ilk romanı “Masumların Katli” nden iki yıl sonra ikinci romanı “Arabulucu” ile okurlarıyla yeniden buluştu. Bu vesilesiyle Umberto Eco’dan alıntılayarak “canı roman yazmak
- [KURGUSAL DEDEKTİFLER](https://dedektifdergi.com/kurgusal-dedektifler/) - Chester Gould tarafından yaratılan, sert ve zeki polis dedektifi Tracy, ilk defa 4 Ekim 1931'de Detroit Mirror gazetesinde yayınlanan çizgi romanla hayat bulur. Gould’un yazıp çizdiği bu seri, 1977'ye kadar devam eder. Gould’dan bayrağı başka sanatçılar ve yazarlar devralsa da Tracy’nin namı korunur, hatta yürür. Tom De Haven, Gould'un Dick Tracy'sini "Aşırı derecede komik, Amerikan,
- [HÜSEYİN HOCA'NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri-4/) - Andrew Mayne - Natüralist (The Naturalist) “Natüralist”, yazar Andrew Mayne’ın okuduğum ilk kitabı. Yaptığım araştırmada detaylı biyografisine ulaşamadım açıkçası. Asıl mesleği sihirbazlık gibi görünüyor. Hatta David Copperfield ile çalışmışlığı da var. Aynı zamanda bir TV programının yıldızı ve ve çok satan bir yazar. Edgar ödüllerinde de bir adaylığı var. “Natüralist” ilginç bir roman. Bilişsel bilim
- [İŞARET](https://dedektifdergi.com/isaret/) - Eğitimci yazarlar camiasına yeni katılan bir isim Onur Dikenova. Herdem Polisiye’den okura sunulan İşaret, 2023 yılının ilk polisiye romanlarından biris ve Onur Dikenova’nın da ilk kitabı. İşaret, bir ilk roman olsa da Dedektif Dergi okurları için Onur Dikenova bildik bir isim. Yazarın polisiye öyküleri dergimizin sayfalarında çoktandır okurlarla buluşuyor ve bu başarılı hikayeler oldukça yoğun
- [GANGSTERLER DÖNEMİ-1](https://dedektifdergi.com/gangsterler-donemi-1/) - Amerika Birleşik Devletleri'ndeki "Prohibition" dönemi 1919'dan 1933'e kadar Amerika suç tarihinin altın çağıydı. ABD Anayasası Değişikliği doğrultusunda ülke çapında alkolün satılması, üretilmesi ile taşınmasının yasak olduğu bir dönem... Bu dönemin tanımlayıcı içki yasağı "Prohibition"'un yanı sıra "The Noble Experiment" olarak da bilinir. Alkol karşıtı hareketin oldukça kuvvetli baskısı altında 18 Aralık 1917'de ABD Senatosu on
- [KİM OLMAK İSTERSEN](https://dedektifdergi.com/kim-olmak-istersen/) - Akıllı bir adamdı Mert. İşinde gücünde, hesabını kitabını bilen ve monoton günleri asla sahipsiz bırakmayan, fırsat buldukça hayata da dokunabilen birisiydi. Hiçbir şeyi kadere bağlamaz, çalışıp didinmeden elde edebileceği şeylerin varlığına asla inanmazdı. Etrafını saran onca güzel kadına rağmen, ısrarla inkar ederdi hoş, beğenilesi bir adam olduğunu. Ona göre bu, mütevazilik değil, bilakis kendini doğru
- [OZAN ILGIN 14: DÜŞMAN](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-14-dusman/) - Ben Ozan Ilgın. Babamı hiç görmedim. Annemle evli kaldığı on üç aydan sonra 'Belçika’da iş buldum.’ diye çekip gittiği andan itibaren annem de görmedi. Annem de ondan birkaç yıl sonra bir fabrika yangınında yitmiş. Anneannem Cilmaya ve mavi gözlü Sibirya kurdu köpeğim Çakır’la beraber yaşıyorum. Otuz beş yaşında bir Osteogenesis Imperfecta hastasıyım. Ve 18 yaşında
- [SÜHEYLA](https://dedektifdergi.com/suheyla/) - “Bir ayda bu altıncı cinayet Başkomiserim. Bir adım bile ilerleyemeden yeni bir kurbanla karşılaşıyoruz. Nasıl çıkacağız bu işin içinden?" dedim, Olay Yeri İnceleme ekibinin itinayla gerdiği sarı şeridin altından bir yılan gibi sıyrılırken. Sıkıntılı bir ses tonuyla yanıt verdi Başkomiserim. "Bilmiyorum Ferit... Altı kadını öldürüyor ve ardında tek bir delil bırakmıyor. Nasıl çözeceğiz bu işi,
- [KÖRDÜĞÜM](https://dedektifdergi.com/kordugum/) - .1. Kapana yakalanan fareyi öldüren nefessizlik değil umutsuzluktur. Anonim. Sabaha karşı 04:37’de, nedense zınk diye uyanıverdi. Beyniyle boynu arasındaki alanda yüzlerce başıboş at, sanki bir şeylerden ürkmüş gibi çılgınca sağa sola koşturuyorlardı. Gece, hep gittiği Sahir’in meyhanesinde, yolluktan sonraki o son dubleyi içmemek için çok direnmiş ama her zamanki gibi başaramamıştı. “Alkoliksin oğlum sen,” demişti
- [KARANLIKTA BİR ÇIĞLIK](https://dedektifdergi.com/karanlikta-bir-ciglik/) - Yağmur dineceğe benzemiyordu. Sancar Solgun bir vakitler aman vermez kırkikindilerin hükmünü yürüttüğü Orta Anadolu kasabasında adamakıllı ıslanıp zatürreeye yakalandı yakalanalı orta yaş korkularının da etkisiyle sağlığını gün geçtikçe daha ziyade önemsiyor, mecbur kalmadıkça penceresini ve kapısını ıslak sokaklara açmıyor, burnunu dışarı çıkarmaktan sakınıyordu. Bahçede durmaz, ister kuru toprak ister çamur olsun çizmesiz basmaz, ağaçların gölgesinden
- [GERÇEĞİ PERDELEYEN BİR SIR](https://dedektifdergi.com/gercegi-perdeleyen-bir-sir/) - Gecenin son, sabahın ilk dakikalarıydı. Yaz etkisi kendini göstermeye başlamıştı. Hayatın ışıltısı güneşin doğuşuyla artarken müşterilerini bekleyen otellerin hummalı çalışmaları son sürat devam etmekteydi, bazıları hazırlıklarını çoktan tamamlamıştı. Fadik Otel yaza hazırdı. Sezonun ilk müşterilerini karşılamanın heyecanı, butik otelin az sayıdaki personelinin gözlerinden okunuyordu. Şık giyimli çalışanlar, otelin önüne yanaşan minibüsü coşkuyla izlediler. Araçtan inenleri,
- [AGORA MEYHANESİ](https://dedektifdergi.com/agora-meyhanesi/) - Sami temizlik görevini bitirmişti. Bugün izinli olan Mahmut’un bütün işi kendisine kalmış deyim yerindeyse canı çıkmıştı. Ekim ayının bu son günlerin de Agora Meyhanesi sakinliğini korusa da yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeyi başarıyordu. Balat’ın en eski meyhanelerinden olan Agora, Rum Kaptan Asteri’nin 1890 yılında yaptırıp sattığı ucuz şaraplarıyla ün saldığı dönemi bitirmiş, 132 yıl
- [BAŞ AĞRISI](https://dedektifdergi.com/bas-agrisi/) - Susuzluktan öleceğim galiba. Dilim damağım kurudu. Midem kazınıyor. Karnımdaki deli sancılar kafamı zorluyor. Ayaklarım gitme diyor artık, dur bir yerde, taşıyamayacağım seni daha fazla. Gövdeme ağır geliyorum. Değdi mi diye soruyor beynim, gecenin siyahından sabahın bu ayaz saatine kadar kendini sokaklarda harap etmene? Değdi mi o sıcak yataktayken sen kan çanağı gözlerinle böyle deli divane?
- [ÖLÜ ODASI](https://dedektifdergi.com/olu-odasi/) - Tutunduğum dik merdivenin tırabzanı sallanıyordu, ses çıkarmamaya gayret ederek ağır adımlarla tırmandım. Merdivenin bitimindeki odanın kapısı bir parmak aralıktı, ayağımla yavaşça ittim. Hemen arkamdan biri geliyordu. Ona aldırış etmedim. Odada duvara monte edilmiş gece lambasının sarı ışığı divanın üzerindeki kabarıklığı fark etmemi sağladı. Orada biri yatıyordu. Dönüp arkamdaki gence baktım. Elimi prize uzatmıştım, lambayı yakmak
- [ÖLÜMCÜL KADIN](https://dedektifdergi.com/olumcul-kadin/) - “Güzel miydi, diye soruyorsanız bilmiyorum. Öyle bir havası vardı ki bunu güzellik kelimesiyle tanımlayamam. Kusursuz bir yüz ya da göz kamaştıran hatları değildi mesele. Öyleleriyle çevrili etrafımız. O başka türlüydü. Büyülüydü, evet, tek kelimeyle büyülü.” “Size büyü yaptı yani?” Giray Karagüz, başını ellerinin arasına alıp ciğerlerinde biriken soluğu olanca gücüyle dışarıya verdi. Yüzünü bir anlığına
- [TÜRK DEDEKTİF](https://dedektifdergi.com/turk-dedektif/) - TÜRK DEDEKTİF – BİR ÇETİN İKMEN POLİSİYESİ BARBARA NADEL PERSEUS YAYINEVİ ÇEVİRMEN: MEHMET HARMANCI 355 SAYFA İngiliz yazar Barbara Nadel’in Türk kültürüne olan derin tutkusu ve bu topraklar hakkındaki geniş bilgisi, günümüz İstanbul’unda geçen sürükleyici bir suç dramasında ortaya çıkıyor. Nadel İngiliz olabilir ama yirmi beş yılı aşkın süredir Türkiye'yi ziyaret ediyor ve bizi
- [INTERVIEW WITH BARBARA NADEL](https://dedektifdergi.com/interview-with-barbara-nadel/) - Hello, Barbara. Thank you very much for agreeing to give an interview to Detective Magazine. First of all, we would like to get to know you a little better. Can you tell us about yourself? Hello Detective Magazine. My name is Barbara Nadel, I am British and live just outside London which was where I
- [BARBARA NADEL'LE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/barbara-nadelle-roportaj/) - Merhaba Barbara. Dedektif Dergi’ye bir röportaj vermeyi kabul ettiğiniz için size çok teşekkür ederim. Öncelikle sizi biraz yakından tanımak isteriz. Bize kendinizden söz edebilir misiniz? Merhaba Dedektif Dergi. Adım Barbara Nadel, İngilizim ve doğduğum yer olan Londra'nın hemen dışında yaşıyorum. Çocukken Londra'nın East End olarak bilinen çok hareketli bir bölgesinde yaşadım. İstanbullular için bu muhtemelen
- [BU SAYININ YAZARLARI](https://dedektifdergi.com/bu-sayinin-yazarlari-5/) - Tony Hillerman Amerikalı yazar ve gazeteci Tony Hillerman, 27 Mayıs 1925'te Oklahoma'da doğdu. Hillerman, romanlarının çoğunu Navajo Yerli Amerikanlarının yaşadığı güneybatı Amerika'da geçen polisiye türünde yazdı. İlk romanı "The Blessing Way", 1970 yılında yayınlandı ve bu eseriyle Edgar Ödülü'ne aday gösterildi. Ancak Hillerman'ın en ünlü karakterleri, Navajo polisi Joe Leaphorn ve Jim Chee, "People of
- [RAFLARDAKİ YENİ KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/raflardaki-yeni-kitaplar/) - KUSURSUZ KALINTILAR Yazarı: Helen Fields Yayınevi: Salon Yayınları İlk Yayınlanma Tarihi: 2023 Sayfa Sayısı: 464 Polisiye edebiyatın önemli isimlerinden İngiliz yazar Helen Fields’ın Detective Inspector (DI) Luc Callanach serisinin son kitabı “Kusursuz Kalıntılar” geçtiğimiz günlerde Salon Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Polis müfettişi dedektif Luc Callanach yeni çalışma ortamına tam adımını atmıştır ki kayıp Elaine
- [PELERİNLİ KADIN](https://dedektifdergi.com/pelerinli-kadin/) - Bir Sherlock Holmes Hikâyesi [1] 17. yüzyıldan 19. yüzyıl sonlarına kadar evlerde kullanılan ve konuşmanın uzun bir mesafe boyunca iletilebildiği bir boruyla birbirine bağlanan iki koniden oluşan cihaz.
- [SUPHİ VARIM SÖYLEŞİSİ: BİR POLİSİYE MEKANI OLARAK TARİHÎ İZMİR](https://dedektifdergi.com/suphi-varim-soylesisi-bir-polisiye-mekani-olarak-tarihi-izmir/) - İzmir, Türk edebiyatına pek çok ünlü sanatçı yetiştirmiş, her devriyle romanlara, öykülere başka sanat eserlerine mekân olmayı başarmış bir şehir. 21 Ocak günü Alsancak semtinin Gazi Kadınlar Sokağı’na girdiğimde heyecanlıydım. Dinleyicisi olacağım söyleşi, Pusula Sahaf desteğiyle tarihi neredeyse yüz yılı aşmış Mülkiyeliler Birliği Lokali’ndeydi.2011 yılında Konak Belediyesi’nce restorasyonu tamamlanan bina sokaktaki diğer tarihi yapılarla zaman açısından
- [YENİ ÇIKAN KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-kitaplar-4/) - İKİ KEZ ÖLEN ADAM Yazarı: Richard Osman Çevirmen: Cengiz Yücel Yayınevi: Bilgi Yayınevi İlk Yayımlanma Tarihi: Aralık2022 Sayfa sayısı: 360 Richard Osman’a “Yılın yazarı” ödülü kazandıran Perşembe Günü Cinayet Kulübü’nün devam kitabı İki Kez Ölen Adam geçtiğimiz yılın son ayında raflarda yerini aldı. Serinin ilk romanından tanıdığımız dört sevimli ihtiyar dedektif: Ron, Elizabeth, İbrahim ve Joyce
- [KİTAP KULÜBÜ](https://dedektifdergi.com/kitap-kulubu/) - YAZI ÇİZİ ÇEKİ KİTAP KULÜBÜ’NDE “BELLA’NIN ÖLÜMÜ”NÜ KONUŞUYORUZ Sevgili Dedektif Dergi okurları, bu sayıdan itibaren kitap kulüplerine misafir olarak suç edebiyatına polisiyeseverlerin gözünden bakmaya çalışacağız. 43. sayımızın konuğu Yazı Çizi Çeki Kitap Kulübü. Kulübün kıymetli katılımcıları -Ayça Turgut, Beril Erbil, Işıl Erbil, Sevil Çalıkkasap, Nilgün İleri, Medine Genç, Mustafa Tokdede, Nadire Ercan, Müge Faden Mersin,
- [HÜSEYİN HOCA'NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri-3/) - Değerli yazarımız Hüseyin Sadıç, rahatsızlığı nedeniyle ara verdiği yazılarına yeniden başladı. Kendisine, Dedektif Dergi olarak aramıza hoş geldiniz diyor, sağlıklı günler diliyoruz. Yeşim Sağ – Dilsiz Yazarı tanımıyorum. Hakkında bir bilgiye de ulaşamadım. Kadına uygulanan şiddeti konu olan pek çok roman ve öykü var. Bazıları gerçekten çok iyi kurgulanmış. Tüm dünyada var olan bu şiddet
- [TURAN CADDESİ NO: 25](https://dedektifdergi.com/turan-caddesi-no-25/) - Değişen bir şey yok hiç ölüm hariç. Aynı gökyüzü aynı keder. Behçet Aysan (Bir Eflatun Ölüm) Bu sözlerle başlıyor ‘Turan Caddesi No: 25’. Fonda Müslüm çalıyor. Hangimiz sevmedik… Poyabir’in düzenlediği 2022 Kristal Kelepçe Polisiye Edebiyat Ödülleri, roman dalı adaylarından olan ‘Turan Caddesi No: 25’ tiyatro oyunları yazan ve aynı zamanda oyunculuk da yapan Hakan Güneri’nin
- [SU TURHAN'IN İLK ROMANI: KOMİSER PAŞA](https://dedektifdergi.com/su-turhanin-ilk-romani-komiser-pasa/) - Münih Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Özel Göç Büro Amirliği kurulmuş, başına da Zeki Demirbilek getirilmiştir. Roman boyunca farklı kişiler etrafında gelişen olaylar tek bir noktada birleşecektir. Bu bakımdan romanın iki isim etrafında şekillendiğini söylemek mümkündür: ilk isim cinayetlerin etrafında cereyan ettiği Gül Güzeloğlu, ikinci isim de cinayetleri çözmeye çalışan polislerin amiri Zeki Demirbilek. Gül Güzeloğlu, Döner
- [HAKAN GÜNERİ İLE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/hakan-guneri-ile-roportaj/) - Merhaba Hakan Bey. Dedektif Dergi’ye bu sohbet fırsatını verdiğiniz için teşekkür ederiz. Biraz kendinizden bahseder misiniz? Kimdir Hakan Güneri? Öncelikle ben teşekkür ederim. Dedektif Dergi’yi takip ediyorum, takip etmeye çalışıyorum. Gerçekten çok kaliteli ve çok güzel bir süreli yayın. Benim için ufuk açıcı ve bilgilendirici oluyor. Kimdir Hakan Güneri… Hemen cevap veremediğim sorulardan birisidir bu.
- [2022 ZEHİRLİ KALEM POLİSİYE ÖYKÜ ÖDÜLÜ'NÜ KAZANAN MÜBERRA AYAN İLE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/2022-zehirli-kalem-polisiye-oyku-odulunu-kazanan-muberra-ayan-ile-roportaj/) - Merhaba. Dedektif Dergi’nin üç yıldır düzenlediği öykü yarışması Zehirli Kalem’in bu yılki birincisi, Müberra Selçuk Ayan’ın Dönüşüm adlı öyküsü oldu. Öncelikle, Dedektif Dergi ailesi olarak Müberra Hanım’ı bir kere daha tebrik ediyoruz. Hoş geldiniz Müberra Hanım. Sizinle ödül törenimizde kısa da olsa sohbet etme fırsatı yakalamıştık. O sohbet sırasında ziraat mühendisi olduğunuzdan ve yazma serüveninizden
- [KİM BU MATTHEW SCUDDER?](https://dedektifdergi.com/kim-bu-matthew-scudder/) - New York Polis Teşkilatı’ndan ayrılmış ve yanlışlıkla genç bir kızın ölümüne neden olduktan sonra ailesini terk etmiş alkolik bir eski polistir Scudder. Bir cümlede bin ah işittirir size işte böyle! Okuyucunun karşısına ilk olarak 1976 yılında, Lawrence Block’un Babaların Günahları romanında çıkar Scudder. Onu ya çok seversiniz ya da ondan nefret edersiniz. Çok sevenler bir
- [NETFLİX'DE TEKİNSİZ BİR EV: GÖZCÜ](https://dedektifdergi.com/netflixde-tekinsiz-bir-ev-gozcu/) - Korku filmlerinin en büyük yardımcıları dozunda karanlık ile etkileyici görsellikse, gerilim yapımlarının de en sıkı dostları pek çok kapıya açılabilecek bilinmezlik ve temposu hiç düşmeyen olay örgüsüdür diyebiliriz. Kendisine ikinci yolu seçmiş olan “The Watcher”, yani “Gözcü”, hikâyesini hayal gücünün engin denizleri aşan motiflerinden değil, tamamen gerçek bir olaydan almıştır. Diziye ekstra cazibe katan bu
- [OZAN ILGIN 13: TARİKAT](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-13-tarikat/) - Sultanat Duvarı ile ikiye bölünmüş olan şehrim, dünyadaki fakirlik ve zenginliğin birbirinden yüksek duvarlarla ayrılmasının bir yansımasını yaşamaktaydı. Dünyada sadece o ailede doğduğu için kraliyet yatlarında yolculuk edip, armalı ceketleri olan okullara giden çocuklar vardı. Ve dünyada sadece o ailede doğmadığı için şehrin -gecekondu-getto-çadır şehir-artık ne dersen de o isimli mahallesinde yarı aç yarı tok,
- [KURGAN](https://dedektifdergi.com/kurgan/) - Kimi yere kış yakışmaz. Ege’den, Trakya’dan herhangi bir yer seçin, eğer oraya kışı yakıştırıyorsanız tahminen çocukluğunuzda hiç oralarda bulunmadınız demektir. Kutlukhan, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Avcılar Kampüsü’nden bindiği 303A’nın arka sıralarından birinde cama alnını dayamış dışarıyı izliyordu. Silivri’ye yaklaştıkça otobüsün ön camına yapışan sivrisinekler gibi hayaline onlarca çocukluk anısı çarpıyor, kısa süre can çekişip ölüyorlardı. Özellikle bir
- [ÇATLAKLI EV](https://dedektifdergi.com/catlakli-ev/) - Neden yattığımı hatırlamıyorum ama tavandaki çatlakları gördüğüme göre yatar pozisyonda olmalıyım. Kuşa benziyor çatlak. Gagası bile var, daha önce hiç görmemiştim. Çatlaklı ev, duvarlarından sesler gelen tuhaf ev. ‘Lanetli.’ Öyle demişti biz taşınırken alt kattaki komşu. Cadı gibi bir şeydi zaten, gözleri bir tuhaf bakıyor, ağzından hiç düzgün laf çıkmıyordu. Çok kızmıştı karşı komşum Türkân
- [TESADÜFLER](https://dedektifdergi.com/tesadufler/) - Daha bilindik yerlere bütçesi yetmeyen orta direk ailelerin on günü geçemeyen tatilleri için tercih ettikleri, daha doğrusu anca edebildikleri bir sahil kasabasıydı Hoşyalı. Uzunluğu için uzun denilemeyecek kumsal boyunca omuz omuza vermiş birkaç butik otel dışında turistlere hitap edecek bir yanı da yoktu zaten. Antik dönemden bu yana sayısız kültürü harmanlamış bu topraklarda onlarca tarihi
- [ALİ, AYŞE’Yİ SEVİYOR](https://dedektifdergi.com/ali-ayseyi-seviyor/) - Tavşan kanı misali üç ince belli çayı masaya bırakan garson ocağa geri dönerken Tan, dumanı üstünde tüten bardakları isteksiz gözlerle süzdü. Sarı çizgileri olan bardağın yeteri kadar iyi yıkandığından şüpheliydi. Bu izbe mahalle kahvesinde oturmak fikrini veren Tunay olmuştu. Sabahtan beri sokaklardaydılar. Genç adam üşüyen bedenini çayının sıcaklığında ısıtmak istermiş gibi küçük bardağı iki koca
- [GÜNEŞ ALTINDA](https://dedektifdergi.com/gunes-altinda/) - Genellikle müstakil evlerde rast gelirdi böyle tuhaflıklara. Şehrin göbeğinde, önünden vızır vızır arabaların gelip geçtiği, oldukça yüksek bir apartmanın ikinci katından imdat çağrısı aldığı daha evvel hiç olmamıştı. İçeride onu neyin beklediğini az çok tahmin ettiği için, apartman girişinden itibaren burnuna çalınan rahatsız edici havayı parçalarına ayırarak kokluyordu. Yirmi yıl öncesinin modası mermer zemin en
- [ESKİ EVİN LANETİ](https://dedektifdergi.com/eski-evin-laneti/) - Şahsi doktorum, son zamanlarda sıklıkla artan göğüs ağrılarım ve çabuk yorulma, nefessiz kalma gibi şikayetlerimden ötürü kardiyolog arkadaşına yönlendirene kadar Almanya Stuttgart’ta, kendi halimde, işimde gücümde, mutlu mesut yaşıyor, kendi yağımda kavrulup gidiyordum. Bu arada adım Metin Türkoğlu. Doğma büyüme buralıyım. Rahmetli babam Almanya’ya gelen ilk kuşaktan. İlk işçi kafilesiyle buraya gelip yerleşmişler. Ben ve
- [HEKATE’NİN LANETİ!](https://dedektifdergi.com/hekatenin-laneti/) - Villa, Emirgan’da boğazı gören yüksek bir tepede inşa edilmişti. Oldukça ihtişamlı, üç katlı, dış cephesinin bir kısmı gri taşlardan oluşmuş beyaz renkli bir yapıydı. Komiser Pertev Bora, bahçesinde meyve ağaçlarının yer aldığı, çiçeklerle bezeli, yüzme havuzlu villaya girince derin bir nefes aldı. Çevresine bakındıktan sonra, herkesin hayallerini süsleyecek kadar güzel bir ev olduğunu düşündü. Binanın
- [HATA PAYI](https://dedektifdergi.com/hata-payi/) - Bu öykü gerçek bir olaydan esinlenilerek yazılmıştır... Kış Doktor Peyami, Adli Tıp’ın birinci katındaki odasından morgun önünde bekleyenleri seyrediyordu. Hükümranlığını sürdüren kış aylarına inat giydiği kısa kollu cerrahi kıyafetlerinin içinde hiç üşümüyordu. Saatine baktıktan sonra zamanın geldiğine karar verip odasından çıktı. Hızlı adımlarla alt kata inen merdivenlere yöneldi. Birkaç şifreli otomatik kapıyı geçti. Morg İhtisas
- [TEKİNSİZ MALİKÂNE](https://dedektifdergi.com/tekinsiz-malikane/) - Beykoz’un güneyinde çevre yolundan İstanbul’a otuz altı kilometre mesafedeki kırsal bir bölgede, dedesinden kalma malikânesinde yaşayan Zernişan, komşularıyla görüşmeyen, onlarla en küçük bir iletişimde bile bulunmaktan kaçınan biriydi. Hafta içi her gün Range Rover cipiyle Taksim’deki ofisine gitmek için yaklaşık elli dakika harcar, dokuz buçuk sularında ulaşır, orada akşama kadar çalışırdı. Bir ay sonra kırk
- [RUHUMU ÇALDI BENDEN](https://dedektifdergi.com/ruhumu-caldi-benden/) - -I- Cinayet İçinde Cinayet İlçenin arka mahallesinden haber vardı yine. Mimli, suç cangılı arka mahalle… İnsanı, evleri, yolları, renkleriyle tam bir cümbüş… Akdeniz’in nemli, turunç kokusu doldurur sokakları. Evlerde pişen kızartma kokularına, anason rayihası karışır. Yolda yürürken bile sarhoş olur insan. Arka mahallede olay eksik olmaz hiç. Hırlaşanlar, kavga edenler, bıçağın ucuyla birbirini dürtenler, yer
- [“MORGUE SOKAĞI CİNAYETİ” VE TEKİNSİZ EVLER](https://dedektifdergi.com/morgue-sokagi-cinayeti-ve-tekinsiz-evler/) - Edgar Allan Poe’nun 1841 yılında yayımlanmış “Morgue Sokağı Cinayeti”[1] sıklıkla ilk polisiye öykü olarak anılır ve Poe’nun bu ve takip eden iki Dupin öyküsünde polisiye türünün şablonunu ortaya koyduğu söylenir.[2] “Morgue Sokağı Cinayeti”ndeki olaylar şöyle özetlenebilir: Paris’te bir anne ve kızı vahşice öldürülmüştür ve katil kimselere görünmeden kaçmanın olası gibi durmadığı olay yerinden kaçmayı başarmıştır.
- [Tekinsiz Ev Olgusu Ve Casusluk](https://dedektifdergi.com/tekinsiz-ev-olgusu-ve-casusluk/) - Tekinsiz Bir İstihbarat Ve Casusluk Alanı Olarak Ev Freud, ‘tekinsizlik’ üzerine yazdığı Das Unheimlich[1] başlıklı çalışmasının başında linguistik bir analiz yapar. Makalesinin başlığını oluşturan unheimlich sözcüğünün Almanca’da sade, basit anlamına gelen heimlich ile yerli, tanıdık, bildik anlamına gelen heimisch sözcüklerinin zıt anlamlısı olduğunu ve bu bağlamda da tanıdık, bilindik, alışık olunmayanı ifade ettiğini söyler. Makalenin
- [SİNEMA TARİHİNE GEÇMİŞ TEKİNSİZ EV TEMALI ÜÇ FİLM](https://dedektifdergi.com/sinema-tarihine-gecmis-tekinsiz-ev-temali-uc-film/) - Freud’a göre birey aşina olduğu bir olayı tanımlayamadığı ya da ona yabancılaşmaya başladığı anda tekinsizlik oluşur. Bunun sinemadaki en güzel örnekleri, mekânı ev olarak seçilmiş filmlerdir. Olayların yaşandığı “tekinsiz ev” sadece bir mekân değil, insana ait duyguların, iyi ve kötü deneyimlerin yansıdığı, yaşayan bir atmosfer olarak karşımıza çıkar. Bu türün üç güzel örneğini sizler için
- [POLİSİYE MASASI](https://dedektifdergi.com/polisiye-masasi-2/) - BİRTAKIM CİNAYETLER / YEŞİM YÖRÜK Yeşim Yörük'ün son kitabı, kusurlarıyla bir arada yürüyen iyi bir polisiye çalışma. İlk kez okuduğum Yeşim Yörük hikâyeleri beni bol bol güldürdü. Yazarın eserin ortasına serpiştirdiği mizahı ve son derecede güzel kotarılmış cinayet hikâyeleri açıkçası Yeşim Yörük'ün polisiye ve mizahtan güzel bir kıvam tutturduğunu düşündürdü. Oldukça keyifliydi. Ancak kitabın üç
- [ULUSLARARASI SUÇ](https://dedektifdergi.com/uluslararasi-suc/) - I.Dünya Savaşı 186 milyar dolara ve 10 milyon insanın canına mal olmuştu. Birçok ülke bu savaşın neticesinde ekonomik açıdan sarsıldı. Rusya’da iç savaş başladı. Almanya’da enflasyon alıp başını gitti. İtalya’da faşizm her gün büyüyordu. Hayatta kalma mücadelesi insanları çok zorluyordu. Fransa’da Antoinette Scieri yaşlı insanları, zehirleyerek, paralarını gasp ediyordu. 1924 ile 1929 arasında yaşanacak olan
- [POLİSİYE EKRANI](https://dedektifdergi.com/polisiye-ekrani/) - The Chemistry of Death (2023) IMDb: 7.1 The Chemistry of Death, Simon Beckett’in kaleme aldığı roman serisinden uyarlanan bir polisiye drama dizisi. Dizi, prömiyerini 12 Ocak 2023’te ABD merkezli dijital yayın platformu Paramount’ta yaptı. Yayınlanan sezonu altı bölümden oluşuyor. Başrolde Penny Dreadful’da canlandırdığı Victor Frankestein karakteriyle tanınan, Stephen King uyarlaması Mr. Mercedes dizisinin başrollerinden birisini
- [BU SAYININ YAZARLARI](https://dedektifdergi.com/bu-sayinin-yazarlari-4/) - Cornell Woolrich Amerikalı roman ve kısa hikaye yazarı Cornell George Hopley Woolrich, 4 Aralık 1903’te New York'ta doğdu. Columbia Üniversitesi'ndeki eğitimini 1926 yılında yayınlanan ilk romanı "Cover Charge" üzerine yoğunlaşmasından ötürü tamamlayamadı. "Jazz Age" romanları arasında yer alan bu romanını yazarken, F. Scott Fitzgerald'ın eserlerinden ilham aldı. İkinci kısa hikayesi olan "Children of the Ritz",
- [Dedektif Dergi Yazarlarının 2022 Değerlendirmesi](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-yazarlarinin-2022-degerlendirmesi/) - YEŞİM YÖRÜK 2022 yılında okuduğum polisiye kitaplar arasında en beğendiklerim, Gencoy Sümer'in Bir Ölüm Kalım Meselesi, Funda Menekşe'nin Korona Günlerinde Cinayet, Ulaş Özkan ve Emrah Poyraz'ın Kör Kanun, Verda Pars'ın Ölüm Fısıldar Geceye, Søren Sveistrup'un Kestane Adam kitaplarıydı. Osman Aysu'nun Sır adlı romanı, usta yazarın kullandığı edebi dil ve üslubun şahaneliğine rağmen kurgusuyla beni etkileyemeyen,
- [Yapay Zeka, Yazarları İşsiz Mi Bırakacak?](https://dedektifdergi.com/yapay-zeka-yazarlari-issiz-mi-birakacak/) - Bundan yaklaşık yedi sene önce kurulan OpenAI adlı yapay zeka araştırma şirketinin ürünlerinden bir tanesi, son versiyonu ile şu sıralar sosyal medyada deprem etkisi yaratmış durumda. Bu yazıda sizlere bu üründen ve bu yazıyı kaleme alma nedenimden bahsedeceğim. Bahsi geçen bu ürün, GPT2 olarak adlandırılmaktadır. Konu ve ton cinsinden girişi ile eşleşen metin üreten bir
- [KÖR KANUN](https://dedektifdergi.com/kor-kanun/) - Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nin Kristal Kelepçe Polisiye Edebiyat Ödülleri 22 Ekim Cumartesi günü gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Poyabir’in bu sene dördüncüsünü düzenlediği yarışmaya gönderilen eserler arasında yapılan değerlendirme sonucu en iyi roman ödülü, genç yazarlar Emrah Poyraz ve Ulaş Özkan’ın birlikte kaleme aldıkları Kör Kanun isimli romana verildi. ‘Tokat’a gitmek gerek,’ demiş Mevlâna. Ülkemin her
- [POLİSİYENİN USTA VE ÖZGÜN KALEMİ, TÜRK POLİSİYE TARİHİNİN EN KÜÇÜK FIRLAMA DEDEKTİFİNİN YARATICISI ALPER CANIGÜZ'LE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/polisiyenin-usta-ve-ozgun-kalemi-turk-polisiye-tarihinin-en-kucuk-firlama-dedektifinin-yaraticisi-alper-caniguzle-soylesi/) - Fransızlar söyleyene dek ben de dâhil olmak üzere kimse polisiye yazdığımı fark etmedi. Hoş geldiniz sevgili Alper Canıgüz! Öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz… • Biraz geriden başlamak istiyorum. 1969, İstanbul doğumlusunuz. Henüz çocuk yaşta Darüşşafaka Lisesi’nde yatılı öğrencilik hayatına başlamışsınız. Neşeli, dışadönük bir çocukluk mu sizinki, sessiz, içedönük bir çocukluk mu? Nasıl
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 8: TİCARET](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror/) - Sultanat Şehri’ni batı ve doğu yakası olarak ikiye bölen Burgaziçi Nehri’nin, aynı adı taşıyan tek köprüsü, biri zenginlik diğeri fakirlikle damgalanmış iki yakayı bir araya getiremediği gibi bazen de kötü işlere sahne oluyordu. Köprünün fakir olan doğu yakası ayağının dibinde infaz edilen mafya babası Topal Kadir’e ait beş anahtarı protez ayağındaki gizli bölmede bulmuş ve
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 7: RÜŞVET](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-9/) - Gündüz hayta gibi geziyor, gece sabaha kadar bir motoru tak-sök bitiriyordum. Yanı başımda ise en sadık dostum, köpeğim Çakır. Bizi terk eden babamdan hayır çıkmayınca dedem Ozan koymuş adımı. Bana lakap takılmasına sebep olacak bir isim daha koymuş maalesef: Tangsuk. ‘Mucize, şaşırtıcı olay, olağanüstü şey’ demekmiş Türkçede. Benim gibi bir doğuştan eziğe böyle isim koyarsan,
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 6: DİRENİŞ](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-8/) - Ben polisim. Özel kuvvetler polisi. Ortağım Teğmen Âdem’den bahsetmiştim, Cillian Murphy mavisi gözlerinden, Jason Mamoa kaslarından ve Tom Hardy gülüşünden. Cılız bir ucubeyken müthiş bir amazona dönüşebilen benim gibi bir kadınla bu Âdem arasında bir kıvılcım olacak mı diye merak ediyorsunuz. Ama iş arkadaşım o benim. Böyle ilişkiler insanların işlerindeki performanslarını düşürür. Hele Teğmen Âdem
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 5: REFERANDUM](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-7/) - Ben, Tangsuk Ozan Ilgın. Adına Osteogenesis İmperfecta denilen kırılgan kemikleri yüzünden yirmi beş yaşına kadar fare gibi deliklerde saklanarak yaşamış ama yine kırılgan kemikleri sayesinde güçlü bir kahramana dönüşebilen mucize kadın. Sultanat Şehri’nde yaşıyorum. Eskiden bir imparatorluğun başkentiymiş. İsminin nereden geldiğini sorarsanız, nice sultanları atmış sırtından bu şehir, tıpkı ehlileştirilemeyen kara yağız kır yeleli bir
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 4: İHANET](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-6/) - İkram Papazoğlu şehrimizdeki belediye başkanlığı seçimlerinden SEVAP- Sade Vatandaş Partisi’nden aday olarak galip çıkmıştı. İlk icraatı Sultanat Şehri’nin AŞEBEK- Avrupa Şehir Beraberliği Komitesi’ne üyelik kabulü işlemlerini hızlandırmak oldu. Uyum yasaları gereği SSÖK- Sultanat Şehri Özel Kuvvetler ismimiz SSOK olarak değiştirildi çünkü Avrupa dilinde "ö" harfi yoktu. Ramazan, Hüsnü ve ben Tangsuk Ozan Ilgın, artık ismi
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 3: GALİBİYET](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-5/) - Bir eyalet-şehir olan Sultanat Şehri’nin S.S.Ö.K. (Sultanat Şehri Özel Kuvvetler) Organize Suçlarla Mücadele Birimi’ne atandığımda amirim Hayri Kozak’ın verdiği silah, rozet ve polis üniformasını kabul etmedim. Ne kemiklerimin doğuştan kırılgan olmasını ne de kırılıp kırılıp yeniden kaynayınca ultra-güçlü bir kadına dönüşmeyi ben istememiştim. Tek istediğim 1980’lerden kalma adetleriyle hâlâ komşusu açken tok uyuyamayan insanların yaşadığı
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 2: TANIŞMA](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-4/) - İsmim Tangsuk Ozan ılgın. Anneannemin adı Cilmaya. Düşmanımın başına vermesin diyeceğiniz bir hastalığım var. Osteogenesis Imperfecta: yaygın osteoporoz ve buna bağlı kemiklerde frajilite, kırıklar ve deformitelerle karşımıza çıkan kalıtsal bir hastalık. Kemiklerde frajilite. Yani çok hassasım. Kemiklerde deformite. Cam gibi kırılganım. Gencim güzelim diyeceğim ama değilim. Güzel görünmek istiyorum. Aynaya bakınca, Pretty Woman filminde o
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 1: BAŞLANGIÇ](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-3/) - Kendimi bildim bileli hastayım. Hiç, bir yerlerim ağrımadan uyandığımı bilmem. Bir sabah bacaklarım ağrır, diğer sabah kollarım. Ağrılarım özellikle sırtımın müdavimidir. Onlarca röntgen filmi, onlarca tetkik ve yüzlerce ilaç uygulandıktan sonra doktorların 'Bu ağrıların psikolojik' deyip eve göndermeleri kısmından bahsetmeyeceğim bile. Babamı hiç görmedim. Evli kaldığı on üç aydan sonra 'Belçika’da iş buldum.’ diye çekip
- [OZAN ILGIN - 11. BÖLÜM](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-11-bolum/) - KOMPLO MS plakalı siyah VIP mercedes minibüs Milton Burgazphorus Oteli’nin önünde durdu. Otel, İkram Papazoğlu başkan seçildiğinden beri süregelen inşaatlarla, şehrin en yüksek ve en güzel ışıklandırılmış binası olan Bel-Bil Kulesi yani Belediye Bilişim ve Enformasyon binasına karşı kıyıdan bakarak Sultanat Eyalet-Şehri’nin en güzel manzarasını seyretmekteydi. Otelin kapısında hazırol’da bekleyen valenin minibüse doğru hamle yapmasıyla
- [OZAN ILGIN BÖLÜM 9: TERÖR](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-9-teror-2/) - Sultanat Eyalet-Şehri’ndeki Belediye Bilişim ve Enformasyon Binası diğer adıyla Bel-Bil Kulesi, ortadaki kocaman bir iç avluya bakan ve balkonlar halinde daralarak yükselen katlardan oluşuyordu. Başkan yedinci kattaki odasının avluya bakan balkonuna çıktı. En yakın rakibi Cumhuriyetçi Vatandaş Partisi- CEVAP adayı İmelik Çekçek’i yenen Sade Vatandaş Partisi- SEVAP adayı İkram Papazoğlu’nun ilk belediye başkanı oluşunu kutluyorduk.
- [RAFLARDAKİ YENİ KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/raflardaki-polisiye-kitaplar/) - TABUTUMDAN BAKARKEN Yazarı: Ramazan Atlen Yayınevi: Herdem Kitap İlk Yayınlanma Tarihi: 2022 Sayfa Sayısı: 164 Dedektif Dergi yazarlarından Ramazan Atlen’in ilk öykü kitabı “Tabutumdan Bakarken” Herdem Kitap etiketiyle raflarda yerini aldı. İçinde birbirinden sürükleyici yedi hikayenin yer aldığı kitap, bizi yeni bir polisiye kahramanla tanıştırıyor: Özel Dedektif Hüseyin Kalander. Tüm öykülerde karşımıza çıkan Hüseyin Kalander,
- [2022 KRİSTAL KELEPÇE YILIN POLİSİYE ÖYKÜ KİTABI ÖDÜLÜNÜ KAZANAN REHA AVKIRAN İLE KISA BİR SOHBET](https://dedektifdergi.com/2022-kristal-kelepce-yilin-polisiye-oyku-kitabi-odulunu-kazanan-reha-avkiran-ile-kisa-bir-sohbet/) - Bu genç yaşımda böyle bir ödül almanın mutluluğunu yaşıyorum ve olgunluk çağıma geldiğimde yapabileceklerimi düşününce tüylerim diken diken oluyor. Öncelikle tebrikler sevgili Reha! Herdem Kitap tarafından 2021 yılında yayımlanmış olan “İnsanlık Hali” adlı kitabınla Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nin (POYABİR) bu yıl ilk kez verdiği Yılın Polisiye Öykü Kitabı ödülünün sahibi oldun. Neler hissediyorsun? Yarışma insanı
- [POLİSİYE MASASI](https://dedektifdergi.com/polisiye-masasi/) - Ramazan Atlen / Tabutumdan Bakarken Ramazan Atlen’in ilk kitabı Tabutumdan Bakarken, çok iyi bir hikâye kitabı. Yazar kitabını bir hikâye kitabı olarak düşünmüş, ancak aslında roman olmayı amaçlamayan bir çalışma da diyebiliriz belki. Faulkner’ın ülkemizde seneler önce ilk kez ‘Duman’, birkaç sene önce de ‘İki Hamlede Zafer’ adıyla basılan ve belki polisiye tarzı denebilecek eserinde
- [KÜLEKÇİ, KÜLEKLERİN İÇİ DOLU MU?](https://dedektifdergi.com/kulekci-kuleklerin-ici-dolu-mu/) - Ayşe güzel bir genç kız. Ali'yle tanışıyor bir gün. Ali çok da yakışıklı değil. Değil de... Ayşe çekiliyor nedense ona. Tabii ki başta Ali düşüyor kumral Ayşe'nin peşine. Ayşe ne yapsın? Biraz naz, göz süzme... Ali’nin ısrarları sonunda yelkenleri suya iniyor Ayşe'nin. Sonunda he diyor Ayşe, bugün de ilk günleri. Resmi olarak artık sevgililer. Ali
- [FİLMLER VE DİZİLER...](https://dedektifdergi.com/filmler-ve-diziler/) - INSIDE MAN IMDB: 6.6 Inside Man, Steven Moffat imzalı, dört bölümlük bir suç-gerilim televizyon dizisi. Dizinin prömiyeri 26 Eylül 2022'de İngiliz BBC One kanalında yapıldı. ABD'de ise Netflix’te 31 Ekim 2022'de yayınlandı. Başrolde Broadchurch'te Alec Hardy ve Doctor Who rolleriyle yakından tanıdığımız David Tennant var. Tennant’a Stanley Tucci, Dolly Wells ve Lydia West eşlik ediyor.
- [SOSYALİST ABİMLE POLİSİYE EDEBİYAT ÜZERİNE LAKIRDI - 3](https://dedektifdergi.com/sosyalist-abimle-polisiye-edebiyat-uzerine-lakirdi-3/) - Sosyalist abimle yeniden Beyoğlu Cumhuriyet Meyhanesi’nde buluştuğumuzda oldukça keyifsizdi. “Bak güzel kardeşim, bana bu akşam lütfen abidik gubidik konularla gelme, hiç havamda değilim,” deyip kestirip attı ve garsona seslenerek, “Rasim oğlum sen bize bir 70’lik Atamızınkinden bırakıver masaya, içim yandı,” dedi. Abimin göbeği giderek büyüyor, şeker ve tansiyonda ona paralel olarak yüksek seyrediyordu. Böyle devam
- [BOŞ ÇERÇEVE](https://dedektifdergi.com/bos-cerceve/) - İzmir’in yaz sıcağında eridiği gecelerden biriydi. Kışın toz girmesin diye sıkı sıkı kapanan pencereler açık, günlerdir bir parça esintiye hasret perdeler kıpırtısız sabahı beklemekteydi. İlk sahibini kahrından öldürecek kadar parlak jantları, üçüncü sanayideki usta ellerde yenilenmiş boyası, ön tamponu yere değecek kadar indirilmiş kaportasıyla yeşil bir Doğan L sokağın başında göründü. Meçhul yolcuları farları kapatmış
- [KÖYÜN DELİSİ](https://dedektifdergi.com/koyun-delisi/) - Mehmet kendisini bildi bileli hem öksüz hem de yetimdi. Yirmi iki yaşında olduğu söyleniyordu. Onu taşlayan, “Pis!” diye bağıran köylülerin ne demek istediğini bir türlü anlamıyordu. Kendince temiz bir insandı. Bir tek köyün öğretmeni Meltem ve İmam Ahmet saçını okşayıp onunla konuşuyorlardı. Yemek veren komşular onu sofralarına kabul etmiyorlardı. Babasından kalan eve Sacit dayısı ve
- [SARI KÖPEK VE GEORGES SİMENON](https://dedektifdergi.com/sari-kopek-ve-georges-simenon/) - Rivayete göre Simenon, o kadar hızlı yazarmış ki bir gün kahvaltıdan sonra karısına "Yahu benim canım çok sıkılıyor, ne yapsam ki bugün?" dediğinde karısı ona "E otur bari bir kitap yaz," demiş. O da bezgin bir sesle, "Ee, öğleden sonra ne yapacağım o zaman?" cevabını vermiş. Bu hızı özel hayatına da yansımış, hayatı boyunca yaklaşık
- [ÖLÜM ÇIKMAZI](https://dedektifdergi.com/olum-cikmazi/) - 60 ve 70’li yıllar polisiye çevirileri açısından bereketli zamanlarmış. Günümüzde çokça tanınan yazarların gençlik eserlerinden tutun, hiç bilinmeyen hazine değerinde kurmacalara dek her şeye rastlanabiliyor tozlu raflarda. Ölüm Çıkmazı da bunlardan biri. Kitabın yazarı Lawrence Block yüzden fazla esere imza atmış, polisiye yazınına unutulmaz karakterler armağan etmiş bir polisiye üstadı. İlk dönem romanlarından biri olan
- [ÇOCUKLAR İÇİN DEDEKTİF KİTAPLARI YAZAN BİR TİYATROCU: ÖZGÜR ÖZGÜLGÜN](https://dedektifdergi.com/cocuklar-icin-dedektif-kitaplari-yazan-bir-tiyatrocu-ozgur-ozgulgun/) - Söyleşi isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz Özgür Bey. Hoş geldiniz. Öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz? Selamlar... Öğrenim hayatım boyunca İstanbul’da okudum. Tiyatro bölümü mezunuyum ve mezun olduğumdan beri mesleğimi yapıyorum. Ben profesyonel bir tiyatro oyuncusuyum. Her yıl mutlaka bir özel prodüksiyonun içinde oyuncu, yönetmen ya da yazar olarak bulunuyorum. Sanatın içinde olmak bir şeyler
- [2022 KRİSTAL KELEPÇE EN İYİ İLK ROMAN ÖDÜLÜNÜ KAZANAN ARAS GENÇTÜRK'LE KISA BİR SOHBET](https://dedektifdergi.com/2022-kristal-kelepce-en-iyi-ilk-roman-odulunu-kazanan-aras-gencturkle-kisa-bir-sohbet/) - Sevgili Aras öncelikle Kristal Kelepçe ödüllerinde kazanmış olduğun ödülden dolayı seni tebrik ederiz. Kristal Kelepçe ödülünü kazandığını öğrendiğin anki duygularını bizimle paylaşabilir misin? Teşekkür ederim. Muhteşem bir duyguydu. Oldukça heyecanlıydım. Nişanlımın elini biraz sıkmış olabilirim. Adım söylendiği an içimden ‘başarmışım’ dedim. ‘Okunmuş ve beğenilmiş.’ Bu da, tıpkı ödülü alırken söylediğim gibi, benim için en büyük
- [2022 KRİSTAL KELEPÇE EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜNÜ KAZANAN ULAŞ ÖZKAN VE EMRAH POYRAZ’LA KISA BİR SOHBET](https://dedektifdergi.com/2022-kristal-kelepce-en-iyi-roman-odulunu-kazanan-ulas-ozkan-ve-emrah-poyrazla-kisa-bir-sohbet/) - Hani akıllı telefonunuzun ekranında dijital fotoğrafı iki parmağınızla büyütüp kalabalığın içinde tanıdığınız biri var mı diye bakarsınız. Bence romanlar, tıpkı büyütüp baktığınız o görüntüler gibi kurgusal karakterlerin hayatları üzerine yazılmış tiyatro sahneleridir. O kişiyi bir kere tanıdıktan sonra sizin için kalabalığın arasındaki herhangi bir kişi değildir artık. Onun hikayesini anlatmak bir nevi boynunuzun borcudur. Canım
- [OZAN ILGIN 12: KAÇIŞ](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-12-kacis/) - Sultanat Eyalet-Şehri’nin gözbebeği olan Burgaziçi Nehri kıyısındaki Milton Burgazphorus Oteli’nde gerçekleşen patlama, 85 ölü ve 128 yaralıyı arkasında bırakarak şehre damgasını vurdu. Nehrin doğu kıyısında bulunan şaşaa ve lüksten nasibini alamamış mahalleler boşaltılıp arazileri Savdi Akrepistan Krallığı’na peşkeş çekildikten sonra MERKEZ-SULTANAT tabelası konarak insan boyunu aşan duvarlarla çevrildi. Fakir semtin zengin semt haline getirmenin ihalesi,
- [ÖLÜLER ÜŞÜMEZ](https://dedektifdergi.com/oluler-usumez/) - 1. O sene şehrin semalarına çöken karabulutlar, camilerin ayakkabılıklarındaki kırk iki numaralı ayakkabılara dadanan hırsızlar, binaların çatılarını gagalarıyla delen büyük martılar, bet sesleriyle sabah sabah işe gidenlerin yüreğini tırmalayan kuzgunlar; parklar ve bahçelerde, deniz kenarında boylu boyunca uzanan kayalıkların kuytularında merhamet bekleyen evsizler ve berduşlar, kuduz köpekler, dişini gösterip havlayan ama ısırmayan uyuz köpekler, yatak
- [YENİ YIL ÇORBASI](https://dedektifdergi.com/yeni-yil-corbasi/) - Çorba mı içsem? ‘Üzüntünü alır,’ derdi annem. Alır ya hem de nasıl alır, hele bir de annem pişirmişse. Şöyle bol sarımsaklı, nohutlu, acılı tarhana çorbası. Üzerine kuru ekmekleri dolduracaksın tadından yenmez. Şimdilerde ‘kuruton mu kiriton mu’ öyle bir şey diyorlar gevurca, aslı doğranıp kurutulmuş ekmek bildiğin. Bayat ekmeklerle bir de ekmek balığı yapardı annem, sevinçten
- [YENİ YIL HEDİYESİ](https://dedektifdergi.com/yeni-yil-hediyesi/) - Yataktaki adama nefretle baktı. “Tanıdın mı beni?” diye sordu. İki bileğinden yatak başlığına kelepçeli adam çırpındı. Çıplaktı. “Bu da fantezinin bir parçası mı?” diye sordu. “Çok tahrik edici. Hadi soyun da gel yanıma.” “Hayır,” dedi deri kıyafetli, file çoraplı, kızıl saçlı genç kadın. Elindeki kırbacı bir kere şaklattı. Kenara fırlattı. “Oyun bitti.” Adam şaşkındı. İçinde
- [GİRDAP](https://dedektifdergi.com/girdap/) - Sabah kahvaltımın başına yeni oturmuştum. Sahanda sucuklu yumurta, çilek reçeli, kaşar peyniri, dilimlenmiş domates, yeşil sivri biber, salatalık, yeşil ve siyah zeytinden oluşan kahvaltımın tam tadını çıkarmaya çalıştığım sırada, -ki, en sevdiğim zamandı bu - sofra keyfimin içine eden kapı zili çalınca, "Tam da zamanıydı!" dedim hoşnutsuzca. Daha yeni bir iki yudum aldığım çay bardağını
- [MÜKEMMEL CİNAYET](https://dedektifdergi.com/mukemmel-cinayet/) - Adli Bilimdeki Gelişmeler Adlî bilim ile ilgili gelişim süreci devam etmekteydi. Charles E. Waire Amerika’da 1850 yılından itibaren üretilen tüm silahların kayıtlarını çıkartarak büyük bir arşivin oluşmasına katkı sağladı. Silahların üretim tarihi, kalibresi ve seri numarası gibi birçok kategorilerini listelemeyi başardı. Waire’nin tespitlerine göre, hiçbir tabanca diğeriyle benzeşmemekteydi. Böylece olay yerinde bulunan kovanlar sayesinde bu
- [NOEL BABA’YI KİM ÖLDÜRDÜ?](https://dedektifdergi.com/noel-babayi-kim-oldurdu/) - Çoğumuzun bildiği üzere Noel, Hristiyanlar tarafından "kurtarıcı Mesih" olarak kabul edilen Hz.İsa'nın doğum gününün geleneksel olarak kutlandığı bayramdır. Noel bayramının temelinde antik çağlardan beri kutlanan pagan ve Roma kış festivalleri olan Yule ve Saturnalia bayramları vardır. Roma İmparatorluğu döneminde, Hristiyanlar yerel halkın bu dini daha kolay benimsemesi için pagan bayramlarını dini bir bayram olarak kutlamaya
- [JOHN LE CARRE, IAN FLEMING’E VEYA GEORGE SMILEY, JAMES BOND’A KARŞI: CASUSLAR DÜNYASINDA GERÇEK VE FANTEZİ](https://dedektifdergi.com/john-le-carre-ian-fleminge-veya-george-smiley-james-bonda-karsi-casuslar-dunyasinda-gercek-ve-fantezi/) - Casus edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük yazarı John Le Carre (gerçek adıyla David John Moore Cornwell) vefat edeli neredeyse iki yıl oluyor. Ölümünden sonra yayınlanan son romanı Silverview ile birlikte 60 yıllık yazı serüveni boyunca 26 roman yazan Le Carre ile ilk tanışıklığım TRT’de Köstebek adıyla gösterilen BBC yapımı mini dizi Tinker, Tailor, Soldier, Spy
- [Hayatın Karanlık Yüzüne Tutulan Ayna: İstanbul Karası](https://dedektifdergi.com/hayatin-karanlik-yuzune-tutulan-ayna-istanbul-karasi/) - Güneş ışıklarını üzerimizden çekmeye başladığında gün yüzüne çıkıyor karanlık dünya. Hava kararıp gece çöktüğünde İstanbul’un izbe sokaklarında insanoğlu içindeki kötülüğü salıveriyor karanlıklara. Bir madalyonun iki yüzü gibi gündüz ve gece, ak ve kara, iyilik ve kötülük zıtlıkları bir arada barındırıyor şehr-i İstanbul. Tıpkı insanoğlu gibi sevgi, nefret, özlem, hasret, ihtişam, yalnızlık tüm duygularıyla yaşayan ve
- [CAM KIRIKLARI](https://dedektifdergi.com/cam-kiriklari/) - Filiz ojeli ayak parmaklarının ucuna basarak on santim kadar yükseldi, girişteki duvara monte edilmiş ecza dolabından sargı bezi, tentürdiyot, bir de küçük makas aldı. Tentürdiyot denilen taş devrinden kalma, anneannemin annem küçükken yaralandığı zamanlar kullandığı, canını fena acıttığını söylediği meret hâlâ hayatta mıydı? Filiz hayretimi tınmadı, siyah ojeli el parmaklarına demir makası geçirip sargı bezini
- [CEZA ALMAMIŞ BİR PEDOFİLİ VAKASININ GERÇEK HİKAYESİ:A FRIEND OF THE FAMILY](https://dedektifdergi.com/ceza-almamis-bir-pedofili-vakasinin-gercek-hikayesia-friend-of-the-family/) - Dizinin künyesi: A Friend of the Family Başroller: Jake Lacy,Colin Hanks, Lio Tipton Sezon: 1 sezon, 9 bölüm, 2022 Yazan: Nick Antosca Uyarlandığı kitap: Stolen Innocence- The Jan Broberg Story Yayınlandığı platform: Peacock (Dünyada) beINCONNECT (Türkiye'de) IMDb puanı: 7.4 Gülmeyin. Şaşırmayın. Aman sakın ha kınamayın. 1970’lerin sonu. Star Wars filmleri ve UFO haberleri havada uçuşuyor.
- [YABANCI POLİSİYE HİKÂYE DERLEMELERİ](https://dedektifdergi.com/yabanci-polisiye-hikaye-derlemeleri/) - Polisiye öykü yazmanın polisiye roman yazmaya kıyasla daha az kelimeyle, kısıtlı bir sayfa sayısı içinde, başı sonu belli, kurgusu sağlam, tatmin edici bir muamma içeren, sürpriz sonlu bir hikâye anlatmayı becermek gibi zorlukları vardır. Bu bakımdan iyi yazılmış bir suç öyküsünü okumak, bambaşka -hatta romana kıyasla daha yoğun- bir keyif verir insana. Farklı yazarların öykülerini
- [MELİH GÜNAYDIN'LA RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/melih-gunaydinla-roportaj/) - MELİH GÜNAYDIN'LA RÖPORTAJ -Merhaba Melih Bey. Öncelikle söyleşi isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Yazarlık yolculuğunuz nasıl başladı, polisiye yazmaya nasıl karar verdiniz? Uzun süredir keyifle okuduğum Dedektif Dergi’de bana yer ayırdığınız için teşekkür ederim. Yayıncılık sektörünün sekteye uğradığı bu zor günlerde üstlendiğiniz sorumluluğuysa ayrıca takdir ediyorum. Bankacılıkla başlayan kariyerim gazetecilikle
- [AYŞE ERBULAK, NORVEÇ POLİSİYE FESTİVALİ'NE KATILDI](https://dedektifdergi.com/ayse-erbulak-norvec-polisiye-festivaline-katildi/) - Dedektif Dergi yazarlarımızdan Türk Polisiyesinin Kraliçesi Ayşe Erbulak, geçtiğimiz günlerde Norveç’te yapılan Trondheim Polisiye Festivali'nde (Trondheim Krim Festval) ülkemizi ilk ve tek Türk polisiye yazarı olarak temsil etti. Norveç’in en eski ve üçüncü büyük şehri Trondheim’de yapılan geleneksel polisiye festivalinde Ayşe Erbulak, hem Norveççe-Türkçe çevirileriyle hem de şimdiye kadar yazdığı 7 polisiye kitapla katıldı ve
- [Gelişen Teknoloji Hakkında Bilgi: Gelişen Teknoloji Polisiye Edebiyatını ve Okurunu Nasıl Etkiledi?](https://dedektifdergi.com/gelisen-teknoloji-hakkinda-bilgi-gelisen-teknoloji-polisiye-edebiyatini-ve-okurunu-nasil-etkiledi/) - İnsanların sosyal medyada 149 harf ile çok ağır felsefeler yapabildiği bir ortamda, yüzlerce sayfalık bir roman nasıl okunabilirliğini korur? Twitter, Facebook ve daha bir çok sosyal medya uygulaması artık hayatımızın her anında. Akıllı telefon denilen ve avuç içimize dahi sığabilen cihazlar, gerçek dünyayla olan ilişkimizi günden güne sınırlarken, o ufacık ekranlarından açılan sanal dünya ile
- [UZAY ÜSSÜ ALFA'DA CİNAYET](https://dedektifdergi.com/uzay-ussu-alfada-cinayet/) - UZAY ÜSSÜ ALFA’DA CİNAYET “Retina taraması için lütfen yaklaşın.” Genç adam gözünü alete yaklaştırdı ve tarama sonucunu sabırla bekledi. Kimlik bilgilerinin bilgisayar tarafından yüksek sesle okunması her zamanki gibi onu rahatsız etmişti. İstemsizce etrafına baktı. “Orkun Kaya, Koloni Dedektifi, B sınıfı.” Bilgisayarın ekranındaki yükleme üçgeni kendi etrafında dönerken çevresindeki kalabalıktan yaptığı işi duyanların onu
- [Bir Kan Davası Hikayesi̇: Ziddiygacuk Vakası | Ti̇lda ve Di̇ğerleri̇ | 4](https://dedektifdergi.com/ziddiygacuk-vakasi/) - Dedektiflik hikayelerimizde bu sefer bir kan davası hikayesi ve Çingene kadınların hikayesi birbiriyle iç içe geçmiş durumda gözler önüne seriliyor. Bir yandan Mehmet memleketinden gelen kan davalılarla başı neden dertte? Ve bir sürü genç kadın neden uyuşturucu batağına saplanmış ama aynı zamanda hamile olarak hastaneye başvuruyorlar? Tilda ve diğerlerinde heyecan yine zirvede… Polisiye Hikaye/Tilda ve
- [POLİSİYE MUHARRİRLERİ CEMİYETİ TOPLANDI](https://dedektifdergi.com/polisiye-muharrirler-cemiyeti-toplandi/) - Ben, meşhur seyyah Benliya Çelebi, İstanbul namlı şehr-ül şehre bu kaçıncı gelişimdi hatırlamıyordum. Bu sefer POE-YA-BİR isimli Polisiye Muharrirler Birliği teşekkülünün 5. Tabii meclis toplantısına nail olmak üzere gelmiş bulunmaktaydım. Steve Zanaatler namlı gayrimüslim şahsın bütün dünya alemini kasıp kavuran icadı Kamer-fon’uma bulutlardan yağdırdığım UBER denen zımbırtı sayesinde Kadıköyünden Ortaköyüne geçmek üzere Kayıkçı Hamdi Efendi
- [Yolculuk Hikayeleri: Son Durak](https://dedektifdergi.com/son-durak/) - Polisiye Hikaye 1 Aynanın karşısına geçip, kravatını ve yeleğini düzeltti. Gömleğinin buruşmuş yakalarını el yordamıyla kıvırarak kıravatının üzerinden tekrar katladı. Aynaya eğilip, soğuktan çatlamış dudaklarını sıcak suyla ıslattıktan sonra lavobaya sertçe sümkürdü. Orta yaşlara yakınlaşan Aydın, hala yakışıklılığını koruyordu. Saçları, yaşıtlarına göre erken dökülmüştü, hepsi o. Kolundaki saatine bakınca zamanının daraldığını anladı. Tozlanan pantolonunun paçalarını
- [HERCULE POIROT VE ART DECONUN DAYANILMAZ CAZİBESİ](https://dedektifdergi.com/hercule-poirot-ve-art-deconun-dayanilmaz-cazibesi/) - HERCULE POIROT VE ART DECONUN DAYANILMAZ CAZİBESİ Hercule Poirot, İngiltere’deki yaşamının büyük bölümünü Londra’da geçirdi. Myfair’de bir apartman katında oturdu. Ama onun dışında, İngiltere’ye ilk geldiği yıllarda ve yaşamının bir döneminde İngiliz kırsalında kaldığını da biliyoruz. 1916 yılında vatanı Belçika’dan ayrılıp Birleşik Krallık’a iltica eden Poirot, İngiltere’nin güneyindeki bir köye yerleştirildi. Yaşadığı yer hakkında fazla
- [KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE TOPLUM BASKISINI KONU ALAN, SİNEMA TARİHİNE İZ BIRAKMIŞ DÖRT MUHTEŞEM FİLM](https://dedektifdergi.com/kadina-yonelik-siddet-ve-toplum-baskisini-konu-alan-sinema-tarihine-iz-birakmis-dort-muhtesem-film/) - KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE TOPLUM BASKISINI KONU ALAN, SİNEMA TARİHİNE İZ BIRAKMIŞ DÖRT MUHTEŞEM FİLM Haberleri izlemek ne yazık ki ülkemizde hiçbir zaman keyif vermedi, vermeyecek gibi de. Her gün adeta şiddetle beslenen gündemi takip etmek oldukça üzücü bir hal aldı. Dayak, eziyet, psikolojik şiddet, cinayet, yaralama… Toplumun bir gerçeği haline gelen kadına yönelik şiddet,
- [BİTMEYEN HİKÂYE: KADINA ŞİDDET](https://dedektifdergi.com/bitmeyen-hikaye-kadina-siddet/) - BİTMEYEN HİKÂYE: KADINA ŞİDDET Naciye, titreyen ellerini önü zor kapanan eski mantosunun cebine soktu. ‘Nasıl da esiyor burası,’ diye düşünürken soğuğun iliklerine işlediğini hissetti. Artık soğuk muydu onu bu kadar titreten yoksa sabahleyin kocasından yediği tokat mı bilinmez, üşüyordu işte. ‘Ne o? Çay suyu geç kaynamış. Bütün kabahati buydu işte. Beyefendi, sanki işe yetişecekmiş gibi
- [KADINA YÖNELİK ŞİDDET AÇISINDAN TÜRK SİNEMASINA KISA BİR BAKIŞ](https://dedektifdergi.com/kadina-yonelik-siddet-acisindan-turk-sinemasina-kisa-bir-bakis/) - KADINA YÖNELİK ŞİDDET AÇISINDAN TÜRK SİNEMASINA KISA BİR BAKIŞ Çenesine yumruk attı, kafa vurdu, burun kırdı, soluğunu kesercesine boğazını sıktı, ayağını ileri doğru fırlatıp karnına yapıştırdı, zangır zangır titretip üzerine sövüp saydı… Ben bunları yazarken ya da siz bu saydıklarımı okurken zihnimizin masa üstünde hemen o portre belirdi. Ağzından kanlar süzülen, çenesi morarmış, kaşı patlamış:
- [KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURACAĞIZ PLATFORMUNDAN MELEK ÖNDER'LE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformundan-melek-onderle-roportaj/) - "Mücadelemiz tüm eşitsizliklerin ortadan kalkması için." Öncelikle söyleşi isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz melek Hanım. Dedektif Dergi okurları için kısaca Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan bahsedebilir misiniz? Ne zaman kuruldu, amacı ve sorumluluk kapsamı nedir? Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu 2012 yılında kuruldu. Aslında dernek ismimiz politik olarak hedefimizi de net olarak ortaya koyuyor. Ülkemizde kadınların yaşadıklarını
- [KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE AYRIMCILIK: KISA BİR GENEL ÇERÇEVE](https://dedektifdergi.com/kadina-yonelik-siddet-ve-ayrimcilik-kisa-bir-genel-cerceve/) - Başlarken[1] şunu söylememe izin verin, bağıra bağıra okuyun bu cümleyi: 2022 yılında Ekim ayına kadar 313, sadece Eylül ayında 26 kadın öldürüldü.[2] Bu sayıya şüpheli ölümler, ölümle sonuçlanmamış şiddet eylemleri, şikayet edilememiş veya şikayet etmesine rağmen barıştırılıp celladı ile evine gönderilmiş olanlar dahil değil. Bu sayıya cinsel saldırıya maruz kalmış çocuklar dahil değil… Kadına, çocuğa,
- [YENİ ÇIKAN KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-kitaplar-3/) - ÖLÜM ELBİSESİ Yazarı: Donna Lean Çevirmen: Bige Turan Zourbakis Yayınevi: Ayrıksı Kitap İlk Yayınlanma Tarihi: 2022 Sayfa Sayısı: 352 Baş kahramanı Komiser Guido Brunetti olan polisiye roman serisiyle tanınan ünlü yazar Donna Lean’in yeni kitabı “Ölüm Elbisesi” bizi yazarla ilk defa tanıştıran Ayrıksı Kitap etiketiyle raflarda yerini aldı. Yazar, Operada Cinayet ile en iyi polisiye
- [SAVAŞ YILLARININ KARMAŞASINDA SERİ KATİLLER](https://dedektifdergi.com/savas-yillarinin-karmasasinda-seri-katiller/) - Almanya askerî gücünü arttırmış, buna karşın Fransa Rusya ile ittifak kurmuştu. 28 Haziran 1914'te Gavrilo Princip isimli bir Sırp milliyetçisinin Arşidük Franz Ferdinand'ı öldürmesi I. Dünya Savaşı'nı başlatan kıvılcım oldu. Bu olaydan Sırbistan'ı sorumlu tutan Avusturya-Macaristan, 27 Temmuz 1914'te Sırbistan'ı işgal etti. Rusya, Sırbistan'ı destekleyince Almanya, Avusturya-Macaristan'ın yandaşı olarak Rusya'ya savaş ilan etti; Fransa da
- [FİLM VE DİZİ ÖNERİLERİ](https://dedektifdergi.com/film-ve-dizi-onerileri-3/) - RESIDENT ALIEN (2021) IMDB: 8.1 Senaryosunu Chris Sheridan’ın kaleme aldığı, polisiye unsurlar da içeren bir bilim kurgu dizisi Resident Alien. Yapımcılığını Chris Sheridan, Mike Richardson, Keith Goldberg, Justin Falvey ve Darryl Frank üstleniyor. Daha önce Dark Horse etiketiyle basılan çizgi roman, izleyici karşısına Syfy kanalında çıktı ve dizinin prodüksiyonu Universal Cable Productions, Dark Horse Entertainment
- [BU SAYININ YAZARLARI](https://dedektifdergi.com/bu-sayinin-yazarlari-3/) - Rex Stout Rex Todhunter Stout 1 Aralık 1886’da ABD’nin Indiana eyaletinde öğretmen bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Babasının teşviki ile erken yaşta okumayı öğrendi. Eğitim hayatını Kansas'taki Topeka Lisesi'nin ardından Kansas Üniversitesi’nde sürdürdü. Görev aldığı ABD Donanması’ndan 1908’de döndükten sonra çeşitli işlerde çalıştı. Kurgusal hikayeler ve şiirler yazmaya başladı. 1910 itibariyle şiirleri The Smart
- [ŞAHİT](https://dedektifdergi.com/sahit/) - ŞAHİT Acı bir fren sesi Çiçek Sokağı sakinlerini huzursuz uykularından uyandırdı. Yalvaran bir kadının çığlıkları biraz eser ümidiyle açtıkları pencerelerden kulaklarına erişmese terli yataklarına geri gömülürlerdi. Dönüp durmaktan birbirine girmiş saçlarını elleriyle düzeltmeye fırsat bulamadan, fersiz sokak lambasının aydınlattığı dar yolu iki el silah sesi doldurmuştu bile. Kentsel dönüşümün iyice birbirine yakınlaştırdığı son model perdeli
- [AYNUR'UN HİKÂYESİ](https://dedektifdergi.com/aynurun-hikayesi/) - AYNUR'UN HİKÂYESİ Benim adım Aynur. On altı yaşındayım. On birinci sınıfta okuyorum. Annem özel bir ilköğretim okulunda temizlik personeli olarak çalışıyor, babam fabrikada işçi. Her ikisi de güvenlik nedeniyle sigortasız. Daha önce Rize’deydik. Annemin ailesi izimizi bulunca yer değiştirmek zorunda kaldık. Son dört yıldır bu şehirdeyiz. Benden başka iki kardeşim daha var. Gülnur’la Sevnur. Biri
- [UĞURSUZ](https://dedektifdergi.com/ugursuz/) - UĞURSUZ Hangisinin bahçesinin nerede başladığı ve nerede bittiği belirsiz, tek sıra gibi duran uzunca bir duvarın ardına gizlenmiş taş evlerin henüz seslerine kavuşmadığı bir vakitte indim otobüsten. Yerli halkın gece geç saatlere kadar dünyanın her noktasından akın eden insanlara hizmet ettiği mevsimdeydik. Begonvillerle boyanmış sokaklar sabahın o saatlerinde sokak kedilerini kucaklardı sadece, ki ben de
- [KADIN](https://dedektifdergi.com/kadin/) - KADIN -I- Cani “Amirim arka mahalleden ihbar aldık. Konumu atıyorum size.” Arka mahalle ilçenin en belalı mahallesi demekti; Başkomiserin küçük yerleşkesinin suç potansiyelini besleyen arka mahalle… Aslında konuma da gerek yoktu. Nerede bir insan kalabalığı varsa olay yeri orası demekti. Çünkü bu mahalle bir bütün halinde yaşar, birinin başına geleni diğerleri hemen duyar, ya yardıma
- [YANIK LASTİK KOKUSU](https://dedektifdergi.com/yanik-lastik-kokusu/) - YANIK LASTİK KOKUSU Yerde boylu boyunca uzanmış yatıyorum. Otobüsün tekerleği önümden geçiyor. Aklım küçük bebeğe takılıyor. İlk ve son yolculuğun arasında kalan bebek nasıl ağlar? Göz kararı annesini arıyorum. Kadının çocuğunu bırakma ihtimalini düşünemiyorum. Ağzı süt kokan bebek... El yordamı ile kendimi kontrol ediyorum. Hiçbir sorun görünmüyor. Yerde yatan benim. Sıra eşimi aramaya geliyor. Minicik
- [HÂLÂ HAVLIYOR KÖPEKLER](https://dedektifdergi.com/hala-havliyor-kopekler/) - HÂLÂ HAVLIYOR KÖPEKLER Sinirlenince saçlarını savururdu kadın, yine saçları bir o yanda bir bu yandaydı. “Gebeeer!” diye bağırdı. Cevap vermedi adam, durdu öylece, sonra döndü gitti arka odaya. Hemen peşinden korkunç bir silah sesi geldi, kulakları patlatırcasına şiddetli. Şaşkına dönmüştü kadın, yakınında hiç silah patlamamıştı şimdiye kadar. Hemen koştu arka odaya, kanlar içinde yüzüstü uzanıyordu
- [GERÇEKLERLE YOĞRULMUŞ GİZEMLİ BİR MACERA: TEKVİN](https://dedektifdergi.com/gerceklerle-yogrulmus-gizemli-bir-macera-tekvin/) - Tekvin, Yaratılış ya da Mihrap; bir ressamın tuvalinden çıkıp bir yazarın kaleminde nefes kesen bir kurguya dönüşüyor. Osman Hamdi Bey, "Tekvin" tablosuyla neyi anlatmak istedi? Arif Ergin, "Tekvin" romanıyla bu soruya cevap bulmaya çalışırken bizleri gerçek malzemelerle yoğrulmuş gizemli bir maceraya davet ediyor. Osman Hamdi Bey'in 1901'de yaptığı tablo, İstanbul Çinili Köşk'te bulunuyor. İlk kez
- [LE CARRE UYARLAMALARI: LE CARRE ROMANLARINDAN UYARLANAN EN İYİ BEŞ FİLM ÜZERİNE BİR DENEME](https://dedektifdergi.com/le-carre-uyarlamalari-le-carre-romanlarindan-uyarlanan-en-iyi-bes-film-uzerine-bir-deneme/) - Casus edebiyatının önemli yazarlarının yapıtları sık sık sinemaya ve televizyona uyarlanır. Bunlar içinde elbette Ian Fleming ve karakteri James Bond ayrı tutulmalıdır. Fleming’in yazdığı romanların ve hikayelerin tamamı, bazıları birkaç kere sinemaya uyarlanmıştır. Bond bir film karakteri olarak o kadar sevilmiş ve beyaz perdede o kadar büyük bir başarı kazanmıştır ki Fleming’in toplam 11 roman
- [SOSYALİST ABİMLE POLİSİYE EDEBİYAT ÜZERİNE LAKIRDI-2](https://dedektifdergi.com/sosyalist-abimle-polisiye-edebiyat-uzerine-lakirdi-2/) - “Sevgili abim, kuzey polisiyeleri için ne diyorsun peki? Sosyal adaletini, gelir eşitliğini sağlamış, sosyal refah düzeyini ileri seviyelere çıkarmış mutlu insanlar ülkesi olan İskandinav ülkeleri, İsveç, Danimarka, Norveç, Finlandiya’daki polisiye edebiyatın bu kadar ileri gitmesini, bu kadar çok satmasını neye bağlıyorsun peki?” Sanıyorsunuz ki sosyalist abimi bu sorumla şapa oturttum. Ama onun bu soruya da
- [PİRAMİT VE DİĞER WALLANDER MACERALARI](https://dedektifdergi.com/piramit-ve-diger-wallander-maceralari/) - PİRAMİT VE DİĞER WALLANDER MACERALARI Henning Mankell’in Wallander serisi ilk olarak 1991’de İsveç’te yayınlandı. 1997’de de ilk defa İngilizce’ye çevrildi. İlk roman 1990 yılında, Wallander’ın 42 yaşında kıdemli dedektif olduğu bir davayı içeriyordu. Sekiz Wallander romanını tamamladıktan ve okuyucularından gelen talepleri aldıktan sonra Mankell, dedektifinin gençlik halini anlatan kısa hikâyeler yazmaya karar verdi. Bu beş
- [KİM BU LEW ARCHER?](https://dedektifdergi.com/kim-bu-lew-archer/) - KİM BU LEW ARCHER? Bölgesi Güney Kaliforniya, aktif yılları 1940-1970. Özel dedektif. Adı Lew. Soyadı Archer. İlk defa canlanınca akıllarda, Philip Marlowe’u andırır. Sonra “Bu haksızlık,” dersiniz, “Archer o kadar da sert değil.” Lew bir defa daha hassas, kimi zaman empatik, hatta bazen sempatik. Bunun yanında kurgusu gereği Chandler’ın Marlowe’u hayatın merkezinde değil mi? O
- [OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA KAYITLARA GEÇMİŞ İLK KADIN CİNAYETİ](https://dedektifdergi.com/osmanli-imparatorlugunda-kayitlara-gecmis-ilk-kadin-cinayeti/) - OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA KAYITLARA GEÇMİŞ İLK KADIN CİNAYETİ Son yıllarda haber bültenlerinde, sosyal medya hesaplarında, sokakta, evde sıkça konuştuğumuz ve çözüm bulmak şöyle dursun sorunun kaynağını bulmakta bile ortak karara varamadığımız toplumsal kangrenimiz, kadın cinayetleri… Geçtiğimiz günlerde Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Osmanlı Devleti döneminden kalan binlerce mahkeme
- [KAYAHAN DEMİR'LE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/kayahan-demirle-roportaj/) - KAYAHAN DEMİR'LE RÖPORTAJ "Sadece televizyon dizileri izleyerek tarih öğrenmek mümkün değildir." Kayahan Bey, öncelikle dergimizin yayın kurulu ve okurlarımız adına hoş geldiniz diyorum. Çok teşekkür ederim Funda Hanım, hoş bulduk. -Lise yıllarınızda başladığını ifade ettiğiniz edebiyat hayatınızın 2012 yılında çıkan “Çağdaş Esaret Kampı” adlı ilk kitabınızla taçlandığını; korku, polisiye ve bilmece-bulmaca türünde eserlerle devam ettiğini
- [POLİSİYE MASASI](https://dedektifdergi.com/13779-2/) - Cinayet Mevsimi / Suat Duman Suat Duman'ın ilk romanı ve edebiyata giriş çalışması olan Cinayet Mevsimi, nitelikli bir suç edebiyatı örneği. Suat Duman kendisiyle yapılan bir röportajda bu kitabı yazana dek polisiye romanla ilgisi olmadığını söylüyor. Polisiye roman ve suç edebiyatı örneklerini çok okumuş olan insanlar için yavan kaldığı yönleri de olabilir romanın, bazı kitap
- [KIL DÖNMESİ](https://dedektifdergi.com/kil-donmesi/) - KIL DÖNMESİ Ev sahibi zırt pırt telefon açmaya, sonra da ağır gövdesiyle kapıya dayanmaya başladı. Ama haklıydı. Telefonlarımız hariç, üç aylık kira, bakkal, elektrik, su, gaz, aidat, internet faturaları beklemekteydi. Öyle borç takan biri değilimdir, aylık giderlerimi gününde tıkır tıkır öderdim. Bu güzel alışkanlığıma sekte vurulmasının nedeni Dünya Sağlık Örgütü oldu. Çin’de peydahlandığı söylenen Covid-19
- [VASİYET](https://dedektifdergi.com/vasiyet/) - VASİYET Ey oğul, otur hele karşıma! Dinle beni can kulağıyla ve izin ver son bir defa, Bu yaşlı kadının, sırlarla dolu kalbini sana açmasına. Gözlerime iyi bak ki göresin, geçmişteki o büyük günah ile Şu zavallı ruhumun nasıl kanadığını Sözümü iyi dinle ki duyasın, bile bile Bu ağır yükü neden yıllar boyu taşıdığımı Ve düşün
- [ŞEVKİ PAŞA KONAĞI](https://dedektifdergi.com/sevki-pasa-konagi/) - ŞEVKİ PAŞA KONAĞI Gecenin sert ayazı insanın yüzünü zımparalıyordu. Soğuyan konağın pencereleri yatmadan önce kapatılmıştı. Perdelerin de örtülmesiyle içeri giren ay ışığı kesilmiş, odanın içi zifiri karanlık olmuştu. İşini yarına bırakmak istemeyen Kahya İsmet Efendi, çalışma odasına girip ışığı yaktı. Tam karşısındaki ahşap masanın üstü darmadağınıktı, bazı dosya ve kağıtlar da yere saçılmış kapının önüne
- [İNTİHAR CİNAYETLERİ-2](https://dedektifdergi.com/intihar-cinayetleri-2/) - İNTİHAR CİNAYETLERİ- 2 Psikiyatrist Fevzi Ertekin’in adresini bulmak sandığımız kadar zor olmamıştı. Kendisi bizim tarafımızdan sadece seri katil Orhan Tunçeli’nin doktoru olarak bilinse de aslında o, şehrin en ünlü psikiyatristlerinden biri ve aynı zamanda İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı profesörüydü. Ne yazık ki kendisiyle yüz yüze görüşmemize imkân yoktu zira adam bundan beş
- [KOKOLOJİ](https://dedektifdergi.com/kokoloji/) - KOKOLOJİ Ekim ayında İzmir’de hava kapalıydı, gökyüzü gri bulutlarla kaplıydı. Bornova’da kapıları açan kafe elemanları müşterilerini ağırlamak için hazırlıklarını yapılıyorlardı. Başta ilaç firmaları olmak üzere sahada çalışanlar bilgisayarlarıyla işlerini bu mekânda yürütürler, birçok şirket toplantılarını çoğunlukla sabah saatlerinde burada yapardı. İlaç firmasında müdürlük yapan Tolga mesai saatinin aksamaması için ayın ilk pazartesileri elemanlarını saat
- [İNTİHAR CİNAYETLERİ- 1](https://dedektifdergi.com/intihar-cinayetleri/) - İNTİHAR CİNAYETLERİ- 1 Sabahın köründe, felâket habercisi gibi çalan telefonun sesiyle yatağımdan fırlayalı, neredeyse iki saat olmuştu ve ben hâlâ cinayet mahalline ulaşamamıştım. Başkomiser Bahadır'dan yiyeceğim azara mı yanmalıydım yoksa Olay Yeri İnceleme Komiseri Doğan'ın ağzını yaya yaya, “Yine mi geç kaldın Ferit Komiser? Sen memurluğu yanlış anladın galiba. O senin sandığın banka memuru. Sabah
- [DOKTOR BEY](https://dedektifdergi.com/doktor-bey/) - DOKTOR BEY Lütfen dur, Doktor Bey dur, dur ne olur, n’apıyorsun? Yapma. Neden bağlıyorsun beni? Ellerimi ne zaman bağladın? Çok sıktın ayaklarımı yeter, çok sıkıyorsun! Acıtıyorsun ama. Of of of offf, vallahi de çok sıktın bak, çok acıdı! Sandalyeye bağlamak da nedir hem, çok mu Amerikan filmi seyrettin n’aptın? Sorun nedir? Derdin ne senin? Ya,
- [MEZAR TAŞI](https://dedektifdergi.com/mezar-tasi/) - Ahali bir vadinin ortasına yerleşik kabristanı cepheden gören mezarlık duvarına sıra sıra dizilmişti. Genç adam merakla duvara yanaştı. Mezarlık, ekime hazırlanan bir patates tarlasını andırıyordu. Onlarca mezar, kazma ve küreklerle açılmıştı. “Ne oluyor burada?” On yaşlarında bir çocuk, “Mezar açıyorlar,” diye cevapladı. Neredeyse akşam olmak üzereydi. Görevliler sabahın ilk ışıklarından itibaren aralıksız çalışmaktan bitkin düşmüştü.
- [SU GÖTÜRMEZ GERÇEK](https://dedektifdergi.com/su-goturmez-gercek/) - Yaz İstanbul’a, İstanbul da yaza yakışmıyordu. Bu saptama, yıllar öncesinde, sıcaktan bunalan İstanbulluların yazın kaçtığı, Anadolu Yakası’nda sayısı yüzü geçmeyen köşklerin yeşiller içinde kaybolduğu yıllar için değil, yeşilin sadece trafik ışıklarında, bir bankanın sokak panolarındaki reklamlarında ya da yirmi liralık banknotta görülebilen bir renk olarak beton yığınları arasında yitip gittiği zamanlara aitti. Yazın İstanbul’la geçimsizliğinden
- [DÜŞÜNMEDEN](https://dedektifdergi.com/dusunmeden/) - -I- Aklın Neredeydi Be Adam! Mevsim değişmemişti fakat yapış yapış bir temmuz sıcağından kuru ağustos sıcağına geçiliyordu. Ağaçlardaki yapraklar, kaldırım kenarındaki çimenler, hatta kargıyla kaplı sazlıklar bile sararmaya başlamıştı. Erken gelen kuraklık, zamansız ölümü getirmişti doğaya. Alelacele yaşanmış, bir çırpıda tüketilmiş hayatlar gibi. Kaportacı Salim’in hayatı gibi... Akdeniz’in küçük bir ilçesinin tek sanayi sitesinde ufacık
- [KORKULARIM VAR BENİM](https://dedektifdergi.com/korkularim-var-benim/) - ALTINCI BÖLÜM Bülent ile yoldaydık. Maktul Ali Bayram’ın hapse girmesine sebep olan yaralama davasını Taner bize UYAP üzerinden bulmuştu. Meğerse Ali Bayram’ın yaraladığı kişi amcaoğlu Erhan Üşümez’miş. Ali Bayram, amcasının on altı yaşındaki kızını kaçırmış. Sonra aile büyükleri araya girince kızı geri göndermiş. Olaylar yatışmış ama kızın ağabeyi Erhan ile bir zaman sonra kavga etmiş
- [BULUT'UN KIZLARI](https://dedektifdergi.com/bulutun-kizlari/) - Köpek seslerinin boş sokaklarda yankılandığı diğer günlerden pek de farklı sayılamayacak bir kış sabahı etrafı kesif bir koku sarmaktaydı. Rüzgâr şehrin üzerinde estikçe nereden geldiği anlaşılamayan rahatsız edici bir duman evlerin arasında dağılıyordu. Erzincan gibi fabrikalara uzak bir şehir merkezinde böylesi bir koku olağandışıydı. Günün erken saatlerinde işlerine gitmek üzere yola koyulan işçiler ve henüz
- [ZEYNEP ATAKAN'LA RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/zeynep-atakanla-roportaj/) - Zeynep Hanım sizi birçok kimliğinizle tanıyoruz. Hem Türkiye’de hem yurtdışında başarılarıyla tanınan, kendi yapım şirketiyle sinema sektörüne yön veren başarılı bir yapımcı ve iş kadınısınız. Gençler için sağladığınız – ki daha önce birçok kez belirttiğiniz gibi ruhu ve beyni genç olanları kast ettiğinizi biliyoruz - yapım ve sinema sektörüne yönelik eğitimlerinizle yol göstericisiniz. Türkiye’nin önemli
- [MARLOWE'UN UZUN VEDASI](https://dedektifdergi.com/marloweun-uzun-vedasi/) - Raymond Chandler'ın üslubu muazzamdır. Dashiell Hammett, James M. Cain ve diğer Black Mask yazarlarıyla birlikte ‘hard-boiled’ dedektif kurgu türünün kurucusudur. Romanlarının kahramanı Philip Marlowe, benim için kıymetlidir, özeldir, farklıdır, üzümlü kekimdir. “Lisanslı özel dedektifim, uzun süredir bu işi yapıyorum. Orta yaşa merdiven dayamış, evlenmemiş yalnız bir kurdum. Zengin değilim. Bir kaç defa hapse düştüm. Boşanma
- [KÖSTEKLİ SAAT](https://dedektifdergi.com/kostekli-saat/) - Güneş karşı tepenin ardında kaybolmak üzereydi. Yaz sıcağı, yerini serinliğe bırakıyordu. Alper ve Handan, yoğun geçen bir günün ardından kendilerini yaşlı bir meşenin gölgesine, yan yana koydukları kamp sandalyelerine atmışlardı. Handan sandalyesini Alper’e iyice yaklaştırıp başını onun omzuna dayadı. "Alper, seni seviyorum. Eline sağlık. Sayende çadırlarımız çok güzel oldu. Hem böcek de giremez." Sesinde en
- [SAHTE SULTAN](https://dedektifdergi.com/sahte-sultan/) - Kitabın adı: Sahte Sultan Türü: Rahat Polisiye Yayınevi: Remzi Kitabevi Yayımlandığı Yıl: 2021 Sayfa Sayısı:328 İstanbul Resim Sanatı Müzesi’nin en ünlü on iki tablosu Londra Resim Müzesi’nde sergilenmek için hazırlanırken, koleksiyonun en değerli parçası olan Sultan tablosunun sahte olduğu ortaya çıkar. Sergi iptal edilir, iki ülke heyetleri arsında ‘çok gizli’ görüşmeler yapılır. Olay polise ve
- [STEVE MARTIN VE MARTIN SHORT’TAN DEDEKTİF OLURSA!](https://dedektifdergi.com/steve-martin-ve-martin-shorttan-dedektif-olursa/) - Dizinin Künyesi: Adı: Only Murders in the Building Başroller: Steve Martin, Martin Short, Selena Gomez Sezon: 1. Sezon (2021) 10 bölüm; İkinci Sezon (2022) 4 bölüm Yaratıcı: John Hoffmann, Steve Martin Yayınlandığı platform: Disney + Ödüller: 2021 Rotten Tomatoes En İyi Yeni Dizi ve En iyi Komedi Dizisi, (ayrıca beş ödül ve 33 adaylık) IMDb
- [ETKİLEYİCİ BİR GERİLİM FİLMİ: KORKUNÇ KOLEKSİYONCU](https://dedektifdergi.com/etkileyici-bir-gerilim-filmi-korkunc-koleksiyoncu/) - Filmin Orijinal Adı: The Collector IMDB: 7,6/ 10 Tür: Dram, Gerilim Süre: 1 saat 59 dk. Renk: Renkli Yapım yılı: 1965 Ülke: ABD, UK Yönetmen: William Wyler Oyuncular: Terence Stamp, Samantha Eggar SİNEMA TARİHİNE DAMGA VURAN EN ETKİLEYİCİ GERİLİM FİLMLERİNDEN BİRİ Bu sayımızda sizlere tozlu raflarda kalması mümkün olamayacak kadar etkileyici bir gerilim filmi seçtim. Filmin başkarakteri olan “Freddie”, Times dergisi tarafından sinema tarihinin
- [KİM BU SAM SPADE?](https://dedektifdergi.com/kim-bu-sam-spade/) - Humphrey Bogart tarafından beyaz perdede canlandırılacak kadar karizmatik, sert, yakışıklı bir özel dedektiftir Sam Spade. Bir kahramandan çok anti-kahramandır. Karşımıza fazla yerde çıkmamasına rağmen yarattığı etki Malta Şahini’nin gözü gibi kati ve keskindir. Oldukça şüphecidir; müşterileri dahil kimseye güvenmez. Onun için çoğu kişi yalancı ve sahtekardır. En masum ve nahif görünen kişinin, içten pazarlıklı, sinsi
- [GÖÇMEN BİR DEDEKTİF](https://dedektifdergi.com/gocmen-bir-dedektif/) - 1966 yılında İstanbul’da doğan, henüz iki yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya’ya göçen ve halen Münih’te yaşayan yazar Su Turhan, zamanla ülkenin en ünlü film yönetmeni ve polisiye yazarlarından biri oldu. Münih Ludwig Maximillians Üniversitesi'nde Alman Filolojisi okurken film projelerinde set amirliği ve reji asistanlığı ile sinemaya adım attı. "Der Schlüssel", "Gone Underground" ve "Triell" adlı kısa
- [OZAN ILGIN/BÖLÜM 10: ENQILAB](https://dedektifdergi.com/ozan-ilgin-bolum-10-enqilab/) - Bir eyalet-şehir olan Sultanat’ın ortasından geçen Burgaziçi Nehri, şehri doğu ve batı yakası olarak ikiye ayırıyordu. Nehrin batı yakası, zenginlik ve refah içinde yaşayan insanların bulunduğu turistik açıdan tercih edilen bir bölge ve belli başlı dünya şehirleriyle aşık atacak bir finans merkeziydi. Yüzyıllardır birbirine bakan Sultanatmak Cami ve Hayasomya Müzesi'nin ortasındaki Sultanatmak Meydanı da şehrin
- [İSTANBUL'UN (RESMÎ KAYITLARA GÖRE) İLK SERİ KATİLİ](https://dedektifdergi.com/istanbulun-resmi-kayitlara-gore-ilk-seri-katili/) - Suçluların Yeni Düşmanı: Mikroskop Sansasyonlar çağı başlamıştı: Charles Lindbergh’in çocuğu kaçırıldı ve öldürüldü. Einstein izafiyet teorisini açıklarken, Henry Ford ilk seri üretim aracı olan Model T’yi piyasaya sürdü. Titanik battı, Wright Kardeşler uçtu ve Dünya Savaşı çok can alırken, ardından yaşanan Büyük Bunalım birçok insanı suça itecek, mafya ve gangsterler korku salacaklardı. Eliot Ness, ünlü
- [ÖLÜMCÜL SİYANÜR VAKALARI](https://dedektifdergi.com/olumcul-siyanur-vakalari/) - Çoğumuzun ismini sadece dizi, film ve altın madeni haberlerinde işittiğimiz, kendine ise günlük hayatta neyse ki hiç rastlamadığımız siyanür, maruz kalınan miktara bağlı olarak dakikalar içinde insanı öldürebilen hem eski hem de modern çağların en önemli mitokondriyal toksinlerinden biridir. Zehirlenme durumunda antidot tedavisine süratle başlanmasının son derece önemli olması nedeniyle insanlardaki siyanür zehirlenmeleri genelde %95
- [HÜSEYİN HOCA'NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri-2/) - Değerli yazarımız Hüseyin Sadıç'ın yazısını, geçirdiği ani rahatsızlık nedeniyle gecikmeli olarak yayınlayacağız. Hüseyin Hocamıza geçmiş olsun diyor, kendisini bir an önce aramızda görmeyi diliyoruz. DEDEKTİF DERGİ
- [SOSYALİST ABİMLE POLİSİYE EDEBİYAT ÜZERİNE LAKIRDI -1-](https://dedektifdergi.com/sosyalist-abimle-polisiye-edebiyat-uzerine-lakirdi-1/) - Sosyalist abimle haftada bir kez Beyoğlu Cumhuriyet Meyhanesi’nde buluşup sohbet ederiz. Bazen ikimiz, bazen birkaç arkadaş daha bize katılır, gecenin geç saatine kadar konuşuruz. Bu bizim vazgeçilmez bir ritüelimiz. Sohbetlerimizin başlıca konusunu daima memleket meseleleri oluşturur. Bu meselede abimin çözümü her zaman sosyalizmdedir tahmin edeceğiniz üzere. Kapitalizm aşağılıktır, ahlaksızdır, sömürüye dayanır ve asla huzuru, mutluluğu
- [KANIN KOKUSU](https://dedektifdergi.com/kanin-kokusu/) - Olay Yeri İnceleme Komiseri Tansel, üç ay önce terfi alan Başkomiserin gelişini, yüzünde hissettirmekten kaçınmadığı bir memnuniyetsizlikle izledi. Şehrin göbeğinde ayakta kalma savaşı veren bir fabrikanın otoparkındaydılar. Bulundukları yerin arkası, suyu az da olsa akmaya devam eden ıslah edilmiş bir dere, önü ilçeyi ikiye bölen bir otoyoldu. İşlek caddeden gelip geçen sürücüler yavaşlayıp bahçesine polis,
- [RİCHMOND CİNAYETİ](https://dedektifdergi.com/richmond-cinayeti/) - 1. Percule Hoirot, o sabah gelen mektuplara bakıyordu. Zarflardan birini eline alınca durakladı. Yüzünde önce bir şaşkınlık ifadesi belirdi, sonra kaşlarını çatarak, “Çok ilginç doğrusu,” diye mırıldandı. “Bay John Fletcher bana bir mektup göndermiş. Ne kadar endişe verici bir durum.” Beş yıl önce kendisine beş bin pounda mal olan spekülasyonun sorumlusunun Bay Fletcher olması değildi
- [ÇANTA](https://dedektifdergi.com/canta/) - Galoşlarımızı takıp içeriye girdik. Olay Yeri Şubesi’nin elemanları çalışıyorlardı. Elindeki delil torbasının ağzını kapatmakla meşgul bir memur eliyle yan taraftaki kapıyı işaret etti. “Hoş geldiniz Komiserim. Oktay Komiserim mutfakta.” Oktay Komiser’i, kan gölüne dönmüş zeminde sırt üstü yatan, karın ve göğüs bölgesinde bıçak yaraları bulunan maktulün başında bulduk. “Kolay gelsin Oktay.” “Eyvallah kardeş…” Eliyle maktulü
- [BEYAZ ELDİVEN SARI ZARF](https://dedektifdergi.com/beyaz-eldiven-sari-zarf/) - Yaşam kısa ama okunacak kitaplar sayılamayacak kadar fazla. Çoğu kitaba ikinci kez bile göz atmaya elimiz gitmiyor. Bunun yerine yeni hazineler keşfetmeye yöneliyoruz genellikle. İkinci ya da üçüncü okuyuşumuzda, ilkinden aldığımız keyfi fazlasıyla -en azından misliyle- alabildiğimiz kitap sayısı sanırım çok azdır. Ama yine de istisnalar olabiliyor; geçenlerde üçüncü okuyuşumda da şahit olduğum üzere Beyaz
- [BU SAYININ YAZARLARI](https://dedektifdergi.com/bu-sayinin-yazarlari-2/) - Ian Fleming Dünyanın en ünlü kurgusal casusu James Bond’un yaratıcısı Ian Lancaster Fleming, 28 Mayıs 1908’de Londra’da dünyaya geldi. Varlıklı bir aileden gelen Fleming, Münih ve Cenevre’de yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra çeşitli işlerde çalıştı. İkinci Dünya Savaşı esnasında görev aldığı İngiliz Deniz İstihbarat Birimi, daha sonra yazacağı James Bond romanlarına ilham kaynağı oldu. Ian Fleming,
- [FİLM VE DİZİ ÖNERİLERİ](https://dedektifdergi.com/film-ve-dizi-onerileri-2/) - DARK WINDS (2022) IMDB: 7.8 Dark Winds, Tony Hillerman'ın ‘Leaphorn & Chee’ roman serisine dayanan, Jack Ryan ve Fringe yapımlarının yazarı Graham Roland tarafından yaratılan bir Amerikan psikolojik gerilim dizisidir. İlk sezonu altı bölümden oluşan dizinin prömiyeri 12 Haziran 2022'de AMC ve AMC+'da yapıldı. Konusu; 1971'de, Navajo Nation'ın Monument Valley yakınlarında bulunan bir karakolda geçen
- [Yeni Çıkan Kitaplar](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-kitaplar-2/) - KÖR KANUN Yazarları: Emrah Poyraz & Ulaş Özkan Yayınevi: Mylos Kitap İlk Yayınlanma Tarihi: 2022 Sayfa Sayısı: 344 Emrah Poyraz ve Ulaş Özkan’ın ortaklaşa kaleme aldığı “Kör Kanun” geçmiş ve geleceği bağlayan muhteşem kurgusuyla Türk polisiye edebiyatına çok kuvvetli bir dönüş yaptılar. Başkomiser Zeynel ve ekibi Tokat’ın Zile ilçesinde işkence edilerek öldürülen bir adamın cinayetini
- [MAJORANA KAYIP: BİR BİLİM ADAMININ KAYBOLUŞUNUN FELSEFİ POLİSİYESİ](https://dedektifdergi.com/majorana-kayip-bir-bilim-adaminin-kaybolusunun-felsefi-polisiyesi/) - İtalyan ve Alman faşizmlerinin ve Amerikan demokrasisinin ‘savunma hassasiyetlerinin’, ‘beka sorunlarının’ ayyuka çıktığı bir dönemin, Manhattan Projesi’nin, Hiroşima’nın ve Nagazaki’nin, Shakespeare’in soneleri ve başka şiirler, başka oyunlarla da resmedilen cepheden görünüşü. Bu kitabın bir ‘felsefi polisiye’ olduğunu da not düşelim, Sciascia’nın kendi adlandırmasına uyarak. (Arka kapaktan) Benim gibi fizik ilmiyle ilişkisi lisede gördüğünden öte olmayan
- [YENİ ÇAĞ'DA ESKİ CİNAYETLER](https://dedektifdergi.com/yeni-cagda-eski-cinayetler/) - New York polis kurulu başkanı Theodore Roosevelt, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçilmeden önce, şehri yaşanabilir bir hale getirmişti. Yıl 1895’ti ve Roosevelt devrim gibi kararlar ile polis teşkilatının çehresini değiştiriyordu. Dünyada ilk kadın polis memurları New York’ta atanmıştır. Amerika’da medeniyetin gelişimine uygun devrimler gerçekleşirken, Avrupa’da insan bedeni ile ilgili keşifler yapılmaktaydı. Örneğin; Avusturya kökenli ABD’li
- [STRANGER THINGS: POLİSİYE-KORKU-GERİLİM-GENÇLİK- SİZ NE İSTERSENİZ O DİZİSİ](https://dedektifdergi.com/stranger-things-polisiye-korku-gerilim-genclik-siz-ne-isterseniz-o-dizisi/) - #Dikkat bu yazı fena halde spoiler içerebilir# Dizi Künyesi: Stranger Things Başroller: Millie Bobby Brown, Finn Wolfhard, Winona Ryder Sezon: S1, 8 bölüm, 15 Temmuz 2016 S2, 9 bölüm, 27 Ekim 2017 S3, 8 bölüm, 4 Temmuz 2019 S4, Volum 1, 7 bölüm, 27 Mayıs 2022 Volum 2, 2 bölüm, 1
- [BEYAZ GÜL](https://dedektifdergi.com/beyaz-gul/) - 1. Bölüm Gecenin zifiri karanlığında sık ağaçlarla çevrelenen ormanda sırılsıklam ve korkudan buz tutmuş bir halde yolunu bulmaya çalışıyor, yağmurun kayganlaştırdığı çamurlu toprak yoldaki devasa ağaçların dalları, korku filminden fırlamış canavarlar gibi önünü kesiyordu. Yağan yağmur şiddetini artırarak sağanağa çevirmiş, korkunç gürültüyle çakan şimşek bir an için etrafı aydınlatsa da sonra yine her yer zifiri
- [SAKSAĞAN CİNAYETLERİ](https://dedektifdergi.com/saksagan-cinayetleri/) - Anthony Horowitz’in en büyük korkusu bir kitabı bitiremeden ölmekmiş. O yüzden katilin kim olduğunu açıklayan özetini, sadece karısının bildiği, kütüphanesinin özel bir yerinde saklarmış. “Eğer ölüverirsem bir yazara verip romanın sonunu yazdırırlar da roman yarım kalmaz,” diye açıklıyor, pandemi dönemi sosyal medya sohbetlerinden birinde. “İşte bu korkumu Saksağan Cinayetleri’ndeki yazar Alan Convey’e verdim,” diye ekliyor.
- [KERİM ÜLKÜ](https://dedektifdergi.com/kerim-ulku/) - Gencoy Sümer’in roman karakteri Kerim Ülkü hakkında bir inceleme yazısı kaleme almaya karar verdiğim anda gözümün önünde beliren figür; mavi gözlerinde zekâ pırıltılarının uçuştuğu, ilerlemiş yaşını belli etmeyecek kadar fit görünümlü, buğday başağı rengindeki seyrekleşmiş saçlarını geriye doğru tarayan, şık kıyafetli, hatta kruvaze ceketli bir adamdı. Bedensel bir ihtiyacı olmamasına rağmen alışkanlıktan taşıdığı Devrek işi
- [YEMEK HIRSIZI / KOMİSER MONTALBANO SERİSİ 3](https://dedektifdergi.com/yemek-hirsizi-komiser-montalbano-serisi-3/) - İtalya’nın en ünlü çağdaş yazarlarından Andrea Camilleri, ilk eserini tamamladığında, tamı tamına başvurduğu on dört yayın evinden red cevabı almış. Yani pes etmek yok arkadaşlar, Camilleri bile red yemiş. Mutlaka okunması gereken elli polisiye yazarından biri olan yazar, kahramanına ‘Komiser Salvo Montalbano’ ismini ise İspanyol yazar Vazquez Montalban’a olan hayranlığından seçmiş. İlk Montalbano kitabı ‘Suyun
- [KORKULARIM VAR BENİM-2](https://dedektifdergi.com/korkularim-var-benim-2/) - 4. BÖLÜM İKİ GÜN SONRA Kafamın içinde uğuldayan tanıdık bir melodi yankılanıyor. Uyuyor muyum, uyanık mıyım bilmiyorum. Gözlerim belli belirsiz aralanırken zihnim kendine geldi. Geldi de bir de ben kendime gelsem. Çalan telefonumdu tabi. Bugün hafta sonu değil mi? Bu sıçtığımın hayatında düzgün bir şekilde uyuyamayacak mıyım ben, yoksa bunların hepsi bir rüya mı? Bok
- [44 NUMARA](https://dedektifdergi.com/44-numara/) - Kan duvara sıçradı, kaçıştı bakır rengi böcekler. Yüzünden dökülen bin parça değil, bizzat yüzü dökülüyor. Kurşun kafatasının arkasından girip yüzünün ortasından çıktı ve hemen ileride duran solak sandalyeyi de sıyırarak yerdeki aynaya saplandı. Mayası tutmaz bir adam ölüyor, ama yine de yakışmıyor kimseye böyle bir son. Elimdeki silahı bol cepli kabanıma soktum, aynanın yanına gittim.
- [KIZIL SAÇ](https://dedektifdergi.com/kizil-sac/) - Gözlerimi dikmiş, karşımdaki sıvasız duvara bakıyorum. Renkler kayıyor, duvar mat, sarı bir güneşe dönüşüyor. Ortam puslu ama sis gibi değil, daha puslu, ele gelir kıvamda nemli. Kafamı sallıyorum bu bulanıklığı dağıtmak için. Ellerimi açıp avuçlarıma bakıyorum. Kan kırmızı. Yüzüme siliyorum. Bir aslan köşesinden çıkıp kendinden emin, sakin tavırlarla bana yöneliyor. Kaçsam mı bilemiyorum. Sakin görünüyor,
- [ŞERİF'İ KİM VURDU?](https://dedektifdergi.com/serifi-kim-vurdu/) - Öncelikle onun kim olduğunu anlatmakla başlamalıyım. Nüfusunda yazan isim, Şerif Saygılı olabilir ama arkadaş, bir insanın karakteri soyadına bu kadar mı uymaz? Ben hayatımda onun kadar ağzı bozuk bir adam daha görmedim. Otuz saniye içinde bir insan kaç kere küfür edebilir Allah aşkına? En fazla bir ya da iki tane sallarsın. İnanın bu otuz saniyelik
- [NE KÖTÜ OLACAKSIN NE DE İYİ](https://dedektifdergi.com/ne-kotu-olacaksin-ne-de-iyi/) - Deniz, uzaktan bakıldığında, lacivert bir parşömen kâğıdını andırıyordu; pürüzsüz, ışıltılı ve keskin… Dokunsanız elinizi kesecekmiş, üzerindeki küçük ışıklar avucunuzu delecekmiş gibi. Akşam saatleri yaklaşıyordu. Tiftik tiftik olmuş bulutların arkasında kalan güneş, havada pembemsi bir leylak rengi oluşturuyordu. Gökyüzünün rengi, denizin engin, lacivert tonuyla buluşuyordu ufukta. Bakmaya doyum olmayan, hayatınızın bütün güzel anlarını aynı anda yaşıyormuşsunuz
- [AKSAK DERVİŞ](https://dedektifdergi.com/aksak-dervis/) - Derviş, ustasının çay tepsisine yerleştirdiği ince belli çay bardaklarını düşürmeden ama çayları da dökmeden ve ılıtmadan bir an evvel götürmek için çay ocağından aksayan ayağını sürüyerek alelacele çıktı. İki dükkân ileriden yan sokağa dalıp, çay ocağının hemen arkasına düşen mobilyacıya girdi. “Nerde kaldın lan yandan çarklı?” dedi mobilyacı Hüsnü, kırmızı besili suratı, tombul, kel kafasıyla
- [TÜM PANAYIRLARIN HEYULASI'NIN POLİSİYE YAZARLARI İLE SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/tum-panayirlarin-heyulasinin-polisiye-yazarlari-ile-soylesi/) - Spekülatif kurgu ağırlıklı kültür sanat platformu Kayıp Rıhtım geçen ocak ayında 14. yaş gününü kutladı. Site, uzun yıllar dijital ortamda sürdürdüğü öykü seçkilerini yeni yaşıyla birlikte basılı dünyaya da taşıdı. Ocak 2022’de İthaki Yayınları etiketiyle yayımlanan Tüm Panayırların Heyulası: Kayıp Rıhtım Öykü Antolojisi tamamı bu kitap için özel olarak yazılmış yirmi öyküden oluşuyor. “Ucube” temasını
- [LASTİK PABUÇLAR – Werner Dikson](https://dedektifdergi.com/lastik-pabuclar-werner-dikson/) - Lastik Pabuçlar (The Rubber Shoes), e Yayınları Polis Romanları Dizisi’nin 2. kitabı olarak 1971 yılında yayınlanmış. Yazarı Werner Dikson hakkında yayıncının vermiş olduğu “Vurdu-kırdıya dayanan polis romanları arasından gerçek bir yazar yeteneği ile sıyrılan ender yazarlardan biridir. Başından sonuna kadar soluk soluğa okunacak, insan ilişkilerini kaba entrikalara feda etmeyen, usta işi bir roman Lastik Pabuçlar.
- [BÖREKÇİ CİNAYETİ VE İSTANBUL’DA HALKA AÇIK SON İDAM](https://dedektifdergi.com/borekci-cinayeti-ve-istanbulda-halka-acik-son-idam/) - İdam hem cezalandırma hem de suç işleme eğilimli kişilere gözdağı verme amacıyla binlerce yıldır kullanılan bir yöntemdir. Bu nedenle idamlar genellikle halka açık yerlerde yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda genellikle kelle vurma veya iple boğma şeklinde gerçekleştirilen ölümler, bazen işkence sonucu olurdu. Kadıların şeri hukuka göre verdikleri cezaların yanı sıra, devlet büyükleri kendi değerlendirmelerine göre idam kararı
- [HÜSEYİN HOCA'NIN NOT DEFTERİ](https://dedektifdergi.com/huseyin-hocanin-not-defteri/) - Kan Rüyayı Bozar – Süleyman Baş Bildiğim kadarıyla yazarın ilk kitabı olan “Ölülere Güvenme” Mayıs 2019’da Paradigma Yayınlarından çıkmıştı. Okumuş ve oldukça beğenmiştim. “Kan Rüyayı Bozar” ise 2022 yılın ilk aylarında, Herdem Kitap etiketiyle okurlarıyla buluştu. 682 sayfalık dev bir roman. Ben bir okur olarak kitaplarda uzun uzun anlatılan psikolojik çözümlemeler, sayfalar süren iç ses
- [ÇAĞATAY YAŞMUT'LA SÖYLEŞİ](https://dedektifdergi.com/cagatay-yasmutla-soylesi/) - "Polisiye türünde hayat bulmuş karakterlerin mutsuz olması, hikayelerine bu şekilde melankoli ile devam etmeleri bir okur olarak hoşuma giderken yazar olarak da bunu yansıtmayı seviyorum." Çağatay Bey öncelikle söyleşi isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizinle pandemi öncesi bir söyleşi yapmıştık, o günden bugüne hayatımızda çok şey değişti, bu süre zarfında pandemi sizi nasıl etkiledi,
- [MICHAEL HANEKE’DEN ENFES BİR PSİKOLOJİK GERİLİM: SAKLI](https://dedektifdergi.com/sinemanin-aykiri-ve-ozgun-yonetmeni-michael-hanekeden-enfes-bir-psikolojik-gerilim-sakli/) - Kendi deyimiyle ‘Kimsenin kolayca ve içi rahat bir şekilde seyredemeyeceği filmler’ yapan Michael Haneke, son derece gerçekçi, sarsıcı filmleriyle bugün Avrupa sinemasının en çağdaş ve özgün yönetmenlerinden biridir. Filmlerinde modern Avrupa toplumunu kilit konularda eleştiren Haneke, bunu bize yansıtırken kesinlikle acımasızdır. Tüketim toplumunun getirdiği yabancılaşma, iletişimsizlik, artan şiddet, manevi değerlerin kaybı, burjuvazi ve medyanın toplum
- [VAPURDAKİ CESET](https://dedektifdergi.com/vapurdaki-ceset/) - Kaptan Mümtaz sabah seferini yapmak için kör karanlıkta Karşıyaka sahilindeki vapura adım attığında ne ile karşılaşacağından habersizdi. Yolcular heyecanla onu bekliyorlardı. Kimi işe geç kalmamak için acele ediyor, kimi de hâlâ uykulu gözlerle etrafı inceliyordu. Mümtaz, Kaptan Köşküne geçip motorları çalıştırdı. Aşağıda yolcuların binmesi için kendisinden talimat bekleyen delikanlıya başı ile işaret verdi. Yolcuların vapura
- [ŞEYTANIN ÇIRAĞI'NIN ÇEVİRMENİ NİLAY ÇALŞİMŞEK’LE RÖPORTAJ](https://dedektifdergi.com/seytanin-ciraginin-cevirmeni-nilay-calsimsekle-roportaj/) - - Nilay Hanım, öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için tüm Dedektif Dergi ailesi ve okurları adına teşekkür ediyorum. Sayenizde Uzakdoğu polisiye edebiyatına ait güzel bir eseri okuma şansı bulduk. Polisiye severlere biraz kendinizden bahseder misiniz? Japonca ve Japon edebiyatıyla ilişkinizi merak ediyoruz doğrusu. İstanbul’da doğdum. Edebiyattan tamamen farklı bir mesleğim vardı, memnun değildim. Meslek değiştirmeye
- [BU SAYININ YAZARLARI](https://dedektifdergi.com/bu-sayinin-yazarlari/) - Donald Edwin Westlake Amerikalı yazar Donald Edwin Westlake, 12 Temmuz 1933’te Brooklyn’de doğdu. Yüzü aşkın suç ve bilimkurgu romanı arasından en fazla Richard Stark takma adıyla yazdığı Parker maceralarıyla gündeme geldi. Kurgularına mizah da katarak özgün eserlere imza attı. Diziye adapte edilen John Dortmunder karakteri en çok sevilen başkahramanlarından oldu. Gençliğinde amatör olarak yazmaya başladı.
- [AMBROSİA](https://dedektifdergi.com/ambrosia/) - “Antik Yunan uygarlığına karşı özel ilgim ve sempatim var. İlk doğum günü pastasının Antik Yunan’da Ay Tanrıçası Artemis’e sunulmak için yapıldığına dair bir inanış vardır. Pastaneye bu ismi koymamda bu inanışın etkisi oldu. Başka bir iddia ise, Orta Çağ Almanyası’nda insanlar İsa’nın doğum gününü kutlamak için bu geleneği başlatmışlar. Sonraları pastalara sembolik İsa şekli verilerek
- [UÇUK](https://dedektifdergi.com/ucuk/) - “Ne oldu ağzının kenarına?” “Aman, uçuk çıkmış. Sabah bir kalktım, böyle.” “Vitaminsiz mi kaldın?” “Ne bileyim? Gece korkuttular herhâlde beni.” “Gece mi korkuttular? Ne demek kız o?” “Babaannem öyle derdi uçuk çıkınca. ‘Gece seni korkutmuşlar, dudağında patlamış,’ derdi. Kâbus görmenin babaannemcesi yani.” İkisi de güldüler. Aysu acıyan uçuğuna dokunurken gece rüyasında ne görmüş olabileceğini düşündü.
- [FİLM VE DİZİ ÖNERİLERİ](https://dedektifdergi.com/film-ve-dizi-onerileri/) - BAD TIMES AT THE EL ROYALE (2018) IMDB: 7.1 The Martian filmiyle En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar adaylığı bulunan Drew Goddard’ın 2012 tarihli Cabin in the Woods’un ardından ikinci kez yönetmen koltuğunda oturduğu Bad Times at the El Royale, eski şaşaalı günleri geride kalmış, artık nadiren misafir ağırlayan El Royale isimli otelde tesadüf eseri
- [YENİ ÇIKAN KİTAPLAR](https://dedektifdergi.com/yeni-cikan-kitaplar/) - KAN RÜYAYI BOZAR Yazarı: Süleyman Baş Yayınevi: Herdem Kitap İlk Yayınlanma Tarihi: 2022 Sayfa sayısı: 682 İlk polisiye romanı “Ölülere Güvenme” ile beğeni toplayan Süleyman Baş’ın ikinci polisiye romanı “Kan Rüyayı Bozar” Herdem Kitap etiketiyle raflarda yerini aldı. Cinayet büro memuru Doğa psikolojik sorunları ve bağımlılıkları olan biridir. Aynı yerde çalıştığı yakın arkadaşı başkomiser yardımcısı
- [KATİ HİRŞEL](https://dedektifdergi.com/kati-hirsel/) - Şu Bizim Kati Hirşel Hayatının büyük bir bölümünü Almanya’da geçiren Esmahan Aykol’un 2001 yılında basılan Kitapçı Dükkânı adlı romanıyla tanıştık Kati Hirşel’le. Esprili ve akıcı bir dille yazılmış bu romanı serinin diğer kitapları Kelepir Ev (2007), Şüpheli Bir Ölüm (2007) ve Tango İstanbul (2012) takip etti. Alman faşizminden kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Türk vatandaşlığına geçen
- [BEHZAT Ç.](https://dedektifdergi.com/behzat-c/) - Soyadı Bilinmeyen Dedektif Onun adı Behzat. Soyadını ise kimse bilmiyor. Emrah Serbes’in yarattığı Behzat Ç. Türk Polisiyesi deyince akla gelen ilk karakterlerden biri. Tabii bunda yapılan dizinin büyük etkisi var. Hatta romanı ve Behzat Başkomiser karakterini bu kadar popüler yapan da bence, dizinin başarısı. Behzat Ç., Emrah Serbes’in 2006 yılında yazdığı “Her Temas Bir İz
- [SOKRATİS ELİSEOS](https://dedektifdergi.com/sokratis-eliseos/) - İzmir'in En Özel Dedektifi Polisiyeyle daha çocukken Agatha Christie romanları okuyarak tanışan Suphi Varım, verdiği bir röportajda “Geleneksel anlamda polisiye roman yazmıyorum. Daha çok bir takım olgu ve olayları anlatmak, tematik bir yapı kurabilmek için polisiye kurgudan yararlanıyorum.” diyor. Yazarın sekiz kitaplık roman serisinde boy gösteren kurgu karakteri İzmirli genç bir Rum, Sokratis Eliseos. İzmir…elbet
- [ALPER KAMU](https://dedektifdergi.com/alper-kamu/) - Zıpır Dedektif Alper Kamu Hep 5 Yaşında “Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.” Uzun yıllar önce çok sevgili bir arkadaşımın, “Muhakkak okumalısın!” diyerek elime tutuşturmasıyla hayatıma giren Alper Canıgüz’ün “Oğullar ve Rencide Ruhlar” kitabının kapağını ilk açtığımda, ne tür bir fırlama ile tanışacağımı henüz bilmiyordum. Beş yaşına yeni basan ve bir gün
- [BAŞKOMİSER GALİP](https://dedektifdergi.com/baskomiser-galip/) - Sıradan Cinayetlerin Sıradan Polisi Polisiye roman yazarı Çağatay Yaşmut, usta kalemiyle hayat verdiği kahramanını bu kelimelerle tanımlıyor. Pardon, Başkomiser Galip bir kahraman değil, sıradan bir insan. Sağlıksız yemekler seven, bolca sigara tüketen, merdiven basamaklarında nefesini sayan normal bir erkek. Güzel ve oynak hatunlardan, soğuk balkonlardan hoşlanıyor. Parlak mavi gözlerinden hemencecik etkilenen hanımlar tarafından baştan çıkartılmaya
- [PERCULE HOİROT](https://dedektifdergi.com/percule-hoirot/) - Eksik Bir Percule Hoirot Portresi Gencoy Sümer’in beş polisiye hikayeden oluşan Bir Ölüm Kalım Meselesi isimli kitabı geçtiğimiz aylarda raflarda yerini aldı. Söz konusu beş hikayenin başrolündeki dedektif karakterinin müstakil romanı olan Aile Sırrı ise 2018 yılında yayınlanmıştı. Her iki kitapta da polisiyenin altın çağına saygı duruşu niteliğinde bir kurgu şöleni bekliyor okurları. Ancakbu şapka
- [AYLİN TÜRKOĞLU](https://dedektifdergi.com/aylin-turkoglu/) - Nurhan Işkın'ın Cevval Başkomiseri Aylin Türkoğlu. Almanya doğumlu yazar Nurhan Işkın’ın kahramanı. Atılgan, deli fişek bir o kadar da duygusal bir kadın. Meslektaşlarını bir anne şefkatiyle koruma altına alan ama suçlulara asla müsamaha göstermeyen bir polis. Polislik mesleğinin erkeklikle özdeşleştirildiği bir ülkede hatta bir dünyada, bir kadın olarak hanımefendiliğini bozmadan var olabilmenin ve ayakta kalabilmenin
- [REMZİ ÜNAL](https://dedektifdergi.com/remzi-unal/) - Yalnız Bir Dedektif “Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendine saygısı olan hiç bir ‘frequent flyer’ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf charter şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur bir özel dedektif.” Kısaca Remzi Ünal! 2019’da yaşama veda eden, yerli polisiyenin usta kalemi Celil Oker’in Remzi
- [2022 ZEHİRLİ KALEM POLİSİYE ÖYKÜ ÖDÜLÜ YÖNETMELİĞİ](https://dedektifdergi.com/2022-zehirli-kalem-polisiye-oyku-odulu-yonetmeligi/) - 1- Ödülün Amacı: Dedektif Dergi, polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımıza nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla, her yıl “Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü” adı altında bir polisiye öykü yarışması düzenlemeye karar vermiştir. 2- Gönderilecek Eserlerde Aranan Koşullar: Konu serbesttir. Ancak, öyküler polisiye türünde olmak zorundadır. Gizem ve suç unsurlarını içermeli ve mutlaka mantıklı bir
- [YERLİ POLİSİYE ÖYKÜ DERLEMELERİ](https://dedektifdergi.com/yerli-polisiye-oyku-derlemeleri/) - Ülkemizde son yıllarda polisiye türüne yönelik hem yazar hem de okuyucu bazında bir ilgi mevcut. Polisiye deyince akla -özellikle ülkemizde- öykü değil romanlar gelse de polisiye öykü okumanın ayrı bir zevki vardır. Üslup ve yaklaşımları birbirinden farklı olan yazarların farklı alt türlerde yazdıkları suç öykülerini bir arada okuma şansı veren polisiye öykü derlemeleri ise hızla
- [Heyecanla İzleyeceğiniz On Polisiye Dizi Film Önerisi](https://dedektifdergi.com/severek-izleyeceginiz-on-polisiye-dizi-onerisi/) - Pandemi nedeniyle evde daha uzun vakitler geçirdik. Özellikle ilk zamanlarda kendimizi eve tamamen kapattığımız günlerden akıl sağlığı sağlam çıkabilmek zordu. Ağır hasar almamak için bakış açısı değişmeliydi: “Evde kal günleri, aslında uzun zamandır yapmak isteyip yapamaya zaman bulamadıklarımızı yapmak için büyük bir fırsat.” Ben de bu bakış açısıyla fırsatı bol bol dizi ve kitapla değerlendirdim.
- [Tarihi Bir Alman Polisiyesi: BABYLON BERLİN](https://dedektifdergi.com/tarihi-bir-alman-polisiyesi-babylon-berlin/) - Dizi künyesi: Adı: Babylon Berlin Başroller: Volker Bruch, Liv Lisa Fries Sezon 1: 8 bölüm (2017-2018) Sezon 2: 8 bölüm (2018) Sezon 3: 12 bölüm (2020) Yazar-Yönetmen: Tom Tykwer, Achim von Borries, Hendrik Handloegten Yayınlandığı platform: Sky Deutschland Yıl 1929. Yer Weimar Cumhuriyeti. Başka bir deyişle 1918-1933 yılları arasındaki Almanya. Cumhurbaşkanı Hindenburg. Şehir Berlin. Sadece
- [Genç Wallander, Şair Ruhlu Dedektifin Gençliği](https://dedektifdergi.com/genc-wallander-sair-ruhlu-dedektifin-gencligi/) - 2008-2016 yılları arasında Henning Mankell’in romanlarından uyarlanarak yayınlanan ve başrolünü ünlü oyuncu Kenneth Branagh’ın canlandırdığı Wallander dizisi çoğunlukla beğeniyle karşılanmış ve son bölümüyle ağızlarda buruk bir tad bırakmıştı. Uzun denebilecek bir aradan sonra, Netflix’te yayınlanan Young Wallander dizisi Kurt Wallander hayranlarına şair ruhlu dedektifle hasret giderme imkanı tanıyor. 2015’te kanserden ölen Henning Mankell hiç mübalağa
- [Hikaye: Kayıp Paket](https://dedektifdergi.com/hikaye-kayip-paket/) - “Daha önce de söyledim size. Benim hiçbir şeyden haberim yok.” “Bu görüntülerdeki kişinin sen olmadığını mı söylüyorsun?” Demet gözlerini binanın güvenlik kameralarından alınmış görüntülere çevirdi. Ekranda kutuları taşıyan bantların önünde olduğu anlar vardı. “Sen değil misin bu?” “Evet benim… ama…” Yorgun düşmüştü. Buraya nasıl ve neden geldiğini bilmiyordu. Gözlerini açtığında ellerinde plastik kelepçeler vardı. Bir
- [((( Birazdan Canlı yayındayız! )))](https://dedektifdergi.com/birazdan-canli-yayindayiz/) - Funda Menekşe, 2020 Zehirli Kalem Polisiye Hikaye Yarışması'nın birincisi Güray Işık ile Instagram hesabımızda saat 9'da canlı yayında! Bekleriz: https://instagram.com/dedektif_dergi/
- [Sherlock Holmes kitaplarını Hangi Sırayla okumalı?](https://dedektifdergi.com/sherlock-holmes-kitaplarini-hangi-sirayla-okumali/) - https://www.buyutecatolye.com/Bir polisiyesever olarak en sevdiğim karakterlerin başında Sherlock Holmes geliyor. Tümdengelim yöntemini kullanan kahramanımız, her öyküsünde gizemli olayları çözüme kavuşturarak biz okuyucuları bol koşuşturmacalı maceralara sürüklemekten geri kalmıyor. Ünlü yazar Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratılan Sherlock Holmes, o kadar beğeni toplamıştır ki İngiliz Polisiye Yazarlar Derneği’nin 1990 yılında yayınladığı Tüm Zamanların En İyi 100
- [Seri Katiller Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey](https://dedektifdergi.com/seri-katiller-hakkinda-hersey/) - Seri katil denince kimimizin ilk olarak aklına Ted Bundy ya da Karındeşen Jack gibi gerçek seri katiller gelirken, kimimiz ise ilk olarak Hannibal Lecter gibi kurgusal karakterleri anımsarız. Peki, kime seri katil denir? FBI tanımlamasına göre, seri katiller 30 günden fazla bir zaman içinde iki ya da daha fazla kişiyi öldürmüş, çeşitli kişilik bozukluklarına sahip
- [Erkek Seri Katiller 6 - Kazıklı Voyvoda](https://dedektifdergi.com/kazikli-voyvoda/) - Voyvoda III. Vlad Tepeş, Kont Drakula ya da Kazıklı Voyvoda genellikle seri katil olarak gündeme gelir. Ancak birçok seri katil uzmanının bu hususta hemfikir olmadıkları gözlemlenmektedir. Ben de, kendisinin seri katil olarak adlandırılmayacağını düşünmekteyim. Karakteristik özelliklerine bakacak olursak, kendisini tipik bir sadist olarak adlandırmak doğru olur. Birçok kişinin ölümüne sebep olduğu da şüphesizdir. Ancak arada
- [Cevat Yurdakul - 12 Eylül dönemi cinayetler ve tuhaf yargılamalar - Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul ve öldürülmesi](https://dedektifdergi.com/cevat-yurdakul-12-eylul-donemi-cinayetler-tuhaf-yargilamalar/) - Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul'un [1] nasıl öldürüldüğü inceleyen bu yazıda soruşturma ve yargılamalara göz atalım. İncelediğim tüm belgelerde ve kaynaklarda cinayet şu şekilde anlatılıyor: Cumhuriyet Caddesi ile Adalet Caddesi’nin kesiştiği kavşakta, makam otomobili yavaşladığı sırada, pusuda bekleyen bir otomobil yolu kapatıyor, bu otomobilin içinden inen iki kişi makam otomobilini yaylım ateşine tutuyor. Cevat Yurdakul
- [Benim Yerli Polisiyelerim](https://dedektifdergi.com/benim-yerli-polisiyelerim/) - Dedektif Dergi’nin güzide okuyucularına, tüm sevenlerine, her sayımızı sabırsızlıkla bekleyenlere selamlar olsun. 10. Sayımıza ulaştığımız bu günlerde, sizlere yerli bir polisiye kitap listesi hazırlamak istedim. Birbirinden kıymetli yazarlarımızın yazdığı bu birbirinden güzel kitapları, her polisiyeseverin zevkle okuyacağından hiç kuşkum yok. Kitabınız bol, okumalarınız keyifli olsun. BAŞKOMİSER GALİP POLİSİYELERİ / ÇAĞATAY YAŞMUT Beyoğlu Çıkmazı, Şarkılar Susunca,
- [Aşırı libido sendromu - XYY sendromu - seri katiller](https://dedektifdergi.com/asiri-libido-sendromu/) - Psikanalizin babası Sigmund Freud (1856–1939)'un iddiasına göre, toplumsallık ile bireysellik arasındaki huzursuzluk ve gerilimi yöneten seks enerjisi libido, uygarlaşma davranışıyla sürekli çatışma halindedir. Büyük usta, libido lehine olan dengesizliği bir rahatsızlık, hatta bir nevroz olarak tanımlamıştır. İçsel seks enerjisi, sosyal alanda kullanılacağı bir alana yöneltilerek yüceltilir ve dönüşüme uğramak zorunda kalırsa, mutlaka kontrol altında tutulmak ve
- [Agatha Christie Severler İçin Muhteşem Bir Uyarlama: Beklenmeyen Şahit](https://dedektifdergi.com/agatha-christie-severler-icin-muhtesem-bir-uyarlama-beklenmeyen-sahit/) - Orijinal Film Adı: Witness For Prosecution IMDB: 8,4 / 10 Tür: Polisiye, Dram, Gizem Süre: 1 sa. 56 dk. Renk: Siyah, Beyaz Yapım yılı: 1957 Ülke: ABD Yönetmen: Billy Wilder Uyarlanan hikâye yazarı: Agatha Christie Oyuncular: Tyrone Power, Marlene Dietrich, Charles Laughton, Elsa Lancaster AGATHA CHRISTIE SEVERLER İÇİN MUHTEŞEM BİR UYARLAMA: BEKLENMEYEN ŞAHİT
- [İnsta'ndan Öptüm Seni](https://dedektifdergi.com/instandan-optum-seni/) - Öykü ♦ “Türker Beyciğim genetik opsiyonel bir paket sunalım mı size? Yetmiş yaşına gelse dahi pürüzsüz bir cilde sahip olan birisiyle, birlikte olmak ister misiniz? Boyunu nasıl yapalım peki? Bin lira farkla büyük seçim paket? Ya saçları? Ahenkle dans eden olursa yine ücret farkı alırız.” “Dalga geçiyorsun ama benim güzellik algım simetriden besleniyor yapacak bir
- [Erkek Seri Katiller / 1. Bölüm](https://dedektifdergi.com/erkek-seri-katiller-1-bolum/) - Araştırma♦ On beşinci yüzyılın henüz başında, İskoçya’nın güney batısına yaşayan insanlar büyük bir korku içerisindeydiler. Bu korkunun sebebi, kulaktan kulağa dolaşan bir dedikoduydu. Yaklaşık yirmi yıldır bölgede belli sebeplerden gezintiye çıkan birçok insanlın asla bir daha geri dönmedikleri anlatılırdı. Bu insanlar gizemli bir şekilde adeta buharlaşmışlardı. Bazen sahile vuran dalgalar, beraberlerinde el, ayak ve hatta
- [Kara Romana Yazık Etmeyin](https://dedektifdergi.com/kara-romana-yazik-etmeyin/) - Makale Polisin ilgilendiği olayları anlatan her roman 'polisiye roman' türüne dahil edilemez. Bir romanın polisiye roman sayılabilmesi için, suç-gizem-dedektif üçlüsüne sahip olması gerekir. Bunu anlatmaktan dilimizde tüy bitti ama hâlâ anlamamakta ısrar edenler var. O yüzden biz de bunu gerekirse yüz defa, bin defa yazacağız. Suç-gizem-dedektif üçlüsü dedik ama bu, meseleyi kısa yoldan formüle etmek
- [Koray Sarıdoğan ile Röportaj](https://dedektifdergi.com/koray-saridogan-ile-roportaj/) - Dedektif Dergi'nin bu sayısında yazar, editör, araştırmacı ve içerik üreticisi kimliklerine sahip bir edebiyat neferini konuk ediyoruz ve sorularımızı da hep bu farklı kimliklerine yönelteceğiz. Sevgili Koray Sarıdoğan bize zaman ayırdığın için teşekkür ederiz. Hakkında kısaca bilgi verdik ancak Dedektif Dergi okurları için kısaca kendini anlatabilir misin? Selam Onur, ben teşekkür ederim güzel sözlerin için.
- [Sherlock dizisinin 5.Sezonu Ne Zaman Yayınlanacak?](https://dedektifdergi.com/sherlock-5-sezon-ne-zaman-yayinlanacak/) - İngiliz BBC kanalında yayınlanan fenomen polisiye drama dizisi Sherlock’un yeni sezonu için bekleyiş sürüyor. Kanaldan onay aldığı belirtilen dizinin 5.sezonu için çeşitli haberler geliyor ancak ne yazık ki hâlen net bir bilgi yok. Sir Athur Conan Doyle’un efsane kahramanı Sherlock Holmes’in her polisiyeseverin gönlünde ayrı bir yeri vardır. Birbirinden gizemli olayları zihin sarayında irdeleyerek kendine
- [Beni Güzel Hatırla | 1](https://dedektifdergi.com/beni-guzel-hatirla-1/) - [tds_partial_locker tds_locker_id="12037"] BİRİNCİ BÖLÜM Anahtarıyla açtığı kapıdan girdi evine. Zile basmış, bir dakika kadar beklemişti açılmasını. Şimdi holde dikilirken mutfaktan ya da başka odadan gelecek herhangi bir sesi beklediği gibi. Oysa üç yıldır yalnız yaşıyordu bu evde. Üç yıldır kapısını hep kendisi açmıştı. Bu akşam bir şeylerin farklı olacağını düşünmüştü. Kendi zevkiyle, içine sinerek döşediği
- [2021 yılının en iyi polisiye dergisi Dedektif Dergi](https://dedektifdergi.com/2021-yilinin-en-iyi-polisiye-dergisi-dedektif-dergi/) - Türkiye Dergiler Birliği’nin her yıl verdiği yılın dergileri ödüllerinden yılın polisiye dergisi ödülünü Dedektif Dergi kazandı.Türkiye Dergiler Birliği her yıl çeşitli kategorilerde dergilere ödül vermekte. Bu amaçla 2021 yılı başında Türkiye Dergiler Birliği tarafından bir “Dergi İzleme Komisyonu” oluşturuldu ve dergiler bu komisyon tarafından yıl boyunca takip edildi. Bu yıl 39 Kategoride verilen ödülleri kazanan
- [Gencoy Sümer'in Yeni Polisiye Romanı: Mavi Kolye](https://dedektifdergi.com/gencoy-sumerin-yeni-polisiye-romani-mavi-kolye/) - Gencoy Sümer’in yeni romanı Mavi Kolye, Temmuz ayının son günlerinde kitap dünyasına bomba gibi bir giriş yaptı. İşte o ilk gün, birçok polisiye okuru gibi bende de bir heyecan oluştu. Çünkü yazarın daha önceki üç kitabını büyük bir keyifle okumuştum. Gencoy Sümer’in, daha önce Feneryolu Cinayetleri’nde okurla buluşturduğu ünlü dedektifi Kerim Ülkü’nün bu kez kimin
- [2021'in En İyi Polisiye Kitapları Listesi](https://dedektifdergi.com/en-iyi-polisiye-kitaplar-listesi/) - Dedektif Dergi yazarlarına, 2021 yılında okudukları ve en beğendikleri polisiye kitapları sorduk, işte karşınızda 2021 yılının en iyi polisiye kitaplar listesi. Siz de aşağıda, yorum kısmında, 2021 yılında okuduğunuz ve en beğendiğiniz kitapların isimlerini paylaşın lütfen: Funda Menekşe Gencoy Sümer- Ölüm Kalım Meselesi Yeşim Yörük- Kelimelerin Efendisi Çağatay Yaşmut- Felsefe Cinayetleri Armağan Tunaboylu- Cinai Tuhaflıklar
- [Ödüllü Yönetmenden Yerli Polisiye Dizi: “ALEF”](https://dedektifdergi.com/alef/) - Geçtiğimiz yıllarda Masum, Bozkır ve Behzat Ç. gibi dikkat çekici projelere imza atan internet platformu BluTV, yepyeni bir polisiye diziyi ekranlara taşımaya hazırlanıyor. Yapımcılığını May Prodüksiyon’un üstlendiği BluTV-FX ortak yapımı dizinin yönetmen koltuğunda, yeni kuşak Türk sinemasının önemli isimlerinden Emin Alper oturuyor. Son dönemde yazıp yönettiği Tepenin Ardı, Abluka ve Kız Kardeşler adlı filmleriyle yurtiçi
- [2021 Zehirli Kalem Polisiye Öykü Yarışması Sonuçları](https://dedektifdergi.com/2021-zehirli-kalem-polisiye-oyku-yarismasi-sonuclari/) - 2021 yılında düzenlenen 2. Zehirli Kalem Polisiye Öykü Yarışması’nın sonuçları açıklandı. Necati Göksel, Dr. Saniye Cancı Çalışaneller, Burak Demir, Burkem Cevher, Funda Menekşe ve Reha Avkıran’dan oluşan seçiciler kurulu, ön elemeyi geçerek finale kalan 41 öykü arasından Ramazan Atlen’in Ölümün Kıyısında adlı öyküsünü Zehirli kalem Ödülü’ne değer buldu. İkinciliği, Neval Özkan’ın Gassal adlı öyküsü; üçüncülüğü
- [Dedektif Dergi-Zehirli Kalem Öykü Ödülü](https://dedektifdergi.com/oyku-odulu/) - Dedektif Dergi, bundan böyle her yıl bir öyküye Zehirli Kalem Ödülü verecek. Polisiyenin sesini daha geniş kitlelere duyurmak, sevdirmek, polisiye edebiyatımıza yeni eserler ve yazarlar kazandırmak amacıyla yola çıkan Dedektif Dergi, bu hedefine yönelik önemli bir adım daha atmış bulunuyor. Dedektif Dergi, polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımıza nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla, her
- [İstanbul’daki Kristal Kelepçe Buluşması](https://dedektifdergi.com/istanbuldaki-kristal-kelepce-bulusmasi/) - İster istemez bir olayı, o olayın geçtiği şehir ile özdeşleştiriyorum. 6 Kasım 2021 Cumartesi günü Türkiye Polisiye yazarları Birliği’nin 3. Olağan Kongresi ve Kristal Kelepçe ödül töreni vardı. Ve ben İstanbul'daydım. İstanbul neden farklı ve önemli benim için? Doğma, büyüme ve okuma Ankaralıyım ve on üç yıldır Safranbolu'da yaşıyorum. İstanbul'u ana hatları dışında çok bilmem
- [Sürprizlerle Dolu Etkileyici Bir Polisiye Komedi Filmi: ÖLÜM TUZAĞI](https://dedektifdergi.com/surprizlerle-dolu-etkileyici-bir-polisiye-komedi-filmi-olum-tuzagi/) - Film Adı: Ölüm Tuzağı Orijinal film adı: Deathtrap IMDB: 7 / 10 Tür: Komedi, Polisiye, Gizem Süre: 1 sa. 56 dk. Renk: Renkli Yapım yılı: 1982 Ülke: ABD Yönetmen: Sidney Lumet Oyuncular: Michael Caine, Christopher Reeve, Dyan Cannon, Irene Worth, Henry Jones Uyarlanan oyunun yazarı: Ira Levin Bu enfes film çekildiğinde yakışıklı aktör Christopher Reeve
- [Dramla Taçlandırılmış Harika Bir Polisiye Gerilim: VAHŞİ KOŞU](https://dedektifdergi.com/dramla-taclandirilmis-harika-bir-polisiye-gerilim-vahsi-kosu/) - Orijinal Film Adı: Marathon Man IMDB: 7,4 / 10 Tür: Gerilim, Polisiye Süre: 2 sa. 05 dk. Renk: Renkli Yapım yılı: 1976 Ülke: ABD Yönetmen: John Schlesinger Uyarlanan roman yazarı: William Goldman Oyuncular: Dustin Hoffman, Laurence Olivier, Roy Scheider DRAMLA TAÇLANDIRILMIŞ HARİKA BİR POLİSİYE GERİLİM: VAHŞİ KOŞU | Marathon Man Sizi bilmem ama
- [Into The Night Dizisi - Spoiler İçermez](https://dedektifdergi.com/into-the-night-dizisi/) - Öncelikle şunu söyleyeyim, bu yazıda dizi ile ilgili herhangi bir spoiler vermedim; onun için diziyi izlemediyseniz bile okumanızda hiç bir mahzur yoktur. Netflix’in Belçika yapımı yeni dizisi “Into The Night” oldukça ses getiren bir yapım olarak dizi filmler dünyasında yerini aldı ve sanırım şimdiden ikinci hatta üçüncü sezonları çekmeyi de garantiledi. Dizinin ilk bölümü 1
- [Tilda ve Diğerleri: Bangkok'ta Kalmak İsteyeceğiniz Son Yer: Bangkok Hilton | 27](https://dedektifdergi.com/tilda-ve-digerleri-bangkokta-kalmak-isteyeceginiz-son-yer-bangkok-hilton-27/) - One night in Bangkok and the tough guys tumbleCan't be too careful with your companyI can feel the devil walking next to me / Bangkok’ta bir gece sert adamları bitirirse Yanında kim var diye dikkat edemezse Şeytanın yanımda yürüdüğünü hissedebiliyorum meğerse Murray Head Previously on Tilda ve Diğerleri: İstanbul’un ve dahi Türkiye’nin ilk Ermeni
- [Sesli Hikaye: Aynalı Tango 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/seslihikaye-aynali-tango/) - Kadife sesli tangocu Şecaattin ağabeyimiz şarkı söylerken biz ikimiz, iki kanepenin arasında kalan boşlukta dans ediyoruz. İstanbul’da son tango… “Sana nerden gönül verdim Ahh, keşke vermez olay-dım” Çok iyiyiz yahu, yani çok güzel verecek hatun. Oynaşıp cilveleşmişiz, meyhanede içip kızın evine gelmişiz, ama yine de bu işler sanıldığı kadar kolay değil; işin raconunu bilmek lâzım.
- [Online Edebiyat Atölyesi: Büyüteç Atölye Başlıyor!](https://dedektifdergi.com/online-edebiyat-atolyesi-buyutec-atolye/) - Deneyimli yazar, editör ve kitap eleştirmeni Zafer Köse’nin rehberliğini, ödüllü genç yazar Güray Işık’ın moderatörlüğünü üstlendiği Büyüteç, yeteneğini geliştirmek isteyen edebiyatseverlerle edebiyat üstüne düşünmek, temel kavramları ve yazma tekniklerini hatırlamak, öykü ve roman fikirleri geliştirip metinler üretmek yoluyla atölye çalışmaları yürütmektedir. Zafer Köse Kimdir❓ Birgün, Vatan, Cumhuriyet, Radikal, Sol, Yurt gazetelerinde ve Sol Kültür, İlerihaber,
- [Hikaye: Bankacı ve Karamel](https://dedektifdergi.com/hikaye-bankaci-ve-karamel/) - "Mümkün değil," dedi Adli Tabip. "Kafası, öldükten sonra küvetin kenarına vurulmuş olsaydı bu kadar kan olmazdı. Ölmeden önce almış darbeyi. Boğularak ölmüş." "Ölüm zamanını söyleyebilir misiniz?" diye sordu Amirim. "Şimdilik kesin bir şey söyleyemem. Ama derideki buruşukluklara bakılacak olursa, en az üç ila altı saattir suyun içindeymiş." Apartman yöneticisi, İsmail İrtek'in bir bankada müdür yardımcısı
- [Öykü: Kırmızı Gerdanlık - Bölüm 2 - Final](https://dedektifdergi.com/7917-2/) - İSKENDERİYE Karaya ayak basar basmaz yaptığı ilk iş bir hamam bulmak oldu. Antik çağdan kalma olduğu her halinden anlaşılan eski hamamın sıcaklığında sere serpe yıkanırken yan kurnadaki adam ile sohbete daldılar. Abdül yaşlı denizcinin İskenderiye feneri için anlattıklarını sordu yeni ahbabına. Adam gülümsedi, “Bir zamanlar bu yıkandığımız hamamların külhanlarında yüz binlerce kitap yakılmış. Benim
- [Hikaye: Ötelenmiş Ölüm](https://dedektifdergi.com/hikaye-otelenmis-olum/) - I Olay yerine girer girmez, Komiser Cemal'in yüzü ekşidi. Düzinelerce olay yeri görmüştü ama şu is kokusuna halen alışamamıştı. İs kokusu bazen yangın demekti, bazen de patlama. Muhtemelen ikinci nedenden dolayı, Terör Şube de odadaydı. "Hayırdır Kerem, siz neden buradasınız?" "Haydi ama Cemal! Kokuyu sen de almışsındır, eski kurt!" "Aldım almasına ama sizin aldığınız başka
- [Polisiye Öykü: Vicdansız Yedi](https://dedektifdergi.com/polisiye-oyku-vicdansiz-yedi/) - Belki de hayatımda ilk kez uzun uzun uyudum bu gece. Sabah ezanı ile uyandım. Yarım açık penceremin kenarından süzülen rüzgar, arka bahçedeki ıhlamur ağacının kokusunu içeri taşıdı. "Keşke bir daha hiç uyanmasan," diye fısıldadı kulağıma. “Hayır,” dedim, “daha yeni başladım hesaplaşmaya.” Önümde uzun bir yol vardı. Başucumdaki vicdansızlar listeme bir göz attım. Bir kişinin üzeri
- [Hikaye: Melek](https://dedektifdergi.com/hikaye-melek/) - Oldum olası butik işleri daha çok sevmişimdir. Sırf bu yüzden, eve daha yakın olan semt marketine girmem, mahalle bakkalına kadar yürürüm. Marketi avam bulduğumu düşündüğüm için bakkala böyle özel bir durum yüklemiş olabilirim. Mahallenin bakkalı da öyle ahım şahım, baş döndürücü bir yer değildir. Böyle düşüncelerle kafam karışmış, seçimimin doğru olduğu yönünde kendime yaptığım telkinlerle
- [Felaket Senaryoları : Bir Zamanlar İzmir'de](https://dedektifdergi.com/bir-zamanlar-izmirde/) - Akşamüzeri zamansız grileşen bulutlarla dolu gökyüzü, üzerindeki yükü boşaltırcasına İzmir’in üstüne sağanak olarak yağıyordu. Gültepe’de deniz manzaralı, küçük bir bahçesi de bulunan, tuğla kızılı gecekondunun sarı ışıkla aydınlatılan salonunda, yerel bir Ege kanalı açık olan televizyonda, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşu üzerine olan bir programın tekrarını izliyordu. Konuşmacılardan her birinin Mustafa Kemal’in büyük komutanlığına övgüler yağdıran
- [Öykü: Kırmızı Gerdanlık](https://dedektifdergi.com/oyku-kirmizi-gerdanlik/) - KEHRİBARZADE KONAĞI Bahçıvan Abdül, bir aydır plan yapıyordu. Yanlışlıkla Hanımın en sevdiği has gülleri kuruttu diye Beyefendiden kırbaç yediği o günden beri içine bir kin oturmuştu. Bu yediği ilk dayak değildi ama bunun o her zaman seve seve hizmet ettiği, içten içe hayran olduğu Safinaz Hanım’ın şikayetiyle olması canını kırbacın darbelerinden daha çok yakmıştı. Oysa
- [Hikaye: Elif](https://dedektifdergi.com/hikaye-elif/) - Uykusuz geçirdiğim bir gecenin daha sabahında içim yine isyanla dolu, gözlerim yine her zamanki gibi yaşlı kalktım yatağımdan. Gece hıçkırıklar içinde sarsılmış, geçip giden gençliğime, yıkılan hayallerime, yok olan geleceğime ağlamıştım. Hemen her gece böyleydi artık benim için. Dört duvar arasında yaşamanın verdiği dayanılmaz acı ruhumu solduruyor, yaşama isteğimi de elimden çekip alıyordu. Oysaki nasıl
- [Öykü: Pazartesi Çıkmazı](https://dedektifdergi.com/7522-2/) - İkinci katın merdivenlerinden aşağı inerken, bir şey unuttuğumu hissettiğim için duraksadım. Dördüncü yılını dolduran, bileklerinde küçük sıyrıkları olan yeşil montumun ceplerini yoklamaya başladım. Cüzdan, cep telefonu ve kalem… Hepsi buradalar fakat ucunda küçük maskotu olan anahtarım yok. Anahtarı almadan kapıyı çektim ve bu şimdi aklıma geliyor. Gövdemden başıma doğru olan sıcaklık hissi tüm vücudumu sardı.
- [Bir Alpaslan Kaya Polisiyesi | Baskın | Bölüm - 3](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-baskin/) - Alpaslan Başkomiser, arabasını meyhanenin önüne çekip araçtan indi. Kapıdan içeri gireceği sırada telefonu çaldı. Bermutat Suavi’nin Tükenme şarkısının melodisiyle ötüyordu telefon. Arayan kızıydı. Masada kendisini bekleyen narkotikten Ziya’ya eliyle biraz daha bekleteceğini söyledi. Sonra telefonu açtı. “Alo?” “Nasılsın babacığım?” “İyiyim kızım, sağ ol, sen nasılsın?” “Ben de iyiyim. Şimdi yurda dönüyorum da, arayayım dedim. Sen
- [Hikaye: Mösyö Bogart'ın Hediyesi](https://dedektifdergi.com/mosyo-bogartin-hediyesi/) - Mösyö Bogart kalın gür sesiyle “gaaaakk” diyerek, gagasında küçük bir çengelli iğine ile açık olan pencereye kondu. Gagasındaki çengelli iğneyi pencerenin önüne bıraktı ve Müge’nin verdiği peyniri kaptığı gibi uçarak uzaklaştı. Şile Dolunay Otelinin gözdesi olan karga, nam-ı diğer Mösyö Bogart, otele ilk geldikleri günden beri Müge ve Gamze’nin penceresinden ayrılmaz olmuştu. İki arkadaş, nefesle
- [Benimle Dans Eder Misin?](https://dedektifdergi.com/benimle-dans-eder-misin/) - Arp sesinin ahenkli müziği, Tilbe’nin çalışma odasında yankılanmaya başladı. Sonra dans eden bir kadın süzüldü içeri. Üzerinde rengarenk şifonlar ve çıplak ayaklarıyla bir kelebek gibi uçuyordu adeta. Tilbe, bu davetsiz misafirinin, dans gösterisini hayranlıkla izliyordu. Yavaş yavaş dansını sonlandıran kadın, reverans yapıp bir kuğu edasıyla çalışma masasının üstüne kuruldu. Masanın üstü, Tilbe’nin yazdığı kitaplarla doluydu.
- [Kağıt Peçete](https://dedektifdergi.com/kagit-pecete/) - Bu gece belirgin şekilde stresli görünen barmen, bira dolu bardağı barın üstüne bırakırken masaya dökülen içkiye aldırmamıştı. Müşteri bir kâğıt peçete istedi ama barmen hoş bir genç hanımın içkisini doldurmakla meşguldü. Aslında alçak sesle yapılan ricayı duymak istememişti. Bir, iki kez daha geldiğini hatırladığı bu müşteri en ucuz içkiyi içer ve geldiği gibi sessizce giderdi.
- [O Kız](https://dedektifdergi.com/o-kiz/) - O kız hakkında fazla bir şey bilmiyorum. Dedesinin sol dizinde oturuyordu ben onu gördüğümde, ellerini kavuşturmuştu. Ne gördüğümü tam bilmiyordum. Diğer dedesi apar topar anneanneyle ilk uçağa atlayıp yola koyulmuştu. İnsanlardan mesaj yağıyordu. Ölümü ona yakıştıramıyorlardı. Onun için kimse için savaşmadığım kadar savaştım. Sonunda kaybettim. Bana şunu söyleyen de oldu: “Hayır, onun canını alacağız. Çünkü
- [Samanlık](https://dedektifdergi.com/samanlik-hikaye/) - Jandarma Emekli Başçavuş Kutsal Bayraktar’ın hatıratından… 1967 senesi, henüz çiçeği burnunda genç bir askerken geçici görev emriyle merkeze uzak bir bucağa tayin oldum. Aynadaki üniformalı aksimden gözlerimi alamıyor, saçımı ve görünüşümü her şeyden çok önemsiyordum. Henüz hayatın zorluklarıyla tanışmamış, küçük insanların büyük acılar taşıdığı diyarlara adım atmamıştım. Boğucu bir yaz günüydü. Bucağa bağlı köylerin
- [Yerli Gatsby | 2](https://dedektifdergi.com/9535-2/) - Hikâyenin birinci bölümünü daha önce okumadıysanız, birinci bölüme Dedektif’in 24. sayısından ulaşabilirsiniz. Sorunun Kürşat’ı şaşırttığı anlamak için yüzüne bakmak yeterliydi. Adamın kaşları havaya kalkmış, gözleri irileşmişti. “Nasıl neden? Burada kalmak kötü mü?” “Elbette değil ama ben, benden ne istediğinizi anlamış değilim. Bu da beni rahatsız ediyor. Bu iyiliğin sonunda ne çıkacak diye endişeleniyorum.” “İşte
- [Cinayet ve Gurur | 5](https://dedektifdergi.com/cinayet-ve-gurur-5/) - Günlerdir ertelediğim temizliği bitirdikten sonra, laptopu aldım ve yatağa uzandım. Fonda çalan Cem Karaca eşliğinde yemek sipariş etmeye çalışırken, sağ alttaki bildirim gözüme çarptı. “Hatırlatma! Düğün Salonundan Tarih Al.” Bir an için boğulduğumu hissettim. Laptopu kapatıp yatağın öbür ucuna fırlattım. Unutmaya çalıştığım görüntüler odanın dört bir yanında belirdi. Silah sesleri, Nazlı’nın çığlığı, karnımda hissettiğim
- [Arkhe](https://dedektifdergi.com/arkhe/) - Ayakucuma düşen tüm sevinç ve heyecanlarımı toparlamaya çalışırken ismimi duydum. Garip ve büyülü bir dünyaya adım atmama dakikalar kalmıştı. “Merhabalaaar, merhabalaaar… Aşkla, huzurla, mutlulukla, sağlıkla buradayız. Umarım dijital ekranlarında bizi izlemekte olan siz izleyiciler de öylesinizdir. Size şimdi muhteşem bir simülasyondan bahsedeceğim. Simülasyonumuzun ismi: Koca Ağız simülasyonu. Bu zamana kadar izlediğiniz tüm simülasyonları unutun ve
- [Parkta Cinayet](https://dedektifdergi.com/parkta-cinayet/) - Arabanın arka kapısını açan adam, yazlık ceketini buruşturarak koltuğun üzerine fırlattı. Biraz sonra ön kapı açıldı ve aynı adam arabasına binerek kapıyı sertçe kapattı. Üzerinde ince bir tişörtle kalmıştı. Derin iki nefes aldıktan sonra ellerini direksiyonun üzerine koyarak başını dayadı. Bir iki defa da yutkundu. Muhtemelen en az iki gündür kapının altındaki gözde duran pet
- [Kadın Olmak](https://dedektifdergi.com/kadin-olmak/) - Artık ne okuduğum kitaplar, ne konuştuğum insanlar ne de izlediğim televizyon programları tat veriyor bana. Şu dört duvar arasında geçen günlerin ne tadı ne tuzu ne de bir anlamı var benim için. Mutsuzum, hem de çok. Öylesine de karamsarım. Birisi bana birkaç yıl önce hayatının geri kalan kısmını dört duvar arasında hapiste geçireceksin dese, ona
- [Bu Şehrin Geceleri](https://dedektifdergi.com/bu-sehrin-geceleri/) - Sorgu odasındaki sandalyede kendine oldukça güvenen bir tavırla oturuyordu. Bir cinayet zanlısıydı fakat bakışlarında korku emaresi yoktu. İçeri girmeme rağmen toparlanmadı bile. Dikkatle yüzüne baktım. Hiçbir endişe okunmuyordu yüzünden. Gür siyah saçları, sivri elmacık kemikleri, kalın bıyığı onu olduğundan daha ciddi gösteriyordu. Aramızda dikdörtgen şeklinde küçük bir masa vardı. Karşısındaki sandalyeyi çekip oturdum. Şimdi tam
- [Oyuna Davet 4. Bölüm Son Nazif Pehlivan Versiyonu](https://dedektifdergi.com/oyuna-davet-4-bolum-son-nazif-pehlivan-versiyonu/) - [Oyuna Davet’in ilk bölümü için tıkla!] Mesajı şaşkınlıkla tekrar okudu. Doğru görüyordu, hedef bir avukattı. Telefonu cebine koyup köşedeki taksi durağına doğru koştu. Bir an önce işi bitirip parasını almak istiyordu. Sıradaki taksiye binip yola çıktı. Taksicinin sorusu birden irkilmesine sebep oldu. “Nereye Abim?” “Tren garına.” Sustu. Aklının boşaldığını hissediyordu, uyuşmuştu. Garın önüne geldiğinde
- [Hikaye: Affet Robot](https://dedektifdergi.com/hikaye-affet-robot/) - Ankara’da bu son gecem. Bir daha hiç gelmeyecem. Merak etme beni deli, Keriz miyim üzülecem? Hüseyin Kâğıt; Ankara’da Bu Son Gecem Cehennem gibi bir sıcak vardı o akşam. Biri ara yolda bir köpek ezmişti, cesedi kaldırıma iteklemişlerdi. Öyle ağzı yüzü her yanı şişmişti, leş gibi kokuyordu. Teneke Meyhane’nin önünde yatıyor, cam gözleri gökyüzüne bakıyordu.
- [İnteraktif Hikaye: Oyuna Davet! - 2. Bölüm - Nazif Pehlivan Versiyonu](https://dedektifdergi.com/interaktif-hikaye-oyuna-davet-2-bolum-nazif-pehlivan-versiyonu/) - Bizimle bir oyuna var mısın? Bu öyküyü birlikte yazmaya ne dersin? Lütfen ilk iki bölümü dikkatle oku ve üçüncü bölümü sen yaz! Detaylar bölümün sonunda! İnternaktif Hikaye: Oyuna Davet'in ilk bölümünü okumak istersen tıkla. Sabah olmuş, Osman uykusundan uyanmıştı. Son birkaç akşamdır rakı içiyordu. Farkında olmadan kaptırmıştı kendini. Yine akşamdan kalmış olmanın verdiği baş ağrısı
- [İnteraktif Hikaye: Oyuna Davet! - 2. Bölüm - Burcu Abay Versiyonu](https://dedektifdergi.com/interaktif-hikaye-oyuna-davet-2-bolum-burcu-abay-versiyonu/) - Bizimle bir oyuna var mısın? Bu öyküyü birlikte yazmaya ne dersin? Lütfen ilk iki bölümü dikkatle oku ve üçüncü bölümü sen yaz! Detaylar bölümün sonunda! İnternaktif Hikaye: Oyuna Davet'in ilk bölümünü okumak istersen tıkla. Nihayet hafta sonu gelmişti. O akşam kendisine gelen tuhaf ama bir o kadar da merak uyandırıcı mektubu düşündü Osman. Acaba mektubu
- [İnteraktif Hikaye: Oyuna Davet! - 2. Bölüm - Ahmet Yemenici Versiyonu](https://dedektifdergi.com/interaktif-hikaye-oyuna-davet-2-bolum-ahmet-yemenici-versiyonu-2/) - Bizimle bir oyuna var mısın? Bu öyküyü birlikte yazmaya ne dersin? Lütfen ilk iki bölümü dikkatle oku ve üçüncü bölümü sen yaz! Detaylar bölümün sonunda! İnternaktif Hikaye: Oyuna Davet'in ilk bölümünü okumak istersen tıkla. Terlemeye başladı. Yazılanlara inanamadı önce. “Bu da ne böyle?” dedi yine. “Kimsin sen? Beni tanıyan birinin oyunu mu bu?” Yıllardır suya
- [Hikaye: Bir Katilin İtirafları 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-bir-katilin-itiraflari/) - “Nefret ediyorum. Şu mıcık mıcık tiplerden, her yerde koklaşanlardan, sevgisini ellere göstermelik yaşayanlardan… Birbirlerine “aşkitom, kediciğim, balım, böreğim, çöreğim...” gibi sözcüklerle hitap edenlerden de nefret ediyorum. Bir çukur açıp hepsini içine gömmek istiyorum. O kadar lüzumsuzlar ki! Toprağa karışıp en azından gübre olarak bir faydaları olsun bu dünyaya. Sevda dediğin, aşk dediğin böyle ucuz bir
- [Hikaye: Ölmez Ağaç](https://dedektifdergi.com/hikaye-olmez-agac/) - Havari Petrus kutsal tohumu bırakınca kuru toprağa, Büründü Ölmez Ağaç o anda dala, yaprağa, Ve sundu kutsal meyvesini ölümlü insanoğluna. Petrus koparıp meyveyi yedirdi marangozun oğluna, Çocuk, Tanrı’nın izniyle ayağa kalktı ve iyi oldu, Marangozun yorgun gözleri yaşlarla doldu, Ve marangoz dedi, “Artık iman edenlerdenim, Sizden yüz çevirmek için var mı nedenim?” Ben Antakyalı Luka,
- [Hikaye: Kaçak](https://dedektifdergi.com/hikaye-kacak/) - Nişantaşı’nda babadan kalma eski dairemde sabah kahvemi içerken, apartmanımızın kadim emektarı Şükrü Efendi’nin kapıma erkenden bıraktığı gazetedeki haberlere göz atıyordum. Edebiyat ve sanat yazıları içeren gazete ekine el atmıştım ki, küçük dostum suyunun bittiğini bir kez daha kibarca havlayarak bana bildirdi. Üçüncü uyarının kibar olmayacağını bildiğimden, yerimden doğrulup Totti’nin su kabını doldurdum. Yeterince ayıldığımı hissettikten
- [Polisiye Hikaye: Şirket](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-sirket/) - Gecenin bir yarısı gelen ihbar üzerine Komiser Murat, ısmarladığı çorbayı yarım bırakıp olay yerine intikal etti. Telsizden duyduğu adres çok yakındı. Olay yeri inceleme ekibi bile henüz gelmemişti. Devriye polisinin çektiği sarı bandın arkasında bir süre dikildi. Cinayet mahalli, ardına kadar açık kapının gerisinden bile az çok seçilebiliyordu. Bir yandan memurun bilgilendirme konuşmasını dinlerken bir
- [Polisiye Hikaye: Baba Seni Kim Öldürdü?](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-baba-seni-kim-oldurdu/) - "Savcı az önce ayrıldı," dedi Olay Yeri İnceleme Şubesi'nden Oktay Komiser. "Söylenip durdu geciktiğiniz için." "Keyfimizden gecikmedik ya!" diye cevap verdi Amirim. "Konya yolunda kaza vardı." Yol kenarına park edilmiş, sürücü kapısı açık bir aracın yanında yatan, üzeri beyaz bir çarşafla örtülmüş cansız bedeni işaret etti Oktay Komiser. "Muttalip Gürdoğmuş. Sabah işine gitmek üzere arabasına
- [Polisiye Hikaye: Son Samuray | Bir Ankara Ayazı](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-son-samuray/) - “Yeryüzündeki masumiyetin ebedi koruyucusu” “Yıllar boyunca yüce imparatorumuzu koruma vazifemi şerefimle yerine getirdim. Büyük savaşta sol kolumu kaybetsem de imparatorumuz kutsal vazifem olan kendisini koruma görevimden beni uzaklaştırmadı, ta ki o güne kadar. O lanetli, uğursuz güne kadar. Yüce imparatorumuz büyük hasat başlangıcında bir gün beni huzuruna çağırdı. İmparatorumuzun haşmeti karşısında başım yerde katanam(1) kınımda
- [Hikaye: DJ Cinayeti](https://dedektifdergi.com/hikaye-dj-cinayeti/) - "Galoş takmanıza gerek yok," dedi Olay Yeri İnceleme Şubesi'nden Oktay Komiser, "biz işimizi bitirdik." Amirim antrede kanlar içinde yatan genç adamın üzerine eğildi. “Delik deşik etmişler çocuğu." "Yirmi dört yaşındaymış," dedi Oktay Komiser. "Levent Öker. Radyoda çalışıyormuş. Müzik çalıp sohbet ediyorlar ya hani." "DJ mi?" "Ondan işte. Dün akşam da her zaman olduğu gibi 18-20
- [Hikaye: Kayıp](https://dedektifdergi.com/hikaye-kayip/) - Oturduğu koltuktan yavaş hareketlerle ayağa kalktı, üzerine çöken garip huzursuzluğu adlandıramıyordu. Oysa bugün hayatının en mutlu günlerinden bir tanesiydi. Yıllardır özlemini duyduğu kızına kavuşmuştu nihayet. Onsuz geçen zamanının her bir dakikasını ızdırap ve korku dolu yaşamış, yeri geldiğinde var olduğunu bile unutmuş, kendisini tüm dünyadan soyutlamış, yıllarca şimdi salonunda bulunduğu bu sessiz evi kızı ile
- [Hikaye: Oyun](https://dedektifdergi.com/hikaye-oyun/) - Komiser odaya girdiğinde havada asılı kalmış kahve kokusunu duyumsadı. Bu koku; uykusuzluğunu ve kafein ihtiyacını, bir de kan çanağına dönmüş gözlerinin sancısını yüzüne vuruyordu. Odaya hâkim ikinci koku, cinayet büroda çalışanların aşina olduğu bir kokuydu: Kan kokusu. Odayı ebru tarzında boyamış kırmızı renkli sıvının kokusu onu kahve kadar düşündürmedi. Öylesine yorgundu ki artık çevresindeki tüm
- [Hikaye: İş Kazası](https://dedektifdergi.com/hikaye-is-kazasi/) - “Koca memlekette öldürülecek başka adam bulamadın mı?” Erdem yaklaşık bir saattir arabanın içinde, koltuğa yayılmış pozisyonda oturuyordu. Kıçının uyuştuğunu hissettiğinde kendini öne itip dikildi. O an Ragıp’a bakarak derin bir nefes aldı, nefesini geri verirken burnundan sıkkınlığını ifade edecek bir ses çıktı. “Sen ne dedin peki?” Aslında duyacağı cevabı pek de merak etmiyordu. “Koca memlekette
- [Hikaye: Üç Kısa Hadise](https://dedektifdergi.com/hikaye-uc-kisa-hadise/) - “Bu sokağa ölüm ilk adımını çoktan attı.” Peyami Safa – Bir Tereddüdün Romanı[1] Bir Öğleden sonra. Yağmur nefes aldırmayacak kadar süratle ve -damlaları birbirine- yapyakın yağıyor. Bulunduğumuz semtin ve çevredeki iki semtin üstü kapkara bulutlarla kaplı, öteki tarafların güneşli ve bulutsuz olduğu görülebiliyor. Penceresi havalandırmaya bakan ve güneşi göstermeyen odamdan, güneşi görmek için dışarıya
- [Hikaye: Pençe](https://dedektifdergi.com/hikaye-pence/) - Ağustos sıcağıydı. İstanbul boşalmıştı. Caddeleri kavuran sıcaktan bunalan ve bir sebeple İstanbul’dan kaçamamış insanlar, haftasonları alışveriş merkezlerini dolduruyorlardı. Bir cumartesi akşamı mesaisi sonrası, evime yakın bir alışveriş merkezine gittim ben de. Amacım kalabalığa ayak uydurmak değildi. Tam tersine kalabalıktan hiç hoşlanmam. Ama o akşam yalnız kalmak istemiyordum sanırım. İnsan, cinayetler peşinde koşan bir polis olunca,
- [Bir Hastane Polisiyesi: Bal Gibi](https://dedektifdergi.com/bir-hastane-polisiyesi-bal-gibi/) - Nöbetin yoğunlaştığı zamanlardan biriydi. Sarı alan yanıyor, acil servis çalışanları oradan oraya koşturuyor ancak bunca çabaya karşın yine de başvuruların tümüne yetişmekte güçlük çekiyorlardı. Burak ise böyle durumlara aşinâydı. İhtisasını ülkenin en büyük şehrindeki en kalabalık hastanelerin birinden almıştı. Onun için acil servis nöbeti, bir mesaiden çok bir tür kriz yönetimiydi. Kitaplarda bahsedildiği gibi, kaynakların
- [Bir Suç Hikayesi: Adam Uyandı](https://dedektifdergi.com/adam-uyandi/) - Emre, otelin personel kapısından içeriye girdiğinde kat hizmetçisi kızlar yine kıkırdadılar. Delikanlı her gün yaptığı gibi onları görmezden gelerek yoluna devam etti. Emre için resepsiyon görevlisi olmak demek, statü olarak onlardan daha yukarıda olmak demekti. Yakışıklı bir gençti ve kendisi de bunun farkındaydı. Üç yıldır bu otelde çalışıyordu. Almanya’da doğmuş ve büyümüştü. Ailesi ülkeye kesin
- [Dora'nın Rüyaları](https://dedektifdergi.com/doranin-ruyalari/) - Müge, tavanı camla kaplı çatı katındaki odasında yatağının üstüne sırtüstü uzanmış, muhteşem kızıllıktaki ay’ı seyrediyordu. Ay, parlak yıldızların arasında bir yakut taşı gibi duruyordu. Bu yaz, kendine ayırdığı bir aylık tatilini Antalya’nın Demre ilçesinde geçirmeye karar verdi. Sevgili komşusu Perinur’un burada, geniş bahçe içerisinde güzel bir yazlığı vardı. Perinur, her sene Mayıs ayının sonuna doğru
- [Bir Alpaslan Kaya Polisiyesi | Esra Rengi̇z öldü | Bölüm - 1](https://dedektifdergi.com/esra-rengiz-oldu/) - Antalya’nın dar gelirli ailelerinin yanı sıra yeni atanmış kamu personellerinin de tercih ettiği, toprak yollu, kaldırımsız, bir, iki katlı evleri ile tepede belediye hizmetlerinden pek yoksun bir işçi mahallesinin üstünde kurşunî bulutlar küme küme toplanmışlardı, güneş, tam tepede olduğu ân olmasına rağmen gözükmüyordu. Bir kış gününü andıran güz günüydü. Birkaç gün evvel yağmur yağdığı için
- [Yerli Gatsby | 3 Final](https://dedektifdergi.com/yerli-gatsby-3-final/) - Öğle vakti İsmail, herkesin yemek salonunda toplanmasını istemişti. Kısa bir konuşma yapma gereği hissediyor ancak söze nasıl başlayacağını bilemiyor gibiydi. “Doktor Bey, ölüm sebebini kalp krizi olarak açıkladı, yine de olası bir soruşturma için sizlerden, bir-iki gün otellerinizden ayrılmamanızı rica edeceğim. Hepimizin başı sağ olsun.” İsmail sözlerini tamamlar tamamlamaz, Doktor Okan Baktır konuşmayı devraldı. “Kürşat
- [Kıl Payı](https://dedektifdergi.com/kil-payi/) - İş yerindeki odamda, pencereden Palamutlu Göleti’ni seyrediyordum. Manzara güzeldi. Sudan yansıyan ışık gözlerimi alıyordu. Çok sıcak bir gündü. Ağustos ayındaydık. Sabah saatleri olmasına karşın açık mavi renkli cerrahi kıyafetlerim şimdiden ter içinde kalmıştı. Saatime baktıktan sonra zamanın geldiğine karar verip odamdan çıktım. Karşı odadaki memura başımla selam verdim. Koridorun solundaki odada olduklarını tahmin ettiğim savcılık
- [Tosca v2.0](https://dedektifdergi.com/tosca-2-0/) - Bu mektubumda size “Cavaradossi” diye hitap edeceğim dedektif, bu durumda kendime de “Scarpia” demem uygun olur. Gerçek ile kurgunun iç içe geçip, birbirine karıştığı son olaylar dizisi düşünülürse, Tosca operasının iki ana erkek karakterinin isimleri, artık bizler için gerçek isimlerimizden daha gerçek. Hemen şunu belirtmek isterim ki sayın Cavaradossi, bu mektubu bitirdiğinizde aklınızda hiçbir soru
- [Stephen King’in “O” Filmi](https://dedektifdergi.com/stephen-kingsin-o-filmi/) - Koca kafalı, beyaz tenli, kırmızı dudaklı bir palyaço o. Çok da sevimli. İsmi Pennywise. Dans eden palyaço. Kimin aklına, çocukların sevgilisi etrafına neşe eğlence saçan herkesi güldüren bir palyaçodan korkunç bir yaratık çıkartma fikri gelebilir ki? Tabii ki Stephen King’in… Stephen King’in çoğu romanında mekân olarak kullandığı Maine eyaletinde, ufak bir kasaba olan Derry’de geçiyor
- [Şeklim Oto Yıkama](https://dedektifdergi.com/seklim-oto-yikama/) - Salihli’nin otoyol kenarındaki mahallesinde Şeklim Oto Yıkamanın hemen üstündeki üç odalı bir daireye yeni taşınmışlardı. Necla, üç çocukları gözleri görmeyen kaynanası ve köftecide ocakçılık yaptığı için her daim köfte kokan kocası Tahir ile birlikte taşındıkları on birinci evdi bu. Tahir’in köfteciden aldığı maaş kalabalık ailesine yetmediği için genellikle kirayı ödeyemez ve kısa sürede ev sahibi
- [Mahzen](https://dedektifdergi.com/mahzen-hikaye/) - Peder Antony akşam duasından sonra yorgunluktan bitap düşmüş ağrıyan kemiklerine aldırış etmeden sızıp kalmıştı. Yoğun bir gün geçirmişti. Artık genç değildi. Yaşı yetmişleri devirmişti fakat kendini duanın gücü ile daha genç hissettiğini kendi kendine söyleyip duruyor ama bu düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını da biliyordu. Bu kilisede görev yapmaya başlayalı neredeyse yirmi yıl olmuştu. Karşıyaka semti İzmir’in
- [Yabancı](https://dedektifdergi.com/yabanci-hikaye/) - Kemerli taş kapının altından geçip tapınağın avlusuna geldiğimde oldukça az kişinin olduğunu gördüm. Tören zamanından yaklaşık iki saat kadar önce geldiğim için bu tenhalık beklenen bir durumdu. Ama çelenk ve çiçek fırsatçıları işportaları ile yerlerini almışlar, dört tanesi kocaman, diğerleri daha hesaplı en az on çelenk şimdiden duvar önünde dikilmişlerdi bile. S. de çoktan gelmişti
- [Hikaye: Renk Cümbüşü 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-renk-cumbusu/) - Ben öldürüldüm. Hem de bir defa değil; birkaç defa. Nasıl öldüğüm umurunda değil, biliyorum. Sen daha çok nasıl dirildiğimle ilgileneceksin. Çünkü insanlar mucizelere inanmam der ama en çok inanmadıklarını can kulağıyla dinler. O yüzden nasıl dirildiğimi anlatacağım sana. Zaten ölüm kimsenin ilgisini çekmez. Ama ben dirildim dersen, herkes merak eder. Ben bir mucize değilim. Varlığından
- [Hikaye: Letafet Hanım Teyze](https://dedektifdergi.com/hikaye-letafet-hanim-teyze/) - Yıllar var bu kadar hızlı yürümek zorunda kalmamıştım. Dün sabah kahvaltıda yediğim yumurtalı ekmek, bir saat evvel polisin verdiği suyu saymazsak aç ve susuzdum. Bu yüzden olsa gerek; başım, rahmetli anneanneciğimin kirmanı gibi fırıl fırıl dönüyordu. Nefeslenmek için bir vitrinin önünde durdum. İçeriden bakanlar ömrünün son demlerinde, gönlünü hoş etsin diye elmas küpe yakut gerdanlık
- [Hikaye: Kömür](https://dedektifdergi.com/hikaye-komur/) - “Maden kazası. Özel bir şirkete ait çok büyük bir maden ocağında trafo patlaması nedeniyle kaza olmuştur. İlk belirlemelere göre …” Karanlık ve duman her yeri sardığında kazmasını kömüre son kez salladı Hüseyin. Ne olduğunu bile anlayamadan diğer arkadaşları ile daracık koridorda koşmaya başladı. Gaz doluyordu ciğerlerine, eğitimde göstermişlerdi biliyordu, yavaş nefes almalıydı ama koşuyordu işte,
- [Günay Gafur’dan Şiir Gibi Bir Polisiye Roman: Yargıç](https://dedektifdergi.com/gunay-gafurdan-siir-gibi-bir-polisiye-roman-yargic/) - Kuklacı ve Kahin romanlarının yazarı Günay Gafur'dan şiir tadında bir roman geldi. Yargıç romanının satırlarında cinayet ve ölümün karanlığı şiirsel bir dille anlatılmış. Şiir ve cinayeti aynı kefeye koyamayanlardan mısınız? Ben öyleyim. Kitabı elime aldığımda şiirlerle bir alâkası olduğunu biliyordum fakat bütün satırların şiirsel bir dille yazıldığından haberim yoktu. Yaşadığım şoku bir süre atlatamadım -ki
- [Hikaye: Aldatılan Koca](https://dedektifdergi.com/hikaye-aldatilan-koca/) - Kararını vermişti, öldürecekti onu. Dün akşam karısına gelen ikinci esrarengiz mesaj bardağı taşıran son damla olmuştu. Akşam biraz zorlansa da karısına bir şey belli etmemiş ama sabahı zor etmişti. Mesajda bu sabah onda buluşacakları yazılıydı. Sabahtan beri eviyle aynı semtte olan tuhafiyeci dükkânında oturuyor ve ne yapacağına karar vermeye çalışıyordu. Sabah dayanamamış önce karısını sonra
- [Hikaye: Cinayet ve Gurur | 2](https://dedektifdergi.com/hikaye-cinayet-ve-gurur-bolum-2/) - Aykut Anlatıyor: Belediye binasının önünden hızlı adımlarla geçip, Fidangör Caddesine girdim. Serin havaya rağmen hatırı sayılır bir kalabalık vardı. Yalnız kalmak isterken, şehrin en işlek caddesine gelmiştim. Köşede, sokak lambasının altında durup bir sigara yaktım. Nazlı, nişanı atalı iki hafta oldu. Hâlâ yaşadıklarımın gerçekliğini sorguluyorum. 48 saat, sadece 48 saat… Sigarayı söndürüp çöp kutusuna attıktan
- [Hikaye: Katil](https://dedektifdergi.com/hikaye-katil/) - “Hiçbir canlıya zarar vermeyeceksin” Annemin yumuşak sesi uzaklaşırken gözlerimi açtım. Günün ilk ışıkları perdenin altından duvardaki antika dolaba vuruyor, kırılıp ekru renkli saten duvara hançer misali saplanıp kalıyordu. Tavandaki vantilatör yavaş devirde semasını tamamlayadursun, saati görmek için sağıma dönüp komodine uzanmaya üşeniyordum. Odam çocukluğumdan beri temizlenip boyanmak dışında ne şekil ne de renk olarak değişmişti.
- [Hikaye: Bezelye Çocuk 🔊 🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-bezelye-cocuk/) - Tabağında kalan son bezelye tanesi ile oynuyordu on dakikadır. Çatalı batırmadan, kenarıyla iterek küçük bir topu sahada sürer gibi tabağın içindeki bir kaleden diğerine sürükleyip duruyordu. Pirinç tanelerinden yapılma kale direkleri bile vardı. Futbolu sevmezdi. Aslında severdi ama onu oynatmazlardı mahallede yapılan maçlarda. O da buna bozulmuyor gibi davranmak için oyunu sevmediğini söylerdi. Aynı sebepten
- [Hikaye: Kadınım](https://dedektifdergi.com/hikaye-kadinim/) - Bayram için gittikleri memleketlerinden bir akşamüstü dönen Neziha ve Ferdi Fındıklı çifti, birbirleriyle çekişerek apartmanın dar ve büyük merdivenlerini nefes nefese çıktılar. Ellerindeki valizlerin yanı sıra bir de et poşetleri vardı. Kapının önüne ilk çıkan, kaplumbağa ve tavşan öyküsündeki gibi şaşırtıcı bir sonuçla Neziha Hanım oldu. Kısa boylu, tombul kadın, “Satak da asansörlü ev alak
- [Hikaye: Islak Kek](https://dedektifdergi.com/hikaye-islak-kek/) - Bir yanı dört, diğer yanı altı katlı iki apartman arasına sıkışmış ahşap evin belki kendinden bile daha eski görünen kapısı açıldı. İçeriden kızıl saçlı, orta boylu, biraz tombik ama alımlı bir genç kız çıktı. Bir taraftan boynundaki kalın şalı düzeltirken bir yandan içeriye seslendi. "Tamam anne, gelirken alırım, hadi hoşça kal." Kapının açılan aralığından sokağa
- [Oyuna Davet 3. Bölüm Esin Pehlevan Versiyonu - Son](https://dedektifdergi.com/oyuna-davet-3-bolum-esin-pehlevan-versiyonu-son/) - Interaktif Hikaye OYUNA DAVET’in 1. bölümü için tıkla! Interaktif Hikaye OYUNA DAVET’in 2. bölümü için tıkla! Duydukları karşısında yığılırcasına oturdu sandalyeye Osman, yıllar boyu koca bir yalanın içinde yaşadığı gerçeği de külçe gibi yüreğine. Oysa neler hayal etmişti buraya gelmeye karar verdiğinde. “Osman neler oluyor, burası neresi, beni neden getirdin buraya? Bunları sen mi
- [Oyuna Davet 3. Bölüm Nazif Pehlivan Versiyonu](https://dedektifdergi.com/oyuna-davet-3-bolum/) - Interaktif Hikaye OYUNA DAVET’in 1. bölümü için tıkla! Interaktif Hikaye OYUNA DAVET’in 2. bölümü için tıkla! Giden arabanın arkasından bir kez daha bakarken sert küfürleri frenlemeden sıralıyordu. Yavaşça geçip arkasında duran banka yığıldı ve kâğıda tekrar baktı. GÖREV-1: Kendine bir silah edin. "Neden ama, yok yok ben katil olamam! Hayır, tabii ki kabul etmiyorum, olmaz
- [İnteraktif Hikaye: Oyuna Davet! - 2. Bölüm - Süleyman Topal Versiyonu](https://dedektifdergi.com/interaktif-hikaye-oyuna-davet-2-bolum-suleyman-topal-versiyonu/) - Bizimle bir oyuna var mısın? Bu öyküyü birlikte yazmaya ne dersin? Lütfen ilk iki bölümü dikkatle oku ve üçüncü bölümü sen yaz! Detaylar bölümün sonunda! İnternaktif Hikaye: Oyuna Davet'in ilk bölümünü okumak istersen tıkla. Yazılanları hızlı bir şekilde bir kaç defa daha okudu. Mektup zarfını evirdi çevirdi, OYUNA DAVET yazısını incelemeye koyuldu. Kalbi yerinden fırlayacak
- [Bir Alpaslan Kaya Polisiyesi | Vaka-i Hassasiye | Bölüm - 5](https://dedektifdergi.com/vakai-hassasiye/) - Nisan ayının dördüncü günü, öğleden önce Konyaaltı Plajı’nda yürüyordu, Erol. Bir yandan denize bakıyor, bir yandan da sevgilisinden gelecek mesajı bekliyordu. Sürekli telefonunun kilidini açıyor, mesaj gelmiş mi diye kontrol ediyor, umutsuzlukla yeniden gözlerini denize çeviriyordu. Bu ayrılıklarının dördüncü günüydü. Erol, yeniden kendisine döneceği umudunu bir ân olsun yitirmiyordu. Doğu yönünde yürüyüşünü sürdürdü. Yaklaşık altı
- [Fantezi Hikaye: Bir Fantezi Dört Ölüm](https://dedektifdergi.com/hikaye-fantazi-olum/) - İçeri girmek için Olay Yeri İnceleme Şubesi'nin işini bitirmesini bekledik. Metin Gönce'nin cesedini sabah işe gelen çırağı Kemal bulmuştu. "Kapı kapalıydı ama kilitli değildi. İçeri girdiğimde ustamın cesediyle karşılaştım," dedi. "Tam olarak ne iş yapıyorsunuz bu dükkânda?" diye sordu Amirim. "Bilgisayar işleriyle uğraşıyoruz biz. Format atma, program yükleme, tamir. İkinci el bilgisayar, film filan da
- [Hikaye: Poker Arkadaşları](https://dedektifdergi.com/hikaye-poker-arkadaslari/) - Kadının gereğinden fazla endişelenmiş ve korkmuş olduğu suratındaki ifadeden açıkça belliydi. Doğu Ataşehir’de ana caddeyi gören yüksek bir binanın en üst katındaki dairede, siyah saçları ense köküne kadar uzun, koyu yeşil gözlü, sivri burunlu biraz paspal görünüşlü bir adamın karşısında oturuyordu. Kadın karşısındaki adama göre çok şık giyinmiş, kızıla boyanmış saçlarını da tepesinde topuz yapmıştı.
- [Hikaye: Raci Firarda](https://dedektifdergi.com/hikaye-raci-firarda/) - - 2430 merkez! - Merkez 2430, devam et! - Teşvikiye Mahallesi, Ahmet Fetgari Sokak 31 numara, Senar Apartmanı’na acil ekip yönlendirin. Silahlı çatışma halindeyiz! Bir silahlı saldırgan var, birinci kattan aşağı ateş ediyor! - Anlaşıldı. Şişli, Teşvikiye civarındaki tüm ekipler, Ahmet Fetgari Sokak 31 numara Senar Apartmanı’na! Silahlı çatışma var! Tekrar ediyorum: Şişli, Teşvikiye civarındaki
- [Hikaye: Elizi Moda](https://dedektifdergi.com/elizi-moda/) - Komiser Banu ve yardımcısı Orkun yine bir cinayet ihbarı üzerine olay yerindelerdi. Etrafı güvenlik bandıyla çevrili olan aracın içindeki maktulün fotoğrafları çekiliyor ve tüm deliller titiz bir şekilde toplanıyordu. Banu, fotoğraf çekimlerinin bitmesini beklerken Orkun’dan çevredeki komşularından bilgi toplamasını istedi. Sürücü koltuğunda öldürülen kişinin suratı tanınmayacak haldeydi. Başı cama dayalı olan adamın yüzü kıpkırmızı ve
- [Hikaye: Uludağ’da Cinayet](https://dedektifdergi.com/uludagda-olum/) - Deri koltuktan çıkacak garip seslerden ürküyormuş gibi eğreti oturan muhatabını oyalamaya çalışan adam aynı şeyleri tekrar tekrar anlatıyordu. "Zafer, biraz... Nasıl desem, sıra dışı biridir. Her yere nasıl yetişebiliyor, bilemiyorum. Hem bürodaki idari işleri yürütüyor hem de büyük davalarla bizzat ilgileniyor. Tarafsızlığını ve kimseye eyvallahı olmadığını bilirim. Her devrin adamı tabiri doğru olmayacak ama devir
- [Hikaye: Siyanürize Ölüm](https://dedektifdergi.com/siyanur-olum/) - I Bir mesai günü daha başlamıştı ve bugün günlerden pazartesiydi. Gerçi bir cinayetçi için, günlerin ne olduğunun ya da o günün hafta içi veya hafta sonu olduğunun hiç farkı yoktu. Saatin de bir önemi yoktu. O gün günlerden ne olursa olsun ya da saat kaç olursa olsun emektar telsize o malum anonslardan biri düştü mü,
- [Son samuray/3.Bölüm - katananın sırrı](https://dedektifdergi.com/katananin-sirri/) - “Bulutlara inanır mısın?” “…” "Tamam, ilk önce ben söyleyeyim ama mızıkçılık yok sen de söyleyeceksin ona göre Cengiz. Bıyıkları yeni terlemeye başlamış delikanlının yüzü hafifçe kızardı yanındaki al yanaklı kızın söyledikleri üzerine. Sessizce başını sallayarak onayladı. Genç kız yüzü kızarmaya başlayan Cengiz’i daha fazla utandırmamak adına konuşmaya başladı: Ben inanırım; öldükten sonra ruhların bizi oradan
- [Hikaye: Vatan Borcu](https://dedektifdergi.com/hikaye-vatan-borcu/) - “Bir sigara alabiliyor muyuz, amirim?” Karşımdaki çocuğun benim gibi yeniyetme bir komiser yardımcısına “amirim” diye hitap etmesi gururumu okşuyor. Göz ucuyla, yan taraftaki Başkomiserime bakıyorum. Başıyla olur verdiğini görünce masadaki paketten bir sigara çekiyorum, dudağıma emaneten iliştirip yakıyorum. İki nefeste hemen közleniyor ucu. Çocuğa uzatıyorum. Yüzüme bakmadan alıp ağzına götürüyor. Gözlerini kapatıyor. Katran kokulu dumanı,
- [Hikaye: Anaokulu - Başlangıç](https://dedektifdergi.com/hikaye-anaokulu-baslangic/) - “Dört Eylül Anaokulu yanında, üzüm bağında çamura gömülü erkek cesedi. Tekrar ediyorum, Dört Eylül Anaokulu…” On bir senedir merdiven altında gizlenen polis telsizi, o gece tıpkı çocukluk yıllarımdaki gibi mutfak masası üzerinde cızırdıyordu. İlçe emniyet müdürünün ısrarcı aramalarından sonra ortaya çıkmıştı. Yeşil ışıklı ekranı daha dün silinmiş gibi parlıyordu. Telsize bir şeyler söyledikten sonra silahını
- [Hikaye: Adem](https://dedektifdergi.com/hikaye-adem/) - Toprağın içinde mantar gibi belirdi. Yavaşça doğruldu. Uykudan uyanmış gibi şaşkınca çevreye bakındı. Karanlıktı. Bir süre olduğu yerde dönüp durdu. Ne yapacağı konusunda hiçbir fikri yoktu. Boş boş baktı etrafına. Geçmişini bilmiyordu. Dolayısıyla nereden gelip nereye gideceğini bilmiyordu. Dahası henüz kim olduğunu bilmiyordu. Yürümeye başladı. Geceyi bilinçsizce adımlarken gökyüzünde parlayıp sönen ışıklar belirdi. Başını kaldırıp
- [Hikaye: Duvar Tabloları](https://dedektifdergi.com/hikaye-duvar-tablolari/) - Duvar tablolarına olan merakının ne zaman başladığını hatırlamıyordu ama onların olmadığı bir evin mutfağının veya banyosunun hatta tuvaletinin eksik olmasını yeğ tutacağını biliyordu. Duvar tablolarında yansıtılan karanlığın, gizemin ürkütücü yönü olmayan; aydınlık, düşündürmeyen sadece görüntüsü ile estetik olanlar ise hiç ilgisini çekmiyordu. İçindeki karanlıkla ünlü ressamların ruh halini bağdaştırıyor, bu tarz tabloları gördükçe bilmediği bir
- [Polisiye Hikaye: Güvercin Cinayetleri](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-guvercin-cinayetleri/) - "Burası," dedi Amirim Gecekondunun önüne Adli Tıp aracı, Olay Yeri İnceleme Şubesi'nin minibüsü ve birkaç sivil araç park etmişti. Biz de kendimize yer bulduk. Çifte cinayet işlenmesine karşın, diğer olay yerlerinde görmeye alışık olduğumuz meraklı kalabalıktan eser yoktu. Çetelerin cirit attığı bu tür mahallelerde tanıklık yapmak insanın başının büyük derde girmesi demekti. Kireçle yalapşap boyanmış
- [💙 Hikaye: Deli Mavi 📘](https://dedektifdergi.com/hikaye-deli-mavi/) - “Oğlum, hani nerede kaldı şu köy?” Otomobilin sürücü koltuğunda sıkıntıyla kıpırdanıyorum. “Şey, buralarda bir yerde olması lâzım, sayın savcım. Haritaya göre, tali yola saptıktan on beş-yirmi dakika sonra varmamız gerekiyordu ama...” “Ne on beşi, ne yirmisi lan? Neredeyse bir saat oldu be ana yoldan ayrılalı...” Kaymak gibi siyah asfaltla gönülsüzce vedalaşıp yokuş yukarı toprak yola
- [Suç Hikayesi Dinle: Gülümse 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-gulumse/) - Siyah elbisesinin etekleri rüzgârda dalgalanıyordu. Kumral saçları bir toka ile sımsıkı bağlanmamış olsaydı, ne güzel eşlik ederdi eteğine. Yanına yaklaştım... “Merhaba,” dedi. Çekik gözleri gülünce daha da küçülmüş, göz bebekleri kirpiklerinin arasında kaybolup gitmişti. Az sonra öleceğini bilseydi yine böyle sıcacık gülümser miydi acaba? Niyetimi belli etmedim tabii. Son saatlerinde istediği kadar şımarmasına izin verdim.
- [Hikaye: Dokuzuncu Vagon](https://dedektifdergi.com/hikaye-dokuzuncu-vagon/) - Karanlıkta yayılan son kurşun sesinin üzerinden yarım saat geçmişti. Hava aydınlanmamış, ayak sesleri ortamdaki sis perdesini dağıtmaya başlamamış, meraklı gözler gölgelerin arasında belirmemişti henüz. Buna mukabil, yarısına kadar açılmış sürgülü kapının dibinden sarkan kol ve bacakların, etrafa yayılmaya devam eden ağır kan kokusunun ve arada sırada baykuş sesleri tarafından bölünmesi dışında hakimiyetini kararlılıkla koruyan sessizliğin
- [Hikaye: Saat Altı Cinayetleri | Bölüm - 1](https://dedektifdergi.com/hikaye-saat-alti-cinayetleri/) - Sıradan bir gündü. Akşama kadar aralıklarla yağan yağmur yerini hafif bir esintiye bırakmış, şehrin kendine has kasveti biraz olsun dağılmıştı. İnsanlar işlerinden çıkmış, evlerine bir an önce varabilmenin telaşı içerisinde koşuşturuyorlardı. Ulus’ta gün, şehrin diğer yerlerine göre daha erken sona ermişti. Sokaklarda müşterisini arayan hayat kadınları ve birkaç dilenciden başka kimse kalmamıştı. Elinde telsizi, yerde
- [Hikaye Dinle: Bedelli](https://dedektifdergi.com/hikaye-bedelli/) - Üç katlı müstakil evin bahçesine adımımızı attığımızda Olay Yeri İnceleme Şubesinden Oktay Komiser karşımıza dikildi: "Yassah hemşerim! Giremezsiniz!" İyi gecelerledik Oktay Komiseri. "Günaydın diyecektiniz herhalde," diye karşılık verdi Oktay Komiser. "Saat sabahın dört buçuğu. Bir iki saat daha sabretselerdi bizden sonraki ekibe yıkılacaktı iş ne güzel." Oktay Komiserle çene yarıştırmanın ne büyük bir hata olacağını
- [Para Hikayeleri: Bitcoin Cinayeti](https://dedektifdergi.com/para-hikayeleri-bitcoin-cinayeti/) - İnsanlar şimdi neden diye soracaklar. Anlayamayacaklar. Planım yolunda gitmez ve yakalanırsam, bari insanlar bu cinayetleri neden işlediğimi anlasınlar diye yazıyorum bu satırları. Hayır, içimi dökmek ya da vicdanımı rahatlatmak değil amacım. Vicdanım çok rahat. Ölmeyi hak etmişti ikisi de. Buna eminim. En iyisi her şeyi baştan anlatayım. Bana hak vereceksiniz. Kasım'ın ilk günü idi. Her
- [Tefrika: Dipsiz Kuyu | 2](https://dedektifdergi.com/tefrika-dipsiz-kuyu-2/) - Ölüm sonrasında geride kalanların omuzlarına yüklenen acıyla sürer hayat. Zamanla kabuk tutar, öğrenir insan bu şekilde devam etmeyi. İzi kalır hatıralarda. İyi ya da kötü… Hep seninledir geçmiş… Kuruçay da yaşanan ölüm ve ortadan kaybolmaların ardından günün daha neler getireceği bilinmiyordu. İki polis şehit düşmüş, bir şüpheli öldürülmüş ve iki kişi ortadan kaybolmuştu. Cinayet Şubeye
- [Polisiye Hikaye: Kapıdaki Tişört](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-kapidaki-tisort/) - Apartmanın kapısı gündüz olmasına rağmen kırmızı mavi ışıl ışıl. Bir ambulans, sıra sıra içinde telsiz, tabanca olan arabalar. Kapıda bekleyen üniformalı polis, avcuna doğru sigarayı saklamakla uğraşırken bir yandan selam vermeye çalışınca, kaşını yakmayı başardı. Tebriği hak etti. Erhan, omzuna vurdu da dumanı saldı, rahatladı garip. “Kaçıncı kat?” diye binayı işaret ederek sordu Erhan Amirim.
- [Gerçek Hikaye: İki ay içinde ölecek - Mutlaka Oku ve Paylaş](https://dedektifdergi.com/gercek-hikaye-iki-ay-icinde-olecek/) - 14 yaşında Sonat'ın hayatını kurtarabiliriz. Antalya'da lösemi hastası olan 14 yaşındaki Sonat Emre Özcan'ın sağlığı aranan ilik bulunamadığı için yeniden bozuldu, doktorların sadece 60 gün süre verdikleri ilik nakli için tek yapacağımız şey kan vermek ya da paylaşmak. Antalya'da Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) hastalığıyla 4 yıldır savaşan 14 yaşındaki Sonat Emre Özcan, yaşama tutunabilmek için
- [Hikaye Dinle: Sigara Öldürür 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-sigara-oldurur/) - Elvankent'te boş bir arsada, 25-30 yaşlarında bir erkek cesedi bulunduğu bildirildiğinde, çayımın yanına arkadaş yaptığım poğaçanın son lokması, boğazımla vedalaşıp mideme doğru yola çıkmamıştı daha. Cinayet mahalline vardığımızda, Olay Yeri İnceleme Ekibi ve Adli Tabip çalışmaya başlamışlardı. Bir elemanını, "Evladım, tabancanın namlusuna kalem sokulur mu? İki parmağınla uç kısmından, tetik korkuluğundan ya da kabzanın tırtıllı
- [Hikaye: Gölge](https://dedektifdergi.com/hikaye-golge/) - Ağaçlarla kaplı yolda o kadar hızla yürüyordu ki nefesi sıkışmıştı. Kalbi sanki göğüs kafesini yırtıp dışarı fırlayacakmış gibi çarpıyordu. Tüm ağaçlar söz birliği yapmış, kendini takip ediyormuşçasına ürkütücü görünüyordu. Vakit henüz akşam üzeri olmasına rağmen; kimsesizlik, evine giden yoldaki ormanlık alana tüm korkunçluğu ile çöküvermişti. Her adım atışında sanki tüm ağaçlar, onun peşinden gelen bir
- [Kusursuz Cinayet Hikayeleri: Kusursuz Plan](https://dedektifdergi.com/kusursuz-plan/) - Yalan söylemeyi beceremeyen kahramanımız düştüğü kusursuz planın parçası olduğunu fark etmeden sevgilisi ile kurduğu hayallerin kendisini nereye sürükleyeceğini bilmeden hayatını devam ettirmeye çalışırken, iş hayatındaki karmaşalardan uzak durmaya çalışmak için çaba harcamaktadır… Yılın son gününde Tarık, aklından patronunun her yıl düzenlediği eğlenceye katılmamak için nasıl bir mazeret bulacağını, hangi yalanı uyduracağını düşünürken, bir yandan da
- [Doğum günü hikayesi: sakın ağlama](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-sakin-aglama/) - Suzan, gördüğü rüyanın etkisiyle yataktan fırladı, nefes almakta zorlanıyordu. Sanki başka bir yerde uyanmış gibi sağına soluna baktı, gözleri Alper’i aradı ama o çoktan işe gitmişti bile. Yastığı ve çarşafı terden sırılsıklamdı, hemen kalkıp banyoya gitti, soğuk bir duş aldı, bornozuna sarınıp tekrar yatağına oturdu. Biraz sakinleşmişti ama yine de vücudunun her yeri titriyordu. Ne
- [Tefrika: Dipsiz Kuyu | 1](https://dedektifdergi.com/dipsiz-kuyu-1/) - Sonunu bilen kahraman olur mu? Ne alâka?..Kaybetmeyi bilen, bile bile koşar mı sona?.. Ona göre almaz mı gardını? Cinayet masasının kahramanları da bilmeden yaptılar bu zamana kadar finallerini. Kaybettikleri, kazandıklarının yanında fazla olsa da her adımda tecrübe koydular ceplerine. Hem kazanacağını bildiğin çatışmaya savaş denir mi? Anın tadını çıkarmak, korkmak, üzülmek, gülmek duyguları iliklerine kadar
- [Her türlü sahte evrak itinayla hazırlanır: Yetenekli Bay Haydar 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/suc-hikayesi-dinle-yetenekli-bay-haydar/) - Bu dolandırıcılık hikayesi, yaşamın zorlu şartlarının bazen bir çocuğu nasıl kendi yeteneklerini keşfetmeye ittiğini gözler önüne serecek. Yetenekleriniz size bir suç dünyasının kapılarını aralayıp, tamamen sahtecilik üzerine bir dünya inşa etmenizi de sağlayabilir. Keyifli okumalar: Çocukken de yetenekliydi Haydar. Yeteneğinin nereden geldiği konusunda ise hiçbir fikri yoktu. Annesi ve babası cahil insanlardı. Kardeşleri, uyuşturucu satıcılığı,
- [Hikaye: Kayıp Aranıyor](https://dedektifdergi.com/kayip-araniyor/) - Dııııt dııııt...dıııt dıııt...dıııt dıııt... ... Halacığım, nerelerdesin? Vatsapa niye cevap vermiyorsun? .... Halacım orada mısın? .... Artık merak etmeye başladım. Annem seni evde diyor ama cevap vermiyorsun. .... Akşama gelince yine arayacağım. Evde ol lütfen. Çok önemli! .... Dııııt dııııt...dıııt dıııt...dıııt dıııt... “Hah, geldim.” “E yani, halacım, nihayet bulabildim seni:” “Duymamışım yavrum. Misafirim vardı.” “Aaa
- [Müge Kılıç Polisiyesi: Kristal Yıldız](https://dedektifdergi.com/kristal-yildiz/) - Müge, sallanan sandalyesinde oturmuş ağır ağır sallanırken bir yandan da pencereden karın yağışını izliyordu. Kar, tıpkı meleklerin kanatlarından düşen tüyler gibi sessiz ve hafif nazlanarak süzülüyordu gökyüzünden. Yılbaşı yaklaşıyordu, yeni yılı kuzeni Rengin’le birlikte Kanada’da karşılayacaktı. Rengin, Le Cordon Blue Ottawa’da aşçılık ve pastacılık üstüne, lisans ve yüksek lisans yapmıştı. Tahsilini birlikte tamamladığı erkek arkadaşı
- [İzmir'de Bir Polisiye Hikaye: Cesetlerin Dili](https://dedektifdergi.com/cesetlerin-dili/) - EMNİYET AMİRİ ATIF KARA YAŞADIKLARINI İFTİHARLA SUNAR Yazmak için harika bir saat dilimine hoş geldim… Ömrümüzden bir günün daha geçtiği ve yeni bir güne merhaba dediğimiz, saat 00.30... Kendimle ilgili birkaç yaşanmış hikâye yazmaya başladım. Aslına bakarsanız yazar falan da değilim, olmak gibi niyetim de yok. Hem ne olacak ki elli dokuz yaşına gelmiş orta
- [İlginç Ölümler: Yeni Yıl](https://dedektifdergi.com/yeni-yil/) - Karla kaplı kasabanın üzerine çöken gece, Asım Amca’nın kabusunu geri getirmekle kalmamış onu esir almıştı. Kardeşinin gizemli ziyaretinin gerçekliği sorgulanırken, kimse küçük bir çocuğun söylediklerini dikkate almaz. İlginç ölümler dosyasında yerini alan bu öykü gerçek bir yaşam öyküsünden esinlenerek kaleme aldım. 1968’i 1969’a bağlayan gece… Asıf Bey, Anadolu’nun ücra bir köşesinde, bu küçücük köyde, kendi
- [Şair Soygunu](https://dedektifdergi.com/sair-soygunu/) - Yeni Moskova adlı şiir kitabıyla kısa sürede tüm dünyaya adını duyuran şair Yiğit Kerim Arslan’ı imza gününde kaçırmak için, çocukluk arkadaşım Reis Biçer ile beraber gümüş renkli Peugeot Partner aracımızla yola çıktık. Büyükşehir Belediyesi’nin özel katkılarıyla son teknolojilerin kullanıldığı yolda balığın suda gittiği gibi gidiyoruz. Arabayı ben kullanıyorum, Reis kullanamaz, çünkü onun ehliyeti yok. Karşımıza
- [Gizem: Sisler Arasında](https://dedektifdergi.com/sisler-arasinda/) - Yıllar önce, bir yılbaşı gecesi Galler’de çok tuhaf bir olay geçti başımdan. O zamanlar genç ve tecrübesiz biriydim. Bir kargo şirketinde çalışıyordum. Hafta içi günlerim direksiyon başında, İngiltere’nin dört bir yanındaki yollarda geçiyordu. Fena para kazanmıyordum. Böyle giderse, birkaç yıla kalmaz Kuzey Londra’da bir kafe açacak kadar para biriktirebilirdim. Bu kafe açma fikrini kafama sokan
- [On beş adım](https://dedektifdergi.com/on-bes-adim/) - “Şifre kol saatinin arkasında biliyorsun çok vaktin yok.” “Bir saate ulaştırırım.” Metroya inmeye başladığında aramızdaki mesafe tamı tamına on beş adımdı. Yürüyen merdivenin solundan inmeye devam ederken Arap bir turist aramızdaki mesafeyi alışveriş çantalarıyla bozmaya kalktı, ittim. Uzun metro koridorunda adımları hızlanır gibi oldu. Ne zaman takip ettiğim insanın adımları hızlansa ayakkabılarına göz dikerim. Ayakkabılarının
- [Cerrahın ölümü](https://dedektifdergi.com/cerrahin-olumu/) - BÖLÜM 1 Arabanın sinyal kolu takılmıştı yine. Ritmik ses yol boyunca beyninin içinde ötmüştü neredeyse. Müziğin sesini biraz daha açtı. Çok dakik bir insan olmakla övünürdü. Geç kalmaktan nefret ederdi. Balık tutmaya ayırdığı izin gününde çağırılmış olması da ayrıca sinir bozucuydu. Yol bittiğinde, hasta yatağında ölümü bekleyen bir ihtiyar gibi inleyen arabasının kapısını sertçe kapattı.
- [İntikam Hikayeleri: Ben Öldürüldüm](https://dedektifdergi.com/ben-olduruldum/) - Sonbaharın ayazı bomboş ve karanlık sokağı anne kucağı gibi sarıp sarmalamaya başlamıştı. Sararmış yapraklar kümeler halinde rüzgârdan oradan oraya savrulurken, gecenin ayazı ise her nefesimde içime dolup daha çok üşümeme sebep oldu. Bu geceki nöbetim bir trafik kazası sebebi ile uzamıştı. O kadar yorgundum ki, hastanenin otoparkına yürürken biri dokunsa düşecek kadar bitkindim. Park yerinin
- [TARİHTEKİ "TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKINI ÇALAN" HIRSIZLAR](https://dedektifdergi.com/tarihteki-tuyu-bitmemis-yetimin-hakkini-calan-hirsizlar/) - Önnot: Bu yazıda asıl görevi ülkelerini yönetmek ve halklarını daha ileri götürmek ama sonları adi bir hırsız olmaktan ileri gidemeyen hırsızlar yer alacaktır. Fakat hırsızlık denince akla maddi değeri olan şeyleri çalmak gelmektedir. O yüzden bu yazıdaki tüm isimler maalesef politiktir. Zira Hitler gibi kuşakların hayatlarını ve geleceklerini çalan asker ya da politikacı diktatörler hiçbir
- [TARİHTEKİ MEŞHUR HIRSIZLIKLAR](https://dedektifdergi.com/10273-2/) - Önnot: Bu yazıda tarihteki hırsızlıklar yer alacaktır. Fakat hırsızlık denince akla maddi değeri olan şeyleri çalmak gelmektedir. O yüzden bu yazıda politik bir isim aramak nafiledir. Zira Hitler gibi kuşakların hayatlarını ve geleceklerini çalan asker ya da politikacı diktatörler hiçbir zaman hırsız damgası yemezler. Tarih onlara başka ve daha ağır damgalarla yaftalayacaktır. Tarihteki meşhur hırsızlarda Bonnie ve Clyde’ı ve Jesse James’ten bahsetmiştik.
- [Taş, Kağıt, Makas!](https://dedektifdergi.com/tas-kagit-makas/) - Dükkânın kepenkleri şiddetle sarsıldı. “Açın kapıyı, polis!” Nazif, dükkândaki dört kişiyle beraber korkuyla ayağa fırladı. Yüreği en son ne zaman böyle vurdu hatırlamıyordu. Evden çıktığına, cesaret edip ta buralara geldiğine, tanımadığı insanlarla bu işe kalkıştığına bin pişmandı. Suçtu yaptığı. Birkaç ay önce söyleseler “Hadi canım!” diyeceği türden hem de. Kararını gece vermişti. Sabah kahvaltıda eşine
- [Yeşil Kapılı Ev | 1](https://dedektifdergi.com/yesil-kapili-ev/) - Kadim şehrin eski semtlerinden birinde kıvrılarak uzayan dar sokakta yürürken buraların hiç değişmeyeceğini düşündü Hande. Önünden koşarak geçen çocuklara boş boş baktı az ilerde kapı önünde laflayan kadınlar onu görünce dedikodularını kesip gözlerini ona diktiler aldırmadı, yürümeye devam etti. Her adımında diz kapaklarını ortaya seren yırtık kot pantolonu, biraz kımıldasa göbeğini olduğu gibi gösteren kısa
- [3 Aylık Ceza](https://dedektifdergi.com/3-aylik-ceza/) - Saatine baktı, tam dokuz saat geçmişti. Saatlerdir saklandığı yerden artık çıkabileceğine kanaat getirdi ve öyle de yaptı. Geminin bu kuytu ve karanlık köşesinde usulca doğruldu, bel çantasının fermuarını ağır hareketlerle sağdan sola gezdirerek açtı ve elini çantanın içerisine daldırdı. Evet, kamerası oradaydı. Çantadan çıkardı, cihazın sağına soluna baktı ve açma tuşuna bastı. Kameranın şarjı tam,
- [Ne Bileyim Ben](https://dedektifdergi.com/ne-bileyim-ben/) - Bir gün bir yerinden tutarsam hayatın, bileceğim ki Allah beni seviyor bir şekilde. Yoksa nasıl olur ki bu kadar acıyı bir bünyeye sığdırması. Bilemem ki nasıl bir adaletti ya da nasıl bir anlayışsızlıktır bizimki. Geçen kafam güzel, gözümü açtığımda pezevengin biri bir orospuyu dövüyordu. Çaresizce yalvarıyordu orospu, belki de ölümden kurtulmak için. Gözlerimi açtım ama kollarımı
- [Taksi | 2](https://dedektifdergi.com/taksi-2/) - BÖLÜM Mahkeme binasından çıkarken moralim sıfırdı. Feyyaz’ın bu deliller ile tutuklanacağını biliyordum ama gene de tutukluluk kararı nedense bana dokunmuştu. Binanın önüne çıkıp sigaramı içerken, benden başka kimsesi olmayan kardeşime hem acıdım hem de salaklığına kızdım. Böyle bir aptallığı zaten Feyyaz’dan başkası yapmazdı. Yanı başımda biten Bülent bir şey söylemek ister gibi bana bakıyordu. “Ne
- [Sentetik İnsan Projesi](https://dedektifdergi.com/sentetik-insan-projesi/) - İçinde dünyaları barındırdığı için mi kendini yere göğe sığdıramaz insan? Ya da dünyayı keşfetmek mi daha zordur yoksa bir insanın iç dünyasını mı? Mesela hafızanın mı sınırları daha geniştir yoksa gökyüzünün mü? Hatıraların sayısı mı daha fazladır yoksa gökyüzündeki yıldızların mı? Yıldız kaydığında neden dilek tutulur? İnsanın mı oldurma gücü daha fazladır yoksa kayan yıldızın
- [İşkembe Çorbası](https://dedektifdergi.com/iskembe-corbasi/) - -Veysel kalk. Kalkmaz şimdi bu. Gece gece yaptırdı bana çorbayı, içmeden sızmıştır kesin. Her zaman böyle yapıyorsun işte. Nerede zıkkımlandıysan orada iç çorbanı da. Çorba neyse o pis kokularınla bir de bana hallenmiyor musun en çok ağrıma giden de o. Her seferinde pis nefesinin vücuduma yapıştığını, iğrenç ter kokunun gusül de alsam vücudumdan çıkartamayacağımı düşünüyorum.
- [Birlikte Ölelim mi?](https://dedektifdergi.com/hikaye-birlikte-olelim-mi/) - “Tüm yaralarım mikrop kapsın istiyorum. Görünmeyen, içimde biriktirdiğim, sustukça kanayan yaralarımın hepsinden irin aksın! Belki o zaman içimdeki çürümüşlüğü görebilirsiniz, belki o zaman bana hak verebilir; duygularımın nasıl iflas ettiğini, içimdeki kini kusmak için hepinizin neden ölmesini istediğimi anlayabilirsiniz. Çünkü siz inanmak için gözünüzle görmek istersiniz! Çünkü siz inanmak için karşınızdakinin ölmesini beklersiniz. Yardım çığlığına,
- [Mavi Çiniler](https://dedektifdergi.com/mavi-ciniler/) - Ayaklarının çıkardığı sesten ürkerek elinden geldiğince hızlı yürüyordu Hızır oğlu Ahmed. 1314 yılının sıcak yaz gecesinde yürümekten ziyade koşuyordu desek daha doğru olurdu. Terden su gibi olmuş bir halde evinin kapısına vardığında nefes nefese durdu, elinde olmadan iki yanına bakındı sonra arkasını kolaçan etti. Gecenin sessiz karanlığından başka bir şey yoktu peşinde. Yüreği biraz rahatladı,
- [Cinayet ve Gurur | 6](https://dedektifdergi.com/cinayet-ve-gurur-6/) - “Iphone düşünüyor musunuz amirim?” diye sordu Aykut ceplerini karıştırırken. Birkaç dakika daha aradıktan sonra, paketi evde bıraktığına ikna oldu. “Bir sigara salsana Cengiz.” Elimdeki Camel paketini Aykut’a atıp amirime döndüm. “Bence boş verin Iphone’u. Dünyanın parası… Daha ucuz yollu bir şey buluruz.” “Ucuza kapatsak iyi olur, başka taksitler de var. Aksi zamanda bozuldu telefon,” dedi
- [Taksi](https://dedektifdergi.com/taksi/) - 1.BÖLÜM: SALI GECESİ 00:30 Kapının eski ve soğuk koluna dokunmadım resmen yapıştım, gün o kadar yoğun geçmişti ki yorgunluktan ayakta zor bela duruyordum. Bir yere tutunmasam yere düşmem içten bile değildi yani. Ayağımın dibindeki tozlu paspasın üzeri bir an gözüme kuş tüyü yatak gibi geldi. Cebimde şangırdayan bozuk paraların arasındaki anahtar, elime gelmemek için
- [Beylerbeyi](https://dedektifdergi.com/beylerbeyi/) - Beylerbeyi Günlük Böceklerden sonra içimde her geçen gün büyüyen öldürme dürtüsüne karşı koyamıyorum... Kıskandığım, sinirlendiğim ve hazmedemediğim kim varsa kafamdan geçen çeşitli senaryolarla onun ölümünü düşler dururdum. Kan görmek bana ayrı haz veriyordu. Daha dokuz yaşımdaydım böcekler dışında bir canlıyı öldürmeye karar verdiğimde. Cesaretim biraz daha yerine geldiğinde ilk deneyimimi sokak kedisini öldürerek gerçekleştirdim.
- [Yalnız Ölü Balıklar](https://dedektifdergi.com/yalniz-olu-baliklar/) - Sokaklar boşaldı, gece çöktü, ayaz bindirdi. Bu beton yığını, karanlık, ölüm gibi sessiz şehirde, bu insan enkazında, ebedi inşaat Ankara’da yalnız, yapayalnız bir çocuk parkında oturmuş, dördüncü biramı yudumluyordum. Viski açıldığı gibi bitti, öteki biralar su gibi aktı, dökme demirden yapılma dönme dolabın dibine işedim beş kere. Öyle altıncı katı izledim. Bir faça Şahin geçti,
- [Define Avcıları](https://dedektifdergi.com/define-avcilari/) - Öğle yemeği sonrası salonumun köşesindeki berjerimde şekerleme yaparken telefonun sesiyle uyandım. Birkaç saniye etrafa şaşkın şaşkın bakarken küçük dostum Totti’nin havlaması sayesinde yer ve zaman mefhumumu hızlıca geri kazandım. Kalkıp ısrarla çalan telefonu açtığımda diksiyonu düzgün, kibar bir beyefendinin sesi yankılandı kulağımda. “Merhabalar, İrfan Bey’le mi görüşüyorum acaba?” “Evet, benim. Buyrun.” “Ben Ümit Yünce, numaranızı
- [Karıncanın Tekamülü](https://dedektifdergi.com/karincanin-tekamulu/) - “Nasıl beceriyorsun söylesene. Ben de senin gibi biri olmak istiyorum,” dedi Salyangoz. Karınca gülümsedi, kahvesinden bir yudum aldı; ama cevap vermedi. Bu kadar güzel bir dişiye “salyangoz” lakabını uygun gördüğünü bilseydi çok kızacağına emindi. Reenkarne olmaya başladığından beri artık herkesi dünyaya faydası ya da zararına göre kategorilere ayırıyor, insana dönüşüm için çıktıkları bu tekamül yolunun
- [Hikaye: Sigortacı](https://dedektifdergi.com/hikaye-sigortaci/) - Edison T marka otonom elektrikli arabaları üreten Edison şirketi, bu araçları sadece satmakla kalmıyor aynı zamanda müşterilerine kiralıyordu da. Edison şirketinin sadece bu operasyonda pazar lideri olarak her ay milyarlar kazandığı herkesin bildiği bir gerçekti. Bir aracın sahibi olmadan, park yeri aramak zorunda kalmadan, bakımıyla uğraşmadan, her ihtiyaç duyduğunuzda yirmi yedi saniyenin altında bir bekleme
- [İnsan Neden Öldürür?](https://dedektifdergi.com/insan-neden-oldurur/) - Rahmetli Cemil Abi’yi andık bugün. Ne iyi adamdı. Alanında uzmandı. Yeri gelince kriminal profesörü, bir bakmışsın sosyolog olmuş. En iddialı olduğu alanlardan biri de psikolojiydi. Değme psikoloğa taş çıkartacak bilgisi vardı. Olayları yorumlayışı dikkat çekiciydi. Akılda kalacak bir görüntüsü yoktu. Orta boylu bir adamdı. Kısa kıvırcık saçları vardı. Öyle, güçlü kuvvetli de değildi. Hamur işlerine
- [Hikaye: Yerli Gatsby | 1](https://dedektifdergi.com/hikaye-yerli-gatsby/) - Seksen iki metre boyundaki lüks yat, Yalıkavak Marinadan ayrılırken şezlonglarda güneşlenenlerin bakışları yata doğru çevrildi. Marina’daki onlarca lüks yat sahibinin kıskanç bakışlarını üzerine çekmeyi başaran özel yapım yat, mavi suların üzerinde süzülen beyaz bir kuğu gibi zarif hatlara sahipti. Katar emirinin yüz yirmi üç metre boyundaki yatından ya da Dubai şeyhinin Radiant isimli yüzen otelinden
- [Bay Bay](https://dedektifdergi.com/bay-bay/) - İnsanın devirdiği yetmiş senesinin bir şekilde dolandığı ayaklarına yük bindirmesi gerekirken, arkama baktığımda, geride nelerin kaldığını düşündüğümde, hafızasını yaşlılık hastalıklarına galebe çalamayan zamana yenik düşürmesi olacak iş değildi. Ama benim başıma gelenler bunun tam tersiydi. Hayatımı mahveden düşünceleri aklımdan çıkaramıyor, son zamanlarımda insanlar, yaptıkları, davranışları, yöntemleri haricinde bir konuya kafa yoramıyordum. Eskiden olsaydı, dinin sadece
- [Stadyumdaki Cinayet](https://dedektifdergi.com/stadyumdaki-cinayet/) - Yarın oynanacak futbol maçı şampiyonu belirleyecekti. Ezeli rakip olan iki takımın puanları ve averajları aynıydı. Tüm ülke nefesini tutmuş bu karşılaşmayı bekliyordu. Her şey hazırdı, tek sorun maçı yönetecek hakemdi. Cümle alem hangi takımı tuttuğunu biliyordu. Federasyon ve Merkez Hakem Kurulu ise yangına benzin dökmek için uğraşıyordu. İki takımın fanatikleri zaten fırsat kolluyor, dalaşmak ve
- [Hikaye: Evden Eve Nakliyat](https://dedektifdergi.com/hikaye-evden-eve-nakliyat/) - Sıkıntılı bir gündü, öğleden sonra dışarıdaki acayip havanın etkisiyle iyice bunalmış, terlemişti. Dışarıda deli bir rüzgâr camları titreterek eserken beklenen oldu ve kocaman yağmur damlaları vurmaya başladı. İçerideki nemli boğuk hava şimdi daha yoğunlaşmıştı. Yazdığı maili şöyle bir okudu ve gönder tuşuna bastı Nurten. Parmaklarını uzun saçlarının arasından geçirip geriye doğru taradı. “Sigara içmeliyim,” diye
- [Ben kimi öldürdüm?](https://dedektifdergi.com/ben-kimi-oldurdum/) - Bir polisiyede asıl mesele katilin kim olduğunu bulmaktır. Hal böyle olunca herkes katilin peşine düşer. Okur aman vermez dedektifin ipuçlarını bir araya getirip vakayı çözmesini hem heyecanla takip eder hem de acar dedektiften önce katilin kim olduğunu anlamak için onunla yarışır. Ama bu hikâyede durum farklı. Burada katil apaçık ortada. Anlamışsınızdır. Dolayısıyla siz bu hikâyeyi okurken
- [Hikaye: Cinayet ve Gurur | 4](https://dedektifdergi.com/hikaye-cinayet-ve-gurur-bolum-4/) - Telsizden gelen anonsun ardından, Zübeyde’nin yanından ayrılıp olay yerine geldim. Royal Otel’in önünde, anayol çıkışının üzerindeydik. Ekipler, yolun sağ şeridini trafiğe kapatmışlardı. Arabayı otelin otoparkına koyduktan sonra, yerde metrelerce devam eden kan izlerini takip ederek cinayet mahalline ulaştım. Cengiz yine benden önce gelmiş, cesedi incelemeye başlamıştı. “Hoş geldin amirim.” “Hoş bulduk. Durum nedir?” “Yaya geçidinin
- [Hikaye: Konuk](https://dedektifdergi.com/hikaye-konuk/) - Alacakaranlığın gölgelediği tenha köy yolunda, arabalarını art arda park edip sigaralarını yaktılar. Dörtlü flaşörler az sonra gökyüzünde parıldayacak yıldızlar gibi ritmik yanıp sönüyordu. Yağmuru muştulayan rüzgârın uğultusuna karışan konuşmalar güçlükle duyuluyordu. Adam adresi yazdığı kâğıdı uzatıp “Söylediğim saatte gel, kapıyı o açacak,” dedi. “Yüzünden vurma sakın, çok güzeldir.” Sıtmaya tutulmuş kollarını kavuşturup ileri geri sallandı.
- [Bir Katliam Masalı](https://dedektifdergi.com/bir-katliam-masali/) - Korkmayın! Kaçın, arkanıza bakmayın sakın! Bakarsanız yakalanırsınız! Gizli bir operasyonun son kurbanlarıydık biz. Belki de savaş meydanında çırılçıplak kalmıştık da o sırada savaşı birisi durdurmuştu ve tüm gözler benim üzerimdeydi. Ne bakıyorsunuz? Ben utanılacak hiçbir şey yapmadım. Başımıza gelenlerden birkaç saat önce tam da o gün ölümle konuştum. Önce ben sordum: “Senin ölüm olduğunu biliyorum,
- [Hikaye: Cinayet ve Gurur | 3](https://dedektifdergi.com/hikaye-cinayet-ve-gurur-3/) - Gece 12’den sonra çalan telefonlar hayra alamet değildir. Babamın kalp krizi geçirdiğini, ablamın trafik kazasını, yeğenimin intihar ettiğini… Hepsini 12’den sonra öğrendim. Ne zaman karanlığın içinden o sinir bozucu melodi yükselse, elim bir türlü gitmez telefona. Aklımdaki trilyon tane ihtimal birbiriyle çarpışır. Sonra, umutsuz bir “Hayırdır inşallah,” ile açarım telefonu. Tarih tekerrürden ibarettir derler. Öyleymiş...
- [Hikaye: Pazar Banyosu](https://dedektifdergi.com/hikaye-pazar-banyosu/) - Mukaddes, Mukaddes! Allah aşkına beni duyuyor musun minik serçem? Neredesin, bir ses versen seni bulacağım. Demek, balkondasın. Söyleseydin ya makineden çıkan çamaşırları birlikte sererdik. Hadi, çekil sen, ben devam ederim. Mezarlık manzaralı arka balkonumuza ben çamaşırların geri kalanını sererken Mukaddes de ikimize bol köpüklü bir kahve yapmak için mutfağa gitti. Bu oturduğumuz evin arsasını yirmi
- [Uğursuz Bir Gün](https://dedektifdergi.com/ugursuz-bir-gun/) - Kapının zili çaldığında annem ile birlikte eve gelen polislerle konuşmaya çabalıyorduk. Daha doğrusu annem, uzandığı büyük koltuğun üzerinde kendine gelmeye çalışıyordu. İki memur, baygınlık geçiren annemin başında sabırla sordukları sorulara bir cevap verilmesini bekliyordu. Evde komşulardan Ünzüle Teyze, bir de yan komşumuz Neşe vardı. Ünzüle Teyze annemin bileklerini kolonya ile ovuyor, bir taraftan da ağıtları
- [Hikaye: Annemin Hatırası](https://dedektifdergi.com/hikaye-annemin-hatirasi/) - İnsanoğlu yaşayacağı hayatı seçemediği gibi, kaderinin onun için hazırladığı yaşamı da bilemeden bu dünyaya gözlerini açıyordu. Tıpkı benim gibi… Ben ki çocukluk yıllarında her çocuk gibi büyüyüp doktor olup, yaşlanacak olan anneme bakacaktım. [bctt tweet="Heyhat! Ne kadar da uzak ve karanlık köşelerde bıraktım hayallerimi." username="dedektifdergi"] Hayatımdaki tek gerçek sevgiye sahip olan annemin bunu her söylediğimde
- [Büyük Adamlar Hapishanesi](https://dedektifdergi.com/buyuk-adamlar-hapishanesi/) - Kendimi, tavanı, duvarları ve zemini beyaz bir labirentin içinde buldum. Başım kanıyordu, karnım açtı ve susuzluktan ölüyordum. Üzerimdeki üniformadan anladığıma göre rütbeli bir askerdim ve komando taburunda görev yapıyordum. Mavi beremi sıkıştırdığım palaskam, botlarımı bağladığım bağcıklar kayıptı. Çıplak ayakla dolaşmamı istemişlerdi anlaşılan. Bir labirentin içinde olduğumu söylemiştim. Birilerinin, baygınken serumla besledikleri bedenimin güçten düşmemesi için
- [Hikaye: Yeni Dünya](https://dedektifdergi.com/hikaye-yeni-dunya/) - Hayat sizi üzmesin; çünkü siz en iyisine layıksınız! “Dünya inandıklarını körü körüne savunmak için doğru bir yer değil,” diyordu okuduğu kitap. Eğer bu sabah olanlar tüm hayatını alt üst etmeseydi yazarla asla aynı fikirde olamazdı. Bir insanın savunduğu doğruları olmalıydı. İnandıkları uğruna savaşmalı, fikirlerini sonuna kadar savunmalıydı. Aksi ona göre kaypaklıktı. Ama yalnızca sekiz
- [Makberden Malumatlar- 3. Bölüm Düğüm Çözülüyor](https://dedektifdergi.com/makberden-malumatlar-3-bolum-dugum-cozuluyor/) - “Ben, hikâyesi olan bir insanım!”dedi genç kadın. Sesi mahkeme salonunda yankılandı. Yüzündeki sert ifade, sesindeki meydan okuyuş insanı ürperten cinstendi. Salondaki insanlar adeta nefeslerini tutmuş bir şekilde duruşmayı izliyorlardı. Hâkime Hanım bu söze cevap vermek için hafifçe öne doğru eğilerek ”Aynı zamanda başkalarının hikâyelerini yarıda bırakmış bir insansın!” dedi. Mahkeme salonundan bir anda uğultular yükselmeye
- [Hikaye: Haydut](https://dedektifdergi.com/hikaye-haydut/) - [bctt tweet="Bu hikaye Meclisimizin açılışının 100. Yılı anısına Küçük Dedektiflerimiz için yazılmıştır. Küçük dedektiflerimize armağan olsun!" username="dedektifdergi"] Evde durmak biz çocuklara göre değil. Dere, tepe demeden gezmek istiyorum. Okula gitmek, öğle arasında okul bahçesinde tek kale maç yapmak istiyorum. Öğretmenimi dinlemek, onun bakmadığı yerlerde arkadaşlarıma silgi parçaları fırlatmak, kâğıttan uçaklar yapıp pencereden atmak istiyorum. Okulumuzdaki
- [Hikaye: Cinayet ve Gurur | 1 - Başkomiser](https://dedektifdergi.com/hikaye-cinayet-ve-gurur-bolum1-baskomiser/) - Başkomiser Anlatıyor: “Çok acı,” dedi. Bunu elinde tuttuğu bira için mi, yoksa yaşadığımız olaylar için mi söyledi emin olamadım. Otuz altı saattir uyumuyorum. Son bir haftada kaç saat uyuduğumu hesaplayamayacak kadar da yorgunum. Olayların bu noktaya nasıl geldiğini anlatmalıyım. Çünkü, her şey öncesiyle anlam kazanır… *** “Dürümler geldi beyler. Afiyet olsun.” “Eyvallah Recep Ustam,” deyip
- [Hikaye: Korona Günlerinde Cinayet](https://dedektifdergi.com/hikaye-korona-gunlerinde-cinayet/) - Hüseyin ağzındaki lokmayı çiğnemeden bütünüyle yuttu. “Şimdi bu duruma sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum Başkomiserim. Karantina başladığından beri şehirdeki suç oranında ciddi bir düşüş var. Bizim şubeyi de halka hizmete yönlendireceklermiş diye duydum,” dedi sorgulayan gözlerle Zafer’e bakarak. “Bir kısım memuru Katar’dan gelenlerin kaldığı yurtta görevlendirmişlerdi zaten. Bizim de ne olacağımız yakında belli olur Hüseyin.
- [Hikaye: Bıçak](https://dedektifdergi.com/hikaye-bicak/) - Size hayatımın en büyük dersini anlatayım. Daha henüz yeniyetmelik çağında, ergenliğe girdiğimiz sıralarda bizim sokağa yeni taşınan komşumuzun oğlu Ozan verdi bana bu dersi. Bilirsiniz o yaşlarda insan her türlü muzurluğa açıktır. Dilinin kemiği yok, merakının ucu bucağı yoktur. Üstelik ergenlik başladı mı acımasızlık da başlar. Elbette hepsi hormonların alt üst oluşundan. Ozan evin tek
- [Hikaye: Yüksek Kaldırım Serçesi - Bir İrfan Pat Macerası](https://dedektifdergi.com/hikaye-yuksek-kaldirim-sercesi-bir-irfan-pat-macerasi/) - Kapı zilinin, kulak zarımın dayanıklılığını sınaması ile uyandım gecenin bir yarısı. Zil sesine, küçük dostum Totti’nin çılgınca havlaması da eşlik ediyordu. Salonda cam kenarındaki berjerimde uyuyakalmışım. Yerimden hızlıca doğrulup açık kalan televizyona aldırmadan koşar adımlarla ulaştığım kapının deliğinden baktığımda, sabaha karşı evinize almak istemeyeceğiniz hırpanilikte bir izbandut gördüm. Adamın parmağını zilden kaldırmaya niyeti yoktu belli
- [Hikaye | BANU VE ORKUN; BEYAZ KRİZANTEM: ÖLÜM](https://dedektifdergi.com/hikaye-banu-ve-orkun-beyaz-krizantem-olum/) - Banu, Bursa: Banu yattığı yerde acılar içinde kıvranıyordu ve tişörtün üzerindeki kan kuruyarak kumaşı kaskatı hale getirmişti. Hareket etmeye çalıştığında iniltiyle karışık tısladı. Nerede olduğunu, dışarıda havanın aydınlık olup olmadığını bilmiyordu. Sol omzunda hissettiği yangı neredeyse acısını ikiye katladığından, başını çevirip yarasına bakmaya korkuyordu. Hafızasındaki sis yavaş yavaş dağılırken başına gelenleri parça parça hatırlamaya başladı.
- [Felaket Senaryoları: Bir zamanlar İstanbul'da](https://dedektifdergi.com/felaket-senaryolari-bir-zamanlar-istanbulda/) - Erguvanların boğazın iki yanında açtığı zamanlardı. Sabah uyandığında perdenin aralığından güneş ışıkları yatağının üzerine kadar geliyordu. Derin bir nefes alarak gülümsedi. Her sabah yaptığı gibi kendine oluşturduğu çalma listesini telefonundan açıp dinlemeye başladı. Yatağında uzanırken pencerenin önündeki rengarenk menekşeleri ve güneşin perde arasından süzülen ışıklarını seyretti bir müddet. Yatağının karşısında yer alan ahşap kütüphanesini izledi
- [Hikaye: İnsan](https://dedektifdergi.com/hikaye-insan/) - “Buraya mı ekeyim?” diye sordu erkek. Kadın sinirlendi. Cevap vermedi. Erkek hata yapmak istemiyordu. Konuşmak bile suç sayılıyordu. Ağzından çıkacak tek yanlış kelime ile yargılanabileceğini biliyordu. Önce hemcinslerine sonra bu deneyi başlatan herkese okkalı bir küfür savurdu. Küfürler tükenince kendi payına lanet kaldı. Denek olmayı kabul ettiği için bildiği tüm bedduaları sessizce sıraladı. “Ne mırıldanıyorsun?”
- [Hikaye: Ölemeyiş](https://dedektifdergi.com/hikaye-olemeyis/) - Erhan’la Ersin Mecidiyeköy’deki bir müdavim birahanesinde daha iki yudum almadan, yiyeceklerine dokunamadan geldi cinayet ihbarı. Alibeyköy… Jandarma Hatıra Ormanı… Kemerburgaz… Bitmedi yol bir türlü. Yaklaşık bir saatlik yolculuktan sonra vardılar Belgrad Ormanları’nın içlerine doğru, ıssızca bir yere. Yola uzak, gözden ırak bir noktadaydı olay yeri. Etraflarına bakındılar; polisler, polis arabaları vardı, ama ceset ve ambulans
- [Hikaye | Koridorun Sonu: Morg](https://dedektifdergi.com/koridorun-sonu-morg/) - Düşüncelerimin de morga dönüştüğü bu yere nasıl geldiğimi hatırlamaya çalışıyorum. Başımı öne eğmişken kırmızı renkli topuklu ayakkabılarıma gözüm çarpıyor. Dışarıda yağan yağmuru saatler öncesinde romantik bulurken şimdi ise son derece acımasız buluyorum. Topuklu ayakkabılarımla arabadan inip hastaneye koştururken yağmurun her damlası vücuduma iğne olup batmış, diken olup kanatmış, ateş olup yakmıştı. Kırmızı renkli topuklu ayakkabılar
- [Hikaye: Yanlış Yer, Yanlış Zaman](https://dedektifdergi.com/hikaye-yanlis-yer-yanlis-zaman/) - ÖĞLEDEN SONRA, KAHVEHANEDE Havanın ayazına rağmen sırtı ter içinde kalmıştı. Kabanının önünü açtı. Adımları sarsaklaşmış, gözlerine umutsuzluk oturmuştu. “Sabahtan beri, kafesteki kuş misali çırpındın durdun Mahmut. Bak, vakit neredeyse ikindi olacak. Ne oldu? Ne elde ettin? Bitmişsin oğlum sen... Bitirmişler seni...” Önünden geçmekte olduğu, dükkân camında Hüso’s Yeri yazan kahveye daldı. Gördüğü ilk masaya oturdu.
- [İnteraktif Hikaye: Oyuna Davet! - 2. Bölüm - Ümit Bülent Dinçer Versiyonu](https://dedektifdergi.com/interaktif-hikaye-oyuna-davet-2-bolum-umit-bulent-dincer-versiyonu/) - Bizimle bir oyuna var mısın? Bu öyküyü birlikte yazmaya ne dersin? Lütfen ilk iki bölümü dikkatle oku ve üçüncü bölümü sen yaz! Detaylar bölümün sonunda! İnternaktif Hikaye: Oyuna Davet'in ilk bölümünü okumak istersen tıkla. Genelde bilinmedik durumlara karşı verdiği ilk duygusal tepki korku olurdu. Geçen yıl çalıştığı şirket, yabancı bir şirketle ortaklık kararı almış ve
- [İnteraktif Hikaye: Oyuna Davet! - 2. Bölüm - Esin Pehlevan Versiyonu](https://dedektifdergi.com/interaktif-hikaye-oyuna-davet-alternatif-2-bolum-esin-pehlevan-versiyonu/) - İnternaktif Hikaye: Oyuna Davet'in ilk bölümünü okumak istersen tıkla. Cumartesi, saat: 14.00 Tam vaktinde geldi, sarı kâğıtta muntazam bir el yazısı ile bildirilen sokağın köşesindeki otobüs durağına. Üç gecedir gözüne uyku girmemiş, Pazartesiler geçmek bilmemişti. Hayatını değiştirmek, cesaret… Siren kızlarının büyülü sesine kapılan denizciler gibi bu davetin çağrısına bıraktı kendini. Sadece bu kadarı bile Osman’ın
- [Öykü: Acemi Hırsız](https://dedektifdergi.com/oyku-acemi-hirsiz/) - Şık bir takım elbise giymiş sinekkaydı tıraşlı oldukça ciddi bir adam odaya girince tam karşı duvar dibinde sıralanmış sandalyelerde oturan yaklaşık on kişilik topluluk heyecanla kımıldandı. Adam oturan insanların suratlarına bile bakmadan iki isim söyledi ardından da tekdüze bir sesle mırıldandı. “İsmi okunanlar lütfen benimle gelsin. Üzgünüm ama diğerleri gidebilirler.” Kalabalık ayaklanarak yavaşça dağılırken esmer,
- [Bir Alpaslan Kaya Polisiyesi | Bebeğini Öldüren Adam | Bölüm - 6](https://dedektifdergi.com/bir-alpaslan-kaya-polisiyesi-bebegini-olduren-adam/) - Alpaslan Kaya, rüyasında kendisini emekli gördü. Emekli olurmuş güya. Bahçeli bir ev alıp sebzeler yetiştirir, köpek beslermiş. Kızı yanında olmazmış, ama köyden bir hatunla mı evlenirmiş ne, köylü kıyafeti giyinen hiç bilmediği bir kadını görmüştü rüyasında. Alarmın sesine uyandı. Salondaki açılmayan çekyatta uyuyakalmış yine. Sağ kolunun üzerine yatmış, kolu müthiş bir şekilde ağrıyor. Salyası da
- [Öykü: Nasıl Olsa](https://dedektifdergi.com/7693-2/) - Bilgisayar ekranında hizmet verdiği kişi ve kurumların finansal tablolarını hazırlıyordu Halil İbrahim. Babasından kalma mesleği ve ofis katını muhafaza edip müşterileri dağıtmadan, muhasebecilik işini yapmaya devam ediyordu. Babası gibi değildi, üniversiteyi bitirmişti. Bir türlü veremediği Mali Müşavirlik sınavını bir geçse işlerini daha da büyütecekti. Muhasebe işlemlerini yaparken, müşterilerinin benzer küçük yolsuzluklarla tenezzül edilmez küçük rantlar
- [Öykü: Komiser Banu ve Orkun- Karşılıksız Aşkın Bedeli](https://dedektifdergi.com/karsiliksiz-askin-bedeli/) - “Çabuk buraya gel seni piç kurusu, yakalarsam kemiklerini kıracağım!” Top oynarken zemin kattaki Ayten teyzenin camını kıran Ahmet, arkasına bakmadan kaçmaktaydı. Topallayarak takip eden kadından kurtulmak için çareyi, yılladır yarım bekleyen inşaatın içine girmekte buldu. Soluklanmak için durduğu yerlerde sayamayacağı kadar sigara izmariti, kırık şişeler, ısınmak amacıyla içinde ateş yakılmış teneke vardı. Keskin idrar kokusu
- [Öykü: Felaket Senaryoları | Bir Zamanlar Adana'da](https://dedektifdergi.com/oyku-felaket-senaryolari-bir-zamanlar-adanada/) - Bir zamanlar Adana’da… Temmuz ayında yapışkan bir sıcak Adana'nın tozlu sokaklarından dört katlı bir binanın üçüncü katında yer alan evin içine kadar giriyordu. Contası çürümüş musluktan akan su damlaları, mermeri çatlamış mutfak lavabosuna çarparak aralıklarla pat, pat diye ses çıkarıyordu. AEG marka eski buzdolabının uzaktan gelen araba motoru sesine benzeyen sesi, musluk suyunun damla seslerine
- [Yazar mı? Katil mi? | Krystian Bala ve Liu Yongbiao](https://dedektifdergi.com/krystian-bala-liu-yongbiao/) - Polisiye öykü ve romanlar, ilk başlarda ayrı bir tür olarak kabul edilmese de uzun yıllardan beri edebiyatın köşe taşlarından birisini oluşturmakta ve özellikle son yıllarda giderek artan bir ilgiyle okunmaktadır. Katil kavramı, suçun bir cinayet olduğu polisiye edebiyatın olmazsa olmazıdır. Sayfalar boyunca olaylar gelişir, kader ağlarını örer ve dedektifimiz türlü zorlukların üstesinden gelerek bir şekilde
- [Öykü: Davetsiz](https://dedektifdergi.com/oyku-davetsiz/) - Çok katlı beş bloktan oluşmuştu Doğan Sitesi. Önünde toplanan kalabalığı görünce D bloğu aramamıza gerek kalmadı. Amirim bahçe kapısını tutmuş polis memuruna, "Bu arkadaşların kimliklerini ve telefonlarını topla, hepsini tanık olarak merkeze götüreceğiz," dedi. Meraklı kalabalık bir anda sessizce dağılmaya başladı. Bahçeden içeri girdiğimizde, blok kapısından çıkan Savcı Selim ve Adli Tabip Muttalip'le karşılaştık. "Dosya
- [Hikaye: Görünmeyen](https://dedektifdergi.com/hikaye-gorunmeyen/) - Bir eliyle midesini sıvazlayarak içeri girdiğinde Burak’ın kendi masasında oturduğunu gördü. Başkalarının kendi koltuğuna oturmalarını sevmezdi Başkomiser Hakkı Yiğit. Gençliğinden beri bu böyleydi. Çalışma arkadaşları bilirlerdi ve özellikle dikkat ederlerdi. Burak böyle bir şey yaptıysa mutlaka bir nedeni olmalıydı. “Hayrola Burak, seni benim masaya mı atadılar? Daha emekliliğime iki yılım var oğlum.” Amirinin sesini duyan
- [Kiralık Katil](https://dedektifdergi.com/kiralik-katil/) - Onur OKAN & Orçun YENİLMEZ ortak hikayesi: KİRALIK KATİL İnsan hayatın kıymetini, elindekinin değerini kaybettiğinde anlıyor ancak. Bir ölümlü olarak dünyaya geliyoruz ve yaşlanana kadar Azrail bizi hiç ziyaret etmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. En yakınım, çocukluk arkadaşım, dostum, gittiğim yolda bana ışık tutan, işlerimin büyümesinde pay sahibi olan Enver Dağ, beni yaşarken tabuta koyan kişiydi. Azrail ile
- [Hikaye: Bir Seri Şairin Güncesi](https://dedektifdergi.com/6715-2/) - Ceset gölün kıyısındaki parkın içinde, çalılıkların arasında yüzükoyun yatıyor. Başının arkası ezilip yassılaşmış. Ensesindeki gür siyah saçları, kurumuş kan ve et parçalarından kemre tutmuş. Deve tüyü trençkotu yana doğru hafifçe sıyrılmış. Uçuk mavi gömleğinin yakası, koyu kırmızıyla siyah arası bir renge bürünmüş. Görüntü midemi bulandırıyor. Dönüp, kıyıya doğru yürüyorum. Birkaç adım ötede işlenmiş korkunç cinayete
- [Hikaye: Göldeki Ceset](https://dedektifdergi.com/hikaye-goldeki-ceset/) - "Otopsi yapmadan kesin ölüm zamanını söyleyemem," dedi Adli Tabip. "Hem hava soğuk hem de sıvı ortamda bulunan ceset, açık havada kalan bir cesede oranla daha çabuk soğur. Fakat parmak uçlarında oluşmuş çamaşırcı eli manzarasına bakarak en az üç-altı saat su içerisinde kaldığını söyleyebilirim." "Ölüm nedenini söyleyebilir misiniz?" diye sordu Amirim. "Onu da söyleyemem. Maktulün kafasının
- [Hikaye: Ölmeli](https://dedektifdergi.com/6705-2/) - Ağustos ayının bilindik sıcak günlerinden biriydi. Yaz tatili denildiğinde daha henüz memlekete gitmenin yerini tatil köylerine gitmenin almadığı sıcacık günlerdeydik. Aylak aylak dedemin köydeki evinin avlusunda hiçbir işe yaramamanın verdiği can sıkıntısıyla oyalanacak bir şeyler arıyordum. Henüz öğle ezanı okunmamış, öğle sıcağı tam manasıyla ortalığı kavurmamış olmasına karşın sessizlik havanın daha da sıcak hissedilmesine sebep
- [Tek Gözlü Sosyolog](https://dedektifdergi.com/tek-gozlu-sosyolog/) - Kumun sıcaklığının yanağımı yakmasıyla uyandım. Ağzımın içi kumla dolmuş. Başımı çevirip tükürdüm. Gövdemi yerden kaldıramadım. O gücü kendimde bulamadım. Ellerimi yere koyup destek yaptım ama olmadı. Tekrar kuma düştüm. Aynı şekilde kımıldamadan yatmaya devam ettim. Sol gözüm aklıma geldi. Ne durumda merak ediyorum, içim içimi yiyor ama elimi atıp bakmaya korkuyorum. Ne kadardır yerde yattığımı
- [Hikaye: Ballı Börek](https://dedektifdergi.com/balli-borek/) - “Polis Bey, şaşırdınız mı siz? Ben neden öldüreyim kocamı. Hem seviyodum ben onu. Uyuyodu ben giderken. Onun ilaçlarını yazdırmaya gittim, keyfime gitmedim ki sonra da pazara uğradım. Vallahi ben yapmadım, iki gözüm önüme aksın, çocuklarımı görmek nasip olmasın ben yapmadım.” Karşımda oturan polis dik dik baktı yüzüme. “Şunu baştan anlat bakayım.” “Kaç kere anlatacağım polis
- [Hikaye: Editörün Dünyası](https://dedektifdergi.com/hikaye-editorun-dunyasi/) - Editör Ceren Yonca, odasının kitaplarla dolu dünyasında kaybolmaya başlamıştı. Editörlüğünü yaptığı son dosyadan sonra uzun bir tatile çıkmayı düşünüp bunu asla gerçekleştiremeyeceğini, hayal olarak kalacağının farkındaydı. Önünde bilgisayarda açık duran dosyadan başını kaldırıp hayatındaki en büyük eseri olan kütüphanesine bakarak keyiflenmesi kısa sürdü. Zamanı daralıyor dosyadaki kurgunun içine bir türlü giremiyordu. Onların dünyasında sessizlik önemliydi.
- [Bir Alpaslan Kaya Polisiyesi | Unutulmaz ci̇nayet | Bölüm - 4](https://dedektifdergi.com/hikaye-alpaslan-kaya-unutulmaz-cinayet/) - Ziya Müdür’ün öldürülmesinden sonra bir hafta izin alan Alpaslan, dönüşte genç komiser Selda’nın evinde vereceği yemeğe iştirak etti. Cinayet masasından birçok polisin de katılacağı yemek öncesinde hiçbir cinayetin yaşanmaması ve son bir ayda hiç ihbarın olmaması insanlık adına sevindirici bir gelişme olmalıydı. İzinli gününde olduğu için mesai arkadaşları gelene kadar masayı hazırlamıştı Selda. Kapının çalınmasıyla
- [Hikaye: Kadersiz](https://dedektifdergi.com/hikaye-kadersiz/) - Film güzeldi, doğrusu yanında oturan kadın da güzeldi. Büyük bir ilgiyle izlemişti filmi. Gülmesi gereken yerlerde gülmüş hüzünlenmesi gereken yerlerde hüzünlenmişti. Hatta bir ara esas oğlan ölecek diye korkmuş istemsiz bir hareketle koluna dokunmuştu. Sonra, “Affedersin,” diyerek hemen çekmiş, koltuğun diğer tarafına büzülerek ondan uzaklaşmıştı. Oysa Ramiz, elinin kolunda kalmasını isterdi. Sıcacıktı o el, okşar
- [Hikaye: Elektrikleniş](https://dedektifdergi.com/hikaye-elektriklenis/) - Ersin eğilmiş, kaloriferin yanında duvara dayanmış sanki oturur gibi ruhunu teslim etmiş kadına bakıyordu. Kafasında bin bir soru. Geldikleri ev, Gülbağ’da bir apartman dairesinin giriş katı. Lakin bulundukları oda yedinci kat. Ersin içeri girdikten sonra kalabalıktan bunalıp kendini balkona atmış, hemen sonra küçük bir enfarktüs geçirip balkona çökmüştü. Soluğu normale dönünce dışarı fırlayıp girdikleri kapıya
- [Hikaye: Elçinin Oğlu](https://dedektifdergi.com/hikaye-elcinin-oglu/) - Yolun sonu gelip çattı. Bugüne dek, yaşam içerisinde asla tamamen korunaksız kalmayacağıma inanmıştım. Bu, içten içe sahip olduğum gizli bir inançtı. Sorunların daima var olacağını ve daima takipte kalacağını biliyorsam da onların, beni bir an içinde yok edebilecek kadar gafil avlayabileceğine ihtimal veremiyordum. Mutlaka bir yol, bir çıkar yol olmalıydı. İşte bu defa, beni kurtaracak
- [Hikaye: Sultanın Kılıcı](https://dedektifdergi.com/hikaye-sultanin-kilici/) - Caminin avlusunda çok fazla insan yoktu. Cenaze olduğu düşünülürse daha fazla insan olması icap ederdi aslında. Yoldan geçen birkaç kişinin, avluya baktıktan sonra herhalde fazla seveni yokmuş rahmetlinin diye düşündükleri kesindi. Cenaze merasiminin en ön sırasında rahmetlinin yattığı musalla taşının hemen önündeki genç adam üzgün bir surat ifadesiyle başsağlığı mesajlarını kabul etmekteydi. Genç adamdan neredeyse
- [Hikaye: Cellat](https://dedektifdergi.com/hikaye-cellat/) - Hüzünlü bir ayrılığın darmadağın eden sızısını kalbinde hissettiren vedalara benzemeyen onlarca veda yaşayıp tonlarca veda cümlesi duymuş adamın adım sesleri koridorda yankılanıyordu. Birazdan yeniden vedalaşacak olsa da bu kez durum farklıydı. Bu kez beklemenin en güzelini yaşıyordu da kendini o ana ait hissetmiyordu. Ne o anda ne o mekânda ne de o bekleyişte onun payına
- [Hikaye: Geçmişte Kalanlar 🔊 🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-gecmiste-kalanlar/) - Köşeyi dönünce olay mahalli karşıma çıktı. Her zaman olduğu gibi bir sürü insan, büyük bir merakla cesedi inceliyordu. Biraz daha ilerleyince kalabalığın artığını fark ettim. Hemen arabamdan inip olay yerinde beni bekleyen yardımcım Hakan’ın yanına geldim. Heyecanla kolumdan tutup beni kenara çekti. “Başkomiserim, ölen kişi Nergis Aksoy. 22 yaşında.” “Aynı şekilde mi öldürülmüş?” “Evet. Fakat
- [Hikaye: Işıklar İçinde Yatsın](https://dedektifdergi.com/hikaye-isiklar-icinde-yatsin/) - Seden, Koray’ın öğle tatilini, telefonlarına gelen mesajları cevaplandırarak geçirdiğini fark etti. Son günlerde epey dalgın görünen Koray, tamamlaması gereken raporları da yetiştirememişti. Mutlaka bir derdi vardı. Ama bunu paylaşmak istemediği sürece ona yardım edemezdi. Belki de Seden’e söylemeye cesaret edemiyordu. “ Son birkaç gündür çok dalgınsın Koray, kendini işine veremiyorsun. Ayrıca raporları da zamanında yetiştiremedin.
- [Hikaye: Balans Cinayeti](https://dedektifdergi.com/hikaye-balans-cinayeti/) - Hayatımızın içinde ‘Keşke’ olmasaydı nasıl olurdu, hiç düşündünüz mü? Geri dönülmez hataların ardından hepimizin keşke şöyle yapsaydım ve ya yapmasaydım dediğinizi duyar gibiyim. Beş harf iki heceden oluşan ‘keşke’, kısa ama bir o kadar da anlamlı kelime. Her insanın zihninden birilerini öldürmek ya da ne bileyim ona zarar vermek geçmiştir. Aslında öyle bir niyetim yoktu
- [Hikaye: Ölüm Korkusu](https://dedektifdergi.com/hikaye-olum-korkusu/) - “Birinin ölmesini istemek çok vahşice öyle değil mi?” “Kesinlikle öyle.” “Peki ya birini öldürmeyi istemek?” Nefes almalıyım. Oturduğum sandalye hiç rahat değil. Terlediğimi hissediyorum. Hayatım boyunca en nefret ettiğim şey, gömleğimin koltuk altı kısmında oluşan su kabarcıkları olmuştur. Bunu biri görecek diye çok korkuyorum ve utanıyorum. Tenime yapışan gömlek kumaşındaki ıslaklığı hissediyorum. Bu gömleği giymemeliydim.
- [Polisiye Öykü: Bile İsteye Yandım](https://dedektifdergi.com/polisiye-oyku-bile-isteye-yandim/) - Düşündükçe işin içinden çıkamıyorum. En iyisi yazmak. Böylece içimi dökeceğim. Hem de olayların bir yazılı muhasebesini yapmış olurum. Kendimle hesaplaştıktan sonra, muhtemelen, tüm bu yazdıklarımı yırtıp atacağım. Yaşadıklarım nefsi müdafaa olarak kabul görse bile, cinayet faili olarak yargılanmak istemiyorum. Diğer yandan da başıma bir şey gelir diye korkuyorum. Belki de bu mektubu büyükelçiliğe ulaştırmak daha
- [Gerilim Hikayesi: Topuklu Ayakkabılar](https://dedektifdergi.com/topuklu-ayakkabilar-hikaye/) - Topuklu ayakkabıları ile ıssız sokakta öyle hızlı adımlarla yürüyordu ki, yıllardır nasıl düşmeden yürüyebildiğine hâlâ şaşırıyordu. Ayakkabılarının ince topuğundan gelen yankı, kendisine takip ediliyormuş hissini veriyordu. Yıllardır üzerinde yürümeye çalıştığı bu çelik ve on üç santimetrelik topuklara alışmak için harcadığı çabayı düşününce kendi kendine gülümsedi. Topuklu ayakkabıları sevip sevmemek arasında gidip gelse de mesleği icabı
- [Polisiye Hikaye: Beylik Silah](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-beylik-silahi/) - Kapı yumruklandığında ablam pazardan aldıklarını dolaba yerleştiriyordu, ben de odamda üzerimi değiştiriyordum. O kadar terlemiştim ki üzerimden çıkardığım tişörtün sıksam suyu çıkardı. Ablamın, “ Bu evde benden başka kapı açan yok,” diye söylenerek kapıyı açtığını duydum. Ben de kim geldi diye meraklanıp aceleyle temiz tişörtü başımdan geçirdim, koridora çıktım. Kapının açılmasıyla içeriye ok gibi daldı
- [Rehine Hikayesi: İblis](https://dedektifdergi.com/rehine-hikayesi-iblis/) - I Başkomiser sorgu odasına girdi. İri yarı, kısa saçlı ve esmer tene sahip bir adamdı. Az evvel arkadaşlarının tutuklamış olduğu zanlının karşısına oturdu. Önüne bir dosya aldı. Bir süre hiç konuşmadan bekledi. Ardından, sessizliği oldukça rahatsız edici bir biçimde bozdu. "Neden burada olduğunu biliyorsun, değil mi Cemal?" "Hayır." Loş bir ışıkla aydınlanan sorgu odasına yeniden
- [🔊 Hikaye: Kardeş Gibiydiler 🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-kardes-gibiydiler/) - Kentsel dönüşüm sebebiyle içindeki son kiracının da apar topar boşalttığı tuğla duvarlı bir viranenin, eskiden yatak odası olarak kullanılan kısmında, dizlerinin üzerine çökmüş, gözleri eski bir atkı ile kapatılmış, elleri arkasında bağlanmış, atmışlarında bir adam titreyerek sonunu bekliyordu. Sessizlikten aldığı cesaretle iki defa ayağa kalkmayı denemiş, her defasında dizlerinin arkasına aldığı bir darbe ile yeniden
- [Tefrika: Dipsiz Kuyu | 5 - Son](https://dedektifdergi.com/tefrika-dipsiz-kuyu-5-son/) - Adalet, kazanandan ve güçlü olandan mı yoksa doğruluktan mı yana? Yalanlarla süslenen karanlığın sağladığı tablo ne kadar gerçekçi? İyi bir insan bununla savaşabilmek için merhametten ne kadar uzaklaşabilir? Kazanmak için karanlık yoldan mı geçmek gerek, ne kadar vicdanından vazgeçebilir insan? Kötülüklerle mücadele etmek için saf kalmanın imkânı var mıydı? Bozyaka Hizmet Binasının tüm katları kalabalık
- [Hikaye: İntihar Mektupları Sergisi](https://dedektifdergi.com/hikaye-intihar-mektuplari-sergisi/) - Juliette her zamanki saatinde atölyeye geldi ve “Merhaba usta,” dedi. Yanıt alamadı. Tekrar seslenme ihtiyacı duydu. “Usta?” Yine yanıt yoktu. Korkarak ustasının kapısı aralık odasına yöneldi. O odaya girmesi ustası tarafından kesinlikle yasaklanmıştı ama ustasının başına bir şey gelmiş olabileceğinden korkuyordu. Hem, belki de ustası atölyede değildi ve şu yasak odada bu kadar gizemli ne
- [Hikaye | İpucu: Oyuncak Ayı](https://dedektifdergi.com/hikaye-ipucu-oyuncak-ayi/) - Küçük bir oyuncak ayı, ne kadar korkunç olabilir? Tüylü hayvanlara dokunamıyor musunuz? Cansız da olsalar siz de benim gibi korkar mısınız? Hoş artık korkumun sebebini bildiğim için onları sevmeye başladım… Hızlı adımlarla geçtiği koridorlara bakmadan yürümeye, neredeyse koşmaya çalışıyordu. Nefesini tutmuş vermemek için direniyor, kalbinin sesi kulaklarında; vuruşu ise kalp duvarını yarıp çıkmak istercesine
- [Hikaye: Hayal Taksi](https://dedektifdergi.com/hikaye-hayal-taksi/) - Bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru yararak caddeye çıktı. İlk gördüğü taksiye el kaldırdı ama nafile, taksi geldiği hızla yoluna devam etti. İki, üç, dört... Neredeyse on taksi olmuştu ama hiç biri durmamıştı. Bu şehirde bu saatte, hele de bu havada boş taksi bulabilmek imkansıza yakındı ama başka çaresi de yoktu. Bir an evvel buradan uzaklaşmalıydı. Caddenin
- [Hi̇kaye: veli̇ni̇met kırtasi̇yesi̇](https://dedektifdergi.com/hikaye-velinimet-kirtasiyesi/) - “Adam belki de yalnızlıktan ölmüştür” Bu ne saçma sapan bir laf. Muhtemel bir cinayeti, sırıtarak, alay konusu etmenin sebebi nedir acaba? Başkomiser Vedat’ın aklından geçenler, sert bakışları ile genç komiserin yüzünde patladı. Cesedin başında kurduğu alaycı cümlenin pişmanlığı altında ezilmekte olan Can, kırmızıdan mora çalan yüzünü eliyle ovalayıp, utancını gizlemeye çalışıyordu ama nafile. Bazen kekeleyerek,
- [Tefrika: Dipsiz Kuyu | 3](https://dedektifdergi.com/tefrika-dipsiz-kuyu/) - İkiyüzlülük, hayatımızda çıkarların ön planda tutulduğu, maske takıp söylediğimiz yalanların masumluğuna yakıştırdığımız pembeliğiyle avutuyoruz kendimizi. Yalan yalandır, ne rengi ne de masumiyeti vardır aslında. Sevdiklerimizi üzmemek için söylediklerimiz de dâhil bunlara. Gerçeği saklamak ne kadar doğru? Hayatın bize oynadığı oyuna karşı ne kadar dürüst olabildik? Ne kadar temiz ruhumuz? Cengiz kayıp şahısların ölüm haberlerini aldığından
- [Bir Alpaslan Kaya Polisiyesi | Çıkış | Bölüm - 2](https://dedektifdergi.com/hikaye-alpaslan-kaya-cikis/) - Apaçık bir Antalya havası… Havada tek bir bulut bile yok. Aylardan aralık, ekinokstan bir sonraki gün. Hâlâ gece gündüzden uzun. Ama kısa bir zaman önce gece, en parlak zamanını yaşadı ve her parlak dönemini yaşamış imparatorluktan herhangi biri gibi düşüşe geçti, çeyrek sene sonra da gündüz rakibi karşısında eşitliği sağlayacak, bundan sonra geçen günler gündüzün
- [Hikaye: Geçemeyiş](https://dedektifdergi.com/hikaye-gecemeyis/) - GAYRETTEPE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ 21.07.2017 – Gece saat 11 suları “Mert, Birinci kaptanınız ve diğerleri dümen kilitlendi diyor, sen ne diyorsun bu işe?” “Dümen mi kilitlendi dediler?” “Evet” “Hepsi mi dümen kilitlendi dedi?” Ersin haspinallah çekip “Soruları ben soracam sen cevap ver lan niye tekrar edip duruyosun” diye höykürünce, Mert tizleşmiş sesiyle, “Komutanım, pardon komserim, dümen
- [Hikaye Dinle: Saksağan 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-saksagan/) - Tavanı seyrederek geçiyor günler. Bir ağaç dalı gibi birkaç kola ayrılan çatlağı alçı ile doldurup tavanı yeniden boyamak istiyorum. Karşı duvara, denizde süzülen yelkenliler, çığlık atan martılar çizmek istiyorum. Yattığım yatak dikenlerle dolu gibi hissedebilmeyi istiyorum. Kımıldayamıyorum. Serçe parmağımı bile oynatamıyorum. Ama bunu düşünmek, aklımı oynatacak gibi olmama yetiyor. Loş odanın beton zeminine penceredeki parmaklıkların
- [👵 Hikaye: Yaşlı Kadın 🔊 🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-yasli-kadin/) - Zerrin elindeki kahve fincanını masanın üstüne bıraktı. Dalgın gözlerle pencereden bulutlu gökyüzüne baktı. Onu bu dalgınlıktan çıkaran koridordan gelen bağırışma sesleri oldu. Bu seslere bir müddet kulak kesildi. Önemli bir şey olmadığını düşünerek tekrar dışarıyı izlemeye koyuldu. Bu sefer çalan kapı sesiyle irkildi. İçeriye genç bir polis memuru girdi. “Zerrin Hanım, babanız Aybars Bey, koridorda
- [Lev İvanoviç’in Pek Enteresan Hikayesi](https://dedektifdergi.com/lev-ivanovicin-pek-enteresan-hikayesi/) - Bu hikayedeki kişilerin hiçbiri, olayların bir kısmı hayal ürünü değildir. St. Petersburg sosyetesinin pek bilinen ismi Lev Ivanovic Davidov henüz gençliğinde Avrupa'nın pek çok büyük kentini görmüş, pek çok milletin dilberlerinden buse almayı başarmıştı. Her zengin Avrupalı beyzadenin başına geldiği gibi, hiçbir şeyden tat alamama hastalığı Ivanovic'i iğrenç pençelerine hapsettiğinde takvimler 1870 yılını gösteriyordu.
- [Gizemli Bir Hikaye: Muhtar 🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-muhtar/) - Temiz havayı, toprağın, çiçeklerin kokusunu çekti ciğerlerine. "İyi yaptım," diye düşündü bir yandan da, "iyi yaptım araba yerine motosikletle yola çıktığıma." Yaz mevsimi yüzünü fena göstermişti. Gündüz saatlerinde sıcaklık kırk dereceyi buluyordu. Rüzgar yerine alev esiyordu sanki karşıdan. Montu sorun değildi, yazlıktı. Fakat kafası kaskın içinde sırılsıklam oluyordu. "İyi yaptım gece yola çıkmakla," diye düşünürken
- [Hikaye: Ruhumdaki Yabancı](https://dedektifdergi.com/hikaye-ruhumdaki-yabanci/) - Sonbaharın bu güzel akşamında, İzmir Körfezi’ne düşen güneşin yansıması, bu kentte yaşayan sakinlerine hafif meltemle birlikte denize düşen eşsiz ışıltılarını cömertçe sunuyordu. Tüm şehir halkı sanki elbirliği yapmış gibi Karşıyaka sahilinden Bostanlı sahiline kadar evlerini boşaltmış, sonbaharın bu son günlerinin yazdan kalma sıcaklığının tadını çıkarmaya çalışıyordu. Kalabalığın içinde sallanarak yürüyen, Cansu ise kalabalığın arasında kaybolmak
- [Hikaye: Bavul](https://dedektifdergi.com/izlanda-hikaye-bavul/) - “İzlanda’da musluktan su içmeyeceksiniz de nerede içeceksiniz?” diye retorik bir soruyla cevap verdi, Selma’nın sorusuna, resepsiyondaki şişmanlıktan yüzü iyice gerilmiş kız. Gülümsediğinde gözleri yanaklarının arkasında ince birer çizgi haline geliyordu. Selma dönüp arkadaşı Cansu’ya ‘haklıymışsın’ bakışı fırlattı; Cansu da ‘söylemiştim’ bakışıyla karşılık verdi. Böylece bu ülkede her musluktan billur gibi kaynak sularının aktığı, bilim, gezi
- [Polisiye Hikaye: Hatıraları Uyandırma](https://dedektifdergi.com/hikaye-hatiralari-uyandirma/) - Columbo, pencerenin yanındaki berjerin tepesine kurulmuş yağan karı seyrediyordu. Ara sıra çalışma masasının üstüne atlıyor, tombul patileriyle dizüstü bilgisayarının tuşlarına basıyor, dosyaları dağıtıyor ve kalemleri yere atıyordu. Seden, kahvesini hazırlayıp geri döndüğünde, sakince kupasını masaya koydu. Dosyaları yeniden düzenledi, yerden kalemleri topladı, bilgisayarını kontrol etti ve kahvesini alıp canı sıkkın bir şekilde berjere yığıldı. “Hiçbir
- [Polisiye Hikaye: Hepsi Canavardı](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-hepsi-canavardi/) - On dakikadır trafikte olan arabanın içi yeni ısınmaya başlamıştı. Yağmurun ardına kar beklendiğini söylüyordu yetkililer. Günden güne çilesi artan şehrin heybesine kar çilesi de eklenecekti demek ki. İnsanlarını zorluklara alıştıran şehirde fazla mesaiye kalmış olmanın tek iyi tarafı, hafiflemiş bir trafikte seyredebiliyor olmaktı. Erol Evgin'in İşte Öyle Bir Şey şarkısına, sözlerini tam bilmese de mırıldanarak
- [Polisiye Hikaye: Sokak Sahnesi](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-sokak-sahnesi/) - Son kez düşündü, göz kapakları perdelerini indirmeden önce. O an aklında, ne en çok sevdiği filmleri bir daha izleyemeyecek olması ne de aylar önce aldığı ve kütüphanede her gördüğünde okumadığı için kendine kızdığı o kitaplar vardı, tıpkı yıkamadığı bulaşıklar, neredeyse iki aydır aramadığı yakın arkadaşı, sulamayı unuttuğu annesinden kalan nergisler gibi. “Haksızlık” dedi kendi kendine,
- [İntihar süsü | Hikaye: Tutsak](https://dedektifdergi.com/tutsak/) - Mayıs ayının ortalarında parlayan masmavi bir gökyüzü vardı İzmir’de. Sert bir kışın ardından hafif esinti ve güneşin ışıltısı insanın ruhunu okşuyordu. Bunaltıcı sıcaklar öncesi baharın tadını çıkarıyordu Cengiz. Kendi kabuğuna çekilmiş, sessizliğin dinginliğini yaşıyordu. Son uğraştıkları olayda kara bulutların üzerinde dolaştığı davayı aydınlatmayı başaramamışlardı. Nerede hata yaptıklarını, hangi ayrıntıyı atladıklarını düşünüyordu. Hassan bir ayrıntıyı gözden
- [Taş Devri’nde Sevişmek](https://dedektifdergi.com/tas-devrinde-sevismek/) - Kaç yaşındayım bilmiyorum. Doğarken orada değildim sanırım. Nasıl doğduğum konusunda bir fikrim de yok. Hatırladığım ilk görüntü bir mağaranın içinde altı kadar mahlûk oluşumuzdu. Günler ilerledikçe altı kişilik mahlûktan dördümüz dağıldık. Sadece koca adam ve koca kadın kaldı benim çıktığımda. Bir daha görüşülmedi. Azı dişlerim dökülmeden önce yerleştim buraya. Çevrede az mağara var ve iyi
- [Hikaye: Gerbera](https://dedektifdergi.com/gerbera/) - Hava kararmak üzereydi. Çiçekçinin önüne park ettik aracımızı. Olay Yeri İnceleme Şubesi'nin elemanları işlerini bitirmişler, çantalarını minibüse yerleştirmekle meşguldüler. Bir yanı emlakçı, diğer yanı butik olan dükkana adım attığımızda, çiçek kokusundan önce kan kokusu çarptı burnumuza. Mekanın orta yerinde, takım elbiseli bir adam yatıyordu. Göğsünden iki kez vurulmuştu. Bir diğer kurşun ise sol gözünün altından
- [Kurban Bayramı Hikayesi 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/kurban-bayrami-hikayesi/) - Bu kurban bayramı hikayesinde, kurbanın ne kadar küçük olduğunun bir önemi var mı bunu sorgulayacağız. Kurban hikayemizin kahramanı, komiser Aylin Türkoğlu'nun başına gelenler ile bunu düşüneceğiz. Bulunduğum odada gözlerimi açtığımda, bilincimin hala uyuyor olduğunu, gözümün önünde beliren kabusun parçasının çanlı oluşundan anlamam uzun sürmedi. Karanlık bir odada ellerim duvara zincirlenmiş ama ben sanki ne olacağını
- [Hikaye Dinle: Onu Biz Öldürdük 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/onu-biz-oldurduk/) - Bak ölümü gör, şimdi sana anlatacaklarımı kimseye anlatma. Biliyorsun, şu hayatta senden daha fazla güvendiğim kimsem yok. Benim için kalkıp ta Norveç’ten geldin ya, haksız mıyım sana kıymetlimsin demekte. Onu biz öldürdük aslında, bunu senden başkasına nasıl anlatabilirim ki! Bana öyle bakma! Her şeyi anlatacağım. Sema ile tanışmamızdan cinayeti nasıl planladığımıza varıncaya dek her şeyi
- [Avcı Hikayesi](https://dedektifdergi.com/avci/) - Şeytan da bir melek ne de olsa. Ben de birçok insan gibi bir adem olmama rağmen bana verilen görevi yerine getirerek, seçilmişliğimin sorumluluğunu yerine getiriyorum. Bu kimilerine göre cinayet bana göre ise sorumluluk… Bu gece ava çıkmak için her şey sanki bana hizmet ediyor. Hava oldukça kasvetli ve gök gürültüleri eşliğinde tüm dehşetini bu kirli
- [Hikaye: Konakta son perde](https://dedektifdergi.com/konakta-son-perde/) - Tahir Bey, masasına kollarını dayamış, karşısındakinin konuşmalarını umursamadan sağ tarafındaki pencereden dışarıyı seyrediyordu. Vivaldi, Viva la Vida ezgisi odada konuşup duran diğer kişinin sesini bastıracak kadar yüksekti. Tahir Bey karşısındakini zerrece dinlemiyor, bambaşka şeyler düşünüyordu. “Sanki bahçe, babamın zamanındaki güzelliğini kaybediyor gibi. Hiçbir şey o zamanki kadar güzel olamadı zaten. Genç bir bahçıvan mı tutsam?
- [Femme Fatale](https://dedektifdergi.com/femme-fatale/) - ‘Femme Fatale’, ilişkiye girdiği erkeklere sonunda büyük sıkıntılar yaşatan, çekici ve baştan çıkarıcı kadın anlamına gelir. Fransızcada ‘Felakete Neden Olan Kadın’ anlamına gelmektedir. Edebiyatta, sinemada ve güncel olayların aktarımında, genelde cinsel açıdan tatmin olmaz azgın bir kadın olarak tasvir edilmektedir. Birçok cinayet vakasında, çekici olan kadınların katil tiplemelerini de tarif etmektedir. Amerika’da yaşanan bir olayda
- [Esrarengiz Hikayeler: Küçük Sır 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/hikaye-kucuk-sir/) - Kendisine aşık olan adam yerine başka birini sevmek öldürülmek için sebep olabilir miydi? Kıskançlık duygusu ne kadar ileri gitmeye sebep olabilirdi? Kalbine aldığı tek bıçak darbesi bir intikam cinayetinin izlerini taşısa da, gerçek hiç de sanıldığı gibi değildi... Komiser Ahmet arazide yatan genç kızın yanına ürkerek yaklaştı. Eline doğan bu kız çocuğu hayatının baharında vahşice
- [Hikaye - Kimerik](https://dedektifdergi.com/hikaye-kimerik/) - Halının üzerinde yüzüstü yatıyordu genç kadın. "Kurşun sağ şakağından girip soldan çıkmış," dedi Adli Tabip. "Namlu kafaya dayanarak ateş edilmiş. Vurma halkası ve deri yüzeyinde barut artığı açıkça görülüyor." *** "Birkaç gün önce tartışmıştık," dedi maktulün nişanlısı Bora Gökcan. "İki gündür annesinin evinde kalıyordu. Sabah aradı, konuşmak istediğini söyledi." Yirmili yaşlarının sonlarında, fit, jilet
- [Hikaye - Marangozhane](https://dedektifdergi.com/hikaye-marangozhane/) - Marangozluğa on yaşında, okul tatillerinde babasının yanında çeyiz sandığı yaparak başlayan Murat Usta, babasını erken yaşta kaybedince bu işe zorunlu olarak girmişti. Sebze-meyve hallerine kasa yaparak para kazanmış, bu sayede de sanayide bir dükkân açabilmişti. Henüz otuzlu yaşlarının ortasındaydı. Ekseriya kapı işleri yapsa da elinden mobilyacılık da gelirdi. Halk arasında marangozluk ile mobilyacılık aynı olarak
- [Hikaye - Bir Bakışın Yetti](https://dedektifdergi.com/hikaye-bir-bakisin-yetti/) - Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) geçtiğimiz 2017 yılının yaz aylarında yapmış olduğu açıklamaya kendi adıma katılmıyorum. Şunu belirtmeliyim ki en azından tebessüm etmemi sağladılar. Her ne kadar eşimle bunun için tartışmama sebep olsa da yine de bazı kesimleri mutlu edebilir. Açıklamaları şöyle, “18 – 65 yaş arasındaki insanlar artık genç sayılacakmış.” Hey gidi Kara Atıf düşündüğün
- [Hikaye: Sessiz İtiraf](https://dedektifdergi.com/hikaye-sessiz-itiraf/) - Hızla turnikelerin üstünden atladı, koşarak merdivenlerden indi ve kapıları tam kapanırken, son bir gayretle vagona girebildi. Nefes nefese kalmıştı. Tren hareket etti. Yavaş yavaş kendine gelmeye başladı. Kalbi hala deli gibi atıyordu. Sakinleşmeye çalıştı. Yaşadığı son bir saati düşündü. Arkadaşlarıyla birlikteydi. Eğleniyordu. Telefonuna bir mesaj geldi: “Hatırla” Numaraya baktı. Tanımıyordu. Soru işareti gönderdi. Cevap geldi: “Hatırla” “Kimsin?” diye cevapladı mesajı yine cevap geldi: “Hatırla” Numarayı
- [Polisiye Hikaye Dinle: Kim Ölmeli? 🔊🎧](https://dedektifdergi.com/kim-olmeli/) - “On, dokuz, sekiz, yedi… Geri sayım, kutlama kucaklaşmaları, uçuşan konfetiler, sarmaş dolaş izlenen havai fişek gösterisi… Ne sahteydi, ne sahtesiniz. Bunca yılı birbirimize, herkese zehir etmek için bunca uğraştıktan sonra hala kucaklaşabilecek kadar sahteyiz. Kendi cennet ve cehennemimizi, seçimlerimizle yüreğimizde taşıyor olmalıyız, diye düşünürdüm bazen. Ama bazılarınızı ben seçmemiştim ki! Bugün buraya, sevgili anne ve
- [Hikaye: Profesyonel](https://dedektifdergi.com/profesyonel/) - Çizmekten daha iyi yaptığı şey hayatta kalmak olan bir çizerin suçla iç içe geçmiş öyküsü. "Bir şeyi iyi yapıyorsan ondan para kazan" derler. Şimdilik iyi yaptığım şeyden, yani çizim yapmaktan yeteri kadar para kazanamıyorum. Tamam, aslında hiç kazanamıyorum, ama bu sorun değil. Çünkü bunca sene boyunca iyi yaptığım şeyden çok daha iyi yaptığım bir
- [Hikaye: oyun](https://dedektifdergi.com/oyun/) - Orhan, hastanenin bir kare siyah, bir kare beyaz yan yana konmuş karo taşlarının üzerinde ağır adımlarla ilerlerken, insanın içine sıkıntı veren kasvetli havasını, yüzüne takındığı umursamaz maskeyle zorlukla da olsa solumaya çalışıyordu. Her ne kadar dışarıya yansıtmamak istese ve yüzüne mermer kadar soğuk bir ifade takınsa da , içten içe biliyordu ki bu ziyaret belki
- [Poli̇si̇ye hi̇kaye: beyaz elbi̇seli̇ kadın](https://dedektifdergi.com/beyaz-elbiseli-kadin/) - Polisiye Hikaye KADIN: Baş dönmesi hala geçmemişti. “İçtiğim en berbat kahve bu.”dedi. Garson kapanma saatinin geldiğini söyleyeli on dakika kadar olmuştu. Ama kalkmak istemiyordu. Sanki bir el onu oturması için çekiştiriyordu. Esmer, kısa boylu, kirli sakalları biçimsizce uzamış garson ile yeniden göz göze geldi. Çantasını açtı, cüzdanını çıkardı. Masaya yirmi lira bırakıp kalktı. Kalkması ile
- [Polisiye Hikaye: Sabun Kokusu](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye-sabun-kokusu/) - İnci gibi dizilmiş harflerin üzerinde tekrar gezindi gözleri. Her kelimesini ezbere bilse de kağıtta yazılanları okumak içinde kalan son insanlık kırıntılarını hayatta tutuyordu. “Yaz gelmese, hep bahar olsak. Hafif esintili, akasya, leylak kokulu, rengarenk bahar çiçekleri ile. Arada yağmur yağsa çisil çisil, sonrasında toprak koksa. Biz biraz huzur bulsak. Sen umudum, ben senin deryan olsam.
- [Bir Müge Kılıç Polisiyesi - Miss Jade](https://dedektifdergi.com/bir-muge-kilic-polisiyesi-miss-jade/) - Hikaye - Miss Jade Sıcak bir Ağustos sabahıydı. Müge Londra uçağına yetişmek için erkenden kalktı, acele ile kahvaltısını yaptıktan sonra bir taksi çağırdı. Geçen gidişinde uçağa ucu ucuna yetişmişti. Bu sefer gecikmek istemiyordu.. Havaalanına varır varmaz hemen İdil’i aradı. “Canım, havaalanındayım. Şu anda saat 12.30, birazdan uçağa bineceğim. Saat 13.00’de kalkacak. Rötar yok, merak etme.”
- [Öykü: Çarşamba pazarı](https://dedektifdergi.com/oyku-carsamba-pazari/) - I Hatırladığım kadarıyla, bugünü dördüncü kez yaşıyorum. Her şey bundan altı sene önce başladı, ya da iki sene sonra. Sanırım her şeyi en baştan anlatmam daha doğru olacak. Sıradan bir çarşamba günüydü. Çarşambaların hiçbir özelliği yoktur. Ortanca kardeş naifliğinde, kendi halinde bir gündür. İnsanlar cumayı bekler, pazarı sevmez, pazartesiden nefret eder, ama çarşamba sadece çarşambadır.
- [Hikaye - Virüs](https://dedektifdergi.com/hikaye-virus/) - Yağışlı ve sisli bir kasım gecesi… Enerjik ve canlı bir yapıya sahip olan dedektif Yaser’in melankolik bir hali vardı. Geceleri gündüzlere tercih ederdi. Piposunu yaktı ve pencereden dışarıya baktı. Günün bu kadar durgun olması onu daha da endişelendiriyordu. Bu sessizlik kapının çalınması ile bozuldu. “Buyurun!” dedi, Yaser. Can, kocaman bir gülümseme ve iki fincan kahveyle
- [Kısa Hikaye: Sevdiğini Öldürmek - Kahve Molası](https://dedektifdergi.com/sevdigini-oldurmek-kahve-molasi/) - Dedektifliğe Soyunan Ev Hanımları Küllükte bulduğu tek boşluğa sigarasını bastı. Burnunu avcunun içinde buruş buruş olan peçeteye sildi. Aramızda derin bir sessizlik. Anlattıklarını sindirmemi mi yoksa yorum yapmamı mı bekliyor emin olamıyorum. Ben sustukça daha çok kıvranıyor ama sanki o ilk kelimeyi bulamıyor. Peçetelikten bir peçete daha alıyor ve avcunun içinde tortop ediyor yeniden. "Nasıl
- [Öykü: Gölge](https://dedektifdergi.com/oyku-golge/) - “Yeter be kardeşim, sıkılmadınız mı şu saçma sapan şarkılardan?” Şurada birkaç saat kestirecektik ona da müsaade yoktu. Resmen işkence çekiyordum. Hafta boyunca acil müdahale mangası komutanlığı görevindeydim. Her hafta taburdan bir bölük sırayla bu görevi yerine getirir, böylece bölüklerin acil bir çağrıya hazır olup olmadıkları ölçümlenirdi. Tam teşekküllü birer asker olarak üzerimizde yok yoktu. Silah
- [Gömü Hikayeleri: Gömü](https://dedektifdergi.com/hikaye-gomu/) - Niyazi Dayı, toprağa sapladığı pulluğu ile tarlasını sürerken bir yandan da aklından, geçen seneki mahsulden ellerinde kalan hayal kırıklığını geçiriyordu. Besmeleyle başlamıştı işe bu sabah da. Bereket fışkıran topraklar, iki senedir suya hasret bir sekilde kuraklık çekiyordu. Kuruyan toprak cılızlaşmış, sanki amansız bir derde yakalanmış dermansız bir hasta gibi günden güne eriyordu. 15’lik oğlan Nizam,
- [Ses kaydedici ve ortam dinleme araçları](https://dedektifdergi.com/ses-kaydedici/) - Ses kaydedici ya da ses kayıt cihazı aslında hepimizin cep telefonunda mevcut. Dolayısıyla bulunduğunuz ortamda cep telefonunuzda bulunan bu özellik veya akıllı cep telefonunuza indireceğiniz bir ses kayıt programı sayesinde bulunduğunuz ortamı ya da yaptğınız telefon konuşmasını kayıt altına alabilirsiniz. Ancak bunun ne kadar etik olduğunu mutlaka sorgulayın. Ses kayıt cihazı ve Aldatma Aldatıldığınızdan şüpheleniyorsanız
- [Ayna Ayna!](https://dedektifdergi.com/ayna-ayna/) - “Kraliçe’m?” Oda hizmetçisinin sesiyle ürpererek daldığım hayal aleminden uyanıyorum. Kadın, aynanın ardından kızarmış gözlerime, dağılmış saçlarıma ürkerek bakıyor, titreyen ellerini saklayacak yer arıyor. Korkutma, sindirme çocukluğumda bana öğretilen ilk şey. İktidar olmanın zahmetsiz yolu. Yavaşça doğruluyorum. Kan rengi örtüsü bozulmamış yatağımın ayak ucunda hizmetli kızların üzerimi değiştirmelerine izin veriyorum. Hepsi ellerini özenle ısıtmış, kokulu yağlarla
- [Polisiye Yazarı Cenk Çalışır'ı Hiç Böyle Görmediniz!](https://dedektifdergi.com/polisiye-yazari-cenk-calisiri-hic-boyle-gormediniz/)
- [Polisiye Kitap: Sen Ölürsün Ben Yaşarım - Celil Oker](https://dedektifdergi.com/polisiye-kitap-incelemesi-sen-olursun-ben-yasarim-celil-oker/) - Celil Oker, ülkemizdeki sert polisiye türünün başta gelen yazarlarından biri. Kahramanı özel dedektif Remzi Ünal’ın maceralarını anlatan seri romanları, 1930’larda Amerika’da ortaya çıkan hard-boiled polisiyenin adeta günümüzdeki devamı niteliğinde. Gerek olaylar, gerek kurgu ve gerekse karakterler, bu türe ait bütün özellikleri -klişeler dahil- içeriyor. Amerikan sert polisiyesinde dedektif, genellikle kayıp bir kişiyi ya da çalındığı
- [Bilim Kurgu Hikayesi: Kule | 1](https://dedektifdergi.com/kule/) - 1 Gözümü açtım. Biri deklanşöre basmış da enstantane kapanıp açılacakken bir an için karanlıkta kalan dünya ansızın ortaya serilmişçesine bir histi yaşadığım. Sadece o an, başka bir yere dikmiştim gözlerimi. Daha önce nerede kapadıysam, hâlâ içimde duyumsadığım özgürlük duygusu yanıma uzanmış benimle birlikte bakıyordu tavana ve çok geçmeden de çekti gitti. Bir süre duvarın tırtıklarını
- [Bilimkurgu Tefrika: kule/2](https://dedektifdergi.com/bilimkurgu-tefrika-kule-bolum-2/) - 7 “Kalk artık!” Gözüm açıldı. Karşıdaki duvara yapışmış sarmaşıkların üstünde kırpışarak durdu bir süre. Gün odanın içine sapsarı sızmıştı. Bu ışıkta, bu dinginlikte, aşağıda bir parktan yükselen neşeli çocuk sesleri eksikti yalnız. Bir şey mi duymuştum az önce? Bundan emin olamadım. Biraz daha uyumak istiyordum. Ellerimi önüme getirip derin bir nefes aldım ve gerinirken
- [Polisiye Bulmaca: Zengin Dulun Ölümü](https://dedektifdergi.com/polisiye-bulmaca-zengin-dulun-olumu/) - Ofiste milletin birden telaşlandığını görünce, yardımcım Emir’i çağırıp “Ne oluyor, ne bu gürültü patırtı?” diye sordum. “Önemli bir cinayet ihbarı filan mı geldi yoksa?” Emir, “Yok Komiserim,” dedi. “Dolar bu sabah 38 liraya fırlamış. Onu konuşuyorlar.” “Borsa mı lan burası?” diye gürledim. Sık sık bağırıp çağıran biri olmadığım için, bu narama herkes şaşırdı, bir anda
- [Polisiye Bulmaca: Cihangir Cinayeti](https://dedektifdergi.com/polisiye-bulmaca-cihangir/) - Cinayet ihbarı sabah saat 8.30’da geldi. Yarım saat sonra yardımcım Emir’le birlikte olay yerindeydim. Cihangir’de bir apartmanda, genç bir kadın öldürülmüştü. Katil, dairenin kapısını kırarak içeriye girmiş, o sırada banyoda saçını boyamakta olan genç kadına saldırarak kravatla onu boğmuştu. Cinayet, dün akşam saat 7.30’da işlenmiş olmalıydı. Çünkü, maktulün bileğindeki saat yere çarparak kırılmış ve tam
- [Polisiyeseverlerin Mutlaka İzlemesi Gereken 5 İspanyol Polisiye Filmi](https://dedektifdergi.com/polisiyeseverlerin-mutlaka-izlemesi-gereken-5-ispanyol-polisiye-filmi/) - İspanya yapımı polisiye türü dizi ve filmler son zamanlarda ekranlarda daha sık karşımıza çıkmakta. İspanya Sineması, özgün kurguları ve şaşırtıcı finalleriyle dikkat çekerken her geçen gün çıtayı daha da yukarılara taşımayı başarıyor; kaliteli yapımlar gelmeye devam ederken filmlerin içinde hâlâ Franco’nun baskıcı rejiminin izlerini görebiliyorsunuz. Bu durum da sanırım İspanyol sinema dünyasının başarının sırrı olarak
- [Westworld konusu, karakterleri̇ ve oyuncuları](https://dedektifdergi.com/westworld-konusu-karakterleri-ve-oyunculari/) - Westworld dizisi, ilginç konusu ve ünlülerden oluşan oyuncu topluluğu ile dikkat çeken yapımlar arasında yer alıyor. Şunu kabul etmeliyim ki, son zamanlarda seyrettiğim en yaratıcı yapımlardan biri. Ancak Westworld yeni bir fikir değil. Bu başarılı dizi ile ilgili bilgilere geçmeden önce kısaca Westworld'ün konusuna değinelim. Westworld'un konusu nedir? Westword, zengin yetişkinlerin keyifle zaman geçirebileceği, çeşitli
- [Suç Dizileri: La Casa De Papel](https://dedektifdergi.com/suc-dizileri-la-casa-de-papel-oyuncular-ve-asil-soru-istanbulu-kim-oynayacak/) - Suç dizileri arasında farklı bir yapım olan La Casa De Papel'in üçüncü sezonunda bir Türk karakterin diziye gireceği konuşulurken biz de İstanbul'u kimin oynayacağını merak ediyoruz. La Casa De Papel'e girecek olan Türk karakterin, 2-3 bölüm misafir oyuncu olarak ünlü yapımda yer alacağı konuşuluyor. La Casa De Papel'de İstanbul'u kim oynayacak? Ünlü suç dizisinde yer
- [Amerikan Suç Dizilerinin Penceresinden Seri Suç Tarihine Subjektif Bir Bakış | 1](https://dedektifdergi.com/amerikan-suc-dizileri/) - Bu yazı, seri katiller, seri tecavüzcüler ve benzeri gerçek olayları konu alan Amerikan suç dizileri üzerine yazılmış bol soru işaretli sübjektif bir yazıdır. Yazar konuyu bir çözüme kavuşturmak yerine, kavuşturamadığı için kendi kendine sorduğu soruları size soracaktır. Yazıda, Mindhunter, Unbelievable ve The Act isimli Amerikan suç dizileri için #spoileralert durumu vardır. Bilginize... Suç. Neden suç
- [Amerikan Suç Dizilerinin Penceresinden Seri Suç Tarihine Subjektif Bir Bakış | 2](https://dedektifdergi.com/amerikan-yapimi-suc-dizileri/) - Bu yazı dizisi, seri katiller, seri tecavüzcüler ve benzeri gerçek olayları konu alan Amerikan suç dizileri üzerine yazılmış bol soru işaretli sübjektif bir yazıdır. Amerikan Suç Dizileri yazı dizisinin 1. bölümü için tıklayın. Yazar konuyu bir çözüme kavuşturmak yerine, kavuşturamadığı için kendi kendine sorduğu soruları size soracaktır. Yazıda, Mindhunter, Unbelievable ve The Act isimli Amerikan suç dizileri için
- [The Man In The High Castle / Yüksek Şatodaki Adam Bir Türk Dizisi Olsaydı?](https://dedektifdergi.com/the-man-in-the-high-castle-yuksek-satodaki-adam/) - Önnot: Sayın okuyucularımıza yazının dizi ve roman hakkında spoiler verdiğini belirtmek zorundayım. Ama tabii ki hikayelerin sonunu açıklamadım ve okumak/izlemek isteyen sizlere bıraktım. Tavsiye: Diziyi izlemeden önce II. Dünya Savaşı hakkında bir kitap okumanızı, en azından bir belgesel izlemenizi şiddetle öneririm. Truth, she thought. As terrible as death. But harder to find. / Gerçek,
## Sayfalar
- [Dedektif - Polisiye Dergi](https://dedektifdergi.com/) - Yeni Sayı şimdi oku Bulmaca Göz at Polisiye Hikayeler şimdi oku Dizi & Sinema şimdi oku Yeni Yazılar Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Gencoy Sümer - 10 Ağustos 2026 Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye filmler hangileri" sorusuna hep temkinli... Devamını Oku Editörden
- [Homepage - City PRO](https://dedektifdergi.com/homepage-city-pro/) - Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan... Gencoy Sümer - Latest GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM 10 Ağustos 2026 0 Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan... AGATHA CHRISTIE DOSYASI 21 Temmuz 2026 0 Agatha Christie'nin ölümünün üzerinden elli
- [Homepage - Revenant](https://dedektifdergi.com/homepage-revenant/) - Seize the day Pursue your ambitions. GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Take the Class AGATHA CHRISTIE DOSYASI Take the Class AGATHA CHRISTIE’NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ ÇİĞDEM ÖZTEKİN’LE SÖYLEŞİ Take the Class AGATHA CHRISTIE: BİR HAYATIN KRONOLOJİSİ Take the Class Secure online payments. Fool-proof lesson plans. Online access from any device. International certifications. Explore
- [Homepage - NFT PRO](https://dedektifdergi.com/homepage-nft-pro/) - Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye filmler hangileri" sorusuna hep temkinli yaklaşmışımdır. Çünkü bir filmi polisiye... Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Editörden AGATHA CHRISTIE DOSYASI Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM
- [Homepage - Crypto Gaming PRO](https://dedektifdergi.com/homepage-crypto-gaming-pro/) - GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye filmler hangileri" sorusuna hep temkinli yaklaşmışımdır. Çünkü bir filmi polisiye yapan şeyin, içindeki cinayet ya... Blog 10 Ağustos 2026 Spotlight GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Blog 10 Ağustos 2026 AGATHA
- [Homepage - World Matters](https://dedektifdergi.com/homepage-world-matters/) - Discover the World: Engage, Stay Informed Welcome to our dynamic news platform, where you can explore a diverse range of topics, from global news to lifestyle, fashion, art, and more. Join us on this exciting journey of discovery, engagement, and staying informed as we uncover the stories that shape our world. FacebookInstagramPinterestTikTokXWhatsApp Explore our blog
- [Home](https://dedektifdergi.com/home/) - HİKAYE Dedektif Dergi 62. Sayı GÖKYÜZÜNDEKİ AYAKİZİ Çeviren: Gencoy Sümer John Dickson Carr (1906–1977), Amerika'nın en üretken ve yaratıcı polisiye yazarlarından biri... 22 Mayıs 2026 Dedektif Dergi 62. Sayı BİR GARİP YOK OLUŞ "İstemem ulan!" diye bağırdı Haydar abi, ona bağırmak denirse tabii. "Kaçakçılık şubenin gözü üstümde... 22 Mayıs 2026 Dedektif Dergi 62. Sayı AKSAK
- [Homepage - The Critic](https://dedektifdergi.com/homepage-the-critic/) - GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Gencoy Sümer - 10 Ağustos 2026 AGATHA CHRISTIE DOSYASI Gencoy Sümer - 21 Temmuz 2026 GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM 10 Ağustos 2026 AGATHA CHRISTIE DOSYASI 21 Temmuz 2026 AGATHA CHRISTIE’NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ ÇİĞDEM ÖZTEKİN’LE SÖYLEŞİ 21 Temmuz 2026 AGATHA CHRISTIE: BİR HAYATIN KRONOLOJİSİ
- [Polisiye Öykülerinizi Dedektif’e Bekliyoruz](https://dedektifdergi.com/hikaye-gondermek/) - Dedektif, Türkiye’nin en çok okunan polisiye dergisidir. İlk sayısından itibaren polisiye öykülere geniş yer ayırmış ve bu tutumunu yıllar boyunca sürdürmüştür. Bugün de polisiye öykü okumak isteyenlerin bu gereksinimini karşılayan tek mecradır. Dedektif, internet üzerinden iki ayda bir dedektifdergi.com adresinden yayınlanır ve ücretsiz olarak binlerce okura ulaşır. Okurlarımız arasında sadece polisiye meraklıları değil, yazarlar, editörler
- [Künye](https://dedektifdergi.com/kunye/) - GENEL YAYIN YÖNETMENİGamze Yayık KOORDİNATÖRTurgut Şişman YAYIN KURULUReha AvkıranTuğba TuranGamze YayıkEmel AslanRamazan AtlenYeşim Yörük EDİTÖRLEREmel AslanReha AvkıranGamze Yayık Ramazan Atlen REKLAM VE İLETİŞİMdedektifdergi@gmail.com SOSYAL MEDYAtwitter.com/DedektifDergifacebook.com/Dedektifdergiinstagram.com/dedektif_dergi Dedektif Dergi’de öykü ve yazıyayımlama koşullarıdedektifdergi.com sitesindeki“DEDEKTİF’TE YAZAR OLMAK“sayfasındadır. SSS
- [My account](https://dedektifdergi.com/tds-my-account/) - Ana SayfaSample Page My account
- [Checkout](https://dedektifdergi.com/tds-checkout/) - Ana SayfaSample Page Checkout
- [Yazarlar](https://dedektifdergi.com/yazarlar/)
- [Online Reklam Vermek](https://dedektifdergi.com/online-reklam-vermek/) - Dedektif Dergi'ye kitap ve site tanıtımlarınız gibi konularda reklam verebilirsiniz. Sarı banner alanının ücreti: aylık 650 TL, 2 aylık 600 TL ve 3 aylık 550 TL'dir. Mavi banner alanının üreti: aylık 650 TL, 2 aylık 600 TL ve 3 aylık 550 TL'dir. Mavi Banner Ana sayfa da dahil olmak üzere tüm sayfalarda görülür. Bannerlar kare
- [Hesabım](https://dedektifdergi.com/hesabim/) - [woocommerce_my_account]
- [Ödeme](https://dedektifdergi.com/odeme/) - [woocommerce_checkout]
- [Katkıda Bulunan Polisiye Yazarları](https://dedektifdergi.com/katkida-bulunan-polisiye-yazarlari/) - YazarlarEach element can be added and moved around within any page effortlessly. All the features you need are just one click away. Emel AslanYazar, çevirmen ve editör. 1975 yılında Antalya’da doğdu. ODTÜ’de Çevre Mühendisliği okudu. Uzun yıllar Ankara’da farklı disiplinlerde çalıştıktan sonra kurumsal hayata veda ederek serbest çevirmenlik yapmaya başladı, yazı-çizi işlerine bulaştı. Ankara’da bir
- [Sık Sorulan Sorular:](https://dedektifdergi.com/sik-sorulan-sorular/) - Dedektif Dergi okurları tarafından Sık Sorulan Sorular: Dedektif Dergi'yi nereden satın alabilirim ya da abone olabilirim? Dedektif abonelik paketi hakkında bilgileri Polisiye dergi aboneliği sayfamızda bulabilirsiniz. Yeni yazılardan, hikayelerden, bulmacalardan nasıl haberdar olabilirim? Dergiye girdiğinizsa kısa bir süre sonra bir bildirim uyarısı çıkacaktır. Bu uyarıyı aktif hale getirdiğinizde yüklenen yeni sayılardan, hikaye, makale, bulmaca ve
- [404 Hatası](https://dedektifdergi.com/404-hatasi/) - metaseo_404_page
- [Giriş/Kayıt Ol - Dedektif Dergi Üyeliği](https://dedektifdergi.com/uye-girisi/) - Ana SayfaSample Page Sample Page Title
- [Üyelik Sözleşmesi](https://dedektifdergi.com/uyelik-sozlesmesi/) - İşbu Üyelik Sözleşmesi (“Sözleşme”), Dedektif Dergi (“Dedektif Dergi”) ile https://dedektifdergi.com/ sitesine (“web sitesi”) giriş yapan ve/veya üye olan üçüncü kişiler (“Üye”) arasında, Üye’nin web sitesini kullanmasına ilişkin koşul ve şartları düzenlemektedir. Üye, web sitesine giriş yaparak ve/veya üye olarak Kullanım Sözleşmesi’nin tamamını tüm ekleriyle beraber okuduğunu, içeriğini bütünü ile anladığını ve tüm hükümlerini onayladığını ve ayrıca web
- [Gizlilik ve Çerez Politikası](https://dedektifdergi.com/gizlilik-ve-cerez-politikasi/) - Dedektif Dergi İnternet Sitesi Çerez Aydınlatma Metni Aydınlatma Metni Hakkında Dedektif Dergi (“Dedektif Dergi”) olarak, çevrimiçi mecralarımızı ziyaretleriniz sırasında sizlerin deneyiminizi geliştirmek için çerezler, pikseller, gifler gibi bazı teknolojilerden (“çerezler”) faydalanmaktayız. Bu teknolojilerin kullanımı başta 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere, mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmektedir. İşbu Çerez Aydınlatma metninin amacı, tarafımızca işletilmekte
- [Üyelik Aydınlatma Metni](https://dedektifdergi.com/uyelik-aydinlatma-metni/) - DEDEKTİF DERGİ DERGİ ÜYELİK AYDINLATMA METNİ 1. Giriş Bu aydınlatma metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (“Kanun”) 10 uncu maddesi ile Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ kapsamında veri sorumlusu sıfatıyla Dedektif Dergi (Dedektif Dergi) tarafından isimli nternet sitesine (“web sitesi”) üye olan kişilerin (“Üye”) kişisel verilerinin işlenmesi ve veri sahiplerinin işlenmiş olan verilerine ilişkin
- [Dedektif Polisiye Dergi Sayıları](https://dedektifdergi.com/polisiye-dergi-dukkan/) - Polisiye dergi Dedektif'in istediğiniz sayısını aşağıdaki kapaklara tıklayarak https://www.egitenkitap.com/kategori/dergi sitesinden satın alabilirsiniz. Dedektif Dergi Sayıları
- [Dedektif Dergi Zehirli Kalem Öykü Ödülü Yönetmeliği](https://dedektifdergi.com/zehirli-kalem-oyku-odulu-yonetmeligi/) - 1- Ödülün Amacı: Dedektif Dergi, polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımıza nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla, her yıl “Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü” adı altında bir polisiye öykü yarışması düzenlemeye karar vermiştir. 2- Gönderilecek Eserlerde Aranan Koşullar: Konu serbesttir. Ancak, öyküler polisiye türünde olmak zorundadır. Gizem ve suç unsurlarını içermeli ve mutlaka mantıklı bir
- [Polisiye](https://dedektifdergi.com/homepage-2-2/) - Zehirli Kalem 2021 Polisiye Hikaye Yarışması Zehirli Kalem ÖyküleriElanor'un Kırmızı Beresi Çıktı! Elanor'un Kırmızı Beresi Türkiye’nin polisiye dergisi Dedektif’in düzenlemiş olduğu 2020 yılı Zehirli Kalem Polisiye Öykü yarışmasının sonuçları Ocak 2021’de açıklandı.Türkiye polisiye edebiyatını geliştirmek ve desteklemek amacıyla düzenlenen yarışmada Güray Işık’ın ‘Elanor’un Kırmızı Beresi’ adlı öykü, seçici kurul tarafından Zehirli Kalem Ödülü’ne layık görüldü. İkinciliği
- [Dedektif’in Tüm Sayılarına Aşağıda Ulaşabilirsiniz:](https://dedektifdergi.com/tum-sayilar/) - Yıllık abonelik hakkında bilgi almak için Abonelik sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Dedektif Dergi Sayıları
- [Yeni Sayı](https://dedektifdergi.com/yeni-sayi/) - Türkiyenin polisiye dergisi Dedektif'i ücretsiz olarak okumak için lütfen e-mail listemize üye olun! * gerekli bilgi Email Adresinizi Giriniz* Yeni sayımızın linki kısa bir süre içinde eposya kutunuzda olacaktır. Epostanın gecikmesi durumunda lütfen posta kutunuzdaki diğer dosyaları da kontrol ediniz. Mail listemize üye olduğunuzda gelecek yeni sayılarımızı ve haber bültenlerimizi de almayı kabul etmiş sayılırsınız. Mail listesinden ayrılmak
- [Dedektif Romanı: Mavi Kolye](https://dedektifdergi.com/dedektif-romani-mavi-kolye-kitap/) - Yılın dedektif romanı Mavi Kolye çıktı!Feneryolu Cinayetleri adlı polisiye kitabı ile tanıdığımız Gencoy Sümer'in yeni polisiye romanı çıktı.Bütün kitapçılarda! Yayın Tarihi:04.08.2020ISBN:9786257083560Baskı Sayısı:1. BaskıDil:TÜRKÇESayfa Sayısı:317Cilt Tipi:Karton KapakKağıt Cinsi:Kitap KağıdıBoyut:13.5 x 21 cmKerim Ülkü Dedektif Romanları dizisinin bu ikinci kitabında Gencoy Sümer, yine kapalı oda cinayetine benzer bir gizemle çıkıyor karşımıza. Cinayet sonrası yaşananları tüm yönleriyle ele
- [Polisiye Edebiyat Dergisi: Dedektif](https://dedektifdergi.com/polisiye-edebiyat-dergisi/) - EDİTÖRÜN NOTU: Dedektif ’den hepinize kocaman bir “Merhaba” sevgili polisiyeseverler. İnternetin ilk ve tek polisiye edebiyat dergisi Dedektif ile huzurlarınızdayız. Amacımız polisiye üzerine düşünen ve yazanları bir platformda toplamak, seslerini bu türün meraklılarına duyurabilmelerini sağlamaktır. Polisiye edebiyatı, ülkemizde ne derece yaygınlaştırabilir, sevdirebilirsek kendimizi o kadar mutlu hissedeceğiz. Dedektif ’i evde, otobüste, iş yerinde, sokakta, canınız
- [Bize Ulaşın](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergiye-ulasin-yazi-kurallari/) - Dedektif ile iletişim: Polisiye dergi Dedektif, polisiye edebiyat alanında sesini duyurmak isteyen herkese açık bir platformdur. Polisiye hikayeler, denemeler, film eleştirileri hatta komplo teorileri üzerine yazılar yazıyorsanız, yayınlanmak üzere bize gönderebilirsiniz. Gönderilerinize, özgeçmişinizi ve çalışmalarınızın birer özetini eklemeyi unutmayınız. Hikaye ve Makele Yazı kuralları Bize göndereceğiniz, –Öyküler mutlaka polisiye ya da polisiyenin alt türlerinden birine (gerilim,
- [Polisiye dergi Dedektif'ten tüm polisiye okurlarına “Merhaba”](https://dedektifdergi.com/polisiye-dergi-dedektif-tum-polisiye-okurlarina-merhaba-diyor/) - İnternetin Türkçe yayınlanan ilk ve tek polisiye dergisi DEDEKTİF ile huzurlarınızdayız. Bizi, bilgisayarınızdan, tabletinizden ya da cep telefonunuzdan kolayca takip edebilirsiniz. Polisiye üzerine düşünen, yazan, araştıran herkesi Dedektif’te buluşturmak en büyük amacımız. Amatör ya da profesyonel, çiçeği burnunda ya da usta, tüm yazarlarımıza sayfalarımızı sonuna kadar açık. [bctt tweet="İpuçlarını takip edin!" username=""] Polisiye hikayelerinizi, polisiye
- [WPMS HTML Sitemap](https://dedektifdergi.com/wpms-html-sitemap/) - metaseo_html_sitemap
- [Tüm polisiye okurlarına “Merhaba”](https://dedektifdergi.com/test/)
- [Polisiye Kitaplar](https://dedektifdergi.com/polisiye-kitaplar/) - Polisiye kitap: Fener Balığı/Nuray Atacık Güneşli bir haziran sabahı, İstanbul Prens Adaları açıklarında kafatası parçalanmış yirmili yaşlarında genç bir erkeğin cesedi bulunur. Cinayet Büro Ekibi işi ele alır, araştırma gittikçe çetrefilleşir. Çözmeye çalıştıkları düğümün bir yandan kendi hayatlarını da temelinden sarsacağından, en karanlık kabuslarıyla hesaplaşmak zorunda kalacaklarından habersizdirler. Amir Murat Karasu hangi cinsiyetten, milliyetten, eğitimden,
- [Polisiye Yazarları](https://dedektifdergi.com/polisiye-yazarlari/) - Polisiye yazarları En iyi polisiye yazarı kimdir diye soracak olursanız, bu soruya farklı biçimlerde cevap almanız mümkündür. Aslında bu soruyu iyi bir polisiye yazarında olması gereken özellikler nedir diye de formüle edebiliriz. Burada, öncelikle polisiyenin çok geniş bir alanı kapsadığını ve farklı türleri barındırdığını göz önüne almalıyız. Bir genelleştirmeye gidecek olursak, suç üzerine yazılmış her
## Cloud Templates
- [Footer Template - Today News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/footer-template-today-news-pro/) - Dedektif Dergiİpuçlarını Takip Edin! Sizin de yazı ve hikayeleriniz Dedektif'te yayınlanabilir. Bilgi almak için tıklayınız. FacebookInstagramXYoutube Yazarlar Blog Hakkımızda Reklam Sık Sorulan Sorular: Dedektif’e Hikaye Göndermek Dedektif’te Yazar Olmak Polisiye Dergi Satın Al Üyelik Sözleşmesi Gizlilik ve Çerez Politikası Üyelik Aydınlatma Metni Künye Bize Ulaşın © Dedektif Dergi - Polisiye Dergi Dedektif’in yayınlandığı dedektifdergi.com sitesinin,
- [Single Post Template - Center PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/single-post-template-center-pro/) - Category ICategory IICategory III Sample Page Title Sample Post Subtitle! Yazan: Author Name 13 August 2026 123 1234 3 dakikada okursun Diğer Yazılar GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM 10 Ağustos 2026 AGATHA CHRISTIE DOSYASI 21 Temmuz 2026 AGATHA CHRISTIE’NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ ÇİĞDEM ÖZTEKİN’LE SÖYLEŞİ 21 Temmuz 2026 Post author namePost author urlPost
- [Header Template - Today News PRO (2)](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/header-template-today-news-pro-2/) - {"tdc_header_desktop":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYmFja2dyb3VuZC1jb2xvciI6InZhcigtLXRvZGF5LW5ld3MtYWNjZW50KSIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" h_display=\"\" h_position=\"\" zone_shadow_shadow_offset_horizontal=\"0\"][vc_row][vc_column][td_block_raw_css content=\"LnRkLXRvZGF5LW5ld3Mtc2xhbnRlZC10aXRsZSUyMCUzRSUyMC50ZC1lbGVtZW50LXN0eWxlJTIwJTdCJTBBJTIwJTIwdHJhbnNmb3JtJTNBJTIwc2tldygtMTBkZWcpJTNCJTBBJTdEJTBB\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMCIsIm1hcmdpbi1sZWZ0IjoiMCIsImJvcmRlci1ib3R0b20td2lkdGgiOiIxIiwicGFkZGluZy10b3AiOiI0IiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiI0IiwiYm9yZGVyLWNvbG9yIjoidmFyKC0tdG9kYXktbmV3cy13aGl0ZS10cmFuc3BhcmVudDIpIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJsYW5kc2NhcGUiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIzIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIzIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJsYW5kc2NhcGVfbWF4X3dpZHRoIjoxMTQwLCJsYW5kc2NhcGVfbWluX3dpZHRoIjoxMDE5fQ==\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\"][vc_column width=\"1/3\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" flex_horiz_align=\"space-between\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy1sZWZ0IjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" flex_grow=\"on\"][tdm_block_socials facebook=\"https://www.facebook.com/DedektifDergi\" twitter=\"https://x.com/DedektifDergi\" instagram=\"https://www.instagram.com/dedektif_dergi/\" tds_social1-icons_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" icons_padding=\"eyJhbGwiOjEuNiwibGFuZHNjYXBlIjoiMS41IiwicG9ydHJhaXQiOiIxLjQifQ==\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiItOCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXQiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiItMiIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OCwibGFuZHNjYXBlIjp7Im1hcmdpbi1sZWZ0IjoiLTQiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTl9\" tds_social1-icons_hover_color=\"var(--today-news-white)\" icons_size=\"eyJhbGwiOjEzLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMiIsInBvcnRyYWl0IjoiMTEifQ==\" open_in_new_window=\"yes\" youtube=\"https://www.youtube.com/c/dedektifdergi\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" flex_layout=\"block\" flex_vert_align=\"flex-start\" flex_horiz_align=\"flex-start\" flex_width=\"auto\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"auto\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy1yaWdodCI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\"][tdm_block_button button_text=\"dedektifdergi@gmail.com\" button_size=\"tdm-btn-lg\" button_display=\"\" content_align_horizontal=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button5\" tds_button5-text_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"none\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiIwIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiI2NSIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiNjUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjUwIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiI1MCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOSwicG9ydHJhaXQiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiI0NSIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiNDUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiI1In0=\"][vc_column width=\"1/4\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-lg\" modal_align=\"center-left\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" btn_align_horiz=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button1\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOjEwLCJwb3J0cmFpdCI6IjgifQ==\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" btn_display=\"inline\" tds_button1-background_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" tds_button1-border_radius=\"100\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI3cHggMjBweCA5cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI2cHggMThweCA3cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjVweCAxMnB4IDZweCJ9\" tds_button1-text_color=\"var(--today-news-white)\" overlay_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" modal_width=\"100%\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" trigg_btn_enable=\"yes\" modal_height=\"100%\" header_pos=\"over-content\" all_head_border=\"0\" modal_border_radius=\"0\" modal_shadow_shadow_size=\"0\" modal_bg=\"var(--today-news-accent)\" body_padd=\"eyJhbGwiOiI1cHggMjBweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjVweCAxNXB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI1cHggMTBweCIsInBob25lIjoiNXB4IDAifQ==\" modal_transition=\"slide\" head_icon_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" head_icon_color_h=\"var(--today-news-white)\" head_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCIsInBob25lIjoiMTAifQ==\" head_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiIsInBob25lIjoiMTQifQ==\" modal_id=\"td_m_5295\" button_text=\"Üye Ol\" button_tdicon=\"td-icon-mail\" page_id=\"10\" button_icon_position=\"icon-before\" icon_align=\"1\" show_modal_composer=\"yes\" site_scroll=\"yes\"][/vc_column][vc_column width=\"1/2\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-center\" align_horiz=\"content-horiz-center\" text=\"Dedektif Dergi\" text_color=\"var(--accent-color)\" f_text_font_family=\"620\" f_text_font_weight=\"700\" f_text_font_size=\"eyJhbGwiOiI3OCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjcyIiwicG9ydHJhaXQiOiI1OCJ9\" f_text_font_line_height=\"1.4\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0xMCIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" tagline=\"JUM0JUIwcHUlQzMlQTdsYXIlQzQlQjFuJUM0JUIxJTIwVGFraXAlMjBFZGluIQ==\" f_text_font_spacing=\"0\" f_tagline_font_weight=\"900\" tagline_align_horiz=\"content-horiz-center\" f_tagline_font_style=\"\" tagline_color=\"#ffffff\"][/vc_column][vc_column width=\"1/4\" flex_layout=\"row\" flex_horiz_align=\"flex-end\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-lg\" modal_align=\"center-right\" modal_id=\"td_m_5294\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" page_id=\"12047\" btn_align_horiz=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button1\" button_tdicon=\"td-icon-magnifier-big-rounded\" tds_button5-text_color=\"var(--today-news-pro-white-transparent)\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOjEwLCJwb3J0cmFpdCI6IjgifQ==\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--today-news-pro-white)\" button_text=\"Arama\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"14\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button5-icon_color=\"var(--today-news-pro-white)\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" btn_display=\"inline\" tds_button1-background_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" tds_button1-border_radius=\"100\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI3cHggMjBweCA5cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI2cHggMThweCA3cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjVweCAxMnB4IDZweCJ9\" tds_button1-text_color=\"var(--today-news-white)\" icon_align=\"-1\" overlay_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" modal_width=\"100%\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" trigg_btn_enable=\"yes\" modal_height=\"100%\" header_pos=\"over-content\" all_head_border=\"0\" modal_border_radius=\"0\" modal_shadow_shadow_size=\"0\" modal_bg=\"var(--today-news-accent)\" body_padd=\"eyJhbGwiOiI1MHB4IDIwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI0MHB4IDE1cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjMwcHggMTBweCIsInBob25lIjoiMzBweCAwIn0=\" modal_transition=\"slide\" head_icon_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" head_icon_color_h=\"var(--today-news-white)\" head_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCIsInBob25lIjoiMTAifQ==\" head_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiIsInBob25lIjoiMTQifQ==\" site_scroll=\"yes\" content_source=\"page\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYmFja2dyb3VuZC1jb2xvciI6InZhcigtLXRvZGF5LW5ld3MtZGFyay1iZykiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiI1In0=\" full_width=\"stretch_row\"][vc_column][tdb_header_menu main_sub_tdicon=\"td-icon-right\" sub_tdicon=\"td-icon-right-arrow\" mm_align_horiz=\"content-horiz-center\" modules_on_row_regular=\"20%\" modules_on_row_cats=\"25%\" image_size=\"td_300x0\" modules_category=\"image\" show_excerpt=\"none\" show_com=\"none\" show_date=\"none\" show_author=\"none\" mm_sub_align_horiz=\"content-horiz-right\" mm_elem_align_horiz=\"content-horiz-right\" menu_id=\"445\" f_elem_font_family=\"394\" f_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIyNiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxOCJ9\" text_color=\"var(--today-news-white)\" tds_menu_active1-line_color=\"#ffffff\" elem_padd=\"0\" elem_space=\"eyJhbGwiOiI0NSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjQwIiwicG9ydHJhaXQiOiIzNSJ9\" align_horiz=\"content-horiz-center\" tds_menu_active1-line_alignment=\"13\" f_elem_font_line_height=\"eyJhbGwiOiI3MHB4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiNjBweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNTBweCJ9\" main_sub_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxNiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxNCJ9\" main_sub_icon_space=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" mm_align_screen=\"yes\" mm_width=\"100%\" mm_content_width=\"1068\" mm_bg=\"var(--today-news-dark-bg)\" mm_subcats_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" mm_border_size=\"0\" mm_shadow_shadow_size=\"0\" mm_padd=\"eyJhbGwiOiIyNXB4IDAgMjVweCAyMHB4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjBweCAxNXB4IDIwcHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjE1cHggMTBweCJ9\" mm_sub_padd=\"eyJhbGwiOiIyNXB4IDIwcHggMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjBweCAxNXB4IDAgMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTVweCAxMHB4IDAgMCJ9\" mm_elem_color=\"var(--today-news-white)\" mm_elem_color_a=\"var(--today-news-accent)\" mm_elem_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" mm_elem_bg_a=\"rgba(0,0,0,0)\" mm_elem_border=\"0\" mm_elem_border_a=\"0\" mm_elem_padd=\"0\" f_mm_sub_font_family=\"394\" f_mm_sub_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEzIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMiJ9\" f_mm_sub_font_weight=\"700\" f_mm_sub_font_transform=\"uppercase\" f_mm_sub_font_line_height=\"eyJhbGwiOiIxLjQiLCJwb3J0cmFpdCI6IjEuMyJ9\" mm_elem_space=\"eyJhbGwiOiIxMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjkiLCJwb3J0cmFpdCI6IjYifQ==\" mm_subcats_border_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" title_txt=\"var(--today-news-white)\" title_txt_hover=\"var(--today-news-accent)\" modules_gap=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" mm_sub_width=\"eyJhbGwiOiIxODAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjEzMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1MCJ9\" f_title_font_family=\"394\" f_title_font_weight=\"700\" f_title_font_transform=\"uppercase\" f_title_font_spacing=\"-0.5\" f_title_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE0IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMyJ9\" f_title_font_line_height=\"1.2\" meta_padding=\"eyJhbGwiOiIxM3B4IDAgMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwcHggMCAwIiwicG9ydHJhaXQiOiI4cHggMCAwIn0=\" show_cat=\"none\" image_height=\"60\" show_pagination=\"disabled\" f_elem_font_spacing=\"-1\" f_mm_sub_font_spacing=\"-0.5\" excl_padd=\"0 0 2px\" excl_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" excl_color=\"var(--today-news-accent)\" f_excl_font_family=\"394\" f_excl_font_weight=\"700\" f_excl_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE0IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMyJ9\" f_excl_font_line_height=\"1.2\" f_excl_font_spacing=\"-0.5\" excl_txt=\"Exclusive:\" excl_margin=\"eyJhbGwiOiIwIDZweCAwIDAiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIwIDVweCAwIDAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjAgNHB4IDAgMCJ9\" f_excl_font_transform=\"uppercase\" sub_bg_color=\"var(--today-news-dark-bg)\" show_subcat=\"yes\" sub_text_color=\"var(--today-news-white)\" tds_menu_sub_active=\"tds_menu_sub_active2\" tds_menu_sub_active2-line_color=\"var(--today-news-white)\" sub_padd=\"eyJhbGwiOiI4cHggMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMnB4IDAifQ==\" sub_elem_padd=\"eyJhbGwiOiIxMnB4IDIwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI3cHggMTVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiOHB4IDEwcHgifQ==\" f_sub_elem_font_family=\"394\" f_sub_elem_font_weight=\"700\" f_sub_elem_font_transform=\"uppercase\" f_sub_elem_font_spacing=\"-0.5\" f_sub_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE0IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMyJ9\" f_sub_elem_font_line_height=\"1.2\" mc1_title_tag=\"h2\"][/vc_column][/vc_row][vc_row full_width=\"stretch_row_1200 td-stretch-content\"][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_desktop_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop_sticky\" s_transition_type=\"\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" hs_transition_type=\"\" hs_transition_effect=\"slide\" hs_sticky_type=\"\"][vc_row][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJiYWNrZ3JvdW5kLWNvbG9yIjoidmFyKC0tdG9kYXktbmV3cy1kYXJrLWJnKSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicGhvbmVfbWF4X3dpZHRoIjo3Njd9\"][vc_row flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_vert_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJjZW50ZXIifQ==\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjYiLCJwYWRkaW5nLWJvdHRvbSI6IjYiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\"][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"eyJwaG9uZSI6IjI1JSJ9\"][tdb_mobile_menu inline=\"yes\" menu_id=\"\" icon_color=\"var(--today-news-white)\" icon_size=\"eyJhbGwiOjI3LCJwaG9uZSI6IjIyIn0=\" tdicon=\"td-icon-menu-medium\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTEiLCJtYXJnaW4tbGVmdCI6Ii0xMiIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicGhvbmVfbWF4X3dpZHRoIjo3Njd9\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_grow=\"eyJhbGwiOiJkZWZhdWx0IiwicGhvbmUiOiJvbiJ9\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-center\" align_horiz=\"content-horiz-center\" text=\"Dedektif Dergi\" f_text_font_family=\"eyJwaG9uZSI6IjYyMCJ9\" text_color=\"var(--today-news-accent)\" f_text_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjcwMCJ9\" f_text_font_spacing=\"eyJwaG9uZSI6Ii0wIn0=\" f_text_font_size=\"eyJwaG9uZSI6IjI4In0=\" disable_h1=\"yes\" tagline_color=\"#ffffff\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"eyJwaG9uZSI6IjI1JSJ9\" flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_horiz_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJmbGV4LWVuZCJ9\"][tdb_mobile_search inline=\"yes\" tdicon=\"td-icon-magnifier-big-rounded\" icon_color=\"var(--today-news-white)\" icon_size=\"eyJhbGwiOjIyLCJwaG9uZSI6IjIwIn0=\" icon_padding=\"eyJhbGwiOjIuNSwicGhvbmUiOiIyIn0=\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTEiLCJtYXJnaW4tcmlnaHQiOiItMTEiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile_sticky\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\" ms_transition_effect=\"eyJhbGwiOiJvcGFjaXR5IiwicGhvbmUiOiJzbGlkZSJ9\" ms_sticky_type=\"\"][vc_row][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_is_header_sticky":false,"tdc_is_mobile_header_sticky":false}
- [Tag Template - Today News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/tag-template-today-news-pro/) - Ana SayfaSample Page Sample Page Title Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye... 10 Ağustos 2026 Editörden AGATHA CHRISTIE DOSYASI Agatha Christie'nin ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Elli yıl…Bir yazarın unutulması için fazlasıyla yeterli... 21 Temmuz 2026 Dosya AGATHA
- [Tag Template - Artist PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/tag-template-artist-pro/) - Ana SayfaSample Page Tag: Sample Page Title Genel Sample post title 5 Author name - 13 August 2026 Devamını Oku Genel Sample post title 6 Author name - 13 August 2026 Devamını Oku Genel Sample post title 7 Author name - 13 August 2026 Devamını Oku Genel Sample post title 8 Author name - 13
- [Category Template - Artist PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/category-template-artist-pro/) - Ana SayfaSample Page Sample Page Title Sample Category ISample Category IISample Category IIISample Category IV GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM AGATHA CHRISTIE DOSYASI AGATHA CHRISTIE’NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ ÇİĞDEM ÖZTEKİN’LE SÖYLEŞİ Genel Sample post title 5 Author name - 13 August 2026 Devamını Oku Genel Sample post title 6 Author name - 13
- [Category Template 20 - Fast News](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/category-template-20-fast-news/) - Author name - Sample post no 0 excerpt. Devamını Oku Sample post title 1 Author name - Sample post no 1 excerpt. Devamını Oku Sample post title 2 Author name - Sample post no 2 excerpt. Devamını Oku Sample post title 3 Author name - Sample post no 3 excerpt. Devamını Oku Sample post title
- [Search Template - City PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/search-template-city-pro/) - Results for: Sample Page Title Genel Sample post title 0 Sample post no 0 excerpt. Genel Sample post title 1 Sample post no 1 excerpt. Genel Sample post title 2 Sample post no 2 excerpt. Genel Sample post title 3 Sample post no 3 excerpt. Genel Sample post title 4 Sample post no 4 excerpt.
- [Author Template - Living PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/author-template-living-pro/) - 81 Yazı Sample Page Title FacebookInstagramXYoutube Sample author description Yeni Sayı Çıktı! Genel Sample post title 0 Sample post no 0 excerpt. Author name - 13 August 2026 Genel Sample post title 1 Sample post no 1 excerpt. Author name - 13 August 2026 Genel Sample post title 2 Sample post no 2 excerpt. Author
- [Single Post Template - Reel News PRO (2)](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/single-post-template-reel-news-pro-2/) - Sample Page Title Category ICategory IICategory III 13 August 2026 By Author Name 3 dakikada okursun Morbi libero lectus, laoreet elementum viverra vitae, sodales sit amet nisi. Vivamus dolor ipsum, ultrices in accumsan nec, viverra in nulla. Donec ligula sem, dignissim quis purus a, ultricies lacinia lectus. Aenean scelerisque, justo ac varius viverra, nisl arcu
- [Search Template - Today News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/search-template-today-news-pro/) - Ana SayfaSample Page Arama Sonucu: Sample Page Title Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye... 10 Ağustos 2026 Editörden AGATHA CHRISTIE DOSYASI Agatha Christie'nin ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Elli yıl…Bir yazarın unutulması için fazlasıyla yeterli... 21 Temmuz 2026
- [Header Template - Today News PRO (3)](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/header-template-today-news-pro-3/) - {"tdc_header_desktop":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYmFja2dyb3VuZC1jb2xvciI6InZhcigtLXRvZGF5LW5ld3MtYWNjZW50KSIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" h_display=\"\" h_position=\"\" zone_shadow_shadow_offset_horizontal=\"0\"][vc_row][vc_column][td_block_raw_css content=\"LnRkLXRvZGF5LW5ld3Mtc2xhbnRlZC10aXRsZSUyMCUzRSUyMC50ZC1lbGVtZW50LXN0eWxlJTIwJTdCJTBBJTIwJTIwdHJhbnNmb3JtJTNBJTIwc2tldygtMTBkZWcpJTNCJTBBJTdEJTBB\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMCIsIm1hcmdpbi1sZWZ0IjoiMCIsImJvcmRlci1ib3R0b20td2lkdGgiOiIxIiwicGFkZGluZy10b3AiOiI0IiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiI0IiwiYm9yZGVyLWNvbG9yIjoidmFyKC0tdG9kYXktbmV3cy13aGl0ZS10cmFuc3BhcmVudDIpIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJsYW5kc2NhcGUiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIzIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIzIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJsYW5kc2NhcGVfbWF4X3dpZHRoIjoxMTQwLCJsYW5kc2NhcGVfbWluX3dpZHRoIjoxMDE5fQ==\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\"][vc_column width=\"1/3\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" flex_horiz_align=\"space-between\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy1sZWZ0IjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" flex_grow=\"on\"][tdm_block_socials facebook=\"#\" twitter=\"#\" instagram=\"#\" tds_social1-icons_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" icons_padding=\"eyJhbGwiOjEuNiwibGFuZHNjYXBlIjoiMS41IiwicG9ydHJhaXQiOiIxLjQifQ==\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiItOCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXQiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiItMiIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OCwibGFuZHNjYXBlIjp7Im1hcmdpbi1sZWZ0IjoiLTQiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTl9\" tds_social1-icons_hover_color=\"var(--today-news-white)\" icons_size=\"eyJhbGwiOjEzLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMiIsInBvcnRyYWl0IjoiMTEifQ==\" tiktok=\"#\" open_in_new_window=\"yes\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" flex_layout=\"block\" flex_vert_align=\"flex-start\" flex_horiz_align=\"flex-start\" flex_width=\"auto\"][tds_menu_login inline=\"yes\" logout_tdicon=\"td-icon-log-out\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0zIiwibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTIiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTl9\" avatar_size=\"0\" ia_space=\"0\" f_toggle_font_family=\"394\" f_toggle_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_toggle_font_line_height=\"1.3\" f_toggle_font_transform=\"uppercase\" f_toggle_font_weight=\"700\" toggle_txt_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" toggle_txt_color_h=\"var(--today-news-white)\" show_menu=\"yes\" menu_arrow_color=\"rgba(0,0,0,0)\" menu_bg=\"var(--today-news-dark-bg)\" menu_shadow_shadow_size=\"0\" menu_uh_color=\"var(--today-news-white)\" menu_uh_border_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" menu_ul_link_color=\"var(--today-news-white)\" menu_ul_link_color_h=\"var(--today-news-accent)\" menu_ul_sep_color=\"var(--today-news-light-gray)\" menu_uf_txt_color=\"var(--today-news-white)\" menu_uf_txt_color_h=\"var(--today-news-accent)\" menu_offset_top=\"11\" menu_uh_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEwcHgifQ==\" menu_offset_horiz=\"0\" menu_horiz_align=\"content-horiz-right\" menu_ul_padd=\"eyJhbGwiOiI4cHggMTVweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjZweCAxM3B4IiwicG9ydHJhaXQiOiI0cHggMTBweCJ9\" menu_ulo_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEwcHgifQ==\" f_uh_font_family=\"394\" f_links_font_family=\"394\" f_uh_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_uh_font_line_height=\"1.3\" f_links_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_links_font_line_height=\"1.3\" f_uf_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_uf_font_line_height=\"1.3\" logout_size=\"12\" menu_uf_border_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" menu_ul_space=\"eyJhbGwiOiI4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiNiIsInBvcnRyYWl0IjoiNCJ9\" menu_gh_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEwcHgifQ==\" show_version=\"guest\" f_gh_font_family=\"394\" menu_gh_color=\"var(--today-news-white)\" menu_gh_border_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" f_gh_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_gh_font_line_height=\"1.3\" f_btn1_font_family=\"394\" f_btn1_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjExIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" f_btn1_font_line_height=\"1.3\" f_btn1_font_weight=\"700\" f_btn1_font_transform=\"uppercase\" menu_gc_btn1_color=\"var(--today-news-white)\" menu_gc_btn1_color_h=\"var(--today-news-white)\" menu_gc_btn1_bg_color=\"var(--today-news-accent)\" menu_gc_btn1_bg_color_h=\"var(--today-news-accent)\" menu_gc_btn2_color=\"var(--today-news-white)\" menu_gc_btn2_color_h=\"var(--today-news-accent)\" f_btn2_font_family=\"394\" f_btn2_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjExIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" f_btn2_font_line_height=\"1.3\" f_btn2_font_transform=\"uppercase\" f_btn2_font_weight=\"700\" menu_gc_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNHB4IDEwcHgifQ==\" menu_gc_btn1_padd=\"eyJhbGwiOiI2cHggMTJweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjVweCAxMHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI0cHggOHB4In0=\" menu_gc_btn2_space=\"eyJsYW5kc2NhcGUiOiIxMCIsInBvcnRyYWl0IjoiOCJ9\" menu_width=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE0MCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE2MCJ9\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"auto\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy1yaWdodCI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\"][tdm_block_button button_text=\"Got a tip? Call (777) 625-7647\" button_size=\"tdm-btn-lg\" button_display=\"\" content_align_horizontal=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button5\" tds_button5-text_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" button_url=\"tel:(777) 625-7647\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiIwIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiI2NSIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiNjUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjUwIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiI1MCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOSwicG9ydHJhaXQiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiI0NSIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiNDUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiI1In0=\"][vc_column width=\"1/4\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-lg\" modal_align=\"center-left\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" btn_align_horiz=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button1\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOjEwLCJwb3J0cmFpdCI6IjgifQ==\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" btn_display=\"inline\" tds_button1-background_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" tds_button1-border_radius=\"100\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI3cHggMjBweCA5cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI2cHggMThweCA3cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjVweCAxMnB4IDZweCJ9\" tds_button1-text_color=\"var(--today-news-white)\" overlay_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" modal_width=\"100%\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" trigg_btn_enable=\"yes\" modal_height=\"100%\" header_pos=\"over-content\" all_head_border=\"0\" modal_border_radius=\"0\" modal_shadow_shadow_size=\"0\" modal_bg=\"var(--today-news-accent)\" body_padd=\"eyJhbGwiOiI1cHggMjBweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjVweCAxNXB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI1cHggMTBweCIsInBob25lIjoiNXB4IDAifQ==\" modal_transition=\"slide\" head_icon_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" head_icon_color_h=\"var(--today-news-white)\" head_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCIsInBob25lIjoiMTAifQ==\" head_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiIsInBob25lIjoiMTQifQ==\" modal_id=\"td_m_5295\" button_text=\"Subscribe\" button_tdicon=\"td-icon-mail\" page_id=\"10\" button_icon_position=\"icon-before\" icon_align=\"1\" show_modal_composer=\"yes\" site_scroll=\"yes\"][/vc_column][vc_column width=\"1/2\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-center\" align_horiz=\"content-horiz-center\" text=\"TodayNews\" text_color=\"var(--today-news-white)\" f_text_font_family=\"394\" f_text_font_weight=\"700\" f_text_font_size=\"eyJhbGwiOiI3OCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjcyIiwicG9ydHJhaXQiOiI1OCJ9\" f_text_font_spacing=\"-5\" f_text_font_line_height=\"1.4\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0xMCIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\"][/vc_column][vc_column width=\"1/4\" flex_layout=\"row\" flex_horiz_align=\"flex-end\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-lg\" modal_align=\"center-right\" modal_id=\"td_m_5294\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" page_id=\"176\" btn_align_horiz=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button1\" button_tdicon=\"td-icon-magnifier-big-rounded\" tds_button5-text_color=\"var(--today-news-pro-white-transparent)\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOjEwLCJwb3J0cmFpdCI6IjgifQ==\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--today-news-pro-white)\" button_text=\"Search\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"14\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button5-icon_color=\"var(--today-news-pro-white)\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" btn_display=\"inline\" tds_button1-background_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" tds_button1-border_radius=\"100\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI3cHggMjBweCA5cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI2cHggMThweCA3cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjVweCAxMnB4IDZweCJ9\" tds_button1-text_color=\"var(--today-news-white)\" icon_align=\"-1\" overlay_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" modal_width=\"100%\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" trigg_btn_enable=\"yes\" modal_height=\"100%\" header_pos=\"over-content\" all_head_border=\"0\" modal_border_radius=\"0\" modal_shadow_shadow_size=\"0\" modal_bg=\"var(--today-news-accent)\" body_padd=\"eyJhbGwiOiI1MHB4IDIwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI0MHB4IDE1cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjMwcHggMTBweCIsInBob25lIjoiMzBweCAwIn0=\" modal_transition=\"slide\" head_icon_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" head_icon_color_h=\"var(--today-news-white)\" head_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCIsInBob25lIjoiMTAifQ==\" head_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiIsInBob25lIjoiMTQifQ==\" site_scroll=\"yes\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYmFja2dyb3VuZC1jb2xvciI6InZhcigtLXRvZGF5LW5ld3MtZGFyay1iZykiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiI1In0=\" full_width=\"stretch_row\"][vc_column][tdb_header_menu main_sub_tdicon=\"td-icon-right\" sub_tdicon=\"td-icon-right-arrow\" mm_align_horiz=\"content-horiz-center\" modules_on_row_regular=\"20%\" modules_on_row_cats=\"25%\" image_size=\"td_300x0\" modules_category=\"image\" show_excerpt=\"none\" show_com=\"none\" show_date=\"none\" show_author=\"none\" mm_sub_align_horiz=\"content-horiz-right\" mm_elem_align_horiz=\"content-horiz-right\" menu_id=\"15\" f_elem_font_family=\"394\" f_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIyNiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxOCJ9\" text_color=\"var(--today-news-white)\" tds_menu_active1-line_color=\"#ffffff\" elem_padd=\"0\" elem_space=\"eyJhbGwiOiI0NSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjQwIiwicG9ydHJhaXQiOiIzNSJ9\" align_horiz=\"content-horiz-center\" tds_menu_active1-line_alignment=\"13\" f_elem_font_line_height=\"eyJhbGwiOiI3MHB4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiNjBweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNTBweCJ9\" more=\"yes\" main_sub_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxNiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxNCJ9\" main_sub_icon_space=\"eyJhbGwiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTIifQ==\" mm_align_screen=\"yes\" mm_width=\"100%\" mm_content_width=\"1068\" mm_bg=\"var(--today-news-dark-bg)\" mm_subcats_bg=\"rgba(255,255,255,0)\" mm_border_size=\"0\" mm_shadow_shadow_size=\"0\" mm_padd=\"eyJhbGwiOiIyNXB4IDAgMjVweCAyMHB4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjBweCAxNXB4IDIwcHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjE1cHggMTBweCJ9\" mm_sub_padd=\"eyJhbGwiOiIyNXB4IDIwcHggMCAwIiwibGFuZHNjYXBlIjoiMjBweCAxNXB4IDAgMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTVweCAxMHB4IDAgMCJ9\" mm_elem_color=\"var(--today-news-white)\" mm_elem_color_a=\"var(--today-news-accent)\" mm_elem_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" mm_elem_bg_a=\"rgba(0,0,0,0)\" mm_elem_border=\"0\" mm_elem_border_a=\"0\" mm_elem_padd=\"0\" f_mm_sub_font_family=\"394\" f_mm_sub_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEzIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMiJ9\" f_mm_sub_font_weight=\"700\" f_mm_sub_font_transform=\"uppercase\" f_mm_sub_font_line_height=\"eyJhbGwiOiIxLjQiLCJwb3J0cmFpdCI6IjEuMyJ9\" mm_elem_space=\"eyJhbGwiOiIxMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjkiLCJwb3J0cmFpdCI6IjYifQ==\" mm_subcats_border_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" title_txt=\"var(--today-news-white)\" title_txt_hover=\"var(--today-news-accent)\" modules_gap=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" mm_sub_width=\"eyJhbGwiOiIxODAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjEzMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1MCJ9\" f_title_font_family=\"394\" f_title_font_weight=\"700\" f_title_font_transform=\"uppercase\" f_title_font_spacing=\"-0.5\" f_title_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE0IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMyJ9\" f_title_font_line_height=\"1.2\" meta_padding=\"eyJhbGwiOiIxM3B4IDAgMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwcHggMCAwIiwicG9ydHJhaXQiOiI4cHggMCAwIn0=\" show_cat=\"none\" image_height=\"60\" show_pagination=\"disabled\" f_elem_font_spacing=\"-1\" f_mm_sub_font_spacing=\"-0.5\" excl_padd=\"0 0 2px\" excl_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" excl_color=\"var(--today-news-accent)\" f_excl_font_family=\"394\" f_excl_font_weight=\"700\" f_excl_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE0IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMyJ9\" f_excl_font_line_height=\"1.2\" f_excl_font_spacing=\"-0.5\" excl_txt=\"Exclusive:\" excl_margin=\"eyJhbGwiOiIwIDZweCAwIDAiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIwIDVweCAwIDAiLCJwb3J0cmFpdCI6IjAgNHB4IDAgMCJ9\" f_excl_font_transform=\"uppercase\" sub_bg_color=\"var(--today-news-dark-bg)\" show_subcat=\"yes\" sub_text_color=\"var(--today-news-white)\" tds_menu_sub_active=\"tds_menu_sub_active2\" tds_menu_sub_active2-line_color=\"var(--today-news-white)\" sub_padd=\"eyJhbGwiOiI4cHggMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMnB4IDAifQ==\" sub_elem_padd=\"eyJhbGwiOiIxMnB4IDIwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI3cHggMTVweCIsInBvcnRyYWl0IjoiOHB4IDEwcHgifQ==\" f_sub_elem_font_family=\"394\" f_sub_elem_font_weight=\"700\" f_sub_elem_font_transform=\"uppercase\" f_sub_elem_font_spacing=\"-0.5\" f_sub_elem_font_size=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE0IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMyJ9\" f_sub_elem_font_line_height=\"1.2\" mc1_title_tag=\"h2\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_desktop_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop_sticky\" s_transition_type=\"\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" hs_transition_type=\"\" hs_transition_effect=\"slide\" hs_sticky_type=\"\"][vc_row][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJiYWNrZ3JvdW5kLWNvbG9yIjoidmFyKC0tdG9kYXktbmV3cy1kYXJrLWJnKSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicGhvbmVfbWF4X3dpZHRoIjo3Njd9\"][vc_row flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_vert_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJjZW50ZXIifQ==\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjYiLCJwYWRkaW5nLWJvdHRvbSI6IjYiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\"][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"eyJwaG9uZSI6IjI1JSJ9\"][tdb_mobile_menu inline=\"yes\" menu_id=\"15\" icon_color=\"var(--today-news-white)\" icon_size=\"eyJhbGwiOjI3LCJwaG9uZSI6IjIyIn0=\" tdicon=\"td-icon-menu-medium\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTEiLCJtYXJnaW4tbGVmdCI6Ii0xMiIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicGhvbmVfbWF4X3dpZHRoIjo3Njd9\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_grow=\"eyJhbGwiOiJkZWZhdWx0IiwicGhvbmUiOiJvbiJ9\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-center\" align_horiz=\"content-horiz-center\" text=\"TodayNews\" f_text_font_family=\"eyJwaG9uZSI6IjM5NCJ9\" text_color=\"var(--today-news-white)\" f_text_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjcwMCJ9\" f_text_font_spacing=\"eyJwaG9uZSI6Ii0yIn0=\" f_text_font_size=\"eyJwaG9uZSI6IjI4In0=\" disable_h1=\"yes\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"eyJwaG9uZSI6IjI1JSJ9\" flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_horiz_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJmbGV4LWVuZCJ9\"][tdb_mobile_search inline=\"yes\" tdicon=\"td-icon-magnifier-big-rounded\" icon_color=\"var(--today-news-white)\" icon_size=\"eyJhbGwiOjIyLCJwaG9uZSI6IjIwIn0=\" icon_padding=\"eyJhbGwiOjIuNSwicGhvbmUiOiIyIn0=\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTEiLCJtYXJnaW4tcmlnaHQiOiItMTEiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile_sticky\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\" ms_transition_effect=\"eyJhbGwiOiJvcGFjaXR5IiwicGhvbmUiOiJzbGlkZSJ9\" ms_sticky_type=\"\"][vc_row][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]"}
- [Header Template - Today News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/header-template-today-news-pro/) - {"tdc_header_desktop":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiYmFja2dyb3VuZC1jb2xvciI6InZhcigtLXRvZGF5LW5ld3MtYWNjZW50KSIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" h_display=\"\" h_position=\"\" zone_shadow_shadow_offset_horizontal=\"0\"][vc_row][vc_column][td_block_raw_css content=\"LnRkLXRvZGF5LW5ld3Mtc2xhbnRlZC10aXRsZSUyMCUzRSUyMC50ZC1lbGVtZW50LXN0eWxlJTIwJTdCJTBBJTIwJTIwdHJhbnNmb3JtJTNBJTIwc2tldygtMTBkZWcpJTNCJTBBJTdEJTBB\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXJpZ2h0IjoiMCIsIm1hcmdpbi1sZWZ0IjoiMCIsImJvcmRlci1ib3R0b20td2lkdGgiOiIxIiwicGFkZGluZy10b3AiOiI0IiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiI0IiwiYm9yZGVyLWNvbG9yIjoidmFyKC0tdG9kYXktbmV3cy13aGl0ZS10cmFuc3BhcmVudDIpIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJsYW5kc2NhcGUiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiIzIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiIzIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJsYW5kc2NhcGVfbWF4X3dpZHRoIjoxMTQwLCJsYW5kc2NhcGVfbWluX3dpZHRoIjoxMDE5fQ==\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\"][vc_column width=\"1/3\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" flex_horiz_align=\"space-between\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy1sZWZ0IjoiMCIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" flex_grow=\"on\"][tdm_block_socials facebook=\"https://www.facebook.com/DedektifDergi\" twitter=\"https://twitter.com/dedektifdergi\" instagram=\"https://www.instagram.com/dedektif_dergi/\" tds_social1-icons_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" icons_padding=\"eyJhbGwiOjEuNiwibGFuZHNjYXBlIjoiMS41IiwicG9ydHJhaXQiOiIxLjQifQ==\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiItOCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXQiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiItMiIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OCwibGFuZHNjYXBlIjp7Im1hcmdpbi1sZWZ0IjoiLTQiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTl9\" tds_social1-icons_hover_color=\"var(--today-news-white)\" icons_size=\"eyJhbGwiOjEzLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMiIsInBvcnRyYWl0IjoiMTEifQ==\" open_in_new_window=\"yes\" youtube=\"https://www.youtube.com/c/dedektifdergi/about\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" flex_layout=\"block\" flex_vert_align=\"flex-start\" flex_horiz_align=\"flex-start\" flex_width=\"auto\"][tds_menu_login inline=\"yes\" logout_tdicon=\"td-icon-log-out\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0zIiwibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTIiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTl9\" avatar_size=\"0\" ia_space=\"0\" f_toggle_font_family=\"394\" f_toggle_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_toggle_font_line_height=\"1.3\" f_toggle_font_transform=\"uppercase\" f_toggle_font_weight=\"700\" toggle_txt_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" toggle_txt_color_h=\"var(--today-news-white)\" show_menu=\"yes\" menu_arrow_color=\"rgba(0,0,0,0)\" menu_bg=\"var(--today-news-dark-bg)\" menu_shadow_shadow_size=\"0\" menu_uh_color=\"var(--today-news-white)\" menu_uh_border_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" menu_ul_link_color=\"var(--today-news-white)\" menu_ul_link_color_h=\"var(--today-news-accent)\" menu_ul_sep_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" menu_uf_txt_color=\"var(--today-news-white)\" menu_uf_txt_color_h=\"var(--today-news-accent)\" menu_offset_top=\"11\" menu_uh_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEwcHgifQ==\" menu_offset_horiz=\"0\" menu_horiz_align=\"content-horiz-right\" menu_ul_padd=\"eyJhbGwiOiI4cHggMTVweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjZweCAxM3B4IiwicG9ydHJhaXQiOiI0cHggMTBweCJ9\" menu_ulo_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEwcHgifQ==\" f_uh_font_family=\"394\" f_links_font_family=\"394\" f_uh_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_uh_font_line_height=\"1.3\" f_links_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_links_font_line_height=\"1.3\" f_uf_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_uf_font_line_height=\"1.3\" logout_size=\"12\" menu_uf_border_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" menu_ul_space=\"eyJhbGwiOiI4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiNiIsInBvcnRyYWl0IjoiNCJ9\" menu_gh_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNnB4IDEwcHgifQ==\" show_version=\"guest\" f_gh_font_family=\"394\" menu_gh_color=\"var(--today-news-white)\" menu_gh_border_color=\"var(--today-news-dark-gray)\" f_gh_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" f_gh_font_line_height=\"1.3\" f_btn1_font_family=\"394\" f_btn1_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjExIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" f_btn1_font_line_height=\"1.3\" f_btn1_font_weight=\"700\" f_btn1_font_transform=\"uppercase\" menu_gc_btn1_color=\"var(--today-news-white)\" menu_gc_btn1_color_h=\"var(--today-news-white)\" menu_gc_btn1_bg_color=\"var(--today-news-accent)\" menu_gc_btn1_bg_color_h=\"var(--today-news-accent)\" menu_gc_btn2_color=\"var(--today-news-white)\" menu_gc_btn2_color_h=\"var(--today-news-accent)\" f_btn2_font_family=\"394\" f_btn2_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMiIsImxhbmRzY2FwZSI6IjExIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCJ9\" f_btn2_font_line_height=\"1.3\" f_btn2_font_transform=\"uppercase\" f_btn2_font_weight=\"700\" menu_gc_padd=\"eyJhbGwiOiIxMHB4IDE1cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI4cHggMTNweCIsInBvcnRyYWl0IjoiNHB4IDEwcHgifQ==\" menu_gc_btn1_padd=\"eyJhbGwiOiI2cHggMTJweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjVweCAxMHB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI0cHggOHB4In0=\" menu_gc_btn2_space=\"eyJsYW5kc2NhcGUiOiIxMCIsInBvcnRyYWl0IjoiOCJ9\" menu_width=\"eyJwb3J0cmFpdCI6IjE0MCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE2MCJ9\" menu_ul_sep_space=\"eyJsYW5kc2NhcGUiOiI2IiwicG9ydHJhaXQiOiI0In0=\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"auto\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy1yaWdodCI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\"][tdm_block_button button_text=\"dedektifdergi@gmail.com\" button_size=\"tdm-btn-lg\" button_display=\"\" content_align_horizontal=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button5\" tds_button5-text_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"lowercase\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWxlZnQiOiIwIiwiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\"][/vc_column][/vc_row][vc_row tdc_css=\"eyJhbGwiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiI2NSIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiNjUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjUwIiwicGFkZGluZy1ib3R0b20iOiI1MCIsImRpc3BsYXkiOiIifSwibGFuZHNjYXBlX21heF93aWR0aCI6MTE0MCwibGFuZHNjYXBlX21pbl93aWR0aCI6MTAxOSwicG9ydHJhaXQiOnsicGFkZGluZy10b3AiOiI0NSIsInBhZGRpbmctYm90dG9tIjoiNDUiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBvcnRyYWl0X21heF93aWR0aCI6MTAxOCwicG9ydHJhaXRfbWluX3dpZHRoIjo3Njh9\" flex_layout=\"row\" flex_vert_align=\"center\" gap=\"eyJhbGwiOiIxNSIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEwIiwicG9ydHJhaXQiOiI1In0=\"][vc_column width=\"1/4\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-lg\" modal_align=\"center-left\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" btn_align_horiz=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button1\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOjEwLCJwb3J0cmFpdCI6IjgifQ==\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" btn_display=\"inline\" tds_button1-background_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" tds_button1-border_radius=\"100\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI3cHggMjBweCA5cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI2cHggMThweCA3cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjVweCAxMnB4IDZweCJ9\" tds_button1-text_color=\"var(--today-news-white)\" overlay_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" modal_width=\"100%\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" trigg_btn_enable=\"yes\" modal_height=\"100%\" header_pos=\"over-content\" all_head_border=\"0\" modal_border_radius=\"0\" modal_shadow_shadow_size=\"0\" modal_bg=\"var(--today-news-accent)\" body_padd=\"eyJhbGwiOiI1cHggMjBweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjVweCAxNXB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI1cHggMTBweCIsInBob25lIjoiNXB4IDAifQ==\" modal_transition=\"slide\" head_icon_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" head_icon_color_h=\"var(--today-news-white)\" head_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCIsInBob25lIjoiMTAifQ==\" head_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiIsInBob25lIjoiMTQifQ==\" modal_id=\"td_m_5295\" button_text=\"ÜYELİK\" button_tdicon=\"td-icon-mail\" page_id=\"12049\" button_icon_position=\"icon-before\" icon_align=\"1\" show_modal_composer=\"yes\" site_scroll=\"yes\"][/vc_column][vc_column width=\"1/2\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-center\" align_horiz=\"content-horiz-center\" text=\"Dedektif Dergi\" text_color=\"var(--today-news-white)\" f_text_font_family=\"620\" f_text_font_weight=\"700\" f_text_font_size=\"eyJhbGwiOiI3OCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjcyIiwicG9ydHJhaXQiOiI1OCJ9\" f_text_font_line_height=\"1.4\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLXRvcCI6Ii0xMCIsImRpc3BsYXkiOiIifX0=\" f_text_font_spacing=\"1\" tagline=\"JUM0JUIwUFUlQzMlODdMQVJJTkklMjBUQUslQzQlQjBQJTIwRUQlQzQlQjBOIQ==\" tagline_align_horiz=\"content-horiz-center\" tagline_color_h=\"#ffffff\" text_color_h=\"#ffffff\"][/vc_column][vc_column width=\"1/4\" flex_layout=\"row\" flex_horiz_align=\"flex-end\"][tdm_block_popup button_size=\"tdm-btn-lg\" modal_align=\"center-right\" modal_id=\"td_m_5294\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn19\" page_id=\"12047\" btn_align_horiz=\"content-horiz-right\" tds_button=\"tds_button1\" button_tdicon=\"td-icon-magnifier-big-rounded\" tds_button5-text_color=\"var(--today-news-pro-white-transparent)\" button_icon_space=\"eyJhbGwiOjEwLCJwb3J0cmFpdCI6IjgifQ==\" button_icon_size=\"eyJhbGwiOiIyNCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjIyIiwicG9ydHJhaXQiOiIyMCJ9\" tds_button5-text_hover_color=\"var(--today-news-pro-white)\" button_text=\"ARAMA\" tds_button5-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button5-f_btn_text_font_size=\"14\" tds_button5-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button5-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button5-icon_color=\"var(--today-news-pro-white)\" tds_button5-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" btn_display=\"inline\" tds_button1-background_color=\"var(--today-news-white-transparent2)\" tds_button1-border_radius=\"100\" tds_button1-f_btn_text_font_family=\"394\" tds_button1-f_btn_text_font_size=\"eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMSJ9\" tds_button1-f_btn_text_font_line_height=\"1.3\" tds_button1-f_btn_text_font_transform=\"uppercase\" tds_button1-f_btn_text_font_weight=\"700\" tds_button1-background_hover_color=\"rgba(255,255,255,0)\" button_padding=\"eyJhbGwiOiI3cHggMjBweCA5cHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI2cHggMThweCA3cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjVweCAxMnB4IDZweCJ9\" tds_button1-text_color=\"var(--today-news-white)\" icon_align=\"-1\" overlay_bg=\"rgba(0,0,0,0)\" modal_width=\"100%\" tds_button1-text_hover_color=\"var(--today-news-white)\" trigg_btn_enable=\"yes\" modal_height=\"100%\" header_pos=\"over-content\" all_head_border=\"0\" modal_border_radius=\"0\" modal_shadow_shadow_size=\"0\" modal_bg=\"var(--today-news-accent)\" body_padd=\"eyJhbGwiOiI1MHB4IDIwcHgiLCJsYW5kc2NhcGUiOiI0MHB4IDE1cHgiLCJwb3J0cmFpdCI6IjMwcHggMTBweCIsInBob25lIjoiMzBweCAwIn0=\" modal_transition=\"slide\" head_icon_color=\"var(--today-news-white-transparent)\" head_icon_color_h=\"var(--today-news-white)\" head_padd=\"eyJhbGwiOiIyMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjE1IiwicG9ydHJhaXQiOiIxMCIsInBob25lIjoiMTAifQ==\" head_icon_size=\"eyJhbGwiOiIxOCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTQiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIxNiIsInBob25lIjoiMTQifQ==\" site_scroll=\"yes\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_desktop_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_desktop_sticky\" s_transition_type=\"\" tdc_css=\"eyJhbGwiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9fQ==\" hs_transition_type=\"\" hs_transition_effect=\"slide\" hs_sticky_type=\"\"][vc_row][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJiYWNrZ3JvdW5kLWNvbG9yIjoidmFyKC0tdG9kYXktbmV3cy1kYXJrLWJnKSIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicGhvbmVfbWF4X3dpZHRoIjo3Njd9\"][vc_row flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_vert_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJjZW50ZXIifQ==\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJwYWRkaW5nLXRvcCI6IjYiLCJwYWRkaW5nLWJvdHRvbSI6Ii0xNSIsImJhY2tncm91bmQtY29sb3IiOiJ2YXIoLS10b2RheS1uZXdzLWRhcmstZ3JheSkiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\"][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"eyJwaG9uZSI6IjI1JSJ9\"][tdb_mobile_menu inline=\"yes\" menu_id=\"\" icon_color=\"var(--today-news-white)\" icon_size=\"eyJhbGwiOjI3LCJwaG9uZSI6IjIyIn0=\" tdicon=\"td-icon-menu-medium\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTEiLCJtYXJnaW4tbGVmdCI6Ii0xMiIsImRpc3BsYXkiOiIifSwicGhvbmVfbWF4X3dpZHRoIjo3Njd9\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_grow=\"eyJhbGwiOiJkZWZhdWx0IiwicGhvbmUiOiJvbiJ9\"][tdb_header_logo align_vert=\"content-vert-center\" align_horiz=\"content-horiz-center\" text=\"Dedektif Dergi\" f_text_font_family=\"eyJwaG9uZSI6IjYyMCJ9\" text_color=\"var(--today-news-accent)\" f_text_font_weight=\"eyJwaG9uZSI6IjcwMCJ9\" f_text_font_size=\"eyJwaG9uZSI6IjI4In0=\" disable_h1=\"yes\" f_text_font_spacing=\"eyJwaG9uZSI6IjEifQ==\" text_color_h=\"var(--accent-color)\" tagline_color=\"#ffffff\"][/vc_column][vc_column width=\"1/3\" flex_width=\"eyJwaG9uZSI6IjI1JSJ9\" flex_layout=\"eyJhbGwiOiJibG9jayIsInBob25lIjoicm93In0=\" flex_horiz_align=\"eyJhbGwiOiJmbGV4LXN0YXJ0IiwicGhvbmUiOiJmbGV4LWVuZCJ9\"][tdb_mobile_search inline=\"yes\" tdicon=\"td-icon-magnifier-big-rounded\" icon_color=\"var(--today-news-white)\" icon_size=\"eyJhbGwiOjIyLCJwaG9uZSI6IjIwIn0=\" icon_padding=\"eyJhbGwiOjIuNSwicGhvbmUiOiIyIn0=\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJtYXJnaW4tdG9wIjoiLTEiLCJtYXJnaW4tcmlnaHQiOiItMTEiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\"][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_header_mobile_sticky":"[tdc_zone type=\"tdc_header_mobile_sticky\" tdc_css=\"eyJwaG9uZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sInBob25lX21heF93aWR0aCI6NzY3fQ==\" ms_transition_effect=\"eyJhbGwiOiJvcGFjaXR5IiwicGhvbmUiOiJzbGlkZSJ9\" ms_sticky_type=\"\"][vc_row][vc_column][/vc_column][/vc_row][/tdc_zone]","tdc_is_header_sticky":false,"tdc_is_mobile_header_sticky":false}
- [Single Post Template - Downtown PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/single-post-template-downtown-pro/) - Ana SayfaSample Page Category ICategory IICategory III Sample Page Title By: Author Name Date: 13 August 2026 Related stories Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan... Editörden AGATHA CHRISTIE DOSYASI Agatha Christie'nin ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Elli yıl…Bir... Dosya AGATHA CHRISTIE’NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ
- [Single Post Template - Reel News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/single-post-template-reel-news-pro/)
- [Single Template - Today News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/single-template-today-news-pro/) - Category ICategory IICategory III Sample Page Title By: Author Name Date: 13 August 2026 Morbi libero lectus, laoreet elementum viverra vitae, sodales sit amet nisi. Vivamus dolor ipsum, ultrices in accumsan nec, viverra in nulla. Donec ligula sem, dignissim quis purus a, ultricies lacinia lectus. Aenean scelerisque, justo ac varius viverra, nisl arcu accumsan elit,
- [Single Template - Watches Store](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/single-template-watches-store/) - Category ICategory IICategory III Sample Page Title 13 August 2026 Morbi libero lectus, laoreet elementum viverra vitae, sodales sit amet nisi. Vivamus dolor ipsum, ultrices in accumsan nec, viverra in nulla. Donec ligula sem, dignissim quis purus a, ultricies lacinia lectus. Aenean scelerisque, justo ac varius viverra, nisl arcu accumsan elit, quis laoreet metus ipsum
- [Author Template - Artist PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/author-template-artist-pro/) - Ana SayfaSample Page GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM AGATHA CHRISTIE DOSYASI AGATHA CHRISTIE’NİN TÜRKÇEDEKİ SESİ ÇİĞDEM ÖZTEKİN’LE SÖYLEŞİ AGATHA CHRISTIE: BİR HAYATIN KRONOLOJİSİ Genel Sample post title 5 Author name - 13 August 2026 Devamını Oku Genel Sample post title 6 Author name - 13 August 2026 Devamını Oku Genel Sample post
- [Date Template - Today News PRO](https://dedektifdergi.com/tdb_templates/date-template-today-news-pro/) - Ana SayfaSample Page Sample Page Title Blog GENCOY SÜMER SEÇTİ: EN İYİ ON POLİSİYE FİLM Yıllardır polisiyeyi hem yazarak hem de üzerine düşünerek yaşayan biri olarak, "en sevdiğin polisiye... 10 Ağustos 2026 Editörden AGATHA CHRISTIE DOSYASI Agatha Christie'nin ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Elli yıl…Bir yazarın unutulması için fazlasıyla yeterli... 21 Temmuz 2026 Genel Sample
## Kategoriler
- [Genel](https://dedektifdergi.com/genel/)
- [Polisiye Kitaplar](https://dedektifdergi.com/polisiye-kitaplar/) - Polisiye roman okumak polisiyesevenler için ayrı bir tutku. Polisiye dergimizde beğeneceğinizi düşündüğümüz polisiye kitaplara yer veriyoruz. Polisiye cinayet kitapları okumak istiyor ama hangi kitabı okuyacağınıza karar veremiyorsanız ya da cinayet kitapları okumak istiyor ancak çok da sert olsun istemiyorsanız size bazı tavsiyelerde bulunacağız. Polisiye dergimizin sayfaları arasında cinayet kitapları, polisiye dedektif romanları, casus romanlarına dair bilgiler de bulabilirsiniz. Gelin şimdi aşağıdaki polisiye romanlara yakından bir bakalım.
- [Polisiye hikayeler](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikayeler/) - Dergimizde yayınlan tüm polisiye hikayelere bu sayfada ulaşabilirsiniz.Bu sayfada hem 1 sayfalık hikaye, hem 2 sayfalık hikaye hem de 3 sayfalık hikaye örnekleri bulacaksınız. Hikaye örnekleri Okuyacağınız amatör hikaye örnekleri genellikle polisiye ağırlıklıdır. Amatör kısa hikayeleri beğenirseniz mutlaka yorum bırakınız. Bıraktığınız yorumlar amatör hikaye yazarlarına hem destek hem de olacak hem de yol gösterecektir.
- [Polisiye Yazarları](https://dedektifdergi.com/polisiye-yazarlari/)
- [Dedektif Dergi 1. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-1-sayi/) - Dedektif-Dergi-1.-Sayı-Kapak Hepinize polisiye dergi Dedektif’ten kocaman bir “Merhaba” sevgili polisiyeseverler. İnternetin ilk ve tek polisiye edebiyat dergisi Dedektif Dergi’nin ilk sayısı ile nihayet huzurlarınızdayız. Günlerce süren çalışmalarımızı bitirdik ve yayınımıza başladık. Bu bizim için son derece mutluluk ve gurur dolu bir gün. Dedektif Dergi’yi evde, otobüste, iş yerinde, sokakta, canınız nerede arzu ederse orada okuyabilirsiniz. İster bilgisayarınızdan, ister tabletinizden, isterse cep telefonunuzdan sayfalarımızı çevirmeniz, polisiyenin gizem ve heyecan dolu dünyasına girmeniz artık çok kolay. Dedektif Dergi’de hikaye başta olmak üzere, deneme, eleştiri, inceleme türünde edebi ve bilimsel değeri olan yazılar yayınlanacak. Polisiye üzerine düşünen, yazan, araştıran herkesi bu platformda buluşturmak birinci amacımız. Amatör ya da profesyonel, çiçeği burnunda ya da usta tüm yazarlarımıza sayfalarımız sonuna kadar açık. Biz, polisiye edebiyattaki en önemli anlatı türünün hikaye olduğunu düşünmekteyiz. Bu yüzden Dedektif Dergi’de polisiye hikayelere ayrı bir yer ve önem veriyoruz. Diğer bir deyişle, Dedektif Dergi her zaman hikaye ağırlıklı bir polisiye dergi olacak. Bunun yanı sıra, polisiye ile ilgili her türden yazıyı da dergimizde okuyabileceksiniz. Eleştiri ve istekleriniz bizim için çok önemli. Bize mutlaka yazın. Düşüncelerinizi iletin. Hiçbir iletiniz cevapsız kalmayacak. Polisiye hikaye ve makalelerinizi de bekliyoruz. Uygun olanları mutlaka yayınlayacağız. Dedektif Dergi’nin bu ilk sayısında Cenk Çalışır, Ceyda Kiremitçi, Çağatay Yaşmut, Doruk Ateş, Emrah Poyraz-Ulaş Özkan, Gencoy Sümer, Günay Gafur, Kerim Güner, Mehmet Berk Yaltırık, Nejva Esen, Nilgün Kolgar Çalışkan, Serkan Ertem, Tuğba Turan, Turgut Şişman ve Türker Beşe’nin daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış on beş polisiye öyküsü var. Arkın Gelişin, Ayça Mumkule Erşipal, Celal Cem Dengiz, Devrim Şenyaman, Funda Menekşe, Galip Uyar, İsmail Yetimoğlu, Kerim Güner, Özlem Solak, Ramazan Eraslan ve Şebnem Şenyener ise polisiye yazılarıyla yer alıyorlar Dedektif Dergi’de. Hepinize keyifli okumalar. Dedektif Dergi’ye hoş geldiniz.
- [Makale](https://dedektifdergi.com/polisiye-makale/) - Polisiye, gizem, ve suç edebiyatına dair, Dedektif’in tüm sayılarında yayınlanmış olan makaleleri burada okuyabilirsiniz:
- [Dedektif bulmacaları](https://dedektifdergi.com/dedektif-bulmacalari/) - Dedektif’te sizler için birçok zor dedektif bulmacası var. Zor dedektif bulmacaları bir hikaye tadında olur ve aynı zamanda bir beyin cimnastiği görevi görür. Her sayımızda bir adet polisiye bulmaca bulacaksınız. Bu çok özel hikayelerin diğerlerinden farkı, sonunun olmaması. Diyeceksiniz ki, sonu olmayan hikâye olur mu? Evet olur. Çünkü bu hikâyenin sonunu siz yazacaksınız. Hem Çözümlü hem ödüllü bazen kolay bazen ise zor dedektiflik bulmacaları Lafı fazla uzatmadan söylersek, bu hikâye aslında bir dedektif bulmacası. Yani, size her sayımızda bir dedektif bulmacası sunacağız. Hikâyemizde bir cinayet işlenecek ve katili bulmanız için gereken bütün ipuçları size verilecek. Satırlar arasına gizlenmiş olan bu ipuçlarını bularak iyi bir dedektif olup olmadığınızı öğrenmek artık sizin elinizde. Bazen katilin kim olduğunu, bazen cinayetin nasıl işlendiğini, bazen cinayet sebebini, bazen de hepsini birden soracağız. Dedektif Bulmacası kimi zaman kolay, kimi zaman zor olabilir. Ama her zaman mantıklı bir çözümü olacak. Ve mutlaka çözümü sağlayan ipuçları metinde yer alacak. Dedektif Bulmacası, ödüllü bir yarışma aynı zamanda. Bu nedenle bulmacayı çözen okurlarımız mutlaka bize yazmalılar. Doğru cevap veren okurlarımızdan üçü bir ödül vereceğiz. Bu ödül, her polisiye bulmaca ile adlarını duyuracağımız polisiye bir kitap olacak genellikle. Çözümü içeren cevaplarınızı dedektifdergi@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Zor dedektif bulmacaları keyiflidir Dedektif Bulmacası‘nın doğru çözümü ve ödül kazanan okurlarımızın adları, Dedektif Bulmacası’nın yayınlandığı sayıdan bir sonraki sayıda ilan edilecek. Dergimizin her yeni sayısında yayınlanacak yeni bir Dedektif Bulmacası’nı okurken ve çözerken keyifli ve heyecanlı dakikalar geçireceğinizi umuyoruz. Yukarda verdiğimiz mail adresimize cevaplarınızı göndermeyi unutmayın. Hepinize bol şanslar dileriz.
- [Dedektif Dergi 2. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-2-sayi/) - Polisiye dergi Dedektif’ten tüm polisiye tutkunlarına merhaba. Türkiye’nin ilk ve tek polisiye e-dergisinin ilk sayısına gösterdiğiniz ilgi muhteşemdi. Bütün polisiyeseverlere yürekten teşekkür ediyorum. Dedektif, tamamen amatör bir ruhla hazırlanan, asla kar amacı gütmeyen, ücretsiz dağıtılan dijital bir dergidir. Amacımız, polisiyenin sesini daha geniş kitlelere duyurmak, onu sevdirmek, polisiye edebiyatımıza yeni eserler ve yazarlar kazandırmaktır. İkinci sayıda gene dopdolu bir içerikle karşınıza çıkıyoruz. Polisiyenin farklı türlerine ait on beş öykü ve gene polisiye ilgili değişik konuları ele alan on yazı var sayfalarımız arasında. Hepsini beğenerek okuyacağınızı umuyorum. Yorumlarınızı, yazıların altında yer alan yorum kutusuna bırakarak yazarlara sesinizi duyurabilirsiniz. Ayrıca Sosyal medya hesaplarınızda hikaye ve makaleleri paylaşarak daha çok polisiyesevere erişmemizi sağlayabilirsiniz. Siz de polisiye hikayeler yazıyorsanız ve yazdıklarınızın Dedektif Dergi’de yayınlanmasını istiyorsanız lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
- [Hikaye](https://dedektifdergi.com/polisiye-hikaye/) - Polisiye hikaye okumak istiyorsanız doğru adrese geldiniz. Dedektif’in tüm sayılarında yayınlanmış olan, gizem, polisiye, bilim & kurgu ve suç temalı hikayeleri burada okuyabilirsiniz:
- [Dedektif Dergi 3. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-3-sayi/) - Merhaba polisiyeseverler Polisiye dergi Dedektif’i 3. sayısından itibaren web sitesi formatında yayınlayacağız. Böylece, içerikleri hem daha kolay okumanız, hem de daha kolay paylaşmanız mümkün olacak. Ayrıca, yarıda bıraktığınız yazılara daha hızlı bir şekilde ulaşabileceksiniz. Dedektif’in 1. ve 2. sayısına şimdilik aşağıda bulunan kapaklara tıklayarak ulaşabilirsiniz. İlerleyen günlerde Dedektif’in eski sayılarında yer alan polisiye hikayeler, makaleler ve polisiye bulmacalar da bu sitede yer alacak. Hikaye ve makaleler hakkında düşüncelerinizi bize iletiniz, yazıların altında yorumlarınızı bekliyoruz. Dedektif ‘de yaptığımız bir diğer değişiklik de yazıların altına, kaç defa okunduklarını gösteren bir sayaç eklemek oldu. Böylelikle hem sayfaların hem de polisiye hikaye ve yazıların kaç defa okunduklarını sizler de görebileceksiniz. Sosyal medya sayaçları da yine hikaye ve makalelerin kaç defa paylaşılıp beğenildiği hakkında size doğrudan bilgi verecek. Unutmadan belirtelim, hikaye ve yazıları sosyal medyada paylaşmanız, daha çok polisiyesevere erişebilmemiz için bize en büyük desteğiniz olacaktır. Haydi okuyun ve Paylaşın! Keyifli okumalar! Gencoy Sümer
- [Duyurular](https://dedektifdergi.com/duyurular/)
- [Tefrika](https://dedektifdergi.com/tefrika/) - Dergimizde yer alan tefrikalara bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Kitap yorumları](https://dedektifdergi.com/kitap-yorumlari/) - Kitap yorumları ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Film/Dizi](https://dedektifdergi.com/film-dizi/) - Polisiye sinema ve dizilerle ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Röportaj](https://dedektifdergi.com/roportaj/) - Polisiye dergisi Dedektif, polisiye yazarları ile röportajlar yapmaya devam ediyor. Polisiye yazarları ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajları bu sayfada okuyabilir, sevdiğiniz, beğendiğiniz polisiye yazarlarının hem polisiye kitaplarına hem de geleceğe yönelik planlarına dair bilgiler edinebilirsiniz. Keyifli okumalar:
- [Türkiye Polisiye Yazarları 🇹🇷](https://dedektifdergi.com/turkiye-polisiye-yazarlari/) - Dedektif Dergi’de Türk polisiye yazarları ile yapılmış söyleşileri bulabilir, yine Türk polisiye roman yazarlarının çeşitli hikayelerini okuyabilirsiniz. Polisiye yazarlar ile hikayelerinin ya da makalelerinin altında yer alan yorum kısmı ile iletişime geçmeniz de mümkün olabilir. Polisiye yazarların ortak yönleri nelerdir? Nelerden ilham alır, nelere canları sıkılır, sanırım Dedektif’in sayfaları arasında tüm bunları bulabilirsiniz. Yorum bırakırsanız polisiye yazarları mutlaka yorumunuz okuyacaklardır. En iyi türk polisiye romanları ve polisiye yazarları Polisiye edebiyat dergisi Dedektif’in sayfaları arasında sadece polisiye kitap tavsiyeleri ve yorumları yok aynı zamanda birçok yazardan makaleler ve hikayeler de var. Dedektif’in sayfalarını karıştırdıkça belki de daha önce hiç okumadığınız polisiye yazarları keşfedecek ve en iyi türk polisiye romanları listeniz değişecek. Haydi şimdi Dedektif’in polisiye dolu sayfalarını çevirmeye başlayın.
- [Dedektif Dergi 4. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-4-sayi/) - Polisiye dergi Dedektif’in 4. Sayısından hepinize merhaba. Bu sayımızda gene birbirinden güzel polisiye hikaye ve yazılarla karşınızdayız. Sıcak yaz günlerinin ve tatilin verdiği rehavete rağmen, dergimize katkı yapan tüm yazarlarımıza teşekkürlerimiz sonsuzdur. Unutmayın, Dedektif Dergi’de polisiyeyi seven, polisiye yazan ve yazmak isteyen herkese yer var. İlk sayıda belirttiğimiz gibi, polisiye üzerine düşünen, yazan, araştıran herkesi bu platformda buluşturmak birinci amacımız. Amatör ya da profesyonel, çiçeği burnunda ya da usta tüm yazarlarımıza sayfalarımız sonuna kadar açık. Türk polisiyesi açısından bu yaz oldukça hareketli geçti. Ülkemizde ilk kez polisiye yazarları bir birlik kurmak amacıyla bir araya geldiler. İleride dernekleşmeyi de hedefleyen bu oluşumu, bir bildiriyle kamuoyuna duyurdular. Polisiyeseverlerden büyük ilgi gören bu girişime medyanın da ilgisi büyük oldu. Biz de platforma katılan polisiye yazarlarımızdan bazılarının bu konudaki görüşlerini sizler için aldık. Polisiye yazarlarımızın birlik hakkındaki düşüncelerini bu sayımızda okuyabilirsiniz. Bu aydan itibaren, yeni bir roman tefrikasına başlıyoruz. Süleyman Baş’ın 6 sayı sürecek olan “Satırlar Arasında” adlı polisiye romanı, eminiz çok ilginizi çekecek. Hepinize keyifli okumalar diliyoruz. Gencoy Sümer
- [Dedektif Dergi 5. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-5-sayi/) - Polisiye dergi Dedektif’in 5. Sayısından hepinize MERHABA polisiyesever dostlar! Türkiye’de polisiye edebiyatın her gün biraz daha gelişip adını duyurmasından dolayı çok mutluyuz. Yeni yazarlar, yeni kitaplarla genişleyen polisiye dünyamız, polisiye yazarlarımızın bir birlik oluşturmasıyla daha da güçlendi. Önümüzdeki haftalarda Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği’nin resmen kuruluşuna da tanıklık edeceğiz. Birliğin ilk iş olarak üye yazarların yepyeni öykülerinden oluşan bir kitap yayınlayacağını daha önce duyurmuştuk. Bu kitabın da çok yakında polisiyeseverlerin masasında olacağını müjdeleyelim. En başından beri hikayenin, polisiye edebiyattaki en önemli anlatı türü olduğunu olduğunu savunan bir dergi olarak, Dedektif’de polisiye hikayelere büyük bir ağırlıkla yer vermeyi bir görev bildik. Bugüne kadar tanınmış yazarlarımızdan, polisiye yazmaya yeni başlamış olanlara varıncaya dek, bir çok polisiye hikaye yayınladık, yayınlamaya da devam edeceğiz. Polisiye hikayeciliğimizin gelişmesine küçücük de olsa bir katkı yapabilirsek ne mutlu bize. Beşinci sayımızda da birbirinden güzel dokuz hikayemiz var. Gonca Çiftçioğulları, Günay Gafur, Nurhan Işkın, Ceyda Kiremitçi Vasiliev, Funda Menekşe, Nilgün Kolgar Çalışkan, Tuğba Turan, Türker Beşe ve Gencoy Sümer’in yazdığı polisiye hikayeleri keyifle okuyacağınızdan eminiz. Ayrıca bu sayımızda Ali Bayram’ın ilk, Süleyman Baş’ın ise ikinci bölümünü yayınladığımız uzun hikayeleri de var. Ayşe Erbulak, Arkın Gelişin, Güzella Bayındır, Yaprak Öz, Ramazan Eraslan, Özlem Solak, Şebnem Şenyener, Kerim Güner ve Turgut Şişman ise polisiye yazılarıyla Dedektif’in bu sayısında yer aldılar. Bu ilginç ve değerli yazıları da beğenerek okuyacağınızdan hiç kuşkumuz yok. Önümüzdeki Kasım ayının 16, 17 ve 18. günlerinde Kara Hafta Festivali var. Polisiyeseverler bu festivali kaçırmamalı. Bu yılın teması, James Bond’un yazarı Ian Fleming. Hepinize keyifli okumalar, gri hücrelerinizi çalıştıracak gizemli günler dileriz.
- [Dedektif Dergi 6. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-6-sayi/) - Hepinize MERHABA! sevgili polisiyeseverler. Polisiye dergi Dedektif, okumakta olduğunuz 6. sayısıyla birlikte birinci yılını doldurdu. Bir yıl boyunca bizimle birlikte olan tüm okurlarımıza, yazı ve hikayeleriyle Dedektif’e hayat veren tüm değerli yazarlarımıza içtenlikle çok teşekkür ediyoruz. Polisiyeyi tanıtmak, sevdirmek, yazarlarımızı okurlarıyla buluşturmak, onlara destek olmak amacıyla çıktığımız bu yolculuk aynı hızla sürmekte. Polisiye yazan herkese, ister amatör ister profesyonel olsun, Dedektif’in sayfalarında her zaman yer var. Bize çalışmalarınızı ne zaman isterseniz gönderebilirsiniz. Özellikle polisiye hikayelerinizi bekliyoruz. Çünkü Dedektif, ilk sayısından beri polisiye hikayeye ağırlıklı olarak yer veren bir dergi ve hep öyle kalacak. Polisiyesever okurlarımızdan en büyük ricamız ise, beğendikleri yazıları sosyal medayada mutlaka paylaşmaları. Bu paylaşımlar, pek çok polisiyeseverin Dedektif’ten, oradaki hikayelerden ve yazılardan haberdar olmasını sağlayacaktır. Unutmayınız, Dedektif paylaşıldıkça büyüyen bir e-dergi. Göstereceğiniz ilgiye şimdiden teşekkür ederiz. Dedektif’in bu sayısında, bir kısmı yılbaşı/noel temalı yazı ve hikayelerin yanı sıra, ünlü polisiye yazarı Çağatay Yaşmut’la yaptığımız röportajı ve büyük ilgi gören polisiye bulmacamızı zevkle okuyacağınızdan hiç kuşkumuz yok. Hepinize 2018’de sağlık, mutluluk ve polisiye ile geçecek keyifli günler dileriz.
- [Kitap tanıtımları](https://dedektifdergi.com/kitap-tanitimlari/) - Kitap tanıtımları ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Dedektif Dergi 7. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-7-sayi/) - Merhaba sevgili polisiyeseverler. Bir yılı geride bırakmanın mutluluğu ve gururuyla yeniden huzurlarınızdayız. Türkiye’nin ilk ve tek polisiye e-Dergisi Dedektif, 7.sayısında da gene dopdolu. Polisiye dergi Dedektif’in bu sayısında ağırlık, her zaman olduğu gibi polisiye hikâyelerde. Ayşe Erbulak, Ceyda Kiremitçi Vasiliev, Funda Menekşe, Günay Gafur, Melih Tomak, Mete Karagöl, Nurhan Işkın, Reha Avkıran, Timur Nihat Vreskala, Tuğba Turan ve Yunus Emre Eroğlu’nun polisiye hikâyelerini eminiz ki keyifle okuyacaksınız. Süleyman Baş’ın polisiye romanı Satırlar Arasında’yı ise, tefrika halinde yayınlamaya 4. bölümüyle devam ediyoruz. Bu sayıda, Piraye Şengel’le bir röportaj yaptık. Tanınmış polisiyecimiz, yazarlık serüveni ve polisiye edebiyat hakkındaki sorularımızı cevaplandırdı. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Arkın Gelişin’in, “Kadın Seri Katiller” yazı serisi tüm hızıyla devam ediyor. Bu bölümün konusu, Belle Gunnes’in işlediği, akıllara durgunluk veren seri cinayetler. “İyi Polisiye İyi Edebiyattır” köşesinde, Gencoy Sümer Piraye Şengel’in Ayçöreği adlı romanını inceledi. “Hiçbir Suç Cezasız Kalmaz” diyen Gonca Çiftçioğulları, bu sayıdan itibaren gerçek aşk cinayetleri üzerine yazdığı yazılarla sizlerle birlikte olacak. Özlem Solak’ın Suphi Varım kitapları hakkındaki yazısını, “Kusursuz Polisiye Yoktur” köşesinde okuyabilirsiniz. Pelin İz Erdem, “Astroloji ve Cinayet” köşesinde, aşk-cinayet-astroloji arasındaki gizemli ilişkiyi sorgulamayı sürdürüyor. “Cinayet Kulübü”nde Ramazan Eraslan’ın konuğu ise, Cody McFedyan. “Sherlock’un Komsusu” Şebnem Şenyener, Boş Ev Macerası’na, A. C. Doyle ve Osmanlı’nın çöküşüne tanıklık ettiği 4. Bölümle son noktayı koyuyor. Yaprak Öz’ün “Cinayet Dosyası”’nda ise bu kez tehlikeli aşklar var. Sevgililer günü geçti ama biz gene de kenarından köşesinden aşka dair bir şeyler yazalım dedik. Zira, edebiyatın bu en vaz geçilmez teması, polisiyenin de en gözde konularından biridir. Bu nedenle, Dedektif’in bu sayısında, her zamankinden daha fazla aşka rastlarsanız sakın şaşırmayın. Yedinci sayının ödüllü “Dedektif Bulmacası”, Turgut Şişman’dan. Başkomiser Mitat ve yardımcısı Emir, bu kez de Cihangir’deki gizemli bir cinayeti soruşturacaklar. Bakalım Dedektif okurları katili onlardan önce yakalayabilecekler mi? Polisiyeyi geniş kitlelere tanıtmak ve sevdirmek, polisiye yazarlarını okurlarıyla buluşturmak ve polisiye edebiyatımıza yeni yazarlar kazandırmak amacıyla yola çıkan Dedektif Dergi, aynı azim ve heyecanla yoluna devam etmektedir. Bize polisiye hikâyelerinizi, yazılarınızı göndermeyi ihmal etmeyin. Düşüncelerinizi, eleştirilerinizi bizimle paylaşın. Dergimizde beğendiğinizi hikâye ve yazıları sosyal medyada paylaşmayı da unutmayın. Hepinize keyifli okumalar, polisiye ile dolu günler dileriz.
- [Dedektif Dergi 8. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-8-sayi/) - Türkiye’nin ilk ve tek polisiye e-dergisinden herkese MERHABA! Hummalı bir çalışmanın sonunda sekizinci sayımızla huzurlarınızdayız. Biliyorsunuz, sizinle ilk buluşmamızda polisiye hikâyelere ağırlık vereceğimizi, polisiye üzerine yazan herkese sayfalarımızı açacağımızı, amacımızın polisiye yazarlarımızla okurlarını buluşturmak olduğunu söylemiştik. Bugüne kadar yüze yakın polisiye hikâye ve bir o kadar da polisiye içerikli yazı yayınlayarak bu sözümüzde durduk. Bundan sonra da aynı anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Polisiye ile ilgileniyorsanız bize mutlaka yazınız, çalışmalarınızı gönderiniz, yayınlayalım, paylaşalım. Polisiye dergi Dedektif’in daha önceki sayılarında gizemli polisiye hikâyelerini okuduğunuz Necva Esen, Londra Postası’yla yeniden aramızda. Agatha Christie’nin hayatında önemli bir yeri olan İngiltere’nin güneyindeki evini ve ünlü yazarın yaşamının gizli yanlarını anlatan yazısını ilgiyle okuyacaksınız. Londra’dan yazan diğer yazarımız Şebnem Şenyener ise Baker Street 221b’deki ahbabını, 221c’deki evinden izlemeye bu sayımızda da devam ediyor: Sherlock’un Komşusuyum Yurtdışındaki bir başka yazarımız da Arkın Gelişin. Kanada’da yaşamını sürdüren Gelişin, Kadın Seri Katiller’in 8. bölümünde iki dünya savaşı arasındaki dönemi anlatıyor. Bu sayımızda ayrıca, Melih Tomak’ın Arkın Gelişin’le yaptığı röportajı da okuyacaksınız. Polisiye yazarı Yaprak Öz’ün Cinayet Dosyası’nda gene şaşırtıcı bir cinayet davası var. Alfred Hitchcock’un The Rope filminin de esin kaynağı olan bu davanın hikâyesi oldukça ürpertici. Polisiye yazarı Gonca Çiftçioğulları Aşk Cinayetleri köşesinde bu kez bizzat tanık olduğu bir olayı anlatıyor. Yazarın bir de Feneryolu Cinayetleri’ni ele aldığı kitap eleştirisi var bu sayımızda. Sekizinci sayının hikâyelerine gelince… Kadın dedektiflerimizin yeni maceralarını bu sayımızda da okuyabilirsiniz. Nilgün Kolgar Çalışkan’ın Müge’si, Mösyö Bogart’la; Tuğba Turan’ın Türkiye’nin ilk Ermeni kadın dedektifi olan Tilda’sı, Sandıktan Ne Çıkacak’la; Nurhan Işkın’ın Başkomiser Aylin’i, Avcı’yla karşınızdalar. Ceyda Kiremitçi Vasiliev’in polisiye muamması Apartman’da, kahramanımız Herkül Adnan, kendisinin yaşadığı apartmanda işlenen bir cinayeti çözme peşinde bu kez. Funda Menekşe’nin Konakta Son Perde’si ise, klasik bir katil kim hikâyesi. Büyük bir konakta işlenen cinayetin üzerindeki sır perdesinin arkasındaki gerçek acaba nedir? Yunus Emre Eroğlu’nun dedektifi Emre, Ahmak Yarası adlı hikâyede, bir fotoğrafçının ölümünün ardındaki gizemi tek başına aydınlatmaya çalışıyor. Reha Avkıran, İki Messi Bir İpte Oynamaz’da muhteris bir karakterin cinayete kadar sürüklenen hikâyesini anlatmakta. Fatih Şahin Işık’ın hikâyesi Medine ise, bazen kötülüğün ne kadar yakınımızda olduğunu dile getiren, ürkütücü bir polisiye. Süleyman Baş’ın polisiye tefrikası Satırlar Arasında, 5. Bölümüyle devam ediyor. Dergimizin en çok ilgi gören sayfası Polisiye Bulmaca’yı bu sayıda Gencoy Sümer kaleme aldı. Soluk soluğa okuyacağınız bu hikâyenin sonunu siz yazacaksınız. Katilin kim olduğunu bilen okurlarımızı gene armağan olarak polisiye bir kitap bekliyor. Bizimle iletişim kurmak için, dedektifdergi@gmail.com e-mail adresini kullanabilirsiniz. Polisiye yazılarınızı, hikâyelerinizi, eleştirilerinizi ve dileklerinizi lütfen bize yazınız. Hepinize keyifli okumalar dileriz.
- [Dedektif Dergi 9. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-9-sayi/) - Polisiye dergi Dedektif’in 9. Sayısından herkese merhaba. Türkiye’nin ilk ve tek dijital polisiye dergisi Dedektif, bu sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek polisiye öykü ve yazılarıyla yeniden karşınızda. Bütün amacı polisiyeyi sevdirmek, polisiyeye yeni yazarlar kazandırmak ve polisiye yazarlarını okurlarıyla buluşturmak olan olan Dedektif’e her zaman olduğu gibi, bilgisayarınızdan, cep telefonunuzdan ve tabletinizden kolayca ulaşabilirsiniz. Üstelik bunun için hiçbir ücret ödemenize de gerek yok. Dedektif, bu sayıda da bomba gibi. Ama önce size önemli bir haberim var. Dedektif’de 2017 yılı boyunca yayınlanan polisiye öykülerden derlenen 15 öykülük bir seçki, Paradigma Polisiye tarafından bugünlerde yayınlandı ve kitapçı vitrinlerine yerleşti . DedektifDergi.com Birinci Yıl Öykü Seçkisi adıyla yayınlanan kitapta, Dedektif’de yayınlanmış en güzel öyküleri bir arada bulabileceksiniz artık. Bu arada, Paradigma Polisiye’den söz etmeden geçmek de olmaz. Genel yayın editörlüğünü Yunus Emre Eroğlu arkadaşımızın yaptığı Paradigma Yayınevi, polisiye edebiyatımızın yeni üslerinden biri olacağa benziyor. Nitekim, DedektifDergi.com Birinci Yıl Öykü Seçkisi ile birlikte, Kırmızı Battaniye adlı bir başka çok yazarlı bir öykü kitabı daha Paradigma Polisiye’den yayınladı. Yayınevi, önümüzdeki aylarda benzer yayınların devam edeceği müjdesini de verdi. Kendilerine başarılar diliyoruz. Bu sayıda neler okuyacaksınız? Sobe Siyah Orkide adlı polisiyesi geçtiğimiz ay yayınlanan Yaprak Öz’le Özlem Solak’ın yaptığı enfes röportajı kaçırmayın derim. Esin İnci, Özlem Solak ve Nilgür Kolgar Çalışkan, sizler için okudukları polisiye kitapları yorumladılar. Arkın Gelişin’in kadın seri katilleri anlattığı yazı dizisi hız kesmeden devam ediyor. Sherlock’un komşusu Şebnem Şenyener de Baker Caddesi’nden gördüklerini anlatıyor polisiyeseverlere. Yaprak Öz’ün hazırladığı polisiye filmler listesi eminim ilginizi çekecek. Her zamanki gibi yine ödüllü bir polisiye bulmacamız var. Komiser Mitat, yardımcısı Emir’le birlikte bu kez çok zengin bir kadının katilini arıyor. Bakalım siz ondan önce katili bulabilecek misiniz? Funda menekşe, Reha Avkıran, Nurhan Işkın, Mete Karagöl, Yunus Emre Eroğlu, Tuğba Turan ve Burak Demir ise bu sayının öykü yazarları. Dedektif Dergi’nin sayfalarında yedi polisiye öykü bekliyor sizleri. Sevgili polisiyeseverler… Lütfen, derginizdeki yazı ve öyküleri beğendiğinizi belirtin. Onları sosyal medyada paylaşın. Derginize katkı sağlayan yazarlarımızın, sizin ilginizi ve sevginizi görmekten başka hiçbir kazançları olmadığını unutmayın. Hepinize, keyifli, eğlenceli okumalar diliyorum.
- [Dedektif Dergi 10. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-10-sayi/) - Dedekif Dergi 10. sayı kapak Merhaba… YENİ BİR BAŞLANGIÇ Merhaba polisiye severler Elimizde olmayan sebeplerle polisiye dergisi Dedektif’in 10. Sayısını gecikmeli olarak yayınlıyoruz. Hepinizden bu konuda özür diler, gösterdiğiniz anlayış ve ilgi için de sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. Kendimizi affettirmek için dolu dolu bir içerikle karşınızdayız. Bu sayımızda; Funda Menekşe, Mete Karagöl, Necva Esen, Nilgün Kolgar Çalışkan, Nurhan Işkın, Orçun Yenilmez, Reha Avkıran ve Tuğba Turan imzalı sekiz polisiye öykümüz var. Hepsini zevkle okuyacağınızdan eminiz. Ayrıca Çağan Dikenelli’nin bilimkurgu distopyasının yayınına da bu sayı ile başladık. Bu ilginç romanı üç bölüm halinde yayınlayacağız. Arkadaşımız Özlem Solak’ın, “Kahin” ve “Kuklacı” romanlarının yazarı Günay Gafur’la yaptığı röportajı ve Turgut Şişman’ın, Paradigma Polisiye Genel Yayın Editörü Yunus Emre Eroğlu ile gerçekleştirdiği söyleşiyi de bu sayımızda okuyacaksınız. Dedektif, bundan böyle her sayısında polisiye yazarları arasında bir soruşturma yapacak. Bu sayıdaki soruşturmamızın sorusu “İyi Polisiye Nedir?”. Polisiye yazarlarımızdan gelen cevapların ilgi çekici olduğu kadar bilgilendirici olduğunu da belirteyim. Arkın Gelişin’in “Kadın Seri Katiller” dizisi son hızıyla devam ediyor. Yaprak Öz, “Cinayet Dosyası” köşesinde Doğu Ekspesi’nde Cinayet filmlerinin bir karşılaştırmasını yaptı. Polisiye sinema meraklılarının ve tabii Agatha Christie hayranlarının mutlaka okumaları gereken bir yazı. Şebnem Şenyener de “Sherlock’un Komşusuyum”da Holmes’ün karanlık öykülerinden birinin labirenti içinde gezdirmeye devam ediyor bizleri. Özlem Solak, sevdiği yerli polisiye romanları okurlarına tanıtırken; Pelin İz Erdem, “Astroloji ve Cinayet” köşesinde yaşamı -cinayetleri- filmlere konu olmuş bir seri katili anlatıyor. Ece Gürkan’ın “Video Oyunları ve Polisiye” köşesinde gene Sherlock Holmes var. Gencoy Sümer de “Çapraz Sorgu” köşesinde, Londra’da sahnelenen bol cinayetli bir müzikal olan Ruthless hakkındaki izlenimlerini aktarıyor. Tüm okurlarımıza Dedektif’in sayfaları arasında keyifli bir zaman geçirmelerini dileriz. Bizi izlemeye devam edin. Gencoy Sümer
- [Dedektif Dergi 11. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-11-sayi/) - Editörden Türkiye’nin ilk ve tek dijital polisiye dergisi Dedektif, 11. sayısıyla birlikte yeni bir heyecan ve kararlılıkla yoluna devam ediyor. Her zaman olduğu gibi, ilginizi çekeceğini umduğumuz polisiye yazı ve öykülerle karşınızda olmaktan çok mutluyuz. İlk sayıdan başlayarak amacımız hep polisiyeyi sevdirmek, geniş kitlelere ulaştırmak, yazarlarımızın ve yapıtlarının okurları tarafından daha çok tanınmasını sağlamak oldu. Bizimle birlikte yola çıkan, bizi yalnız bırakmayan ve süreç boyunca aramıza katılan tüm yazarlarımıza içtenlikle teşekkür ederiz. Yeni yazarlarımızı hep destekledik, her zaman da desteklemeye devam edeceğiz. Dergimizin sayfaları, polisiye üzerine düşünen, yazan, eleştiren herkese açık. Önerilerinizi ve özellikle sosyal medya üzerinden desteklerinizi de bekliyoruz. Dedektif, 11. Sayısıyla birlikte yeni bir görünüme kavuşacak. Umarız yeni tasarımımızı beğenirsiniz. Önümüzdeki ay, Agatha Christie öleli tam kırk iki yıl olacak. Bundan dolayı, bu büyük ve eşsiz yazara biraz ayrıcalık tanımamızın uygun olacağını düşündük! Agatha Christie ile ilgili Dedektif’te yer alan yazıları beğenerek okuyacağınızı umuyoruz. Bu sayıda, polisiye yazarlarımız arasında yaptığımız “En beğendiğiniz polisiye yazarı kim?” soruşturmamızın sonuçları da yer alıyor. Polisiye yazarlarımızın en çok hangi polisiye yazarını beğendiğini merak ediyorsanız, soruşturma sayfamıza mutlaka göz atmalısınız. Arkadaşımız Özlem Solak, polisiye yazarlarımızla yaptığı röportajlarına devam ediyor. Bu sayının konuğu Necat Göksel. Necati Göksel’in kendisini ve romanlarını daha yakından tanıyacağınız, polisiye hakkındaki görüşlerini öğreneceğiniz bu enfes röportajı keyifle okuyacaksınız. Bol bol şaşırtıcı ve gizemli polisiyeler okumanız, izlemeniz dileğiyle… Gencoy Sümer
- [Bilim Kurgu](https://dedektifdergi.com/bilim-kurgu/) - Bilim Kurgu ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Soruşturma](https://dedektifdergi.com/sorusturma/) - Polisiye dergimizde gerçekleştirdiğimiz soruşturmalara bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Hikaye Dinle](https://dedektifdergi.com/hikaye-dinle/) - Hikaye dinlemeye hazır mısınız? Öyleyse Hikaye dinle. Hem de polisiye hikaye… Dedektif’te yayınlanan polisiye hikayeleri artık sadece okumanız gerekmiyor, onları isterseniz yazarlarının sesinden dinleyebilirsiniz de. Bundan böyle arzu eden polisiyesever okurlarımız, dergimizde yayınlanan hikayeleri dinleme imkanına da kavuşuyorlar. Öncelikle Dedektif’teki bütün hikayeleri sesli hale getirmeyi planladık. Hikaye Dinle adını verdiğimiz bu proje belirli bir zaman içinde tamamlanacak. Hikaye Dinle projesi bittiğinde polisiyeseverlere gerçek anlamda bir sesli hikaye kitabı hizmeti sunmuş olacağız. [bctt tweet=”Yazarlarından polisiye hikaye dinle!” username=”dedektifdergi”] Hikaye Dinle projesi, Dedektif’in her yeni sayısı yayınlandığında yeni hikayelerin de bu sayfaya eklenmesiyle sürekli büyüyen ve zenginleşen bir sesli hikaye kolleksiyonuna dönüşecek. Hikaye Dinle’nin sesli hikayelerine her hikayenin kendi sayfasından erişebileceksiniz. Ayrıca bu sayfadan da bütün sesli hikayeleri bir arada bulma imkanınız olacak. hikaye dinle polisiye dedektif dergi Hikaye Dinle’de yer alacak hikayelerin seslendirilmesinin hikayenin yazarı tarafından yapılmasına öncelik vereceğiz. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Diğer yazarlarımız da sesli hikaye üretimimize katkı sağlayarak sizlerin beğenisine sunacaklar. Sesli hikaye Sesli Hikaye Dinle sayfamızda yer alan hikayelerle bir tür radyo tiyatrosu keyfi yaşatmak istiyoruz sizlere. Özellikle cep telefonlarından bizi takip eden okurlarımız için sesli hikayelerin büyük bir kolaylık getireceğini düşünüyoruz. Bizi cep telefonundan takip eden polisiyesever okurlarımız artık telefonlarının ekranına bakmak yerine kulaklıklarını takarak hikaye dinleme keyfine ortak olabilecekler. Hikaye Dinle projesi elbette ki, öncelikle görme engelli polisiyesever dostlarımız düşünülerek hayata geçirildi. Ve gene elbette ki, herhangi bir şekilde az veya çok görme sorunu olan ya da bilgisayar ekranıyla gözleri arasında bir takım sıkıntılar yaşayan polisiyeseverlere de bir çözüm sunmak istedik. Hikaye Dinle projemiz tamamlandıktan sonra Makale Dinle projemiz sıra gelecek. Böylece Türkiye’nin ilk ve tek dijital polisiye dergisi Dedektif’te yer alan bütün içerikler, polisiyeseverler tarafından okunabilir ve dinlenebilir formlarda yayınlanacak. Polisiye derginiz Dedektif, internet üzerinden yayıncılığın sağladığı bütün imkanlardan yararlanmak amacında. Dedektif’in Hikaye Dinle sayfası sayesinde, her yerde ve her koşulda, dergide yer alan hikayeleri dinlemek artık sizin tercihinize kalmış. İster hikayeleri okuyun, isterseniz hikayeleri dinleyin. İsterseniz bir yandan okuyun, bir yandan da dinleyin. Hikaye Dinle sayfamıza hoş geldiniz.
- [Dedektif Dergi 12. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-12-sayi/) - Türkiye’nin ilk ve tek polisiye e-dergisi Dedektif’in 12. sayısından hepinize Merhaba sevgili polisiyeseverler. Bu sayımızda sizleri bomba gibi bir Ayşe Erbulak röportajı bekliyor. Dedektif 12. Sayı için tıklayın. Arkadaşımız Onur Okan’ın ünlü polisiye yazarımızla yaptığı röportajı keyifle okuyacağınıza eminim. Polisiye dergi Dedektif, her sayıda olduğu gibi, 12. sayısında da hikayelerle dopdolu. Günay Gafur, Tuğba Turan Orçun Yenilmez, Funda Menekşe, İzzet Otru, Necva G.Esen, Nilgün Kolgar Çalışkan, Nurhan Işkın, Onur Okan, Reha Avkıran, Türker Beşe ve Yeşim Yörük bu sayıdaki yazarlar. Çağan Dikenelli’nin distopyası “Kule” ise, son bölümüyle sizlere veda ediyor. Arkın Gelişin ve Ece Gürkan, incelemeleri; Şebnem Şenyener ve Gonca Çiftçioğulları makaleleriyle gene aramızdalar. Polisiye ve türleri üzerinde daha fazla durmak istiyoruz. Bu tartışmanın en azından okurlar açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle bu sayımızda sert polisiye hakkında minik bir dosya hazırladık. Yaprak Öz, Ramazan Eraslan, Esin İnci, Turgut Şişman, Kerim Güner, Ali Osman Kılıç ve Caner Akman’ın katkılarıyla hazırladığımız dosya umarım ilginizi çeker. Hepinize, Dedektif’te geçireceğiniz eğlenceli saatler dilerim. İpuçlarını ve bizi izlemeye devam edin!
- [Dedektif Dergi 13. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-13-sayi/) - Türkiye’nin ilk ve tek polisiye e-dergisinden tüm polisiyeseverlere merhaba. Polisiye dergi Dedektif oldukça renkli bir sayı ile karşınızda. [bctt tweet=”Dedektif’in 13. sayısı çıktı! Tıkla! Oku! Paylaş!” username=”dedektifdergi”] Polisiye hikaye Dedektif Dergi 13. Sayı Kapak tutkunları, pek çok farklı renkte ve lezzette yeni hikayeler ve tefrikalar bulacaklar sayfalarımız arasında. Yeni yazarlarla tanışacaklar, tanıdıkları yazarların farklı yönlerini keşfedecekler. Bu başlı başına bir polisiye şenliği değil mi? Dedektif, Türk polisiye edebiyatı için önemli bir hafıza olma yolunda ilerliyor. Çok fazla ileriye gitmeye gerek yok; daha şimdiden geri dönüp baktığımızda, pek çok yeni polisiye yazarının gelişimine dair bir hafıza oluşturdu bile Dedektif. Muhtemelen birkaç yıl içinde çok daha fazla büyüyecek bu hafıza. Polisiye yazarlarının, polisiyeye ilgi duyup kalem oynatanların bir parça da olsa sesi ve arşivi olmaktan çok mutluyuz. Hazır yazarlardan bahsetmişken, Dedektif yazarlarının yeni kitaplarının ya çıktığını ya çıkmak üzere olduğunu belirtmek isterim. Sosyal medyada bizi takip ederseniz bu kitapları size tanıtmaktan mutluluk duyacağız. Bu sayımızda Suphi Varım konuğumuz oldu, Özlem Solak yine harika bir röportaj çıkardı. Yazdığı tarihi polisiyeler ile polisiyeseverlerin kalbini kazanan Suphi Varım’la yapılan bu röportajı keyifle okuyacağınızdan eminim. Ramazan Eraslan da yazdığı makalede tarihi polisiyeye değindi, bu türün tutkunları mutlaka okumalı. Lafı daha fazla uzatmadan, keyifle Dedektif’in 13. sayısını okumanızı ve paylaşmanızı dilerim. Turgut Şişman
- [Seri katiller](https://dedektifdergi.com/seri-katiller/) - Kadın seri katiller ve erkek seri katiller! Arkın Gelişin, Dedektif Dergi için kaleme aldığı 2 ayrı yazı dizisinde tarih sayfalarında yerini almış kadın seri katilleri ve erkek seri katilleri anlatıyor.
- [Blog](https://dedektifdergi.com/polisiye-blogu/) - Polisiye bloğu, polisiye edebiyat ile ilgili yazıların yer alacağı bir alan ve dergimizdeki polisiye hikaye ve makalelere ek olarak, Dedektif Dergi sayıları arasında yayınlanacak. Keyifle okumanız dileğiyle:
- [Dedektif Dergi 14. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-14-sayi/) - Merhaba Polisiyeseverler! [bctt tweet=”Celil Oker’den mesaj var!” username=”dedektifdergi”] 12 Şubat 2017 Saat: 13:20 – Celil Oker > yazdı: Efendim, Dergiyi galiba yayına girdiği ilk günlerde gördüm. Doğrusu beklentimin üzerindeydi. Birincisi sunum ve format. Tıpkı basılı bir dergi gibi okunması çok iyi. Bizim okulun öğrencilerinin çıkardığı bir dergi de aynı programı kullanıyordu galiba, o yüzden kullanımına alışığım. Şaşırdığım şeylerden biri öykülerin çokluğu oldu. Şahane bir şey bu. Aynı verimlilikte gitmelerini dilerim yazarlarınızın. Polisiyenin yükselişinin ölçütlerinden biri bu konuya özel ilgi gösteren yayınlar olduğu kadar, bu alanda ürün veren yazarların sayısıdır aynı zamanda elbette. Günü gelecek öykülerin arasından en iyilerini seçmek için editoryal zorluklar yaşayacaksınız. Esas hizmet bence bunu sağladığınız gün olacak. Bundan lütfen bu sayıda kötü öyküler vardı sonucunu çıkarmayın, hepsini okumadım. İlk sayının okur verileri geldi mi elinize? Umarım iyidir sonuçlar. Elinize sağlık. Kolaylıklar dilerim. Celil * * * 12 Şubat 2017 Saat: 02:08 – Dedektif Dergi > yazdı: Selam Celil Bey nasılsınız? dedektifdergi.com dan derginin ilk sayısını yayınladık acaba okuma şansınız oldu mu? Yorumlarınızı merak ediyorum. Sevgiler Turgut Şişman * * * Mayıs ayında kaybettiğimiz Celil Oker, sadece sevdiğimiz bir polisiye yazarı ve reklamcı değil aynı zamanda ileri görüşlü bir öğretmendi. Fikirlerine sonsuz güvendiğimiz ve kapısını her zaman çalıp, akıl danıştığımız sevgili Celil Oker’i sevgi ve rahmetle anıyoruz. Kendisinin fikirleri ve kitapları, sadece Türk Polisiyesini değil Polisiye dergi Dedektif’in yolunu da bir deniz feneri gibi aydınlatacaktır. [bctt tweet=”Dedektif’in 14. Sayısı Çıktı!” username=”dedektifdergi”]
- [Araştırma](https://dedektifdergi.com/arastirma/)
- [Dedektif Dergi 15. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-15-sayi/) - [bctt tweet=”Dedektif’in 15. Sayısından tüm polisiye sevdalılarına merhaba!” username=”dedektifdergi”] Her zamanki gibi polisiye dergi Dedektif’in sayfaları polisiye hikayelerle dopdulu gene. Ayrıca ilginizi çekeceğini umduğumuz yazılar ve arkadaşımız Özlem Solak’ın dedektif-dergi-15-sayi-kapak polisiye yazarı Arkın Gelişin’le yaptığı harika bir söyleşi de bu sayımızda yer alıyor. Arkın Gelişin, bildiğiniz gibi, Dedektif’in ilk sayısından beri dergimizde yer alan değerli bir yazarımız. Onun “Kadın Seri katiller” yazı dizisinden sonra başlayan “Erkek Seri Katiller” yazı dizisini de zevkle okuduğunuzu biliyoruz. Dedektif’ten size müjdeli bir haberimiz var. İlkini geçen yıl çıkardığımız hikaye seçkimizin ikincisi geliyor. Yayın yönetmenimiz Gencoy Sümer’in hazırladığı kitap, Herdem Yayınevi tarafından çok yakında basılacak. Dedektif yazarlarının en güzel hikayelerinden oluşan bu seçkinin, polisiyeseverler tarafından beğenileceğini umuyoruz. Dedektif, yayın hayatına başladığı günden beri polisiye edebiyatımızı ve polisiye yazarlarını desteklemeyi bir görev bildi. Özellikle genç polisiye yazarlarına sayfalarında geniş bir yer ayırdı, ayırmaya da devam edecek. Bu bağlamda büyük bir mutlulukla belirtmek istediğimiz bir başka haberimiz daha var. Değerli yazarımız Funda Menekşe’nin ilk kitabı geçtiğimiz haftalarda yayınlandı. Polisiye öykülerden oluşan kitabın adı Aklımdaki Cinayetler. Aklımdaki Cinayetler’le ilgili bir tanıtım ve değerlendirme yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Önümüzdeki aylarda polisiyeseverlerin rotasında üç önemli olay var. Bunlardan birincisi eylül ortasında İngiltere’nin Torquay kentinde her yıl düzenlenen Agatha Christie Festivali; bir diğeri, Türkiye Polisiye Yazarları Birliği tarafından, ekim ayının ilk haftasında yılın polisiye romanının yazarına verilecek Kristal Kelepçe ödülü; sonuncusu da kasım ayında Pera Palas Oteli’nde düzenlenecek Kara Hafta Festivali. Her üç olayı da Dedektif ve kardeş sitemiz polisiyedurumlar.com sayfalarından sizlere ayrıntılarıyla aktaracağız. Hepinize keyifli ve bol polisiyeli günler diliyoruz.
- [Dedektif Dergi 16. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-16-sayi/) - Merhaba Dedektif Okurları; Polisiye dergi Dedektif’in 16. sayısı yine dopdolu bir içerikle karşınızda. Artık gelenekselleşen röportaj sayfamızın bu ayki konuğu, değerli polisiye yazarımız Nurhan Işkın. O nedenle 16. sayımızın kapağını değerli yazarımıza ayırdık. Nurhan Işkın’ın arkadaşımız Özlem Solak’a verdiği röportajı keyifle okuyacağınızı umuyoruz. [bctt tweet=”Dedektif; polisiye yazan, okuyan, düşünen herkesin dergisidir.” username=”dedektifdergi”] Görüşlerinizi, eleştirilerinizi bize iletiniz. Tabii yazdıklarınızı da. Sizlere mutlaka cevap vereceğiz. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Dergimiz, yayına başladığı ilk günden beri polisiye yazarlarına destek oldu, olmaya da devam edecek. Polisiye üzerine yazdığınız hikayelerinizi,araştırmalarınızı, denemelerinizi, kitap/film eleştirilerinizi bize gönderiniz. Yayın Kurulumuzun onayladığı bütün yazılara dergimizde yer vereceğiz. Hikaye ülkemizde çok yazılmıyor. Polisiye hikaye ise, neredeyse hiç yoktu. Bu talihsiz gidişe Dedektif Dergi’yle bir nebze de olsun “Dur!” demeye çalıştık. Galiba başarılı da olduk. 2017’den beri 200’e yakın hikaye yayınlamış bir polisiye dergi olarak bunu artık gururla söyleyebiliriz herhalde. Polisiye roman, bir zamanlar edebiyatımızın üvey çocuğu idiyse, polisiye hikaye de onun küçük kardeşiydi. Bu durum, neyse ki polisiye romanda epeyce değişti. Polisiye hikaye ise geride kaldı. Bu yüzden, bütün polisiye yazarlarımızı polisiye hikaye yazmaya davet ediyoruz. Polisiye hikaye, polisiyenin ana damarıdır. Polisiye hikaye yoksa, polisiye edebiyat eksiktir, güdüktür. Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nin ilk kez bu yıl verilen Kristal Kelepçe ödülünü sevgili arkadaşımız Yaprak Öz’ün Farahnaz’ın Çiçeği adlı romanı kazandı. Kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Hepinize polisiye dolu günler. İpuçlarını takip edin!
- [Polisiye Bulmaca](https://dedektifdergi.com/polisiye-bulmaca/)
- [Dedektif Dergi 17. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-17-sayi/) - Merhaba sevgili Dedektif Dergi okurları… Polisiyenin her türünden hikaye ve yazılarla hoşça zaman geçireceğinizi umduğumuz 17. sayımızda yine dopdolu bir içerikle karşınızdayız. Bu sayımızla birlikte ayrıca üçüncü yılımızı da doldurmuş bulunmaktayız. Dördüncü yaşımıza girerken sizler vereceğimiz önemli bir haberimiz var. Önümüzdeki aydan itibaren, Dedektif Dergi her ay yayınlanacak. Polisiyeseverlerin gün geçtikçe artan ilgisi karşısında böyle bir karar almak bizim için bir zorunluluktu. Ve biz de büyük bir zevkle bu kararı aldık. Umarız, dergi içeriğinin her ay yenilenmesinden sizler de memnun olursunuz. [bctt tweet=”Dedektif Dergi artık her ay yayınlanacak!” username=”dedektifdergi”] Bu vesileyle üç yıl boyunca bize destek olan, ilgi ve katkılarını esirgemeyen bütün yazarlarımıza, polisiyesever dostlarımıza bir kez daha teşekkür ederiz. Dedektif Dergi, çıktığı ilk günden beri çizdiği rotasından şaşmadan yoluna devam edecektir. Polisiyeyi daha geniş kitlelere sevdireceğiz. Yazarlarımızı tanıtacağız, eserlerini polisyeseverlere duyuracağız. Ve polisiyemize yeni yazarlar kazandıracağız. Bugüne kadar bunu yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bu sayımızda, Özlem solak arkadaşımızın Algan Sezgintüredi’yle yaptığı röportajı yayınlıyoruz. Sezgintüredi, aynı zamanda Türkiye Polisiye Yazarları Birliği’nin de başkanı. Bu nedenle söylediği sözler oldukça önemli. Bu keyifli söyleşiyi bütün polisiyeseverlerin ilgiyle okuyacaklarından eminiz. Yeni bir yıl geliyor. Umarız yeni yılda, daha çok polisiye kitap basılır, Türk polisiyesi daha çok okunur. Yayınevleri ve kitapçılar, belli birkaç polisiye yazarına sıkışıp kalmazlar, başka ve hatta daha iyi polisiye yazarlarının da olduğunu keşfederler. Hepinize sağlıklı ve mutlu bir yıl dileriz.
- [Dedektif Dergi 18. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-18-sayi/) - Merhaba polisiyeseverler Yeni yılla birlikte Dedektif Dergi artık aylık olarak yayınlanacak. Bu kararımızı geçen sayıda duyurmuştuk. Ve 18. Sayımızla birlikte yeni uygulamamıza da başladık. Böylece Dedektif Dergi’yi sık sık yenilenen içeriğiyle daha keyifle okuyacağınızı ümit ediyoruz. Yeri gelmişken şunu da belirtelim. Dergi içeriğinden bağımsız olarak, sitemizdeki blog sayfası da belirli bir takvime bağlı kalmadan sürekli olarak yenilenmektedir. Birbirinden ilginç haber ve yazılara yer veren Dedektif’in blog sayfasını da izlemenizi öneririz. Türkiye’nin internet üzerinden yayınlanan ilk ve tek polisiye dergisi Dedektif, 18. Sayısında da polisiyeseverlerin kaçırmaması gereken yazı ve hikayelerle dopdolu. Bu sayıda, Özlem Solak’ın ve dolayısıyla dergimizin kapağının konuğu Funda Menekşe. Aklımdaki Cinayetler adlı kitabıyla büyük beğeni toplayan yazarımız hakkında bilmek istediğiniz pek çok şeyi bu röportajda bulacaksınız. Polisiyeyi sevdirmek, tanıtmak, edebiyatımıza yeni polisiye yazarları kazandırmak amacıyla çıktığımız yolculuk son hızla devam ediyor. Bu sayımızda da birçok yeni yazarla tanışacaksınız. Unutmayın sizin de hikayeleriniz, yazılarınız Dedektif’te yayınlanabilir. Yeter ki yazdıklarınız polisiye üzerine olsun, polisiye olsun. Bize gelen bütün dosyaları titizlikle okuyor ve mutlaka cevaplandırıyoruz. Dedektif büromuzun kapısı herkese açık. Gelin siz de büyük Dedektif Dergi ailesine katılın! Bizi ve ipuçlarını izlemeye devam edin.
- [Dedektif Dergi 19. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-19-sayi/) - Polisiyeseverler, merhaba. Türkiye’nin ilk ve tek dijital polisiye dergisi Dedektif, emin adımlarla yolunda ilerlemeye devam ediyor. Dördüncü yılımızda artık ayda bir yayınladığımız dergimizin 19. sayısında yine sizlerle birlikteyiz. Dergimiz hem okur sayısı bakımından, hem de aramıza katılan yeni yazarlar bakımından gün geçtikçe büyümekte. Bereketli Anadolu coğrafyasından yepyeni yazarlar katılıyor aramıza sürekli. Hiç kuşkunuz olmasın, bunların pek çoğu, çok değil birkaç yıl sonra ülkemizin tanınmış yazarları arasına girecektir. Çünkü hem yetenekliler, hem de sürekli okuyor ve yazıyorlar. Dedektif’de, ilk sayıdan beri, Tilda ve Diğerleri’nin maceralarını yazan arkadaşımız Tuğba Turan’ın çok kısa bir süre önce yayınlanan romanından söz etmek isterim önce. Herdem Yayın’dan çıkan Adı Cemre Olacak adlı bu ilginç romanı bütün kitapçılarda ve internet üzerinden satış yapan bütün sitelerde bulabilirsiniz. Bildiğiniz gibi kısa bir süre önce de değerleri yazarlarımız Nurhan Işkın’ın Suskun Çığlık romanı ile Funda Menekşe’nin Aklımdaki Cinayetler adlı öykü kitabı raflardaki yerini almıştı. Gene değerli yazarlarımızdan Kerem Kaş’ın İntikam adlı romanı ile Süleyman Baş’ın Ölülere Güvenme adlı polisiye romanlarının da bir süre önce basıldığını hatırlatmak isterim. Dedektif Dergi 19. Sayı Dergimizin yazarlarının ortak ürünü olan polisiye öykü seçkilerimiz ise önceki yıl ve geçen yıl yayınlandı. Her iki kitap da ( Dedektif Dergi 1. Yıl Öykü Seçkisi ve Velinimet Kırtasiyesi) halen kitapçı raflarında ve internet satış sitelerinde sizleri beklemektedir. Yeni öykü seçkimizi de önümüzdeki aylarda yayınlayacağız. Dördüncü yılımızda ayrıca bir çok yeniliğe de imza atmayı hedefliyoruz. Hem okurlarımızın, hem yazarlarımızın, hem de yazar adaylarımızın ilgisini çekeceğini umduğumuz birçok girişimimiz olacak. Bunları önümüzdeki sayılarımızda sizlere açıklayacağız. Bu sayıda polisiye edebiyatımızın ilginç kalemlerinden biriyle, değerli Ayla Koca ile röportaj yaptık. Kayıp Ruh, Yitik Beden, Aşk Acıtır, Kayıp Kurban romanlarıyla tanıdığımız yazarımızın, arkadaşımız Onur Okan’ın sorularına verdiği cevapları ilgiyle okuyacağınızı düşünüyorum. Röportajı, dilerseniz Dedektif’in youtube kanalından da izleyebilirsiniz. Dedektif’in youtube kanalına gitmek için, bu sayfanın en altındaki yotube düğmesini kullanmanızı tavsiye ederim. Hepinize keyifli okumalar… İpuçlarını takip edin!
- [Dedektif Dergi 20. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-20-sayi/) - Dedektif’ten herkese merhaba. Türkiye’nin ilk ve tek polisiye edergisi Dedektif’i çıkarmaya başladığımız dönemde, Türk polisiyesinin öykücü yanı, romancılığının çok gerisinde kalmıştı. Öykü, genel olarak romanın her zaman ardındadır ama ülkemizde polisiye edebiyat söz konusu olduğunda adeta nal toplar vaziyetteydi. Polisiye yazarlarımızın öykü yazmaya yönelmemelerinin en önemli nedeni ise, öykülerini yayınlayacakları uygun bir mecra bulamamalarıydı. Dedektif, bir polisiye dergi olarak öncelikle öyküye ayırdı sayfalarını. Polisiyeseverleri ünlü yazarlarımızın öyküleriyle tanıştırdı, polisiye öyküler yazan çok sayıda yeni yazarı polisiyeseverlere tanıttı. Sonuç: Yüzlerce yeni polisiye öykü ve onlarca yeni polisiye yazarı. Yazarlarımızın ilk kitapları da yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Funda Menekşe’nin Aklımdaki Cinayetler, Necva G. Esen’in Görünmez Gemi, Tuğba Turan’ın Adı Cemre Olacak ve Orçun Yenilmez’in Dipsiz Kuyu kitapları kitapçı raflarına çoktan dizildi. Bu yazarlarımızı diğerleri de takip edecek. Önümüzdeki aylarda onların da kitaplarını raflarda görebileceğiz. Bütün dünyanın ciddi bir salgın hastalıkla mücadele ettiği ve yapılacak en iyi işin evden çıkmamak olduğu bu günlerde dergimizin 20. sayısındaki öykü ve yazıların size iyi bir arkadaş olacağını ümit ediyoruz. Sadece bu sayıdakiler değil, on dokuz sayı boyunca yayınladığımız birbirinden değerli, ilginç ve keyifli yazıların yanında üç yüzden fazla polisiye öykü de size arkadaşlık edecek. Dilerseniz onların bir kısmını dinleyebilirsiniz de. Tercih size kalmış. [bctt tweet=”Paylaşın! Evlerinde kapalı kalmış tüm polisiye, gizem, macera edebiyatı sevenler, kısaca okumayı sevenler Dedektif’ten haberdar olsun!” username=”dedektifdergi”] Yazarlarımızın yeni kitaplarını da hatırlatmak isteriz. Nurhan Işkın’dan Suskun Çığlık, Yaprak Öz’den Villa Şakayık, Arkın Gelişin’den Yüzsüz, Kerem Kaş’tan İntikam, Gencoy Sümer’den Aile Sırrı, Necati Göksel’den Kafam Bozuk, Ercan Akbay’dan Yağmurdan Önce ve Süleyman Baş’tan Ölülere Güvenme. Hepinize sağlıklı, polisiyenin keyfiyle dolu günler dileriz.
- [Dedektif Dergi 21. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-21-sayi/) - Polisiyeseverler Merhaba. 21. sayımızla yine sizlerle birlikteyiz. Sadece Türkiye toplumu olarak değil, tüm dünya insanları olarak içinden geçtiğimiz bu olağanüstü koşullar dedektif dergi sayı 21 kapak altında buluşmayı hiç istemezdik ama ne yazık ki hayat böyle bir şey. İnişlerle çıkışlarla yaşansa da sonunda ve her şeye rağmen devam ediyor. Evlere tıkılıp kaldığımız bu zor günlerde, sizleri bir parça olsun keyiflendirebilir, polisiyenin o gizem dolu labirentlerinde eğlenceli bir yolculuğa çıkartabilirsek ne mutlu bize. Bu sayımızın kapağında, ünlü polisiye yazarımız Ercan Akbay var. Arkadaşımız Özlem Solak’ın değerli yazarımızla gerçekleştirdiği röportajı zevkle okuyacağınıza eminiz. Dedektif, her zaman olduğu gibi bu sayıda da polisiyenin her tonundan hikaye ve makalelerle dopdolu. Ayrıca, başlangıcını geçen sayımızda yayınladığımız interaktif hikayenin devamını yazan okurlarımızın, yayın kurulumuz tarafından yayınlanmaya değer bulunan hikayelerini de bu sayımızda okuyabilir, hatta dilerseniz onlardan birinin devamını da siz yazabilirsiniz. Bu sayıda; Berkant Cödel, Emel Aslan, Esra Gürel Şen, Funda Menekşe, Güneş Barguş, İzzet Otru, Lidya Nasman, Orçun Yenilmez, Tuğba Turan, Turgay Yürükoğulları, Vedat Yaşar, Yamaç Yalçın ve Yeşim Yörük hikayeleriyle; Arkın Gelişin, Esma Fethiye Güçlü, Gencoy Sümer, Mert Çetin, Ramazan Atlen ve Zehra Açicbe de makaleleriyle dergimize katkıda bulunan yazarlarımız oldular. Pandeminin hepimizi evlere hapsettiği bu karanlık günlerin bir an önce sona ermesi en büyük umudumuz. Lütfen, korunma tedbirlerini asla ihmal etmeyin. Dışarıdan geldiğinizde ellerinizi mutlaka sabunla yıkayın. Dışarı çıktığınızda ise mutlaka maske takın. En güzeli, evde oturun ve Dedektif Dergi’yi okuyun. Orada yüzlece öykü ve makale sizleri bekliyor. Bunu unutmayın. Hepinize huzur ve sağlık dolu, aydınlık günler dileriz.
- [Dedektif Dergi 22. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-22-sayi/) - Merhaba! Evlere tıkılıp kaldığımız bu sıcak günlerde, içinizi ferahlatacak, size hoşça dakikalar geçirtecek, yeni bir Dedektif’le karşınızdayız. 22. Sayımızdaki öyküleri ve yazıları keyifle okuyacağınızı umuyoruz. Corona salgını ne zaman biter bilinmez ama daha uzun bir süre kısıtlı bir yaşam süreceğimiz kesin. Evde kapalı kalmaktan söz etmiyorum sadece; dışarısı da eskisi gibi olamayacak korkarım. Sinemalar, tiyatrolar, kitapçı dükkanları, fuarlar, imza günleri, konserler ve daha bir sürü şey tekrar hayatımıza ne zaman girecek, hiç belli değil. Bu demektir ki, istemesek de, sıkılsak da, bunalsak da birçok entelektüel faaliyeti evden sürdürmeye devam edeceğiz. Filmleri, tiyatroları evden izleyeceğiz, tartışmalara evden katılacağız ve tabii bol bol kitap, dergi, gazete okuyacağız. Dijital ortamdaki yayınların, bu salgın ortamında en steril ürünler olduğu gerçeğini bilmem hatırlatmaya gerek var mı? İşin şakası bir yana, Dedektif her ay özenle seçilmiş hikayeleri ve yazılarıyla sizin her yerde en yakın arkadaşınız olacak. Yayınlarımızı bilgisayarınızdan, tabletinizden, cep telefonunuzdan bundan önce de olduğu gibi kolayca okuyabilecek ve dinleyebileceksiniz. 22 sayımızın kapağında ünlü polisiye yazarımız Elçin Poyrazlar var. Özlem Solak’ın Elçin Poyrazlar’la, polisiye, edebiyat ve corona üzerine yaptığı söyleşiyi keyifle okuyacaksınız. Lidya Nasman, Berkant Cödel, Süleyman Baş, Fatma Şanlı, Tuğba Turan, Yeşim Yörük, Mete Karagöl, Kerem Kaş, Ahmet Küçükkerniç, Esra Gürel Şen ve Gamze Yayık hikayeleriyle 22. Sayıya katkı veren yazarlarımız. Arkın Gelişin’in erkek seri katilleri ele aldığı araştırma dizisi 9. bölümüyle devam ediyor. Gencoy Sümer’in Polisiye Edebiyat Notları’nın ikincisi de gene bu sayımızda. Geçen ay Gülten Dayıoğlu Vakfı’nın roman ödülünü kazanan yazarımız Necva G. Esen de Harry Potter’ın Gizemi adlı yazı dizisine bu sayımızda başladı. Yeşim Yörük, Elçin Poyrazlar’ın Mantolu Kadın adlı romanını incelerken, Ramazan Atlen, Nilgün Kolgar Çalışkan ve Eser Özçarkçı da evde geçen bugünlerde hepimizin yararlanabileceği dizi ve sinema filmleri hakkında yazdılar. Hepinize sağlıklı günler ve Dedektif’in sayfalarında geçireceğiniz eğlenceli saatler dileriz.
- [Dedektif Dergi 23. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-23-sayi/) - Merhaba polisiyeseverler Dedektif 23. sayısında gene öykülerle, polisiye yazılarla dopdolu. Dışarı çıkma konusunda hâlâ kafamızda soru işaretlerinin dolaştığı bu yaz günlerinde sizleri eğlendirebilir, keyifli dakikalar geçirmenizi sağlayabilirsek çok mutlu olacağız. Arkadaşımız Özlem Solak, bu sayıda Yazar, Çevirmen, Sinema-Caz-Polisiye Eleştirmeni, Spor Yazarı ve Radyo Programcısı Sevin Okyay’la müthiş bir röportaj gerçekleştirdi. Başka hiçbir yerde okuyamayacağınız güzellikteki bu röportajı eminiz ki çok beğeneceksiniz. Dedektif yazarlarının yeni kitapları birer birer boy göstermeye devam ediyor. İlk kitap kervanına katılan bir diğer yazarımız da Turgay Yürükoğulları oldu. Yürükoğulları’nın Travma adlı polisiye romanı kitapçı raflarındaki yerini geçtiğimiz ay içinde aldı. Kendisine ve kitabına başarılar diliyoruz. Genel Yayın Yönetmenimiz Gencoy Sümer’in yeni bir Kerim Ülkü macerası olan yeni romanı önümüzdeki günlerde yayınlanacak. Dedektif’teki hikayelerini beğenerek okuduğumuz Funda Menekşe de çok yakında okurlarının karşısına ilk romanıyla çıkacak. Yine, dergimizde yayınlanan öyküleriyle büyük beğeni toplayan Esra Güler Şen de ilk kitabıyla okurlarına merhaba diyecek. Her üç yazarımıza da başarılar diliyoruz. Pandemi günlerinde POYABİR Başkanı Algan Sezgintüredi’nin başlattığı intagramdaki canlı sohbetleri izlemiyorsanız, çok şey kaçırdığınızı söylemeliyiz. Haftada iki ya da üç kere yapılan bu programı izlerken katılımcılara sorular da sorabiliyorsunuz. Oldukça keyifli geçen bu yayında polisiye hakkında gerçekten ilginç ve güzel sohbetler yapılıyor. Polisiyeseverlere izlemelerini tavsiye ederiz. Dedektif Dergi’nin kapıları bütün polisiye yazarlarımıza, polisiyeye gönül veren, bu konuda yazmak isteyen herkese açıktır. Polisiye yazarlarımızdan, amatör polisiyeci okurlarımızdan makale ya da öykülerini bekliyoruz. Bize yazdığınız hiçbir ileti, cevapsız kalmayacaktır. Okurlarımızdan ya da polisiye türünde yeni yazmaya başlayanlardan gelen her öyküyü, her yazıyı değerlendirip en kısa sürede görüşlerimizi bildirmekteyiz. Bize sadece bilgisayarınızdan değil, cep telefonunuzdan ve tabletlerinizden de kolayca ulaşabilirsiniz. Ayrıca youtube kanalımızdan, dergimizde yayınlanan hikayeleri dinleme imkanınız da var. Youtube kanalımız için tıklayınız. Hepinize sağlıklı, polisiye keyfiyle dolu günler dileriz.
- [Polisiye Şiir](https://dedektifdergi.com/polisiye-siir/)
- [Dedektif Dergi 24. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-24-sayi/) - Merhaba polisiyeseverler, Aradan bir ay daha geçti ve gene sizlerle buluştuk. 24. sayımızda gene birbirinden güzel öyküler ve yazılar sizleri bekliyor. Umarım hepsini beğenir ve zevkle okursunuz. Biliyorsunuz; dergimiz, polisiye nedir-ne değildir, türleri-alttürleri nedir gibi konuları sık sık gündeme getirmekte ve tartışılmasını sağlamaya çalışmaktadır. Tür olarak polisiyenin tanımlanması en başta biz okurlar için çok önemlidir. Zira, üzerinde polisiye yazan ya da kimi kitap tanıtıcıları tarafından polisiye olarak tanıtılan kitapları elimize alıp okuduğumuzda polisiye ile alakası olmadıklarını görebiliyoruz. Örneğin; pek çok kara roman polisiye olarak takdim ediliyor. Tabii, gerçekten polisiye olan birçok roman da kara roman olarak tanıtılıyor. Bu bilgisizlik, instagram eleştirilerinin ötesinde, daha akademik yazar ve eleştirmenler için de söz konusu. Sert Polisiye ile Rahat Polisiye arasındaki farkı bilmeyen ama polisiye üzerine çok güzel yazılar yazan yazarlar bile var. Cozy Mystery karşılığı olarak kullandığımız Rahat Polisiye terimini duyunca bazı polisiye yazarlarımız alay edici sözler kullanmışlardı. Bugün de hâlâ alaycı bir tavırla gülümseyenler olduğunu görüyoruz. Terimi, diğer anlamlarını düşünerek saçma/tuhaf bulanlar da çıkıyor. Oysa Cozy’nin İngilizcedeki karşılığı düşünüldüğünde, bunun polisiyede bir tür adı olarak kullanılması bizdekinden daha az tuhaf değil. İngilizler, çaydanlığı sıcak tutmak için üzerine örtülen örtü anlamına gelen bir kelimeyi polisiyenin bir türünü anlatmak için kullanmaya nasıl alışmışlarsa, biz de Rahat Polisiye terimine zamanla alışacağız deyip konuyu noktalıyorum. Polisiye Yazarları Birliği Başkanı Algan Sezgintüredi, bir süredir birliğin instagram hesabı üzerinden canlı yayınlar yapıyor. Polisiye yazarlarının yanı sıra, eleştirmen, yayıncı ve diğer türlerde yazan yazarların da konuk olduğu bu yayınları izlemenizi tavsiye ederim. Hem yazarlarımızı tanımak, hem de polisiye hakkında pek çok şeyi öğrenmek mümkün bu yayınlarda. 24. sayımızda, geçen yıl Polisiye Yazarları Birliği’nin Kristal Kelepçe ödülünü. kazanan değerli yazarımız Yaprak Öz’ü konuk ettik. Röportajı arkadaşımız Onur Okan gerçekleştirdi. Bu sayının hazırlanmasında, yazarlarımız başta olmak üzere, emeği geçen herkese çok teşekkür eder, bütün okurlarımıza Türkiye’nin polisiye dergisi Dedektif’te keyifli bir zaman geçirmelerini dilerim.
- [Dedektif Dergi 25. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-25-sayi/) - Türkiye’nin polisiye dergisi Dedektif’ten hepinize merhaba sevgili polisiyeseverler. sayımızda size çok önemli bir duyurumuz var: Yayınlandığı ilk günden beri polisiyemize destek olmak için çaba harcayan Dedektif, şimdi Zehirli Kalem ödülüyle bu konuda önemli bir adım daha atıyor. Ayrıntılarını bu sayımızda bulacağınız Zehirli Kalem ödülünü bu yıl sadece polisiye öykü dalında vereceğiz. Ancak, önümüzdeki yıllarda, Zehirli Kalem ödülünü polisiye roman ve öykü kitabı gibi dallarda da vermeyi planlıyoruz. Ödülü alacak öyküyü belirleyecek seçici kurulda çok değerli isimler bulunmakta. Güzella Bayındır, Necati Göksel, Saniye Cancı Çalışaneller, Bürkem Cevher ve Şebnem Sezgin Canatalay’a ödül jürisinde yer almayı kabul ettikleri için bir kez daha çok teşekkür ederim. Zehirli Kalem Öykü Ödülü hakkında bilgi almak için tıklayın! Ödüle başvuru için son tarih 25 Ekim. Sonuçlar ise 2021 yılının Ocak ayında yayınlayacağımız Dedektif Dergi’de ve sosyal medya hesaplarımızda açıklanacak. Zehirli Kalem Ödülü’nü tek bir öykü alacak ama bunun yanı sıra seçici kurulun uygun bulduğu eserlere de mansiyon ödülü verilecek. Birinci gelecek öykünün yazarına verilecek para ödülünün tutarı, her yıl dergimizin yayın kurulu tarafından belirlenecek. Bu yıl için belirlenen para ödülü ise 1.500 TL. Ayrıca, dereceye giren bütün öyküler, bir kitap haline getirilerek Herdem Kitap Yayınevi tarafından yayınlanacak. [bctt tweet=”Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü’ne son katılım tarihi 25 Ekim 2020’dir! İşte Detaylar!” username=”dedektifdergi”] Yeri gelmişken Herdem Kitap Yayınevi’nden de kısaca söz etmem lazım. Ankaralı, bu genç ama dinamik yayınevi polisiyemize yeni bir soluk getiriyor. Bundan böyle Herdem Kitap, polisiye romanları ayrı bir markayla yayınlayacak. Dedektif’le işbirliği sonucu alınan bu kararla, yayınevi, Herdem Polisiye adı altında, daha çok polisiye romana bünyesinde yer verecek. Herdem Kitap editörü Şebnem Sezgin Canatalay’la yaptığımız ve bu konu hakkında geniş bilgi aldığımız söyleşiyi bu sayımızda okuyabilirsiniz. Bu sayımızın kapağında ise Koray Sarıdoğan var. Onur Okan’ın, Koray Sarıdoğan’la gerçekleştirdiği röportajı eminim siz de beğeneceksiniz. Türkiye’nin polisiye dergisi Dedektif’in 25. sayısının sayfaları arasında hepinizin keyifli bir zaman geçirmesini dilerim. Gencoy Sümer
- [Dedektif Dergi 26. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-26-sayi/) - Dedektif’in 26. Sayısından tüm polisiyeseverlere merhaba. Sevgili okurlar, polisiye öykü yazılmasını teşvik etmek ve edebiyatımıza nitelikli polisiye öyküler kazandırmak amacıyla düzenlediğimiz Zehirli Kalem Polisiye Öykü Yarışması’na katılımlar büyük bir hızla devam ediyor. Yazarlarımızın yarışmamıza gösterdikleri yoğun ilgi, polisiyemizin geleceği açısından bizi fazlasıyla umutlandırmış durumda. Dedektif Dergi’ye her yerden adeta yağmur gibi polisiye öykü yağmakta. Tabii henüz basvuru süresi dolmadı. Son gün geldiğinde, bugünkünün çok çok üzerinde bir öykü sayısına ulaşacağımızdan hiç kuşkum yok. Biliyorsunuz, ödüle başvuru için son tarih 25 Ekim. Sonuçlar ise 2021 yılının Ocak ayında açıklanacak. Birince seçilecek öyküye 1.500 Tl. Ödül verilecek. Ayrıca, birinci olan ve dereceye giren bütün diğer öyküler, bir kitap haline getirilerek Herdem Kitap Yayınevi tarafından yayınlanacak. Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü’ne, beş bin kelimeyi geçmeyecek şekilde, Türkçe yazılmış bir polisiye öykü ile herkes başvurabilir. Öyküler mutlaka gizemli bir suçu ve bu suçun çözüm sürecini anlatmalıdır. Öykünün sonu muğlak veya anlaşılmaz olmamalı, gizem mutlaka aydınlığa kavuşmalıdır. Sakın unutmayın! Bu yarışma, bütün yazarlarımıza açık. Profesyonel olsun olmasın herkes Zehirli Kalem Polisiye Öykü yarışmasına katılabilir. Polisiyenin sesini daha geniş kitlelere duyurmak, sevdirmek, polisiye edebiyatımıza yeni eserler ve yazarlar kazandırmak amacıyla yola çıkan Dedektif Dergi, bu hedefine yönelik başka adımlar atmaya önümüzdeki günlerde de devam edecek. Sürprizlerimize hazır olun. Ama en iyisi İPUÇLARINI TAKİP EDİN!…
- [Dedektif Dergi 27. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-27-sayi/) - Dedektif’in 27. Sayısından hepinize merhaba! Dergimiz üçüncü yılını doldurmak üzere. 27 sayı boyunca yüzlerce, öykü, makale, araştırma, inceleme yayınladık. Okurlarımızın sayısı her yeni sayıyla birlikte katlanarak arttı. Çok kısa bir sürede, internet üzerinden yayın yapan en önemli dergilerden biri haline geldik. Okurlarımızın sayısını artırmakla kalmadık sadece, polisiye dünyamıza yeni yazarlar da kazandırdık. Bundan sonra da kazandırmaya devam edeceğiz. Bize her türlü polisiye içerikli yazılarınızı, öykülerinizi gönderebilirsiniz. Yazı kurulumuz hepsini inceleyecek ve size mutlaka bir cevap verecektir. Yayınlanmaya değer olanlar da dergimizde yayınlanacaktır. Zehirli Kalem öykü yarışmamıza katılım süresi 25 Ekim’de sona erecek. Eğer katılmayı düşünüyorsanız, artık biraz acele etmelisiniz. Çünkü zaman hızla azalmakta. 25 Ekim’den sonra gelen öyküler, maalesef, değerlendirmeye alınmayacaktır. Odüle, çok sayıda yazarın başvurduğunu belirtelim. Bu nedenle yapılacak bir ön elemeden sonra oluşturulacak kısa liste seçici kurul üyelerine gönderilecektir. Artık bundan sonrası seçici kurulun yetkisinde. Sonuçları, 2021 Ocak sayımızda açıklayacağımızı ve kazanan öykünün yazarın 1.500 Tl. ödül vereceğimizi de bir kez daha buradan duyuralım. Pandemi yüzünden gene evlerimize kapanarak uzun bir kış geçirecek gibi görünüyoruz. Bu uzun kış gecelerinde polisiye ile sizleri düşündürmeyi, eğlendirmeyi becerebilirsek ne mutlu bize! Hepinize sağlıklı, polisiye keyfi ile dolu günler dileriz.
- [Dedektif Dergi 39. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-39-sayi/) - Sevgili Dedektif Dergi okurları, yeni bir sayıdan hepinize merhaba. Geçen yıl başladığımız basılı yayın serüvenimize ara vermek zorunda kaldık ve yeniden asıl mekanımız olan dijital yayıncılığa döndük. Bu, geleneksel yayından hoşlanan, okuduğu derginin kağıdına dokunmaktan keyif alan okurlarımızı üzecek bir gelişme kuşkusuz. Ancak, en başta mevcut ekonomik koşullar ve ardından yayın/dağıtım konusunda karşılaştığımız kimi güçlükler bizi böyle bir karar almak mecburiyetinde bıraktı. Ama fazla da üzülmeyin. Çünkü dijital yayıncılığın basılı yayına göre çok fazla üstünlükleri var. Dedektif Dergi’yi yine, istediğiniz anda akıllı telefonunuzdan, tabletinizden, dizüstü bilgisayarınızdan okuyabilecek, indirebilecek, yazdırabileceksiniz. Ve tabii dergi içeriğimizde de herhangi bir değişiklik yok. Hatta, baskıdaki sayfa sayısı gibi kısıtlamalar kalktığı için eskisinden de zengin bir içerikle karşınızda olacağız. Bize öykülerinizi, yazılarınızı göndermeyi unutmayın. Dedektif Dergi, polisiyemizin sesini duyurmak, geniş kitlelere sevdirmek, polisiye yazarlarımıza destek olmak amacıyla kuruldu. Bu amaca uygun çalışmalarımızı azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Zehirli Kalem Ödülü için geriye sayım başladı. Bütün yazarlarımızı bu yarışmaya katılmaya davet ediyorum. Her yarışmada yeni polisiye yazarlarının aramıza katıldığını görmek bizi çok mutlu ediyor. Hikâye göndermek için son tarih 15 Ağustos. Ödülle ilgili ayrıntılı bilgileri www.zehirlikalem.com sitesinde bulabilirsiniz. Geçen yıl düzenlenen yarışmada Ramazan Atlen’in Ölümün Kıyısında adlı hikâyesi birinci seçilmiş ve Zehirli Kalem Ödülü’nü kazanmıştı. Ödülü kazanan ve dereceye giren bütün hikâyelerin yer aldığı Zehirli Kalem Öyküleri-2 Ölümün Kıyısında kitabı da geçtiğimiz ay Herdem Kitap tarafından yayınlandı. Bu yıl da dereceye giren bütün öyküleri bir kitapta toplayıp yayınlayacağız. Bu sayımızın dosyası, Türk polisiyesindeki dedektifler hakkında. Yerli polisiyemizin kurgusal başkahramanlarını yakından tanımamızı sağlayan dosyayı ilgiyle okuyacağınızdan eminim. Hepinize mutlu bir yaz geçirmenizi diliyorum. Gencoy Sümer
- [Suç Hikayesi](https://dedektifdergi.com/suc-hikayesi/)
- [Gerilim](https://dedektifdergi.com/gerilim/)
- [Dedektif](https://dedektifdergi.com/dedektif/)
- [Suç](https://dedektifdergi.com/suc/)
- [Rahat Polisiye](https://dedektifdergi.com/rahat-polisiye/)
- [Sert Polisiye](https://dedektifdergi.com/sert-polisiye/)
- [Film](https://dedektifdergi.com/film/)
- [Dedektif Dergi 40. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-40-sayi/) - Merhaba sevgili polisiyeseverler. 40. sayımızla yeniden huzurunuzdayız. Sizler için dopdolu bir dergi hazırladık. Türkiye’nin tek “polisiye dergisi” Dedektif’de her zaman olduğu gibi öyküler, kitap ve film eleştirileri, incelemeler, araştırmalar ve daha nice ilginç polisiye yazılar sizleri bekliyor. Polisiye üzerine düşünen, yazan, araştıran herkesi bu dergide buluşturmak amacıyla yola çıkışımızın üzerinden altı yıla yakın bir zaman geçti. Tabii herkesi bu platformda buluşturmak mümkün olmadı. Ama en başta da söylediğimiz gibi, amatör ya da profesyonel, çiçeği burnunda ya da usta tüm yazarlarımıza sayfalarımız sonuna kadar açtık. Hâlâ da açmaya devam ediyoruz. Gayret bizden, takdir sizden. Dedektif Dergi’de polisiye hikâyelere ayrı bir yer ve önem verdik. Vermeye de devam edeceğiz. Bu amaçla düzenlediğimiz Zehirli Kalem yarışması üçüncü yılına girdi. 40. sayımızın yayınlandığı bu günden itibaren Zehirli Kalem ön jürisi, on beş günlük bir süre içinde finale kalan hikâyeleri belirleyecek. Oluşturulan liste, 1 Eylülde büyük jüriye teslim edilecek. Büyük jüri tarafından seçilecek bu yılın Zehirli Kalem ödülünü kazanan hikâye, Ekim ayının sonunda açıklanacak. Dedektif Dergi yazarlarının öykülerinden oluşan yeni ve özel bir seçki Dark İstanbul tarafından yayınlandı. Dark Dedektif-Suç Öyküleri adıyla yayınlanan bu kitabı Ağustos’un ortasından itibaren bütün kitapçılarda bulabilirsiniz. Önümüzdeki günlerde Dedektif Dergi yazarlarının bireysel çalışmaları da raflardaki yerini alacak. Dedektif ailesi, polisiyenin her alanında çalışmakta ve güzel eserler üretmekte. Bu sayımızda polisiye aşığı sevgili hocamız Hüseyin Sadıç, Kristal Kelepçe’ye katılan kitaplar hakkında bir yazı yazacak, görüş ve değerlendirmelerini polisiyesever okurlarımıza aktaracaktı. Ancak geçirdiği ani bir rahatsızlık yüzünden yazısını tamamlayamadı. Sevgili Hüseyin Sadıç hocamıza acil şifalar diliyorum. Umarım en kısa sürede aramızda olur. Hepinize keyifli okumalar dilerim. Gencoy Sümer
- [Suç Polisiyesi](https://dedektifdergi.com/suc-polisiyesi/)
- [Polisiye Edebiyat](https://dedektifdergi.com/polisiye-edebiyat/)
- [Gerçek Olaylar](https://dedektifdergi.com/gercek-olaylar/)
- [Tatlı Sert Polisiye](https://dedektifdergi.com/tatli-sert-polisiye/)
- [İnceleme](https://dedektifdergi.com/inceleme/)
- [Eleştiri](https://dedektifdergi.com/elestiri/)
- [Dedektif Dergi 41. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-41-sayi/) - Merhaba sevgili polisiyeseverler, cinayet, bir toplumda işlenebilecek en büyük suç. Bunu hepimiz biliyoruz. Bireylerin toplumsal rolleri dolayısıyla işlenen cinayetlerin sayısı ise ülkemizde hızla artmakta. Kurbanların büyük bölümünü kadınlar oluşturmakla birlikte, çocuklar, yaşlılar ve LGBTİ bireyler de bu kanlı listede yer almaktalar. Kadının sırf kadın olması nedeniyle şiddete maruz kalması ve öldürülmesi ve bunun toplumumuzda giderek yükselen bir seyir izlemesi kayıtsız kalamayacağımız bir meseleydi. Kadına şiddetle mücadele günü olarak belirlenen 25 Kasım’a denk gelen 41. sayımızda biz de sayfalarımızın bir kısmını bu konuya ayırmayı uygun bulduk. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcisi Melek Önder’le yaptığımız röportajın, platformun çalışmaları ve kadınlara yönelik şiddetin ne olduğu hakkında doyurucu bilgiler içerdiği kanısındayım. Eminim bu röportajı sizler de ilgiyle okuyacaksınız. Bu sayıda, aynı konuda ilgiyle okuyacağınızı umduğum bir diğer yazı ise İzzet Otru’nun Kadına Yönelik Şiddet ve Ayrımcılık başlığını taşıyor. Çok daha kapsamlı bir çalışmanın parçası olan yazı, kadın cinayetlerinin ve genel olarak şiddetin tanımını ve çerçevesini bizlere sunuyor. Önümüzdeki günlerde ülkemiz polisiye edebiyatının iki önemli ödülü sahiplerini bulacak. Bunlardan biri Polisiye Yazarları Birliği’nin Kristal Kelepçe ödülü. Diğeri ise Dedektif Dergi tarafından verilen Zehirli Kalem ödülü. Ödüller için yarışan bütün yazarlarımıza başarılar diliyorum. Hepinize keyfli okumalar. Gencoy Sümer
- [Casusluk](https://dedektifdergi.com/casusluk/)
- [Sinema](https://dedektifdergi.com/sinema/)
- [Olay](https://dedektifdergi.com/olay/)
- [Dedektif Dergi 42. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-42-sayi/) - Merhaba polisiyesever dostlar. Yeni bir sayıyla yine karşınızdayız. Her zamanki gibi, 42. sayımızda da sayfalarımızın büyük bölümünü öyküler kaplıyor. Öykülerin yanı sıra yeni ya da eski polisiye kitaplar, filmler, diziler ve gerçek suçlar hakkında yazılmış birçok ilginç yazı da sizleri bekliyor. Bu sayımızda polisiyemizin önemli kalemi Alper Canıgüz ve çocuk polisiyeleri yazarı Özgür Özgülgün’le röportaj yaptık. Aklınıza gelebilecek her soruyu sormaya çalıştık. Umarım beğenirsiniz. Türkiye Polisiye Yazarları Birliği tarafından verilen Kristal Kelepçe ödülünü bu yıl roman dalında Emrah Poyraz-Ulaş Özkan, polisiye öykü kitabı dalında Reha Avkıran ve ilk roman dalında da Aras Gençtürk kazandılar. Kristal Kelepçe ödüllerini kazanan yazarlarımızı tebrik ediyorum. Onlarla yaptığımız söyleşiler de bu sayımızda yer alıyor. Dergimizin düzenlediği Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülü de geçen ay sahibini buldu ve Zehirli Kalem Ödülü’nü Dönüşüm adlı öyküsüyle Müberra Ayan kazandı. Kendisini tekrar kutluyorum. Finale kalanların ve dereceye girenlerin tam listesini Dedektif Dergi Blogundan okuyabilirsiniz. Dereceye giren öykülerin kısa bir süre sonra kitap olarak yayınlanacağını da bir kez daha duyurayım. Kitaplardan söz etmişken, Dedektif Dergi yazarlarına ait kitapların birbiri ardınca yayınlandığını söylemek isterim. Ramazan Atlen’in Tabutumdan Bakarken, Yeşim Yörük’ün Birtakım Cinayetler, Önay Yılmaz’ın Öğleden Sonra Cinayetleri ve Kerem Kaş’ın Kutsal Sır adlı kitapları geçtiğimiz haftalarda raflardaki yerlerini aldılar. Yazarlarımızın önümüzdeki aylarda yeni kitapları çıkmaya devam edecek. 2022 yılını nihayet uğurluyoruz. Acısıyla tatlısıyla 2022, vadesini doldurup anılar albümündeki yerini almak üzere. Bu vesileyle yeni yılda hepinize mutlu, sağlıklı ve birbirinden keyifli polisiye film ve kitaplarla geçireceğiniz günler dilerim. Yeni Yılınız kutlu olsun. Gencoy Sümer
- [Dedektif Dergi 43. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-43-sayi/) - Merhaba. Çok kısa bir süre önce büyük bir felaket yaşadık. Arka arkaya gerçekleşen iki büyük deprem ülkemizin güneydoğusunda geniş bir alanı yerle bir etti. On binlerce vatandaşımızı kaybettik, yüz bini aşkın kişi yaralandı. Milyarlarca liralık maddi kayıp meydana geldi. Bu rakamların çok daha ötesinde bölgede yaşanan depremin dehşeti ve şahit olduğumuz insanlık dramı hepimizin belleğinde çok derin izler bıraktı. Aradan haftalar geçmesine rağmen yaraların hala sarılamadığını görmekse ayrı bir üzüntü. Elbette yaşanan acıları, evlerini, yakınlarını, anılarını kaybeden insanların kederlerini dindirmenin imkanı yok. Ama, devletin bölgede yaşayanların en basit ihtiyaçlarını karşılamakta bile aciz kalması bağışlanacak gibi değil. Depremden sonraki ilk 48 saat içinde yapılamayan arama-kurtarma çalışmalarından daha söz etmedim bile. On binlerce vatandaşımızın enkaz altında donarak öldüğünü öğrendiğimiz bu felaketin sorumlularının bugüne kadar istifa etmeyi akıllarına getirmemiş olmaları düşündürücü. Dedektif Dergi adına depremde yakınlarını kaybedenlere baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Umarım, acılarını bir nebze olsun dindirecek her şey yapılır ve böyle büyük felaketlerin bir daha yaşanmaması için gereken tedbirler zamanında alınır. Sorumluların adalet önünde mutlaka hesap vermeleri de en büyük dileğimizdir. Bu sayımızın teması “Tekinsiz Evler”. Büyük deprem felaketinden haftalar önce kararlaştırdığımız bu tema, edebiyatta, özellikle korku ve gizem edebiyatında oldukça gözdedir. Polisiye edebiyatta da kullanılan tekinsiz ev teması, bir evin veya bir yerin korkutucu, ürkütücü, rahatsız edici veya gizemli bir şekilde tasvir edilmesine dayanır. Bir hikayenin korkunç veya rahatsız edici bir atmosfer yaratmasına yardımcı olur ve okuyucunun veya izleyicinin ilgisini ve dikkatini çeker. Genellikle, hikayenin ana karakterleri için bir tehdit oluşturur ve onların hayatını veya zihinsel sağlıklarını tehlikeye atar. Dedektif Dergi’nin bu sayısındaki öyküler “Tekinsiz Ev” temasına dayanılarak kaleme alındı. Ayrıca inceleme ve yorumların bir kısmı da aynı temayla alakalı. Yukarıda da belirttiğim gibi bu temayı haftalar önce belirlemiştik. Maalesef deprem, ironik bir biçimde asıl tekinsiz olanın, malzemesinden çalınan, denetimsizce inşa edilen evler olduğunu bize gösterdi. Hayatımızı tehdit eden, huzurumuzu kaçıran, sağlığımızı tehlikeye atan bu evlerin sonsuza dek hayatımızdan çıkması dileğiyle. Gencoy Sümer
- [Dedektif Hikayesi](https://dedektifdergi.com/dedektif-hikayesi/)
- [Tartışma](https://dedektifdergi.com/tartisma/)
- [Dedektif Dergi 44. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-44-sayi/) - Merhaba sevgili Dedektif Dergi okurları Yaz mevsimine adım atmaya hazırlandığımız şu günlerde 44. sayımızla bir kez daha huzurlarınızdayız. Her zaman olduğu gibi keyifle okuyacağınız polisiye öyküler, inceleme ve eleştiri yazılarıyla dopdolu bir dergi hazırladık sizlere. Bu sayımızda çok değerli bir konuğu ağırlıyoruz: İngiliz polisiye yazarı Barbara Nadel. Yirmi yılı aşkın bir süredir Türkiye’ye gelip giden istanbul aşığı Barbara Nadel, İngiltere’de Türk polis dedektifi Çetin İkmen’in maceralarını konu aldığı polisiye romanlarıyla tanınıyor. Ülkemizde de kitapları yayınlanan yazar, uzun ve disiplinli çalışmasının meyvelerini bugünlerde toplamakta. İkmen romanlarının dizi film haline getirilmesi kesinleşti ve dizinin çekimlerine başlandı. Bu arada Nadel’in 25. Çetin İkmen romanı Double Illusion da geçtiğimiz ay, klasik deyimle, raflardaki yerini aldı. Tabii henüz Londra ve diğer Birleşik Krallık kitapçılarının raflarında. Ama yazardan öğrendiğimize göre Türkçe çevirisinin yayınlanması da çok yakın. Bu arada Barbara Nadel’in daha önce basılmış ama artık piyasada bulunmayan kitaplarının yeni baskılarının yapılması da başladı. Barbara Nadel’in yazarlık deneyimlerini, Türkiye ve İstanbul hakkındaki düşüncelerini ve polisiye hakkındaki değerlendirmelerini ilgiyle okuyacağınızdan eminim. Zehirli Kalem yarışmamız yakında başlıyor. Bu yıl dördüncüsünü vereceğimiz Zehirli Kalem Ödülü hakkında katılım şartlarını önümüzdeki günlerde duyuracağız. Dergimizin yayınlandığı siteyi ve sosyal medya hesaplarımızı takip ediyorsanız Zehirli Kalem’le ilgili gelişmelerden de haberdar olabilirsiniz. Hepinize polisiye keyfiyle dolu günler dilerim. – Gencoy SÜMER
- [Dedektif Öyküsü](https://dedektifdergi.com/dedektif-oykusu/)
- [Dedektif Dergi 45. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-45-sayi/) - Merhaba sevgili polisiyeseverler. Ülkemizde polisiyeye olan ilginin arttığını, birçok yeni yazarın polisiye yazmaya yöneldiğini büyük bir mutlulukla gözlemliyoruz. On yıl öncesine göre bile çok daha fazla sayıda polisiye roman ve öykü yazılıyor, yayınlanıyor. Olumlu tarafından bakarsak bu elbette memnuniyet verici bir gelişme. Ancak basılan eserlerin niteliği konusunda aynısını söylemek zor. Birçok polisiye roman birbirine benzer kurgulardan, karakterlerden oluşmakta. Orijinal bir hikâyeye kolay kolay rastlanmıyor. Bazıları ise sadece etikette polisiye. İçeriğine baktığınızda, polisiye ile uzak yakın alakası yok. Yine de yayınevlerinin bu türe gösterdikleri ilgi eskisine göre daha fazla. Okur sayısında da bir artış olduğu muhakkak. Ne var ki ülkemizde genel olarak kitap okuma oranları çok çok düşük. Bu da doğal olarak polisiye okuma sayısını da sınırlandırıyor. Bu sınırlamayı aşmanın ve genel kitap okuru arasında polisiyenin oranını artırmanın yolu nitelikli roman ve öykü yazmaktan geçiyor. Polisiyenin sevilmesi ve yaygınlaşması için sadece yazar, yayınevi ve okur yeterli değil. Aslında bu üç unsurun yer aldığı bir alana sıkışan edebiyatın gelişmesi ve yaygınlaşması şöyle dursun, daha da kısırlaşması ve daralması gibi bir tehlike de söz konusu. Bu alana dâhil edilmesi gereken başka araçlar da var. Örneğin; polisiye dergiler,yarışmalar, ödüller, fuarlar, kütüphaneler, müzeler gibi. Festivaller de bunlardan biri… Ülkemizde polisiye ya da suç festivali denebilecek tek bir oluşum var, o da Kara Hafta. İlk yıllarına göre oldukça performans kaybettiğini gözlediğimiz Kara Hafta dışında polisiye okurlarının ve yazarlarının buluştuğu, sohbet ettiği başka bir organizasyon yok. Fuarlarda ya da imza günlerinde okurlarıyla buluşan yazarları saymazsak… Oysa suç festivalleri, polisiye edebiyatın yaygınlaşması, popülerleşmesi ve yazarları, yayıncıları teşvik etmesi açısından çok önemli. Birleşik Krallık’ta tam 16 suç festivali düzenleniyor. Bunlardan dört tanesi İskoçya’da. Galler’de ve Kuzey İrlanda’da da bir festival düzenleniyor. Geriye kalan 10 festivalin mekânı ise İngiltere. Bu festivallerde, yazarlarla sohbetten panellere, tartışmalardan imza günlerine, kitap ödüllerinden cinayet gizemi çözme oyunlarına kadar çeşitli faaliyetler yer alıyor. Bunlar arasında en rağbet görenler Stirling’deki “Blood Scotland”, Torquay’daki “Agatha Christie Festival”, Porsmouth’daki “Mysteryfest” ve Harrogate’deki “Crime Festival”. Harogate Suç Festivali geçtiğimiz günlerde yapıldı. 20 Temmuz Perşembe günü başlayan festival, 23 Temmuz Pazar günü sona erdi. En önemli konuklarının arasında Lee Child’ın da bulunduğu festivalin açılışı Polisiye Roman Ödülü’nün verilmesiyle başladı. Bu ödül son bir yılda yazılan gizemli cinayet romanlarına veriliyor. Daha önce Ian Rankin, James Patterson, Michael Connely, Lee Child, John Grisham gibi yazarların kazandığı ödülün bu yılki sahibi, “The Botanist” adlı romanıyla MV Craven oldu. Harrogate Suç Festivali, Harrogate’deki Old Swan otelinde yapılıyor. Agatha Christie’nin 1926 yılındaki esrarengiz kayboluşundan sonra ortaya çıktığı otel burası. Yani, festival mekânı olarak çok anlamlı ve uygun bir seçim. Festivalin tam adı; Theakston’s Old Peculier Crime Writing Festival. Birçok etkinliğin yanı sıra cinayet gizemi çözme oyunlarının da yer aldığı festivali 17 bin kişi ziyaret etmiş. Sevdiğiniz yazarlarla konuşmak, fikir ve deneyimlerinden yararlanmak, yeni ve farklı bilgiler edinmek için mükemmel bir fırsat. Ayrıca beş çayları, bira, sosisli sandviç ve müzik eşliğinde keyifli vakit geçirebileceğiniz bir ortam. Tabii festivalin belli başlı etkinliklerine katılım bedava değil. Bunun için hatırı sayılır bir ödeme yapmanız gerekiyor. Üstelik yerinizi haftalar öncesinden ayırtmalısınız. Sonra yer kalmıyor, kapıdan dönüyorsunuz. Tıpkı Kerim Ülkü’nün Ülkü Lokantası gibi… Böyle güzel ve keyifli polisiye festivallerinin ülkemizde de yaygınlaşması dileğiyle… Gencoy Sümer
- [Dedektif Dergi 46. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-46-sayi/) - Herkese merhaba… “Altın Çağ polisiyesi bitti mi?” Dünya polisiye edebiyatını yakından takip edenler bu sorunun cevabının “Hayır, bitmedi,” olduğunu iyi bilirler. Ama her konuda olduğu gibi polisiye konusunda da dışa kapalı toplumumuzun bazı kalemlerine göre çoktan bitmiş ve müzelik olmuştur. Bu kalemler, polisiyeye bir de vazife yüklerler: Polisiyenin topluma ayna tutması, sistem eleştirisi yapması gerekiyordur. Oysa hiçbir polisiye yazarının böyle bir yükümlülüğü olmadığı gibi herhangi bir yazarın da yoktur. Ha, siz toplumsal konuları ele alan, sistem eleştirisi yapan polisiye yazmak isteyebilirsiniz. Buna kimse bir şey diyemez. Ama polisiyeye böyle bir görev yüklemek yanlıştır. Yazarın böyle bir görevi yoktur. Diğer yandan her yazar, istese de istemese de içinde bulunduğu toplum hakkında yazar. Bu da gayet normaldir. Romanlarını hiçbir toplumsal kaygı taşımadan yazan Agatha Christie’nin eserlerinde bile iki büyük Dünya Savaşı arasındaki İngiltere ve İngiliz toplumuyla ilgili birçok betimleme bulmak mümkündür. Tabii bizim dışa kapalı toplumumuzun saygıdeğer üyeleri, Agatha Christie’yi o berbat Altın Kitaplar çevirisiyle okudukları için bunlardan habersizdirler. Zannederler ki Christie kitaplarında toplumsal meselelere ilişkin hiçbir şey yoktur. Burada sadece tek bir örnek vereceğim. ABC Cinayetleri’ni bilirsiniz. Kitabın tamamının çevrildiğini iddia eden Altın Kitaplar’da roman şöyle başlar: Mektup Haziran ayında Güney Amerika’daki çiftliğimden vatanıma döndüm. İngiltere’de altı ay kadar kalmak istiyordum. Yapılması gereken bazı işler vardı. Bunları ancak kendim çözümleyebilirdim. Karım çiftliği idare etmek için Güney Amerika’da kalmıştı. (Çev. Gönül Suveren, Cinayet Alfabesi, 2019) Şimdi bir de İngilizce orijinal baskıya bakalım: Chapter 1. The Letter It was in June of 1935 that I came home from my ranch in South America for a stay of about six months. It had been a difficult time for us out there. Like everyone else, we had suffered from world depression. I had various affairs to see to in England that I felt could only be succesfull if a personal touch was introduced. My wife remained to manage the ranch. (The ABC Murders, Harper Collins, 2013) Türkçesi: Haziran 1935’te yaklaşık altı ay sürecek bir ziyaret için Güney Amerika’daki çiftliğimden memleketime geldim. Orada zor zamanlar geçirmiştik. Herkes gibi dünya ekonomik buhranından etkilenmiştik. İngiltere’de halletmem gereken çeşitli işler vardı ve bunların üstesinden ancak kendim gelebilirdim. Eşim çiftliği yönetmek için orada kaldı. Agatha Christie, toplumsal sorunları dert eden bir yazar olmadığı halde, yazdığı metinde buna ilişkin bir kelam etmeden duramamış. Altın Kitaplar çevirisindeyse ekonomik buhranın ve bunun Hastings’in işleri üzerindeki etkisine dair tek kelime göremiyoruz. Sadece olgular düzeyinde değil, karakterler ve toplumsal ilişkiler bakımından da Christie’nin pek çok kitabında içinde bulunduğu toplumdan yansımalar bulmak mümkündür. Ve yine diğer yandan, toplumsal eleştiri yapan bir polisiye de yazsanız, türün bazı geleneklerine uymak zorundasınız. Aksi takdirde yazdığınız şey, polisiye roman olmaz. İşte zurnanın zırt dediği yer de burası. Polisiyeyi bir “tür” haline getiren ne varsa, hepsi Altın Çağ’ın yazarları tarafından ortaya konmuştur: Okuru aldatmama, suçluyu son sayfaya kadar gizleme ve ipuçlarını mantıksal bir muhakemeyle değerlendirerek kanıtlara, dolayısıyla suçluya ulaşma… Tam da bu noktada Altın Çağ’ın 1940-1970 arasındaki demode olmuş eleştirilerine dayanan, “katil kim’in modası geçti”, “artık kilitli oda polisiyesi yazılamaz, çünkü hepsi yazıldı”, “suça dair yazılacak bir şey kalmadı” gibi abuk sabuk iddiaları elimizin tersiyle itmemiz gerekiyor. Çünkü bunlar anlamsız, gerçek dışı söylemler. Altın Çağ yazarlarına ilk tepki olan sert polisiyenin duayenleri Raymond Chandler ve Dashiel Hammet bile “katil kim” polisiyesi yazdılar. Her ikisi de katili (gizemin çözümünü) romanın sonuna kadar saklamayı gerekli gördüler. Ya sonra gelenler? Günümüzde noire, sert polisiye yazanlar? Onlar, Altın Çağ’ın türe yerleştirdiği bu gelenekleri yok mu saydılar? Tabii ki hayır… Bunu yaptıkları an yazdıklarının polisiye olmaktan çıkacağını biliyorlardı çünkü. Yirmi birinci yüzyılda, Altın Çağ ekolü yeniden yükseliş trendinde. Cozy Mystery (rahat polisiye), polis prosedürü, olay yeri incelemesi, suç ve gerilim polisiyesi gibi yeni eğilimler de var. Hepsinin ortak noktaları ise gizem, dedektif, adil oyun ve son sayfaya kadar saklanan katil. Bunlar da zaten Altın Çağ’ın formülü. Hepinize iyi günler, keyifli okumalar dilerim. Gencoy Sümer
- [Polis Prosedür](https://dedektifdergi.com/polis-prosedur/)
- [Dedektif Dergi 47. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-47-sayi/) - Herkese merhaba. Dedektif Dergi olarak dördüncü kez düzenlediğimiz Zehirli Kalem Polisiye Öykü Yarışması’nın sonuçlarını geçtiğimiz ay açıkladık. Her yıl olduğu gibi bu yıl da geniş bir katılımın olduğu yarışmada Zehirli Kalem Ödülü’nü “Kanlı Parmak” isimli öyküsüyle Serhan Ok kazandı. Kendisini bir kez daha kutlarım. Zehirli Kalem’de ilk ona giren öyküleri önümüzdeki aylarda bir kitap hâlinde yayınlayacağız. Kitabın hazırlıklarına başladık. En kısa sürede polisiyesever okurlarımıza ulaştırmak niyetindeyiz. Zehirli Kalem’den kısa bir süre sonra bu yılki Kristal Kelepçe yarışmasının sonuçları da belli oldu. Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı ödülünü Hasan Bulut, “Aynadaki Düşman” romanıyla kazandı. Danışmanlığını yaptığım Herdem Kitap’ın polisiye serisinde yayımlanan bir roman olması dolayısıyla sevincim elbette kat kat büyük. Hasan Bulut’u da kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum. Bu sayımızda hiperaktif, şaşırtıcı, muammalı ve sıra dışı romanların yazarı Murat Menteş’le Emel Aslan’ın yaptığı “Afili Bir Hasbihâl” dergimizde sizleri bekliyor. Her yönüyle ilginç olan bu röportajı mutlaka okumalısınız. Bu sayıda ayrıca Zehirli Kalem Ödülü’nü kazanan Serhan Ok’un Ramazan Atlen’e, Kristal Kelepçe Ödülü’nün sahibi Hasan Bulut’un da Reha Avkıran’a verdikleri röportajlar yer alıyor. Yazarlarımızı tanımak, düşüncelerini öğrenmek açısından bu röportajları ilgiyle okuyacağınızı umuyorum. Her sayıda olduğu gibi öyküler, araştırmalar, incelemeler, tartışmalar, kitaplar, filmler, dizilerle dopdolu bir dergi hazırladık size. Bu sayıyla birlikte iki de novellaya başlıyoruz. Süleyman Baş ve Yeşim Yörük, uzun öyküleriyle birkaç sayı boyunca sizlerle birlikte olacaklar. Usta polisiye yazarı Önay Yılmaz’ın, TÜYAP Kitap Fuarı’nda katıldığı “Matematik ve Polisiye” konulu söyleşiyle ilgili izlenimlerini de dergimizin sayfaları arasında bulacaksınız. Ben de Altın Çağ yazılarıma devam ediyorum. Bu sayıda “kilitli oda” polisiyelerini anlattım. Hepsini keyifle okuyun! Gencoy Sümer
- [Novella](https://dedektifdergi.com/novella/)
- [Dedektif Dergi 48. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-48-sayi/) - Merhaba polisiyeseverler. 2024’ün ilk sayısıyla birlikte Dedektif Dergi sekiz yaşına girmiş oldu. Geride kalan yedi yıl boyunca önemli bir başarıya imza attığımız kanısındayım. Mütevazı olmaya gerek yok. Bugün Türk polisiyesinde öyküden söz edilebiliyorsa, bunda Dedektif Dergi’nin oynadığı rolü herhalde kimse inkâr edemez. Türk polisiyesine öyküyü yeniden kazandıran bir dergi olmaktan onur duyuyoruz. Dedektif Dergi’yi ilk sayısından bugüne kadar başarıyla getiren bütün yazarlara, emek harcayanlara, destek verenlere canı gönülden teşekkür ediyorum. Onlar olmasa, bu dergi asla var olamazdı. Amacımız, polisiyeyi yaygınlaştırmak, tanıtmak, sevdirmek ve bu türe gönül verenleri aynı platformda bir araya getirmekti. Bugün geldiğimiz noktada çok mesafe kat ettiğimizi görüyorum. Bizim de karınca kararınca bir tarafından tutup emek verdiğimiz Türk polisiyesi, bugün, sekiz yıl öncesine göre oldukça ilerlemiş vaziyette. Çok sayıda yeni yazar, yeni roman, hatta dergiler, yarışmalar ve ödüller girdi hayatımıza. Eskiden, yerli polisiye deyince kitapçılarda üç-beş kitap görürdük. Onlar da bilinen yazarlara ait olurlardı. Şimdiyse yüzlerce yerli polisiye romanla, öykü kitabıyla kuşatılmış haldeyiz. Yeni kitapların bir kısmı gerçekten çok güzel ve “iyi polisiye” sıfatını hak ediyorlar. Ama, önemli bir bölümü için aynı şeyi söylemek kolay değil. Bu nedenle, polisiyemize artık “el bebek, gül bebek” muamelesi yapmaktan vazgeçmemizin zamanının geldiği kanaatindeyim. Artık polisiye kitapları ciddi ciddi eleştirmeli, bugüne kadar yaptığımız eleştirilerin dozunu artırmalıyız. Bu yapılmazsa, polisiye diye yazılmış ama aslında polisiye olmayan kötü kitapların önünü daha da açacağımızdan endişe ederim. O nedenle bu kapıyı biraz araladık ve yazarlarımıza beğenmedikleri kitapları sorduk. Verilen cevapları ilgiyle okuyacağınıza eminim. Melih Günaydın’la son romanı “Buzlar Çözülünce” üzerine yaptığımız söyleşi de sayfalarımızda sizleri bekliyor. Yine bu sayıda, Edward Hoch’un bir öyküsü yer aldı. Hoch, polisiyenin ünlü kilitli oda konseptinin en büyük yazarlarından biridir. Fazla tanınmamasının sebebi, birkaç roman dışında sadece öykü yazmış olmasıdır. Yazdığı öykülerin sayısının yaklaşık dokuz yüz olduğu söyleniyor. Bu öykülerin tamamı aşağı yukarı elli yıl boyunca sadece Alfred Hitchcock Mystery Magazine, Ellery Queen’s Mystery Magazine gibi dergilerde yayınlanmış. Yani hiçbir zaman kitap haline getirilmemiş. Bu nedenle yazar ülkemizde neredeyse hiç bilinmiyor. Tabii, bu sebeple kimi yazarlarımız kilitli oda hikayelerinin sadece Altın Çağ’a mahsus olduğunu, günümüzde yazılmadığını zannediyorlar. Oysa durum öyle değil. Hoch’un bu sayıda yer alan öyküsü, kilitli oda türünde değil. Ama ona benzer bir tür olan imkânsız cinayet türünde yazılmış oldukça gizemli ve zevkli bir hikâye. Şunu da eklemek isterim ki Hoch adil bir hikâye kaleme almış. Yani öyküde bütün ipuçları veriliyor. Çözmek size kalmış. Her şey gönlünüzce olsun. İpuçlarını takip edin. Gencoy Sümer
- [Dedektif Dergi 49. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-49-sayi/)
- [Dedektif Dergi 50. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-50-sayi/)
- [Dedektif Dergi 51. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-51-sayi/)
- [Dedektif Dergi 52. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-52-sayi/)
- [Gizem](https://dedektifdergi.com/rahat-polisiye/gizem/)
- [Dosya](https://dedektifdergi.com/dosya/)
- [Dedektif Dergi 53. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-53-sayi/)
- [Anket](https://dedektifdergi.com/arastirma/anket/)
- [Ödül](https://dedektifdergi.com/genel/odul/)
- [Dedektif Dergi 54. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-54-sayi/)
- [Kitap Kulübü](https://dedektifdergi.com/dedektif/kitap-kulubu/)
- [Adli Tıp](https://dedektifdergi.com/adli-tip/)
- [Tiyatro](https://dedektifdergi.com/genel/tiyatro/)
- [Dedektif Dergi 55. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-55-sayi/)
- [Çeviri Öykü](https://dedektifdergi.com/ceviri-oyku/)
- [Çocuk Polisiyesi](https://dedektifdergi.com/cocuk-polisiyesi/)
- [Dedektif Dergi 56. sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-56-sayi/)
- [Polisiye Oyunlar](https://dedektifdergi.com/genel/tiyatro/polisiye-oyunlar/)
- [Zehirli Kalem Öykü Ödülü](https://dedektifdergi.com/dedektif/zehirli-kalem-oyku-odulu/)
- [Dedektif Dergi 57. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-57-sayi/)
- [Dedektif Dergi 58. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-58-sayi/)
- [Dedektif Dergi 59. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-59-sayi/)
- [Dedektif dergi 60. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-60-sayi/)
- [Dedektif Dergi 61. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-61-sayi/)
- [Atölye](https://dedektifdergi.com/atolye/)
- [İmkânsız Suç Hikayesi](https://dedektifdergi.com/imkansiz-suc-hikayesi/)
- [Psikolojik Polisiye](https://dedektifdergi.com/psikolojik-polisiye/)
- [Dedektif Dergi 62. Sayı](https://dedektifdergi.com/dedektif-dergi-62-sayi/)
- [Küçürek Öyküler](https://dedektifdergi.com/kucurek-oykuler/)
- [Öykü](https://dedektifdergi.com/oyku/)
- [Editörden](https://dedektifdergi.com/editorden/)
## Etiketler
- [Sherlock](https://dedektifdergi.com/tag/sherlock/) - Sherlock ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Sherlock Holmes](https://dedektifdergi.com/tag/sherlock-holmes/) - Sherlock Holmes ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [seri katiller kitabı](https://dedektifdergi.com/tag/seri-katiller-kitabi/) - Seri katiller kitabı ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Gizemli Hikayeler](https://dedektifdergi.com/tag/gizemli-hikayeler/) - Gizem hikayeleri yazması zor olduğu kadar okuması da bir o kadar keyifli öykülerdir. Sitemizde çeşitli yazarlardan gizem hikayeleri okuyabilirsiz. Şayet siz de gizemli hikayeler yazıyorsanız bizimle iletişime geçmenizden memnun oluruz. Yazdığınız gizemli hikayeler böylelikle Dedektif’te yayınlanabilir. Gizemli hikayeler ve Dedektif hikayeleri Her polisiye yazarının mutlaka bir dedektifi vardır. Sitemizde hikayelerine yer verdiğimiz yazarların dedektif hikayelerinde yer alan kahramanlar tanışmaya hazır mısınız? Dergimizdeki kısa dedektif hikayelerinden bazıları gerçek hikayelerden derlenmiştir. Haydi lafı daha fazla uzatmadan dergimizde yer alan gizemli dedektif hikayelerini okuyun. Keyifli okumalar!
- [Kadın seri katiller](https://dedektifdergi.com/tag/kadin-seri-katiller/) - Kadın seri katiller ile ilgili polisiye dergimizde yayınlanmış olan tüm içeriğe bu sayfada ulaşabilirsiniz.
- [Dedektif hikayeleri](https://dedektifdergi.com/tag/dedektif-hikayeleri/)
- [Bilimkurgu öyküsü](https://dedektifdergi.com/tag/bilimkurgu-oykusu/)
- [Agatha Christie](https://dedektifdergi.com/tag/agatha-christie/) - Agatha Christie Dedektif yaratma konusunda son derece başarılı bir yazardır. Agatha Christie’nin en başıca roman karakterleri arasında Dedektif Hercule Poirot ve bir dedektif gibi hareket eden Bayan Marple yer alır. Dedektif Hercule Poirot, halk tarafından o kadar çok beğenilmiştir ki Agatha Christie onu daha ilk hikayelerinde öldürmek istemesine rağmen halktan gelen talep doğrultusunda, onu uzun süre yaşatmak zorunda kalmıştır. Dedektif Hercule Poirot ve Bayan Marple hem en sevilen roman karakterleri arasında hem de en ünlü dedektifler arasında yerlerini almışlardır.
- [bilgisayar oyunu](https://dedektifdergi.com/tag/bilgisayar-oyunu/)
- [Celil Oker](https://dedektifdergi.com/tag/celil-oker/)
- [Sert Polisiye](https://dedektifdergi.com/tag/sert-polisiye/)
- [Çizgi Roman](https://dedektifdergi.com/tag/cizgi-roman/)
- [Korku hikayesi](https://dedektifdergi.com/tag/korku-hikayesi/)
- [Psikolojik Gerilim Hikayeleri](https://dedektifdergi.com/tag/psikolojik-gerilim-hikayeleri/)
- [remzi ünal](https://dedektifdergi.com/tag/remzi-unal/)
- [Tefrikaların 1. Bölümleri](https://dedektifdergi.com/tag/tefrikalarin-1-bolumleri/)
- [Polisiye bulmaca çözümleri](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-bulmaca-cozumleri/)
- [Netflix](https://dedektifdergi.com/tag/netflix/)
- [Karar Ver](https://dedektifdergi.com/tag/karar-ver/)
- [interaktif hikayeler](https://dedektifdergi.com/tag/interaktif-hikayeler/)
- [Türk Polisiye Yazarlarından Hikaye Örnekleri](https://dedektifdergi.com/tag/turk-polisiye-yazarlarindan-hikaye-ornekleri/)
- [Edebiyat Atölyesi](https://dedektifdergi.com/tag/edebiyat-atolyesi/)
- [Noir](https://dedektifdergi.com/tag/noir/)
- [Zehirli Kalem](https://dedektifdergi.com/tag/zehirli-kalem/)
- [Yarışma](https://dedektifdergi.com/tag/yarisma/)
- [Öykü](https://dedektifdergi.com/tag/oyku/)
- [Anket](https://dedektifdergi.com/tag/anket/)
- [Dedektif](https://dedektifdergi.com/tag/dedektif/)
- [Tiyatro](https://dedektifdergi.com/tag/tiyatro/)
- [roman](https://dedektifdergi.com/tag/roman/)
- [polisiye](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye/)
- [yeni](https://dedektifdergi.com/tag/yeni/)
- [tanıtım](https://dedektifdergi.com/tag/tanitim/)
- [Dedektif Dergi 63. Sayı](https://dedektifdergi.com/tag/dedektif-dergi-63-sayi/)
- [Tefrika](https://dedektifdergi.com/tag/tefrika/)
- [Polisiye Hikayeler](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-hikayeler/)
- [Polisiye Kitaplar](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-kitaplar/)
- [Polisiye Filmler](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-filmler/)
- [Polisiye Diziler](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-diziler/)
- [Polisiye Yazarları](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-yazarlari/)
- [Nasıl Yazıyorlar](https://dedektifdergi.com/tag/nasil-yaziyorlar/)
- [Günay Gafur](https://dedektifdergi.com/tag/gunay-gafur/)
- [Kaos Oyunları](https://dedektifdergi.com/tag/kaos-oyunlari/)
- [Miss Marple](https://dedektifdergi.com/tag/miss-marple/)
- [Kadın Karakterle](https://dedektifdergi.com/tag/kadin-karakterle/)
- [Polisiye Edebiyat](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-edebiyat/)
- [Polisiye Roman](https://dedektifdergi.com/tag/polisiye-roman/)
- [Rahat polisiye](https://dedektifdergi.com/tag/rahat-polisiye/)
- [Cozy](https://dedektifdergi.com/tag/cozy/)
- [Adli Tıp](https://dedektifdergi.com/tag/adli-tip/)
- [Hercule Poirot](https://dedektifdergi.com/tag/hercule-poirot/)
- [Araştırma](https://dedektifdergi.com/tag/arastirma/)
- [Fare Kapanı](https://dedektifdergi.com/tag/fare-kapani/)
- [Tiyatro Oyunu](https://dedektifdergi.com/tag/tiyatro-oyunu/)
- [Haber](https://dedektifdergi.com/tag/haber/)