Editörden

Dedektif Dergi’nin 9. Sayısından herkese merhaba. Türkiye’nin ilk ve tek dijital polisiye dergisi Dedektif, bu sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek polisiye öykü  ve yazılarıyla yeniden karşınızda. Bütün amacı polisiyeyi sevdirmek, polisiyeye yeni yazarlar kazandırmak ve polisiye yazarlarını okurlarıyla buluşturmak olan olan Dedektif’e her zaman olduğu gibi, bilgisayarınızdan, cep telefonunuzdan ve tabletinizden kolayca ulaşabilirsiniz. Üstelik bunun için hiçbir ücret ödemenize de gerek yok. Dedektif, bu sayıda da bomba gibi. Ama önce …

Devamını OkuEditörden

Tilda’nın Seçimi

Previously on Tilda ve Diğerleri: Dedektif Tilda ve arkadaşlarının Londra’da olağanüstü tesadüfler sonucu karşılaştıkları Shula Cohen isimli MI6 ajanına, 57 yıl önce çekilmiş bir fotoğraftaki sandığı bulma görevi verilmişti. Sandık bu, ağzı yok, dili yok nasıl konuşacaktı? Biraz araştırma yapınca, sandığın özel yapım olduğu ortaya çıktı. Fotoğraftaki kişilerden biri Tilda’nın asistanı Mehmet Cinozoğlu’nun Şırnak’ın Yağlıca köyünde yaşayan dedesi, diğeri de MI6 ajanı Shula Cohen’in merhum anneannesi olduğu için işbirliği yaparak …

Devamını OkuTilda’nın Seçimi

Postacı

Kulak zarıma tecavüz edercesine patlayan silahın sesini işittiğimde aydınlanan zihnim, küflü ekmek kokan ortamın rutubetini bastırırcasına genzimi yakan barut ve kulaklarımdaki çınlamanın yerini alan metal hışırtısı yanında insan sesi… Aralanan göz kapaklarımın beynime ilettiği görüntülerde yere kapaklanan birileri var. Metalik hışırtı bileklerine bağlanan zincirlerden geliyor. Bir de daha evvel yere serilmiş iki kişiye ait görüntü… Ölü iki kişi… Öldürülmüş, kafalarından vurulmuş iki kişi… Siyah betonun üzerinde bir toplu tabanca ve …

Devamını OkuPostacı

Gerbera

Hava kararmak üzereydi. Çiçekçinin önüne park ettik aracımızı. Olay Yeri İnceleme Şubesi’nin elemanları işlerini bitirmişler, çantalarını minibüse yerleştirmekle meşguldüler. Bir yanı emlakçı, diğer yanı butik olan dükkana adım attığımızda, çiçek kokusundan önce kan kokusu çarptı burnumuza. Mekanın orta yerinde, takım elbiseli bir adam yatıyordu. Göğsünden iki kez vurulmuştu. Bir diğer kurşun ise sol gözünün altından girmişti. Göğüs cebinde bordo bir mendil olan lacivert takım elbisesi ‘pahalıyım ben’ diye bas bas …

Devamını OkuGerbera

Taş Devri’nde Sevişmek

Kaç yaşındayım bilmiyorum. Doğarken orada değildim sanırım. Nasıl doğduğum konusunda bir fikrim de yok. Hatırladığım ilk görüntü bir mağaranın içinde altı kadar mahlûk oluşumuzdu. Günler ilerledikçe altı kişilik mahlûktan dördümüz dağıldık. Sadece koca adam ve koca kadın kaldı benim çıktığımda. Bir daha görüşülmedi. Azı dişlerim dökülmeden önce yerleştim buraya. Çevrede az mağara var ve iyi mahlûklar yaşıyor. Üç mağara ötede oturan sitemizin yöneticisi Celal Çavuş’un kızı Necla’ya âşık olmasaydım belki …

Devamını OkuTaş Devri’nde Sevişmek

Kurban

Bulunduğum odada gözlerimi açtığımda, bilincimin hala uyuyor olduğunu, gözümün önünde beliren kabusun parçasının çanlı oluşundan anlamam uzun sürmedi. Karanlık bir odada ellerim duvara zincirlenmiş ama ben sanki ne olacağını biliyormuş gibi kıpırdamadan bekliyordum. Yanımdan geçen ve bana tüyleri ile dokunan hayvan bile bu sakinliğimi bozamamıştı. Oysa ki hiç bir tüylü hayvana dokunamam ben. Burada korkmam veya bağırmam için tutulmadığımı biliyordum. Bu bilinç ile hiç sesimi çıkarmadan kıpırtısız bir halde dizlerimin …

Devamını OkuKurban

Onu Biz Öldürdük

Bak ölümü gör, şimdi sana anlatacaklarımı kimseye anlatma.  Biliyorsun, şu hayatta senden daha fazla güvendiğim kimsem yok. Benim için kalkıp ta Norveç’ten geldin ya, haksız mıyım sana kıymetlimsin demekte. Onu biz öldürdük aslında, bunu senden başkasına nasıl anlatabilirim ki! Bana öyle bakma! Her şeyi anlatacağım. Sema ile tanışmamızdan cinayeti nasıl planladığımıza varıncaya dek her şeyi ama kafam çok karışık, tüm olaylar birbirine girmiş gibi, sakinleştiricilerden sanırım. Birkaç hafta önceye kadar …

Devamını OkuOnu Biz Öldürdük

En Büyük Korkun Nedir?

Okurlarımızdan gelen hikâyeleri yayınlamaya devam ediyoruz. Bu sayımızda değerli okurumuz Burak Demir’in gönderdiği hikâyeye yer verdik. Beğenerek okumanızı dileriz. Selim arabasının arka koltuğuna yaslanmış, gözlerini kapamış, düşünüyordu. Dün gece evine biri girmişti. Uyanmış, sesini duymuş ama içeri gireni görememişti. İşin garibi, para, değerli antika eşyalar, pahalı saatlerle dolu evden hiçbir şey çalınmamıştı. Zenginlerin yaşadığı, bol kodamanlı bir sitede yaşıyordu. Bu insanlar yaşadıkları yerlere kendini beğenmişlik ve samimiyetsizlikle birlikte bolca parayla …

Devamını OkuEn Büyük Korkun Nedir?

İntikam

Londra’nın intikam tarihi, içi çelik bolero şapkalarıyla hasım tanımayan – biri şemsiyeli bir centilmen, diğeri yüksek sivri topuklu pabuçlarıyla siyah kuşak karate hareketlerini yeni bir düzeye taşıyan bayan, çoğumuzun Tatlı Sert adıyla hiç unutmadığımız o meşhur çift sayesinde yazılmıştır. Bay ve Bayan Steel’in beyaz kasklarını başlarına geçirip motorsikletlerine atladığı günden beri, ellerinde çekiç testere sağı solu terörize etmeye kalkışan çetelere mahallenin huzurunu kaçırma imkanı kalmamıştır. Komşumun Tatlı Sert’i yakından incelemiş, …

Devamını Okuİntikam

Kanlakarışık

Geçen yıl ilk kez bir araya gelen polisiye yazarlarımızın kurduğu Türkiye Polisiye Yazarları Birliği (POYABİR) bir hikaye kitabı hazırlamış. Adı  KANLAKARIŞIK. Çınar Yayınları tarafından 2018 yılının Nisan ayında basılan kitapta 20 polisiye hikaye yer alıyor. Öncelikle kitabın baskı kalitesinin çok iyi olduğunu söyleyeyim. Kapağı, kağıdı,cildi özene bezene yapılmış. Sadece bu bile insanda kitabın sayfalarını çevirip okuma isteği uyandırıyor. Bir kitabı okurken, elde tutmanın verdiği rahatlığın da okuma keyfini artırdığını yeri …

Devamını OkuKanlakarışık

Yaprak Öz’le Röportaj

Polisiye Yazarları Yaprak Öz

Dedektif Dergi okurlarına Merhaba. Bu sayımızda polisiye edebiyatında farklı bir yeri olan Yaprak Öz ile röportajımıza yer vereceğiz. Keyifle okumanız dileğiyle. Yaprak Öz, İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültür ve Edebiyatı Bölümünde öğrenimini tamamladı. Şiirleri ve yazıları, yurtiçi ve yurt dışında birçok gazete ve dergide yayımlandı. Yazarın ilk şiir kitabı ‘’Fırtına Günlüğü’’ 2006’da yayımlandı. İkinci şiir kitabı ‘’Şiirli Müzik Kutusu’’ 2009’da yayımlandı ve Cemal Süreya Başarı Ödülüne layık görüldü. Yaprak Öz, çağdaş …

Devamını OkuYaprak Öz’le Röportaj

Yan Evin Sırrı

Rahmetli babaannem ben küçükken ona derdini anlatmaya gelen arkadaşlarına her zaman bir çare bulmak için çok çaba harcardı ve sır saklamayı çok iyi bilirdi. Bazen rutin işlerinden geri kalırdı, ona “Neden bu kadar uğraşıyorsun babaanne bak insanlar senin işlerini hiç umursamıyor hep kendi dertlerini anlatıyorlar” dediğim zaman bana “ Güzel kızım, bak birazdan akşam olacak ve her evin ışığı yanacak ama nasıl yanacak, kimin de hüzün kimin de acı kimin …

Devamını OkuYan Evin Sırrı