Polisiye Bulmaca – Gece Yolcusu

Gece yolcusu

Ed Frank, verdiği siparişi getiren garson kıza gülümseyerek teşekkür etti. Tepsideki hamburger pek iştah açıcı görünmese de gecenin bu saatinde ve bu berbat yerde bundan daha iyisini bulamayacağını biliyordu. Stockwell’den sonra yol iyice tenhalaşmış, o küçük şehirdeki bir kafeye girip akşam yemeğini yemediği için bin kere pişman olmuştu. Boğazına düşkün biri değildi ama açlığa karşı eskiden beri garip bir tahammülsüzlüğü vardı. İki saat boyunca tek bir konaklama yerine rastlamamak tam …

Devamını OkuPolisiye Bulmaca – Gece Yolcusu

Percule Hoirot Macerası – Bir Ölüm Kalım Meselesi (2)

percule hoirot macerası bir ölüm kalım meselesi

Hikayenin Devamı:     Percule Hoirot, 18.45’de Ruislip Manor istasyonundan Metropolitan trenine binerek Maida Vale’e geri döndü. Arwyn’in hazırladığı akşam yemeğini alelacele yiyip çalışma odasına çekildi. Heyecanlı ve hareketli bir gün geçirmişti. Biraz dinlenmeye ihtiyacı olduğunu hissediyordu. Ama bu sadece vücudu için söz konusuydu. Yoksa kafasının içini istese de tatile çıkaramazdı. O bir anlık sahne hala gözlerinin önündeydi. Adamın yüzü gerçekten de korku filimlerindeki gibiydi. Gerçi sadece sol tarafını görebilmişti …

Devamını OkuPercule Hoirot Macerası – Bir Ölüm Kalım Meselesi (2)

Hapishane Hikayeleri – Baba 2

hapishane hikayeleri baba

Cigarasını yavaşça tablaya bastırdıktan sonra bıyıklarını sıvazladı, ağır ağır doğruldu. O kadar sakindi ki saniyeler sonra bu adamın şiddetli bir fırtına koparacağını kimse tahmin edemezdi. Ben de edememiştim. Usulca yürüdü. Beş adım sonra karşı duvarın dibinde tespihini sallayan Süleyman’ın; sakallı, bağrı açık delikanlının yanına vardı. İşte o andan sonra yaşananlar anormal bir hızla gelişti. Kimse ne olduğunu, nasıl olduğunu anlamamıştı bile. Sakallı eleman, burnu kanlar içinde, yerde kıvranarak bağırıyordu. Baba, …

Devamını OkuHapishane Hikayeleri – Baba 2

Percule Hoirot Macerası – Bir Ölüm Kalım Meselesi (1)

percule hoirot macerası bir ölüm kalım meselesi

Polisiye Yazarları Kulübü’nde yaptığı konuşmanın ertesi günü Percule Hoirot, Maida Vale’deki dairesinde gazetelere göz atıyordu. İrlanda’daki tren kazasında ölenlerin sayısı giderek artmaktaydı. Akdeniz’de bir tekne batmış, yirmi kadar mülteci hayatını kaybetmişti. Kanada’da geçen yılki hipodrom yangınında yaralananlara ve ölenlerin yakınlarına rekor düzeyde bir tazminat ödenecekti. Karayiplerde deprem olmuş, yüz binlerce kişi evsiz kalmıştı. “Bütün bu felaket haberlerini okumak zorunda değilim,” diye mırıldandı Hoirot. “Dünya bu kadar kötü bir yer olamaz. …

Devamını OkuPercule Hoirot Macerası – Bir Ölüm Kalım Meselesi (1)

Tilda ve diğerleri Bölüm 3 – Taşlar yerine oturuyor

Tilda ve digerleri dedektiflik maceraları

A D L İ  T I P  A K R I H A F İ T   K E D E D L   E Z Ö Tabelası da sahibi gibi acayip olan, Suadiye, Hamiyet Yüceses sokağının köşesindeki dedektiflik bürosunda…  “Bu da demek ki 86 karatlık, yaklaşık beş santimetreküp boyutunda ve etrafı 49 adet küçük elmasla bezenmiş olan bu elmas, yine son sahibinde yani Topkapı Sarayı’nda kalmaya devam edecek,” dedi Tilda. …

Devamını OkuTilda ve diğerleri Bölüm 3 – Taşlar yerine oturuyor

Bir Müge Kılıç Polisiyesi – Miss Jade

polisiye hikaye miss jade

Hikaye – Miss Jade Sıcak bir Ağustos sabahıydı. Müge Londra uçağına yetişmek için erkenden kalktı, acele ile kahvaltısını yaptıktan sonra bir taksi çağırdı. Geçen gidişinde uçağa ucu ucuna yetişmişti. Bu sefer gecikmek istemiyordu.. Havaalanına varır varmaz hemen İdil’i aradı. “Canım, havaalanındayım. Şu anda saat 12.30, birazdan uçağa bineceğim. Saat 13.00’de kalkacak. Rötar yok, merak etme.” İdil, mutluluktan havalara uçarak, “Çok sevindim abla,” dedi nefes nefese. “Sen Londra saati ile 14.00 …

Devamını OkuBir Müge Kılıç Polisiyesi – Miss Jade

Sinemada Unutulmaz Kiralık Katiller

The Missouri Breaks sinemada kiralık katiller

Cinayet herkesin kabul edeceği gibi özü itibarı ile bir öldürme olayıdır ve bugüne dek gerek edebiyatta (roman ve hikaye) gerek sinemada yaygın olarak kullanılmış ve kullanılmaktadır. Demek ki öldürme olayı ve dolayısıyla katiller, insanların önemli bir kısmının fazlasıyla ilgisini çekmektedir. Rus ve dünya edebiyatının en önemli romanlarından biri olarak kabul edilen (ki bana göre de öyledir) Dostoyevski’nin ‘Suç  ve Ceza’ sı bir cinayet romanıdır. Ve roman katil Raskolnikov’un incelenmesi üzerine …

Devamını OkuSinemada Unutulmaz Kiralık Katiller

Kadın Seri Katiller – Elizabeth Bathory

Elizabeth Bathory kadın seri katiller

Elizabeth Bathory – KANA SUSAMIŞ KADIN 1609’da, noel zamanında, Macar Kral II. Mathias, Csetjthe şatosuna bir kaç askerini bir olayı araştırmak üzere gönderdi. Dedikodulara göre, bölgede bir kaç genç kız kaçırılmıştı. Askerler görevlerinin zorluklarını çok iyi bilmekteydiler. Çünkü devasa şatonun sahibi, son derece varlıklı ve hatrı sayılır kişilerle çok iyi bağlantıları olan bir kadındı. Macarlar tarafından kahraman ilan edilmiş “Black Hero” (Kara Kahraman) lakaplı savaşçıyla evlendikten sonra, Prensesler ve Krallar, …

Devamını OkuKadın Seri Katiller – Elizabeth Bathory

İstanbul polisiyeleri

istanbul polisiyeleri alper kaya

İstanbul polisiyeleri fikri nasıl doğdu.. Çocukken, Çanakkale’de oturan teyzem vesilesiyle her şubat tatilinde bir haftayı aşkın süre Çanakkale’ye giderdim. Bu şehrin sahafları, inanılmaz hazinelerle doluydu. Tabii o yaşlarda SAS serisini okuyamayacağım için benim payıma “Macera Tüneli Serisi” düşmüştü. Hemen hemen bütün kitaplarını edinmiş, hızlı okuyabilme yetim sayesinde de bir çırpıda bitirmiştim. Bilenler bilir gerçi de, kısa bir özet geçelim. Macera Tüneli, her kitabı farklı temaya sahip bir interaktif seriydi. Hikaye …

Devamını Okuİstanbul polisiyeleri

Ulaş Özkan & Emrah Poyraz Röportajı

ulaş özkan emrah poyrah polisiye yazarları röportaj

Polisiye yazarları  ile yaptığımız röportajları  bu sayımızdan itibaren yayınlamaya başlıyoruz. İlk konuklarımız Ulaş Özkan ve  Emrah Poyraz. İki yazar tarafından yazılan polisiye kitapların sayısı bütün dünyada oldukça azdır. Luis Borges ve Adolfo Bioy Casares, Ellery Queen, Maj Sjöwall ve Per Wahlöö gibi yazarlar hemen ilk akla gelenler. Ulaş Özkan ve Emrah Poyraz da hem ortaklaşa polisiye hikayeler kaleme alıyorlar, hem de birlikte yazıp yayınladıkları Uzunyuva’da Uyanış  adında bir  polisiye romanları var. …

Devamını OkuUlaş Özkan & Emrah Poyraz Röportajı

Hikaye: Yoksul

polisiye hikaye yoksul

Eğilip tertemiz alnına bir öpücük kondurdu. “Üşümüş olmalı” diye düşünerek üzerinde örtülü şilteyi boynuna kadar çekti. Hayatı boyunca çok kişi sevdi Ahmet. Çok sevdi, çok üzüldü… Anası onu hiç üzmedi, tevekkeli boşa değilmiş, en çok onu sevdi. Babasının yokluğunu hiç hissettirmemiş, hem analık hem de babalık etmişti ona anası. Toklumen kasabasının toprak yollarında anasının ardında meraya yapılan yürüyüşlerde terketmişti çocukluğunu. Akranları gibi oyun oynayamamış, babası, Seyfi Çoban’ın vefatından sonra anası …

Devamını OkuHikaye: Yoksul

Jack Unterweger – Travma yazıları

Jack Unterweger

Avusturya’da ve Los Angeles’ta son zamanlarda hayat kadınlarına yönelik artan seri cinayet vakaları, iki tarafın da polis teşkilatlarının dikkatini çekmeyi başarmıştı. Her seferinde kurbanlar tahta sopalar, demir çubuklar veya ağaç dallarıyla cinsel saldırıya uğramış ve iç çamaşırlarıyla boğularak öldürülmüşlerdi. 1974 yılında Margaret Schafer’in sutyeniyle boğularak öldürülmesi ile başlamıştı cinayetler. Hemen akabinde bu olaydan sorumlu olarak “Johann” Jack Unterweger gözaltına alındı. 1950 Avusturya doğumluydu Jack Unterweger. Hapiste bulunduğu süre içinde kendini …

Devamını OkuJack Unterweger – Travma yazıları

İyi Polisiye, Michael Connelly

Michael Connelly polisiyesi

Polisiye Edebiyatın en önemli kollarından biri de ülke polisiyeleridir. Bunu Avrupa Amerika İskandinav polisiyeleri olarak detaylandırabiliriz. Ben hep Avrupa Polisiyelerine yakın olmuşumdur. İskandinav polisiyeleri herkese hitap etmese de bu işin ustası benim için Henning Mankell’dır. Bunun yanında Amerikan Polisiye Edebiyatı herkesin bildiği bir tür. Özellikle filmleri ile evlerimize konuk olan bu türün benim için en sevilen ismi Michael Connelly. Michael Connelly, 1956 doğumlu eski bir gazetecidir. Bu sebepten olsa gerek …

Devamını Okuİyi Polisiye, Michael Connelly

Kitap yorumları: Günay Gafur’dan Kahin

Günay Gafur Kahin

‘’Bonitas non est pessimis esse meliorem. Nullum magnum ingenium sine mixtura dementiae fuit.’’ (1) Tüm dedektif dergi okurlarına Merhaba. Umarım herkesin keyfi yerindedir. Ve artık üçüncü sayımıza ulaştığımıza göre benim  de keyfim gayet yerinde. Ha yukarıdakiler mi? Yok yok, büyü falan yapmadım. Nostradamus’da değilim. Gerçi yaşayacağım şeyleri bilmek isterdim ama bazen neler olacağını önceden bilmemek en iyisidir. Tıpkı Günay Gafur’un gelecekten haberler veren gizemli bir yabancının ölüm kehanetleri ile başlayan …

Devamını OkuKitap yorumları: Günay Gafur’dan Kahin

Kitap yorumları: Gencoy Sümer’den Feneryolu Cinayetleri

Feneryolu Cinayetleri polisiye kitap

Efendim herkeslere kocaman, sıcacık ve güneşli Merhabalar olsun. Şimdi güneşli bir Merhaba dedim ama konumuz cinayet olunca, e işler biraz değişiyor tabii. Polisiye roman okuru için en güneşli an ise katili doğru tespit edebildiği an, bendenizin fikri bu. Romanın sonuna kadar ipuçlarını takip ederek mutlu sona ulaşmak.. Mutlu mu dedim ben az önce? Cinayetin mutlusu değil canım, bilmeceyi çözebilmenin verdiği bir mutluluk, o kadar da değil. Hazır bilmece demişken, son …

Devamını OkuKitap yorumları: Gencoy Sümer’den Feneryolu Cinayetleri

Hortlakların Fecri Bölüm 3

hortlakların fecri bölüm 3

Azap Celal karşısında tüm haşmetiyle dikilmekte olan paşanın gözlerine baktı: “Destur verirsen Polata üzerine varalım paşa hazretleri!” Yahya Paşa eliyle gidebilecekleri anlamda bir işaret yapınca uzanarak paşanın elini öptü. Ardında takımı olduğu halde çıkarken paşanın sesi arkalarından çınladı: “Gazanız mübarek olsun evlatlarım!” Konaktan çıkan Celal ile adamları koşar adım iç kaleye uğrayarak cebecibaşına selam ettiler. İki-üç sadak ok, taşıyabilecekleri miktarda tüfenk cephanesini tedarik eyledikten sonra iç kaleden ayrılıp atlarının olduğu …

Devamını OkuHortlakların Fecri Bölüm 3

Polisiye hikaye: Sabun Kokusu

polisiye hikaye sabun kokusu

İnci gibi dizilmiş harflerin üzerinde tekrar gezindi gözleri. Her kelimesini ezbere bilse de kağıtta yazılanları okumak içinde kalan son insanlık kırıntılarını hayatta tutuyordu. “Yaz gelmese, hep bahar olsak. Hafif esintili, akasya, leylak kokulu, rengarenk bahar çiçekleri ile. Arada yağmur yağsa çisil çisil, sonrasında toprak koksa. Biz biraz huzur bulsak. Sen umudum, ben senin deryan olsam. Seninle biz hep bahar kalsak.” Bir özenle kağıdı katladı. Cüzdanının gözüne koydu. Park halindeki arabasından …

Devamını OkuPolisiye hikaye: Sabun Kokusu

Hikaye: Hasta

hikaye hasta

Göçebe hayatı yaşamaya uygun bir yapım olduğunu düşünüyordum yeni taşındığım evin bahçesini düzenlemeye çalışırken. Amirim cinayete kurban gittiği günden o yana yani iki yılda beş ev değiştirmiştim. Bir atım olsa bir de konup göçtüğüm evler betondan olmasa al sana Göktürklerden Herkül Adnan. Bu yeni evin bahçesi sokağa bakan cephedeydi ve ufacıktı. Bölgesinde böyle bir bahçeyi bulmak bile çok zor oldu. Çevre tamamen sitelerle ve yüksek binalarla çevrelenmişti. Ama beni nefessiz …

Devamını OkuHikaye: Hasta

Dedektif Şemsi Arar | Bu bizim hayatımız

refik halit karay dedektif şemşi arar

Dedektif Şemsi Arar, kurgusal bir karakter. İlk kez 1950 yılında basılan, Refik Halit Karay’ın Bu Bizim Hayatımız adlı romanında ortaya çıktı. En büyük özelliği, tamamen yerli bir dedektif tipi olmasıydı. Polisiyeseverler, 1950 yılında sessiz sedasız bir Türk dedektifle tanıştılar. O güne dek yaratılan yaratılan belki de en sağlam yerli dedektif karakteriydi bu. Tepeden tırnağa Türk’tü bir kere. En ufak bir yabancı katkı yoktu. İçimizden biriydi. Şemsi Arar’dı dedektifimizin adı. Önceleri …

Devamını OkuDedektif Şemsi Arar | Bu bizim hayatımız

221C Sherlock ‘un Komşusuyum

sherlock hakkında bilinmeyenler

SÖZLERİ OLMAYAN ŞARKI – Sherlock Komşum malum soğuk kanlıdır. Tutarlıdır. Güvenilir biridir. Son derece mantıklıdır. Sonra kararlıdır hep. Düşünür. Analiz yapar ve karar verir. Kısacası entellektüel kapasitesini mükemmel kullanır. Duygularıyla hareket ettiği bir an olmamıştır. İradesi Doktor Watson’a zaman zaman onun duygudan mahrum olduğunu düşündürmüştür. Hep mesafelidir. İddialıdır. Onunla kalsa iyi. Çoğu kez apaçık kaba kaçar. İltifat eder ama hiç başkasına ettiğini görmedim hep kendine eder iltifatı. Doktor Watson’ı “öyle …

Devamını Oku221C Sherlock ‘un Komşusuyum