Tilda’nın Seçimi

Previously on Tilda ve Diğerleri: Dedektif Tilda ve arkadaşlarının Londra’da olağanüstü tesadüfler sonucu karşılaştıkları Shula Cohen isimli MI6 ajanına, 57 yıl önce çekilmiş bir fotoğraftaki sandığı bulma görevi verilmişti. Sandık bu, ağzı yok, dili yok nasıl konuşacaktı? Biraz araştırma yapınca, sandığın özel yapım olduğu ortaya çıktı. Fotoğraftaki kişilerden biri Tilda’nın asistanı Mehmet Cinozoğlu’nun Şırnak’ın Yağlıca köyünde yaşayan dedesi, diğeri de MI6 ajanı Shula Cohen’in merhum anneannesi olduğu için işbirliği yaparak …

Devamını OkuTilda’nın Seçimi

Postacı

Kulak zarıma tecavüz edercesine patlayan silahın sesini işittiğimde aydınlanan zihnim, küflü ekmek kokan ortamın rutubetini bastırırcasına genzimi yakan barut ve kulaklarımdaki çınlamanın yerini alan metal hışırtısı yanında insan sesi… Aralanan göz kapaklarımın beynime ilettiği görüntülerde yere kapaklanan birileri var. Metalik hışırtı bileklerine bağlanan zincirlerden geliyor. Bir de daha evvel yere serilmiş iki kişiye ait görüntü… Ölü iki kişi… Öldürülmüş, kafalarından vurulmuş iki kişi… Siyah betonun üzerinde bir toplu tabanca ve …

Devamını OkuPostacı

Gerbera

Hava kararmak üzereydi. Çiçekçinin önüne park ettik aracımızı. Olay Yeri İnceleme Şubesi’nin elemanları işlerini bitirmişler, çantalarını minibüse yerleştirmekle meşguldüler. Bir yanı emlakçı, diğer yanı butik olan dükkana adım attığımızda, çiçek kokusundan önce kan kokusu çarptı burnumuza. Mekanın orta yerinde, takım elbiseli bir adam yatıyordu. Göğsünden iki kez vurulmuştu. Bir diğer kurşun ise sol gözünün altından girmişti. Göğüs cebinde bordo bir mendil olan lacivert takım elbisesi ‘pahalıyım ben’ diye bas bas …

Devamını OkuGerbera

Taş Devri’nde Sevişmek

Kaç yaşındayım bilmiyorum. Doğarken orada değildim sanırım. Nasıl doğduğum konusunda bir fikrim de yok. Hatırladığım ilk görüntü bir mağaranın içinde altı kadar mahlûk oluşumuzdu. Günler ilerledikçe altı kişilik mahlûktan dördümüz dağıldık. Sadece koca adam ve koca kadın kaldı benim çıktığımda. Bir daha görüşülmedi. Azı dişlerim dökülmeden önce yerleştim buraya. Çevrede az mağara var ve iyi mahlûklar yaşıyor. Üç mağara ötede oturan sitemizin yöneticisi Celal Çavuş’un kızı Necla’ya âşık olmasaydım belki …

Devamını OkuTaş Devri’nde Sevişmek

Kurban

Bulunduğum odada gözlerimi açtığımda, bilincimin hala uyuyor olduğunu, gözümün önünde beliren kabusun parçasının çanlı oluşundan anlamam uzun sürmedi. Karanlık bir odada ellerim duvara zincirlenmiş ama ben sanki ne olacağını biliyormuş gibi kıpırdamadan bekliyordum. Yanımdan geçen ve bana tüyleri ile dokunan hayvan bile bu sakinliğimi bozamamıştı. Oysa ki hiç bir tüylü hayvana dokunamam ben. Burada korkmam veya bağırmam için tutulmadığımı biliyordum. Bu bilinç ile hiç sesimi çıkarmadan kıpırtısız bir halde dizlerimin …

Devamını OkuKurban

Onu Biz Öldürdük

Bak ölümü gör, şimdi sana anlatacaklarımı kimseye anlatma.  Biliyorsun, şu hayatta senden daha fazla güvendiğim kimsem yok. Benim için kalkıp ta Norveç’ten geldin ya, haksız mıyım sana kıymetlimsin demekte. Onu biz öldürdük aslında, bunu senden başkasına nasıl anlatabilirim ki! Bana öyle bakma! Her şeyi anlatacağım. Sema ile tanışmamızdan cinayeti nasıl planladığımıza varıncaya dek her şeyi ama kafam çok karışık, tüm olaylar birbirine girmiş gibi, sakinleştiricilerden sanırım. Birkaç hafta önceye kadar …

Devamını OkuOnu Biz Öldürdük

En Büyük Korkun Nedir?

Okurlarımızdan gelen hikâyeleri yayınlamaya devam ediyoruz. Bu sayımızda değerli okurumuz Burak Demir’in gönderdiği hikâyeye yer verdik. Beğenerek okumanızı dileriz. Selim arabasının arka koltuğuna yaslanmış, gözlerini kapamış, düşünüyordu. Dün gece evine biri girmişti. Uyanmış, sesini duymuş ama içeri gireni görememişti. İşin garibi, para, değerli antika eşyalar, pahalı saatlerle dolu evden hiçbir şey çalınmamıştı. Zenginlerin yaşadığı, bol kodamanlı bir sitede yaşıyordu. Bu insanlar yaşadıkları yerlere kendini beğenmişlik ve samimiyetsizlikle birlikte bolca parayla …

Devamını OkuEn Büyük Korkun Nedir?

KIYAMET

Üç Gün Sonra… Asırlar gibi gelen üç günün ardından akşam saatlerinde koğuşun büyük demir kapısı gıcırtıyla açıldı. Gardiyan Hayrettin ve yanında getirdiği temiz yüzlü, yaşlıca bir adam belirdi. O dakikaya kadar ne Baba’yla ne de Profesör’le tek kelime konuşmuştum. Yatağımın altında duran siyah yılanın varlığından ve kopacak olan kıyametten başka hiçbir şey düşünmemiştim. Uykularım da yılanlar ve şeytanlarla dolu kâbuslar yüzünden bölünüp durmuştu. İşte şimdi uykusuz gecelerimin, kâbuslarımın ve sorularımın …

Devamını OkuKIYAMET

APARTMAN

Komiserimin evinin kocaman bir balkonu var. Balkon dediğimde kızıyor, “Teras ulan burası andaval, hangi balkonda böyle ağaç gördün sen?” diyor. Haklı. Balkon değil orman sanki. Adını bile bilmediğim türlü ağaç var orada. Her yanını da açılır kapanır cam yaptırmış. Bir de (nereden gördüyse artık) şu yeni çıkan doğalgazlı sobalardan alıp camların önlerine birer tane koymuş.  Soğuk havalarda bile sıcacık oturuyoruz. Bitkilerin tam ortasına demir ferforje ayaklı geniş bir masa yerleştirmiş. …

Devamını OkuAPARTMAN

İKİ MESSİ BİR İPTE OYNAMAZ

On beş-on altı yaşlarındaydı. Kaldırımda yatıyordu. Parçalanmış kafasından akan kanlar, iki gün önce yağan kardan arta kalanları kırmızıya boyamıştı. “Hah,” dedi Olay Yeri İnceleme Şubesi’nden Oktay Komiser, “biz de sizi bekliyorduk.” Delikanlının cansız bedeninin yanına çömelen Amirim, “Kötü dağıtmışlar kafasını çocuğun,” dedi. “Cinayet silahını bulabildik mi?” “Beyzbol sopası,” diye cevap verdi Oktay Komiser. “Yüz metre ötede bir evin bahçesine atmışlar.” “Sol dizinden de darbe almış sanki,” dedi Amirim. “Adli Tabip …

Devamını OkuİKİ MESSİ BİR İPTE OYNAMAZ

AHMAK YARASI (BENİ TEK ÇEK)

Yaz mevsiminin boğucu sıcağı, İstanbul’un nemli havası ile akşamları da çekilmez bir hal alıyordu. Yapış yapış tenler, terden dolayı kıyafetlerde oluşan beyaz lekeler… Emre, yazdan nefret ediyordu. Meslek içi eğitim gereği, Antalya’da lüks bir otelde “Cinayet ve Toplum” konulu konferansta, eğitmen olarak görevlendirilmişti Efe. Emre’nin büroya atanması, kariyerinde bir sekte yaşatmamıştı genç memura. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü bünyesindeki başarıları, Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı tarafından fark edilmiş ve ülke …

Devamını OkuAHMAK YARASI (BENİ TEK ÇEK)

SANDIKTAN NE ÇIKACAK?

Previously on Tilda ve Diğerleri: Tilda ve arkadaşlarının bir önceki macerasında neler oldu? Neler olmadı ki? Dedektifimiz Tilda ve arkadaşları Londra’yı birbirine kattılar. Tilda’nın asistanı Mehmet Cinozoğlu ve polis arkadaşı Komiser Okan, Heathrow Havaalanı’nda bir İngiliz vatandaşına sözle saldırı ve darp suçundan gözaltına alındılar. Suadiye Hamiyet Yüceses Sokağı’nın köşesindeki dedektiflik bürosunun resmi kedisi Basti, Londra’ya ayak basar basmaz, İngiltere başbakanının resmi konutuna girdi. Tilda’nın makyöz arkadaşı Tijen Hanım’ın himayesindeki Basti, konutun …

Devamını OkuSANDIKTAN NE ÇIKACAK?