Yeni SayıÇıktı!

Merhaba polisiyeseverler. Yeni sayı çıktı! Şimdi okuyabilirsiniz.

Yeni Sayı Çıktı! - Hikaye

GÖKYÜZÜNDEKİ AYAKİZİ

Çeviren: Gencoy Sümer John Dickson Carr (1906–1977), Amerika'nın en üretken ve yaratıcı polisiye yazarlarından biri olarak kabul edilir. "Kilitli oda" (locked room) gizemlerinin tartışmasız ustası...

BİR GARİP YOK OLUŞ

"İstemem ulan!" diye bağırdı Haydar abi, ona bağırmak denirse tabii. "Kaçakçılık şubenin gözü üstümde zaten," diye devam etti. Etti etmesine ya, bir süre ardını...

AKSAK TİMUR/3. MACERA: ŞUBAT SOĞUĞU

Bilgisayarımı yeni açmış, takip ettiğim gazetenin internet sayfasına yeni tıklamıştım kapıdan girdiğinde. Şehrin puslu, geniz yakan kömür kokulu sabahlarından biriydi. Klima anca ısıtmaya başlamıştı...

KIRMIZI DEFTER

-I- Kayıp Ben, Cinayet Büro Başkomiseri Rıfat Alagöz. Otuz yıllık meslek hayatım boyunca öğrendiğim en önemli şeylerden biri şu olmuştur: Bir insanın kaybolması, ölmesinden daha tehlikelidir. Ölüler...

VAMPİR-KÖYLÜ: SON OYUN

“Her cinnet bir cinayettir” Bora, iki av köpeğinin yaralı bir geyiği sıkıştırdığı tabloyu izliyordu. Hava kararmış, yağmur çiselemeye başlamıştı. Damlalar konağın ahşap çatısına vurdukça içeride...

ŞAHİNLER TEKKESİ CİNAYETİ

Temmuz 2006’da bir ikindi vakti, Fatih Çatladıkapı’daki sur dibinde parçalara ayrılmış ve bavula yerleştirilmiş bir ceset bulundu. Bu ceset Zeytinburnu’nda yerleşik Şahinler Tekkesi Şeyhine...

KANLI KAR

Çetin bir kış havası Daskazan’ı çepeçevre sarmıştı. Kar, Dartma Dağı’nın civarındaki köy ve kasabaların üzerini beyaz bir yorgan misali örtmüştü. Heybetli Kazdak Nehri coşmuş;...

MOR DÜĞÜM

Sabahın körüydü. Parkın demir kapısı yarı aralıktı, içeriden gelen rutubetli soğuk sokağa ağır ağır yayılıyordu. Çimenlerin üzerinde ince bir kırağı tabakası vardı; adım attıkça...

MANTO

Aylin haftalardır çıkamadığı sokağa bakarak, “Hadi ağlama artık küçük kızım, babayı uyandıracaksın. Bak şu kediye, nasıl da çöp bidonuna atladı,” diye fısıldadı kucağında salladığı...

HİKÂYENİN SONU

Ofiste uzun zamandır hazırlandığım sunum için son tekrarları yapıyordum. Cep telefonum ısrarla titredi. Tanımadığım bir numara. Firma sahipleri koridorun başında, başımla selamladım uzaktan. Cep...

ARMUT BAHÇESİ

İşçi kadınlar, ilk sıradan itibaren ikişer ikişer karşılıklı dağıldı. Toplama kovaları kollara takıldı. Armut bahçemizde hasat başlamıştı. Biraz geri çekilip kadınları izlemeye koyuldum. Her...

KÜÇÜREK ÖYKÜLER

61. sayımızdan itibaren yayımlamaya başladığımız ‘Küçürek Öyküler’ sayfamız çok ilgi gördü. Bölüme gösterilen bu ilgi ve gelen öykülerin başarısı bizi çok mutlu etti. Umarız...

KIYIDAKİ DÜŞMAN

Güneş eğilmiş, gölgeler denize doğru uzuyordu. Isınmaya başlayan biradan koca bir yudum aldım, maviliğe uzanan iskeleye, daha ötelerde ağır ağır dönen rüzgârgüllerine baktım. Uykum...

EDWARD HOCH’TEN BİR ÖYKÜ: SEKİZGEN ODA VAKASI

Çeviren: Gencoy Sümer İkinci kez zil çaldığında kapıyı yaşlı Dr. Sam Hawthorne açtı ve sert öğle güneşinden gözlerini kırpıştırarak dışarı baktı. Elli yıldır görüşmedikleri hâlde,...

FERMUAR

Temmuz sonuydu. Akşam vaktinde rüzgâr sertleşmeye başladı. Yağmur, asfalttaki kum tanecikleriyle çamurlaşırken oyuklara dolan suyun seviyesi yavaş yavaş artıyordu. Karanlık bastıkça binanın bulunduğu sokağa...

MODA’DA CİNAYET

Lambaların hiçbirinin çalışmadığı, binaların kentsel dönüşümü beklediği sokaklar bomboştu. Gecenin karanlığı çökmüşken etraf açık restoran ve kafelerin dışarıya verdiği cılız ışıkla pek aydınlanamıyordu. Milenyum...

NİZAM

Sabahları gri sis şehri yutar. Alarm çalar. Yataktan kalkar. Ayakları soğuk betona basar. Terliklerini arar, bulamaz. Mutfak tezgâhına yönelir. Çaydanlığın altını yakar. Kibritin sülfür...

KÜÇÜREK ÖYKÜLER

Her sayı yeni bir iz sürerek açıyoruz sayfalarımızı. Kimi zaman karanlık bir sokak lambasının titrek ışığından sızan bir gölge, kimi zaman masum görünen bir...

OKURLARDAN KÜÇÜREK ÖYKÜLER

DEŞİFRE EKİN TOPRAK ERTUĞRAL Profesör Osman Yücel; Prag uçağından iner inmez dekanın şoförü tarafından karşılanmış, eski model bir beyaz Skoda’yla  Karl Üniversitesi’ne gelmişti. Yerine görevlendirildiği sanat...

SORGU

Akşam ezanı okundu, Karanlıkçöktü. Bakkalın göbeğinden peynir bulaşmış bıçağı çektim. Planlı değildi. Kanlı peynir gördünüz mü hiç? İlk darbede gözlerindeki o şaşkınlık. Korkmadım.Paniklemedim. Birkaç hamle yetti. “Ah!” dedi. Sonra bir hırıltı duyuldu. Susturmak için Dört...

—…   ..   . —…   .   —.—   .  —..   ..   —.—[1]

“Doğru yolda olduğumuzdan emin misin?” diye sordu etrafına bakan Amirim. Eskişehir istikametine giden ana yoldan sola dönünce kendimizi buğday tarlalarının arasından geçen bozuk, toprak bir...

KIRMIZI BALIK CİNAYETİ*

Bu bir Altın Çağ polisiyesi parodisidir. “Demek kapı zorlanmamış?” dedi Dedektif. Genç yardımcısı bakışlarını yerdeki ölüden ayırmadan yanıtladı, “Katil, tanıdığı yahut beklediği biri olmalı.” Gece boyu esip...

CEYDA’NIN ERKEKLERİ

Kadın yavaş hareketlerle aynanın önünde makyajını sildi. İşlettiği güzellik salonundan geç ayrılmak zorunda kalmıştı. Hep o salak Tarık yüzünden. Sünepe herif! Kaç defa söylemişti...

BEŞE DÖRT SOKAĞI

“Yazgı değişebilir ama kendi niteliğimiz hiçbir zaman değişmez.” ARTHUR SCHOPENHAUER Değişim, yavaş gerçekleşen bir devrimdir ve değişime ayak uyduran evrimleşir. Evrimleştikçe insan, değişimin bağıntısı olur. Fakat...

YAPBOZ ADAM

1938'de doğan Amerikalı bilimkurgu yazarı Larry Niven yazarlık kariyerine 1964'te yazdığı “The Coldest Place” öyküsü ile başlamıştır. Birçok romanı ve kısa hikâyesi bulunan yazar aynı zamanda...

KAYIP ARANMIYOR

1 Üst katlardan silkilen bir yatak örtüsü parmaklardan kurtulup çamurlu suya düşerken kadının çığlığını da peşinden sürüklüyor. Yerde yiyecek arayan guguk kuşları korkuyla havalanıyor. Bir...

FASARYA MAHALLESİ

Televizyonda Ziraat Bankası’nın reklamı dönüyordu. Firdevs’in eli bir türlü ocaktaki çaydanlığa uzanmadı. Suyun fokurtusu evin sessizliğini parçalayacak kadar güçlüydü. Ama o duymadı. Başını eğmiş,...

OKURLARDAN KÜÇÜREK ÖYKÜLER

Her sayı yeni bir iz sürerek açıyoruz sayfalarımızı. Kimi zaman karanlık bir sokak lambasının titrek ışığından sızan bir gölge, kimi zaman masum görünen bir...

KÜL

Okuduğum itiraflar içimi parçaladı. Düşündüm, insanlar bunu neden yapar diye. Hem kötü şeyler yapacaksınız hem de bunu âleme ilan edeceksiniz. Bu sayfayı açtığımdan beri...

OZAN ILGIN 29: METASTAZ

Tek kolumla adamın boğazına sıkıca sarıldım. Boştaki elimde bir karambit vardı. O kadar keskindi ki ben aleti adamın boğazına değdirir değdirmez boynundan ince ince...

TAŞIN SIRRI: İSHAKPAŞA’NIN BEKÇİSİ

Sessiz bir akşamdı. Bahçedeki sardunyaların kokusu havayı dolduruyordu. Bir esinti yüzümü usulca okşarken, televizyonda beliren bir sahne bütün dikkatimi anında üzerine çekti. Hafızamın yaşlı...

TEKNE EV MESELESİ

Çeviren: Gencoy Sümer 1929 yazıydı… Bir bakıma bir dönemin sonu sayılabilirdi, çünkü o yazdan sonra ülke bir daha eskisi gibi olmadı. Ekim ayında borsa çöktü ve...

HÜSEYİN’İN ALTINLARI

Tüfekçi Hüseyin’in son karısı Alma’nın nikâhta takılan altınlarla kaçtığı haberi kahveye bomba gibi düştü. Oyuncakçı İsmail “Gördün mü bak,” dedi çayını hırsla karıştırırken. “Bu...

KANARYA SOKAK’TA AKŞAM VAKTİ

“Karayolunda doğuya doğru giderken … yazan yan yola dikkat etmek gerekir. Yoksa çarpılmış, harflerden kalan yerlere kalın kalemlerle ayıp sözler yazılmış tabelayı göremezsin. Yolunu...

HİKAYEMİ MURAT MENTEŞ YAZMADI

‘‘Aşk üçgeni ‘seveni sevmeme’ ilkesiyle hareket eden üç salağın oluşturduğu geometrik osuruktur.’’ MURAT MENTEŞ Bölüm Bir: Tabutta Amuda Kalkılmaz ‘‘Aşk, bedeli ödenir fakat satın alınmaz.’’ MURAT MENTEŞ Hass… bunun...

OZAN ILGIN 28: İSTİLA

Sultanat Eyalet-Şehri’m içinden nehir geçen tüm başkentler gibi eşsizdi. Ama artık ben, Tangsuk Ozan Ilgın, Sultanat Şehri Özel Kuvvetler-SSOK polisi, bu şehirde nefes alamıyordum....

ÇAPKIN AVCI

TÜRKÇEYE KAZANDIRAN: Benan Eres YAZAR HAKKINDA Richard Horatio Edgar Wallace, İngiliz romancı ve tiyatro yazarıdır. Bir artistin çocuğu olarak Greenwich, Birleşik Krallık, 1 Nisan 1875’te doğdu....

ARZU

Arzu yalnızca sevilmek istiyordu. Çok şey miydi istediği? Çoktu herhalde! Babası bile sevmemişti, sevse kendisinden on altı yaş büyük bir adamla evlendirir miydi? Sevgisizlik...

MEKTUP

“İyi geceler Komiserim,” dedi Mert. Elinde tuttuğu karton bardaktan mis gibi çay kokusu geliyordu. “Sana da,” diye cevap verdi, sıcaklığına aldırmadan koca bir yudum içti...

RÜZGÂR SÖYLÜYOR ŞİMDİ O YERLERDE BİZİM ESKİ ŞARKIMIZI

Çok değil on yıl geri gidebilseydin… Ardına dek açık balkon kapısıyla mehtabı kucaklamak için bekleyen bağrı yanık bir delikanlı(!) olmazdı şimdi bu ev. İçine giren...