Femme Fatale

Femma Fatale Arkin Gelişin
Paylaş:

‘Femme Fatale’, ilişkiye girdiği erkeklere sonunda büyük sıkıntılar yaşatan, çekici ve baştan çıkarıcı kadın anlamına gelir. Fransızcada ‘Felakete Neden Olan Kadın’ anlamına gelmektedir. Edebiyatta, sinemada ve güncel olayların aktarımında, genelde cinsel açıdan tatmin olmaz azgın bir kadın olarak tasvir edilmektedir. Birçok cinayet vakasında, çekici olan kadınların katil tiplemelerini de tarif etmektedir. Amerika’da yaşanan bir olayda güneyli üç kadın ‘Sisters in Black (Siyahlar içindeki kadınlar)’ olarak anılacaklardı. Bu üç kadın, akrabalarını …

Devamını OkuFemme Fatale

Paylaş:

Baba-4 : “Ben Şeytan Değilim”

Paylaş:

Onca şahide rağmen gözlerin görmediği, kulakların duymadığı, acının kalplere, geçmiş ve geleceğinse zihnin karanlık mağarasına gömüldüğü anlar vardır. Kimsenin hatırlamak istemediği, bulanık anlar… Akışın durduğu zaman boşlukları… Sır deriz bu anlara. Ve iki kişiden fazla ise bu görülmeyenlerin şahidi, sır lanete dönüşür. Bilenleri sonsuza dek susturacak, yeniden yalnız, yapayalnız kalacaktır. Bilen kimse kalmadığında lanet toprağa gömülür ve adı yeniden sır olur. Ta ki biri onu gömüldüğü yerden kazıp çıkarana dek… …

Devamını OkuBaba-4 : “Ben Şeytan Değilim”

Paylaş:

Hikaye – Eşik

Paylaş:

Üşüyorum burada. Şıp şıp kafama damlayan yağmur suları da cabası. Şu Handan Hanımlar da bir şilte yaptıramadılar dama. Yahu hadi benim gibi beton parçasını düşünmüyorsun bari çoluk çombalağını düşün. Koştur koştur evden çıkacaklarken yağmur suyu gösterse hainliğini de kayıverse yavrucaklar. Hoş beni düşünmemen de hayırsızlık. Ne olsa; sen daha el kadarken, rahmetli babam elleriyle düz betondan oydu da basamak yaptı beni, siz minnacık ayaklarınızla zorlanmadan eve giresiniz diye. Ah ne …

Devamını OkuHikaye – Eşik

Paylaş:

Hikaye – Küçük Sır

Polisiye Hikaye Küçük Sır Nurhan Işkın
Paylaş:

Komiser Ahmet arazide yatan genç kızın yanına ürkerek yaklaştı. Eline doğan bu kız çocuğu hayatının baharında vahşice öldürülmüştü. Küçük kasabalarında böylesi bir vahşete daha önce hiç şahit olmamıştı. Kızın beyaz elbisesi ay ışığında bile kendini kanından kırmızıya boyanmış olarak duruyordu. Otogara yakın bu boş arazide hiç mi kimse onun çığlıklarını duymamıştı? Ağustos ayının son günlerini yaşadıkları bu günlerde kasabaları oldukça kalabalıktı. Genç kıza yaklaştı. Duygularını kontrol etmekte zorlanıyordu. Elindeki feneri …

Devamını OkuHikaye – Küçük Sır

Paylaş:

Hikaye-Sokak Hayvanları İçin Mama

Polisiye Hikaye Sokak Hayvanları İçin Mama Ayse Erbulak
Paylaş:

Silivri taraflarında zengin insanların oturduğu oldukça lüks bir yazlık siteydi. Yaklaşık yirmi beş adet kendi özel bahçeleri ve içinde özel havuzları olan iki buçuk katlı, beş odalı villalar vardı. Bahçe çitleri yüksek ağaçlardan oluştuğu için hiç bir villa diğerini görmüyordu. Kimsenin kimseyi fazla tanımadığı, bazı sakinlerinin yıllardır oturduğu, bazı villaların da haftalık, aylık, sezonluk kiraya verildiği bu lüks site deniz kıyısında konuşlanmıştı. Dört kadın ve üç erkek, araçtan teker teker …

Devamını OkuHikaye-Sokak Hayvanları İçin Mama

Paylaş:

Hikaye – Suç Ortakları

Polisiye Hikaye Suç Ortakları Yunus Emre Eroğlu
Paylaş:

Şubat ayı, bu sene sevgililere kıyak yapmamıştı. Yoğun kar yağışlı ve kutup soğukları ile geçen Ocak, tüm sağanakları adeta Şubat’a saklamıştı. Ayın on dördünde, tam da sevgililer gününün ortasında başlayan yağmur, aralıksız devam ediyordu. Yağmur romantizminin popüler olduğu, bu sene için söylenemezdi. Ekibin romantik erkeği Efe, karısı Hilal ile birlikte evliliklerinin ilk sevgililer gününü geçirmek üzere Ağva’da bir otel rezervasyonu yaptırdıysa da hava muhalefeti nedeni ile güzergâhını Maltepe’ye çevirmişti.  Burak …

Devamını OkuHikaye – Suç Ortakları

Paylaş:

Hikaye – Kimerik

Hikaye Kimerik Reha Avkıran
Paylaş:

Halının üzerinde yüzüstü yatıyordu genç kadın. “Kurşun sağ şakağından girip soldan çıkmış,” dedi Adli Tabip. “Namlu kafaya dayanarak ateş edilmiş. Vurma halkası ve deri yüzeyinde barut artığı açıkça görülüyor.”   *** “Birkaç gün önce tartışmıştık,” dedi maktulün nişanlısı Bora Gökcan. “İki gündür annesinin evinde kalıyordu. Sabah aradı, konuşmak istediğini söyledi.” Yirmili yaşlarının sonlarında, fit, jilet gibi giyinip kaşlarını aldıran tiplerdendi Bora. Oturduğu kanepenin önünde duran orta sehpasındaki su bardağında uzandı. …

Devamını OkuHikaye – Kimerik

Paylaş:

Tilda Ve Diğerleri – 7 :Aşk, Müzik, Yalnızlık

AŞK, MÜZİK, YALNIZLIK
Paylaş:

  Dikkat! Bu hikaye 18 yaşından küçükler için uygunsuz bilgi ve kelimeler içerebilir.   Previously on Tilda ve Diğerleri: Sol gözü morarmış, kaşı ve dudağı patlamıştı. Anlaşılan Mehmet, İngiltere’de kaldıkları 22 saat boyunca Haiti tarihini yalayıp yutmaktan başka işler de karıştırmıştı. İstanbul Gaziosmanpaşa’da Haitili üç anne ve üç bebeği ölü bulunmuştu. Komiser Okan, Dedektif Tilda ve asistanı Mehmet bu cinayetlerin failini takip amaçlı İstanbul’dan Haiti’ye kadar uzun bir yolculuk yapmışlardı. Haiti’de …

Devamını OkuTilda Ve Diğerleri – 7 :Aşk, Müzik, Yalnızlık

Paylaş:

Hikaye – Marangozhane

Paylaş:

Marangozluğa on yaşında okul tatillerinde babasının yanında çeyiz sandığı yaparak başlayan Murat Usta, babasını erken yaşta kaybedince bu işe zorunlu olarak girmişti. Henüz otuzlu yaşlarının ortasındaydı. Sebze-meyve hallerine kasa yaparak para kazanıp sanayide bu dükkânı açabilmişti. Ekseriya kapı işleri yapsa da elinden mobilyacılık da gelirdi. Halk arasında marangozluk ile mobilyacılık aynı olarak bilinse de ikisinin arasında kıldan ince bir fark vardır aslında. Mobilyacı daha çok dekorasyon işlerinde ustalaşmıştır. Dolayısıyla, ikisi …

Devamını OkuHikaye – Marangozhane

Paylaş:

Hikaye – Bir Bakışın Yetti

Paylaş:

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) geçtiğimiz 2017 yılının yaz aylarında yapmış olduğu açıklamaya kendi adıma katılmıyorum. Şunu belirtmeliyim ki en azından tebessüm etmemi sağladılar. Her ne kadar eşimle bunun için tartışmama sebep olsa da yine de bazı kesimleri mutlu edebilir. Açıklamaları şöyle, “18 – 65 yaş arasındaki insanlar artık genç sayılacakmış.” Hey gidi Kara Atıf düşündüğün şeylere bak. Birkaç yıl öncesine kadar ceset nerede bana ne anlatıyor, katili yakalayabilecek miyim diye …

Devamını OkuHikaye – Bir Bakışın Yetti

Paylaş:

Hikaye – Sessiz İtiraf

Paylaş:

Hızla turnikelerin üstünden atladı, koşarak merdivenlerden indi ve kapıları tam kapanırken, son bir gayretle vagona girebildi. Nefes nefese kalmıştı. Tren hareket etti. Yavaş yavaş kendine gelmeye başladı. Kalbi hala deli gibi atıyordu. Sakinleşmeye çalıştı. Yaşadığı son bir saati düşündü. Arkadaşlarıyla birlikteydi.  Eğleniyordu. Telefonuna bir mesaj geldi: “Hatırla” Numaraya baktı. Tanımıyordu. Soru işareti gönderdi. Cevap geldi: “Hatırla” “Kimsin?” diye cevapladı mesajı yine cevap geldi: “Hatırla” Numarayı aradı. Böyle bir numara olmadığı anonsunu duydu. Telefonu kapattı. Bir anda sayısız bildirim sesi geldi. Telefonu eline aldı. Aynı …

Devamını OkuHikaye – Sessiz İtiraf

Paylaş:

Polisiye Roman Tefrikası – Satırlar Arasında – 4

Polisiye Roman Tefrikası - Suleyman baş
Paylaş:

4.Bölüm (30 Aralık 1973 pazar) Ertesi gün geceleyin üzerime kâbus gibi çöken düşüncelerimin gün ağarınca birden bir hayal bulutu gibi yok olduğunu fark ettim. Gece boyunca içimde büyüyen sıkıntı yerini sükûnete bırakmıştı. Mithat da gece boyunca mesele üzerine kafa patlatmaktan doğru dürüst uyku uyuyamadığını itiraf etti. “Bizim sorunumuz ne biliyor musun?” dedi kahvaltı esnasında çayını yudumlarken. “Çok detaylı düşünüyoruz. Adam muhtemelen bu numaraları çok basit bir şekilde başardı. Tıpkı sihirbazların …

Devamını OkuPolisiye Roman Tefrikası – Satırlar Arasında – 4

Paylaş:

KİM ÖLMELİ?

Kim Ölmeli
Paylaş:

“On, dokuz, sekiz, yedi… Geri sayım, kutlama kucaklaşmaları, uçuşan konfetiler, sarmaş dolaş izlenen havai fişek gösterisi… Ne sahteydi, ne sahtesiniz. Bunca yılı birbirimize, herkese zehir etmek için bunca uğraştıktan sonra hala kucaklaşabilecek kadar sahteyiz. Kendi cennet ve cehennemimizi, seçimlerimizle yüreğimizde taşıyor olmalıyız, diye düşünürdüm bazen.  Ama bazılarınızı ben seçmemiştim ki! Bugün buraya, sevgili anne ve babamın evine, bu aptal yılbaşı eğlencesine sizin için geldim. Ellerinizle cehenneme çevirdiğiniz cennetimi size göstermek …

Devamını OkuKİM ÖLMELİ?

Paylaş:

ON İKİ ÇEYREK

On İki Çeyrek
Paylaş:

31 Aralık 2016 sabahı aynı mahallede bulunan dört ayrı evin kapısı aynı zamanlarda çaldı. Kapıların önünde, küçük bir çocuğun içine sığabileceği büyüklükte, özenle paketlenmiş hediye kutuları vardı. Kutunun üzerinde birer isim ve hepsinin yanında aynı not bulunuyordu. “Gece on ikiyi vurmadan kutuyu aç.” Bu hediye kutusunun geldiği evlerden ilki dört kişilik bir çekirdek ailenin eviydi ve kutunun üzerindeki isim evin annesine aitti. Kapıyı kendisi açmış olan anne notu okumadan önce …

Devamını OkuON İKİ ÇEYREK

Paylaş:

TİLDA VE DİĞERLERİ 6: UÇAN KUŞ

Uçan Kuş
Paylaş:

Previously on Tilda ve Diğerleri: “Çocukken masaldaki çikolatadan evi olan kötü cadının sizi pişirip yeme ihtimali hiç aklınıza gelmez miydi? Ya da kırmızı başlık giyince bir kurt tarafından yutulabilme riski taşıdığınız?” diye atıldı Tilda. Gülerek devam etti: “Çocukken annelerinden bu korkunç masalları dinlemiş olanların seri katil olma ihtimalleri daha yüksek herhalde!” “Bence,” diye sakinlikle cevap verdi Tijen Hanım, “Çocukken annesinin ne kadar ürkütücü olsa da masal anlattığı çocuk değil, anlatmadığı …

Devamını OkuTİLDA VE DİĞERLERİ 6: UÇAN KUŞ

Paylaş:

ÖLÜM BESTESİ

Lanetli Beste
Paylaş:

Arkasından yaklaşıp elindeki sopayla yere serdiği adamın hemen üzerine atılmış, boğazına yapışmıştı gecenin karanlığında. Aylardır, ona kabus yaşatan bu adamı arıyordu; Bodrum kazan, o kepçe.. Uzun bir süre takip ettikten sonra tenha ve karanlık bir köşede sinsice yaklaşıp elindeki demir sopayı hiç acımadan vurdu kafasına tüm gücüyle. Yere düşen adam, “gık” bile demedi. Yüzünü döndüğünde ise, kapşonunun altından, yine seçememişti suratını o karanlıkta.  Acımasızca boğazını sıkarken, altındaki herifin çırpınıp mücadele …

Devamını OkuÖLÜM BESTESİ

Paylaş:

BİR YILBAŞI POLİSİYESİ – KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR

BİR YILBAŞI POLİSİYESİ - KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR
Paylaş:

  Mesih, kendisine artık ihtiyaç kalmadığı zaman gelecektir; ortaya çıkışının ertesi günü gelecektir; o, son gün değil, en son gelecektir. -Franz Kafka-   Birkaç saat sonra yeni yıl kutlanacaktı. Yeni bir yıla girecektik, yeni umutların yeşerdiği, pırıltılı ışıltılı gıcır gıcır bir yıl olacaktı. Tabii şu yerde yatan zavallı kurban için değil. O eski yılda kalmıştı, kirlenmişlik ve kan kokuyordu. Parfüm kokması gereken, şimdi ters bir açıyla duran o güzelim boynu …

Devamını OkuBİR YILBAŞI POLİSİYESİ – KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR

Paylaş:

MÜGE KILIÇ POLİSİYESİ: KRİSTAL YILDIZ

Kristal Yıldız
Paylaş:

Müge, sallanan sandalyesinde oturmuş ağır ağır sallanırken bir yandan da pencereden karın yağışını izliyordu. Kar, tıpkı meleklerin kanatlarından düşen tüyler gibi sessiz ve hafif nazlanarak süzülüyordu gökyüzünden. Yılbaşı yaklaşıyordu, yeni yılı kuzeni Rengin’le birlikte Kanada’da karşılayacaktı. Rengin, Le Cordon Blue Ottawa’da aşçılık ve pastacılık üstüne, lisans ve yüksek lisans yapmıştı. Tahsilini birlikte tamamladığı erkek arkadaşı Dylan ile birlikte Ontario’nın nezih ve şirin kasabası Kleinburg’da kendilerine güzel bir restoran açmışlardı. Seneler …

Devamını OkuMÜGE KILIÇ POLİSİYESİ: KRİSTAL YILDIZ

Paylaş:

CESETLERİN DİLİ

Cesetlerin Dili
Paylaş:

EMNİYET AMİRİ ATIF KARA YAŞADIKLARINI  İFTİHARLA SUNAR Yazmak için harika bir saat dilimine hoş geldim… Ömrümüzden bir günün daha geçtiği ve yeni bir güne merhaba dediğimiz, saat 00.30… Kendimle ilgili birkaç yaşanmış hikâye yazmaya başladım. Aslına bakarsanız yazar falan da değilim, olmak gibi niyetim de yok. Hem ne olacak ki elli dokuz yaşına gelmiş orta yaşlı bir adam bu saatten sonra yazar olsa ne yazar olmasa ne yazar… Bu hikâyeleri …

Devamını OkuCESETLERİN DİLİ

Paylaş:

YENİ YIL

Yeni Yıl
Paylaş:

1968’İ 1969’a bağlayan gece… Asıf Bey, Anadolu’nun ücra bir köşesinde, bu küçücük köyde, kendi deyimi ile yuvasında, yılın son gününü geçiriyordu. Yıllardır çocuklarının tüm çabalarına rağmen buradan ayrılmaya direnmiş, doğup büyüdüğü bu evde ölümü beklemeye karar vermişti. Yıllar içinde birçok acıya göğüs germiş, sevinçlerini, gözyaşlarını bu dört duvarın soğuk taşları ile paylaşmıştı. İlk eşinden bir, ikinci eşinden ise beş çocuğu vardı. Çocuklarının hepsi evlenmiş, yurt yuva sahibi olmuştu. İlk eşini …

Devamını OkuYENİ YIL

Paylaş:

YİTİK OTOPSİ DOSYASI -2

Paylaş:

Otopsiden çıkan genç kızın cesedi, on beş numaralı morg dolabında akşama kadar alıkonunca, kızlarının cenazesini almak için gelen aile, bu duruma iyiden iyiye tepki göstermeye başlamıştı. Adli Tıp Kurumu’nun bahçesinde bu acılı, ağlamalı ve kederli bekleyiş sürerken, dışarıdaki buz gibi kara ayazın titreten soğuğu sanki bugüne çok farklı bir günmüş gibi davranıyordu. Ankara soğuktu, Ankara bugün buz gibi. Bürokrasi kokan bu koca kent, gri bulutların altında ağlayan bir ananın yaşlı …

Devamını OkuYİTİK OTOPSİ DOSYASI -2

Paylaş:

ŞAİR SOYGUNU

Şair Soygunu
Paylaş:

Yeni Moskova adlı şiir kitabıyla kısa sürede tüm dünyaya adını duyuran şair Yiğit Kerim Arslan’ı imza gününde kaçırmak için, çocukluk arkadaşım Reis Biçer ile beraber gümüş renkli Peugeot Partner aracımızla yola çıktık. Büyükşehir Belediyesi’nin özel katkılarıyla son teknolojilerin kullanıldığı yolda balığın suda gittiği gibi gidiyoruz. Arabayı ben kullanıyorum, Reis kullanamaz, çünkü onun ehliyeti yok. Karşımıza çıkan araçları bir soldan bir sağdan geçiyoruz. Belki yaptığımız trafik kurallarına aykırı, bu yüzden ölümlere …

Devamını OkuŞAİR SOYGUNU

Paylaş:

BEDEN FARKI

Beden Farkı
Paylaş:

Serin bir yaz sabahıydı. Günün ilk ışıklarıyla yatağından kalkan Emre, Üsküdar sahilindeki sabah sporunu tamamladıktan sonra Cambazali Sokak’taki evine döndü kan ter içinde. Soğuk su ile aldığı duşun ardından ev ve mesai arkadaşı Efe’yi uyandırdı. Beyaz kılıfındaki yastığını bacak arasına kıstırmış, dizlerini karnına çekmiş halde uyuyan Efe, kalkmamak için dirense de, Emre’nin yüksek seste şarkı söylemesine daha fazla dayanamadı. Küfürler saçarak yatağından kalkıp, banyoya girdi. Arkadaşının banyo mesaisinin en az …

Devamını OkuBEDEN FARKI

Paylaş:

ON BEŞ ADIM

On beş adım
Paylaş:

“Şifre kol saatinin arkasında biliyorsun çok vaktin yok.” “Bir saate ulaştırırım.” Metroya inmeye başladığında aramızdaki mesafe tamı tamına on beş adımdı. Yürüyen merdivenin solundan inmeye devam ederken Arap bir turist aramızdaki mesafeyi alışveriş çantalarıyla bozmaya kalktı, ittim. Uzun metro koridorunda adımları hızlanır gibi oldu. Ne zaman takip ettiğim insanın adımları hızlansa ayakkabılarına göz dikerim. Ayakkabılarının ivmesine göre ayakkabımı ayarlar hangi ayağını ne zaman hangi parkeye basacağını veya belli bir adım …

Devamını OkuON BEŞ ADIM

Paylaş:

KATİLİN YALANI

POLİSİYE BULMACA
Paylaş:

Kışın bütün şiddetiyle hüküm sürdüğü çok soğuk bir 31 Aralık günüydü.  Kirli beyaz bulutlarla dolu olan gökyüzü sanki iyice alçalmıştı. Arada bir serpiştiren karın ruhumu iyice melankolikleştirdiği bir sırada, yardımcım Ali, odama girerek,  bir ihbar aldığımızı söyledi. Küçükyalı tren istasyonunun arkasındaki sokakta bir kadın cesedi bulunmuştu. Hemen arabama atlayıp  tam 09.30’da  olay yerine ulaştım.  Otuz yaşlarında, sarışın, iyi giyimli, bakımlı ve güzel bir kadın, ıssız sayılabilecek bir sokakta, çöp varillerinin …

Devamını OkuKATİLİN YALANI

Paylaş:

SİSLER ARASINDA

sisler arasında
Paylaş:

Yıllar önce, bir yılbaşı gecesi Galler’de çok tuhaf bir olay geçti başımdan. O zamanlar genç ve tecrübesiz biriydim. Bir kargo şirketinde çalışıyordum. Hafta içi günlerim direksiyon başında, İngiltere’nin dört bir yanındaki yollarda geçiyordu. Fena para kazanmıyordum. Böyle giderse, birkaç yıla kalmaz Kuzey Londra’da bir kafe açacak kadar para biriktirebilirdim. Bu kafe açma fikrini kafama sokan John’du. Daha ortada açılmış bir kafe yokken bana ortaklık teklif etmişti. Ben de kabul etmiştim. …

Devamını OkuSİSLER ARASINDA

Paylaş:

BİR YILBAŞI GECESİ

Bir Yılbaşı Gecesi
Paylaş:

Bu hikâyedeki olay ve karakterlerin gerçekle ilgisi yoktur. Kişi adlarındaki benzerlikler tamamen rastlantıdır.   Bir yılbaşı gecesi tren karlar içindeki istasyonda sarsılarak durdu. Havaya yoğun bir su buharı püskürten lokomotifin arkasındaki yolcu vagonunun kapısı açıldı, uzun boylu, genç bir adam perona indi. Siyah paltosunun yakasını yukarıya doğru kaldırmış, geniş kenarlı şapkasını iyice öne eğmişti. Atkısı, ağzını kapatacak biçimde boynuna sarılıydı. Tedirgin bir tavırla çevresine bakındıktan sonra çıkış kısmına doğru yürüdü. …

Devamını OkuBİR YILBAŞI GECESİ

Paylaş:

SATIRLAR ARASINDA -3

POLİSİYE ROMAN
Paylaş:

3.Bölüm (29 Aralık 1973 Cumartesi) Saat on iki gibi uyandığımda arkadaşımı yine telefonun başında buldum. Deja vu! Cılız güneş ışınının aydınlattığı odada parmağını şakağına dayamış, düşünceli gözlerle yerdeki halıyı, püsküllerine kadar inceliyordu. Piposunun gövdesini avucunda sıkmış, kafası hafifçe yana düşmüştü. Beni fark edince birden heyecanla üstüme doğru yürüdü. “Cemay” dedi bağırarak. “Çok korkunç bir şey oldu. Yani sanırım.” Kaşlarını çatarak, parmağını dudağına götürdü. “Sanırım mı?” dedim büyük bir kesinlikle başlayıp …

Devamını OkuSATIRLAR ARASINDA -3

Paylaş:

GÜNLERDEN ÖLÜM

Paylaş:

Gecenin bir yarısı yatağımda hoplayarak uyandım. Çığlıklar… Kafam üst ranzanın demirine çarpmasaydı tüm bu seslerin berbat bir kâbusa ait olduğunu sanabilirdim. Ama gerçekti. Başımdaki acıya aldırmadan (galiba kanıyordu) yataktan fırladım. Tıpkı diğerleri gibi… Koğuştaki herkes muhtemelen benim hissettiklerime benzer duygularla uyanmıştı. Şimdi kimi yatağında doğrulmuş korku dolu bakışlarla seslerin geldiği yöne, dış kapıya bakıyor, kimi de benim gibi kapıya doğru koşturuyordu. Kapının dışından yükselen ve bütün mahpushaneyi uğursuz bir rüzgâr …

Devamını OkuGÜNLERDEN ÖLÜM

Paylaş:

ANAHTAR

Paylaş:

Müge, elinde kahvesiyle yatak odasının kapısında dikilmiş, yatağının üstünde öbek halinde duran kıyafetlerine bakıyordu. Ne giyecekti  bir türlü karar veremiyordu ve Şebnem’in düğününe bir hafta kalmıştı. Şebnem, çocukluk arkadaşıydı, aralarından su sızmazdı, onun yeri ayrıydı. Milli tenisçiydi, geleceğin genç raketlerini yetiştiriyordu. Ailesinin Polonezköy’de, geniş bir arazi üstüne kurulu butik oteli vardı, boş zamanlarında otelle ilgileniyor, ailesine yardım ediyordu. Nişanlısı Korhan da otelde personel müdürü olarak çalışıyordu. Düğünlerini, kır düğünü olarak …

Devamını OkuANAHTAR

Paylaş:

WIR SCHAFFEN DAS*

Paylaş:

Previously on Tilda ve Diğerleri: “Bu,” dedi nöbetçi doktor, “Bu ay içinde İstanbul’da görülen on dördüncü hamile ve uyuşturucu bağımlısı kadın vakası. Beş aydan büyük hamilelik, uyuşturucu bağımlılığı, deliryum nöbetleri. Bu kadınların uyuşturucuyu kendi istekleri ile almadıklarına inanmak için önemli sebeplerimiz var. Bağlantılı olduğunu düşünüyoruz.” Kaçırılıp hayatlarından ailelerinden koparılan kadınlar. Kaçırılıp hangi dinden olursa olsun din istismarı ile kandırılıp üstelik bir de uyuşturucuya alıştırıldıktan sonra hamile bırakılan, erkek çocuk doğurmayacak …

Devamını OkuWIR SCHAFFEN DAS*

Paylaş:

CERRAHIN ÖLÜMÜ

Paylaş:

BÖLÜM 1 Arabanın sinyal kolu takılmıştı yine. Ritmik ses yol boyunca beyninin içinde ötmüştü neredeyse. Müziğin sesini biraz daha açtı. Çok dakik bir insan olmakla övünürdü. Geç kalmaktan nefret ederdi.   Balık tutmaya ayırdığı izin gününde çağırılmış olması da ayrıca sinir bozucuydu. Yol bittiğinde, hasta yatağında ölümü bekleyen bir ihtiyar gibi inleyen arabasının kapısını sertçe kapattı. Bu mevsimde, bu soğuk ve yağışlı hava, dünyanın insanlığa vedasının yaklaştığının habercisi olmalıydı. Otelin kapısının …

Devamını OkuCERRAHIN ÖLÜMÜ

Paylaş:

Ejder

Paylaş:

Yüzümü kesen rüzgar, uykusuzluğumun izlerini silmekle yetinmiyor önümde duran ölü kadının kırmızı etekliğini de muzipçe havalandırıyordu. Muzipliği mi kaldı ulan bu işin, kadın ölmüş sen hala manzara peşindesin diyecek oldum ama rüzgarın kötülükten habersiz saf dünyasını kirletmemek için sustum. Gerçi o benim dünyamı bu hazin görüntü ile rahatsız etmeyi bilmişti üstelik aynı zaman bir hatırayı da estirmişti zihnime. “Biliyor musun Herkül, bir kadına en çok hangi renk yakışır?” “Hangi renk …

Devamını OkuEjder

Paylaş:

MAHUR BESTE

Paylaş:

I. Puslu ve soğuk bir Londra akşamı… Thames üzerinde yoğunlaşan sis, yavaş yavaş kentin kuzeyine doğru yayılıyor… BBC’nin söylediğine göre hava sıcaklığı altı derece… Neyse ki, Tahsin’in Camden Town’daki dairesi yeterince ılık. Hatta, bir çokları için, fazlasıyla sıcak bile sayılabilir.   II. Gazetecilikten emekli olduktan sonra, Westbridge Koleji’nde halkla ilişkiler dersleri veren  Tahsin, o akşam eve geldiğinde, havanın iyice kararmış olmasına rağmen ışığı açmadı. Paltosunu karanlıkta çıkarıp holdeki askıya astıktan …

Devamını OkuMAHUR BESTE

Paylaş:

Polisiye Hikaye: BEN ÖLDÜRÜLDÜM

Paylaş:

Sonbaharın ayazı bomboş ve karanlık sokağı anne kucağı gibi sarıp sarmalamaya başlamıştı. Sararmış yapraklar kümeler halinde rüzgârdan oradan oraya savrulurken, gecenin ayazı ise her nefesimde içime dolup daha çok üşümeme sebep oldu. Bu geceki nöbetim bir trafik kazası sebebi ile uzamıştı. O kadar yorgundum ki, hastanenin otoparkına yürürken biri dokunsa düşecek kadar bitkindim. Park yerinin büyüklüğü ve ıssızlığı, yıllardır her gece nöbeti çıkışımda, gözümde sanki biraz daha büyüyerek korkumu güçlendiriyordu. …

Devamını OkuPolisiye Hikaye: BEN ÖLDÜRÜLDÜM

Paylaş:

PROFESYONEL

Paylaş:

Çizmekten daha iyi yaptığı şey hayatta kalmak olan bir çizerin suçla iç içe geçmiş öyküsü.   “Bir şeyi iyi yapıyorsan ondan para kazan” derler. Şimdilik iyi yaptığım şeyden, yani çizim yapmaktan yeteri kadar para kazanamıyorum. Tamam, aslında hiç kazanamıyorum, ama bu sorun değil. Çünkü bunca sene boyunca iyi yaptığım şeyden çok daha iyi yaptığım bir şey yaptığımı fark ettim ve bundan para kazanmaya başladım. Hayatta kalmaktan bahsediyorum. Çok klişe geliyor, …

Devamını OkuPROFESYONEL

Paylaş:

YİTİK OTOPSİ DOSYASI

Paylaş:

Soğuk bir kasım sabahı, Keçiören’de bulunan Adli Tıp Kurumu’nun tüm personeli, kurum bahçesinin içine kadar giren servislerinden inerek, çalıştıkları birimlerde bulunan odalarına gidiyorlardı. Kimisinin elinde rast geldiği bir simitçiden aldığı Kara Ankara Simidi, kimisinin elinde de bir kafeden aldığı, kese kâğıdı içinde poğaçası vardı. Ankara’nın buza kesen kuru ayazı, sıcak servislerinden indikten sonra, her birinin mahkeme duvarı gibi suratlarına çarptığında, yüzleri F Tipi Cezaevi’ne ait tek kişilik koğuşlara dönüyordu. Sıkı …

Devamını OkuYİTİK OTOPSİ DOSYASI

Paylaş:

OYUN

Paylaş:

Orhan, hastanenin bir kare siyah, bir kare beyaz yan yana konmuş karo taşlarının üzerinde ağır adımlarla ilerlerken, insanın içine sıkıntı veren kasvetli havasını, yüzüne takındığı umursamaz maskeyle zorlukla da olsa solumaya çalışıyordu. Her ne kadar dışarıya yansıtmamak istese ve yüzüne mermer kadar soğuk bir ifade  takınsa da , içten içe biliyordu ki bu ziyaret belki de hayatında yapmak mecburiyetinde olduğu en zor şeydi. Daha birkaç ay öncesine kadar her şey …

Devamını OkuOYUN

Paylaş:

Limonlu Kurabiyeler

limonlu kurabiyeler
Paylaş:

 Polisiye Hikaye/Bir Müge Kılıç Macerası/   Yorucu bir Canterburry yolculuğundan sonra eve dönmek çok güzeldi. Müge ve idil planladıkları gibi bir tatil yapamamışlardı, üstelik ölümle burun buruna gelmişlerdi. Çok şükür kimsenin burnu bile kanamamıştı ama yine de bu şoku atlatmak kolay değildi. İdil’e okul idaresi tarafından on gün izin verildi. İki kardeş bu on günlük izine çok sevindiler ve hemen plan yaptılar. “Abla, seninle, canım ülkemizin her bir bölgesini gezeceğimize …

Devamını OkuLimonlu Kurabiyeler

Paylaş:

Bir Zamanlar Uzak Bir Ülkede

Paylaş:

Polisiye Hikaye/ Bir Herkül Adnan Macerası/   Biri beni, koskoca cüssemi sarsa sarsa uyandırmaya çalışıyordu. Çok hareket ettiğimi söyleyemem ama eylemi gerçekleştiren kişinin çabasını kol kaslarımda hissediyordum. Tek gözümü istemsizce araladığımda tüm gücüyle iki koluma asılmış ve küçük, güzel yüzünü yüzüme iyice yaklaştırmış sarışın kadını gördüm. Birkaç saniye sürdü onu hatırlamam. Bütün geceyi bu ufak tefek sarışının kollarında geçirmiştim. Onunla dün kalmaya başladığım otelin barında tanışmıştık. Kaldığım otel izbe, saatlik …

Devamını OkuBir Zamanlar Uzak Bir Ülkede

Paylaş:

Beyaz Elbiseli Kadın

polisiye hikaye beyaz elbiseli kadın
Paylaş:

  Polisiye Hikaye/   KADIN: Baş dönmesi hala geçmemişti. “İçtiğim en berbat kahve bu.”dedi.  Garson kapanma saatinin geldiğini söyleyeli on dakika kadar olmuştu. Ama kalkmak istemiyordu. Sanki bir el onu oturması için çekiştiriyordu. Esmer, kısa boylu, kirli sakalları biçimsizce uzamış garson ile yeniden göz göze geldi. Çantasını açtı, cüzdanını çıkardı. Masaya yirmi lira bırakıp kalktı. Kalkması ile hafiften sendeledi. Ayağında ince topuklu bir ayakkabı vardı. Garson yardım için hareketlenince başıyla …

Devamını OkuBeyaz Elbiseli Kadın

Paylaş:

Hapishane Hikayeleri – Baba 2

hapishane hikayeleri baba
Paylaş:

Cigarasını yavaşça tablaya bastırdıktan sonra bıyıklarını sıvazladı, ağır ağır doğruldu. O kadar sakindi ki saniyeler sonra bu adamın şiddetli bir fırtına koparacağını kimse tahmin edemezdi. Ben de edememiştim. Usulca yürüdü. Beş adım sonra karşı duvarın dibinde tespihini sallayan Süleyman’ın; sakallı, bağrı açık delikanlının yanına vardı. İşte o andan sonra yaşananlar anormal bir hızla gelişti. Kimse ne olduğunu, nasıl olduğunu anlamamıştı bile. Sakallı eleman, burnu kanlar içinde, yerde kıvranarak bağırıyordu. Baba, …

Devamını OkuHapishane Hikayeleri – Baba 2

Paylaş:

Tilda ve diğerleri Bölüm 3 – Taşlar yerine oturuyor

Tilda ve digerleri dedektiflik maceraları
Paylaş:

A D L İ  T I P  A K R I H A F İ T   K E D E D L   E Z Ö Tabelası da sahibi gibi acayip olan, Suadiye, Hamiyet Yüceses sokağının köşesindeki dedektiflik bürosunda…  “Bu da demek ki 86 karatlık, yaklaşık beş santimetreküp boyutunda ve etrafı 49 adet küçük elmasla bezenmiş olan bu elmas, yine son sahibinde yani Topkapı Sarayı’nda kalmaya devam edecek,” dedi Tilda. …

Devamını OkuTilda ve diğerleri Bölüm 3 – Taşlar yerine oturuyor

Paylaş:

Bir Müge Kılıç Polisiyesi – Miss Jade

polisiye hikaye miss jade
Paylaş:

Hikaye – Miss Jade Sıcak bir Ağustos sabahıydı. Müge Londra uçağına yetişmek için erkenden kalktı, acele ile kahvaltısını yaptıktan sonra bir taksi çağırdı. Geçen gidişinde uçağa ucu ucuna yetişmişti. Bu sefer gecikmek istemiyordu.. Havaalanına varır varmaz hemen İdil’i aradı. “Canım, havaalanındayım. Şu anda saat 12.30, birazdan uçağa bineceğim. Saat 13.00’de kalkacak. Rötar yok, merak etme.” İdil, mutluluktan havalara uçarak, “Çok sevindim abla,” dedi nefes nefese. “Sen Londra saati ile 14.00 …

Devamını OkuBir Müge Kılıç Polisiyesi – Miss Jade

Paylaş:

Hikaye: Yoksul

polisiye hikaye yoksul
Paylaş:

Eğilip tertemiz alnına bir öpücük kondurdu. “Üşümüş olmalı” diye düşünerek üzerinde örtülü şilteyi boynuna kadar çekti. Hayatı boyunca çok kişi sevdi Ahmet. Çok sevdi, çok üzüldü… Anası onu hiç üzmedi, tevekkeli boşa değilmiş, en çok onu sevdi. Babasının yokluğunu hiç hissettirmemiş, hem analık hem de babalık etmişti ona anası. Toklumen kasabasının toprak yollarında anasının ardında meraya yapılan yürüyüşlerde terketmişti çocukluğunu. Akranları gibi oyun oynayamamış, babası, Seyfi Çoban’ın vefatından sonra anası …

Devamını OkuHikaye: Yoksul

Paylaş:

Polisiye hikaye: Sabun Kokusu

polisiye hikaye sabun kokusu
Paylaş:

İnci gibi dizilmiş harflerin üzerinde tekrar gezindi gözleri. Her kelimesini ezbere bilse de kağıtta yazılanları okumak içinde kalan son insanlık kırıntılarını hayatta tutuyordu. “Yaz gelmese, hep bahar olsak. Hafif esintili, akasya, leylak kokulu, rengarenk bahar çiçekleri ile. Arada yağmur yağsa çisil çisil, sonrasında toprak koksa. Biz biraz huzur bulsak. Sen umudum, ben senin deryan olsam. Seninle biz hep bahar kalsak.” Bir özenle kağıdı katladı. Cüzdanının gözüne koydu. Park halindeki arabasından …

Devamını OkuPolisiye hikaye: Sabun Kokusu

Paylaş:

Hikaye: Hasta

hikaye hasta
Paylaş:

Göçebe hayatı yaşamaya uygun bir yapım olduğunu düşünüyordum yeni taşındığım evin bahçesini düzenlemeye çalışırken. Amirim cinayete kurban gittiği günden o yana yani iki yılda beş ev değiştirmiştim. Bir atım olsa bir de konup göçtüğüm evler betondan olmasa al sana Göktürklerden Herkül Adnan. Bu yeni evin bahçesi sokağa bakan cephedeydi ve ufacıktı. Bölgesinde böyle bir bahçeyi bulmak bile çok zor oldu. Çevre tamamen sitelerle ve yüksek binalarla çevrelenmişti. Ama beni nefessiz …

Devamını OkuHikaye: Hasta

Paylaş:

Dedektif hikayeleri: Herkül Adnan

dedektif hikayeleri Herkül Adnan
Paylaş:

Dedektif hikayeleri, polisiye edebiyatın en sevilen türlerinden biridir. Ülkemizde fazla yazılmasa da dünyada oldukça yaygın bir okur kitlesi vardır. Unutmamak gerekir ki, polisiyenin ilk seçkin örnekleri dedektif hikayesi olarak kaleme alınmıştır. Edgar Allen Poe’nin Morg Sokağında Cinayet’i, gizemli dedektif hikayeleri arasında yer alır. Ceyda Kiremitçi’nin HERKÜL ADNAN hikayelerini polisiyeseverlerin ilgi ve beğeniyle okuyacaklarını umuyoruz. Hikayeye başlamadan önce, size kahramanımızı size biraz tanıtmak istedik. Zorlu davaları çözme konusunda doğuştan bir yeteneğe …

Devamını OkuDedektif hikayeleri: Herkül Adnan

Paylaş:

Dedektif hikayeleri, Çantada Keklik

dedektif hikayesi çantada keklik
Paylaş:

Dedektif Hikayeleri, gizemli olduğu kadar eğlenceli de olmalı diyenlerdenseniz, Tuğba Turan’ın hikayesi tam size göre. Renkli kahramanları, eğlenceli ve ilginç konusuyla baş döndürücü bir hikaye bu. Özel dedektif Tilda’nın Suadiye, Hamiyet Yüceses sokağının köşesindeki dedektiflik bürosunda neler olmuştu geçen bölümde haberiniz var mı? Eminiz ki vardır, ama gene de kısaca hatırlatalım: Sinan Bey, üzerinde en az otuz yıllık bir Vakko takım elbisesi, titiz ama takıntılı tavırları ile Tilda’nın dedektiflik bürosuna …

Devamını OkuDedektif hikayeleri, Çantada Keklik

Paylaş:

Öykü: Çarşamba pazarı

oyku carsamba pazari
Paylaş:

Türker Beşe’nin kaleminden merakla okuyacağınız bir öykü. Hatırladığım kadarıyla, bugünü dördüncü kez yaşıyorum. Her şey bundan altı sene önce başladı, ya da iki sene sonra. Sanırım her şeyi en baştan anlatmam daha doğru olacak. Sıradan bir çarşamba günüydü. Çarşambaların hiçbir özelliği yoktur. Ortanca kardeş naifliğinde, kendi halinde bir gündür. İnsanlar cumayı bekler, pazarı sevmez, pazartesiden nefret eder, ama çarşamba sadece çarşambadır. Hafta içi her gün ve dolayısıyla her çarşamba olduğu gibi, eşim Didem yine beni sabahın köründe kaldırdı. Her günkü …

Devamını OkuÖykü: Çarşamba pazarı

Paylaş:

Ölümün Kokusu | 2. Bölüm

ölümün kokusu
Paylaş:

4. Bölüm “Bu adama karşı bu özen niye ?” Aslı, Tunç’un yanına bir sandalye çekti ve elinden tutarak yüzünü yüzünün karşısına getirerek adeta bir çocukla konuşuyormuş gibi bir özenle gülümsedi. “Tunç Bey…” “Benim buyrun.” “Beni patronunuz Artin Nişancıyan gönderdi, avukatınızım, sizinle sorguda bulunacağım. Lütfen sakinleşin ve derin derin nefesler alın.” O ana kadar yüzünü yere devirmiş bu genç adam yavaşça kafasını kaldırdı ve göz temasına girmemeye çalışarak cevap verdi. “Çok …

Devamını OkuÖlümün Kokusu | 2. Bölüm

Paylaş:

Hikaye – Virüs

hikaye virus
Paylaş:

Yağışlı ve sisli bir kasım gecesi… Enerjik ve canlı bir yapıya sahip olan dedektif Yaser’in melankolik bir hali vardı. Geceleri gündüzlere tercih ederdi. Piposunu yaktı ve pencereden dışarıya baktı. Günün bu kadar durgun olması onu daha da endişelendiriyordu. Bu sessizlik kapının çalınması ile bozuldu. “Buyurun!” dedi, Yaser. Can, kocaman bir gülümseme ve iki fincan kahveyle içeriye girdi. “Oo, Kimleri görüyorum? Birilerinin buluşması iyi geçmiş olmalı.” Can’ın suratında ki gülümseme birden …

Devamını OkuHikaye – Virüs

Paylaş:

Bir Müge Kılıç Polisiyesi – Kayıp Altın ANKH

bir muge kilic polisiyesi kayip altin ankh
Paylaş:

Güzel bir Nisan sabahıydı. Müge her zamanki gibi erkenden kalktı, giyindi. Danışanlarından önce, ilk ziyaretçisi her zamanki gibi, komşusu Peri Nur Hanım’dı. İkisi, sabah kahvelerini birlikte içmeyi uzun zamandır adet haline getirmişlerdi. Peri Nur Hanım, seksen yaşlarında, tek başına yaşayan, son derece bakımlı, yaşını göstermeyen, Üsküdar Amerikan Kız Koleji mezunu, hiç evlenmemiş eski bir İstanbul hanımefendisiydi. Onunla sabah kahvesi içmek, Müge’ye büyük bir keyif veriyordu. Ancak son zamanlarda ikisinin de …

Devamını OkuBir Müge Kılıç Polisiyesi – Kayıp Altın ANKH

Paylaş:

Bir Percule Hoirot Macerası – Kraliçenin Mor Şapkası

percule hoirot macerası kraliçenin mor şapkası
Paylaş:

Her yıl Mayıs ayındaki banka tatilinde, hiç kimse Percule Hoirot’yu Londra’da tutamazdı. Ünlü dedektif, cuma sabahı Victoria İstasyonu’ndan trene biner, İngiltere’nin güney sahillerinde alırdı soluğunu. Son yıllarda, Plymouth yakınlarındaki Hudley civarında bir yer keşfetmiş, oradaki ‘Kraliçenin Mor Şapkası’ isimli küçük bir otele gitmeyi adet haline getirmişti. Görünüşüne bakılırsa, tam anlamıyla birkaç yüzyıl öncesinden kalma bir handı orası. Tahta masaları, gıcırdayan merdivenleri, soğuk havalarda sürekli yanan kocaman ocağı, eski usul yatakları …

Devamını OkuBir Percule Hoirot Macerası – Kraliçenin Mor Şapkası

Paylaş:

Sevdiğini öldürmek – Kahve Molası

hikaye-sevdigini-oldurmek-funda-menekse
Paylaş:

Dedektifliğe Soyunan Ev Hanımları Küllükte bulduğu tek boşluğa sigarasını bastı. Burnunu avcunun içinde buruş buruş olan peçeteye sildi. Aramızda derin bir sessizlik. Anlattıklarını sindirmemi mi yoksa yorum yapmamı mı bekliyor emin olamıyorum. Ben sustukça daha çok kıvranıyor ama sanki o ilk kelimeyi bulamıyor. Peçetelikten bir peçete daha alıyor ve avcunun içinde tortop ediyor yeniden. “Nasıl öğrendiğimi sormayacak mısın?” Nasılsın sorusuna karşılık ezberletilmiş bir replik şeklinde “İyiyim, siz nasılsınız?”diye cevap veririm …

Devamını OkuSevdiğini öldürmek – Kahve Molası

Paylaş:
oyku-eser-ozcarkci-golge
Paylaş:

“Yeter be kardeşim, sıkılmadınız mı şu saçma sapan şarkılardan?” Şurada birkaç saat kestirecektik ona da müsaade yoktu. Resmen işkence çekiyordum. Hafta boyunca acil müdahale mangası komutanlığı görevindeydim. Her hafta taburdan bir bölük sırayla bu görevi yerine getirir, böylece bölüklerin acil bir çağrıya hazır olup olmadıkları ölçümlenirdi. Tam teşekküllü birer asker olarak üzerimizde yok yoktu. Silah deposunda bulduğumuz tüm savaş malzemelerini üzerimize giyip yemekhanede telsiz başında uyumaya çalışmak kadar tarifsiz bir …

Devamını Oku

Paylaş:

Bir Herkül Adnan Polisiyesi – İkiyüzlü – Ceyda Kiremitçi Vasiliev

Bir Herkul Adnan Polisiyesi - ikiyuzlu - Ceyda Kiremitci Vasiliev
Paylaş:

Kurbanın karşısında dikiliyorduk üç adam. Cesedin görüntüsü hepimizi fazlasıyla rahatsız etmişti. Ama hiç birimiz bunu itiraf edecek durumda değildik. Yanımdakilerden biri yıllar önce ilk çalıştığım vakalardan birinde tanıştığım olay yeri inceleme uzmanı Bekir abiydi. Onunla tanıştığımız vakada sorumlu kişi “ Amirim” di. Amirimin Bekir abiye olan güvenini görmek bu yeni tanıdığım adamı kıskanmama yol açmıştı o zamanlar. Kaşı gözü kıskanılacak bir adam değildi Bekir abi. Uzun boylu, sportif vücutluydu ama …

Devamını OkuBir Herkül Adnan Polisiyesi – İkiyüzlü – Ceyda Kiremitçi Vasiliev

Paylaş:

Hikaye, Hal Çaresi – Cenk Çalışır

hal çaresi cenk çalışır hikaye
Paylaş:

En başından başlamak gerekirse, o zamanlar bizimkiler yeni evli. Para yok. Zaten alacak bir şey de yok. Her şey karaborsada, ekmek desen karneyle. İkinci dünya savaşı yılları. Annem çalışıyor. Başına gelebilecek en kötü şey hamilelik. Ve evliliklerinin daha üçüncü ayında düşüyorum rahmine. Kocakarı ilaçları, onun sapı bunun çöpü, katıyor, kaynatıyor, kavuruyor. Yok. Olmuyor. Ne içti, ne yuttuysa geliyorum. Çatılardan atlıyor, ata ters biniyor, soğuk sulardan çıkıp, sıcak çamurlara yatıyor. Yok. …

Devamını OkuHikaye, Hal Çaresi – Cenk Çalışır

Paylaş:

Bir Başkomiser Galip Polisiyesi – Karanlık Arzular – Çağatay Yaşmut

Bir Başkomiser Galip Polisiyesi - Karanlık Arzular
Paylaş:

Çağatay Yaşmut ‘un Karanlık Arzular isimli hikayesi, daha önce 221b dergisinde kısa haliyle yayınlanmıştır. Vural, banyodaki aynada görüntüsüne nefretle bakarak, bütün gücüyle kafasını aynaya geçirip yarmak istedi. Olmadı, etrafa saçılan cam parçalarıyla da bileklerini kesebilirdi! Böylece, gebererek bu baş belası hastalıktan sonsuza kadar kurtulabilirdi. Şimdi ne olmuştu da, uzun zamandır bastırdığı öldürme arzusu yeniden hortlamıştı? Kadını öldürmek istemişti. Evet. Kadını deşmek istemişti. Siyah sutyeninin kopçaları çözülüp iri memeleri serbest kaldığında, …

Devamını OkuBir Başkomiser Galip Polisiyesi – Karanlık Arzular – Çağatay Yaşmut

Paylaş:

Polisiye Hikaye | Çinçin

Çinçin polisiye hikaye
Paylaş:

Çinçin’de bir gecekondudayım. Ankara’nın pek bilinmeyen varoşlarında, insanı hüzünlendiren eşyaları olan, perdeleri esrar dumanından renk değiştirmiş bir torbacının evinde tam olarak ne yapacağımı bilememenin zihnimde yarattığı gerginlikle oturmaktayım. Normal zamanlarda evin içine girmeden işimi hallederdim, ama bu günlerde yunuslar sokakta torbacılara göz açtırmadığından içeri girmek zorunda kaldım. Başkası olsa hayatta izin vermezdi. Çocukluk arkadaşımdır Serhat, babasının at arabasında büyüdüm desem yalan olmaz. Ben Eren’i kırmamak için geldim bu sefer gecekonduya. …

Devamını OkuPolisiye Hikaye | Çinçin

Paylaş:

BAŞKOMİSER GALİP MACERASI | EDİTÖR CİNAYETLERİ

polisiye hikaye editor cinayetleri cagatay yasmut
Paylaş:

  1 Hayatımda gördüğüm en korkunç manzaraya bakıyorduk, hepimizin midesi ağzına gelmişti. Zavallı adamın ölürken çektiği acıları düşündükçe, tüylerim diken diken oldu. Kandan bir şelale, yatak odasının her yerini kırmızıya boyamıştı. Manzarayı kısaca anlatmak isterim. El ve ayak bileklerinden iplerle yatağa sıkıca bağlanmış, ağzına pis bir bez tıkıştırılmış, üzerinde sadece boxer .. olan erkek kurbanın göğsünden, kollarından, kalçasından ve bacaklarından büyük bir kerpetenle et parçaları koparılmaya çalışılmıştı. Bu işin yarım …

Devamını OkuBAŞKOMİSER GALİP MACERASI | EDİTÖR CİNAYETLERİ

Paylaş:

Bir suç hikayesi | Bitti Bitiyor

Bir suç hikayesi bitti bitiyor
Paylaş:

Bitti bitiyor bir suç hikayesi. İsmi ünlü bir internet alış veriş sitesinden esinlendi. Acaba hangi site okunca anlayabilecek misiniz?  Önsezileri kuvvetli olan insanlara hep hayranlık duymuşumdur. Bazıları, garip bir şekilde, belanın kokusunu neredeyse kilometrelerce uzaktan alabilir ya da başlarını ağrıtacak bir olayı daha başlamadan hissedebilirler. Bu kadını gözüm tutmadı, o çocuk bela, o iş yerinde çalışmayı kabul etme, şu adam gizli polis,  bu evi tutma, o arabayı alma… Bazen gerçekten …

Devamını OkuBir suç hikayesi | Bitti Bitiyor

Paylaş:

Hikaye: İlan | TİLDA VE DİĞERLERİ

dedektif hikayeleri ilan tilda ve digerleri
Paylaş:

Her şey bir ilan ile başladı. İlanda, bir süreliğine bir dedektiflik bürosuna bakmak üzere, araştırmacı, gözlem yeteneği yüksek, meraklı bir veterinerlik mezunu ya da öğrencisi arandığı yazılıydı. ‘Dedektiflik bürosuna aranan veterinerlik öğrencisi… bu ben olmalıyım…’ diye düşündü Mehmet. İlanda belirtilen sabit telefonu aradı. Telefonda konuştuğu temizlikçi kadın, “Hanımım önümüzdeki hafta yurt dışına çıkacak, o yüzden yerine bakacak birini bulması lazımmış. Sen müsait olunca gel! Hatta bugün gel! Hemen gel!” diyerek …

Devamını OkuHikaye: İlan | TİLDA VE DİĞERLERİ

Paylaş:

Öykü – Anı Yaşa

polisiye öykü anı yaşa
Paylaş:

Sonunda kardeşim İdil’le tatile çıkabildik. Kolay olmadı tabii. İzin tarihlerimizi denk getirmek için çok uğraştık. İdil Londra’da yaşıyor. Yorucu bir işi var, özel bir okulda müdür yardımcısı. Ben ise İstanbul’da oturuyorum. Yaşam koçluğu yapmaktayım. Aslında sosyoloji okudum ama malum, okullarda sosyoloji öğretmenliği dışında başka çalışma imkanımız yok. Ben de toplumun bütünü ile değil de toplumu oluşturan bireylerin kendisi ile ilgilenmeye karar verdim. Çeşitli eğitimlere katıldım,  sertifikalarımı aldım ve profesyonel olarak …

Devamını OkuÖykü – Anı Yaşa

Paylaş:

HORTLAKLARIN FECRİ | 1. BÖLÜM

hikaye hortlaklarn fecri
Paylaş:

Hava ziyadesiyle kapalı ve yağmur bırakacak olsa da İstolni Belgrad’ın[1]  taştan gavur evlerinin arasındaki sokaklarda çocuklar koşturmaktaydı. İçlerinden birisinin Macarca: “Fosztogatók! Fosztogatók!”[2] diye bağırdığını işittiler. Şehrin insanları arasında Macarca’dan başka Türkçe, Sırpça, Almanca ve Çek lisanı da konuşulurdu ama belli kelimeler üzerinden hepsi anlaşırdı. Akıncılar diye bağıran çocuğun ve akranlarının o asırda akıncı görmüşlüğü yoktu ancak meşhur Köprü Faciası’ndan evvelki  vakitleri yaşamış dedelerinden bir kısmı bu tabiri işitmişti. Dedeleri tuhaf …

Devamını OkuHORTLAKLARIN FECRİ | 1. BÖLÜM

Paylaş:

HERKÜL ADNAN MACERASI | RUJ İZİ

hikaye ruj izi
Paylaş:

Yatağımdan sıçramama sebep olan o tiz çığlık sesini duyduğumda rüyalar alemini ziyarete gideli daha bir kaç saat bile olmamıştı. Bir süre yatağın karşısındaki duvara asılı tabloyu izlediğimi hatırlıyorum. Ne az önce duyduğum çığlığı ne onun sahibini ne de olağan dışı her durumun nasıl olup da benim eksenimden ayrılmadığını düşünmemiştim tabloya bakarken. Tek düşündüğüm henüz birkaç haftadır bana ait olan bu evi neden bu kadar zevksiz döşemiş olduğumdu. Belki hep yapmış …

Devamını OkuHERKÜL ADNAN MACERASI | RUJ İZİ

Paylaş:

Hikaye: Makul Doktor

bir suc hikayesi makul doktor
Paylaş:

İnsanların makul hayatlar yaşadığımızı düşünmesini isteriz. Hayatlarımız makul olmasa da, öyleymiş gibi davranırız. Canımız sıkkınken arkadaşlarımızdan saklarız, sevdiğimiz bir insana kızgınsak bunu onun yüzüne söylemez, her şey normalmiş gibi davranırız. Böylece, önünde sonunda her şeyin normale döneceğini biliriz. Ya da öyle olacağını umarız. Kırklı yaşlarımda bekar olmam çevrem tarafından pek makul karşılanmasa da, seçtiğim makul meslek sayesinde inandırıcı bahaneler üretebiliyorum. Okulu ve askerliği bitirip doktor olarak atandıktan sonra çevremin evlenmeme …

Devamını OkuHikaye: Makul Doktor

Paylaş:

Ölümün Kokusu | 1. Bölüm

ölümün kokusu 1. bölüm
Paylaş:

“Kim bu manyak?!” Emin’in sarı olay yeri bandıyla çevrilmiş alan içerisinde gördükleri tam bir vahşetti. Adeta kesik izleriyle dolu çıplak bir kadın cesedi büyük bir itina ile beton zeminin üzerine yatırılmıştı. Birkaç adım ötesinde gene aynı titizlikle yerleştirilmiş bir cenin, uyuyan bir bebeğin saflığıyla yatıyordu. Tüm bu vahşete rağmen etrafta tek bir damla kan izi yoktu. Olay yeri inceleme ekibi ve kriminal uzmanlar bu özenle yerleştirilmiş puzzle içerisinde arı gibi …

Devamını OkuÖlümün Kokusu | 1. Bölüm

Paylaş:

Hapishane Hikayesi “Baba”

Hapishane hikayesi Baba
Paylaş:

“Sonunu bildiğin oyunları oynama.” Çıkmaya yakın, hep bunu derdi. Sonrasında da bakışlarını öylece üzerime diker, sesini hafifçe alçaltır ve eklerdi: “Kazanacağını bilsen bile!” Başımı öne eğip sessizliğe bürünür ama bir yandan da “Hadi lan oradan!” diyerek karşı çıkardım. Tabii içimden. “Kazanacağını biliyorsun ama oynamıyorsun! Peh! Saçmalığın dik alâsı!” O günlerde Baba’ya yüksek sesle itiraz edemezdik. Göt isterdi. Baba, garip adamdı. Hayatımda tanıdığım en garip adam… Aradan nereden baksan yirmi sene …

Devamını OkuHapishane Hikayesi “Baba”

Paylaş:

Hikaye: Esrarengiz Cinayetler Seyahat Programı

esrarensiz cinayetler seyahat program1
Paylaş:

    Halamı çok severim. Annemden büyük olmasına rağmen bir çok konuda bizlerin seviyesine inmeyi, arkadaşça sohbet etmeyi daha iyi becermiştir. Annemle tabii kıyaslanamaz ama yeri başkadır vesselam. Teknoloji mesela, annem hala bir skaypta konuşmasını kendisi ayarlayamaz, erkek kardeşimin yardımına muhtaç olurken halam imeyl, vatsap, internet şopping, feysbuk falan gırla gider valla. El örgüleri konusunda bir bloğu bile var. Yaşı kaç biliyor musunuz? Altmış! Daha doğrusu elli dokuz! Dile kolay! …

Devamını OkuHikaye: Esrarengiz Cinayetler Seyahat Programı

Paylaş:

Bir Percule Hoirot Macerası: Mr. Monaldi’nin Endişesi

polisiye hikaye dedektif dergi
Paylaş:

Dedektif Dergi, Percule Hoirot ’yu iftiharla sunar. Gencoy Sümer tarafından kaleme alınan Mr. Monaldi’nin Endişesi, kelimenin tam anlamıyla bir dedektif hikayesi. Başından sonuna kadar merak ve heyecanla okuyacağınız  bu polisiyenin kahramanı  ise www.polisiyedurumlar.com izleyicilerinin yakından tanıdıkları bir isim: Mösyö Percule Hoirot. Adı ve bazı özellikleri bir başka ünlü dedektife çok benzediği için bu iki kişinin aynı insan olup olmadıkları konusunda kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bazıları, onların aynı kişi olduklarını iddia …

Devamını OkuBir Percule Hoirot Macerası: Mr. Monaldi’nin Endişesi

Paylaş:

Hikaye: Sıradan bir hayat için

Paylaş:

  Zehra tükenmiş halde çaresizce buzdolabının kapısına dayadığı titreyen vücudunu, tıpkı kor aleve atılmış maden gibi eriyerek, yavaşça yere bıraktı. Oysa yanağındaki çürümüş morluk henüz silinmeye başlamıştı. “Kapıya çarptım güzel kızım” diye söylemişti endişeli gözlerle bakan beş yaşına yeni basmış kızına. Mutlak ki; kendisininki gibi kötü yazgısı olmasın,  hiç ağlamasın, hep gülsün diye bizzat koymuştu ismini. Gülperi. Anlaşılan,  yarın yenilenen taze morluklara yeni taze yalanlar gerekecekti. Patlayan dudağından sızan kanı …

Devamını OkuHikaye: Sıradan bir hayat için

Paylaş:

Polisiye Bulmaca

Polisiye bulmaca Dedektif Dergi 1. Sayı
Paylaş:

Polisiye e-Dergi Dedektif Dergi ‘nin ilk sayısında bir Polisiye bulmaca çözülmeyi bekliyor. Henüz dergiyi okumadıysanız veya polisiye bulmacayı okumadıysanız, yanda yer alan dergi kapağına basarak Polisiye bulmaca ‘ya ulaşabilirsiniz. Kimin yalan söylediğini buldunuz mu? Bulduysanız cevap kısmında cevabınızı ve çözümünüzü yazın. Doğru cevabı veren okurlarımızndan üç kişiye birer polisiye kitap hediyemiz olacak! Cevaplarınızı yorum kısmında bırakın lütfen: Bu sayfa kaç defa görüntülendi: 1.283

Paylaş:

Polisiye Hikaye – Camda Eriyen

Polisiye-Hikaye-Camda-Eriyen-Cenk-Çalışır-1
Paylaş:

Toker eczanesi et ve balık kurumu tatlıses çiğköfte her ayın onunda yüzde elli bedava kıvanç lostra salonu ayakkabı  ve çanta tamiri yapılır stüdyo akın beş dakikada vesikalık kalender kuru temizleme ayhan kundura kışlık botlarda kampanya  arzum konfeksiyon büyük bedende zerafet Yanındaki koltukta oturan, orta yaşlı kadın ayağa kalktığında başını bir an için otobüse çevirdi. Bu baş hareketi ile yanının boş kalıp kalmayacağını görmek istediği düşünülebilirdi. Oysa Ekrem bakışları ile orta …

Devamını OkuPolisiye Hikaye – Camda Eriyen

Paylaş:

Gotik Hikaye – Malikane

Gotik-Hikaye-Malikane
Paylaş:

1878 yılında İskoçya’da Clyde nehrinin kıyısında küçük bir köyde doğdum. Çocukluğum Milton adındaki bu köyde geçti. Çılgın bir bilimsel gelişme ve endüstrileşme dönemiydi. Bugün nasıl baş döndürücü bir teknolojik gelişme ve globalleşme sizlerin nefesinizi kesiyorsa o zamanlar henüz tam farkında olmadığım ama yaşamımızın en ince dokularına kadar sızmış olan bu endüstrileşme çılgınlığı da bizim nefesimizi kesiyordu. Babam, amcam, arkadaşlarımın babası sabahın erken saatlerinde bize görünmeden trene biner, sadece bütün ülkeye …

Devamını OkuGotik Hikaye – Malikane

Paylaş:

Bilimkurgu hikayesi – Tanık

bilim kurgu hikaye tanık günay gafur
Paylaş:

 “…Ve bazıları ışığın, bazıları gölgenin peşine düştü.” – T.S.Eliot – Türkiye – 2178 Remzi, dokuz çilek ve iki küçük şeker kamışıyla eve geldiğinde sabahın dördüydü. Günde on altı saat çalışan bir yeraltı işçisi için oldukça dokunaklı bir sahne… Dokunaklı ve de göz yaşartıcı… Sol gözü yaşardı. Diğerini o lanetli gecede, şiddetli ışıma yüzünden kaybetmişti. Karısını düşündü. Hiç unutamadığı karısını… Hamileydi. Kıyamet, doğuma dört ay kala kopmuştu. Bombalar patlamış, yeri göğü …

Devamını OkuBilimkurgu hikayesi – Tanık

Paylaş: