6 Yazı

Sabri Saydam

SABRİ SAYDAM (1961-İSTANBUL) Türkiye’nin önde gelen Yönetmen ve Senaryo Yazarlarından Nejat Saydam’ın oğludur. 1986’da girdiği sektörde Yönetmen Asistanı olarak yaklaşık 1000, Yönetmen ve Metin Yazarı olarak 3000’e yakın reklam filmi, tanıtım filmi ve belgeselde çalışmıştır. 2000 yılından itibaren sinema, televizyon ve dizi sektörüne yönelmiş, çok sayıda televizyon ve sinema filmi, dizi film ve belgesele Yönetmen ve Senarist olarak imza atmış ve atmaya devam etmektedir. Öte yandan gençleri sinemaya yönlendirmek ve yetişmelerine katkı sağlamak amacıyla Kısa Film, Oyunculuk ve Senaryo dersleri veren Sabri Saydam’ın DÖRT adlı yayımlanmış ve ŞEYTANIN GÖZLERİ adlı yayımlanmak üzere olan iki kitabı, çeşitli dergi ve basın organlarında yer alan Polisiye Hikaye ve Makaleleri bulunmaktadır. Sabri Saydam evli ve bir çocuk babasıdır.

DİYALOGLAR

Sabah 07.00. Önce kapı kilidine sokulan anahtar sesi duyulur, ardından kapı açılır. Camilo Branca’nın tatlı gitar nameleriyle “DayBreak” işitilir derinden. Tereyağı, kızarmış yumurta ve pastırma kokusu aynı anda gelir...

ROMANLA SENARYO ARASINDAKİ KÖPRÜNÜN DAYANILMAZ UZUNLUĞU

“Off harika bir polisiye roman, film olur mu acaba?” “Bu hikayelerden dizi yapacaksın, bak nasıl seyrediliyor.” “Kaleminize bayılıyorum, kitabınız film olsa keşke.” “Soluksuz okudum. Senaryosunu yazmayı düşündünüz mü hiç?” “Mutlaka siz yazmalısınız. Sizden...

MEKTUP

“İyi geceler Komiserim,” dedi Mert. Elinde tuttuğu karton bardaktan mis gibi çay kokusu geliyordu. “Sana da,” diye cevap verdi, sıcaklığına aldırmadan koca bir yudum içti Filiz Komiser. Gece işlenen cinayetleri...

ENSE

Emekli olduktan iki yıl sonra tekrar buraya gelmek ilk olarak kötü kahvenin ağzımda bıraktığı berbat tadı hatırlamama neden oldu. “Demek ki en çok bu yer etmiş aklımda,” diye düşündüm....

YAPAY ZEKÂ

“Tarih kokmak” deyiminin gerçek olduğunu Tünel’deki eski hana girince anladı Profesör Murat Ünlütürk. Bu şehirde doğmuş, büyümüş, buralardan belki yüz kere geçmiş, her seferinde hayranlıkla seyretmiş ama içeri girmeyi...

KÖRDÜĞÜM

.1. Kapana yakalanan fareyi öldüren nefessizlik değil umutsuzluktur. Anonim. Sabaha karşı 04:37’de, nedense zınk diye uyanıverdi. Beyniyle boynu arasındaki alanda yüzlerce başıboş at, sanki bir şeylerden ürkmüş gibi çılgınca sağa sola koşturuyorlardı. Gece,...

SEN DE KATIL!

━ popüler

EDİTÖRDEN

Merhaba sevgili Dedektif Dergi okurları… 2026 yılının ilk, Dedektif Dergi’nin 60. sayısında sizlerleyiz. Dergimiz 10 yaşına girdi. Kutlu olsun. Bu vesileyle 60 sayı boyunca emek...

DEDEKTİF’TE 2025’İN EN İYİ ÖYKÜSÜNÜ SEÇİYORUZ

2025’in En İyi Öyküsü Dedektif Dergi olarak 2025 yılı boyunca yayımladığımız polisiye öyküler arasından “Yılın En İyi Öyküsü”nü seçiyoruz. Bu seçimi bu yıl okurlarımız...

RAHAT POLİSİYE GERÇEKTEN “RAHAT” MI?

“Rahat polisiye” dendiğinde genellikle aynı imgeler akla gelir: Küçük kasabalar, çay saatleri, nazik dedektifler, sahne dışında işlenen cinayetler ve kan görünmeyen ölümler. Bu yüzden...

EMMETT TILL: CİNAYETİN ÖTESİNDE, BİR YÜZLEŞMENİN SEMBOLÜ

“Dikkatli ol. Güney’deki beyazlara karşı saygılı davran.” Annesi Chicago’dan Mississippi’ye akrabalarını ziyaret etmek için gitmek üzere olan Emmett’e böyle öğüt vermişti. 14 yaşındaki bir çocuğun ölümü,...

GENCOY SÜMER’LE SON KİTAPLARI ÜZERİNE

Merhaba sevgili Gencoy Sümer. Daha önce merhum polisiye yazarı Celil Oker’in Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu isimli bir çalışması yayınlanmıştı ancak doğrudan polisiye...