Senaryosu Anthony Horowitz tarafından kaleme alınan İngiliz yapımı polisiye-gerilim türünde televizyon dizisi. 2 Mart 2025’te “MGM+”ta yayınlanmaya başlayan dizinin ilk sezonu altı bölüm sürdü. Henüz ikinci sezonla ilgili bir bilgi bulunmuyor. Aslına bakılırsa dizinin altı bölüm sonunda tam olarak bittiği söylenebilir. Çünkü tabiri caizse pek fazla açık kapı bırakmadı ve tüm sorular cevaplandı. Bu yüzden ikinci sezon zor gibi ama dizi tutarsa ve para kazanma ihtimali çoksa yapılmayacak iş de yoktur kanımca.
Dizi hakkında inceleme yazımı okuduğunuzda eminim ki okuduğunuz veya seyrettiğiniz birkaç dizi veya kitaba çok benzediğini fark edeceksiniz.
Fazla uzatmadan dizinin konusuna gelelim.

“Meksika Morgunda Dokuz Ceset” adlı dizimiz başlangıçta iki zamanlı ilerliyor. İlk zaman, kaza yaparak ormanda mahsur kalmış olan on kazazedeyi anlatırken ikinci zaman ise şimdiki zamanda bir askeri üste geçiyor. Aslında ikinci zaman diye tanımlayacağımız askeri üste geçen zaman, asıl olaydan sekiz gün sonrasını anlatıyor bize.
Açılış sahnesinde bir araba Meksika’da çölün ortasında bir yere inşa edilmiş askeri bir üsse yaklaşır. Arabada erkek şoförle onun işvereni olması muhtemel bir kadın vardır. Kadın üsse uygun bir mesafede arabayı durdurarak üssü izlemeye başlar ve bir helikopterin üsse ceset torbasına konulmuş dokuz ölü beden getirmesine şahit olur. Sonra o gizemli cümleyi söyler: “İşte beklediğimiz geldi…”
Biz, “Allah Allah acaba ne geldi?” diye kendimize sorarken görevli askerler, helikopterden ceset torbasına konulmuş kim oldukları belli olmayan dokuz ceset çıkartırlar ve içeri taşırlar.
Daha sonra dizimizin ana zamanına dönüyoruz ve asıl dizi şimdi başlıyor diyebiliriz. Yani sekiz gün öncesine…

Kim oldukları bilinmeyen on kişi ki -bunların sekizi yolcu, biri pilot, biri de hostestir- ufak bir uçakla Meksika ormanlarının üzerinde uçarken kaza yaparlar ve ormanın ortasına inmek zorunda kalırlar. Kazadan hostes hariç hepsi de sağ kurtulmayı başarırlar. Ölen hostesin yanısıra pilot da yaralıdır. İçlerinde istifa etmiş olan bir doktor, zengin ve güçlü bir babanın biricik şımarık kızı ve onun henüz yeni tanışıp evlendiği serseri ruhlu kocası, sigortacı olduğunu söyleyen siyahi bir adam, ava meraklı, zengin, şişman kalp hastası bir adam ve onun biraz sivri dilli karısı, aktif bir dövüş sporcusu ve kim olduğunu söylemek istemeyen gizemli bir kadından oluşma bu topluluk; su ve gıda sorunlarını çözmeye çalışarak gelecek olan yardımı beklerler. Yapacak başka bir şeyleri maalesef yoktur. Özellikle suları kısıtlıdır. Yemekleri de azdır. Telefonların çekmediği ıssız bir bölgededirler. Aslında nerede olduklarını dahi bilmemektedirler.
Kazada ölen hostesten sonra ilk gece pilotun, ertesi gece de kalp hastası beyefendinin ölmesiyle işler biraz karışmaya başlar. Yedi kişi kalmışlardır. Ufaktan birbirlerinden şüphelenmeye başlarlar. Acaba bu ölümler sanıldığı gibi hastalık ve yaralanma sebebiyle midir yoksa birisi cinayet mi işlemektedir? Eğer öyleyse katil aralarından biri midir yoksa ormanda saklanan başka biri mi?

Polisiye okuyanların kafalarında hemen bir ışık yanmıştır eminim, çünkü dizinin konusu inanılmaz derecede Agatha Christie’nin en meşhur eseri On Kişiydiler’e (eski adıyla On Küçük Zenci) benziyor. Kurtulan insanların birbirlerini hiç tanımamaları, içlerinden birinin katil olduğuna inanmaları ve birbirlerinden şüphelenmeleri ve teker teker öldürülmeleri kitapla benzeşen konular. Hatta dizinin açılış fragmanında bile on adet insan figürünün olması ve her bölüm başında birisinin üzeri çarpı işareti ile çizilmiş olarak başlaması da ilginç bir anekdot.
Ayrıca diziyi “LOST” adlı diziye benzetenler de çoğunlukta. Dizi hakkında internetteki çoğu yorumlarda “Agatha ve Lost karışımı bir dizi” şeklinde tanımlamalar yapılmış durumda.
İlk bölümü 2 Mart, altıncı ve son bölümü ise 6 Nisan 2025 tarihinde yayımlanan dizi, izleyici tarafından şimdilik sınıfı geçmiş gözüküyor. Çok fazla olumlu yorum alan dizinin muhtemelen ikinci sezonunun çekileceği söylentileri var ama yazımın başında da dediğim gibi bütün sorular cevaplarını bulduğu için bunu nasıl yapabilirler biraz muamma.
Gizemli karakterler, hayatta kalma içgüdüsü, birbirlerinden şüphelenen insanlar, işlenen gizemli cinayetlere bir de uçakta şans eseri bulunan 3 milyon değerinde uyuşturucu da eklenince ortaya izlenesi bir eser çıkmış bence. Özellikle siz de benim gibi Agatha Christie hayranıysanız kesinlikle izlemenizi öneririm. Ben keyif aldım şahsen hatta ikinci sezon çıkarsa da muhtemelen izlerim.
Keyifli seyirler…
https://www.imdb.com/title/tt12908464
https://en.wikipedia.org/wiki/Nine_Bodies_in_a_Mexican_Morgue


