Adli tıp, hukuk ile tıp arasında köprü görevi üstlenen, şüpheli ölüm olayları başta olmak üzere her türden adli vakanın aydınlatılmasında vazgeçilmez bir bilim dalıdır. Bu yazı dizisinde suç soruşturmalarının merkezinde yer alan ve doğal olarak polisiye edebiyatta kendine yer bulan adli tıp konularına mümkün olduğunca teknik dilden uzak kalarak bakmaya çalışacağız.
Otopside Atış Mesafesi Nasıl Tespit Edilir?
Bir insan ateşli silahla hayatını kaybettiğinde üç ihtimal vardır: ya intihar etmiştir ya kazayla ölmüştür ya da cinayete kurban gitmiştir. Adli sonuçları farklı bu üç ihtimalin ayrımını yapabilmek için cevabı aranan en önemli sorulardan biri tabanca ya da tüfeğin hangi mesafeden ateşlendiğidir. Çünkü atış mesafesi olayın oluş şeklinin saptanmasını kolaylaştıran bir bulgudur.
Otopside atış mesafesinin nasıl tespit edildiğini anlayabilmek için önce birkaç bilgiyi gözden geçirelim. Öncelikle mermi yekpare bir cisim değildir ve dört parçadan oluşur.
1- Mermi çekirdeği
2- Barut
3- Kapsül
4- Kovan

Bir silahın tetiği çekildiğinde horozun hızla ittiği iğnenin kapsüle çarpmasıyla kıvılcım meydana gelir. Bu kıvılcım kapsülün önündeki barutu yakar. Barutun yanmasıyla ortaya çıkan sıcak gaz basıncı kovanın ağzında bulunan çekirdeği ileriye doğru iter ve böylece mermi çekirdeği namlunun ucundan büyük bir hızla hedefe doğru fırlar. Ateşlemeden sonra geriye boş bir kovan kalır.
Fakat tetik çekildiğinde namludan sadece mermi çekirdeğinin çıktığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çekirdekle birlikte barutun yanmasından meydana gelen alev ve duman da dışarıya çıkar. Ayrıca silah ateşlendiğinde kovandaki yanmamış barut taneleri de sıcak gazın tazyikiyle dışarı fırlar. Namludan kurşunla beraber çıkan alev, duman ve barut tanelerine atış artıkları denir. İşte bu maddelerin hedefin vücudunda var olup olmamasına göre atış mesafesi tespit edilir.

Örneğin alevin erişebileceği uzaklık fazla değildir, 5-10 cm arasında değişir. Ayrıca alev ciltte ve elbiselerde yanık ve kavruklara yol açar. Dumana gelince cilt ya da elbiselerde ise neden olur, ulaşabileceği uzaklık barutun cinsine göre değişir. Barut taneleri ağır olduklarından en uzağa gidebilen artıklardır. Bir metreye kadar ulaşabildikleri saptanmıştır.
Ateşli silahlarda 3 tür atış mesafesi vardır:
1- Bitişik ve Bitişiğe Yakın Atış
2- Yakın Mesafe Atış
3- Uzak Mesafe Atış
Bitişik Atış: Silahın namlusunun hedefe tam temas ettiği atışlara bitişik atış denir. Tam temas durumunda bütün atış artıkları (alev, duman ve barut taneleri) cilt altına gireceğinden cilt üzerinde alev yanıklarına, is ya da baruta rastlanmaz. Bütün bunlar cilt altı dokularda görülür.
Bitişiğe Yakın Atış: Namlu ucu cilde tam bitişik değilse yani vücutla namlu arasında 0-2 cm mesafe varsa buna bitişiğe yakın atış denir. Bu durumda ciltle namlu arasında az da olsa bir mesafe olduğu için atış artıkları hem cilt altında hem de cilt üzerinde belirti bırakır. Böylece hem giriş deliği etrafında hem de cilt altı dokularda aleve bağlı yanık, dumana bağlı is ve barut taneleri görülür.
Yakın Mesafe Atış: Atış artıklarının ciltte ya da kıyafet üzerinde kalabileceği mesafeden yapılan atışlara yakın mesafe atış denir. Bu mesafe tabanca gibi kısa namlulu silahlar için 2-45 cm, tüfek gibi uzun namlulu silahlar içinse 2-100 cm arasıdır. Yakın mesafe atışlarda cilt ya da kıyafet üzerinde aleve bağlı yanık, dumana bağlı is ve barut taneleri görülecektir. Ancak üçünün de görülmesi şart değildir. Alevin en fazla 10 cm uzağa gidebildiğini hatırlarsak 10 cm’yi aşan yakın mesafe atışlarda aleve bağlı yanık görülmeyecek yalnızca is ve barut taneleri tespit edilecektir.
Uzak Mesafe Atış: Atış artıklarının vücuda ulaşamayacağı mesafeden yapılan atışlara uzak mesafe atış denir. Dolayısıyla bu tür atışlarda cilt ve kıyafetlerin üzerinde mermi çekirdeğinin oluşturduğu harabiyet dışında hiçbir bulguya rastlanmaz. Tabanca gibi kısa namlulu silahlar için 45 cm, tüfek gibi uzun namlulu silahlar için ise 100 cm’yi aşan mesafelerden yapılan atışlar uzak mesafe atışlardır.
O hâlde kısa bir özet yapalım:
- Atış artıkları sadece cilt atındaysa bitişik atış,
- Atış artıkları hem cilt altında hem de cilt üzerindeyse bitişiğe yakın atış,
- Atış artıkları sadece cilt üzerinde ise yakın mesafe atış,
- Cilt ya da kıyafetlerde atış artığı yoksa uzak mesafe atış demektir.
Şimdi bütün bunların ne anlama geldiğine bakalım: Ateşli silahla meydana gelen ölümlerde bitişik ve bitişiğe yakın atışlar, intihar ihtimalini artıran bulgulardır. Yakın mesafe atışlar ise bizi intihardan uzaklaştırıp olayın kazayla ya da cinayetle meydana geldiğini düşündürür. Uzak mesafe atışlarda ise intihar ve kazadan çok cinayet akla gelir.
Kurgusal bir vakayla atış mesafesinin ne işe yaradığına dair bir örnek verelim:
D. B. isimli kadın, erkek arkadaşı F. T. tarafından yaşadıkları evin salonunda ölü olarak bulundu. F. T. polise sevgilisinin trafik kazasında anne ve babasını kaybettiğinden beri depresyonda olduğunu, olay günü eve geldiğinde tabanca ile intihar etmiş hâlde bulduğunu söyledi. Olay yeri incelemesinde evde mücadele belirtisi görülmedi, F. T.’nin babasından kaldığını belirttiği ruhsatsız tabanca kadının elindeydi ve üzerinde parmak izleri saptandı. Olay yerinde intihar notu bulunamadı ancak D. B.’nin günlüklerinde hayatına son vermekten bahsettiği satırlar vardı. Yapılan otopside D. B.’nin göğsünde bir adet ateşli silah giriş yarası tespit edildi. Kurşun buradan girmiş ve kalbe isabet ederek ölümüne yol açmıştı. Ancak cilt altında ya da cilt üzerinde atış artığı görünmüyordu. Giysileri üzerinde yapılan incelemede de herhangi bir atış artığı saptanmadı. Bu durumda silahın uzak (45 cm ve fazlası) mesafeden ateşlendiği düşünüldü. Cinayet Büro polisleri şu değerlendirmeyi yaptı: İntihar vakalarında genelde bitişik ya da bitişiğe yakın atışlar olurdu. D. B.’nin tabancayı iki elle tutup kollarını sonuna kadar uzattığı pozisyonda bile en fazla yakın mesafeden ateş edebilmesi mümkündü. Bu da olayın intihar olma ihtimalini düşürüyordu. Soruşturma kapsamında çiftin sık sık tartıştıkları ve karakolluk oldukları, F.T.’nin de farklı suçlardan sabıkası bulunduğu saptanmıştı. D.B.’nin tırnak örneklerinde DNA’sı tespit edilen F. T. gözaltında alındıktan sonra sevgilisini öldürdüğünü itiraf etti.
Görüldüğü gibi atış mesafesi tayini diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde ateşli silaha bağlı ölümlerin aydınlatılmasında çok önemli bir işlev üstlenir.


