Dedektiflik, sezgiden çok tanım, tahminden çok yöntem, rastlantıdan çok kayıt işidir. Bir suçun aydınlatılması; doğru soruları sormaktan önce, kullanılan kavramların ne anlama geldiğini bilmeyi gerektirir. Çünkü soruşturma dili belirsizleştiğinde, deliller de anlamını yitirir.
“Dedektifin Sözlüğü”, gerçek dedektiflik ve polis prosedürlerinde kullanılan temel terimleri açık, net ve bağlamı içinde ele almak üzere hazırlandı. Bu yazı dizisi, suç soruşturmalarının merkezinde yer alan kavramları; nasıl tanımlandıklarını, hangi koşullarda kullanıldıklarını ve pratikte ne anlama geldiklerini ortaya koymayı amaçlar.
Bir olay yeri yalnızca bir mekân değildir; bir delil yalnızca bulunan bir nesne değildir; bir ifade yalnızca söylenen sözlerden ibaret değildir. Her terim, belirli bir hukuki ve teknik çerçeve içinde anlam kazanır. Bu dizide ele alınan kavramlar, tam da bu çerçeveyi görünür kılmak için seçilmiştir.
Her sayıda, dedektiflik pratiğinin farklı bir aşamasına odaklanılacak; olay yerinden delil incelemesine, tanık beyanlarından sorgu süreçlerine, soruşturma dosyasından soğuk vakalara kadar uzanan geniş bir terminoloji alanı ele alınacaktır. Terimler, soyut tanımlar olarak değil; gerçek kullanım bağlamları ve örnek durumlar üzerinden açıklanacaktır.
“Dedektifin Sözlüğü”, bir rehber ya da kılavuz olma iddiası taşımaz. Amacı, soruşturma dilinin temel taşlarını sabitlemek ve kavramların muğlaklaşmasını engellemektir. Çünkü suçla ilgili her değerlendirme, kullanılan kelimelerin kesinliği kadar sağlamdır.
Bu sayfalarda karşılaşacağınız terimler, suçun kendisi kadar soğuk, soruşturma kadar disiplinli ve gerçek kadar nettir. Dedektiflik, önce dili doğru kurmakla başlar. Bu sözlük, o dili birlikte düşünmek için hazırlanmıştır.
OLAY YERİ VE İLK MÜDAHALE
Bir soruşturmanın kaderi çoğu zaman olay yerinde belirlenir. Çünkü suç, geride iz bırakır; izler ise doğru korunur ve doğru kayıt altına alınırsa “delil”e dönüşür. Bu sayıda, soruşturmanın ilk dakikalarında en sık duyulan dört temel terimi ele alıyoruz: Olay Yeri, Olay Yeri İncelemesi, Delil, Kordon Altına Alma.

Olay Yeri (Crime Scene)
Olay yeri, suçun işlendiği veya suçla bağlantılı bulguların bulunduğu fiziksel alanın tamamıdır. Sadece “cesedin bulunduğu yer” ya da “kavganın yaşandığı oda” değildir; suçun gerçekleşmesine, şüphelinin giriş–çıkışına, delillerin taşınmasına ya da mağdurun hareketine ilişkin iz taşıyan tüm alan olay yerinin parçası sayılabilir.
Olay Yerinin Kapsam ve Türleri:
Birincil olay yeri: Suçun fiilen işlendiği yer (ör. vurmanın gerçekleştiği oda).
İkincil olay yeri: Suçla ilişkili izlerin bulunduğu diğer yerler (ör. şüphelinin kaçarken attığı bıçak, mağdurun taşındığı araç, çöpe atılmış kıyafet).
İç mekân/dış mekân olay yeri: Daire, ofis gibi kapalı alanlar; sokak, park gibi açık alanlar.
Hareketli olay yeri: Araç, tekne gibi yer değiştiren ortamlar.
Olay yeri, soruşturmanın “ham veri deposu” gibidir. Yanlış tanımlanırsa deliller gözden kaçar; fazla dar tutulursa kritik izler dışarıda kalır; fazla geniş tutulursa da kontrol ve koruma zorlaşır.
Örnek: Bir apartman dairesinde bıçaklı saldırı ihbarı gelir. Mağdur salonda bulunur. İlk bakışta olay yeri “salon” gibi görünür. Ama kapı eşiğinde ayakkabı izi, koridorda kan damlası, mutfakta yıkanmış bir bıçak, banyoda ıslak havlu ve apartman merdiveninde düşürülmüş bir düğme vardır. Bu durumda olay yeri yalnızca salon değil; koridor, mutfak, banyo, kapı önü ve merdiven boşluğu dahil genişletilmiş bir alandır. Çünkü suçun dinamiği (boğuşma, kaçış, delil temizleme) bu alanlara yayılmış olabilir.

Olay Yeri İncelemesi (Crime Scene Investigation – CSI)
Olay yeri incelemesi; olay yerinin sistemli biçimde belgelenmesi, aranması, delillerin tespit edilmesi, toplanması, paketlenmesi ve raporlanması sürecidir. Bu süreçte amaç, “bulunan her şeyi toplamak” değil; suçla ilişkili olabilecek bulguları doğru yöntemle koruyup kayıt altına almaktır.
Temel adımlar:
1- Güvenlik ve kontrol: Alan güvenli mi, tehlike var mı, kimler girecek?
2- İlk gözlem: Her şeye dokunmadan genel fotoğraf (zihinsel plan) çıkarma.
3- Belgeleme: Fotoğraf, video, kroki/plan, notlar, saatler, ölçüler.
4- Arama: Sistemli tarama (şerit, spiral, bölgelere ayırma gibi yöntemlerle).
5- Delil toplama ve paketleme: Uygun malzemeyle, etiketleyerek, zinciri bozmadan.
6- Teslim ve rapor: Delilin kimden kime geçtiği kayıt altına alınır.
Olay yeri “canlı” değildir; inceleme bittiğinde ortam değişir. Bu yüzden fotoğraf ve kroki, ileride mahkemede “orada ne vardı?” sorusuna cevap veren en güçlü araçtır. Ayrıca soruşturmada ekip değişse bile aynı gerçekliğin korunmasını sağlar.
Örnek: Sokakta silahlı saldırı olur. Olay yerine ilk gelen ekip kovanları görür ama “sonra toplarız” diyerek etrafı hızlıca temizlemeye kalkar. Rüzgâr çıkar, bir kovan kanalizasyona yuvarlanır. Bu, balistik açısından çok değerli bir bulgunun kaybı demektir.
Doğru uygulamada ise önce alan kontrol altına alınır, kovanların bulunduğu yer işaretlenir, her birinin konumu fotoğraflanır, ölçülür, krokiye işlenir; sonra uygun şekilde toplanıp paketlenir. Böylece sadece kovan “toplanmış” olmaz; kovanın nerede olduğu ve olayın mekânsal mantığı da korunur.

Delil
Delil; bir suçun nasıl işlendiğini, kim tarafından işlendiğini veya şüpheli–mağdur–mekân ilişkisini gösterebilecek maddi ya da dijital her türlü bulgudur. Delil, her zaman “tek başına” konuşmaz; çoğu zaman bağlamla anlam kazanır.
Delil türleri:
1- Fiziksel delil: Bıçak, kovan, kıyafet, lif, cam parçası.
2- Biyolojik delil: Kan, tükürük, saç, deri hücresi (DNA için).
3- İz delili: Parmak izi, ayak izi, lastik izi.
4- Dijital delil: Telefon kayıtları, konum verisi, kamera görüntüsü, mesajlaşmalar.
Bir delilin değeri;delilin bütünlüğüne (bozulmuş mu, kirlenmiş mi?), delilin zincirine (kim aldı, kim taşıdı, nerede saklandı?), delilin bağlamına (delil neden orada, suçla ilişkisi mantıklı mı?) bağlıdır.
Delil ve bulgu sık sık birbiriyle karıştırılır. Bulgu (finding), olay yerinde bulunan her şeydir. Delil (evidence) ise, suçla ilişkilendirilebilen, yargı sürecinde anlamı olan bulgudur.
Her bulgu delil değildir; ama her delil önce bulgu olarak bulunur.
Örnek: Bir evde hırsızlık şüphesi. Salon penceresi açık. Yerde bir tornavida bulunuyor. Bu tornavida bulgudur. Delile dönüşmesi için; üzerindeki izlerin (parmak izi, DNA) incelenmesi, tornavidanın pencere kilidindeki çiziklerle uyumu, ev sahibinin “bu bana ait değil” beyanı, bölgedeki benzer hırsızlıklarda kullanılan alet tipiyle benzerlik gibi bağlamsal destekler gerekir. Bu bağlantılar kurulursa tornavidanın “delil” niteliği güçlenir.

Kordon Altına Alma
Kordon altına alma, olay yerinin çevresinin giriş–çıkışları kontrol edilecek şekilde sınırlandırılması ve yetkisiz kişilerin alana girmesinin engellenmesidir. Amaç; delilin korunması, olay yerinin bozulmaması ve güvenliğin sağlanmasıdır.
Neden yapılır?
1- Meraklı kalabalık ayak izi, parmak izi, lif gibi izleri yok eder.
2- Basit bir “dokunma” bile delili kontamine edebilir.
3- Şüpheli bazen kalabalık içinde olay yerine geri dönebilir.
4- Tehlikeli maddeler, kesici aletler, elektrik riski gibi güvenlik sorunları olabilir.
Kordonun iki katmanlı düşünülmesi (pratikte sık olur):
1- İç kordon: Delillerin bulunduğu en kritik alan (ör. salon, kapı önü).
2- Dış kordon: Kalabalığı ve medyayı uzak tutan daha geniş çevre (ör. bina girişi, sokak başı).
Kordon dışında, olay yerine kimin girip çıktığı da kaydedilmelidir. Çünkü alanda bir iz bulunursa, o izin soruşturma ekibinden birine ait olup olmadığının anlaşılması gerekir. “Kimler olay yerindeydi?” sorusu, daha sonra delilin değerini belirler.
Örnek: Bir parkta cinayet şüphesi. İlk gelen ekip sadece cesedin etrafına küçük bir şerit çeker. Ancak parkın diğer tarafında sigara izmaritleri ve ayak izleri vardır; şüphelinin kaçış rotası o taraftadır. Kalabalık o bölgeye doluşur, izler yok olur.
Doğru kordon uygulamasında ekip, sadece cesedin çevresini değil; olası kaçış yönlerini, çöp kutularını, bankları, giriş–çıkış patikalarını da kapsayan daha geniş bir alanı kordon altına alır. Böylece soruşturmanın “ikinci sahnesi” olan kaçış izleri korunur.
Bu sayıda ele aldığımız dört terim —Olay Yeri, Olay Yeri İncelemesi, Delil, Kordon Altına Alma—bir soruşturmanın temeline yerleşen kavramlardır. Bunlar doğru uygulanırsa geri kalan süreç (tanık, sorgu, analiz, rapor) sağlam zeminde ilerler. Bir sonraki sayıda, delilin laboratuvara taşınan tarafına; parmak izi, DNA, balistik ve iz delili başlıklarına odaklanacağız.


