Yeni SayıÇıktı!

Merhaba polisiyeseverler. Yeni sayı çıktı! Şimdi okuyabilirsiniz.

Yeni Sayı Çıktı! - Hikaye

HAVUZ PROBLEMİ

Amcasını öldürme fikri ilk kez geçen cumartesi gecesi düşmüştü aklına Haldun’un. Belki çok daha önceden de vardı kafasında belli belirsiz bir düşünce ama ilk...

DUL AYŞE

Kadın, Emniyet'in taş merdivenlerini ağır ağır tırmanıyordu. Kuruyan gözyaşları, kirli yanaklarında yol yol iz bırakmış, çıplak ayakları soğuktan mosmor olmuştu. Cılız bedeni, dalından düşmeye...

OZAN ILGIN 23: CENA{BET}

Benim gibi, öncesinde cılız, kuvvetsiz olan ama vücudu kimyasal maddelerle güçlendirilmiş ve özel kuvvetler polisi yapılmış bir kadının, aşkla meşkle ne işi olabilirdi ki?...

MAVİ PAYET

Çeviren: Ramazan ATLEN Richard Austin Freeman (1862-1943), patolog-dedektif John Thorndyke hikayelerinin yazarıdır. Tıp doktoru olan Freeman sağlık sorunları nedeniyle doktorluktan emekli olduktan sonra roman yazmaya...

KIRMIZI MİKSER

Dört çarpı dört cip, yönetim binası önünde öyle bir fren yaptı ki gelenin bir bela çıkaracağını anlamayan kalmadı. “Patronu görecem!” dedi, orta boylu tıknaz genç...

İŞLENMEMİŞ CİNAYETLER

Şirketten sessizce istifa ettim ve ailemin desteğiyle yurt dışına gittim. Olanlar beni haliyle çok kötü etkilemişti. İngiltere’de bazı kafe ve restoranlarda çalıştım önceleri. Kalıcı...

UCUZ ETİN YAHNİSİ

Sıradan bir mahallede öylesine bir gündü. Güneş, Boğazkesen sokağının dar kaldırımlarına sessizce doğdu. Tarihi çeşmeden başlayıp levhası iyice tozlanmış taksi durağına kadar kıvrılarak uzanan...

FIRTINALI BİR GECE

Eylülün ortalarında güneşli ve sıcak bir pazar sabahı kahvaltıdan sonra karım, “Büyükada’ya gidelim mi Mitat?” dedi. Yüzümü buruşturduğumu görünce, “Çamlar altında romantik takılacak hâlimiz yok,”...

SİYAH EL

Yazan: Arthur B. Reeve Çeviren: Bünyamin Tan Kennedy ve ben bir akşam geç saatlerde aşağı Batı Yakası’ndaki küçük bir İtalyan restoranı olan Luigi’nin Yeri’nde yemek yiyorduk....

BEN GÖRDÜM KATİLİ

“Şeker?” diye sordu. Avucunun içindeki pembe hapları gösterdi sırıtarak. Kuruyla aram iyiydi ama bu haplardan sonra kendimi başka biri olarak buluyordum hep. Bana yaramıyordu....

HEDONİST KURDUN UNUTAMADIĞI AYAZ

Kasım ayının serinliğine rağmen şehrin sokaklarında gündüzleri yaz mevsiminin izleri hala hissedilebiliyordu. İnsanlar ceketlerini omuzlarına atmış, kafelerde açık havada oturup kahvelerini yudumluyorlardı. İzmir’in kendine...

OZAN ILGIN 22: MABAT

Sultanat Eyalet-Şehri’ni ikiye bölen Burgaziçi Nehri, Marmare Nostrum isimli bir iç denize dökülüyordu. Bu iç deniz ise Dardanella isimli şehri ikiye bölen aynı adlı...

YANILGI

Bütün masallar bizi aynı şeyler hakkında uyarır. İyi çocuklar ormana asla yalnız gitmemelidir. Yoldan çıkarsanız neyle karşılaşacağınız hiç belli olmaz. Aç bir kurtla yakışıklı...

KUPON

90'ların ortasında yaşadığım öğrenci evine, neden bilmiyorum, düzenli olarak Milliyet Gazetesi geliyordu. Evde tuvalet kâğıdı bile arada sırada oluyordu ama kapıcı her sabah Milliyet...

PENCEREDEKİ KADIN

Salı günü sabah saat onda, dükkanımdaki telefon çaldı. İncelemekte olduğum Ahmet Mithat’ın 1884 basımı Esrar-ı Cinayat adlı kitabının sayfalarının arasından başımı kaldırıp ahizeye uzandım. Jale Paksoy...

ŞIPSEVDİ

Kaldırımda yankılanan topuk sesi çamurlu, dar sokağın köşelerinde yitip gitti. Ayağının birini öğretildiği gibi ileri uzatarak file çorabının altında ay gibi parlayan beyaz bacağını...

TUTANAK

“Öhm… Tamam mıyız Sacit?” “Bir saniye savcım. Tam açılmadı bilgisayar.” “Hadi Sacit hadi. Daha çok işimiz var.” “Bir saniye savcım… Hah. Şimdi hazır.” “Başlayalım, o zaman. Bir bakayım…...

REHİNCİ DÜKKÂNI CİNAYETİ

Yazan: Shizuko Natsuki Çeviren: Emel Aslan Shizuko Natsuki 1938'de Tokyo'da dünyaya geldi. Keio Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı okudu. Japonya'nın çok satan ve üreten yazarlarından biridir. Seksenden fazla...

ÇETREFİL

“Yalnızlık ölüm gibidir,” demişti bir arkadaşım. “Mezarda da yalnız olur insan,” diyerek benzetmesine gerekçe getirmişti. Bana kalırsa yalnızlık özgürlüktü. Kalabalıkların içinde hiçbir zaman duyumsayamayacağınız...

KADERİNİ SEÇEBİLİR MİSİN?

Asım, kendine geldiğinde eski, terkedilmiş bir fabrika binasındaydı. Sırtı duvara yaslı, bileğinden kalorifer peteğine zincirlenmiş, ayakları bağlıydı. Serbest olan sol elinin yakınına üzerine bir...

ÇAPRAZ

Dizleri çıkmış, dar, rengi siyahtan kurşuniye dönmüş kanvas pantolonla maviye yakın koyu gri gömlek giymiş kirli sakallı adam, koluna taktığı metal bileklikleri şıngırdatarak ikide...

KAMBUR

Katil’in demir kapıyı açması zor olmadı. İçeriye doğru ilk sinsi adımını attığında “Yumak, sen misin oğlum?” diye bir ses duydu. Hırıltısız, tertemiz bir sesti....

KAYIP

Sema sitenin otoparkında arabaya eşyalarını yerleştiriyordu. Yaman elinde bir kutuyla yanına geldi.  “Onu neden kamyona vermedin?” diye sordu Sema kocasına.  “Değerli hatıralarımızın olduğu bir kutuyu kamyona...

BİR EFSANE BİR CİNAYET

KALFA YUNUS/21 Ağustos Ağustos sıcağı sanayi sitesinin metal kaplı çatılarını kızdırıyordu. Dayanılmaz bir sıcak vardı. Sam yeli dükkânların arasındaki şose yoldan ağız, burun dolduran cinsten...

DURU GÜZELLİK SALONU

İlk deneyimim olan kayıp kızı bulma işimden sonra özel dedektifliği yürütebileceğime karar vermiştim. Birikimlerimin de suyunu çekmesiyle, emekliliğimin bir işe yaraması gerektiğini düşünmüştüm. Polis...

KARMANIN RENGİ: TURUNCU

Dar kapısından başka aydınlık girecek yeri olmayan dükkânında tek başına gece gündüz çalışıp evini geçindiren, ellerine sinen ayakkabı yapıştırıcısını sabahın erken saatlerinde demlenmeye bıraktığı...

ŞÜPHE

Bir yandan cep telefonuyla konuşuyor, diğer yandan teknede her şeyin mükemmel olmasına çalışıyordu. Servis elemanını yanına çağırdı. “Bu masa örtülerinin değiştirilmesini istiyorum. Daha önce...

ÖDEŞME

“Şimdi silahlar konuşacak!” Faruk, titreyen elindeki tabancayı kendisine tepeden bakan hasmına nişanlamıştı. Saat gece yarısından sonra üç buçuk civarıydı. Tarlabaşı’nın ıssız ara sokaklarından birinde yere...

RÖNESANS VE KATİL

Tarih 8 Ekim 1992’yi gösterirken İtalya’nın Viterbo şehrindeki Faggeta del Monte Cimino Ormanı, belki de ilk kez bu kadar çok misafiri aynı anda ağırlıyordu....

MUTLU SON

Kalın perdelerin arasından sızan güneş yastığına kadar uzanıp seni uyandırıyor. Alarmın çalmasına hâla birkaç dakikan var. Uzun zamandır böyle deliksiz bir uyku çekmediğini düşünüyorsun....

KÜP

İnsan kendi sesini duyamazmış, biliyor musun? Daha doğrusu, başkaları gibi duyamazmış. Sesini bir gramofona kaydet ve dinle; tanıyamayacaksın… Çünkü kendi sesimiz bize eti, kemiği...

ALKARISI

Karanlık, rutubet kokan bir mahzende, soğuk ve ıslak taş zeminde yatıyordu. Rahminden sızan kan bacaklarının arasında küçük bir göl oluşturmuştu. Kıpkırmızı göle, demir parmaklıklı...

RUHUMU ÇALDI BENDEN

-I- Cinayet İçinde Cinayet İlçenin arka mahallesinden haber vardı yine. Mimli, suç cangılı arka mahalle… İnsanı, evleri, yolları, renkleriyle tam bir cümbüş… Akdeniz’in nemli, turunç kokusu doldurur...

TEKİNSİZ MALİKÂNE

Beykoz’un güneyinde çevre yolundan İstanbul’a otuz altı kilometre mesafedeki kırsal bir bölgede, dedesinden kalma malikânesinde yaşayan Zernişan, komşularıyla görüşmeyen, onlarla en küçük bir iletişimde...

HATA PAYI

Bu öykü gerçek bir olaydan esinlenilerek yazılmıştır... Kış Doktor Peyami, Adli Tıp’ın birinci katındaki odasından morgun önünde bekleyenleri seyrediyordu. Hükümranlığını sürdüren kış aylarına inat giydiği kısa...

HEKATE’NİN LANETİ!

Villa, Emirgan’da boğazı gören yüksek bir tepede inşa edilmişti. Oldukça ihtişamlı, üç katlı, dış cephesinin bir kısmı gri taşlardan oluşmuş beyaz renkli bir yapıydı....

GÜNEŞ ALTINDA

Genellikle müstakil evlerde rast gelirdi böyle tuhaflıklara. Şehrin göbeğinde, önünden vızır vızır arabaların gelip geçtiği, oldukça yüksek bir apartmanın ikinci katından imdat çağrısı aldığı...

ESKİ EVİN LANETİ

Şahsi doktorum, son zamanlarda sıklıkla artan göğüs ağrılarım ve çabuk yorulma, nefessiz kalma gibi şikayetlerimden ötürü kardiyolog arkadaşına yönlendirene kadar Almanya Stuttgart’ta, kendi halimde,...

ALİ, AYŞE’Yİ SEVİYOR

Tavşan kanı misali üç ince belli çayı masaya bırakan garson ocağa geri dönerken Tan, dumanı üstünde tüten bardakları isteksiz gözlerle süzdü.  Sarı çizgileri olan...

TESADÜFLER

Daha bilindik yerlere bütçesi yetmeyen orta direk ailelerin on günü geçemeyen tatilleri için tercih ettikleri, daha doğrusu anca edebildikleri bir sahil kasabasıydı Hoşyalı. Uzunluğu...