AGATHA CHRISTIE DOSYASI

Diğer Yazılar

Gencoy Sümer
Gencoy Sümerhttps://gencoysumer.com/
Gencoy Sümer İTÜ İşletme Fakültesi'nden mezun oldu. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde Master ve Doktora yaptı. www.polisiyedurumlar.com sitesini kurdu ve internette pekçok öykü ve makaleleri yayınlandı. İlerleyen yıllarda Dedektif'in kurucuları arasında yer aldı. İlk polisiye romanı Feneryolu Cinayetleri 2017 yılında, Göl Kıyısındaki Ev & Gizemli Öyküler ve Aile Sırrı & Bir Percule Hoirot macerası 2018 yılında yayınlandı. Gencoy Sümer'in polisiye dergimizde yayınlanan eserlerini bu sayfada bulabilirsiniz.

Agatha Christie’nin ölümünün üzerinden elli yıl geçti. Elli yıl…Bir yazarın unutulması için fazlasıyla yeterli bir süre. Ama Christie unutulmadı. Kitapları hâlâ basılıyor, hâlâ okunuyor, hâlâ tartışılıyor. Bu ellinci yılda, ona yakışır kapsamda bir dosya hazırladık.

Christie hakkında konuşmak, aslında polisiye hakkında konuşmaktır. Onu küçümseyenler, genellikle türü küçümserler. Onu savunanlar, genellikle türün ne olduğunu bilirler. Bu dosyada o kavganın neden hâlâ bitmediğini göreceksiniz.

Dosyaya yirmi iki yazarın katıldığı Agatha Christie soruşturması ile başlıyoruz.

Ardından Christie’yi farklı kapılardan kuşatıyoruz. Turgut Şişman hayatını, Necva Esen mirasını, Önay Yılmaz ise o kayıp on bir gününü anlatıyor, yazarın bize bıraktığı tek çözülmemiş muamma. Çiğdem Öztekin, elli dörtten fazla romanını Türkçeye kazandıran çevirmen gözüyle basit ama zor bir soruya cevap arıyor: Christie nasıl bir insandı?

Funda Menekşe Agatha Christie’nin romanlarındaki İngiltere’de bizi gezdirirken, Ramazan Atlen zehir sanatını, eczane yıllarından kalan o soğukkanlı uzmanlığını anlatıyor. Tuğba Turan kadın kahramanlarıyla beş çayına davetli. Yeşim Yörük tiyatro oyunlarına bakıyor: Romancının gölgesinde kalan ama West End tarihini değiştirmiş bir külliyat. Bülent Tunga Yılmaz ise Christie’nin gerçek suç dosyalarıyla kurduğu ilişkiyi izliyor.

Ben üç yazıyla katıldım: Christie’nin neden hâlâ okunduğu, karanlık realizmi ve en karanlık yedi romanı üzerine yazdığım yazılarla dosyada yer alıyorum. “Rahatlatıcı” diye etiketlenen bir yazarın aslında ne kadar acımasız olduğunu tartışmak, size de ilginç gelecektir eminim.

Aytaç Kara Agatha Christie uyarlamalarının nereye gittiğini soruyor. Ve dosyayı Çiğdem Öztekin röportajıyla kapatıyoruz: Çevirmenin görünmez emeği, Christie’nin dilindeki tuzaklar ve yıllara yayılan uzun bir yolculuk.

Dosyanın dışında da sayfalarımız dolu…

Suçun Mutfağı‘nda bu sayının konuğu Reha Avkıran, yazma ritüellerini, alışkanlıklarını ve yöntemini anlatıyor. Günay Gafur ile son kitabı üzerine söyleştik. Kitap yazılarında Yeşim Yörük ve Gamze Yayık var. Polisiye Ekranı‘nda Aytaç Kara beyazperdeden ve dizilerden bildiriyor.

Ve her zamanki gibi öyküler: Funda Menekşe, Murat Yüksel, İhsan Cihangir, Tuğba Turan, Tahir Gençtürk, Rıdvan Adıyaman, Derya Selin. Okurlarımızdan gelen küçürek öyküler de yerli yerinde.

Christie’nin bize öğrettiği en basit şey şuydu: Cevap zaten oradadır. Sadece bakmayı bilmek gerekir.

İpuçlarını takip edin.

En Son Yazılar