Bazı insanlar vardır; yaptıkları işi meslek olarak tanımlamak eksik kalır. Çünkü onların yaptığı şey, bir uğraşın ötesinde, bir tavırdır. Hüseyin Sadıç da tam olarak böyle biriydi. Asıl mesleği öğretmenlikti; hayatını bu işle sürdürdü. Ama okuduklarını ciddiye alan, gördüğünü sakınmadan söyleyen ve bunu yaparken kimseye yaranma ihtiyacı duymayan nadir okurlardandı.
Dergimizde “Hüseyin Hoca’nın Not Defteri” başlığıyla yer alan yazıları, aslında onun okuma serüveninin dışa vurumuydu. O metinler akademik bir iddia taşımıyordu; dipnotlarla, kuramsal çerçevelerle oluşturulmuş değildi. Ama tam da bu yüzden güçlüydü. Çünkü orada doğrudan bir okurun sesi vardı. Araya giren hiçbir süs, hiçbir kaygı yoktu. Beğenmediği bir romana “kötü” diyebilecek kadar açık, sevdiği bir kitabı da gönül rahatlığıyla önerecek kadar cömertti.
Polisiye gibi üretimin bol, niteliğin ise değişken olduğu bir alanda, Hüseyin Hoca’nın sesi ayrı bir öneme sahipti. O, bir kitabın gerçekten sürükleyici olup olmadığını, kurgunun nerede aksadığını, yazarın nerede kolaya kaçtığını sezgisel bir berraklıkla ortaya koyardı.
Onun yazılarını değerli kılan şey yalnızca sağduyulu tespitleri değildi. Aynı zamanda o yazılarda hissedilen yakınlıktı. Okuduğunu gerçekten önemseyen, zamanını boşa harcamak istemeyen ve başkalarının da harcamasını istemeyen bir okurun içtenliğiydi bu.
Bir süredir hastalıkla mücadele ettiğini biliyorduk. Ama insan, böyle seslerin bir gün susacağını kabullenmekte zorlanıyor. Onun vefatıyla birlikte yalnızca bir okuru değil, aynı zamanda düşüncelerini kimseyi memnun etmeye çalışmadan, saklamadan ve yumuşatmadan dile getiren içten bir sesi kaybettik.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, “Hüseyin Hoca’nın Not Defteri” yalnızca bir köşe yazısı dizisi değil. Aynı zamanda bir okuma etiğinin kaydıdır. Dürüst olmanın, sakınmadan konuşmanın ve en önemlisi, gerçekten okuyarak yazmanın kaydı.
Onu tanıyanlar için bir dosttu. Yazılarını okuyanlar için güvenilir bir rehber. Bizim içinse dergimizin hafızasında silinmeyecek bir iz.
Hüseyin Hoca’nın not defteri kapandı belki. Ama o defterde yazılanlar, uzun süre okunmaya devam edecek.
Saygıyla.



