Yeni Sayı Çıktı!

En son hikaye, röportaj ve yazıları şimdi tıklayıp ücretsiz okuyabilirsiniz!

Yeni Sayı Çıktı!

En son hikaye, röportaj ve yazıları şimdi tıklayıp ücretsiz okuyabilirsiniz!

YeniSayı Çıktı

Polisiye Dergi Dedektif'in yeni sayısını şimdi ücretsiz okuyabilirsin!

YENİ ÇIKAN POLİSİYELER

Diğer Yazılar

Gamze Yayık
Gamze Yayık
Gamze Yayık. 1972 yılında doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle Türkiye’nin farklı şehir ve okullarında süren eğitimi, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden 1994 yılında mezuniyetiyle son buldu. İşsiz bir mühendis olarak başladığı yetişkinliğini Ying Yang mahlasıyla DivxPlanet sitesinde polisiye dizi ve filmlere gönüllü altyazı çevirmenliği, altyazı editörlüğü yaparak geçirdi. En büyük tutkusu olan kitaplardan ve okuyup öğrenmekten asla vazgeçmedi. İzmir’de yaşıyor. Halen Handan Gökçek’in “Yaratıcı Yazarlık” Atölyesi’nde polisiye okuma tutkusunu yazma uğraşına çevirmeye çabalayan bir öğrenci.

KİLİTLİ ODALARIN ESRARI

Derleyen: Gencoy Sümer
Editör: Emel Aslan
Sayfa: 354
Yayınevi: Herdem Polisiye

Klasik polisiyenin en merak uyandıran alt türlerinden biri olan kilitli oda kurgusu, ilk kez bu kitapta Türk yazarlarının kaleminden özgün öykülerle hayat buldu.
Bu kitap sadece bir öykü derlemesi değil; aynı zamanda Türk polisiyesinde bir dönüm noktası. Kilitli Odaların Esrarı, yıllardır eksikliği hissedilen bir boşluğu dolduruyor ve Türk edebiyatına polisiye açısından öncü bir katkı sunuyor. Her biri kendi bilmecesini içinde barındıran bu öykülerde, imkânsız görünen suçların ardındaki soğukkanlı zekâyla yüzleşmeye ve satırlar arasında kilitli kalan esrarı çözmeye hazır mısınız?

12 Dedektif yazarından 12 farklı kilitli oda kurgusu bir kitapta buluştu. Gencoy Sümer önderliğindeki atölye çalışmasının ürünü bu öyküler bugüne kadar yabancı yazarlardan okuyup hayranlık duyduğumuz esrar yüklü kurguları Türk yazarların kaleminden okumanıza imkân sağlayacak.

ÖRÜMCEK BURGACI

Yazar: Alper Canıgüz
Sayfa Sayısı: 312
Yayınevi: Everest Yayınları

Alper Canıgüz, beş yaşındaki dedektif Alper Kamu’nun maceralarını anlattığı “Bir Kamu Davası” serisinden sonra yeni bir üçlemenin ilk kitabı “Örümcek Burgacı – Bir Stan LaFleur kozmo-polisiyesi”yle okur karşısında.
Alper Canıgüz, beş yaşındaki dedektif Alper Kamu’nun maceralarını anlattığı “Bir Kamu Davası” serisinden sonra yeni bir üçlemenin ilk kitabı “Örümcek Burgacı – Bir Stan LaFleur kozmo-polisiyesi”yle okur karşısında.

Alternatif bir 1974. II. Dünya Savaşı sonrası Batı bloku başta olmak üzere Türkiye dâhil pek çok ülke “hiperdemokrasi” olarak adlandırılan yeni bir rejimle yönetilmektedir. Kamuyu ilgilendiren her konunun anketlerle belirlenip karara bağlandığı bu düzen, bilgiyi tekeline almış, ayrıcalıklı uzman zümrenin tahakkümüne son verdiği iddiasındadır. Hiperdemokraside toplum kanaati esas, “gerçek” en tehlikeli kavramdır. Adalet, ekonomi, eğitim, bilim, sanat… hepsinin nasıl işleyeceğine çoğunluk karar verir. Kimin yaşayıp kimin öleceğine de.

İşte böyle bir dünyada, küçük yaşta bir Türk aile tarafından evlat edinilen Alman asıllı şair-dedektif Stan LaFleur, iç içe geçmiş bir cinayet ve intihar vakasını araştırmak üzere kolları sıvar. Takip ettiği izler onu, gökyüzünde aniden belirip günbegün büyüyen kızıl yarığın gizemiyle yüz yüze getirir. Soruşturması derinleştikçe LaFleur kendini büyük bir komplonun ortasında, kozmik güçlerin karşısında bulacaktır. Apokaliptik tehditleri ortadan kaldırmak için önünde sadece beş günü vardır; cephanesi zekâ, vicdan ve hayal gücünden ibarettir.

Alper Canıgüz’ün yeni romanı Örümcek Burgacı, ütopya ile distopya arasındaki çizginin belirsizleştiği evreninde, okuru baş döndürücü bir maceraya davet eden son derece özgün bir retro bilim-kurgu/polisiye. (Basın bülteninden)

AVUKAT

Yazar: Ahmet Yemenici
Sayfa Sayısı:260
Yayınevi: Herdem Polisiye

Urla’nın Gizli Bahçe adlı kır bahçesi yakınlarında bir erkek cesedi bulundu. Orman içinde bulunan cesedin Ş.K. adlı bir avukata ait olduğu tespit edildi. Resim alınmasına izin verilmeyen maktulün boğularak öldürüldüğü tahmin ediliyor. Üzerinde darp izi olmaması nedeniyle şimdilik tahminler bu yönde. Adli Tıptaki yapılacak incelemenin sonunda bir açıklamada bulunulacağını söyleyen yetkililer, cinayetin nasıl işlendiği hakkında bir bilgi vermenin erken olduğunu ve otopsiden sonra açıklama yapacaklarını söylediler. Muhabirimizin oradaki görgü tanıklarından öğrendiği bilgilere göre, maktulün, ölümü boğulma olarak ifade edilse bile, iki gözüne kalem saplanmış halde çalıların arasında bulunduğu doğrultusundaymış. Bu korkunç cinayeti kimin veya kimlerin yaptığını bulmak için emniyet teşkilatı alarmda görünüyor. Ölenin bir avukat olması baroyu da devreye sokmuş durumda. Bir terör olayı veya intikam mı olduğu araştırılıyor. Başkomiser Selim Atılgan bu sefer bir seri cinayetle karşı karşıya kalıyor. Kurbanların avukat olması araştırmalarının geniş bir alan yayılmasına sebep oluyor. Bir yandan önündeki bilinmezlikler, bir yandan ölenlerin resmî statüde olmaları nedeniyle üstlerinden baskı görmesinin zorluğu altında soruşturmaları yürütmenin yükünü taşıyor. Soruşturmaların derinliklerine girdikçe adaletin arka yüzündeki yaşamlarla karşılaşıyor. (Arka kapaktan)

SONSUZLUK KAPANI

Yazar: Selin Bak
Sayfa Sayısı: 198
Yayınevi: Oğlak Yayınları

Selin Bak’ın “Başkomiser Asya Sağlam Polisiyeleri” dizisinin ilk kitabı Sonsuzluk Kapanı Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitaplar’ından çıktı.

Cesur, tutkulu, inatçı ve kırılgan… Asya, erkek egemen bir dünyada hem adaletin hem de kendi kadınlığının peşinde bir polis. Onun gözünden İstanbul, bir suç mahalli kadar bir ruh haritası. Yanında yer alan Komiser Çetin ise romanın vicdan terazisini tamamlayan, insani ve melankolik bir karakter olarak öne çıkıyor.

Başkomiser Asya ve ekibi birbirinden bağımsız gibi duran kayıp vakalarını araştırırken olaylar onları büyük çaplı bir suç planının ortasına sürüklüyor. İnsan bedeninin dondurularak saklanması konusunun etiği ve kötüye kullanımı üzerine düşünürken bir taraftan kadına şiddet, yozlaşmış kamu görevlileri ve elbette aşk üzerine yazarımızın söyleyecekleri var.

Sonsuzluk Kapanı suç şebekelerinin ülkemizde kontrolden uzak işleyişini yüreklilikle gözler önüne seren, güncel ve bilimsel detaylar içeren bir roman.

TÜRK POLİSİYE ROMANINDA CELİL OKER/ Yerli Özel Dedektif Remzi Ünal Polisiyesi

Yazar: Ece Serrican Kabalcı
Sayfa Sayısı: 270
Yayınevi: Kriter Basım Yayım Dağıtım

“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”

1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled / kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.

KÜPELERİNİ TAK ANNE

Yazar: Umut Kaygısız
Sayfa Sayısı: 128
Yayınevi: Mahal Edebiyat

SUÇÜSTÜ dergisinin Mahal Edebiyat ile güç birliği yaparak düzenlediği İlk Polisiye Roman Yarışması’nda ilk yılın kazananı “Küpelerini Tak Anne” isimli dosyasıyla Umut Kaygısız oldu.

Yazarının tabiriyle, “Türkiye’de seri katil yok” diyenlerin, etraflarına daha dikkatli bakmalarını sağlayabilmek için kaleme alınmış, bir çeşit “toplumcu polisiye” romanı Küpelerini Tak Anne. Her ne kadar yaratılan evren kurgusal olsa da Yamalı kasabası, zamandan bağımsız bir gerçeklik sunuyor bizlere. Atmosferin geleneksel mahalle kültürünü yansıtması, sorguladığı cinayetlerin bu topraklara ait olduğunun en kolay, en gösterişten uzak ispatı. Söz oyunları, mizahi unsurlar ve hatta esprili şarkılar da barındıran roman, karmaşık olay örgüsünden ziyade, derinleşen karakterlerinin gücüyle okuyucunun merakını çekmenin peşinde. Roman kişilerinin her biri tekinsiz ve arka planlarında saklı tuttukları hikâyelerine okuru ortak etmeye oldukça gönüllü. Özetle, Küpelerini Tak Anne, toplumu oluşturan irili ufaklı tüm parçaların şiddet imtihanına tutulduğu, cinayetlerin nedensiz bırakılmadığı, güçlü bağlamı olan bir roman. Yazarının dediği gibi “Gerçek olmayan hiçbir şey yok bu hikâyede.”

YAZLIKÇILAR

Yazar: Tess Gerritsen
Sayfa Sayısı: 312
Yayınevi: Doğan Kitap

Gerritsen hayranı okurları sevindirecek haber Doğan Kitap’tan geldi.

Eski casus Maggie Bird, arkadaşları sayesinde sağ kurtulduğu büyük bir hesaplaşmanın ardından, Purity kasabasında CIA’den eski arkadaşlarıyla martinilerini yudumlayıp emekliliğin tadını çıkarmaktadır. Ne var ki huzurlu Purity’ye gelen yazlıkçılardan bir genç kız kaybolur ve Maggie’nin komşusu şüpheli durumuna düşer. Arkadaşının masumiyetini kanıtlamak isteyen Maggie ne olduğunu araştırmaya başlar. Kayıp kızı bulmak için gölette yapılan aramada bir iskelete rastlanması işleri iyice karıştırır. Maggie ve arkadaşları, kendilerini uzun zamandır saklı kalmış sırları ortaya çıkaracak karmaşık bir soruşturmanın içinde bulurlar.

Jo iki gizemle boğuşurken, Martini Kulübü daha fazla can kaybı yaşanmadan karanlık sırların ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için acele etmeli.

KAYIP DÜŞ’MAN

Yazar: Ayla Koca
Sayfa Sayısı: 304
Yayınevi: Ren Kitap

Geçmiş susmaz. Sadece yeniden anlatacak birini bekler.
Kayıp Serisi’nin 3. kitabı Kayıp Düş’man yine paranormal ögelerle süslü.
Tam her şeyi geride bıraktığını düşünürken kâbusları geri dönmüştü. Üstelik o kâbusları bir bir gerçekleşiyordu.
Suçluyu bulması, adaleti sağlaması ve huzurlu hayatına geri dönmesi için önce uyanması gerekiyordu.
Yardım çığlıklarını duyduğu herkes ve oyuncak bebeklerle gelen mesajlar; onu gerçeğe biraz daha yaklaştırırken, geçmişindeki sırlarıyla düşmanlarını da gizlendikleri karanlıktan çıkarıyordu.
Kayıp Düş’man, okurunu sadece bir hikâyenin değil, bir yüzleşmenin içine çağırıyor. Her sayfa, geçmişin yankısıyla geleceğe doğru atılan cesur bir adım. Geçmiş, ya geçmemişse… (Tanıtım bülteninden)

KOMPLO

Yazar: Petros Markaris
Çevirmen: Hulki Demirel
Sayfa: 288
Yayınevi: Alfa Yayınları

Atina’da pandemi hüküm sürüyor. Dükkânlar, lokantalar kapalı, insanlar işlerini kaybetmişler, kazanç kapıları kapanmış. Koşullar birçok insana hayatlarını devam ettirme imkânı bırakmayacak kadar ağırlaşmış. 
Bu koşullar altında bazı ihtiyarların hayatlarına kendi elleriyle son vermesi kimseyi şaşırtmıyor. Fakat doksan yaşında bir pir-i faninin veda mektubunu ‘Yaşasın İntiharı Tercih Edenler Hareketi’ sloganıyla bitirmesi komiserimiz Kostas Haritos için alarm zillerinin çalmasına yetiyor.
Bu intiharın ve onu takip edenlerin arka planında mutlak çaresizlikten fazlası mı var? İntiharların sürmesiyle toplumsal muhalefetin şiddetini arttırması handemi üzerindeki kontrolün kaybedilmesine neden olacak mı? Komplo teorisyenleri ve aşı karşıtları da bu gelişmeleri kendi amaçları için kullanacaklar mı?
Haritos bu soruşturmada şehrini ve onun sakinlerinin direniş ruhunu bambaşka koşullar altında bir daha tanıyor. (Tanıtım bülteninden)

İZMİR RULETİ

Yazar: Halis Koç
Sayfa: 158
Yayınevi: Armoni Kitap

Gazeteci İskender Sefa, İzmir’in dar sokaklarında, rakı sofralarında ve kayıp ilanlarının arasında hayatla hesaplaşırken kendini yeni bir cinayet bulmacasının içinde bulur.
Tefeciler, kaybolan baba-oğullar, karanlık ilişkiler ve gölgelerden çıkıveren tehditler…
Bir yanda geçmişten gelen aşkı, diğer yanda dostluk ve ihanetin ince çizgisi…
İzmir’in gece yarısı ışıkları altında herkes kendi ruletini oynar.
İzmir Ruleti”, Halis Koç’tan gerilimi ve mizahı iç içe geçen bir polisiye roman.(Arka Kapak)

GOLEM – Bir Osman Günyüzü Polisiyesi

Yazar: M. Enis Tayman
Sayfa: 212
Yayınevi: Kanon Kitap

Bir bilgisayar otel odasında kendini imha eder; bilgi kül olur, geriye yalnızca yanık bir kasanın kokusu, bir ceset ve bir katil kalır.
İşsiz gazeteci Osman Günyüzü, Riva’da gizli bir adreste eski sevgilisi tarafından “tek okuru olan” bir gazete için hakikati araştırmaya çağırılır. Ancak bu cinayet, daha büyük ve kanlı bir boz-yapın yalnızca ilk parçasıdır.
Parçalar yerli yerine oturdukça güç ilişkileri, medya mühendisliği ve insan hayatının değersizliği aynı karanlıkta buluşur.
Ve golem… Yalnızca iri bir muhafız değil; sözlerle canlanan, sahibi için canlanan bir varlık… Osman her adımda “Kim kimin golemi?” diye sorarken, kendini yalanlarla örülmüş bir labirentin çıkışsız sokaklarında bulur.
Keskin diyaloglar, kara mizah ve İstanbul’un sınır bölgelerinde geçen amansız kovalamacalarla Golem, okuru gerçeği yazmakla hayatta kalmak arasında seçim yapmaya zorlayan bir polisiyeye davet ediyor.

DERİNGÖL

Yazar: Güven Çangırılı
Sayfa: 404
Yayınevi: Herdem Polisiye

Yeni gün Deringöl’ün üstüne doğarken her zamankinden aydınlık ve ışık doluydu sanki. Ama insanlar yavaş yavaş kötülüklerin sadece karanlıkta gelmediğini öğreniyorlardı. 
Hiçbir gölgenin saklanamadığı, gün ışığıyla dolu caddeler ve sokaklar bile artık emniyetli değildi.

Etrafı karlarla kapalı bir kasabada işlenen cinayetler. Sinematografik bir anlatım. Okuru tersköşe yapan bir final.

Güven Çangırılı’nın polisiye kurgusu Deringöl Herdem Polisiye etiketiyle satışta.

En Son Yazılar