YENİ ÇIKAN POLİSİYE KİTAPLAR

Diğer Yazılar

BENİM KİTAPLIĞIMDAN

BENİM KİTAPLIĞIMDAN

Gamze Yayık
Gamze Yayık
Gamze Yayık. 1972 yılında doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle Türkiye’nin farklı şehir ve okullarında süren eğitimi, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden 1994 yılında mezuniyetiyle son buldu. İşsiz bir mühendis olarak başladığı yetişkinliğini Ying Yang mahlasıyla DivxPlanet sitesinde polisiye dizi ve filmlere gönüllü altyazı çevirmenliği, altyazı editörlüğü yaparak geçirdi. En büyük tutkusu olan kitaplardan ve okuyup öğrenmekten asla vazgeçmedi. İzmir’de yaşıyor. Halen Handan Gökçek’in “Yaratıcı Yazarlık” Atölyesi’nde polisiye okuma tutkusunu yazma uğraşına çevirmeye çabalayan bir öğrenci.

BIR BERBER BIR BERBERE / ZEHIRLI KALEM ÖYKÜLERI 6

Derleyici: Gencoy Sümer

Yayınevi:Herdem Kitap

Dedektif Dergi’nin 2020 yılında başlattığı ve polisiye edebiyatımıza nitelikli eserler kazandırmayı amaçlayan köklü geleneği, Zehirli Kalem Polisiye Öykü Ödülleri altıncı yılında yeni ve taze kalemlerle geri dönüyor. Daha önceki yıllarda yayımlanan seçkilerin ardından gelen bu altıncı kitap, edebiyatımızın gelecekteki önemli polisiye yazarları olmaya aday genç yeteneklerin ilk eserlerini okurla buluşturuyor.
Çağatay Yaşmut, Emel Aslan, Günay Gafur, Dilan Yamaç ve Gencoy Sümer’den oluşan seçici kurulun titiz değerlendirmeleriyle belirlenen bu dokuz öykü, polisiye türünün ülkemizdeki dinamizmini ve çeşitliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sırlar aydınlanmayı, suçlular ise yüzleşmeyi bekliyor.
Hazırsanız, Zehirli Kalem’in altıncısının izini sürme sırası şimdi sizde. (Tanıtım bülteninden)


MUAZZEZ’İN KÜPESİ – Geçmişten Günümüze Tefrika Romanlar Dizisi

Derleyici: Dr. Handan Gürbüz Yeni

Yayınevi: Serüven Kitap

İhsan isimli yazara ait Muazzez’in Küpesi; oyun içinde oyun, gizem içinde gizem barındıran esrarengiz bir eser.
 
Bir muallim, genç bir zabit ve Hüsnü Bey’in yeğeni Emin… Bu üç gencin ortak özelliği, Mürüvvet’in nişanlısı olmaları ve kısa aralıklarla ölmeleri…
Kendi yeğeninin ölümünün ardındaki gerçeğe ulaşmak isteyen Hüsnü Bey, onun katil ya da katillerini bulmak için kahramanımız Avukat Sadi Bey’e gider. Sadi Bey, olayı ilgi çekici bulur ve yardımcısı Nihat’la yeni bir maceraya girişirler.
Cinlerin, perilerin kol gezdiği bir konak etrafında şekillenen olaylar dizisi, Nihat’ın tuzağa düşürülmek istenmesiyle daha da karmaşık bir hâl alır. Nihat, kendine kurulan tuzaktan kurtulabilecek mi yoksa çözmek istedikleri olaylar, onun ve Sadi’nin sonunu mu getirecek?



KARANLIKTA BİR FERYAT: CİNAYET VE GİZEM – Geçmişten Günümüze Tefrika Romanlar Dizisi

Derleyici: Dr. Handan Gürbüz Yeni

Yayınevi: Serüven Yayınevi

Kanlıca yoluna doğru giderken Ruhi Bey’e bir mektup gelir. Mektup babası Necmettin Efendi tarafından yazılmıştır. Necmettin Efendi, oğluna hasret kaldığını ve yakında yanına geleceğini söylemektedir. Ruhi, babasını karşılamak üzere Hayri Bey ile Hisar’a gider. İskeleye vardıklarında karanlıklar içinde inleyen bir ses duyarlar. Bu ses Ruhi’nin yıllardır görmediği babası Necmettin Efendi’ye aittir. Ruhi, babasını bulduğunda her şey için çok geçtir. Necmettin Efendi, oğlunun kucağında can verir.
Ruhi, babasının katilini bulmak için işinde çok iyi olan birilerini bulur. Bu kişiler birçok karmaşık cinayeti çözmüş Avukat Sadi ve onun yardımcısı Nihat’tır.
İhsan, bu eserinde sizleri gizemli bir cinayetin ortasına atarken satır aralarında İstanbul’un eski sokaklarında dolaşmaya davet ediyor


RATH – Gereon Rath’ın Onuncu Vakası

Yazar: Volker Kutscher

Çevirmen: Gülçin Wilhelm

Yayınevi: İletişim Yayınları

Volker Kutscher’in tarihî siyasi polisiye dizisinin onuncu ve son romanı Rath, okura soluk kesici bir final sunuyor. Öldü bilinen komiser Gereon Rath, gizlice Almanya’ya döner. Hem ölüm döşeğindeki babasını görmek için, hem büyük aşkı, karısı Charly’yle yeniden buluşmak için, hem de intikam için. Üstelik, Rath’la Charly’nin eski evlatlıklarının da başı beladadır… İki sevgilinin kavuşması ve kavuşamaması… Karışık intikam hesaplaşmaları… Şantaj numaraları… Rath’la karısının Hitler Gençliği üyesi evlatlıklarının Yahudi sevgilisinden doğan bebeğin esrarı… Arka planda, Nazi rejiminin gitgide sertleştiği, gündelik hayatın tamamen kıskaca alındığı koşulların etkili bir tasviri yer alıyor. Olaylar, Yahudileri toplu olarak sürmeye, kapatmaya, imhaya giden ilk adımların atıldığı günlerde geçiyor. (Tanıtım Bülteninden)


EMPAT

Yazar: Günay Gafur

Yayınevi: Kırmızı Kedi

Bir çocuğun kâbusu herkesin uykularını kaçırır!
Polisiye edebiyatın dikkat çeken isimlerinden Günay Gafur’un kaleme aldığı Empat, okuru geçmişin yükü, kayıp duygusu ve insan ruhunun karanlık tarafıyla hesaplaştıran psikolojik bir yolculuğa çıkarıyor.
Sekiz yaşındaki Güney’in bir yaz akşamı başlayan masum görünen çocukluk oyunu, kısa süre içinde ölümle, sırlarla ve “hatırasız olma” fikriyle örülü büyük bir labirente dönüşüyor. Gölün dibinden yükselen fısıltılar, kaybolan bebekler, yarım kalmış hayatlar ve kuşaktan kuşağa taşınan travmalar… Empat, okuru bir suçun peşinde, insan zihninin en kırılgan bölgelerine sürüklüyor.
Güçlü dili, sinematografik sahneleri ve unutulmaz karakterleriyle Empat, çağdaş Türk polisiyesinde ayrıksı bir yerde duruyor. Hafızanın, suçun ve vicdanın iç içe geçtiği bu roman, ödüllü yazar Günay Gafur’un karanlık atmosfer kurmadaki ustalığını bir kez daha ortaya koyuyor.


SANDİMA TABLETİ

Yazar: Cem Kozlu

Yayınevi: Remzi Kitabevi

Genç arkeolog Elâ, çalıştığı müzenin sessiz koridorlarında dolaşan görünmez tehlikeyi ilk fark eden kişi olur. MÖ 2. binyılın ortalarına tarihlenen ve Anadolu’nun kadim halklarından Luvilerin henüz tam çözülememiş dilinde yazılmış Sandima Tableti, artık güvende değildir. Birileri onu çalmak üzeredir.
 
Bu tableti sıradan bir arkeolojik buluntu değildir. Deşifre edilirse insanlık tarihinin en köklü kabullerinden birini geçersiz kılabilecek sarsıcı bir gerçeğin kapısını aralayacaktır.
 
Elâ’nın yolu kariyerini, gerçeğin peşinden gitmek uğruna kaybetmiş ünlü bir gazeteciyle kesişir. Güçlerini birleştirip olayın üzerine gittiklerinde, karanlık bir planın içine çekildiklerini fark ederler.
 
Karşılarında, sıradan kaçakçılar değil, iyi organize olmuş, acımasız ve her yere sızabilen bir yapı vardır. Ve bu yapı, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek için her şeyi göze almıştır. (Tanıtım Bülteninden)


KAYIP KUŞ SESLERİ (ÇOCUK EDEBİYATI)

Yazar: Suat Duman

Yayınevi: Günışığı Kitaplığı

Sessizliğin gürültüsünde gizemli bir macera!
Günışığı Kitaplığı’ndan 30. yılına özel yepyeni Gizemli Maceralar koleksiyonunun ilk dizisi,
ödüllü polisiye yazarı Suat Duman’dan.
 
Suat Duman’ın gizem dolu macera dizisi “Mars Vulpes”in ilk romanı, okulda yaşanan esrarengiz olayların peşindeki sıra dışı üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Hassas algıya sahip bir kahramanın gözünden, okul bahçesini saran tuhaf sessizliğin
ve kaybolan kuş seslerinin izini sürüyor. Çocukların
merak ve ilgilerini yüceltirken, çevrelerindeki dünyayı
gözlemlemelerinin, doğaya duyarlı bakışlarının önemini hatırlatıyor. Adeta bir dedektif soruşturması gibi ilerleyen hikâye, doğayı koruma çağrısını cesaret ve dostlukla harmanlıyor.

Gelişmiş duyulara sahip olan Mars Vulpes, bir sabah okul bahçesinde bir tuhaflık fark eder: Kakadu kuşlarının her zamanki cıvıltıları kesilmiştir. Üstelik, şampiyonluk kupası da kayıptır ve öğretmenler hayaletlerle ilgili tuhaf sorular sormaktadır. Mars, arkadaşları Güneş ve Cemil’le ipuçlarını birleştirdikçe sessizliğin ardında gizli bir düzeneğin ve beklenmedik bir planın izleri belirir. Okulu şenlendiren kuşların sesini kim, neden kesmiştir? (Tanıtım Bülteninden)


PAYİTAHTIN GÖLGESİ SON HAMLE

Yazar: Furkan Güler

Yayınevi: Tilki Kitap

HAKİKAT, EN ÇOK GİZLENMEK İSTENDİĞİ YERDE PARLAR. 
Londra’nın gri kaldırımlarından Payitahtın altın varaklı kapılarına uzanan, nefes kesen bir kördüğüm.
Bir yanda dünyayı ateşe vermek isteyen, kaosun soğuk mimarı. Diğer yanda onu durdurmak için zekâsını kılıç gibi kullanan bir dedektif ve bir İmparatorluğun yalnız muhafızı.
Bu hikâye, sadece bir suç ve ceza macerası değil; tarihin akışını değiştirmek üzere kurulmuş devasa bir kurgunun, gölgeler içindeki düellosudur. Mühürlü zarflarda saklanan sırlar, koridorlarda yankılanan fısıltılar ve bir satranç tahtasına dönüşen koca bir coğrafya…
İki büyük zekâ karşı karşıya geldiğinde, gürültü kopmaz. Sadece sessizlik derinleşir.
Perde kapandığında sahnede kim kalacak? Akıl mı, yoksa kaos mu?
“Bazı hamleler, oyun bittikten sonra bile yankılanmaya devam eder.” (Tanıtım Bülteninden)


AZOT NARKOZU

Yazar: Hüseyin Bul

Yayınevi: NA Yayınları

Bir İzmir Polisiyesi: Şehrin gürültüsünden, rüzgârından ve insanlarının sakladığı karanlık dehlizlerden gelen bir çığlık.

“Sana ait olmayan bir hayatın içinde, kendine yabancı bir sesle konuşmaya başladığında; gerçekle kurgunun, uykuyla uyanıklığın arasındaki o ince çizgi kopmak üzeredir.”

İzmir’in puslu sokaklarında, birbirine teğet geçen hayatlar, çözülemeyen sırlar ve bastırılmış öfkeler… Psikiyatrist Dr. Dilşah Şeker’in kapısını çalan kadınlar, sadece uykusuzluklarından ya da mutsuzluklarından kurtulmak istemiyorlar; onlar, kendilerini yavaş yavaş tüketen “evcilik oyunlarını” yıkmaya çalışıyorlar.

Azot Narkozu, vurdumduymazlığın, ihanetin ve bastırılmış şiddetin nefes kesen hikâyesi. Görünürde sıradan bir hayatın, bir yastığın altına gizlenmiş ne kadar derin bir uçurum olabileceğini gözler önüne seriyor. İzmir’in dokusuna işlediği bu polisiye romanda köşeye sıkışan ve çaresiz kalan insanların karanlık yanlarını gösteriyor okura; zira kabuk kırıldığında, içinden çıkacak olanın ne kadar karanlık olabileceğini kimse tahmin edemez. (Tanıtım Bülteninden)


SATILIK

Yazar: Ercan Taştekin

Yayınevi: Dark İstanbul

Emekli emniyet mensubu Ercan Taşdemiş meslek tecrübelerini kurgu ile harmanlıyor.

Suç dünyasını bir polisin kaleminden ve gözünden görmek izleyenler Yediği kurşunlarla kalbura dönmüş soldaki şişman ve oldukça yaşlı cesedin tertemiz, ak pak ellerinden, bakımlı modern kesim kırlaşmış saçlarından ve üzerindeki pahalı eşofmanlar ile spor ayakkabılarından epeyce zengin olduğu anlaşılıyordu.
Ürkütücü kan gölüne inat, sol yüzük parmağındaki pahalı kalın altın alyans pırıl pırıl parıldıyordu. Saçları yer yer beyazlamış, irikıyım, kırklı yaşlarda, atletik yapılı, uzun boylu sağdaki ceset de diğeri gibi yediği mermilerle delik deşik olmuştu.
Genzimi yakan tiksindirici kan ve barut kokusu içinde, iki elimle halen sıkı sıkıya tuttuğum silahımı sağa sola doğrultarak, gözlerimi kısıp etrafı kolaçan ettim. Bir adım daha attım, sessiz ve dikkatlice. (Tanıtım bülteninden)


BU DÜNYADA YAŞAMAK

Yazar: Hikmet Hükümenoğlu

Yayınevi: İthaki Yayınları

Bu Dünyada Yaşamak, kişisel olanla politik olanın kesiştiği, temposu hiç düşmeyen, sarsıcı bir Yenikent polisiyesi.
 
İster bağımsız bir roman ister Sonra Gözler Görür’ün devamı olarak okunabilecek bu yeni Yenikent macerasında, uluslararası film festivalinin ünlü konuklarından birinin ani ölümü şehirde büyük şaşkınlık ve şüphe yaratır. Olayın peşine düşen gazeteci Ezgi Sezgin, Yenikent’in derinlere gömülmüş karanlık geçmişine doğru ilerler.
 
Ezgi, bir yandan bu esrarengiz ölümü aydınlatmaya çalışırken, diğer yandan darbe yıllarından bugüne uzanan korkunç sırların izini sürer. Gerçeğe ulaştığında kendisini tehlikenin tam ortasında bulur. (Tanıtım bülteninden)
 

En Son Yazılar