BIG MISTAKES (2026-)
IMDb: 7.2

Schitt’s Creek dizisinin Emmy ödüllü yaratıcısı Dan Levy ile Rachel Sennott (I Love LA) birlikte yarattığı Amerikan yapımı suç komedi dizisi Big Mistakes, 9 Nisan’da Netflix’te izleyiciyle buluştu. İlk sezonu 8 bölümden oluşan dizi 2. sezon onayını da aldı.
Başrolleri Dan Levy ve Taylor Ortega paylaşırken kadroda ayrıca Laurie Metcalf, Abby Quinn, Jack Innanen, Elizabeth Perkins ve Türk oyuncu Boran Kuzum yer alıyor. Laurie Metcalf, dizideki performansıyla Gotham TV Ödülleri’nde “Komedi Dizisi En İyi Yardımcı Oyuncu” kategorisinde ödül kazandı.
Aile komedisi ile organize suç hikayesini kara mizah eşliğinde bir araya getiren Big Mistakes hayatlarını bir türlü rayına oturtamamış iki kardeşi anlatıyor. Nicky, küçük bir kasabada görev yapan açık eşcinsel bir papazdır. Kız kardeşi Morgan ise dürtüsel kararlar almaya yatkın, başını sık sık belaya sokan bir öğretmendir.


Birbirlerinden çok farklı karakterlere sahip kardeşler, ölüm döşeğindeki büyükanneleri nedeniyle verdikleri ve masum görünen bir kararın ardından kendilerini aniden organize suç dünyasının içinde bulurlar. Başlangıçta küçük bir hataymış gibi görünen olaylar, kısa süre içinde şantaj, başarısız planlar, yasa dışı işler ve ilişkiler, tehlikeli görevler ve giderek büyüyen bir kaosa dönüşür.
Not: Dizide ana karakterlerden biri olarak rol alan Boran Kuzum, Yusuf adlı organize suç şebekesinin elemanlarından, Türk bir karakteri canlandırıyor.


A GOOD GIRL’S GUIDE TO MURDER (2024-)
IMDb: 6.8

A Good Girl’s Guide to Murder, İngiliz yazar Holly Jackson’ın kaleme aldığı genç yetişkin polisiye roman serisinden uyarlanan İngiliz yapımı bir gizem ve suç dizisi. Dizi adını serinin ilk kitabından almış.
Temmuz 2024’te izleyiciyle buluşan dizi, BBC ve Netflix ortaklığıyla ekrana geliyor. 2. sezonu 27 Mayıs’ta yayınlandı. Üçleme roman serisinin son kitabını konu alan 3. ve son sezonun onay haberi yakın zaman önce duyuruldu. İlk iki sezonu altışar bölümden oluşan yapımın gelecek sezonu dört bölüm sürecek.
Netflix’in bir diğer dizisi Wednesday’le tanınan Emma Meyers’in başrolünde olduğu dizide Zain Iqbal, Asha Banks, Yali Topol Margalith, Jude Morgan-Collie, Henry Ashton, Anna Maxwell Martin, Gary Beadle, Mathew Baynton, Carla Woodcock, Yasmin Al-Khudhairi ve Raiko Gohara de rol alıyor.

“Katil kim?” temasıyla başlayan dizi, sakin ve güvenli gözüken küçük bir İngiliz kasabasında geçiyor. Beş yıl önce yaşanan ve herkes tarafından çözüldüğü düşünülen bir cinayet vakası, lise öğrencisi Pippa “Pip” Fitz-Amobi‘nin dikkatini çeker. Kasabanın gözde öğrencilerinden Andie Bell öldürülmüş, erkek arkadaşı Sal Singh suçlu ilan edilmiş ve kısa süre sonra hayatını kaybetmiştir. Olay kapandığı için kimsenin geçmişi kurcalamaya da niyeti yoktur.
Ancak Pip, bir okul projesi için bu vakayı araştırmaya başlar ve olayla ilgili resmi hikâyedeki bazı boşlukları fark eder. Sal’in gerçekten suçlu olduğuna inanmaz ve kendi araştırmasını derinleştirdikçe (tabii ki) kasabanın sakinlerinin sakladığı sırlar ortaya çıkmaya başlar. Pip’in bu yoldaki en büyük destekçisi Sal’in kardeşi Ravi Singh olur. İkili birlikte geçmişte yaşananları araştırırken kendilerini yalanlar, gizli ilişkiler, tehditler ve yeni tehlikelerin ortasında bulur.
Gençlik draması, psikolojik gerilim ve suç soruşturmasını bir araya getiren A Good Girl’s Guide to Murder; sosyal medya, itibar, toplumsal önyargılar ve küçük topluluklarda gerçeğin nasıl gizlenebildiği gibi temalara da değiniyor.
Not: Bahsi geçen roman serisinin kitapları (İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi – İyi Kız Kötü Son – İyi Kız Ölüme Çok Yakın) ülkemizde Epsilon Yayınevi tarafından yayımlandı.


WASTEMAN (2025)
IMDb: 7.2

İngiliz yapımı bir suç-gerilim filmi ve hapishane draması olan Wasteman’in yönetmenliğini Cal McMau üstlenirken, senaryosunu Hunter Andrews ve Eoin Doran kaleme aldı ve yapımını Agile Films üstlendi.
Filmin başrolünde David Jonsson ve Tom Blyth yer alıyor, onlara Alex Hassell, Corin Silva, Neil Linpow, Paul Hilton, Layton Blake, Fred Muthui gibi isimler eşlik ediyor. Daha önce Safdie Kardeşler’in yöneteceği haberleriyle gündemde olan Wasteman, ikilinin Uncut Gems’e öncelik vermesiyle birkaç yıl sürüncemede kaldı. Film aynı zamanda Cal McMau’nun ilk uzun metraj film projesi olarak öne çıkıyor ve dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Toronto International Film Festival’de gerçekleştirdi.
13 yıldır hapiste bulunan ve şartlı tahliyeyle özgürlüğe kavuşmayı uman Taylor, yıllardır görüşmediği oğluyla yeniden bağ kurma fırsatına tutunmaktadır. Ancak tam da bu dönemde koğuşuna karizmatik, tehlikeli ve öngörülemez yeni mahkûm Dee gelir.

Başlangıçta sıradan bir hücre arkadaşlığı gibi görünen ilişki, zamanla karmaşık bir dostluğa dönüşür. Dee’nin hapishanedeki güç dengelerini değiştirmesi, uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı mahkûmlarla çatışmaya girmesi ve Taylor’ı da kendi dünyasına çekmesi yaklaşan tahliyesini riske atar. Taylor bir yandan özgürlüğüne kavuşmak isterken diğer yandan Dee’ye karşı geliştirdiği dostluk ve sadakat duygularıyla mücadele etmek zorunda kalır. Hapishane içindeki şiddet, baskı ve hayatta kalma mücadelesi giderek kontrolden çıkarken Taylor hayatını değiştirecek bir seçim yapmak zorunda kalır.
DEAD MAN’S WIRE (2025)
IMDb: 6.5

Gus Van Sant’ın yönetmenliğini üstlendiği bir suç-gerilim filmi olan Dead Man’s Wire, gerçek olaylardan esinlenen bir biyografik drama.
Başrolde Bill Skarsgård yer alırken, ona Dacre Montgomery, Colman Domingo, Al Pacino, Cary Elwes, Hamish Linklater, William Goldenberg ve Myha’la gibi oyuncular eşlik ediyor. Senaryosunu Austin Kolodney kaleme aldı ve film, dünya prömiyerini 2025 Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Ülkemizde 27 Şubat’ta vizyona girerek üç hafta vizyonda kaldı.

Dead Man’s Wire, 1977 yılında Indianapolis’te yaşanan ve ABD tarihinin sıra dışı rehine krizlerinden biri olarak kabul edilen olayları konu alıyor. Hikâye, ekonomik sıkıntılar ve kişisel sorunlarla mücadele eden eski emlak uzmanı Tony Kiritsis etrafında şekilleniyor. Kiritsis, kendisini finansal açıdan mahvettiğine inandığı bir ipotek şirketi yöneticisini rehin alır ve boynuna, tetiği doğrudan bağlı olan özel bir av tüfeği düzeneği yerleştirir. Dolayısıyla ufak bir hata, rehinenin anında ölümü anlamına gelecektir.
Televizyon ekipleri, polis müzakerecileri, siyasetçiler ve kamuoyu günler boyunca krizi takip ederken, Tony Kiritsis de medya aracılığıyla sesini duyurmaya çalışır. Olay kısa sürede yerel bir suç vakasının ötesine geçerek ülke çapında bir gösteriye dönüşür.
Dead Man’s Wire, sadece bir rehine krizini değil; Amerikan medya kültürünü, ekonomik çaresizliği, bireysel öfkeyi ve toplumun sansasyon merakını da mercek altına alıyor.






