YeniSayı Çıktı

Polisiye Dergi Dedektif'in yeni sayısını şimdi ücretsiz okuyabilirsin!

ÖLÜM ZAMANI NASIL TESPİT EDİLİR?

Diğer Yazılar

Ramazan Atlen
Ramazan Atlen
1984 yılında Uşak’ta doğdu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Doktorluğun yanı sıra İngilizceden polisiye roman çevirileri yapıyor. Türkiye’nin Polisiye Dergisi Dedektif Dergi’nin 2021 yılında düzenlediği 2. Zehirli Kalem Öykü Yarışması’nda birincilik ödülü aldı. Öykü, deneme ve incelemeleri Dedektif Dergi’de ve çeşitli öykü seçkilerinde yayınlanmaya devam ediyor. Evli ve iki çocuk babasıdır.


Adli tıp, hukuk ile tıp arasında köprü görevi üstlenen, şüpheli ölüm olayları başta olmak üzere her türden adli vakanın aydınlatılmasında vazgeçilmez bir bilim dalıdır. Bu yazı dizisinde suç soruşturmalarının merkezinde yer alan ve doğal olarak polisiye edebiyatta kendine yer bulan adli tıp konularına mümkün olduğunca teknik dilden uzak kalarak bakmaya çalışacağız.


Eski bir polis memuru olan David Camm, 28 Eylül 2000 tarihinde basketbol antrenmanından eve döndüğünde karısı ve iki çocuğunu garajlarında vurularak öldürülmüş halde buldu. Polis, adli tıp uzmanının ilk tespitlerine göre cinayetlerin David Camm’in eve geldiği saat olan 21.30 civarında işlendiğini tahmin ettiğinden Camm, ailesini öldürmek şüphesiyle gözaltına alındı. Ancak sonraki incelemelerde ölüm saatinin 20.00 civarında olduğu ortaya çıktı. Bu durum normalde Camm’e güçlü bir alibi sağlıyordu; çünkü o saatte arkadaşlarıyla birlikte basketbol oynuyordu. Ölüm saatinin Camm’in basketbol oynadığı saatle çakıştığı anlaşılınca, polis suçlamadan vazgeçmek yerine teorisini değiştirdi. Yeni teoriye göre Camm, basketbol maçından gizlice ayrılmış, cinayetleri işlemiş ve fark edilmeden geri dönmüştü. Sonuçta Camm 2004’te biten duruşmalarda cinayetten suçlu bulundu ve mahkûm oldu. Ancak 2005’te olay yerinde sabıkalı Charles Boney’ye ait DNA tespit edilince soruşturma yeniden başladı. Cinayeti Camm’le birlikte işlediklerini iddia eden Boney silahı Camm’e saat 19.00’da verdiğini ve cinayetlerin o sırada işlendiğini iddia etti. Ancak bu iddia, adli tıp uzmanının ölüm zamanına dair tahminiyle ve diğer tanıkların kurbanları 19.15’te hayatta gördüğü ifadeleriyle çelişiyordu. Sonuç olarak, yargılamanın sonunda David Camm suçsuz bulunarak özgürlüğüne kavuştu.

David Camm vakasında da görüldüğü gibi ölüm saatinin bilinmesi zaman çizelgesinin oluşturulmasına olanak tanıyarak şüphelilerin cinayetin işlendiği saatte nerede olduklarına dair beyanlarını kontrol etmeyi sağlar. Ölüm zamanı tespiti cinayet soruşturmaları haricindeki hukuki süreçlerin aydınlatılmasında da önemlidir. Örneğin bir trafik kazasında ölen aile bireylerinden hangisinin önce öldüğünü saptamak, mirasın kime kalacağını doğrudan belirler. Bu yazıda sıkıcı teknik detaylara girmeden ölüm zamanının ne anlama geldiği ve nasıl tespit edildiğine bakmaya çalışacak, son olarak da polisiye edebiyatla ilişkisine değineceğiz.

Ölüm Zamanı

Önce ölüm zamanı derken ne kast ettiğimizi açıklayalım. Ölüm zamanı tıbbi açıdan bir insanın yaşam fonksiyonlarının kalıcı olarak durduğu ana tekabül etse de adli açıdan daha farklı bir anlam taşır; adli olaylarda ölüm zamanı kişinin yaşamını yitirdiği an ile cesedinin bulunduğu an arasında geçen tahmini bir zaman aralığını ifade eder. Bunun sebebi ölüm zamanını kesin olarak belirleyebilecek herhangi bir yöntemin bulunmayışıdır.

Ölüm zamanı tespit edilirken tıbbi ve tıbbi olmayan yöntemlerden yararlanılır. Tıbbi olmayan yöntemler maktulün telefonundaki son arama ve mesajlaşma saatleri, posta kutusunda biriken faturalar, eve alınan son gazetenin tarihi veya kişiyi canlı gören tanık ifadeleri gibi verilerdir. Ölüm zamanını tahmin etmek için kullanılan tıbbi yöntemler ise şunlardır:

1. Ölü Soğuması (Algor Mortis)

Yaşayan bir insanın vücudu adeta çalışan bir motor gibidir ve sürekli ısı üretir. Ancak bu motor durduğunda, vücut ısısını kaybederek çevresindeki havayla eşitlenmeye başlar. Bir ceset, saatteortalama 1 ile 1,5 derece soğur. Adli tıp uzmanları vücudun iç ısısını ölçerek o kişinin kaç saat önce soğumaya başladığını yaklaşık olarak hesaplayabilirler. Elbette kişinin üzerindeki giysiler, ortamın rüzgârlı veya nemli olması bu süreci yavaşlatabilir veya hızlandırabilir.

2. Ölü Katılığı (Rigor Mortis)

Ölümden kısa bir süre sonra kaslar tamamen gevşer, ancak bu durum uzun sürmez. Vücudun yakıtı (ATP) tükendiğinde kaslar kilitlenir ve vücut adeta bir heykel gibi sertleşir. Bu katılık genellikle ölümden 2-5 saat sonra çene ve boyundan başlar, 12-15 saat içinde tüm vücuda yayılır. Eğer bir ceset bütünüyle kaskatı kesilmişse, bu durum o kişinin yaklaşık yarım gün önce hayata veda ettiğinin önemli bir göstergesidir. Gelgelelim ölü katılığı sonsuza kadar devam etmez; yazın 24-36 saat, kışın ise 48-72 saat sonra çürümenin başlamasıyla katılık çözülür.

3. Ölü Morluğu (Livor Mortis)

Kalp durduğunda, kan damarlarda akmayı bırakır ve yer çekimine teslim olur. Böylece kan, vücudun yere yakın olan kısımlarında toplanarak ciltte koyu mor lekeler oluşturur. Bu morluklar ölümden yaklaşık 3-6 saat sonra görülmeye başlar ve 8-12 saat içinde belirginleşir. Ölümden 15-20 saat sonra morluklar sabitlenir ve cesedin pozisyonu değiştirilse de yeri değişmez. Bunun anlamı şudur; eğer ceset sırt üstü yatıyor olmasına rağmen morluklar karnındaysa, birisi ölümün üzerinden 15-20 saat geçmeden cesedin yerini veya pozisyonunu değiştirmiş demektir.

4. Mide İçeriği

Sindirim işlemi ölüm anında durduğu için mide içeriği, ölüm saatini söyleyen gizli bir tanık haline gelir. Eğer bir kişinin son yemeğini ne zaman yediği biliniyorsa, midenin içindeki yiyeceklerin sindirilme aşamasına bakılarak ölüm anı dar bir zaman dilimine sıkıştırılabilir.

5. Çürüme Aşamaları

Ölümden bir süre sonra, vücudun içindeki bakterilerin dokuları parçalamasıyla çürüme başlar. Çürümenin her aşaması ölüm zamanıyla ilgili farklı bilgi verir:

Karnın sağ alt bölgesinde beliren yeşilimsi leke; ölümün üzerinden 24-36 saat geçtiği,

Vücutta oluşan mor-siyah ağsı görünüm (çürüme haritası); ölümün üzerinden 3-7 gün geçtiği,

Saçlar, kıllar ve tırnakların yerlerinden ayrılmaya başlaması; ölümün üzerinden 3-4 hafta geçtiği,

Toprak altına gömülen bir cesedin iskelet haline gelmesi; ölümün üzerinden 5 ile 7 yıl geçtiği anlamına gelir.

Polisiye Edebiyatta Ölüm Zamanı

Polisiye edebiyatta ölüm zamanı suçun gizemini artırmak amacıyla sık kullanılan bir araçtır. Ölüm zamanının netleştirilmesi hikâyede şüphelilerin elenmesini ve gerilimin artmasını sağlar. Örneğin cinayetin 14.00 ile 16.00 arasında işlendiği ortaya çıktığı an soruşturma o iki saate sıkışır; karakterlerin o iki saatlik gizli saklı işleri, yalanları ve sırları dökülmeye başlar.

Bazen de katil kusursuz alibi yaratmak için ölüm zamanını değiştirmeye çalışır. Böylece cinayetin işlendiği zaman diliminde başka bir yerde olduğunu ispatlamayı amaçlar. En sık başvurulan yöntemlerden biri ölüm zamanını farklı gösterecek düzenekler kurmaktır. Örneğin katil kurbanın sesini bir cihaza kaydeder ve cinayeti işledikten sonra bu kayıttan yararlanarak maktulün o saatlerde yaşadığı izlenimini verir. Bir diğer yöntem ölüm sonrası biyolojik süreçleri sabote etmektir. Mesela katil, cinayeti işledikten sonra cesedi bir derin dondurucuya koyarak ya da odadaki klimayı açarak soğumayı hızlandırır. Ölü katılığının (rigor mortis) sıcak ortamlarda daha hızlı oluşup bittiği bilgisini kullanan katil, cesedi hamam, kalorifer dairesi gibi sıcak bir alanda tutarak adli tabibi yanıltır. Üçüncü yöntem zamanı gösteren nesneleri sabote etmektir. Özellikle geleneksel polisiyelerde katil, cinayeti işledikten sonra kurbanın kol saatini ileri veya geri aldıktan sonra kırar. Böylece olay yerine gelen polisler saatin gösterdiği zamanın cinayet saati olduğunu zanneder. Modern polisiyelerde ise kurban öldükten saatler sonra telefonundan sosyal medyada paylaşım yapmak veya arkadaşlarına mesaj atmak gibi daha teknolojik yanıltmacalar kullanılır.

Sonuç olarak şüpheli ölümler başta olmak üzere hukuki süreçler açısından hayati öneme sahip olan ölüm zamanı tespiti, sürprizli ve gerilimli kurgular hazırlamak isteyen polisiye yazarları için de vazgeçilmez bir araç olmayı sürdürecektir.

En Son Yazılar