BİR FENER BALIĞI POLİSİYESİ

Fener Balığı: Lophiidae familyasına ait bir balık türü. Yüzünün önüne sarkan “feneri” ile denizin derinliklerindeki karanlıkta ışık yaparak ufak balıkları avlar. Türkiye’de Akdeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi’nde bulunur. Ilık ve sıcak deniz diplerinde yaşayan, çirkin görüntüsü ile kendinden tiksindiren bir balık türüdür. Karanlık deniz diplerinde çamurlu zemine bedenlerinin bir bölümünü gömüp kendilerini kamufle ederek avlanır ve hayatlarını bu şekilde sürdürürler.’’

Sevgili Dedektif Dergi okurlarına, sevenlerine, bizi takip eden herkese Merhaba. Yok yok, bu sayıda değişiklik yapılmadı, balık mevsimi açıldı diye de balık türlerinden falan bahsetmeyeceğim. Fener Balığı, Nuray Atacık’ın kaleme aldığı bir polisiye kitabın ismi. Yazarın, polisiye dünyasına hızlı giriş yapan ilk kitabı.

Fener Balığı Romanın Konusu

Roman; kafası parçalanmış, parmakları kesilmiş yirmili yaşlardaki genç bir erkek cesedinin denizden çıkarılması ile başlıyor. Başkomiser Murat ve ekibi, cinayeti aydınlatmaya çalışırken çetrefilli olayların içinde buluyorlar kendilerini. Buldukları her ipucu ise cinayeti aydınlatmak yerine, olayları daha da karmaşık hale getirmektedir. Kayınpederinin şirketini ele geçirmek uğruna her şeyi göze alan iş adamı Barlas, kocasına saplantı derecesinde bağlı olan Gaye, uyuşturucu satan üniversiteli gençler, teşkilattaki polislerin bilinmedik yüzleri ve yaşananlarla ilgisinin olmaması gereken kutsallıkta bir dergah. Tüm bunların ortasında ise Başkomiser Murat ve ekibi yer almaktadır. Olayların içine girdikçe kendi yaşadıkları durumlar ile de yüzleşmektedirler; korku, hırs ve panik durumunda sergiledikleri davranışlar değişmeye başlamıştır. Artık her yönüyle tam bir hesaplaşma beklemektedir hepsini. Masum ya da değil, polis ya da sıradan vatandaş; romandaki her karakter ister istemez bu girdaba çekilmektedir artık. Sıradan görünen bir cinayet, tüm hayatları ve tüm planları altüst etmiştir.

 

İsimler, Semboller ve Kitaba Dair

Romanı okurken kitabın ismi ile bir bağlantı kuramamıştım. Yani aklıma ihtimaller gelmedi değil, ancak düşündüm de, Nuray Atacık neden bir balık ve neden özellikle fener balığını seçmiş olabilirdi ki? Balığın çirkin ve korkunç görünümlü olması okurun ilgisini çeker diye mi, yoksa fener isminden dolayı cinayeti aydınlatabilecek bir anlam yüklensin diye mi seçmişti yazar? İkisinin de olmadığını sonradan anladım. Evet, Fener Balığı özellikle seçilmiş bir sembol. Romandaki karakterlerin bazıları, sakladıkları vahşi planları ve sinsice hareketleriyle, karanlık ve derin sularda bu şekilde avlanan Fener Balığını çağrıştırıyor. Romanın ana karakterlerinden biri olan Barlas ise, aldığı uyuşturucunun etkisiyle kendisini deniz altında yaşayan korkunç bir balık olarak görüyor. Etrafına ışık saçarak küçük balıkları derinlere çekiyor ve onları acımadan parçalıyor. Barlas; öz babası yüzünden çocukken travma geçirmiş bir yetişkin.  Parçalamak istediği asıl balık ise, ondan kaçmaya çalışan yağlı, gri pulları olan dişsiz bir balık. Yani ona defalarca travma yaşatan öz babası. Onu parçalamak, yok etmek ve korkunç dişlerini karnına saplamak istiyor. Barlas, gücünü tüm aleme göstermek isteyen bir tür fener balığı. Ve gitgide, tüm yönleriyle bir fener balığına benzemeye başlıyor.

Nuray Atacık bu ilk romanında kurgu, içerik ve karakterleri bir hayli zengin tutmuş. Yazar; cinayeti adım adım çözmeye çalışırken, bir yandan da karakterlerin iç dünyasına doğru meraklı bir yolculuğa çıkarıyor okuru. Katilin kim olduğu ise kitabın son sayfalarına kadar saklanarak özellikle gizemli bir hava yaratılmamış. Romanda adı geçen kişileri tüm zaaflarıyla, korkularıyla, olumlu ya da olumsuz yönleriyle betimleyerek, ne yapacaklarını okurun hayal gücüne bırakıyor yazarımız.

Cinayetin hangi duygular içinde işlendiğini ve katili bu duruma iten sebepleri okuruna merak ettiren bir kitap olmuş Fener Balığı.

Şöyle bol aksiyonlu, maceralı, eğlenceli ve sıkılmadan okuyacağım, film tadında, tanıdık yaşamlar arasında geçen bir kitap istiyorum diyenlere Nuray Atacık’ın romanını kesinlikle tavsiye ederim. Okuru yormayan, güzel bir edebiyat diliyle yazılmış, ilk roman için gayet başarılı bir kitap Fener Balığı.

Kısacası; anlatımı ve anlaşılır sadeliğiyle, içinde bizden yaşamların da yer aldığı, samimi ve eğlenceli bir roman kaleme almış Nuray Atacık. Eh, bizlere de bu güzel kitabı okumak düşüyor artık.

Keyfiniz daim, okunacak kitabınız bol olsun. Sevgilerimle.

Yorum Bırakın:

yorum