CEZA ALMAMIŞ BİR PEDOFİLİ VAKASININ GERÇEK HİKAYESİ:A FRIEND OF THE FAMILY

Diğer Yazılar

Tuğba Turan
Tuğba Turan
1972, Ankara doğumlu olan Turan, 1990 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirip devlette çalıştıktan sonra 2008'de Karabük-Eflani ilçesine serbest eczane açtı. Kendisini 2003 doğumlu bir erkek evlat, üç köpek, on (zaman zaman daha fazla) kedi annesi olarak tanımlamaktadır. Safranbolu’da yaşıyor. Zalifre Yazıları isimli basılı dergide makaleleri yayınlanan yazarın Gölge e-Dergi'nin son yirmi sayısında fantastik hikâyeleri yer almıştır. Dedektif Dergi’nin kuruluşundan beri yazdığı 30 bölümlük Tilda ve Diğerleri isimli polisiye hikayeleri kitap haline gelmiştir. Kişisel sayfası olan tugbaturan.com'da tüm yazılarını yayımlayan yazar aynı zamanda Türkiye Polisiye Yazarları Birliği üyesidir. Eserleri: Adı Cemre Olacak (Roman) 2020, Herdem Yayınevi Dedektif Tilda ve Diğerlerinin Olağanüstü Maceraları (Polisiye Hikâye) 2021, Herdem Yayınevi Dedektif Dergi (Polisiye Hikâye Seçkisi, Kolektif) 2018, Paradigma Akademi Kırmızı Battaniye (Polisiye Hikâye, Kolektif) 2018, Paradigma Akademi Dark Polisiye – İkinci Kitap 2021, Dark İstanbul Yayınları

Dizinin künyesi: A Friend of the Family

Başroller: Jake Lacy,Colin Hanks, Lio Tipton

Sezon: 1 sezon, 9 bölüm, 2022  

Yazan: Nick Antosca

Uyarlandığı kitap: Stolen Innocence- The Jan Broberg Story

Yayınlandığı platform: Peacock (Dünyada) beINCONNECT (Türkiye’de)

IMDb puanı: 7.4

Gülmeyin. Şaşırmayın. Aman sakın ha kınamayın. 1970’lerin sonu. Star Wars filmleri ve UFO haberleri havada uçuşuyor. 12 yaşında bir kız çocuğu 38 yaşında bir adam tarafından alıkonuluyor. Sonra “Uzaylılar tarafından sana ve bana bir görev verildi. Bu görev şu: sen 16 yaşına girinceye kadar seninle bir bebek yapmamız gerekiyor. Eğer bu görevi zamanında yerine getiremezsek sıra ortanca kız kardeşine gelecek. Başarısız olduğun için de küçük kız kardeşin ve senin ruhun buharlaştırılacak.” diyerek kandırıyor.

Gelelim dizinin adının neden “A Friend of the Family” olduğuna. Neden ‘çocuk tacizcisi’ ya da ‘pedofili’ filan değil?

Çünkü bu pedofili adam bir aile dostu. Her şey Mormon kilisesine devam eden iki ailenin kilisede tanışmasıyla başlıyor. Ailelerden biri oraya yeni taşınır. 3 erkek çocuk ve bir kız bebeği olan Robert Berchtold’un (pedofili suçlusu adam) ailesi, 3 kız çocuğu olan Bob Broberg’in ailesiyle kısa sürede içli dışlı olur. Robert, iki babanın da isminin kısaltılmışı Bob olduğu için kendine kısaca “B” denmesini ister. (Bundan sonra yazıda bu kişi ‘B’ diye geçecektir.)Sonra da Broberg ailesinin karı-koca ve çocukları dahil tüm fertlerine kendini aşırı sevdirmeyi başarır. Ama bu başarının altında adamın gizli ajandası yatmaktadır.

B, kendi 4 çocuğu ve kolayca kontrol ve manipüle ettiği karısının haricinde en çok diğer ailenin 12 yaşındaki en büyük kızları Jan Broberg’le (pedofili mağduru) vakit geçirir. Sonunda bir gün kızı at binmeye götürme bahanesiyle okulundan alır ve karısından habersiz edindiği karavana bindirerek kızı resmen kaçırır.

Olayların herhangi bir 2000’li yıllar çocuk tacizinden farklı gelişimi işte burada başlar. B, 12 yaşındaki kıza, uzaylıların olduğunu iddia ettiği bir ses kaydını, beyin yıkama yöntemiyle tekrar tekrar dinlettirir. En az babası kadar sevdiği ve güvendiği bu adamla bir karavanda kısılıp kaldığını sanan Jan, ses kaydında dinlediği yalanları gerçek sanır ve B’ye sığınır. Çünkü buradaki en önemli ayrıntı, adamın kıza, kendisinin de mağdur olduğu yalanıyla yaklaşmasıdır.  Öte yandan yine çok güvendikleri aile dostu olan B’nin kızlarıyla birlikte sırra kadem basmasına ne tepki vereceklerini bilemeyen Brobergler, adamın karısının “O Jan’ı çok seviyor, asla onun kılına bile zarar vermez” şeklindeki telkinlerine kanarlar. Kızla adamın kayboluşlarının 4. gününe kadar polise bile haber vermezler. Olayın 4. günüyse olay artık FBI’a intikal eder.

Hikâye gerçekten yaşanmış olduğu için diziyi izlerken adamın her suçlamadan, her durumdan kendini temize çıkarabilmesini tırnaklarınızı yiyerek izliyorsunuz. Ayrıca mutfağa gidip kocaman bir bıçak alıp ekrandan o lanet olası adamı bıçaklayamadığınız için içiniz yanıyor. İnsanı katil edebilecek denli soğukkanlı, zeki, her planda polisten veya kızın ailesinden bir adım önde olan bu pedofil adam aynı zamanda psikolojik tedavi de görmüştür. Belli ki işe yaramamıştır.

Tıpkı B’nin psikoloğundan aldığı bilgiyi aileyle paylaşan FBI ajanının “pedofili” kelimesini ilk defa duymuş olması gibi, sadece polisler değil tüm dünya da bu kötülüğün ne denli yaygın olduğunu henüz bilememektedir. Yabancılardan gelebilecek kötülüklere hazırlıklı olsalar da kendi halinde yaşayan ve kendilerini tövbekâr ve inançlı insanlar olarak tanımlayan bu Mormon toplumunun mensupları, komşu ailenin babasından gelebilecek bu seviyede bir kötülüğe karşı hazırlıksız yakalanmışlardır.

Nitekim B, 12 yaşındaki Jan’i karavanında 37 gün alıkoyduktan sonra, Jan, sağ salim ve cinsel olarak taciz veya tecavüze uğramamış yani bakire olarajeve döner. Kızda herhangi bir saldırı veya taciz izine rastlanmadığı için dönemin kanunlarına göre, mahkemede B’nin avukatının karşısında hiç şansı yoktur.

Ama aynı B, Mormon kilisesindeki papazlara kızı uyutarak onunla kısıtlı cinsel birliktelik yaşadığını ve uyuyan kızın bedenini mastürbasyon amacıyla kullandığını itiraf ettiğinde sadece kiliseden aforoz edilme cezası alacaktır. Üstelik papazlardan birinin reşit olmayan kızına da uygunsuz tekliflerde bulunmuştur. FBI ajanı papazdan bu bilgileri dehşet içinde öğrendiği zaman, neden bu durumu polise intikal ettirmediklerini sorar. Papazın “Ama tövbe etmişti” şeklindeki naif cevabı izleyenleri ekranın karşısında sinir krizi geçirtmeye yetecektir.

Benim için hikâyenin kırılma noktası budur. Amerika gibi laiklik ve demokrasiyle yönetilen bir ülkede bile, bir çocuk tacizcisine, dini anlamda sadece kiliseden aforoz ederek ceza verebileceklerini sanan saf ve dünyadan bihaber insanlar yaşıyorsa bu, insanların neden inanışlarına göre cezalandırılamayacağına güzel bir örnektir. Çünkü Mormon inanışına göre aforoz etmek yeterken, başka inanışa göre 40 falaka atılabilir, bir diğer inanışa göre o yetişkinin kızı taciz eden organı kesilebilir. İşte bu yüzden kanunlar, neye inanırsa inansın ya da inanmasın, tüm insanları eşit kılar.

Dünyanın pek çok ülkesinde akıl baliğ olma yaşı 18’dir. 18 yaş altı bir kişiyle (cinsiyetten bağımsız olarak) yetişkin bir kişinin (cinsiyetten bağımsız olarak) herhangi cinsel bir etkileşimde bulunması pedofilidir. Daha netleştirirsek pedofili, 16 yaş öncesi bir çocuk ve en az bundan 5 yaş büyük olan bir yetişkinin arasında geçen cinsel aktivite olarak değerlendirilmiştir.

1977’den bu yana dünyada her türlü algıda roket hızında değişmeler oldu. O yüzden yazının başında ‘gülmeyin, şaşırmayın, kınamayın’ dedim. Şimdi 12 yaş kız ya da erkek bir çocuğu ‘Uzaylılar bize şöyle şöyle bir görev verdi’ diyerek kandıramazsınız. Çocukların çoğu bunu dediğiniz zaman gülmekten kırılır. Kalan yarısı da Google’a ‘Uzaylılar bize ne görev verebilir?’ yazıp size başka fikirlerle dönebilir. Çocuklar daha küçükken öğretilen ‘benim bedenime kimse elleyemez’ mottosuyla büyüyorlar artık.  Bırakın yabancılardan yiyecek almayı, iyi niyetle çocuğunu sevmeye kalkışan olursa ‘çocuğuma dokunamazsınız’ diyen anneler ve ‘bana bu kadar yakın duramazsın’ diyen gençlerle karşılaşmak mümkün. Ve iyi ki böyleler. Eş dost akraba aile arkadaşı da olsa yetişkin bir erkek 12 yaşında bir kızla ortadan kaybolursa artık kimse polise haber vermek için 4 gün beklemez. Herkesin kişisel sınırları belli ve o sınırları yanlışlıkla da olsa bilerek de olsa aşan kişiler kanunlarla belirlenmiş cezalara maruz kalıyor.

Buna rağmen günümüzde taciz ve tecavüz suçları bitti mi? Maalesef hayır. Jan Broberg bir vakıf kurarak mağdur kadınlara ve ailelerine yardım etmeye çalışıyor. Gençler ve çocuklar onun gibi yaşanılanlar üzerinden 28 yıl geçtikten sonra (1977-2005) mahkemede pedofili suçlusunun yüzüne tüm hissettiklerini haykırmak zorunda kalmasınlar diye.

Robert Berchtold Jan Broberg’le yüzleştiği bu mahkemeden kısa bir süre sonra intihar etmiş. Spoiler değil gerçek hayat olduğu için bu bilgiyi verebilirim. Ama onun kendine geç de olsa verdiği bu ceza, Jan’den sonra hayatını kararttığı ve Jan gibi bunu anlatıp içindeki acıyı paylaşarak rahatlayamayan pek çok kadına en ufak bir teselli olmamıştır. Keşke Jan’in vakasında kesin bulgular olsaydı da onu kaçırdığı için çıktığı ilk mahkemede tutuklanabilseydi. O zaman pek çok başka kadının da hayatını karartmamış olacaktı.

Facebook Yorumları
Ücretsiz! Okuyun!spot_img
Suç Öykülerispot_img

En Son Yazılar