EDİTÖRDEN…

dedektif 6. sayı
Paylaş:

Hepinize  MERHABA! sevgili polisiyeseverler. Dedektif, okumakta olduğunuz 6. sayısıyla birlikte birinci yılını doldurdu. Bir yıl boyunca bizimle birlikte olan tüm okurlarımıza, yazı ve hikayeleriyle Dedektif’e hayat veren tüm değerli yazarlarımıza içtenlikle çok teşekkür ediyoruz. Polisiyeyi tanıtmak, sevdirmek, yazarlarımızı okurlarıyla buluşturmak, onlara destek olmak amacıyla çıktığımız bu yolculuk aynı hızla sürmekte. Polisiye yazan herkese, ister amatör ister profesyonel olsun, Dedektif’in sayfalarında her zaman yer var. Bize çalışmalarınızı ne zaman isterseniz gönderebilirsiniz. …

Devamını OkuEDİTÖRDEN…

Paylaş:

 BOŞ EV MACERASI 3

Boş Ev Macerası
Paylaş:

    İşte tam bu satırları okurken kapıda pirinç posta kapağının hafif kımıldadığını, kristal avizeden yansıyan ışıktaki oynamadan hissettim. Malum 221B Baker sokağı adresinde oturan komşumun ayak sesini henüz duyan olmamıştır. Mahallede kendini kimseye göstermeden dolaşabilen tek kişidir. Daha mektubu okumayı tamamlamadan Holmes’ün mektubun elimde olduğunu öğrenmiş olması da tam şanına yakışacak bir şey şüphesiz. O nedenle hiç istifimi bozmadan okumaya devam ettim. Hareket ettiğim taktirde mektubu okuma şansımı kaybedebilirdim. …

Devamını Oku BOŞ EV MACERASI 3

Paylaş:

NOEL SÜRPRİZİ

NOEL SÜRPRİZİ
Paylaş:

Sizin için mükemmel bir yılbaşı gecesinin tanımı nedir? Benim için, ailemle harika bir sofra başında tatlı şarkılar dinleyerek ve eski müzikal filmleri izleyerek geçirdiğim bir gece mükemmel yılbaşı kutlamasının tanımıdır. Hercule Poirot için yılbaşı gecesinin en harika tanımı, “Radyo, bir kitap ve enfes Belçika çikolatalarıyla” geçirilecek bir zamandır. Hercule ve benim gibi sakin kutlamaları sevenlerin dışında, yeni yılı türlü hazırlıklar yaparak, yakınlarına sürprizler tasarlayarak karşılayanlar da var. Yahut karşılayamayanlar. 1929 …

Devamını OkuNOEL SÜRPRİZİ

Paylaş:

ÇAĞATAY YAŞMUT’LA RÖPORTAJ

roportaj
Paylaş:

Türk Polisiyesinin son yıllardaki en önemli yazarlarından biri olan Çağatay Yaşmut’un yazarlık serüveni 2001 krizinde işini kaybetmesiyle başladı. İktisat Fakültesi mezunu olan ve uzun yıllar bankacılık yapan yazar, o günden sonra mesleğini değiştirmeye ve yaşamını polisiye yazarı olarak sürdürmeye kara verdi. Çağatay Yaşmut’un, okurlarını Başkomiser Galip’le tanıştırdığı ilk romanı Beyoğlu Çıkmazı 2008’de yayınlandı.   Onu, Şarkılar Susunca ve Beni Yavaş Öldür isimli romanlar izledi. Her yıl bir roman yazmak amacındaydı ama …

Devamını OkuÇAĞATAY YAŞMUT’LA RÖPORTAJ

Paylaş:

ZEHİR GİBİ KADINLAR

Paylaş:

Zehir bilimi, 13 Ağustos 1901’de, Amerika’nın Massachusetts eyaletinde yaşayan  Minnie Gibbs’in rahatsızlanarak vefat etmesiyle ön plana çıktı. Kadının ölüm nedeni, doktoru tarafından  “tükenmişlik” olarak belirtilmişti.  Gibbs’in ailesinde daha önce de buna benzer ölümler olması dolayısıyla, durum normal karşılandı. Bu ölümü şüpheyle karşılayan tek kişi, sadece  Bayan Gibbs’in kayınpederi Kaptan Gibbs’di. Durum aslında şüphelenilmeyecek gibi değildi. Çünkü ailede arka arkaya ani ölümler meydana gelmiş,  Minnie’den birkaç hafta önce annesi, kız kardeşi …

Devamını OkuZEHİR GİBİ KADINLAR

Paylaş:

KİM ÖLMELİ?

Kim Ölmeli
Paylaş:

“On, dokuz, sekiz, yedi… Geri sayım, kutlama kucaklaşmaları, uçuşan konfetiler, sarmaş dolaş izlenen havai fişek gösterisi… Ne sahteydi, ne sahtesiniz. Bunca yılı birbirimize, herkese zehir etmek için bunca uğraştıktan sonra hala kucaklaşabilecek kadar sahteyiz. Kendi cennet ve cehennemimizi, seçimlerimizle yüreğimizde taşıyor olmalıyız, diye düşünürdüm bazen.  Ama bazılarınızı ben seçmemiştim ki! Bugün buraya, sevgili anne ve babamın evine, bu aptal yılbaşı eğlencesine sizin için geldim. Ellerinizle cehenneme çevirdiğiniz cennetimi size göstermek …

Devamını OkuKİM ÖLMELİ?

Paylaş:

ON İKİ ÇEYREK

On İki Çeyrek
Paylaş:

31 Aralık 2016 sabahı aynı mahallede bulunan dört ayrı evin kapısı aynı zamanlarda çaldı. Kapıların önünde, küçük bir çocuğun içine sığabileceği büyüklükte, özenle paketlenmiş hediye kutuları vardı. Kutunun üzerinde birer isim ve hepsinin yanında aynı not bulunuyordu. “Gece on ikiyi vurmadan kutuyu aç.” Bu hediye kutusunun geldiği evlerden ilki dört kişilik bir çekirdek ailenin eviydi ve kutunun üzerindeki isim evin annesine aitti. Kapıyı kendisi açmış olan anne notu okumadan önce …

Devamını OkuON İKİ ÇEYREK

Paylaş:

TİLDA VE DİĞERLERİ 6: UÇAN KUŞ

Uçan Kuş
Paylaş:

Previously on Tilda ve Diğerleri: “Çocukken masaldaki çikolatadan evi olan kötü cadının sizi pişirip yeme ihtimali hiç aklınıza gelmez miydi? Ya da kırmızı başlık giyince bir kurt tarafından yutulabilme riski taşıdığınız?” diye atıldı Tilda. Gülerek devam etti: “Çocukken annelerinden bu korkunç masalları dinlemiş olanların seri katil olma ihtimalleri daha yüksek herhalde!” “Bence,” diye sakinlikle cevap verdi Tijen Hanım, “Çocukken annesinin ne kadar ürkütücü olsa da masal anlattığı çocuk değil, anlatmadığı …

Devamını OkuTİLDA VE DİĞERLERİ 6: UÇAN KUŞ

Paylaş:

ÖLÜM BESTESİ

Lanetli Beste
Paylaş:

Arkasından yaklaşıp elindeki sopayla yere serdiği adamın hemen üzerine atılmış, boğazına yapışmıştı gecenin karanlığında. Aylardır, ona kabus yaşatan bu adamı arıyordu; Bodrum kazan, o kepçe.. Uzun bir süre takip ettikten sonra tenha ve karanlık bir köşede sinsice yaklaşıp elindeki demir sopayı hiç acımadan vurdu kafasına tüm gücüyle. Yere düşen adam, “gık” bile demedi. Yüzünü döndüğünde ise, kapşonunun altından, yine seçememişti suratını o karanlıkta.  Acımasızca boğazını sıkarken, altındaki herifin çırpınıp mücadele …

Devamını OkuÖLÜM BESTESİ

Paylaş:

BİR YILBAŞI POLİSİYESİ – KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR

BİR YILBAŞI POLİSİYESİ - KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR
Paylaş:

  Mesih, kendisine artık ihtiyaç kalmadığı zaman gelecektir; ortaya çıkışının ertesi günü gelecektir; o, son gün değil, en son gelecektir. -Franz Kafka-   Birkaç saat sonra yeni yıl kutlanacaktı. Yeni bir yıla girecektik, yeni umutların yeşerdiği, pırıltılı ışıltılı gıcır gıcır bir yıl olacaktı. Tabii şu yerde yatan zavallı kurban için değil. O eski yılda kalmıştı, kirlenmişlik ve kan kokuyordu. Parfüm kokması gereken, şimdi ters bir açıyla duran o güzelim boynu …

Devamını OkuBİR YILBAŞI POLİSİYESİ – KUSURSUZ CİNAYET YOKTUR

Paylaş:

MÜGE KILIÇ POLİSİYESİ: KRİSTAL YILDIZ

Kristal Yıldız
Paylaş:

Müge, sallanan sandalyesinde oturmuş ağır ağır sallanırken bir yandan da pencereden karın yağışını izliyordu. Kar, tıpkı meleklerin kanatlarından düşen tüyler gibi sessiz ve hafif nazlanarak süzülüyordu gökyüzünden. Yılbaşı yaklaşıyordu, yeni yılı kuzeni Rengin’le birlikte Kanada’da karşılayacaktı. Rengin, Le Cordon Blue Ottawa’da aşçılık ve pastacılık üstüne, lisans ve yüksek lisans yapmıştı. Tahsilini birlikte tamamladığı erkek arkadaşı Dylan ile birlikte Ontario’nın nezih ve şirin kasabası Kleinburg’da kendilerine güzel bir restoran açmışlardı. Seneler …

Devamını OkuMÜGE KILIÇ POLİSİYESİ: KRİSTAL YILDIZ

Paylaş:

BİR GİZEM EFSANESİ: HARLAN COBEN

polisiye kulübü
Paylaş:

Polisiyenin en güçlü kalelerinden biri de gizemdir. Belirsizlikler sırlar ve karanlık oyunlar oluşturur gizemi. Bir polisiyenin ilk olmazsa olmazı suç ise ikincisi gizemdir. Bazı yazarlar oyununu buradan başlatır, size bir gizem sunar sonra sizi onun içine atar, sizde orada merak içinde aranır durursunuz. Bir sarmal bir labirenttir gizem. Ve en zor cinayetlerin ardında bunlardan yüzlerce bulabilirsiniz. Bir cinayetin ardındaki sırlara gizemi eklemezseniz o hikayeyi yaşatamaz, kurutursunuz. Çünkü gizem, merakı heyecanı …

Devamını OkuBİR GİZEM EFSANESİ: HARLAN COBEN

Paylaş:

SERİ KATİL KİMDİR?

astoloji ve cinayet
Paylaş:

Yıllardır televizyon seyretmiyorum. Evdeyken bu kolay. Bir dostuma misafir gittiğimde ve onda kaldığımda ise çok zor. Ya konuşulacak şeyler için zaman gerekiyor ya da kestirmeden televizyonun yaydığı sesler içinde derinleşmeyen bir iletişim iklimine geçiliyor. O akşam öyle olmamıştı. Dostum sabah çok erken işe gidecek ve yoğun bir güne başlayacaktı. Ben ise uykunun gözlerimden akmasına saatler olduğunu biliyordum. Dostum bunu fark etmiş olmalı. Neredeyse unutmaya başladığım kumandalara basıp şu kanal ve …

Devamını OkuSERİ KATİL KİMDİR?

Paylaş:

KANLI NOEL YA DA HİNDİ, HALK VE ÖLÜM ÜZERİNE

KANLI NOEL
Paylaş:

Noel büyük bir buluşmayı temsil eder. Tanrı ve halkının buluşması. Tanrı’nın aramızda yaşamasını anımsadığımız, tarihin en muhteşem anını hatırlamamız ve gelecek çağda kralımız İsa Mesih’in aramızda sonsuza dek olacağın umudunu tazelememiz için gerekli bir gün. Noel, göksel egemenliğin yeryüzünde egemenlik sürmesidir. Noel, Tanrı Sözü’nün aramızda yaşamasıdır diye yazar Hristiyanların kutsal kitabı İncil’de. İsviçre’nin Zürih şehrinde sıcak sayılabilecek bir 16 Ağustos günü Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık’tan gelen ülke temsilcileri, yaptıkları …

Devamını OkuKANLI NOEL YA DA HİNDİ, HALK VE ÖLÜM ÜZERİNE

Paylaş:

CESETLERİN DİLİ

Cesetlerin Dili
Paylaş:

EMNİYET AMİRİ ATIF KARA YAŞADIKLARINI  İFTİHARLA SUNAR Yazmak için harika bir saat dilimine hoş geldim… Ömrümüzden bir günün daha geçtiği ve yeni bir güne merhaba dediğimiz, saat 00.30… Kendimle ilgili birkaç yaşanmış hikâye yazmaya başladım. Aslına bakarsanız yazar falan da değilim, olmak gibi niyetim de yok. Hem ne olacak ki elli dokuz yaşına gelmiş orta yaşlı bir adam bu saatten sonra yazar olsa ne yazar olmasa ne yazar… Bu hikâyeleri …

Devamını OkuCESETLERİN DİLİ

Paylaş:

YENİ YIL

Yeni Yıl
Paylaş:

1968’İ 1969’a bağlayan gece… Asıf Bey, Anadolu’nun ücra bir köşesinde, bu küçücük köyde, kendi deyimi ile yuvasında, yılın son gününü geçiriyordu. Yıllardır çocuklarının tüm çabalarına rağmen buradan ayrılmaya direnmiş, doğup büyüdüğü bu evde ölümü beklemeye karar vermişti. Yıllar içinde birçok acıya göğüs germiş, sevinçlerini, gözyaşlarını bu dört duvarın soğuk taşları ile paylaşmıştı. İlk eşinden bir, ikinci eşinden ise beş çocuğu vardı. Çocuklarının hepsi evlenmiş, yurt yuva sahibi olmuştu. İlk eşini …

Devamını OkuYENİ YIL

Paylaş:

YİTİK OTOPSİ DOSYASI -2

Paylaş:

Otopsiden çıkan genç kızın cesedi, on beş numaralı morg dolabında akşama kadar alıkonunca, kızlarının cenazesini almak için gelen aile, bu duruma iyiden iyiye tepki göstermeye başlamıştı. Adli Tıp Kurumu’nun bahçesinde bu acılı, ağlamalı ve kederli bekleyiş sürerken, dışarıdaki buz gibi kara ayazın titreten soğuğu sanki bugüne çok farklı bir günmüş gibi davranıyordu. Ankara soğuktu, Ankara bugün buz gibi. Bürokrasi kokan bu koca kent, gri bulutların altında ağlayan bir ananın yaşlı …

Devamını OkuYİTİK OTOPSİ DOSYASI -2

Paylaş:

ŞAİR SOYGUNU

Şair Soygunu
Paylaş:

Yeni Moskova adlı şiir kitabıyla kısa sürede tüm dünyaya adını duyuran şair Yiğit Kerim Arslan’ı imza gününde kaçırmak için, çocukluk arkadaşım Reis Biçer ile beraber gümüş renkli Peugeot Partner aracımızla yola çıktık. Büyükşehir Belediyesi’nin özel katkılarıyla son teknolojilerin kullanıldığı yolda balığın suda gittiği gibi gidiyoruz. Arabayı ben kullanıyorum, Reis kullanamaz, çünkü onun ehliyeti yok. Karşımıza çıkan araçları bir soldan bir sağdan geçiyoruz. Belki yaptığımız trafik kurallarına aykırı, bu yüzden ölümlere …

Devamını OkuŞAİR SOYGUNU

Paylaş:

BEDEN FARKI

Beden Farkı
Paylaş:

Serin bir yaz sabahıydı. Günün ilk ışıklarıyla yatağından kalkan Emre, Üsküdar sahilindeki sabah sporunu tamamladıktan sonra Cambazali Sokak’taki evine döndü kan ter içinde. Soğuk su ile aldığı duşun ardından ev ve mesai arkadaşı Efe’yi uyandırdı. Beyaz kılıfındaki yastığını bacak arasına kıstırmış, dizlerini karnına çekmiş halde uyuyan Efe, kalkmamak için dirense de, Emre’nin yüksek seste şarkı söylemesine daha fazla dayanamadı. Küfürler saçarak yatağından kalkıp, banyoya girdi. Arkadaşının banyo mesaisinin en az …

Devamını OkuBEDEN FARKI

Paylaş: