Kitap yorumları: Günay Gafur’dan Kahin

‘’Bonitas non est pessimis esse meliorem. Nullum magnum ingenium sine mixtura dementiae fuit.’’ (1)

Tüm dedektif dergi okurlarına Merhaba. Umarım herkesin keyfi yerindedir. Ve artık üçüncü sayımıza ulaştığımıza göre benim  de keyfim gayet yerinde.

Ha yukarıdakiler mi? Yok yok, büyü falan yapmadım. Nostradamus’da değilim. Gerçi yaşayacağım şeyleri bilmek isterdim ama bazen neler olacağını önceden bilmemek en iyisidir. Tıpkı Günay Gafur’un gelecekten haberler veren gizemli bir yabancının ölüm kehanetleri ile başlayan Kahin’i gibi.

Kitabımızın baş kahramanı New Jersey’de yaşayan Türk asıllı gazeteci Devran Brice Shawn, yardımcısı Veronica, ekip arkadaşları Lusi ve Efe’dir. Bir gün Shawn’a esrarengiz bir e-posta gelir. Kendisine kahin ismini veren biri, gerçekleşecek korkunç bir ölümden bahsetmektedir. Başta çok inanmasalar da gazetecilik merakları ağır basacaktır. Shawn, gizemi çözebilmek için yanında Veronica ile kahinin söylediği yere gittiklerinde bu ölüme şahit olurlar. Artık kahin birbirinin peşi sıra e-postalar göndermeye başlar. Her yeni e-posta, korkunç bir ölümü işaret etmektedir. Kahin bununla da kalmayıp, Shawn’ın gördüğü rüyayı da anlatmıştır bir defasında. Artık dönüşü olmayan bir yola girmiştir kahramanlarımız. Ölüm kehanetleri gelmeye devam ettikçe korku ve merakları da çoğalmaktadır. Ve bu kabusu sona erdirmek için kahinin izini sürmeye karar verirler. Ancak bu çok kolay olmayacaktır. Kehanetlere inanmadıkları sürece yeni mesajlar, zekanın sınırlarını zorlayan kusursuz planlarla, yeni ölümlerin kapısını aralamaya devam edecektir.

Kurgusunu çok beğendiğim, içeriği zengin ve edebi dili iyi kullanılmış bir kitap Kahin. Sayfa sayısının çokluğu sizi şaşırtmasın, yazarı Günay Gafur son derece akıcı bir dil kullanmış. Tek bir sayfada dahi sıkılmadım, daha açıkçası kitap beni yormadı. Her yeni satırı okurunda merak ve ilgi uyandırıyor. Temponun hiç düşmediği bir kitap olmuş. Hiç mübalağa etmiyorum, kesinlikle Best Seller havası var ve polisiye gerilim edebiyatında farklı bir tarz yakalamış yazar. Okurken hayal gücünüzü tetikleyip yaşanacakları tahmin etme güdünüzü kışkırtıyor. Ben ki polisiye kitaplarda genellikle isabetli tahminlerde bulunurum, lakin itiraf etmeliyim ki Günay Gafur okurunu şaşırtmayı başarmış. Zekanın kıyılarında dolaştıran, müthiş bir hayal gücü ile beslenmiş, zengin ve akıcı bir dili var kitabın. E daha ne olsun dedirtiyor bu durumda insana. Şahsi fikrimce, filmi yapılabilecek kadar iyi yazılmış.

Kitabı bana sevdiren diğer şey ise, geçmişten günümüze gizemini hala koruyan Kuantum fiziği ile harmanlanmış olması. Tabii koskoca Kuantum’un polisiye geriliminde ne işi var diyebilirsiniz ancak fiziğin bu gizemi tam çözülememiş kısmı ustaca kurgulanmış kitapta. Dolanık parçacıklar, şiirsel bulmacalar, bilimin esrarengiz sırları içine çekiveriyor bir anda sizi. Yazarımız bunu yaparken de mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dil kullanmış. İlgisi olan olmayan herkes rahatlıkla okuyabilsin diye buna özellikle dikkat etmesi hoşluk katıyor kitaba.

Gelelim karakterlere.. Bir kere, Devran Shawn karakterini ben çok sevdim. Bizden biri, gerektiğinde oldukça sert, yeri geldiğinde ise anlayışlı ve sevecen.  Diğer karakterler de keza öyle, yazar kitapta hepsini ustaca betimlemiş. Gerisi ise okurken kafanızda bunları canlandırmanıza kalıyor.

Kahin; iyi yazılmış, temposunu hiç düşürmeyen, sıkılmadan bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap olmuş. Özetle sevgili dedektif dergi okurları, Kahin’i bitirmeden bırakamayacaksınız. Hem bir kere Kahin buna izin vermez, aman ha söylemedi demeyin.

(1 )İyi olmak en kötüden daha iyi olmak anlamına gelmez. İçine biraz delilik karışmamış olan bir büyük zeka yoktur.

Yorum Bırakın:

yorum