REMZİ ÜNAL

Diğer Yazılar

KORKULARIM VAR BENİM-2

44 NUMARA

KIZIL SAÇ

Yamaç Yalçın
Yamaç Yalçın
Yamaç Yalçın, 1983'te İstanbul'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezuniyetinin ardından Sabancı Üniversitesi'nde İşletme Yüksek Lisansı'nı tamamladı. Profesyonel kariyerini Hızlı Tüketim Sektörü'nde satış yöneticiliği yaparak sürdüren Yamaç Yalçın, diğer yandan polisiye öyküler yazıyor.

Yalnız Bir Dedektif

“Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendine saygısı olan hiç bir ‘frequent flyer’ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf charter şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur bir özel dedektif.” Kısaca Remzi Ünal! 2019’da yaşama veda eden, yerli polisiyenin usta kalemi Celil Oker’in Remzi Ünal’ı!

İstanbul beladır; tenhalarından uzak duramayanlar için her nevi macerayı vaat eder. Remzi Ünal da başrolündedir bu serüvenlerin. Etiler’deki evinde tek başına yaşar. Pencere kenarında oturup sigara içer, kahvesini yudumlar, televizyon izler, uçuş simülasyonunda vakit geçirir. Acıktığı vakit buzdolabında midesini oyalayacak bir şeyler yoksa dışarıdan yemek söyler. Öğün hakkını genellikle kıymalı pideden yana kullanır.

Yalnızlığı sever Ünal. Sıkılınca tek başına sinemaya gider. Birlikte Aikido’ya gittikleri reklamcı arkadaşı ve apartmana girip çıkarken selamlaştığı emekli subay apartman yöneticisi haricinde pek bir arkadaşı yoktur. Hayatının bir bölümüne ortak olan, onunla anlaşan, bazense ters düşen flörtü Yıldız Turanlı vardır bir de. Aynı eve çıkma planları bile olmuştur, ama yürümemiştir.

Esasında bir başınadır Remzi Ünal. Yalnız uyur, uyanır. Gün içinde zaman bulursa şekerleme yapmayı sever. Uykusunu iyi almışsa yataktan borçlu değil, alacaklı gibi kalkmış hisseder kendini. Düzenli banyo yapar. Müşteriyle görüşmeden evvel mutlaka sakal tıraşını olur. Ev dışında en çok arabasında vakit geçirir. Orada yalnız değildir ama. Cream, Blues Brothers, Kardaşlar, Dervişan, Moğollar, Cem Karaca ve Apaşlar ona eşlik eder.

Hayat işte, düzeninde akıp gider! Sonra, reklamcı arkadaşının yardımıyla gazeteye verdiği ilan birilerinin kafasındaki tilkileri tetikler ve Ünal’ın numarası tuşlanır. Bu sırada okkalı kahve keyfi bölündüyse homurdanarak telefona cevap verir nevi şahsına münhasır dedektifimiz ve ver elini tenhalar, başka deryalar! Zalimdir dünya. Başta küçük görünen talepler büyük, masum görünen isteklerse dolambaçlıdır. Kimi zaman kavga, kıyamet kopar, ama Remzi Ünal silahına davranmaz. Çünkü silah taşımaz. Çok mecbur kalırsa Aikido ile kendini savunur. Bir iki Steven Segal numarası çeker. Sadece ev ve araç telefonu kullanır. Son dönemini hariç tutarsak cep telefonu bulundurmaz. Kullandığı zaman da bin pişman olur. Hele akıllı telefonlardan nefret eder.

Hafızası kuvvetlidir Ünal’ın. Kaleme kağıda ihtiyaç duymaz. Müşterilerinin telefon numaralarını, adreslerini aklına yazar. Kapalı kapıları Bruce Lee tekmeleri ile değil, zamanında Lizbon Hırsızlar Pazarı’ndan aldığı maymuncukla açar. Arada bir kapıların arkasında başına beklenmedik çoraplar örecek haydutlar bulunur.

Sözünü esirgemez Remzi Ünal. İçtendir, dürüsttür, ahlaklıdır, vicdanlıdır, özünde hakikidir, kimi zamansa mizahi. Başarıp başaramayacağından emin olmadığı bir şey için söz vermez, boş vaatlerden kaçınır. Dünyayı kurtaramayacağını da bilir. Yalnız, bir işi kabul ederse de sonuna kadar sahiplenir. İşin gereği neyse onu yerine getirmekle yükümlüdür. Mesela illa gerekmiyorsa suçluları adalete teslim etme kaygısını taşımaz. Polisle, savcıyla, hakimle karşılaşmaktan hoşlanmaz. Mümkünse onlardan ve türevlerinden uzak durur. Ama adildir. İhtiyaç halinde 155’i arayıp ismini vermeden ihbarda bulunur. Mesleğinin bir cilvesi olarak çoğu zaman cesetlerle karşılaşır. Bu ceset veya cesetler baştan ortaya çıkmazsa sonradan peyda olur. Çoğunlukla kayıp bir kişinin peşinden iz sürer. At izi it izine karışmasa bile işler mutlaka sarpa sarar. Yine de her şeyin olduğu gibi, bu maceraların da bir çözümü bulunur. Genellikle her bir muammanın aydınlanarak yerli yerine oturduğu çözüm toplantıları finalde yerini alır. O esnada, baştan beri masum gibi görünenler katil, katil görünenler de masum çıkabilir. Sağ, sol, çapraz kroşe, ters köşe, kapanış!

Dedektifimiz insan sarrafıdır. Onları dinler, gözlemler, anlamaya çalışır. Sezgileri genellikle kuvvetlidir. İnsan denen mahluku tanır, nasıl davranacağını az çok bilir. Bazense bu hususta yanılır, tuzağa düşer. Kimi zaman öyle kötü faka basar ki “Her şey bitti,” dersin. Esasta bitmemiştir, bitmez, bitemez. On kitaplık seride sınırlı kalmasına rağmen, Remzi Ünal her daim özlenir, dönüp dolaşıp tekrar okunur.

Yorum Bırakın:

yorum

Önceki İçerikAYLİN TÜRKOĞLU
Sonraki İçerikVAPURDAKİ CESET
Yeni Sayı! - Tıkla & Oku!spot_img
Polisiye Hikaye Yarışmasıspot_img

En Son Yazılar