YeniSayı Çıktı

Polisiye Dergi Dedektif'in yeni sayısını şimdi ücretsiz okuyabilirsin!

SUÇUN MUTFAĞI

Diğer Yazılar

Turgut Şişman
Turgut Şişman
Aslında bir çizgi roman tutkunudur Turgut Şişman ama polisiyeye de gönül vermişliği vardır. Dedektif ve Polisiye Durumlar'ın her işine yetişmeye çalışır ve zaman zaman keşke daha çok vakti olsaydı diye düşünür.


Polisiye fikri her daim aklımdadır, her görüntü beni çok etkiler; bu bir çiçekçi, bankada sıra bekleyen biri, trafikteki kavga bile olabilir. İçlerinden ayıklama yaparım.

İlk üç romanım “katil kim?” üzerineydi. Daha sonra okura katili baştan sundum. Şimdilerde katilin veya katillerin kim olduğunu okur anlasın diye öyle yazıyorum, kendimi evirmeye çalıştığım dönemi yaşıyorum ve polisiye örgüyü çok katmanlı hikayelerin arasına yerleştiriyorum. Ancak katilim her daim kafamda bellidir. Katilime karar vermeden romana başlamam.

Telefonumda not aldığım bir yer var, ayrıca her romanım için bir defterim vardır, mutlaka oraya not alırım.

Araştırmamı eskiden Google ile yaparken şimdi Yapay Zeka’dan da faydalanıyorum. Ancak romanı yazarken tek bir satır bile yapay zekâ tarafından yazılmıyor.

Gerçekliği çok seviyorum. Tüm romanlarım gerçekler üzerine kuruludur. Tabii polisiyeye uyarlanırken abartılar olabilir.

Her bir olayı bir odacık gibi düşünüyor, her odacığa da bir karakter yerleştiriyorum. Sonra o içinde karakter olan odacıklardan bir saray inşa ediyorum.

Okurun katile hak vermesini istediğim birkaç romanım var. Son yazdığım Kanlı Kanatlar’da ise okur şaşırıyor, acısın mı, hak mı versin, kızsın mı kararsız kalıyor. Ben bir insanın tek başına kötü olacağına inanmam, hepimizin içinde hem iyilik hem kötülük var diye düşünüyorum.

Romanlarımda “reel” mekanlar kullanırım genelde. Mesela Dedektif Kadınlar’da Meral’in oturduğu apartmanın hangisi olacağına ciddi ciddi Bebek semtine gidip araştırma yaparak karar vermiştim. Keza aynı serinin Çok Şekerli Ölüm kitabında Bodrum’daki hangi tekne ile hareket edeceklerine karar vermiştim. Son kitabım Kanlı Kanatlar Avusturalya’dan İstanbul’a uzanan bir hikâye taşıyor, hepsi gerçek mekanlarda geçiyor.

Ortalarda bir zorlanıyorum. Tıkanma yaşıyorum, istinasız her kitabımda oldu. Sonra bir dışarı çıkıyorum, insanların kalabalık olduğu ortamlara karışıp gözlem yapmaya başlıyorum, mutlaka o noktada bir ilmek bulup devam edebiliyorum.

Metni bırakmam, yürüyüşe çıkarım, bir çizgi roman okurum, insanların çok olduğu ortamlarda başka hayatlara bakarım.

Yazım aşamasının rutini yoktur, sabah 05.00’de kalkıp büyük bilgisayarın başına geçerim ya da gece 01.30’da elime laptopumu alıp yatakta uzanırken yazabilirim veya bir kafede ya da Erbulak Evi’nde öğrencilerin provasını seyrederken.

Kurgu, ters köşe, tempo, yazım dili.

Okuru ne yanıltmak ne kandırmak sadece kitaptaki karakterlerime hayran bıraktırmak istiyorum, iyi veya kötü hiç fark etmez.

Polisiye ve mizahı yan yana sevmiyorum.

İlk kafamdaki ile son yayınlanan arasında dağlar kadar fark oluyor. Hem çok kesebilirim hem çok ekleyebilirim. Ya da en sonda bambaşka bir final yapabilirim.

Ben bitirdikten sonra kitabı editöre teslim ederim, kendim de teslim olurum. İnanırım editöre.

İyi bir polisiye okuru olmamdan kaynaklanan ve kendime karşı çok objektif olduğum bir nokta vardır. Son kez üçüncü bir kişi olarak okurum, eğer emin olursam teslimatı yaparım ve bir daha da kurcalamam.

“Kitap okurum ama ayyy ben polisiye okuyaaamıyooorummm,” diyen insanları sevmiyorum. Böyle insanlara pek de pirim vermem. Her zaman söylerim, polisiye okuru olmak zekâ isteyen bir iştir. Bir de maalesef çok kötü yazarlar var, ayıp yani öyle bir kitabı yazıp “ben yazarım” demek için. İnsanı polisiyeden soğuturlar.

Bence yazmadan önce çok okusunlar ama her türlü çok okusunlar, eskilerden, yenilerden. Ve her gün yazsınlar. Yazıp çöpe atabilirler ama bir sporcunun ya da bir balerinin her gün alıştırma yapması gibi her gün yazsınlar, her gün düşünüp çeşitli kurgular yapsınlar. Ve en önemlisi çok sıkı gözlem yapsınlar. Sokakta yürürken, toplu taşımada ki toplu taşımalar polisiye yazanlar için çok geniş bir alandır, neler çıkar neler.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

En Son Yazılar